kabuk etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
kabuk etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

19 Temmuz 2023 Çarşamba

Sonra Bir Gün Yitip Gidersiniz Bir Şiirin Son Mısrasında

…Sonra Bir Gün Yitip Gidersiniz Bir Şiirin Son Mısrasında…
Hani böyle…
Küs değilsindir artık!
Kırgınlık…
Yahut güceniklik de kalmamıştır çoktan!
Hani böyle…
Çookk eskiden…
Ruhun…
Ruhuyla kesişmiş sanki bir şekilde de,
O an…
Çoktan geçmiş bitmiş gibi bir histir bu!
Ama yara kabukların yerli yerindedir ya hani!
Yazık ama,
Kime, neye, ne kadar, hangi zamanda yazık?
O muamma işte!
Sonra bir gün yitip gidersiniz,
Bir şiirin son mısrasında da…
Geçip bitmiş o hissin ardından konuşurlar!
Derler ki;
O da öksüz kaldı desenize,
Gençliğimin mihenk taşları azalıyor git gide!
Cemre.Y.

4 Aralık 2022 Pazar

Yara

...Yara...
Yardan çok, yaralarım vardır benim ve sen,
Asıl sen yanıldın!
Seninkilerden çoktur yaralarım!
Yaralayanlarım!
Ben seni bildim!
Gözbebeklerine baktığım o ilk anda,
O kadar tanıdım ki seni ve o kadar tanıdıktın ki,
Sanki ben sadece aynaya bakmış gibiydim.
Yaralarım kabuk tutmaz benimde,
Safran sarısından, tabut yası yeşiline meyilli, küflenir.
Küf!
Tabut üzerine konulan yeşilinden toz olur.
Toz!
Başkaca seni sevdiğini sanan birinin hıçkırıkları ile yok olur.
Halbuki!
Küf’e ve toz’a dokunmayandır asıl yarasına değmeden sarılan.
O yarayı kıskanıp,
Yeni bir yara ve yeni bir küf olmaya karar olmayandır aslolan!
Ben seni…
Hiç dokunmadan da sevebilirdim!
Sevdim!
Cemre.Y.

9 Nisan 2022 Cumartesi

Müstesna Şiirler

...Müstesna Şiirler...
Sadece sana müstesna, şiirler biriktiriyorum sevgili!
Yüreğimin yırtık cebinde saklıyorum hepsini.
Üstelik, şiir'i miir'i bırak da,
Hayatının romanını yaz diyenlere rağmen
Karşı durduğumdan değil de,
Bir türlü bilemiyorum ki,
Yine, yeniden izlerini sürüp yaralarımın,
Kabuklarını kaldırmak, keskin birer neşterle,
Ya hepten dibe batırırsa ömrümün seyrüseferini?
Neyse şimdilik sana müstesna şiirler biriktiriyorum sevgili.
Cemre.Y.

31 Ekim 2019 Perşembe

Kumdan Kale

...Kumdan Kale...
Çocukluğumun kumdan kalelerine uğradım bugün!
Hani ne vakit,
En güzel kumdan kalemi yapsam perisiyle padişahıyla,
Koca bir tsunami gibi dağıtırdı ya,
Kocaman adamların vicdansız ayakları!
Adımın üstüne bastılar dünden beri üstüne basa basa...
Bu sefer acımadı tenimin nuru!
Adımı ad koyanın,
Kulağıma ezanla seslendiği adımı duydum kaç kere!
Hala şu an ölsem ve Münker ile Nekir gelip seslense dahi!
Üzerime alınmayacak kadar yabancıyım ilk adıma lakin...
Adımın biyolojik babasını affettiğimden beridir hissizim.
Artık acıtmıyor yaralarımın kabuksuz hisleri.
Hani bir zamanlar demiştim ya...
"Hislerimi kaybettim, hükümsüzdür!" diye...
Acımıyor, üşümüyor, sevmiyor, sevilmiyor,
Artık hiçbir yaram hiçbir duygu yansıtmıyor.
Ha çocukluğumun kumdan kalelerine gelirsek!
Artık değil ki nerede bir kum görsem değil ki kale vs.
Artık tek bir kalp bile çizmiyorum buğulu camlara!
Hoşça kal sevgili yaşanmışlıklarım, hoşça kalın sevgili yaralarım.
Gayrı kimse acıtamayacak canımın ciğerinin taa içini!
Cemre.Y.

24 Haziran 2019 Pazartesi

Çocuk

...Çocuk...
İçimde...
Henüz çocukluğunu kaybetmemiş,
Henüz kötücül canavarlar rüyalarına el değmemiş,
Yeni bir ruh geziniyor.
İçimde...
Henüz ergenliğinin asiliğini giyinmemiş,
Henüz kötücül canavarlarla hiç yüzleşmek zorunda kalmamış,
Küçümen, özgür ve cennet kokulu bir kız çocuğu var şimdi.
Öyle ki...
Sanki beş yaşıma geri dönmüşüm de,
Savaştığım tek şey denizin dalgalarıymış!
Nasıl olsa annem beni sahilde kucak açmış bekliyor.
İçimde...
Çoktan kabuk bağlamış o yaranın parmak izi!
Korkmuyorum bu sefer, 
Onu kazıyıp hep aynı geçmişimle yüzleşmekten.
Her şey...
Yazgımıza yenilmekten ibaretmiş meğer!
Beş yaşınızdaki özgürlüğünüze dönebildiğinizde...
Her şey çok güzel olacakmış meğer!
Şimdi ben, keyfim ve de kahyası,
Epeyce yorgun, lakin epeyce de dingin, 
Birazdan biraz fazla gururlu, biraz da mutlu bir kız var içimde.
Hayallerim, ümitlerim ve ben
Anam'la yavrum aynı lakin...
"Baba!" karakteri boyuyoruz resimlerce...
Nihayetinde baba hariç,
Bütün renkler hep güzel.
Lakin!
Siyahı hiç kimse sevmese de...
O bile yaşlanıp, saçları ağarıp, küçümen bir çocuk olunca,
Yürekten affedilmeyi artık, hak ediyor bence!
Çünkü...
Onun da kendince olabiletesi en güzel çocukluğu...
Çünkü onun da kendince değiştirmek istediği
O kader çizgisi mutlaka vardır.
Yeter ki..
Daha çok çocuk ol!
Cemre.Y.

29 Nisan 2019 Pazartesi

Rengarenk Renkler

...Rengarenk Renkler...
Benim sadece güneşe ve renklere ihtiyacım vardı,
Fark etmezdi ki yerleri,
Yağmur sonrası çıkacak gök kuşağında da olabilirdi,
Sahil kenarı ayağıma takılacak istiridye kabuklarında da!
Ya da ne bileyim,
Issız bir ressamın gün doğumunu resmettiği,
Rengarenk renklerin karıştığı o tuvalde de!
Fark etmezdi ki.
Benim sadece, akşam olunca yitip gitmeyecek güneşe...
Benim sadece...
Gün yerini geceye terk ettiğinde yitip gitmeyecek renklere...
Benin sadece...
Bazı rüyaların gerçek olabileceğine inanmaya ihtiyacım vardı!
Oysa mütemadiyen her gece,
Güneş bana bakan yüzünü geceye terk ettiğinde,
Gece, hep renklerimi çaldı.
Gecelerin de renkleri vardı oysaki,
Gün griye terk edip geceyi siyaha keserken,
Misal birkaç mum alevi, iki kadeh kıpkırmızı şarap,
Ne bileyim üstüne sere serpe yerleşiverecek mavi bir peluş…
Fark etmezdi ki yerleri,
Misal o gece de koynunda yatacak biricik yavrunun,
Uykuya doğru yol alırken gözüne çarpan, o son dalgalanışıyla,
Aralara serpişmiş güneş sarısı saçları.
Sana yoldaş olmuş teninin, kalp atışının kokusu…
Gecenin renkleri…
Yanında kimin olursa olsun rüyasında seni sayıklamasıdır aslında.
Oysa gece hep…
Benim bütün, rengarenk, renklerimi çaldı.
Benim sadece güneşe ve renklere ihtiyacım vardı,
Fark etmezdi ki yerleri,
Yağmur sonrası çıkacak gök kuşağında da olabilirdi,
Sahil kenarı ayağıma takılacak istiridye kabuklarında da!
Ya da ne bileyim,
Issız bir ressamın gün doğumunu resmettiği,
Rengarenk renklerin karıştığı o tuvalde de!
Fark etmezdi ki.
Benim sadece, akşam olunca yitip gitmeyecek güneşe...
Benim sadece...
Gün yerini geceye terk ettiğinde yitip gitmeyecek renklere...
Benim sadece...
Bazı rüyaların gerçek olabileceğine inanmaya ihtiyacım vardı!
Cemre.Y.

21 Kasım 2018 Çarşamba

Neyse

…Neyse…
Yüreğimin kırıklarını toparladım az önce,
Yara kabuklarımı ateşe atıp yaktım.
Can kırıklarımı toprağa gömmüştüm çoktan!
Acı anılarımı da denize savurdum.
Korkum kalmadı artık ne geçmişten ne de gelecekten.
Eski şiirlerimi de bir bir geçirdim elimden.
Şimdi mis gibi şiir yazılırdı ya neyse!
Cemre.Y.

1 Ekim 2018 Pazartesi

Hayat Bu

…Hayat Bu…
Bitirdin mi ki sen ömrünün bütün yaslarını.
Hani yaralarının kabuklarını da denize savuralı nice oldu ama!
Baksana bir kendine!
Hani çırılçıplak soyunacak olsan…
Her yanında hançer yarası izi, bıçak çiziği…
Ne bileyim birine yeniden güvenecek olsan!
Soyunsan…
Arkanı dönsen, sırtın, hançer yarası,
Önünü dönsen, yüreğin ciğer karası.
Ama hayallerinin kırıklarından,
Canlarının kırıklarından,
Gözyaşının ağusundan…
O yılkı atlarını yüzdürmenden tanırım ben seni.
Sonra gülümsersin yeni güne!
Ayrık otlarını toparlarsın ömründen!
Hayat bu…
Yaşamak zorundaysak meğer!
O nefesi almamız gerek.
Bu sefer de yine…
"Soyunmayalım sevgilim…
Bedenim tadilatta dersin olur biter!"
Cemre.Y.

25 Eylül 2018 Salı

Nihayet

…Nihayet…
Geçmişin,
Yaralarının kabuklarını kaldırdım nihayet!
Belli belirsiz,
Yürek yanıklarının dışında iyiyim bence.
Sonbaharın en fırtınalı günlerinden geçerken
Eylül'ün son demlerindeyiz şimdi.
Yine de hayata günaydın sevdiğim diyeceğim.
Yüzüme gülümsemelerimi takıp,
En güzel gülüşümü giyeceğim.
Cemre.Y.

28 Ağustos 2018 Salı

Kırık Canlar

…Kırık Canlar…
Lunaparkın ortasında elinden misketleri çalınmış gibi,
Her sabah, yüzünü aynaya asıp küsüp küsüp gidiyordu.
O kadar çoktu ki canının kırık canları,
Bir türlü benim yara kabuklarımla bir araya toplayıp,
Çarpışan arabada bir sevdaya çarpıştıramıyordum.
Elindeki kalpten uçan balon,
Bileğini sıkıyordu, öylece bırakıverdim.
Cemre.Y.

7 Mayıs 2018 Pazartesi

Şiirler

…Şiirler…
Nice şair'li dost makamlarımdan caydım ben ki onların çoğu!
Birkaç çirkef dolusu dedikodularını çarşafıma gergef eylemeye meyl eylediler!
Ama şiirleri kaldı geriye!
Çoktan silerdim bütün harflerini çoktan ama!
Bunca yüreğime dokunan onca kelamları yazamamış olsalardı…
Demek ki onlar'ın yara kabukları benimkiler kadar da aleniyete saklıydı.
Cemre.Y.

30 Nisan 2018 Pazartesi

Dostluk

…Dostluk…
Birbirimizin gerçek yaralarının yerlerini biliyorduk sonuçta,
Ve ikimizin de yaraları ayrı yerlerden olmasına rağmen,
Sadece göz göze suskunca bakışarak...
Ana şefkatiyle öpebiliyorduk o yaralarımızın,
Ayrı ayrı kabuklarını…
Bu zaman da çok az bulunuyordu
Böylesi insani şefkatli durumlar.
Halbuki ne çok farklılıklarımız vardı
Bize şöyle bir uzaktan bakıldığında.
Belki de, zıt kutupların özçekimiydik.
Hiçbirimiz de birbirimize seslendirmedik ama!
Sanırım dostluktan da ziyadesiydi hissettiklerimiz.
Cemre.Y.

5 Nisan 2018 Perşembe

Yara Kabukları

...Yara Kabukları...
Bir ara yeniden güvenecek gibi oldum aşka,
Baktım kıçı başı ayrı oynuyor vazgeçtim.
Benim yaralarımla onun yaraları aynı yerden değildi.
Yaralarımızın kabukları örtüşemedi...
Cemre.Y.

1 Nisan 2018 Pazar

Unutabilene Kadar

…Unutabilene Kadar…
Ne çok acır canımız,
Onu tamamen unutabilene kadar!
Yaralarımızın kabuklarını kaldırıp,
Kanatıp dururuz, ta ki kanayamayana kadar…
Cemre.Y.

4 Şubat 2018 Pazar

Çok Mu Acır!

…Çok Mu Acır!...
Onu bunu boşver de
Yaralarımızın izlerini,
Hazır artık kabuk bile kalmamışken,
Birbirine dokunduralım mı?
Yoksa...
Çok mu acır hala ruhlarımız!
Cemre.Y.

27 Aralık 2017 Çarşamba

Daha Çok Yanar

...Daha Çok Yanar...
Öyle mi dediler hocam size,
Özür dilerim ama!
İlk gerçeğinizi söyleyen ben olacağım,
Yara kabuğunun altına yara sarılmaz,
Can bu!
Hep daha çok yanar.
Cemre.Y.

16 Aralık 2017 Cumartesi

Sarı Sandıklar

…Sarı Sandıklar…
Yine mi…
Sarı sandıklarını açtın be ruhum!
Ne vakit yorulacaksın...
Yüreğinin kelebek kanatlarını,
Yolup yolup durmaktan...
Ne vakit bıkacaksın...
Kalbinin kan kırmızı rengini özlemekten.
Ya şimdi, yine yeniden.
Yara kabuklarınla,
Boğazının ilmeğine kadar dolu
Cehenneminden...
Yine nasıl cayacaksın!
Cayabilecek misin?
Geç...
Miş...
İn...
Den.
Unut...a..bil...e...cek...
Mi...sin...
Hepsini, hep birden!
Cemre.Y.

10 Aralık 2017 Pazar

Ben Allah Mıyım?

…Ben Allah Mıyım?...
Aslında herkesin okulu
Bir tek kadındır,
Şöyle adamıyla bir tastamam
Gurur tablosu
Gözlere akan son nakışlı,
Son bir bakış.
Ya sizinkisi?
Olması gerektiği gibi
Annenizden başlayamadı mı?.
Yoksa!
Birileri baba faktörünü,
Hiç anımsatmaması gerekirken
Yaralarınızın bütün kabuk yerlerine
Dokunup hatırlattı mı?
Belki de bu sefer
O kanamaların hiç durmayacağını bile bile!
Hep yarım kalacağını bile bile dokundular mı teker teker.
Sahiden de o kadar acımasızlar mıydı!
Sahiden de dün yolda rastladığın,
O acımayla baktığın adam senin baban mıydı?
Hani ona hiç acımayacaktın.
Ama acıyorsun!
Hani ölse de cenaze yüzü olsa
Bu son bakışın
Eminim asla acımayacaksın.
Bir yanım…
Şunu da affet artık kurtul diyor,
Bir yanım cehennem!
Sahi ben neden affediyorum onu.
Ben Allah mıyım?
Cemre.Y.

7 Aralık 2017 Perşembe

Dar Alanlar

…Dar Alanlar…
Dudağımın kıvrımına,
Artık akamayan, o yaş tanesini de,
İçime içime, içmedim yani.
Zaten bir vakitler okumuştum ben bu romanı.
Sonumuzu ezber çekmiştim yani.
O yüzden ta en başımızdan,
Öylesine çaresiz bir kabullenişle,
Ya "Eder" se, "Değer" demiştim hani.
Yine etmeme ihtimaline de
Hazırdı sarı sandığımdaki yara kabuklarım.
Güven kırığı derin yara alırdı kalp kamaramdan.
Batardık en çok, korkmuyordum yani.
Deli cesareti!
Neyse ki...
Çoktan kanıksamışım ayrılığı.
Yeni yaralarıma,
Eski kabuklarımı yapıştırdım oldu, bitti.
Sevgililer günün kutlu olsun sevgilim,
Ben senin yüzünden de
Şehrimin bir coğrafyasını daha sildim.
Beni iyi tanırsın.
Dar alanlar…
Fena boğuyor beni.
Cemre.Y.

2 Aralık 2017 Cumartesi

Ruhuma Sığınırım

...Ruhuma Sığınırım...
Açıldıysa
Yine kabuğu bile kuruyup
Solmuş da izi kalmış
Derin yaraların ucu
Ruhuma sığınırım
Kendim dahil vücut bulmuş
Tüm insanlığın şerrinden.
Cemre.Y.

Aşk Mı, O Ne Ki?

...Aşk Mı, O Ne Ki?... "Aşk mı? O ne ki!" derdi rahmetli anacım. Sonra da eklerdi; "Yenilir mi, içilir mi? Yoksam mevsimler g...