…Eylül De Gelmiş Çoktan…
Yaz yorgunu bir adanın,
Neredeyse, kemik üşüten bir akşamındayım şimdi.
Yıllar yılı zaman zaman gelirim buralara.
Hangi yaz ayının, hangi anındaysak,
Yanımda kim olursa olsun,
Yalnızlığım yüzüme her vurulduğunda,
Hep merak ederdim,
Dudağımdaki o buruk tebessümümle,
Buraların sonbaharı nasıldır acep?
Yaz boyu, bütün kumsallarını
Sıra sıra, sıralanıp kucaklayanlar,
Onu teker teker ettiğinde misal!
Neler hisseder?
Ya da...
Nasıldır misal,
İlk kar tanesi yağmaya hazırlanırken,
Onun için,
"Evim de evim" diyenlerin de,
O, son bavulları gemilere binerken ki halleri!
Meğer, üşüyormuş o da benim gibi,
Hem de çok olanından.
Eylül de gelmiş çoktan.
O da toparlanıp gider hiç yoktan!
Bir şiirimde;
"Belki bir şiirin,
Son mısrasında karşılaşırız" demiştim bir zamanlar...
Şimdi şiir bile can kırığı.
Sen yine de,
Boynundaki kırlangınçları ters çevir,
"Hiç yok!"tan iyidir.
Cemre.Y.