kelebek etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
kelebek etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

21 Nisan 2026 Salı

Belki

...Belki...
Belki bir gün omuzlarına konan kelebek kanatları uyandırır seni.
Yeni günün, yeni güneşine, yepyeni bir senle uyanırsın belki.
Bakışların ışıldar gökyüzüne bakarken,
Dudaklarının kenarındaki tebessümün gülümser belki.
Kaderinin çarklarını yeniler, hayata yeniden başlarsın belki.
Cemre.Y.

5 Nisan 2026 Pazar

Güneş Öpsün Yüreğinizi

...Güneş Öpsün Yüreğinizi...
Sanki hiç beklemediği bir anda
Eline rengarenk uçan balonları tutuşturmuşlar gibi,
Çakmak çakmak ışıldıyordu gözlerinin içi!
Kalbi kelebek kanatları gibi titreşirken,
Dudaklarının kenarlarına koca bir gülüş yerleştirmiş,
Ritmik bir şarkı mırıldanıyordu neşeyle.
Burnunda denizin iyot kokusu yürüyordu kordon boyunca.
Sonra yavaşça açtı gözlerini,
Günlerden pazar, sabahlardan güneşli bir sabahtı.
Her şey hayal gibi birer rüya olsa da
Güneş öpsün yüreğinizi.
Cemre.Y.

8 Ocak 2026 Perşembe

Seve Seve Sevsen Yeterdi

...Seve Seve Sevsen Yeterdi...
Sana mavi kelebek kanatlarımdan sesleniyorum sevgilim.
Öyle avaz avaz,
Feryat figan da değil ha!
Tam da kış ortasındayken,
Issız bir temmuz gecesinin yıldız yakamoz sahilindeymişiz gibi.
Hani tam da yalnızlığın dalgaları vuruyorken kumsala...
Ateş böceğinin biri usulca ellerine konmuş da,
Sadece sana ışıldıyormuş gibi fısıltıyla sesleniyorum.
Hani sen dağınığını yeni toparlanmışsın da,
Her şeyden gayri vazgeçmişken,
Hiç ummadığın anda, her şey önüne serilmiş gibi.
Ah benim...
Saçlarına çok yanlış ışıklar değmiş güneş yanığım.
Ah benim..
Ayaklarına çok yanlış yaban yolların izi kalmış kış ayazım.
Zor değildi ki beni sevinçlendirip mutlu eylemek.
Seve seve sevsen yeterdi.
Sadece sevsen yeterdi, bundan çok eminim, sevdiler çünkü!
Cemre.Y.

29 Eylül 2025 Pazartesi

Güzeldi Tabi

...Güzeldi Tabi...
Bir kalbin OD hali, AŞK hali gibi değil mi?
O ateşle kıvıl kıvıl yanmaktayken,
Nasıl da gezinirdi damarlarımızda hızlıca.
Rengarenk kelebek kanatları gibi,
Süzüm süzüm süzülürdük her tarafa.
Güzeldi tabi, hayata ışık saçmak elbette güzeldi.
Cemre.Y.

28 Aralık 2024 Cumartesi

Hiç Yoktan!

...Hiç Yoktan!...
Uyandım gün yine karanlık.
Açtım iki göğsümün arasını,
Yokladım kırk yamalı yüreğimi.
Kuytu köşelere saklanmış birkaç renk buldum.
Nicedir sıkılmıştım ya etrafımı saran grili anlardan.
Güneşsiz günlere inat,
Kalbimin ölü kelebeklerinin kanatlarını boyadım teker teker,
Rengarenk yamalardan uçurtma yaptım sabah sabah.
Uçurtmamın kanatlarına taktım kelebeklerin renk renk kanatlarını.
Terasıma çıkıp uçurdum uçurtmamı,
Yağmura yakalanmadan yüzdürdüm bulutların içinde.
Hiç yoktan güneşim oldular bana,
Bugün de yaşadım hiç yoktan!
Cemre.Y.

1 Eylül 2024 Pazar

Eylül Gelmiş Yine!

...Eylül Gelmiş Yine!...
Sayamadım ki sensiz kaç mevsim geçti.
Daha biz...
Bizsiz geçen sonbaharları,
Bizsiz geçen kışları, bizsiz geçen ilkbaharları,
Bizsiz geçen yazları yaşayamadan,
Eylül gelmiş yine!
Sonbahar yapraklarını soyunur azar azar,
Çırılçıplak yalnız kalır ağaçlar.
Ya sen?
Denizi olan kıyında mutlusundur umarım.
Ben mi?
Nicedir nefes alıyorum lakin!
Yaşadığımı söylesem yalan olur.
Zümrüdüankalığımdan çoktan caydım da.
Kelebek olacağını sanan bir tırtıl gibi,
Öylece kozamda saklanmaktayım.
Yüreğimdeki kırlangıçlar desen çoktan göçmüş!
Yüzemediğim denizlerin üstündeki martılar suskun.
Yan yana sessizce dertleşiyorlar.
Sonra kendi kendime, "Martılar!" dedim.
Kesin seni, beni, bizsizliği konuşuyorlar...
Sonra biri kulenin bayrağına kondu diğeri balondan bir kalbe.
Onlar da, öylece birbirlerinden ayrıldılar.
Cemre.Y.

15 Ocak 2023 Pazar

Ruhumu Sana Boya

…Ruhumu Sana Boya…
Şimdi huzurunun hamağında salla beni usulca,
Dokunmaya kıyamayarak okşa saçlarımı.
Sevgili cümleler kur bana denizin dalga sesleri gibi.
Geçmişin fırtına sonrasından arındır ruhumu sana boya!
Rengarenk sen koksun dudaklarım kelebek öpücüklerinle.
Sonra tenimi seninle giyindir,
Tepeden tırnağa sen koksun terim.
Cemre.Y.

12 Kasım 2022 Cumartesi

Aşk Olsun

…Aşk Olsun…
Sebepsiz bir sebeple kelebekler uçuyor,
Yaz baharından çalıntı günlerime.
Güneş'im, yüreğimin buzlarını ısıtıyor,
Ve ben her sabah…
"Aşk olsun."diyerek uyanıyorum geceden.
"Gel sevgili…
Sebebim ol sevdaya dair." diyesim geliyor!
Bazen de…
Sararmış yapraklar dökülür, yüreğimizin sonbaharına…
Yine de…
Dalında bir tomurcuk bari kalmış olsun dileriz.
Umut işte.
Cemre.Y.

6 Kasım 2022 Pazar

Umut İşte

...Umut İşte...
Yumuşacık bir rüzgar,
Yazdan aşırılmış güneşli bir günün sabahında,
Sanırsın ki,
Şeker ve vanilya kokulu,
Sakız fabrikasının yanından geçermiş gibi bir his.
İçimde kelebekler,
Saçlarımı savura savura yürüyorum.
Dilimde bir şarkı;
"Bir bahar akşamı rastladım sizee..."
Hayat, nihayet, bana güzel olacakmış gibi.
Umut işte.
Cemre.Y.

7 Ocak 2022 Cuma

Tepeden Tırnağa

…Tepeden Tırnağa…
Şimdi.
Huzurunun hamağında salla beni usulca,
Dokunmaya kıyamayarak okşa saçlarımı.
Sevgili cümleler kur bana!
Denizin kumsala,
İnceden vuran dalga sesleri gibi olsun.
Geçmişin…
Fırtına sonrasından arındır ruhumu, sana boya!
Rengarenk sen koksun dudaklarım kelebek öpücüklerinle.
Sonra tenimi seninle giyindir,
Tepeden tırnağa sen koksun terim.
Cemre.Y.

27 Kasım 2021 Cumartesi

Bekletme

…Bekletme…
Yüreğimdeki kelebekleri öldürme sevgilim,
Güneşimi söndürme!
Yeter artık bekletme!
Yokluğunun ardından bakmaktan kör oldu gözlerim.
Cemre.Y.

30 Ocak 2020 Perşembe

Anlatacaklarım Var Sana

...Anlatacaklarım Var Sana...
Karşılaştığımızda,
Yüreğimin kelebek kanatları şarkılar söylemeye başlar kesin.
Senin geldiğini, sen daha kapıdan girmeden hissetmiş olurum zaten.
Uzaktan yamacıma gelen ayak seslerini duyarım önce...
Sonra...
Nicedir özleminden burnumun direğini sızlatan kokun gelir.
Sesinle birlikte tenin gelir yamacıma!
Selamlaşma faslından sonra...
Acele etme ama!
Umarsızca cümlelerini sağa sola savurma sakın.
Öncesi...
Birkaç suskun dakika olsun mu aramızda!
Daha kalbimin atışını susturamamış olurum kesin.
Daha o an fazla gelen ellerimi nereye koyacağım bilemem mesela.
Birkaç yudum çay ya da kahve içimlik fırsat sun bana.
Sonra anlatacaklarım sana.
Cümlelerim bitip, gözlerim de susana kadar dinle ama!
Sonra sen anlat hele kendi hikayeni, söz...
Cümlelerin bitene kadar, gözlerin de susana kadar dinlerim ben de.
Sonra ya hiç bitmeyecek virgüllerle,
Mevsimli, mevsimsiz laleler açar ömrümüze,
Ya da...
Neyse!
Cemre.Y.

25 Ekim 2019 Cuma

Nasıl Anlatabilirsin Ki

...Nasıl Anlatabilirsin Ki...
Nasıl anlatabilirsin ki,
Yüreğinin sol anahtarının kalbi kırık tınılarıyla,
Bütün imkansızlıklar,
Bütün olasılıksızlıklara yenilmiş bir sızıyken beyninde,
Ve bütün doktorlar sana...
"Hani evin yansa!
Dönüp ardına bakmayacaksın,
Canını kurtarıp ardına bakmadan uzaklaşacaksın" dediğini!
Nasıl anlatabilirsin ki,
Senin için kocaman bir cennet diye hayallendiğinin,
Kendi cennetlerinde mutlu mesut sevişirken,
Seninse yıllar sonra bile beş duvarla hasbıhal ettiğini.
Nasıl anlatabilirsin ki,
Yüreği narin bir kelebek gibi boş duvara çarpıp duran,
"İlle de, illa!" diye her yeni gününe umut bağlayan,
Geleceğe hayallenirken, geçmişine hayıflanan,
Her ikilemde cebelleşirken gününü, an'ını kaçıran,
Zamanın zembereği bozulmuş ayarlarıyla,
Sek sek oynayan o küçücük kız çocuğuna nasıl anlatabilirsin.
Hayatın bildiğini okuduğunu ve en azından senin...
Bugüne dair geleceğe gerçek bir adım daha atman gerektiğini!
Lakin hayallerini unutmamalı insan!
Hayallerine sımsıkı sarılmalı tabi!
Tabi ki o hayalin başka bir sahibi yoksa.
Nokta.
Cemre.Y.

17 Ekim 2019 Perşembe

Sevgili

...Sevgili...
Sana kırılgan kelebek kanatlarımı sunacağım sevgilim.
Sana, hayatımın en uzun feryat figan çığlıklı suskunluklarımı.
Sana, tebessümlerimi sunacağım sevgilim.
Sana, gülüşümü,
Sana, katıla katıla kahkahamı!
Sana, durgunluğumu, misk-i amber kokumu.
Sana itirazsız anlayışımı sunacağım misal!
Buruk hatıralarımı hiç yaşanmamış sanacaksın kusuruma bakma!
Zira ömrümün kitabının ön sözünü bile kim'ime aleni sunsam,
İlk o yaramdan sapladılar zalim hançerlerini.
Varsın biri bari şiir sever görünüp,
Hayat romanıma dahil olmadan ön söz'den...
Son söz'e kirli çarşaflara bulanma derdinde olmasın değil mi?
Yoksa ömre bir haz daha katmak ne ki sanal olduktan sonra.
Sana...
Bir ben sunarım sevgili,
Senden geçersin,
Ama geçme!
Biz'de kal uzun bir süre...
Cemre.Y.

4 Eylül 2019 Çarşamba

Ne Çok Yitip Giden Var Ömürlerimizden Ah

...Ne Çok Yitip Giden Var Ömürlerimizden Ah...
Ne çok yitip giden var ömürlerimizden ah ne de çok kayıp giden!
Kim bilir kaç zamandır hiçbir evin telefonu çalmıyor misal anam!
Fakir ömrümüzle köydekilerden,
Muhtarı arayarak da olsa,
Haber almak için aldığın telefonun üzerine hep dantel örterdin.
Ergen çocuk başımızla sağı solu arayamayalım da,
Ay sonu bir ton fatura gelmesin diye taktığın asma kilit görünmesin diye!
Gece yarısı çalan telefon zillerinden korkardın en çok...
"Ah acı bir haber bu kesin, yoksa, bu saatte kim bizi ne etsin!"diyerek.
Ne çok yitip giden var ömürlerimizden ah ne çok kayıp giden!
Acı haberini yedisine varmışken,
Sosyal medya paylaşımlarından görülen zamanlardayız artık.
Sözmüş, nişanmış, kınaymış, düğünmüş'ü de whatsapp gruplarından.
İşte o yüzden de ben hiçbir yere dahil edemiyorum kendimi...
İçimde hep yine geç kalınmış olacak hissi.
Tel tokayla açardım bazen telefonunun kilidini,
O vakitler yüreğime kelebek yutturmuş hissi doğuran çocuğu aramak için.
İki kelam güzellik edip aceleyle kilitleyip,
Dantel oyanın ilmeklerine kadar doğruca kapatırdım telefonun üzerini.
Sahi anne...
Affettin mi sen beni?
Şimdilerde herkesin ellerinde akıllı dedikleri telefonlardan var ya,
Ben de de var hani epeydir.
(Eylül'ümü sayma tabi, özledikçe sarılır parmakları kalbinin uçlarından.)
İşte benim o telefonum bile çalmıyor artık epeydir.
Anne ben seni çok özledim!
Öyle bildiğin anası yeni ölmüş de,
Ne edeceğini bilemeyen öksüz gibi değil ha!
Bu daha bir derin burun ve yürek sızısı...
Sanki çok yakından tanıdığın birinin ablası,
Senin gibi kanserden ölmüş gibi!
Sanki senin ölü bedenini yıkayıp da ben en son hani...
Ellerini, yüzlerini, saçının her bir telini, apak memelerini,
En çok ayaklarını, ayağının bütün parmaklarını, tırnaklarını,
En sonunda iki kaşının arasından,
Yeni öpmüşüm de seni kefenlemişler gibi bir sızı bu.
Daha beni gerçekten sevdiğine emin olduğum,
O haftanın, o son gecesinde...
"Şimdi ne yapılır bilmiyorum,
Daha önce hiç annem ölmedi ki!"diyordum.
Hala aynı yerdeyim be anam!
Keşke...
Hep olduğumuz gibi bıraksaydın ya beni...
Keşke beni giderken, keşke beni ölürken,
Keşke beni hiç sevmediğin kadar sevmeseydin be ana!
Senden sonra ben,
Kim gitse ömrüme aitliğinden, yıkılıyorum yeniden.
Anne ben seni çok özledim!
Bir de ergenliğimin dantelinin,
Çiçeğinin kenarından görünen asma kilitli ev telefonumuzu!
O günlerde kullandığım,
Ucu mavi unutma beni çiçekli tel tokamı!
Ve yüreğime kelebek yutturmuş hissi doğuran o çocuğu!
Adı neydi sahi?
Ama sesi kulaklarımdadır hala!
Bir de ilk tokalaştığımızda elimi yakan teni.
Ne çok yitip giden var ömürlerimizden ah ne de çok kayıp giden!
Cemre.Y.

18 Ağustos 2019 Pazar

Uzun Suskunluklar Yorar Adamı

...Uzun Suskunluklar Yorar Adamı...
Üç beş hülyalı cümleden sonra,
Kendi fırtınalarına dalıyordu adam.
Sessiz bekleyişlerin sonundaysa...
El ve ayak tırnaklarına parlement mavisi ojeler sürüyordu kadın.
Uzun suskunluklar yorar adamı ya!
Fark etmiyor erkeğin adamlığıyla, kadının adamlığı!
Adam kendi okyanusunda boğulurken,
Kadın kavanozlar dolusu kelebek renkli misketleri salıyordu havaya.
Sessiz cümlelerin içinde iki kelime yoktu sadece sevilmeyen.
"Eyvallah!" ile "Neyse!" mutludur umarım bi yerlerde.
Zira...
Uzun suskunluklar yorar adamı.
Cemre.Y.

31 Temmuz 2019 Çarşamba

Kapını Kilitlemeyi Unutma

...Kapını Kilitlemeyi Unutma...
Derinlerimin dehlizlerinde yüzerken rastladım,
Bana, az sonra yapacağıma inanamayan, 
Korkulu, inat dolu yosun yeşili bakışlarına!
"Gidemem'i hadi geç de gitmem, asla gitmem ki"desen...
Koskoca bir sevdalık daha sarılacaktım boynuna
Lakin sen uzunca yıllar kozasında hapis kalmış bir tırtılken,
Nasıl engel olurdum kelebek ömrüne alışmana,
Neyse kapını kilitlemeyi unutma!
Cemre.Y.

19 Temmuz 2019 Cuma

Kelebek Etkisi

...Kelebek Etkisi...
Uzunca yıllar kozasında hapis kalmış bir tırtıl,
Sonunda ışığı görüp, ona uzandı.
Eli, kolu, yüzü, yüreği yaralı, yeni güne uzandı.
Yırttı yüz yıllık kefeninin,
Güneşte unutulmuş da,
Elde lime lime kalacak atlas kumaş halini.
Uzatıverdi o ipek telli saçlarını,
Bakındı soluna, sağına, sonra tekrar soluna,
Karşıdan karşıya geçer gibi uzanıverdi yeni hayatına!
Ömrünün gün ışığı saydığı lale mevsimleri gibi,
Çabucak geçmez ise kelebek etkisi.
Çoktan hazırdı Zümrüdüanka'lığa...
Öyle ya bunca yüz yıl...
Aşa aşa bitiremediği o kaderin ağları,
Bugünlerinin de kelebek etkisini aşıp,
Zümrüdüanka'lığının anahtarına ulaşması içindi.
Asıverdi kapısına kilidinin anahtarını.
Koyuverdi ortalığa bunca yüz yıl biriktirdiği bütün varlığını.
Onun yüreğinin kapısı dıştan da açılabiliyor şimdi.
Fare görmüş kedi gibi korkmanıza gerek yok eskisi gibi!
Siz...
Hepiniz...
Anahtarın yönüne doğru karar verin yeter ki!
Çarpmasın sizi kelebek etkisi.
Cemre.Y.

23 Nisan 2019 Salı

Ömrüme Hoş Geldin Baharım

...Ömrüme Hoş Geldin Baharım...
Ben seni bir yaprağın üzerindeki,
Küçücük çiy tanesine yıldırım düştüğünde,
Ve yaprak alev alıp ardından donduğu vakitte,
Tam da aşkın mevsiminde,
Asil bir duruşun aynası lale eyleyip doğurdum.
Ki bakarsan tarihine,
Bütün mitolojiler de bu hikayemi doğrular!
Ben seni, koynumdan uçurup kırlangıçları,
Boynuna doladığım gönül yakan çiçeğinin,
Sevinç ışığı mevsiminde doğurdum,
Ben senin gül cemalini her gördüğümde,
İçinde kelebekler uçuşurken,
Bir yandan yağmurları ağlayan nisan ayında doğurdum.
Ben seni, bana doğurdum.
Ömrüme hoş geldin baharım.
Ömrüme hoş geldin, iyi ki geldin.
Saçlarının kokusunu tel tel içime çektiğim her an,
Her mevsiminde bana ömürler bahşeden lale mevsimim.
Ömrüne lale mevsiminden başka bahar değmesin.
Cemre.Y.

6 Nisan 2019 Cumartesi

Daha Neyin Derdindesin?

...Daha Neyin Derdindesin?...
Sana kırılgan kelebek kanatlarımı sundum,
Sana yorgun akşamlarımı, ürkek gecelerimi sundum,
Hiç olmayacak bir mevsimde ben sana,
İçimde biriktirdiğim bütün baharlarımı sundum.
Sana yüreğimin can kırıklarını sundum be adam.
Daha neyin derdindesin?
Cemre.Y.

Aşk Mı, O Ne Ki?

...Aşk Mı, O Ne Ki?... "Aşk mı? O ne ki!" derdi rahmetli anacım. Sonra da eklerdi; "Yenilir mi, içilir mi? Yoksam mevsimler g...