vicdan etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
vicdan etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

5 Ekim 2025 Pazar

Gibi'dir İşte, -Mış Gibi

...Gibi'dir İşte, -Mış Gibi...
Dün gece kırgın yürekler denizinin bir başka sahilindeydim.
Hani şu!
Denize çok uzak ama birkaç adım daha atsan oradasın gibi.
Hani şu!
Ormana çok uzak ama birkaç adım daha atsan tam ortasındasın gibi.
Lakin o birkaç adım'lardan da çoktan çok yorulmuşuz gibi!
Dertlerin derya olup taştığı,
Herkesin birer sandal olduğu o günler zaman aşımına uğramış gibi.
Gibi'dir işte, -mış gibi.
Hani şu!
Bizden kaybolan o kayıpların,
Çoktan kaybolmaya niyetli kayıplar olduklarına emin olduğumuzda,
Onları saldığımız o anın acısını artık hissetmemek gibi.
Değmezmiş gibi değil de, bizden yanası, çoktan yanmış gibi.
Vicdanın rahat, gönlün senden memnun.
Çünkü nihayetinde...
Kuş cıvıltıları kesildiğinde onlarla beraber uyuyorsun,
Bir ayak çıtırtısı duysan onlarla beraber uyanıyorsun gibi huzurlusun.
Bir tek...
Arada bir, sen onların hassasiyetlerine,
Ki genellikle sık sık, onlara bile fark ettirmeden çok özendiğinde bile...
Yola değil de, yürütecek olana en güvendiğinde,
Hani sızım sızlıyor ya diz kapağının bütün can özü!
İşte o kırıyor hayalinin dahi güvenini.
Çünkü sen hayata yalpalıyorken,
Çoktan gidilmiştir o yollara,
Çoktan aşılmıştır o duvarların ötesi.
Tadı tadılmış, duası okunmuştur hayatın her anının.
Şimdi o yollar sana da, onlara da kapanmış olsa onlara ne gam!
Sanki sen, o anlara değmiyormuşsun gibi gülmüşlerdir çoktan.
Sanki sen, o anları anlayamazmışsın gibi ağlamışlardır çoktan.
Ama kesin kes, herkes, her suskunluklarında sadece kendilerini düşünmüşlerdir.
Yani şimdi senle de yaşanacak yeni anıları, sensiz yaşamışlardır çoktan!
Seninle olan her yeni an, her şey, gibi'dir işte, -mış gibi hissedersin acıdır, acıtır.
Cemre.Y.

8 Eylül 2025 Pazartesi

Yağmurda Çıkılan O Yokuş

...Yağmurda Çıkılan O Yokuş...
Yağmur çisil çisil yağarken,
O, o kadar hızlı gidiyordu ki,
Küçük adımlarım ona yetişmekte zorlanıyordu.
O, tepedeki bir çatı kenarına sığınmışken,
Ben nefes nefese, zar zor çıkmıştım yokuşu.
Onun hiç aklından geçmemişti nedense,
Benim koluma girip bana destek olmak.
Yetişemeyen o olsaydı, ben öyle yapardım misal.
Hayat böyleydi işte,
Herkes, kendi vicdanının el verdiğince.
Asıl zor olan ise, yağmurda çıkılan o yokuştu işte.
Cemre.Y.

30 Temmuz 2025 Çarşamba

Vicdan İşte!

...Vicdan İşte!...
Sanki bayrammış da,
Mahallenin hiç tanımadığı tüm zenginlerinin ellerini öpüp,
Tomar tomar paraları cebine indirmiş gibi,
Kaldırım kenarında durmuş
Paralarını döke saça saymaya çalışıyordu.
Sanırsın o, beş yaşındaki en küçük yaramaz kardeşim!
Sanırsın ben on bir yaşımdayım, bir küçüğüm on.
Tanımadığı insanların asla elini öpmeyen biz.
Eh haliyle de...
Şekerden başka bir şey toplayamamış olan bize sırtını dönmüş,
Yerden toplamaya çalışarak yeniden saymaya çalışıyor,
Sayamadıkça daha çok dökülüyordu paraları.
Etrafta onu kolaçan eden çingene çocukları
Ortalık sakinleşince doluşacaklar yere dökülenlerin üzerine!
Dayanamayıp yanına yaklaşıyorum,
Toparlayıp cebine sokuşturuyorum paralarını.
"Eve git!" diye kızıyorum ama nafile!
Ben kızdıkça o kahkahalar atıyor umursuzca.
"Çikolata alacağım ben!" diye bağırınıyor sokak ortasında.
"Sizin paranız yok diye kıskanıyorsunuz hep beni." diye çığırınıyor!
Kıyamıyorum yine de,
Sayamadığı paralarını toparlayıp bakkala götürüyorum,
Abur cubur ne isterse dolduruyor naylon poşete.
Kasadaki kızın gözleri parlıyor paraları görünce.
Ederini verip, kalanı cebine doldurup zorla eve götürüyorum.
Biz kardeşimle topladığımız bayat şekerleri anneme verirken,
O salonun ortasındaki halıya oturup bacaklarını açıyor kocaman,
Elindeki abur cubur poşetini boşaltıyor bacaklarının ortasına.
Bir onu açıyor ucundan bir ısırık,
Bir diğerini açıyor kenarından kocaman bir ısırık.
Hiç kimse de hiçbir şey demiyor ona.
Çünkü "Bar bar bağırıyor bunları ben kazandım kime ne!" diye!
Yalan yok, yutkunuyoruz ama!
Hiç de yeltenmiyoruz ondan bir ısırıkçık olsun istemeye!
Hiç kimse de bize bayram harçlığı falan da vermiyor zaten.
İşte bugün, tam da o günü yaşattı bana babam olmayasıca!
Kendine sigara almaya giderken,
Artık sayamadığı paraları sokağa saçarken,
Yerden toplayıp toplayıp tekrar yere dökerken o anı yaşattı bana.
Komşu dükkandaki insanlar pis pis ona sırıtırken
Tam da o duyguyu yaşattı bana.
Bakkala götürüp sigarasını aldım,
Parasını sayıp cebine doldurdum zar zor eve yolladım lakin,
Hala aklımın kenarında bir soru!
Yere döküp saçılan o paralar acaba kendi emeklisinden olanlar mıydı,
Yoksa onun yüzünden kanser olan,
Bir küçük kardeşimin ve eşinin çabasıyla malülen emekli olup,
Tek bir emekli maaşını bile doya doya yiyemeden ölen anamın hakkı mıydı?
Çifter çifter emekli maaşa konan o adamın
Gözümün içine soka soka,
Tekrar tekrar saymaya çalıştığı paralar saçılsa mıydı!
Birileri bir kenarda sümsüğü yapıştırıp,
Elinde belinde ne var ne yok soysa mıydı?
Lakin öyle hık diye ölmezdi ki böyleleri,
Yanarlar, yakarlar, hiç olmadı sakat kalırlar,
Canları sağ, yakınlarına sakat yaşar giderlerdi.
Bir de serde olmaz olasıca vicdan var tabi.
Onlar bilmezler.
Döke saça, yaka yıka yaşayıp giderler de.
Vicdan işte,
O da...
Kimlere konacağını biliyor demek ki!
Cemre.Y.

8 Aralık 2024 Pazar

O Kadar Çok Ağladım Ki

...O Kadar Çok Ağladım Ki...
Ahhh çocuk ahh!
O kadar çok ağladım ki,
Sana "Git!" demeden önce
Yüreğimden çoktan gitmiş bedensizliğine!
Bilesin ki benim hiçbir zaman vicdanım ölmedi!
Sadece senin vicdansızlığına hüküm giydi!
Cemre.Y.

31 Ekim 2024 Perşembe

Sıcak Olsun

...Sıcak Olsun...
"Sağım solum sobe!" dedim ve gözlerimi açtım.
Meğer, herkesim, bir oyunda saklanmak için değil,
Hayatımdan kaçarken vicdanları acımasın diye yumdurtmuş gözlerimi!
Özür dilerim!
Sana, hep canından büyük değerler biçtim ben, be çocuk!
Sonsuz ve sınırsız güvenimdin sen!
Sıcaksın değil mi çocuk!
Sıcaktasın değil mi?
Adımını attığın her yer yumuşak bir sıcak nefes mi?
Odan sıcak, yatağın, yorganın, yastığın sıcak!
Ya!
Beni,
Yıllar boyu bir hiç’ e sattığın ruhun?
Sıcak olsun çocuk, o bile…
Cemre.Y.

10 Aralık 2021 Cuma

Yazık Olur

…Yazık Olur…
Vicdan, azizim!
Geceleri güne karıştırır,
Günü ise kara geceye...
Benim vicdanım
Tek bir soru işareti olmaksızın,
Huzurlu bir ninni söylerken!
Başkalarının vicdanları,
Yüreği ve beyni delen,
Koca bir çığlık olur!
Dert olur, yara olur,
Geç kalınmış aflara,
Yazık olur!
Cemre.Y.

27 Ocak 2020 Pazartesi

Olmadı Yani

...Olmadı Yani...
Ve bütün o ağulu şiirlerin o kırılgan çocuğunun,
Bütün öc'ü alındı.
Soy'una eril kişiliğini...
Soy'unun daha küçümen yaşında dirilten herif!
Çığlık figanı tam tamına kırk yıl sonra tam duyuldu!
Mesele namustu!
O gün de...
Bugün de pişman değilim hakim bey!
Sen değil miydin ki...
"Madem ki,
Tecavüze uğramamış bekareti tastamam,
Çocuk bu!
Kabus da görmüş olabilir!" diye o günün kalemini kıran!
Boğazımda bir yumru öyle böyle de değil ha!
Hani ne yukarı, ne de aşağı denilen bir tıkanıklık gibi.
Bunca yaşımın vicdanı olmasa…
Küçücük bir kız çocuğunun babasızlığı gelir aklıma!
Olmadı yani!
Yine olmadı.
Olamazdı da.
Cemre.Y.

31 Ekim 2019 Perşembe

Kumdan Kale

...Kumdan Kale...
Çocukluğumun kumdan kalelerine uğradım bugün!
Hani ne vakit,
En güzel kumdan kalemi yapsam perisiyle padişahıyla,
Koca bir tsunami gibi dağıtırdı ya,
Kocaman adamların vicdansız ayakları!
Adımın üstüne bastılar dünden beri üstüne basa basa...
Bu sefer acımadı tenimin nuru!
Adımı ad koyanın,
Kulağıma ezanla seslendiği adımı duydum kaç kere!
Hala şu an ölsem ve Münker ile Nekir gelip seslense dahi!
Üzerime alınmayacak kadar yabancıyım ilk adıma lakin...
Adımın biyolojik babasını affettiğimden beridir hissizim.
Artık acıtmıyor yaralarımın kabuksuz hisleri.
Hani bir zamanlar demiştim ya...
"Hislerimi kaybettim, hükümsüzdür!" diye...
Acımıyor, üşümüyor, sevmiyor, sevilmiyor,
Artık hiçbir yaram hiçbir duygu yansıtmıyor.
Ha çocukluğumun kumdan kalelerine gelirsek!
Artık değil ki nerede bir kum görsem değil ki kale vs.
Artık tek bir kalp bile çizmiyorum buğulu camlara!
Hoşça kal sevgili yaşanmışlıklarım, hoşça kalın sevgili yaralarım.
Gayrı kimse acıtamayacak canımın ciğerinin taa içini!
Cemre.Y.

14 Mayıs 2019 Salı

İftar

...İftar...
Nicedir, vakit iftar vakitlerine her yaklaştığında,
Elimde koca bir kapıcı kızı sepetiyle, burnumun direğine direğine,
Buram buram pide kokan fırın kuyruklarında bekleyişim gelir yanıma!
Rengarenk makyajlar yapmış oruçsuz teyzeler acıyarak bakarlardı oruçlu halime!
Ne de olsa onlar zevkten bekliyordular aynı kuyruğu, bense mecburiyetten.
Bazı günler, "Bize de bir pide al demezdi ya annem!"
O bir pidenin bile beşe bölündüğü umurumda olmazdı ya hani.
Çok gücenirdim anneme çok,
Madem öyle ne diye bu kokuyu burnuma burnuma diredi diye!
Çok gücenirdim Allah Babaya çok...
Ne diye bir kere olsun,
Diğer kardeşlerimi oruçluyken o pide kuyruğuna göndermedi ki?
Epeydir de en başına sarıyorum ömrümü,
"Neden?" lerimin...
Ve hani ölsem cennetlik olan yaşlarımın nasıl bir vicdanla,
Nasıl bir sınava tabi tutulduğunu bulmak derdindeyim!
Neyse yakalım mı bir sigara daha?
İftarınız sadist ruhundan arınmış yaradanınızla sevap ola!
Çünkü Allah en çok çocuk çığlıklarını duymalıydı.
Çünkü Allah küçücük bir yavruyu gen havuzu yüzünden,
Hiçbir sınava tabi tutacak kadar sadist olmamalıydı!
"Ol!"dese olurdu ya hani, olanı, olacağı o an oldurmalı,
Hiçbir intikamını,
Gelecek nesillerin suçsuz meleklerine cehennem etmemeliydi!
"Kontrol edemediğin şeylere fazla kafayı takma,
Hayatını yaşa!" diyor bir film repliğinde.
Yaşayacak bir hayat sunmadıysa yaradan insan olan neylesin!
Cemre.Y.

14 Şubat 2019 Perşembe

Ömrümün Geçmişleri

...Ömrümün Geçmişleri....
Ömrümün geçmişlerinin toplamını kodese tıkmışlar!
Ne çok sevinirim, ne çok oh dilerim sanıyordum oysa.
Suçu, bize göre,
Müebbet'ti ne de olsa, ömrümü, ömrümüzden yediydi!
Oysa...
Giden bir yarım, kalan diğer yanım,
Ki üstelik!
Sigara filan bulunur muydu ki oralarda?
Ne bileyim bir içlik, bir fanila!
Ben ömrümü, ömrüme dahil olanlarımla
Bir şekilde sarar sarmalarım da,
O ne yapıyordur ki o demir parmaklar ardında!
Hatırlayamıyorum ki ben onun ömrünün kaç yılını,
Kardeşimmiş gibi hissettim,
Kaç ayında karındaşım oldu o!
Ama...
İnsandı o?
Hep merak edip, hiç öğrenemedim!
Acaba...
Tanrı onu yaratmakla neyi denedi?
Ve tanrı öncesinde babasını/babamı yaratmakla neyi denedi!
Kaç kere,
Kabuslarımda cinayet işledim, namus dokunuşlu eylemlerine.
Ama kıyamadım hiçbirinin hiçbir hücresine?
Misal baba/m artık nihayet
Kırlaşmaya başlamış umreler görmüş gri sakallarıyla
Gülüyordu daha bu akşam!
Sanıyorsun ki kaderlerinizi yeniden yaratmış!
Sonra birden bir duyuyorsun en sevgili tek karındaşından,
Onu kodese tıkmışlar,
Sonuncu karındaşı!
Nihayet doğru bir şeyler olmuş bu hayatta da
Bir eksik, en eksik,
Yok mu bu ilahi devinimli adalet kavramında!
Ben daha adil bir son umuyorum,
Sonlarına üzülsem de ki, neyse ki, insanım hala!
"Ömrümün geçmişlerinin toplamını kodese tıkmışlar!
Oradan da,
Vicdan sahibi insan olana kadar çıkamayacaklar bir daha!"
Cemre.Y.

14 Ocak 2019 Pazartesi

Ayna

...Ayna...
Sen şimdi gidiyorsun ya,
Gittiğin yerlerin her şafağında aynaya iyice bak e mi?
Affetmiş miyim yeterince seni!
Gözlerinin gençlik halleri hatırlıyor mu o günleri,
Yoksa kendi yalanına inandın mı çoktan beridir.
Sen şimdi gidiyorsun ya,
Gittiğin yerlerin her akşamının sonunda aynaya iyice bak e mi?
Affetmiş miyim yeterince seni!
Vicdanının gençlik halleri hatırlıyor mu o günleri,
Yoksa kendi yalanına inandın mı çoktan beridir.
Baktığın aynalar da, her şeyi unuttuğundan emin mi?
Cemre.Y.

10 Kasım 2018 Cumartesi

Yol Bitiyor

...Yol Bitiyor...
Tamam artık susun bayım, daha fazla konuşmayalım,
Sonuçta bu konuştuklarınız duygusal devinimler filan değil,
Hepi topu mantıksal mentallarin birleştiği birer açık oturum.
Farkındaysanız da,
Nicedir ben, kapı kenarından sizi dinliyorum.
Yoksa kim sevmezdi ki şöyle cam kenarı huzura,
Yanında koltuk kenarına çoktan razıyken,
Senin üşüme ihtimaline hayıflanan gerçek birer dostluğu!
Hoşça kalın bayım, sizi de buruk bir tebessümle anacağım.
Olmayan babam gibi, olmayan kız kardeşim gibi,
Hiç olmayan sevdam, hiç olmayacak geleceğim gibi anacağım.
Yoksa kim hayal ettikçe inanmak istemezdi,
"Bundan sonra yanında ben varım." yalanına!
Bir yer geliyor, yolun sonu görünüyor sen istemesen de,
Ve bir yer geliyor...
Ona giden bütün yollar, on'da kalan bütün yollar bitiyor.
Ve yol bitiyor, artık benim yolum, yönüm falan kalmıyor!
Var, git, seçtiğin yoluna be adam,
Seçtiğin o yollar ışıkla dolsun ama ben yokum!
Merak etme beni, beni merak etme!
Öyle gereksiz, geç kalan vicdan azabına da mahal yok hani!
Sen hiç yokken nasılsam oraya dönmeye çalışıyorum ben!
Bir yerlerden devam edeceğim elbet!
Yol...
Bitiyorsa...
"Ne gerek var!" diyerek!
Ve bir yer geliyor…
Ona giden bütün yollar, on'da kalan bütün yollar bitiyor.
Ve yol bitiyor, artık benim yolum, yönüm falan kalmıyor!
Artık hangi kilidime uyacak anahtarım bulunur bilemem ama.
Yüreğimin kırılgan kelebekleri kurumuştur çoktan, uymaz artık yani!
Tamam artık susun bayım, daha fazla konuşmayalım,
Sonuçta bu konuştuklarınız duygusal devinimler filan değil,
Hepi topu mantıksal mentallarin birleştiği birer açık oturum.
Farkındaysanız da nicedir ben, kapı kenarından sizi dinliyorum.
Cam kenarları, can kenarlarına çoktan ayrılmış,
Koridor araları can kenarlarına korumalı monte edilmiş içten!
Ben orta koridorda,
Sıkılmış yolcuların böğrüne böğrüne basılan nemli halısı!
Çoktan limit aşımım geçmiş, üstelik de yıl sonu satış arttırma çabası!
Ucuzundan bir halı döşenir, enflasyon'un yalan rakamlarına uygun.
Sonra, bakılır, hayatın kıvamına da…
Ve bir yer geliyor...
Ona giden bütün yollar, on'da kalan bütün yollar bitiyor.
Ve yol bitiyor, artık benim yolum, yönüm falan kalmıyor!
Var, git, seçtiğin yoluna be adam,
Seçtiğin o yollar ışıkla dolsun ama ben yokum!
Merak etme beni, beni merak etme!
Öyle gereksiz, geç kalan vicdan azabına da mahal yok hani!
Sen hiç yokken nasılsam oraya dönmeye çalışıyorum ben!
Bir yerlerden devam edeceğim elbet!
Yol, yine bitiyorsa,
"Ne gerek var!" diyerek, geriye kalan ne kadar ömrüm varsa!
Cemre.Y.

23 Ekim 2018 Salı

Yüreğim Yok Muydu?

…Yüreğim Yok Muydu?…
Yoksa benim yüreğim yok muydu?
Hiç mi kandırılmaya meyl eylemekten son anda vazgeçip
Vicdanımı dinlemek istemedim de
Yüreğime"Yelkenler Fora!"demek istemedim.
Onun boynundaki ay ile yıldız arası,şah damarı atışına da
Seve seve yaşanırdı onunla.
O bile bilmiyor oysa!
Cemre.Y.

6 Eylül 2018 Perşembe

Vicdanın Sesi

…Vicdanın Sesi…
Vicdanın sesi kör bir bıçak gibidir,
Yıllar yılı çok yorulsa da, yıkılsa da asla pes etmez.
Her gece hiç bıkmadan gıcırdar yüreğinin kafesinde.
Sonra birden artık gecelerinin neden uykusuz geçtiğini anlarsın.
Elbette çoktan affettim seni ama…
Sende çok geç kaldın be güzelim.
Cemre.Y.

12 Nisan 2018 Perşembe

Vicdan

…Vicdan…
Unutamadığım gibi, unutamayacaksın.
Biliyorsun değil mi?
Sana mutluluklar diliyorum
Ama sözüm kardeşçe filan değil
Varsa bir kuruşluk olsa dahi vicdan, vicdanınca…
Cemre.Y.

9 Şubat 2018 Cuma

Senin Canın Sağ Olsun

...Senin Canın Sağ Olsun...
Meğer o masalsı canavarların
Korku eşiğindeymiş korkulan hayaletler!
Saygı ile gittiler!
Peki ben şimdi
En büyük korkumu alt ettiğime göre...
Kimden...korunmalıdır anne!
Gidişinden mi?
Saygı kalacaksın bende.
Kim yetemediyse o,
Vicdanında boğulan olsun !
Sen...
Benden...
Yine...
Gidecek olsan bile
Senin canın sağ olsun!
Cemre.Y.

26 Ocak 2018 Cuma

Ağlarken

…Ağlarken…
Burnumda sızı, boğazımda düğüm,
Yanaklarımda yaş taneleriyle "İyiyim ben" dedim.
"Sensizlikten azar azar,
Azala azala ölüyorum be adam!" demedim.
Cenazemde ağlarken vicdanına değil de aşkına ağlasın diye…
Cemre.Y.

14 Ocak 2018 Pazar

İyiyim Ben

...İyiyim Ben...
Sevdiceğim, bugün ilk defa olsun,
Ciğerlerin le değil de vicdanınla derin bir nefes al bakalım!
Oksijen yüreğinden beynine ulaşınca da hele bir düşün.
Sadece sevdim seni...
Katıksız, hesapsız, plansız sevdim.
Seni öyle sevdim ki, ben sende bittim!
Güneşin batışını ve doğuşunu hiç göz kıpırdamadan,
Aynı noktadan izlediğini fark edince anlıyor insan.
Her başlangıcın bitişe "eyvallah" olduğunu...
Neyse sevdiceğim!
Benim sendeki önemim
Mezara kadar değil de pazara kadarmış!
Sen yine de kırmış olma beni, ezmiş olma!
İncinmedim ki ben, gururumda onursuz zaten,
Üzülmedim, ağlamadım, sorun yok!
Acımadı ki, hiç canım yanmadı ki.
İyiyim ben!
Cemre.Y.

12 Ocak 2018 Cuma

Şiir Bitti

...Şiir Bitti...
Şiir bitti.
Artık roman yazmak vakti.
Artık romanıma başlamalıyım!
Yürek yine şiir isterdi lakin!
Artık...
O rüzgar,
Aynı meridyenden aynı esmez.
Artık bir daha da belli ki!
Belli ki şimdi...
İşte tam da şimdi!
Artık...
Müslümanım diyen ama yüreği,
Namüslim haçlı vicdansızları da
Affettim.
Kendimi de dahil,
O kadınları
Aşk-a meftun edip
Birer birer…
Hepli toplu mezarlarda,
Öldüredim elbet!
En azından…
Namusumu kurtarmış olmanın gururuyla
Yaşıyordum hala ama!
Sanki fazlası gerek.
Hissetmiyorlar zira.
Anlayamıyorlar!
Namus...
Sadece bacak arasından yitirilmiş bir hezimet değildi.
Namus beyinden geçen her ihanetli hayalin kabusuydu.
Siz...
Hepiniz hayallerinizle boğulunuz!
Oturup düşünce çakıllı şapkalarınızı önlerinize koyunuz!
Taşlarınıza iyi bakınız.
Hanginiz tam doğrusunuz?
Belki orada bir yerlerde bulursunuz cevapsız soruların,
Vicdana en huzurlu cevaplarını!
Yaradan yarattığını,
Daha cehennemlik olamayacağını ilan ettiği yaşta...
Ölürse cennetlik, günahsız yavrucak dediği yaşta.
O adamın o kirli ellerinin tacizine neden izin verdi?
Zira ben bu hayatta yoktum...
Yokum!
Hatta hiç doğmadım.
Şimdi zaman...
Roman yazmak vakti!
Cemre.Y.

11 Ocak 2018 Perşembe

Ses

...Ses...
Aslında ben en ilk sesine aşık oluyorum.
Her zaman...
Ses=Nefes=Ruh...
Gerisi...
Ya geliyor masal oluyor Şehrazat kıvamında binbir gece...
Gerisi bir hayal oluyor karasu kar tanelerinde
Umarsız açmış bir deli papatya...
Ya da...
Gerisi bir uçurum boyu kardelen oluyor...
Daha tutamadan uçurumun kenarından uçuveren
Daha benim vicdanıma bile dokunamayan.
Cemre.Y.

Aşk Mı, O Ne Ki?

...Aşk Mı, O Ne Ki?... "Aşk mı? O ne ki!" derdi rahmetli anacım. Sonra da eklerdi; "Yenilir mi, içilir mi? Yoksam mevsimler g...