...Kendine İyi Bakmamış Yine...
Sonra...
Hiç ummadığın bir anda,
Onu görürsün.
Oradadır işte!
Şimdiye kadar,
Hiç denk gelmediğiniz,
O yerdedir!
İki-üç adımlık.
Az daha ötende!
Önce, öylece baka kalırsın.
Sonra...
Onun yanına,
Hiç uğramadan,
Oradan ayrılmış olsan bile!
O hisseder senin,
Orada var olmuşluğunu da,
Kendine yine gücenir...diye,
Sessiz bir koca avazlık,
Boğazının ilmeğinde kalan!
O son hıçkırığını da yutkunursun ya!
Yüzüne de...
Kocaman bir normallik,
Gülüşüne de...
Hala umutlu gül gamzeni takınıp,
Önceden kendine ihbarlı,
Onunla...
Öylece...
Karşılaşırsın.
An da inanamaz varlığına!
Sonra birden,
Sanki fırtınalar sonrası gibi,
Baharlı güneşler doğar gözlerinde.
Yüzü...
Gülümsemeyi çoktan unutmuştur ya!
Dışındaki adamlığını/kadınlığını...
Çoktan ev hali gibi soyunmuş,
Geriye küçücük,
Çaresiz bir minnak çocuk kalmıştır ya!
En hayal ettiği armağanı,
Durduk yere!
Ona hediye edilmiş gibi...
Küçümen bir veled sevinciyle...
Olduğu gibi karşılar ya seni!
Ama...
Sen...
Sarılsan...
Kırılacak!
Sanki;
Senden başka hiçbir aşka rast gelmemiş de,
Kemikleri kaburgasına yapışmış.
Dokunsan...
Dağılacak!
Sanki;
Güneş de fazlaca kalmış atlas kumaşı da,
Kurumuş kelebek kanadı gibi olmuş her yanı.
Bir kere daha sev-i-ver-sen...
Bildiğin uğruna ölecek!
Ama...
Sen...
O an...
Öylece...
Ondan...
Vazgeçersin.
Çünkü yine...
Biz'e...
Razı tam olmayacak hiç kimsesi!
O, giderken...
Gittikten hemen sonrası...
O, görmeden bakarsın ona...
Gözleri desen...
Feri çoktan kaçmış!
Yıldız, yakamoz desen,
O bile kalmamış!
Rengini bile seçemiyorsun?
Halbuki daha az önce...
Onunla son kere...
Vedalaşırken yine söylemiştin!
"Kendine iyi davran lütfen!"
Oysa...
Senin...
Anından sonrası,
Hiç!
İyi bakmamış yani kendine,
Yine dinlememiş yani seni.
Ne fark eder Adam/çocuk...
Her kimimsen!
Sen'sin seeen!
Cemre.Y.
Hiç ummadığın bir anda,
Onu görürsün.
Oradadır işte!
Şimdiye kadar,
Hiç denk gelmediğiniz,
O yerdedir!
İki-üç adımlık.
Az daha ötende!
Önce, öylece baka kalırsın.
Sonra...
Onun yanına,
Hiç uğramadan,
Oradan ayrılmış olsan bile!
O hisseder senin,
Orada var olmuşluğunu da,
Kendine yine gücenir...diye,
Sessiz bir koca avazlık,
Boğazının ilmeğinde kalan!
O son hıçkırığını da yutkunursun ya!
Yüzüne de...
Kocaman bir normallik,
Gülüşüne de...
Hala umutlu gül gamzeni takınıp,
Önceden kendine ihbarlı,
Onunla...
Öylece...
Karşılaşırsın.
An da inanamaz varlığına!
Sonra birden,
Sanki fırtınalar sonrası gibi,
Baharlı güneşler doğar gözlerinde.
Yüzü...
Gülümsemeyi çoktan unutmuştur ya!
Dışındaki adamlığını/kadınlığını...
Çoktan ev hali gibi soyunmuş,
Geriye küçücük,
Çaresiz bir minnak çocuk kalmıştır ya!
En hayal ettiği armağanı,
Durduk yere!
Ona hediye edilmiş gibi...
Küçümen bir veled sevinciyle...
Olduğu gibi karşılar ya seni!
Ama...
Sen...
Sarılsan...
Kırılacak!
Sanki;
Senden başka hiçbir aşka rast gelmemiş de,
Kemikleri kaburgasına yapışmış.
Dokunsan...
Dağılacak!
Sanki;
Güneş de fazlaca kalmış atlas kumaşı da,
Kurumuş kelebek kanadı gibi olmuş her yanı.
Bir kere daha sev-i-ver-sen...
Bildiğin uğruna ölecek!
Ama...
Sen...
O an...
Öylece...
Ondan...
Vazgeçersin.
Çünkü yine...
Biz'e...
Razı tam olmayacak hiç kimsesi!
O, giderken...
Gittikten hemen sonrası...
O, görmeden bakarsın ona...
Gözleri desen...
Feri çoktan kaçmış!
Yıldız, yakamoz desen,
O bile kalmamış!
Rengini bile seçemiyorsun?
Halbuki daha az önce...
Onunla son kere...
Vedalaşırken yine söylemiştin!
"Kendine iyi davran lütfen!"
Oysa...
Senin...
Anından sonrası,
Hiç!
İyi bakmamış yani kendine,
Yine dinlememiş yani seni.
Ne fark eder Adam/çocuk...
Her kimimsen!
Sen'sin seeen!
Cemre.Y.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder