karanlık etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
karanlık etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

22 Şubat 2026 Pazar

Lapa Lapa Karlar

...Lapa Lapa Karlar...
Yorgun rüyalarımın kabusundan sabaha sığınıp uyandım ki ne göreyim?
Bembeyaz gelinliğinin duvaklarını çatılara asmış yine İstanbul.
Güneş desen çoktan bulutlarını da alıp gitmişti kaç gündür.
Karanlığı yara yara yağıyordu lapa lapa karlar.
Sanki bu saatlerde insanlar işe gitmek için birbirleriyle yarışmıyorlarmış gibi
Ne korna sesi var ne de başka bir ses, öyle sessiz, öyle huzurlu ki.
İlk defa işsiz olduğuma sevindim, hiçbir yere yetişmek zorunda değildim.
Çok şükür artık bacaların kenarlarını delip evime yağacak kar suyu da yok.
İyi ki evimin çatısını onartırken söküp attırmıştım onları.
Yumuşacık battaniyemle kendimi sarıp sarmaladım.
Hiç yoktan gülümsedim hayata yeniden.
"Günaydın ruhum." dedim kendime, hem de en mutlusundan.
Artık dilediği kadar yağabilir o lapa lapa karlar.
Cemre.Y.

28 Aralık 2024 Cumartesi

Hiç Yoktan!

...Hiç Yoktan!...
Uyandım gün yine karanlık.
Açtım iki göğsümün arasını,
Yokladım kırk yamalı yüreğimi.
Kuytu köşelere saklanmış birkaç renk buldum.
Nicedir sıkılmıştım ya etrafımı saran grili anlardan.
Güneşsiz günlere inat,
Kalbimin ölü kelebeklerinin kanatlarını boyadım teker teker,
Rengarenk yamalardan uçurtma yaptım sabah sabah.
Uçurtmamın kanatlarına taktım kelebeklerin renk renk kanatlarını.
Terasıma çıkıp uçurdum uçurtmamı,
Yağmura yakalanmadan yüzdürdüm bulutların içinde.
Hiç yoktan güneşim oldular bana,
Bugün de yaşadım hiç yoktan!
Cemre.Y.

15 Aralık 2024 Pazar

Dün Geceydi İşte

...Dün Geceydi İşte...
Hatırlamıyorum ki en son ne zaman,
Gülümseyerek yattım yatağıma.
Battaniye üstü yorganıma sarınıp,
Yastığıma küçük bir buse kondurup,
Sabaha kadar hiç uyanmadan uyudum.
Dün geceydi işte.
Kırmadım, incitmedim kendimi,
Ne çatımı akıtan yağmura kızdım,
Ne de güneşimi saklayan gri bulutların karasına.
Sabahında yeniden sevdim kendimi.
Tavuk suyuna çorba yaptım hiç yoktan.
Aferin dedim canımın canına,
Ve hiç yoktan mutlu oldum yeniden.
Aferin hayata inat günaydının var hiç yoktan!
Cemre.Y.

11 Kasım 2024 Pazartesi

Gece

...Gece...
Sonra...
Zifiri karanlık geceye uykun kaçar!
Sen uyumaya çalışırken,
Onlar...
Hayatı geceden yaşıyorlar!
Cemre.Y.

15 Ekim 2024 Salı

Günaydın

...Günaydın...
Günaydın ey sevgili kendim.
Güneşin yüzünden makas alarak uyandığın günler bitti.
Nicedir karanlık uyandırıyor bizi.
Malum, mevsim artık sonbahar.
Ekim sabahları serin olur, ayaklarını üşütme!
En sadesinden kahvene sarılmadan önce,
Sıcacık bir çay demle kendine.
Buruk bir yalnızlık çöreklense de yüreğine.
Üzülme ama!
Sakın üzülme!
Mevsim dediğin nedir ki,
Önündeki kışı da atlat hele!
Gelir elbet, o güzelim güneş güzeli günler.
Senin de mutlulukla salınır beyazlamaya başlayan saçların.
Günaydın ey sevgili kendim, günaydın.
Sarılayım omuz başlarıma,
Gidenlerimin, bitenlerimin yerine,
Şöyle usulca...
Öpeyim kirpiklerimden.
Cemre.Y.

2 Aralık 2022 Cuma

Işıklar, Yıldızları Söndürüyorlar!

…Işıklar, Yıldızları Söndürüyorlar!...
Kapatın ışıkları ne olur!
Işıklar, yıldızları söndürüyorlar.
Düşündüğümü,
Düşündüğüm gibi,
Söylememek cezası verdim kendime.
Yürüyüş, bu gece…
Topuklu ayakkabılarla olacak!
Onlardan ve karanlıklardan korkmadığım için,
Muhtemelen, beni deli sanıyorlar.
Yalnız…
Kapatın ışıkları ne olur!
Zira, ışıklar, yıldızları söndürüyorlar.
Cemre.Y.

7 Temmuz 2022 Perşembe

Renklere Bakın!

...Renklere Bakın!...
Yüreğiniz fırtılandığında,
Mütemadiyen renklere bakın.
Mutluluk...
O renklerden birindedir mutlaka!
İlle de bir ayna yansımasında.
Ki her ne kadar...
Ki her şey'e rağmen!
O renklerden en sevdiğiniz olan,
Gecenin karanlığında bile size, hala!
"Gölge etme, başka ihsan istemem" dese dahi!
Siz...
Gölgelerinizi dahi ondan uzaklaştırıp,
O rengin, renginin güzelliğine,
Hücre hücre dahil olduğunuzu unutmayıp,
Sitemlerle, kinayelerle ömrünüzü tüketmeyip,
Durduk yere olayı,
Mitokondrilere bulaştırmayın!
Yüreğiniz fırtılandığında,
Mütemadiyen renklere bakın.
Mutluluk...
O renklerden birindedir mutlaka!
İlle de bir ayna yansımasında.
Zira...
Ayna dediğin,
Sırrıyla saklıdır.
Sırlamasan sade bir cam kalır.
Cam dediğinse,
Zamanla sararır, çizilir, eskir,
Kırılıp durur en basitinden!
Bıkılır, usanılır.
Ateşlesen...
Eriyik olup yeni bir cam olsa dahi...
Ne o aynı camdır, ne de o, aynı can.
Yüreğiniz fırtılandığında
Mütemadiyen renklere bakın.
Mutluluk...
O renklerden birindedir mutlaka!
İlle de bir ayna yansımasında.
O...
Olsa da, olmasa da.
Sen...
Olsan da, olmasan da.
Yüreğiniz fırtılandığında,
Mütemadiyen renklere bakın.
Mutluluk...
O renklerden birindedir mutlaka!
İlle de bir ayna yansımasında.
Zira...
Ayna dediğin,
Sırrıyla saklıdır.
Sırlamasan sade bir cam kalır.
Cam dediğinse,
Zamanla sararır, çizilir, eskir,
Kırılıp durur en basitinden!
Ne cam olun, ne gölge, ne de ayna,
Aynayı ayna yapan,
O sır olduğunuzu unutmayın yeter!
Bırakın herkes geveze kuş olduğunuzu sansınlar.
"Sır" dediğinin de bir ömrü var,
Bir gün gelir...
Yorulup...
Aynanın arkasından, öyle dökülürsünüz,
Herkes sizi eskimiş, pörsümüş,
Gereksiz bir cam sanır!
İşte o zaman yine, sessiz bir avazla, fısıltıyla...
"Yüreğiniz fırtılandığında,
Mütemadiyen renklere bakın.
Mutluluk...
O renklerden birindedir mutlaka!
İlle de bir ayna yansımasında." deyin kendinize.
Sizi...
En güzel yansıtan ayna olun, yalansız!
Ne kumun haberi olsun,
Ne güneşin, ne de suyun,
Ateşi, har'ı, nar'ı, od'u saymıyorum bile!
Yüreğiniz fırtılandığında,
Mütemadiyen renklere bakın.
Mutluluk...
O renklerden birindedir mutlaka!
İlle de bir ayna yansımasında.
Ki her ne kadar...
Ki her şey'e rağmen!
O renklerden en sevdiğiniz olan,
Gecenin karanlığında bile size, hala!
"Gölge etme, başka ihsan istemem" dese dahi!
Siz...
Gölgelerinizi dahi ondan uzaklaştırıp,
O rengin, renginin güzelliğine,
Hücre hücre dahil olduğunuzu unutmayıp,
Sitemlerle, kinayelerle ömrünüzü tüketmeyip,
Durduk yere olayı,
Mitokondrilere bulaştırmayın!
Cemre.Y.

19 Mart 2022 Cumartesi

Sen De Gideceksin Biliyorum

…Sen De Gideceksin Biliyorum…
Sen de gideceksin biliyorum!
Bari hakkımda, eksiğin ve yarım'ın kalmasın diğerleri gibi!
Bazen…
Birileri çıkıverir ortaya,
Sorgusuz, sualsiz artık neye bedelse dökülüverirsiniz!
Siz…
Hayatınızın çıkmaz sokaklarının,
En karanlığına, en meczup evine sığınmışken,
Kendi duvarlarınızın meczupluğuna kapatmışken kendinizi,
Öylece dizlerinizi karnınıza çekmişken,
Herkes sizi hayata inadına gülümserken görürken,
Aslında öylece, ölüme razı buluvermişken kendinizi,
Ve ecele dua ederken
Yalnızken, üşüyorken, ölüyorken,
O!
Artık her kimse buluverir sizi!
Siz, sadece anlatırsınız
O!
Sadece elinizden tutar.
Sadece dinler sonuna kadar!
Sadece doktorların bile çözüm bulamadığı,
Çözüm bulamazsa kuruyacak o son en iyi gören göz’ü değil!
Ağlayamazsa kör olacak o sol göz’ü de kurtarıverir!
Çok kişi…
Çok şey’iniz olur belki hayatınızda ama!
Sadece bir tek’i…
Son görecek gözünüz olur, o sol gözünüz.
Cemre.Y. 15.03.2014

24 Aralık 2021 Cuma

Neredesin

…Neredesin?...
Ahh!
Benim karadan kara,
Gökkuşağına sevdalı ipek böceğim!
Güneşe meftun, saklı, sevdalı yüreğim!
Herkes sanıyor ki,
Sadece kendi canlarından hücreler dolusu etleri ölüyor!
Yüreğinin,
Yüreğimin üzerindeki atışını özlediğim…
Neredesin?
Cemre.Y.

6 Kasım 2020 Cuma

Durduk Yere

...Durduk Yere...
Ve sonra bir gün,
Bir kadın...
Hayatın ondan, bütün getirdiklerini,
Fazlasıyla götürdüklerini görünce,
Yosun gözlerini devirmekten caydı!
İçindeki karanlık odalarına inat,
Hayatının panjurlarını pembeye boyadı,
Durduk yere de...
Mavi saksılara yemyeşil çiçekler ekti.
Güneşe gülümsedi misal durduk yere.
Cemre.Y.

9 Nisan 2020 Perşembe

Ölmedim Hala, Lakin, Yaşamıyorum Da!...

...Ölmedim Hala, Lakin, Yaşamıyorum Da!...
Nicedir, "Neyin var?" diye soranım bile yok ki,
"Hiçbir şeyim yok!" diyeyim de...
Buna, sen de dahilsin'i, varsın da, yine, anlayamasınlar!
Haberler'in şefkatli bir anına denk geliyorum misal,
Aksi, nalet, huysuz, umursuz bir ihtiyar olacaktım güya,
İstemsiz akıveriyor gözyaşlarım,
Yine kötü kraliçe taç yapraklarının taçlarını takmış,
Hüzün zırhındaki kötücül hücrelerine.
Seveni sevdiğinden ayırmakta hala,
Ve haz almakta hayatı çürütmekten,
Sevenin ciğerini de yara yara.
Şimdi adı da konmuş üstelik Corona!
Nicedir, günde üç öğün gözüm yaşını içiyorum,
Epeydir öğün vakitlerimse, çok bilinmeyenli denklem zaten.
Ve eminim ki seni de çoktan unuttum epeydir,
Yani sebeb' i mazeretim değilsin.
Şimdi mi sormasınlar sakın diye de,
Ömrüme yeni insan dahi, dahil etmiyorum?
Hani es kaza biri soracak olsa...
Daha "Hiçbir şeyim yok!" un...
"Hiç!" faslında büzülüveriyor dudaklarım,
Titremeye başlıyor kirpiklerim,
Karanlıktan çoktan korkmuş,
Elbiseleri limelenmiş, saçları dağılmış,
Yırtık kırmızı pabucunun teki ayağının ucunda asılı kalmış,
O kız çocuğu hallerime dönüp,
Hemencecik, büzülüveriyorum olduğum yerde...
Çocuk olamadan büyümüşlüğümün,
Büyümeden küçülmüşlüğümün,
Hiç'liğimin neresine sığınacağımı şaşırıyorum,
Beynimin bütün kıvrımlarında şimşekler çakıyor,
Kalbimin ritmine yetişemiyorum!
Boğuluyormuyum diye kendimi sınarken,
Derin derin nefes alıyorum, alabiliyorum,
Hava, hala sekiz aylık halimdeki gibi zemheri!
Tahta beşiğimin üstünde hala beş karış kar, korkuyorum,
Ölmedim hala lakin, yaşamıyorum da!
Cemre.Y.

9 Şubat 2020 Pazar

Nasılsın?

...Nasılsın?...
Nasılsın Gece?
Umarsızca tenhalarında yoğurduğun,
Yıldız yakamoz savurduğun çocuklarımız nasıl,
Sahi onları da,
Ardına hiç bakmadan terk etmiştin değil mi!
Kısırlaştırıldım senden sonra,
Ki zaten bir daha da kimseyle kavuşturulmadım.
Arada bir...
Gök mavisi gözleri olan bir kadın uğruyor canımın kenarına,
Uzaktan uzağa öylece suskunca bakışıyoruz, hepsi bu!
Asıl sen nasılsın,
Buldun mu aradığın karanlığı,
Yeterince batakta mısın?
Cemre.Y.

24 Ocak 2020 Cuma

Can Parem

...Can Parem...
Gözlerinin yosun yeşilinde,
Ömrümün tüm zemheri ayazlı kara kışlarını erittiğim!
Yüzünün gül gamzesinde,
Ömrümün tüm karanlığını güneşle yamaladığım!
O kalp dudaklarının gülümseyişinde,
Ömrümün tüm acı sözlerini neşeli bir şarkıyla unuttuğum!
Burnun ucunun her müziplik hareketinde,
Ömrümün tüm burnumun direğindeki sızıları avuttuğum!
Hayata dair her mavili güzel eyleminde,
Ömrümün tüm kötü günlerini silip yeni bir ömre tutunduğum!
Ey benim can parem...
Dilerim ki...
Seni bana yazan, kader...
Bütün kaderini,
Gönlündekini gönlündeki gibi gönlüne denk eylesin!
Sevsin be, bizden başka biri bari bizi, özünden sevsin.
Cemre.Y.

14 Ekim 2019 Pazartesi

Yorgunum

...Yorgunum!...
Kıraç topraklara dönmüş yüreğimden,
Taze filizler açtırmaya çabalamaktan yorgunum,
Dibi görünmez karanlık dehlizlerden,
Hiç yoktan güneş ışıltıları bulmaya çalışmaktan yorgunum!
İnsan kızları ve de insan oğulları,
Varlığımın şefkatini hiçe sayarken,
Onların hep iyi,
Sağlıklı ve de mutlu olmasını dilemekten de yorgunum!
Hayata ruh bulmuş kimliklerin hepsinin birden,
Önceliklerinin en sonuncu olmaktan da haylice yorgunum!
Ama en çok...
Her sabah binbir umutla gülümsediğim aynama,
Mütemadiyen her akşam...
Ruhu sömürülmüş,
Tek bir hayale,
Tek bir hayata umudu kalmamış halime,
Her akşam...
Umutsuzca kırılmaktan da yorgunum!
Şimdi...
Derhal...
Bana koyduğunuz,
Bütün o gereksiz teşhislerinizi kıvırıp kıçınıza sokun!
Cemre.Y.

15 Eylül 2019 Pazar

Ihlamur Kokusu

...Ihlamur Kokusu...
Ah nasıl da büyüyüp serpiliyor gençliğinin ıhlamur kokuları...
Daha lale cennetine gidip,
Seyrine doyulası anları özümseyecekti doya doya!
Daha tazesinden hiç tatmadığı leylak kokularını ağacından nefeslenecekti.
Daha...
Gırtlağına takılıp kalan yumrunun sebebinin müsebbibini,
Rakımı bol kadehli kendi kendilerine sırdaşlı dost meclislerinde,
Küfür gibi savurmayacaktı ulu orta!
O da biliyordu zira!
Bir çocuk doğacak kadar hiç kimse...
Kendi kendisini s***iremezdi.
Yasal bir sevişmenin en organik hücresiyken,
Hayat ona hep inorganik uzaylı muamalesi yapmayı tercih etmişti.
Şimdilerde mi?
Kapatmış bütün şehrinin ışıklarını tek bir mum alevine dahi tahammülü yok.
Doya doya bir ciğer dolusu ferah bir tek nefesi yok, razı!
Zifiri karanlıksa onsuzluk razı!
Cennet şuasıysa ondan tek bir haber razı!
Tam dalacakken uykunun rehavetine...
Kapı tıkırtısını andıran o gecenin bütün seslerine de razı!
Yeter ki...
Kimse...
Hiçbir şeye karışmasın ve de kalkışmasındı.
O, ona razı...
Ne kadar tanıdık geliyordur bütün hikayeler değil mi?
Lakin herkes yer değiştiriyor zaman sonra ilk seçtiği karaktere!
O...
Razı.
Varsın yarın bir gün hiç ummadığı yerden,
Tohumunun meyvesinden yesin o en büyük tokadı.
Üstünden yıllar geçince bir hasret köprüsünden,
"Yine gel!" diye atar yürekleri nasıl olsa!
O, ona, o olmasa bile,
Ona dair hiçbir kırıntı kalamasa dahi, ondan kalana kadar razı!
Ah nasıl da büyüyüp serpiliyor gençliğinin ıhlamur kokuları...
Daha lale cennetine gidip seyrine doyulası anları özümseyecekti doya doya!
Daha tazesinden hiç tatmadığı leylak kokularını ağacından nefeslenecekti.
Cemre.Y.

10 Mart 2019 Pazar

Sevin Lan Hayatı Hem De Acilen!

...Sevin Lan Hayatı Hem De Acilen!...
Günün güzelliği bir kamp ateşi gibi içinde ışıldarken,
Güneş…
Pılını pırtısını toplayıp ufukta kaybolur aniden.
Sonra sandalyeler katlanır çimenlerin üzerinden,
Yollara düşülür bir ayrılık için daha.
Kim bilir kaç veda daha yaşayacak ömrün ey kadın.
Ve kim bilir kaç vuslata gün sayacaksın şimdiden.
Çoktan vardığın koltuğuna kurul şöyle
Yorgun ayaklarını uzat şimdi sehpaya,
Pencerenden karanlığa bak,
Ay bir hilal gibi süzüm süzüm süzülmekte.
Bugünlük boşver yalnızlık şarkılarını dinleyip,
Yalnızlık şiirleri yazmayı.
Göz kırp sabahtan beri haber alamadığın yarine.
Artık ne gam görmüş görmemiş, sevmiş sevmemiş.
Günün güzelliğine selam edip geceye gülümse.
O da yıldızlarla ay'ı konuk edip duruyor nihayetinde.
Üstelik koca bir evren dolusu uydu var ömür yükünde.
Kim bilir o da yüzyıllar boyu günün hasretinde.
Tan yeri, şafak vakti, gün batımı derken ayrılıp durmuş yolları.
Sevin lan hayatı hem de acilen!
Öyle ya da böyle.
Cemre.Y.

9 Şubat 2019 Cumartesi

Kurutulmuş Güller

...Kurutulmuş Güller...
Geçmişin tozlu sayfalarından arındıktan sonra,
Yaprak döktü ömrümün duvarları.
Hücrelerime kadar soyundum karanlıktan.
En son...
Kurutulmuş güller kavanozuna uzandı elim.
Kandil yağı döktüm üzerine bolca,
Önce bir sigara daha yaktım alevlediğim çakmağımla,
Sonra ateşe verdim yüreğimi yakan ne kaldıysa.
Burnumun direğini sızlatırken,
Yanık güllerle, papatyaların kokusu
Söz vermiştim kendime,
Ardıma dönüp bakmayacaktım bir daha.
Cemre.Y.

19 Aralık 2018 Çarşamba

Fırtına Sonrası Karanlık

…Fırtına Sonrası Karanlık…
Misal, gecenin bir vakti,
Sevdiceğimi yatağından uyandırıp,
Fırtına sonrası,
Karanlıktan çok korktuğumu söyleyebilmeliydim,
Vakit artık,
Ecelimi geçmeden söyleyebilmeliydim hem de.
Zira "Korkma sevdiğim,
Bundan sonra ben varım yanında!" diyenler,
İlk fırsatta başka koyunlara yelken açmasaydılar,
Kim bilir belki de söyleyebilirdim.
Belki de güven duvarımı aşıp,
İtiraf edebilirdim korkularımı ona!
Misal, kabuslu gecelerde,
Kedi gibi sokulmak isterdim sevdiceğimin güvenli koynuna,
Sımsıkı sarıp sarmalardı belki beni,
Kim bilir belki de korkusuzca uyuyabilirdim.
Vakit ecelime doğru yaklaştıkça,
Geçip giden yıllarım boyunca
Ya fırtına anında sevdiceğim yoktu,
Ya da sevdiceğim varken fırtına sonrası karanlık,
Fakat en mühimi,
Korkularımı dahi güvendiğim hiç olmadı ki benim.
Çocukluğumdan beri,
Korkamadım yani şöyle doya doya kadınlığımca…
Cemre.Y.

11 Aralık 2018 Salı

Karanlık

...Karanlık...
Gece çöküp yıldızlar mehtabı güzel ülkelere göçtüyse,
Tek'sen, kendin dahil hiç kimse siz sen,
Ve İstanbul'un...
Sahtekarlık kokan ışıklı çarşaflarına meyilli değilsen,
Pencerelerinden ışıklar saçan o apartmanın,
Tek ışıldamayan camı sen olursun.
İnsanlar gelip geçer sokağının önünden,
Her biri onlara güvenip anlattığın yaralarından vurur seni.
Üstelik herhangi bir konudan bahsederken,
Farkında olmaksızın yaparlar bu yaralı ruha tuz basma işlerini.
Kızamazsın, küsemez sin, kırılamaz sın ki onlara da!
Nihayetinde o yaralarını açan da onlar değildi.
Onlar...
Sen paylaştığın için biliyorlar yüreğindeki can kırıklarını!
İçine sığdırmaya çalıştıkça ciğerin yarılacaktı ya hani.
Anlattın bitti sanıyorsun öyle mi?
Gece çöküp yıldızlar mehtabı güzel cennetlere göçtüyse,
Tek'sen, kendin dahil hiç kimse siz sen,
Ve İstanbul'un...
Yalanlarla yoğrulan renkli hayatlarına meyilli değilsen,
Pencerelerinden neşeli insanlar geçip duran o apartmanın,
Tek sessiz ruhu sen olursun.
İnsanlar gelip geçer gözlerinin önünden,
Her biri onlara güvenmeyip dahil etmediğin ömründen vurur seni.
Üstelik hiç olmayacak zamanlarda çıkıverirler karşına,
Misal ayakların su toplamıştır yürümekten,
Yine son model arabasıyla çıkıverir karşına,
"Ne sen inadından caydın, ne de ben senden de be kadın değdi mi bari!" der.
Eminim hala evindeki çeyiz sandığında duruyordur evlilik birliği!
Gece çöküp yıldızlar mehtabı güzel başka bir evrene göçtüyse,
Tek'sen, kendin dahil hiç kimse siz sen,
Ve İstanbul'un...
Orospularla, pezevenklerle dolan akşamdan kalmaları kabul'süzsen,
Pencerelerinden yeni hayatların rengi akan o apartmanın,
Tek yapayalnızı sen olursun.
Ama bilirsin ki şiir yağıyor bir yerlerde, bahar gelecek…
Cemre.Y.

30 Kasım 2018 Cuma

Kış Ayazı

…Kış Ayazı…
Kış ayazı,
Zemheri soğuğu, karanlık ve yağmurlu,
Eldivenleri evde unutulmuş günler geçiyor ömrümüzden.
Dönsen sıcacık yatağın bir daha salmaz,
Dönmesen, parmak uçların donacak.
Hayat da böyle bir ikilem arası bir eylem işte.
Cemre.Y.

Aşk Mı, O Ne Ki?

...Aşk Mı, O Ne Ki?... "Aşk mı? O ne ki!" derdi rahmetli anacım. Sonra da eklerdi; "Yenilir mi, içilir mi? Yoksam mevsimler g...