kayık etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
kayık etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

5 Ekim 2025 Pazar

Gibi'dir İşte, -Mış Gibi

...Gibi'dir İşte, -Mış Gibi...
Dün gece kırgın yürekler denizinin bir başka sahilindeydim.
Hani şu!
Denize çok uzak ama birkaç adım daha atsan oradasın gibi.
Hani şu!
Ormana çok uzak ama birkaç adım daha atsan tam ortasındasın gibi.
Lakin o birkaç adım'lardan da çoktan çok yorulmuşuz gibi!
Dertlerin derya olup taştığı,
Herkesin birer sandal olduğu o günler zaman aşımına uğramış gibi.
Gibi'dir işte, -mış gibi.
Hani şu!
Bizden kaybolan o kayıpların,
Çoktan kaybolmaya niyetli kayıplar olduklarına emin olduğumuzda,
Onları saldığımız o anın acısını artık hissetmemek gibi.
Değmezmiş gibi değil de, bizden yanası, çoktan yanmış gibi.
Vicdanın rahat, gönlün senden memnun.
Çünkü nihayetinde...
Kuş cıvıltıları kesildiğinde onlarla beraber uyuyorsun,
Bir ayak çıtırtısı duysan onlarla beraber uyanıyorsun gibi huzurlusun.
Bir tek...
Arada bir, sen onların hassasiyetlerine,
Ki genellikle sık sık, onlara bile fark ettirmeden çok özendiğinde bile...
Yola değil de, yürütecek olana en güvendiğinde,
Hani sızım sızlıyor ya diz kapağının bütün can özü!
İşte o kırıyor hayalinin dahi güvenini.
Çünkü sen hayata yalpalıyorken,
Çoktan gidilmiştir o yollara,
Çoktan aşılmıştır o duvarların ötesi.
Tadı tadılmış, duası okunmuştur hayatın her anının.
Şimdi o yollar sana da, onlara da kapanmış olsa onlara ne gam!
Sanki sen, o anlara değmiyormuşsun gibi gülmüşlerdir çoktan.
Sanki sen, o anları anlayamazmışsın gibi ağlamışlardır çoktan.
Ama kesin kes, herkes, her suskunluklarında sadece kendilerini düşünmüşlerdir.
Yani şimdi senle de yaşanacak yeni anıları, sensiz yaşamışlardır çoktan!
Seninle olan her yeni an, her şey, gibi'dir işte, -mış gibi hissedersin acıdır, acıtır.
Cemre.Y.

24 Nisan 2025 Perşembe

Korkularım Korkuyor

...Korkularım Korkuyor...
Dünden beri yine,
Korkularım korkuyor sevdiğim.
Sanki koca bir yük gemisinin güvertesinden,
Marmara Denizinin tam ortasına,
Savrulmuşta,
Dalga dalga sallanmakta olan,
Kağıttan gemi gibi sallanıyor İstanbul'um!
Elim ayağımın canı çekilmiş gibiyim.
Kulaklarımda dinmeyen o uğultu geçmiyor.
En büyük depremim bu değildi lakin,
O gece koynumdaydı yavrucağım.
Sarıp sarmalayıp kucağımda dışarı çıkarırken,
O daha çok korkmasın diye korkamamıştım bile.
Kaç vakittir hiç yok ya, ahvalini ele güne sormak da yoruyor bu kalbi.
Cemre.Y.

4 Temmuz 2024 Perşembe

Gel İstersen

...Gel İstersen..
Ey benim beklemelerimin son durağı!
Sana gün doğumu turunculuğundan sesleniyorum.
Hani denize yakın nehirler olur ya,
Yavaşça süzülsem derinine diyen,
Küçük mavi bir kayığım şimdi.
Bakma sen benim,
Bir yamacın kıyısındaki ağaca bağlanmış urganıma.
Bir tutam gülüşüne bakar sana süzülmem.
Bir demet kır çiçeğine bakar sana dökülmem.
Gel istersen.
Cemre.Y.

23 Eylül 2023 Cumartesi

Artık Ne Fayda!

...Artık Ne Fayda!...
Vakit...
Sabır taşının çatlamasına ramak kalmışsa!
Gayrı, kendi kendine konuşup durarak,
Sabır tesbihi çekmeyi hayli geçmiştir.
Zaman...
"Amaaann!"dan ibarettir artık.
Kadın ne vakit,
Eder bilinmezlikle
Değeri düşürüldüğünü hissettirildiği anları çoğaltıldıkça,
Deniz üzerinde yüzen bir sal dahi olsa,
Adına siz tekne deyin misal.
Usuldan kulaç atar,
Tümden gelen bütün imleçlerine.
Zira anlar ki,
Hiçbir vakit,
Kendisiyle tümevarım hiç kavranamamıştır!
Şimdi...
Kim?
Hangi dilde anlatabilir ki
Sizdeki bu "Sen!" eksikliğini?
"Biz!" var!
"Ben!" var!
"Sen!" yok!
"Nasıl olacak bu iş?"der çoktan!
Sen kendince akıl tutulmalarında sörf yaparken,
Sessizce kayığını yol almaya doğru ikna etmiştir kadın.
Karşısında sessiz bir liman olsa da,
Yahut bir çağlayan...
Akacaktır o, en uzağa!
Sonra kendi kendine hayıflansan ne fayda!
Keşke...
"Keşke!"siz duysaydınız sessiz harflerinin,
Kulaklarınızı çınlatan bütün sitemlerini.
Artık...
Ne fayda!
Cemre.Y.

15 Mayıs 2022 Pazar

İstanbul

…İstanbul…
Nicedir kendi yüreğimi,
Kaçamak zamanlarda göz atılan,
Sahipsiz posta kutusu gibi hissetmekteydim.
Nihayet dün ruhumu özgür bıraktım.
Gittikçe ağırlaşan bedenimle inatlaşmadan,
Şöyle uzunca bir İstanbul yürüyüşü yaptım.
Rahmetli anacığımın indiği durakta indim.
Çocukluğumun ellerinden tutup,
Beyazıt meydanını turladım,
Çemberlitaş'ın taş duvarlarını okşadım.
Sulnahmet'te rahmetli annemin gençliğini andım.
Gülhanede sanki yine konserler olacakmış gibi,
En ön sıradan yer tuttum.
Kendi kendime piknik yapmayı sevmediğimden,
Sarayburnunu es geçip,
Eminönüne yürüdüm.
Mısır Çarsını, Çiçek Pazarını turlayıp,
Annemin aldığı çiçek tohumlarından aradım.
Onların bile sahte çıktığını duyunca,
Elim kolum bomboş,
Balıkçı kayıklarının yanına gidip,
Denize karşı balık ekmek yedim.
Gönlümü İstanbul nefesiyle doyurdum.
Cemre.Y.

3 Ekim 2020 Cumartesi

Gülümsüyorum İşte

...Gülümsüyorum İşte...
Sana...
Şöyle denize sıfır!
Kenarında iki küçük kayığın bağlı olduğu,
Hani olur da boğulmaktan korkarsın diye de,
Az ötesinde küçük bir adacığın olduğu,
Yabancısı olmadığım bir toprağın,
Ciğerlerine kök salmış,
Lila rengi bengonvillerin çiçeklerinden birinin,
Öz içinden yazıyorum sevdiğim!
Artık merak etme beni!
Nicedir, niceyim diye.
Küçük bir operasyonla,
O koskocaman kalbimi öldürdüm işte!
Gayrı bundan sonra kıyamet mi kopar,
Nuh tufanı yeniden mi doğar,
Yoksa dünya mı soğur yeniden,
Umurumda bile değil.
Bak...
Ben, hala, bu hayata, inadına,
Gülümsüyorum işte!
Buz rengi goncalar açıyor gamzelerimde.
Cemre.Y.

1 Ocak 2020 Çarşamba

Yosun Gözlüm

...Yosun Gözlüm...
Ey benim,
Gülüşünde gül demetleri kuruttuğum,
Ey benim,
Lale devri kağıttan kayıklarına dualar savurduğum.
Ey benim,
Koynumda hayallerini ısıttığım yosun gözlüm.
Elbet senin de gelecek,
Kaderini baştan yazacağın en güzel devrin.
Elbet senin de gelecek,
Rüyalarını baştan yaşayacağın en güzel günlerin.
Cemre.Y.

26 Kasım 2019 Salı

Gülümse

...Gülümse...
Gecenin mührü serilirken yıldızlara,
Sırılsıklam yağmura bulandı bütün sokaklar.
Eli yüzü yıkandı şehrimin coğrafyasının.
Beni hiç sorma azizim,
Dudaklarımda şakayık gülümsemesi!
İçim dışım kalabalık aile sevgisi...
Cemre.Y.

26 Şubat 2019 Salı

Denizi Olan Bir Kıyı Bulmalıyım

...Denizi Olan Bir Kıyı Bulmalıyım...
Denizi olan bir kıyı bulmalıyım kendime,
Topuklarım su toplayana kadar,
Bilemediğim çıkmaz sokaklara girip çıkıp,
Yorgun ayaklarımı uzatmalıyım kayalarına,
Kışın zemherisini umursamadan!
Önce susup uzun uzun seyretmeliyim,
Ufkun sahile getirdiği dalgaları seyretmeliyim,
Ve geri gidişlerini izlemeliyim,
Akşamın yakamozları ayın şavkına vururken.
Misal senden bahis açarak başlamalıyım ilk!
Oysa sana anlatmaya çalışmıştım daha bir gece önce.
Dinlemedin ki,
Konuşmaktan duymadın hiç aradaki ünlemlerimi!
Ben de anlatmaya çalışmaktan duyamadım belli ki seni.
Neyse ne!
Ama kıyısı olan deniz öyle mi?
Yani ölecek kadar da bitap düşüp ona dert anlatmaya kalkışsam,
Benden de dertliyse onun akşamının şavkı!
Bir fırtına patlatıverir,
Tam ben kendi derdimin konusuna odaklanmışken,
Eve nasıl döneceğim umurunun ucuna bile gelmez,
"Sus ulan!" der.
"Bir dur, biraz da beni dinle!" diyerek
Koskoca bir dalgayla ıslatıverir
Neyim var neyim yoksa her şeyi!
"Şimdi ben
Eve nasıl gideceğim." diye denize, kıyıya, kayaya,
Seçtiğim akşamın ayazına küfür etmek yerine,
Sadece ve sadece gülümserim, taksiler ne güne duruyor.
Ben "Eyvallah!" ları sırf bu yüzden hiç sevemedim mirim.
Anlam içeriği şiiri geçmiş birer romandır bende zira!
Bütün ömrüm boyunca her ne olursa olsun,
Her nereler yıkılırsa yıkılmış, nereler kırılmış olursa olsun,
Bir tek, kıyısı olan deniz küsmez bana,
Ola ki mevsimsiz, zamansız uğramış olurum yanına,
Bütün hıncı dalgasını boşaltır kafamdan aşağıya!
Bütün ömrüm boyunca her ne olursa olsun,
Her nereler yıkılırsa yıkılmış, nereler kırılmış olursa olsun,
Bir tek...
Hiçbir kıyı'm olmayan ben küsemem, kıyısı olan ona!
Nasılsa sonunda,
Birbirimizi susarak seyretmeye başlarız bir yerde.
Çocuktum, Sarayburnu sahilinde tanıştım onunla ilk!
O kadar heyecanlanmıştım ki
Bastığım kayanın yosununa denk gelmişim uçtum denize.
Anam, babam, kardeşim tutamadı da beni
Bir tek deniz verdi beni bana!
Kayıklar, tekneler, takalar öylece salınırken,
Biz öylece kar sessizliğinde söyleşiriz.
Durum vahim değilse hani maddiyattan,
Bazı da acılı şalgam eşliğinde nefesleniriz zira,
Bir tek o duyar yüreğimin korkularını.
Cemre.Y.

14 Ekim 2018 Pazar

Gelmediyse Hala

...Gelmediyse Hala...
Gelmediyse hala...
Beklemenin bir anlamı da kalmamış be kaptan...
Şimdi ister batır kayıkları, tekneleri, gemileri.
İster karaya vuralım ölü balıklar gibi...
Cemre.Y.

3 Aralık 2017 Pazar

Ya Sen Şairim

…Ya Sen Şairim…
Tam unuttum diyorum
Bir şiirine rastlıyorum bir yerlerde!
Öyle ezberlemişim ki seni,
Hangi şiirini,
Kime, ne zaman yazdığını bile biliyorum.
İstem dışı,
Dosyalar arasına saklanmış,
Silmeye de bir türlü kıyamadığım,
O son resmimize uzanıyor elim.
Ne de güzel gülümsemişiz oysa maviye!
Ne de umutlu,
Ne de mutluymuşuz meğer!
Gözlerinin kuytusu bile
Yıldız, yakamoz şarkılar tutturmuş,
Dudaklarının kenarına güller konmuş,
Boğazının ilmeğini sevdiğim,
Alnının ortasına martılar konmuş.
Şimdi kaybolan yılların
Çetelesini tutmak zamanı adamım.
Bir daha aynı bakamadım ben
Beni kaydına alacak hiçbir coğrafyaya!
Bir daha da yazamadım hiçbir şiirimi aynı aşkla.
Senden sonra,
Hiç kağıttan kayık yapmadım mesela!
Ya sen şairim,
Peki ya senin?
Daha mutlu,
Daha umutlu,
Daha mavili resimlerin oldu mu?
Cemre.Y.

11 Kasım 2017 Cumartesi

Yüreği Kırık Kayık

…Yüreği Kırık Kayık…
Yüreğimi evimin kilidine
Asıp da gelmeseydim
Kim bilir bu yakamoz ışıltılarının
Aşka şavkının vurduğu
Şu yüreği kırık kayıkta
Şarap olur öpüşürdük dudaklarınla
Dudaklarını da geçtim sevgili
Kim bilir ne de güzel susardık
Gözlerimizde yıldızlar dilek tutarken.
Kilit evimde, anahtar,
Yüreği kırık kayığın
Bir damlayla süzülen
O hüzzam makamının son nağmesinde...
Olmadı işte yine...
Kitaplı, kitapsız ama
Ama sınırsız yürekli şiir dostları ile birlikte.
Cemre.Y.

29 Ekim 2017 Pazar

Seni Seçtim


...Seni Seçtim....
Geçmişinin kağıttan gemilerinin üzerine
Yeni bir yelkenli inşa edemezsin
Ya kağıttan kayıklarının
Teker teker suda yok oluşunu izleyeceksin
Ya yelkenlinle mavilere
Akmaktan vazgeçeceksin
Ben mi?
Hepsini geçtim ve seni seçtim!
Cemre.Y.

25 Ağustos 2017 Cuma

Dağınık Kalsın

...Dağınık Kalsın...
Ruhum, "Hemen toparlan, beynin ne diyorsa onu yap,
Gözlerin ağlamayacak o zaman." diyor!
O zaten koskoca bir yalan,
Yüreğin kocaman bir işaret çakıyor oradan!
Gözlerin, beyninin cümlelerine,
Stabilize standartlara
Uygun kelimeler dizerlerken,
Ulan yüreğin,
Daha başlamadan bitmelere dağılıyor!
Artık adım atacak yer kalmadı yüreklerimizde
Ne yana dönsek cenazelerimize çarpıyoruz!
Bir kürek lazım bize,
Bir de kocaman bir kayık!
Hatta o zaman şarkı söylemek lazım!
Hala geçemezsek
Yüreklerimizin odalarımızdan.
İki de taş lazım hele ki!
Doğum ve ölümümüz arası
Başlarımız hiç dinleneyemeyen
Baş uçlarımıza...
Aslında hiç de yaşayamadıklarımızı yazan...
Aslında saniyesi olsa da,
Oldukça çok yaşadığımızı yazan.
Bırak artık böylece…
Dağınık kalsın ömrüm be adam!
Cemre.Y.

23 Ağustos 2017 Çarşamba

Ruhun Kayıksa

…Ruhun Kayıksa...
Ruhun kayıksa boşuna rüzgarı bahane etme!
Nasıl olsa istediğin tarafa sallanacaksın
Bari güneşle buluta sitem etme!
Dibe doğru kayarken
Bize tutunma bari
Parmak izlerin kalmasın üzerimizde
Hadi yüreğimiz neyse de
Hiç değilse kollarımızı kirletme!
Cemre.Y.

Aşk Mı, O Ne Ki?

...Aşk Mı, O Ne Ki?... "Aşk mı? O ne ki!" derdi rahmetli anacım. Sonra da eklerdi; "Yenilir mi, içilir mi? Yoksam mevsimler g...