neyse etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
neyse etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

27 Mart 2026 Cuma

Neyse Size De Günaydın

...Neyse Size De Günaydın...
Gecesi ayaz, sabahı ayaz gri günler bitti nihayet.
Özleminden burnumun sızısı olan güneşim
Beyaz bulutların arasından süzülüverdi nihayet.
Az kaldı içim dışım ısınır yakında.
Bahar bahçe renklenirim sayesinde.
Beni kitap okurken görünce okuduğum kitabın bile
Nasıl olması gerektiğini söyleyenleri de umarsamaz olurum.
Ki mutlaka bir karakteri arkadaşımdır oysa!
Bunu bile anlayamadıklarına güler geçerim.
Öyle ya!
Bu saatten sonra beni yıpratacak insanlara değil,
Onaracak insanlara ihtiyacım var.
Neyse size de günaydın.
Onaracak insanlar çıksın karşımıza.
Cemre.Y.

30 Aralık 2025 Salı

Yorgan

...Yorgan...
Önceki gece sarılıp sarmalandığımı,
Her sabah usulca terk ediyorum.
Neyse ki o, her sonraki gece affediyor beni.
Ruhumu da, bedenimi de ısıtıyor.
Ah canım yorganım benim.
Cemre.Y.

31 Temmuz 2025 Perşembe

Neyse Gülümseyelim Bari

...Neyse Gülümseyelim Bari...
Taze kesilmiş çimen kokusuyla uyandım yeni güne.
Gündüzü yaşadığım kabustan sonra,
Gecesi gördüğüm rüyaları hatırlamıyorum çok şükür.
Sabah sabah domatesli pirinç pilavı düştü aklıma
Hatta biraz da zencefil de kattım.
Mükellef bir kahvaltı yapmayalı ne kadar oldu acaba?
Ne çok severdim oysa peynirin her çeşidini,
Zeytinin her rengini sunum sunum kendime sunmayı.
Neyse gülümseyelim bari.
Gülümseyince o da, bu da, hepsi de geçmiş oluyor nasıl olsa.
Cemre.Y.

28 Mayıs 2025 Çarşamba

Güzeldi Hayallerim

...Güzeldi Hayallerim...
Sonu denize çıkan sokakları oldum olası sevmişimdir,
Lakin...
O sokakların darlığı da ayrıca boğar beni!
Neyse ki renkler var derim, neyse ki çiçekler.
Önünde bahar bahçe rengarenk çiçekleri olan,
Geniş bir sokağı olmalı evimin.
Penceremden upuzun ufka dalabileceğim,
Kocaman bir denizin kenarında olmalı yuvam.
Güzeldi hayallerim.
Benim hayallerimin hepsi çok güzeldi.
Sabahına uyanılmak istenmeyen rüyalar gibi güzeldi.
Cemre.Y.

2 Mayıs 2025 Cuma

Ümit Lazım

...Ümit Lazım...
Birkaç zamandır...
Rüzgarda savrulan elma çiçeği endişesi var içimde.
Tenime yaz güneşi değse kavrulacağım,
Rüzgarlar kasırgaya dönse pul pul döküleceğim.
Bana bir miktar ümit lazım.
Birkaç miktar da,
Baharıma ılıman iklim sunan yaz lazım.
Yoksa!
Neyse!
Cemre.Y. 

10 Mart 2025 Pazartesi

Covit'in Hangi Versiyonu?

...Covit'in Hangi Versiyonu?...
Boğaz yanığı günlerden geçiyorum sevgilim.
Ciğerlerim...
Yokuşu tırmanmaya çalışan körüklü otobüsler gibi hırıltılı.
Kulaklarımda hep bir uğultu,
Kim bilir bu hastalık da Covit'in hangi versiyonu?
Üstünden geçen yıllar yok edememiş onu.
Renksiz, kokusuz, tatsız yaşıyorum günlerdir.
Yaşıyorum dediysem de çok da inanma sen!
Halbuki baharın ilk günlerine sevinçlenmeliydim bugünlerde!
Güneşli günlerim sebepsiz mutlu ederdi ya hani beni.
Gözüm görse de ruhum sevinemiyor
Kaç gündür yavaş yavaş dallara konan meyve çiçeklerine.
Ne çok severdim oysa...
Bademin, eriğin, çileğin, kirazın müjdecisi bugünleri.
Bunca zaman, bunca ömrüm boyunca,
Gelseydin, konsaydın yüreğimin baş ucuna,
Hastalık nedir bilmezdim bence.
Oysa sen gelmedin hiç!
Hiç bir zaman gelmedin ya neyse!
Ama geçer elbet, geçecek bugünler de.
İyileşince sensizlik bile geçiyor nihayetinde.
Cemre.Y.

10 Kasım 2024 Pazar

Pazar Kahvaltısı

...Pazar Kahvaltısı...
Terasımda Pazar kahvaltısı öncesi;
-Koltuk minderleri, sehpalar, kahvaltı tepsisi?
-Buradayız!
-Zeytin, peynir, söğüş domates ve salatalık?
-Buradayız!
-Peki sucuklu yumurtalar?
-Buradayız!
-İki fincan çay, biri şekersiz?
-Buradayız!
-Ya Güneş’im?
-Ben buradayım da,
Yüreğindekini soruyorsan, artık onu hiç bi yerde sorma,
Şekersiz çaylar koyma artık sofrana,
Başka dünyanın Güneş’i oldu o artık,
Alış tek fincanlı, tek şekerli çayını yudumlamaya!
Nasılsa zaman gelecek,
Şekersiz içeceksin hayatında ne varsa hepsini.
Neyse mutlu pazarlar!
Cemre.Y.

1 Kasım 2024 Cuma

Neyse!

...Neyse!...
Kimileri,
Hayatı bir yerinden yakalamaya engel olan
Bütün sorun ve bahaneleri yok etmek için çabalar...
Çabalar...
Çabalar!
Kimileri ise...
Neyse!
Cemre.Y.

12 Temmuz 2024 Cuma

Sıcak

...Sıcak...
Geceler nemli sevgilim,
Uykularımı böldüğü yetmezmiş gibi!
Her gece çarşafıma dolanmaktan da,
Kendimi onun kollarından ayırmaya çalışmaktan da yoruluyorum.
Gündüzler desen gecelerden daha da nemli.
Soğuk soğuk sularda yıkansan da ne çare!
Çıkar çıkmaz bütün gözeneklerimden
Elekten akar gibi boşalıyor damlacıklarım.
Sen diye biri olsaydı ömrümde
Bugünleri, parmak uçlarımızı öpüştürerek geçirebilirdik.
Dahası sıcak çünkü!
Çok sıcak.
Neyse uyandık madem yeni güne,
Sade kahve sonrası çay var içersen?
İçi çocukluğundan kırık ben var seversen!
Cemre.Y.

11 Temmuz 2024 Perşembe

Bir Yağmur Suyu Hikayesi

...Bir Yağmur Suyu Hikayesi...
Yıl 1991 (On yedi yaşımdayım.)
-“Oooff anne offf yaaa!
Köyde yaşadığın günler gerilerde kaldı artık!
Görmüyor musun sular musluklardan akıyor artık!
Ne diye balkona boş bidon koyacak mışım püüfft!
Yağmur suyu dolunca ne olacak mış yani eeee!
Öfff beee!
Saçlar mı?
Ütüye mi, sular mı kesilirseee daha neler?
Altı üstü bi saat kesilir eee!
Boşuna söylenme ordan öyle sen çok bağırınca ben hiç duymuyorum seni.
--Bbla blla la laaaa blaaaa lal laaa!--
Hayret bi şi ya burası İstanbul başka da İstanbul yokk!
Ne zaman kopacaksınız bu köy kafasından!
Ne geç ergenliği yaa!
Nolmuş yani zamanında ergen olmadıysam,
Ondan mış mış hep bu asilikler miş miş püüüfff!
Oraya bi gelirse de kafamı bidona sokarmış mış!
Köşeye mi koycaktım bu boş arap sabunu kokulu turşu bidonunu ben yaa!
Iıııyykkkk!
İyi aman rahat et koydum işte.
(Kıçına sokacak sanki yağmur suyunu hayret bişi!)
Ders kitabı arası şiir çalışcam ben!
Rahat bırak beni!
Nee o da mı nee!
Yeni bi ders adı anne!
Sanki üniversiteyi kazansam da yollayabilecek de beni.
Bu nasıl egodur yaa hiç değilse kazandı diyecekmiş sülalesine.
(Ders deyince aklı duruyo kadının yaa!
Doğruyu söylüyorum neyse ki anlamıyor!
Suç benim mi?)
Bi bidon yüzünden beni ağlattın ya!
Mutlu ol anne yağmur yağıyor ben ağlarken!
Nefret ediyorum yağmurdan ve ağlamaktaannn!
Yıl 2015 (Kır bir yaşımdayım.)
- Offf anne offf yaaa!
Dünden planımı yaptımdı oysa!
Öğleden sonra işimden dönerken eksik temizlik malzemelerimi alıp
Bana bayram olmayan bayrama temizlik yapacaktım güya!
Sahi söylemedim sana değil mi?
Geçen hafta, bizim sokaktaki senin komşun Havva ablalaların binası yıkıldı
Müteahhide mi vermişler ne!
Yıkılırken bizim binanın çatır çatır sallandığını da söylerim de,
Oralardan, ya yıkılıp gitseydik diye üzülme diye söylememişimdir sana kesin!
Neyse işte kapalı camlar ardında kesif kokulara dayanamadığımı bilirsin.
Camlar apaçık bütün hafta!
Havva ablaların yıkık binasının bütün tozları da evimde tabiside!
Bilirsin beni temizliğin temiz halini severim hep ben!
Yapmaktan hiç de haz etmem!
Sırf bu sebepten!
Her şeyim gibi temizliğin temiz halini görmek de ellerimden öperken,
Bi gün önceden ayar çekmişim hamaratlığıma!
İşten eve dönerken almışım eksiklerimi.
Evime çıkarken de Behiye'den,
(Biliyorum ana!
Hani evde bi kedi kaybolsa diye,
Ona özlemli gözyaşlarını -n hatırımda hala) elektrikli süpürgesini
(Evet ilk defa,
Bozuk süpürgemi terastan fırlatıp kredi kartına dayanıp yenisini almadım.
Offf yaa evet alamadım henüz!
Dayanacak yerim kalmadı evet olur böyle şeyler hayatta) ödünç alayım dedim.
Baktım süpürgeyi verirken çaresiz moralsiz dolanıyor ortalıkta sudan çıkmış balık gibi!
Sular kesikmiş!
Sulaaarrrrrrrr!
Hem de başkası olmayan İstanbul’daaa!
Hem de sabahtan beriiiiiii!
Neee!!!!
Boşuna söylenmeyeyim mi ben çok bağırınca duyamıyormusun beni!
--Bbla blla la laaaa blaaaa lal—derdin ama neyse miii?
Yapma ana yaaa!
Zaten biliyosun bu mevsimde ellerim bütün detarjanlara alerjili!
Neee!
Terastaki mavi bidonlar mııı!
Ne diyon yaa!
Hani geçen terasta otururken ölü hayvan kokusu gelmişti burnuma da
Kaldırıp kıçımı sağa sola bakmamıştım da eve mi girmiştim!
Eee evet emindim o kokunun ölü hayvan kokusu olduğundan da
Açık havada terasta ölü hayvanın ne işi vardı çevreden sandım dı eee!
Mavi bidonlar mı?
Yağmur suyu muuu?
Ağzı açık olan küçük turşu bidonunda da ölü bi serçe mi var!
Onu da bi zahmet bahçeye mi gömeyiimmm!
Daha da neler!
Adam gibi temizliğimi onlarla yapıvereyim mi?
Pencere pervazlarını da ovayım mı yook daha neleerr!
(Herkes çaresiz dolanırken,
Küçük bidondaki yağmur suyunda boğulmuş ölü serçe bahçeye gömüldü.
Büsbüyük mavi bidondaki saf yağmur suyuyla camlar ve yerler silindi.)
Anne affet beni yaaaa!
Olaydı ellerin hala yine teker teker öperdim parmak uçlarını
Ve ben kadın olduktan sonra bi çok kereler öptüğüm gibi,
Öperdim ayaklarının parmak uçlarını.
Yağmur yağmayacak bu sefer biliyorum yeni sildiğim pencerelerime ve gözlerime.
Eminim, ağlamayacak kadar seninleyim ama!
Anaammm sahi serçeler hep mi gözleri açık ölürler?
Ve sonsuz kere sonsuz teşekkür ederim sana,
En isyankar olduğum zamanlarda bile benim ilk sevdam canım anam olduğun için.
Seni hala, her gün, yeniden seviyorum biliyorsun zaten hep ama yine duy istedim.
Duy diye bu sefer yüreğimin taaa içinden söyledim!
Beni öylece terk ettiğin o yer, sahi mi çok güzel be ana!
Bana diyorum bana, yer var mı ki caba?
Sığınır mıyım acaba senin bi kuytuna!
Cemre.Y.

19 Nisan 2024 Cuma

Çakma Dünya

 ...Çakma Dünya...
Yıllar önce Sıla'nın,
Yazdığı şarkılarının sözlerini nasıl yazdığını açıklarken
Ağlak şarkılar ve oynak şarkılar diyerek,
Duygusuzca seçip yazdığını öğrendikten sonra!
Hayatı son kez sorgulamıştım.
Oysa ben düğünlerde
"Ankara'nın Bağları" çalarken ağlayandım.
Müziğinin arkasına saklanmış cümleleri yakıyordu ciğerimi.
Duyarken hissettiklerimden ziyade
O sözlerin içimden geçişine dokunuyordu duygularım.
Herkes gülerek oynarken, ben ağlayarak oynuyordum.
Halbuki, meğer, onlar bile
Duygusal devinimlerimize birer piyonmuş!
Bi Sezen kaldı yazdıklarını yüreğinden geçirmiş olan.
O da şimdilerde susuyor,
Hala, hep susuyor bu çakma dünyanın gelmişine, geçmişine.
Neyse!
Cemre.Y.

3 Şubat 2024 Cumartesi

Korkuyorum Çünkü

...Korkuyorum Çünkü...
Ne kadar şanslı olduğunuzu hiç düşündünüz mü misal?
Olur olmadık zamanlarda,
Benim dedikodumu yapacak birileriniz bari etrafınızda hep var!
Ya ben...
Bir tek an...
Birinize dahi gücenecek olsam,
"Kırıldım ama neyse bari, diyemedim" diyebileceğim kadar,
Güvenebilebileciğim hiç kimsem yok!
Evet, hala gönlüme göre bir iş bulamadığım doğru!
Lakin...
Hanginizin kapısını tıngırdattım ki,
Bir bardak un veya bir tek soğan,
Yahut, bir yemek kaşığı salça için!
Nedendir bu, beni, benden çok dile dolamalarınız!
Limon mu istedim misal,
"Salatama eksik kaldı." diye bahane uydurarak!
Ne bileyim bayat ekmek falan mı istedim,
Köfte yapacağım diye kafiye koyararak!
Neyse...
Bu gece de...
Binbir dua ve aminlerle,
Dolanın dolandıklarınıza bir güzel uyuyun siz!
Beni de, öyle çok merak etmeyin!
Gürültünüz sustuğunda uyurum!
İlk kapı çarpışlı çıkışlarınızda uyanırım!
Korkuyorum çünkü!
Hepinizden, hepimizden, herkesten!
Korkuyorum çünkü.
Cemre.Y.

3 Aralık 2023 Pazar

Bari Değseydi

...Bari Değseydi...
Dönüp bakınca...
Aslında...
Çok da doğru zamanda
Ve de doğru anda vazgeçmişim diyorum.
Ne de olsa pes etmek değildi bu!
Çok da güzel vazgeçirilmişim ki...
Bir daha dönmemek üzere çekip gitmişim.
Lakin, buna sebep olanlar,
Hiç de öyle,
Arkamdan pervasızca,
Şen kahkahalar patlatamıyorlar!
Bari değseydi be!
Bari kendinizde,
Artık yok hükmünde saydığınıza değseydi.
Neyse!
Cemre.Y.

29 Eylül 2023 Cuma

Biz Nereliyiz Şimdi?

...Biz Nereliyiz Şimdi?...
-"Peki!
O, bu, şu, öbürü neyse de...
Biz, nereliyiz şimdi?"
-"Ne yazık ki hala,
Dünya'lıyız yavrucağım!
Yıldızlarımız hala birbirinden uzak.
Lakin...
Ne vakit gökyüzüne baksak,
Bulutların şeklinin değişebileceğini var sayarak!
Ay...
Ve kutup yıldızı yönümüze hep ortak.
Evet, meraktasın nicedir biliyorum.
Seni, hala, her gece, uyumadan önce,
Her yeni güne uyandığım sabah da dahil,
Ki buna, zaman zaman, her zaman da dahil!
Seviyorum.
Sen benim zamanlar arasında
Eğip bükebileceğim bir kıvam da olmamalıydın,
Olmadın da!
Ne benim ben olmam suç.
Ne de senin, sen kalmana tam destek olmam hata.
Bunca bizsiz zamandır da...
İyiyimdir umarım ve iyisindir umarım."
Cemre.Y.

22 Temmuz 2023 Cumartesi

Bir Türlü Koyun Olmayı Beceremedim Ben!

...Bir Türlü Koyun Olmayı Beceremedim Ben!...
Hayat, bazen...
Miden, açlıktan jiletle kazınıp duruyor gibiyken,
Üstelik...
Aylardır...
Ekmek ile soğanı, hatta domatesi bile!
Şöyle, damağında kalacak bir yaz keyfiyle,
Ağzına dolayıp,
Çatur çutur yiyemediğin yetmiyormuş gibi!
Senden, ısrarla, inadına,
Misafire özel...
Bol kaşarlı tost istenmiş gibi!
Üstelik o misafirin,
Sen kendine münhasır,
Mesleğinle ilgili bir şeye düşünüp dururken,
Onca emeğinden sadece iki ısırık almış gibi!
Hayat bazen...
Zemheri ayazında, elin ayağın donmuşken,
Annenin yaptığı o, etli keşkeği özlemiş gibi,
Annenin yaptığı, o, etli güveci özlemiş gibi,
Tam da...
Sen, o etlerin en kaburgalısına dalmışken,
Baban tarafından,
Sen dahil...
Bütün kardeşlerinin etleri ve kemikleri,
Çoktan onun, boğazından geçmiş gibi!
Hayat bazen...
Miden, açlıktan jiletle kazınıp duruyor gibiyken,
Üstelik...
Aylardır...
Ekmek ile soğanı, hatta domatesi bile!
Şöyle, damağında kalacak bir yaz keyfiyle,
Ağzına dolayıp,
Çatur çutur yiyemediğin yetmiyormuş gibi!
Senden, ısrarla, inadına,
El alem gibi olman bekleniyormuş gibi.
Oysa artık sen...
Elinde malzeme alacak güç varken,
Saatlerce ve saatlerce...
Soğanlarını, domateslerini,
Çeşit çeşit sebzelerini ince ince doğrayıp!
Keşkeğini de yaparsın, güvecini de...
Yetmez!
Kışlık domates salçalarını, turşularını da kurarsın.
Zeytinyağlılarını da dizersin sıra sıra!
Lakin...
Hepsi, şöyle bir tastamam olunca...
Şöyle bir durup beklersin mecbur!
İlk kaşığı kim çalacak!
Hani kabusun yorulmuş mudur nihayet yemelerden!
Sen, zaten...
Kokularından çoktan doymuşsundur.
Hala...
Bunca özgürlüğüme rağmen!
Yaptığım hiçbir yemeği,
Üzerinden zaman geçmeden yiyemiyorum ben!
Misal eksilmişse rengi, kokusu, dokusu,
İlle de, eti, kemiği...
Kim doyarsa doysun madem.
Kokusu salınıyorsa doyuyorum zira...
Bir türlü koyun olmayı beceremedim ben!
Kendime bile.
Ama işte...
Hayat, sadece...
"Bazen!"ler de kalsaydı keşke!
Amma...
Ve lakin!
Sus!
"Neyse!" ye bağlan mı yor mu, her şey sonuçta!
Evet!
Evet!
Tok'um ben!
Taa, çocukluğumdan!
Cemre.Y.

6 Haziran 2023 Salı

Zira Çoktan Öldüm Ben!

…Zira Çoktan Öldüm Ben!..
Beş haziran iki bin on dörtte…
"Beklenen her dakikanın,
On yıl ettiği günlerdeyim!" demişim!
Tam tamına...
Dokuz yıl önce demiş, sonra da eklemişim;
"Dün şuurun tamamen kapalı ve her an gidebilirken,
Bugün şuurun yerine gelmiş ve kendi nefesini alabiliyorsun.
Yarın ne haber alırım bilmiyorum,
Hani sevinmeye bile korkuyorum!
Ama anne!
Eğer, bugün ölürsen seni öldürürüm!" demişim,
Bir tek gün daha olsa bile,
Nefesini duymaya dahi, sevinmişim yani!
Belki de, kendi ruhuma bile bencilceymiş bu his!
O gün, neyse ki, çok şükür ki, ölmemiş annem.
Bizi, tam tamına,
O günden, elli beş gün sonra,,
Öylece, tamamen terk etmiş annem!
Cennet diyorlarmış adına!
Sanki bizsiz orada ne işi varsa!
Hadi bensiz neyse de...
Sanki...
Biz'siz orada ne işi varsa!
Gitmiş...
Ah be anam!
Benim...
Kabem sendin.
Hala aynı yerdeyim şimdi.
"Bilmiyorum ki şimdi ne yapılır,
Daha önce hiç, annem ölmedi ki?" diyorum,
Her yıl dönümünde, hala aynı duygudayım.
Öyle ya!
"Senin olduğun yerdir benim kabe'm anam!
İstesem de uzaklaşamam yanından, yörenden.
Ömrüm boyunca olduğu gibi
Döner dururum tavafına,
Sen duysan da, duymasan da! "
"Doğurduğun andan beridir,
Sevsen de, sevmesen de,
Olsan da olmasan da!"
Ki zira...
"Yumurtadan çıkmamışımdır nihayet!" diyeceğim,
Bilim, yumurtadan çıktığımı söylüyor!
Ona da eyvallah!
Lakin,
O, hala, yaşıyor!
İsterdim ki,
Denize nazır o odada,
Karnından iğneyle beslenmek zorunda olan senken,
O, karşıki ağaçlardan dut toplayıp,
O ağacın altında piknik yapanlardan,
Gözlemeyle et isteyip, yüzsüzce...
Bunları...
Seni, bizi hiç düşünmeden,
Hapur hupur yeyip,
Cebine attığı o birkaç dut'u da,
Ziyarete gelmiş gibi davranıp,
Senin ağzına tıkmaya çalıştığı o an'ı...
Hiç mi hiç görmemiş olaydım!
Bence o gün karar verdin sen!
Kanmak istedin seni kandırıp duran meleklere!
Zorumuza gitmesinden zorsunsadın belli ki!
Gittin yani.
Öylece...
Birçok kere...
Terk mi ettin sanki, şimdi sen bizi?
Yarı gönüllü, sımsıkı dudaklarınla,
Yarı gönüllü,
Yanaklarımı öptürdüğüm günlerimiz geliyor aklıma!
Ellerini yarı gönüllü saçlarıma götürdüğüm,
Onları, okşattığım günler!
Sonrasında nasıl da zaferle gülümserdin!
Artık, benim de çok cepli çantam var be ana!
Lakin ben...
Her bir cebini açarken,
Hala...
Her şeye rağmen!
"Rabbim yoluna dikensiz güller saçtırsın." diliyorum kızma!
Lazımı mümkün değil lugatıma!
Yokmuş ama sanki çok dilenirsem kalınırmış gibi hallere!
Ama sakın...
Bugün ölme annem!
Gayri artık...
Benim ne kabem kaldı,
Ne de uğrak yer olacak bir viranem!
Zira çoktan öldüm ben!
Cemre.Y.

5 Mart 2023 Pazar

Ömrüm

…Ömrüm…
Ne kadar kalabalıklar içinde olursan ol!
Kalabalıklar içinde en kıymetli dost ol!
Evinin kapısından içeri girdiğin an bile değil,
Yastığını başını koyduğun an
Sağına dönsen boş...
Soluna dönsen boş...
Hep soruyorlar ya "Yaşın kaç?"
O gün neyse, onu diyorum ya!
Aslında!
Ben ömrümün sadece
Çeyrek yılının gecesini de yaşadım!
Cemre.Y.

22 Ekim 2022 Cumartesi

Gönül Kırığı

...Gönül Kırığı...
Bir vakit sonra,
Bir boşvermişlik oluşuyor insanın gönlünde.
Bir vakit sonra,
"Herkes bildiğini okuyorsa,
Senin ona bu çaban ne." diyorsun.
Ki zaten...
"Eyvallah" diye bir şey var,
"Neyse" ile ölesiye kapışıyor.
Ve zaten nicedir,
Sağım, solum, önüm, arkam,
Gönül kırığı...
Cemre.Y.

18 Eylül 2022 Pazar

Oysa Bugün Pazar

...Oysa Bugün Pazar...
Günaydın sevgilim,
Uzak geçmişlerin rüyasından geliyorum sana!
Kulağımda inceden bir ney sesi...
Oysa bugün pazar güya!
Hani uykuyla sarmaş dolaş,
Öğle vaktine kadar uyuşulduğu gün.
Ama ben yine uyuyamadım işte.
Bilirsin beni...
Bazen kimsesizlik değil de,
Hani yalnızlık koyar ya bana.
İşte tam da,
Öyle bir sabaha uyandım erkenden.
Günaydın sevgilim.
Kim bilir kaç yüz yıl geçti,
Yokluğuna, hiç olmamışlığına,
Günaydın demekten bıkmayalı ben.
Neyse kahvem bitmek üzere,
Çayımı demleyeyim bari.
Uzak diyarların paralel evreninden,
Kulağına bir fısıltı gelirse korkma,
O benim, kahvaltıya beklerim.
Cemre.Y.

23 Ağustos 2022 Salı

Neyse, Biz!


...Neyse, Biz!...
İnsanın...
Gönlünün yüreği,
Ciğerinden kırgın olunca!
Güveninden de,
En derininden de,
Defalarca vurulunca!
Açlıktan içi göçse bile,
Tadına tuzuna dahi bakmayacağı,
Türlü çeşit yemekleri,
Onca yorgunluğuna rağmen,
Göz kararınca,
Saatlerce hiç gocunmadan, yapıyor da!
Öylece, karşısına geçip,
Sadece, kokusunu içine çekiyor işte.
Doyuyor böylece, kokuya!
Oysa...
Herkes de sanıyor ki,
En ufak acıdan,
Köşe bucak kaçınması nahifliğinden.
Kimseler de bilmiyor ki,
O en büyük sandıkları acılarının,
Her bir anını,
Hep sen yaşadın, en derininden!
Neyse, biz!...
Gülümseyelim mi yeniden?
Hayata dair,
Hani, inadına!
Bak yıldızlar hala bizi çekiyor!
En güçlü biz göçelim,
Öte aleme!
Cemre.Y.

Aşk Mı, O Ne Ki?

...Aşk Mı, O Ne Ki?... "Aşk mı? O ne ki!" derdi rahmetli anacım. Sonra da eklerdi; "Yenilir mi, içilir mi? Yoksam mevsimler g...