ağrı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
ağrı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

17 Nisan 2026 Cuma

Narkoz Kokusu

...Narkoz Kokusu...
Uyandırıldım.
Burnumun direğinde kesif bir narkoz kokusu
Gözümün birinin ışığı sönük,
Çene kemiklerimde derin bir ağrı.
Acımın acısının henüz farkında değilim.
Halbuki uykuya dalarken,
Rengarenk çiçekler diyarının
Gökkuşaklarına salıncak kurarım belki diyordum.
Olduysa da hatırlamıyorum.
Uyanmasam da hiç gocunmazdım gaip diyara gittiğime.
Uyandırıldım.
İki gündür sağ gözümün içinde cam kırıkları
Beyazının çoğu kırmızıyla kaplanmış ya
Üst kirpiğimi alt kirpiğimle kavuştursam bir dert,
Kavuşturmasam bin dert.
Geçecek elbet, hem de çok yakında geçecek.
İşte o vakit uzun uzun bakacağım rengarenk çiçeklere
Ve derin derin koklayacağım en güzel kokuları.
Madem ki "Gitsem de olur!" deyince gidilemiyorsa öte dünyaya.
Yaşaya yaşaya yaşayacağım bu hayatı ben de!
İnadına ve hem de seve seve!
Cemre.Y.

16 Aralık 2025 Salı

Ruhumu Da Ruhundan Ayrı Koydun

...Ruhumu Da Ruhundan Ayrı Koydun...
Dilinin zembereği bozulmuş ağulu cümleler akıyordu dudaklarından.
Yüreğinde bir gram pişmanlık yok kırıp döktüklerine dair.
Gecenin bir yarısı tam karakolluk acılar yaşanmakta.
Kıyılamıyor işte ömrünün sicili bozulacak diye,
İçime içime akıtıyorum gözyaşlarımı.
Lakin...
Ağrılarım hala çok ağrıyor işte.
Bedenimdeki mor güller elbet geçer de,
Güvenimin korkularının sonu ne olacak?
Ruhumu da ruhundan ayrı koydun ya,
Yine de iyi bak ama kendine.
Benden olabildiğince uzak, kendine çok yakın ol lütfen.
Cemre.Y.

20 Ekim 2025 Pazartesi

O Güzel Günler Gelecek, Çünkü Gelmeli

...O Güzel Günler Gelecek, Çünkü Gelmeli...
Yağmuru bol gri günlerin ardından,
Nihayet bu sabah usulca sokuldu güneş.
Nazlı nazlı salınırken gökyüzünde
Bulutlarla saklambaç oynar gibiydi.
Bir gülüş yerleştiriverdim dudaklarımın kenarına.
Nihayetinde sonbahar da bir bahardı.
Gölgesi ayaz, güneşi sımsıcak.
Yorgunluğum geçmek üzere,
Eklem ağrılarım vücudumu terk etmekte.
Çok şükür iyileşiyorum sanırım, ruhum da arınmakta.
Bir kere daha tutundum güzel günlerin geleceğine.
İlmek ilmek işliyorum yüreğime,
O güzel günler gelecek, çünkü gelmeli.
Cemre.Y.

16 Mart 2025 Pazar

Yaralarımın Yeri

...Yaralarımın Yeri...
Yaralarımın yerini iyi bildiğiniz halde,
Neden, hep oralardan konu açıyorsunuz?
Kanarsa durmaz, onu da biliyorsunuz!
Cemre.Y.

13 Haziran 2022 Pazartesi

Sen Bundan Sonra Hiçbir Yere Gidemezsin!


...Sen Bundan Sonra Hiçbir Yere Gidemezsin!...
Yaşamın kıyısından geçerken,
Ne çok iç çekişlerimiz...
Ne çok iç çöküşlerimiz olmuş,
Ne çok...
Tam biz, bir hayale uzanmaya çalışırken,
Ellerimizden kayıp gidişleri olmuş.
Şimdilerde, ağır aksak adımlarımla izliyorum,
Artık hiçbir yere gitmek istemeyişlerimi.
Oysa...
Önüm, ardım, sağım, solum açık!
Lakin bir kere düşmeyegör!
Bir kere daha,
Bütün can kırıklıkların bir araya gelecekmiş gibi,
Bütün hayaletlerin sana çelme takacakmış gibi,
Sanırsın ki, düşersin,
Düşersen...
Böyle böğründe, hiç geçmeyen,
Her ufacık rüzgarda,
Kendini hatırlatan bir kaburga sancısı.
Ardından yapışan bir kol ağrısı.
Yüreğin nefesine yetmez olur birden,
Geldi mi sana yürek yarası!
Gidemezsin.
Gitmeyi hayal ettiklerini de sümen altı edip,
Gitmek zorunda olduğun yerlere dahi,
Kıytırıktan birer bahane uydurup,
Öylece durursun.
Çünkü sen...
Sen bundan sonra,
Hiçbir yere gidemezsin.
Cemre.Y.

26 Temmuz 2021 Pazartesi

Kırık

...Kırık...
"Sen de, artık, canını yakan her şeyine,
Kırılmış diyorsun!" demişti bir keresinde.
Kaburganı incitmişsin,
"Kırıldı." diyorsun!
Dizinde sadece bir yırtık var,
"Kırık." diyorsun!
Midende gastritli ülser var,
"Kenarı kırılmış." diyorsun!
Kalbini üzmüşler,
"Zaten hep kırıkmış." diyorsun!
"Sen de, her şeye kırık diyorsun." demişti.
Ona...
Bunca zaman sonra,
Bunca kırıklarım hakkında,
İlk kez, tek bir cevap vermiştim.
"Artık, canımın canını üzen her ne olsa da,
Çoktan kırılmıştır benim için,
Canımı yakan her yerim, kırıktır benim için,
Kırılmıştır yani, çoktan olanından!
Ve buna birilerini inandırabilmek için,
Ayrıca bir çabam yok!
Kırıksa bana kırık,
Acısını da ben çekiyorum yani!" demiştim.
Anlamamıştı...
Yine hiçbir şey anlamamıştı.
"Sen öyle mutlu oluyorsan,
Herkese hep öyle de madem." demişti.
Bir kere daha kırılmıştım.
Ama bu sefer...
Canımın yongası, ciğerimin çiziği,
Taa en dibinden kırılmıştı.
Elbette, ben, ondan,
Onun bebekliğinden ergenliğine kadar,
Ayağına taş değse,
Büyüme ağrılarından kemiklerine acı değse,
Yüreğine gam değse,
Onu şefkatimle zerre zerre öptüğüm gibi,
Her şeylerimin yerlerine koyduğum sevgilerim gibi,
Ne kaburgamın,
Ne dizimin, ne midemin,
Ne de kalbimin kırıklarını,
Teker teker öpsün de geçsindili,
En ufak bir şefkat belirtisi beklemiyordum ama!
Ama, bu kadarı da...
İnsan olan,
Anahtarı, hem elinde, hem de cebindeyken,
Girip çıkacağı bir kapıyı,
Koca bir hayatın intikamıyla, öylesine dolu,
Kocaman bir tekmeyle,
O yürek kapısını darmaduman eder mi?
Neyse ya neyse...
Cemre.Y.

26 Haziran 2021 Cumartesi

Pişman

...Pişman...
Yıllar yılı, yaşadığım onca acıya rağmen,
Şöyle bir geçmişlerimize bakınca,
"Yine de pişman değilim hakim bey!" derdim,
Bana her...
"Pişman mısın peki?" diye sorduklarında."
Meğer fazlası varmış bazı aldanmaların da,
Yeni haberim olmuş kadar ağrıyor kaburga kemiklerim.
Üstüne bir de...
Yıllar yılı aynı temcit pilavı önüne sürülünce,
Geç kalınmış pişmanlığın acı ağrısı ekleniyor işte.
Geçecek ama...
Geçecek!
Diğer bütün geçenler gibi bu da geçecek.
Şimdi mi?
Geçmişi geriye doğru saramayacağımıza göre,
Hani onun...
O ilk adına rastlama anına dönemeyeceğimize göre,
Görmezden gelip, yüzümüzü çevirip,
Bambaşka hayatlar yaşayamacağımıza göre!
"Milyon kere pişmanım." desem ne fayda!
Şimdi ben...
Hayallerim ve de kırıkları,
Hep beraber oturmuş gölgeleniyoruz.
Cemre.Y.

30 Nisan 2021 Cuma

Nihayet

...Nihayet...
"Geçecek!" diye diye geçti ömrümüz.
Ve sonra yaşından haylice ihtiyarlamış bir kadın,
Ilık bir bahar akşamında...
Nihayet, kendi anına, kendi zamanına yüreğini açıp,
Usulca batan güneşe döndü yüzünü.
Nicedir derin bir nefesi şöylece ağrısız çekemiyordu ya,
Akşamüzeri yediği ağrı kesici iğneden midir nedir?
Derin bir nefes çekip, genzine doldurdu denizin iyot kokusunu!
Hiç üşenmeden usulca kumsala doğru yürüdü,
Hiç ağlamadan da kumdan kaleler yaptı kendisine,
Ama bu sefer...
Çocukluğunda yaptığını yapmadı.
"Nasıl olsa üstümüze basıp geçerler!" diye,
Kendi elleriyle yıkıp gitmedi kumdan kalelerini.
Küçük bir anne, küçük bir baba ve küçük kardeşler yaptı kendine.
Sonra birden çocukluğunun hayal resimlerini çizerken,
Kendisini ya hep en sona bıraktığını,
Ya da hiç resmetmediğini hatırladı.
Hemen evine koşup, aynanın karşısına geçip,
Gözlerinin ta öbeklerine bakıp,
Defalarca kendisinden özür diledi,
Herkesi affede affede unuttuğu kendisini,
Gülümseyerek en içinden affedip,
Kendisine sarıldı, hem de sımsıkı sarıldı.
Kalbinin atışını hissetti yeniden,
Damarlarında gezinen kanların ığıl ığıl aktığını,
Canını hatırladı kadın nihayet!
Perdesini araladı, penceresini açtı,
Önünde hafif hafif dalgalanan denize selam etti.
Uzun yıllardır belki de ilk defa...
Bu gece kabus görmeyecek,
Bu gece...
Huzurlu ve hep mutlu bir geleceğin rüyasını görecekti.
Karaya vurmuş, yanından kalabalıklar geçerken,
Kendi seçtiği yalnızlığıyla avunan,
O içi kırık kayığıysa artık onarmanın vakti gelmişti.
Nihayet denize açılmak vaktiyse,
Rengi mavi olmamalı bu seferki hayalin,
Deniz zaten mavi, güneş zaten sarı!
Lakin güzel bir lal kırmızısı da iyi yakışır sanki.
Cemre.Y.

1 Aralık 2019 Pazar

Neyse

...Neyse!...
Mevsimler ayarsız geçip giderken,
Arsız yağmurlar başladı durduk yere!
Durduk yere gök gürledi en şimşeklisinden,
Durduk yere yine korktum ya anne'm!
Dizimin ağrılarını yeni affetmiştim oysa,
Oysa yüreğimin yaralarını yeni mumyalamıştım.
Ciğerlerim falan da idare ediyor işte kendince!
Lakin sol kürek kemiğimin üzeri kurak bir toprak sanki.
Sağ elimle kaşıdıkça yeni yaralar,
Yeni yeni sorumluluklar çıtırdıyor her hücresinden!
Sahi...
Onu ne yapacağız anne'm!
Kuruyup, çürüyüp toprakta yok olmadan şu deriden elbisem,
Sevilecek mi şöyle doya doya hani en mevsimsiz olanından,
Hani en masallara kahramanlar olunanından.
Neyse!
Hava ayaz, mevsim zemheri,
Soba da yok ki bir odun daha atıp ısınsam.
Yıldızsız, yakamozsuz akşamlardan geçiyorum sevgili'm.
Hani bir keresinde...
"Umudu yıldızlara astık, ay tutuldu." demiştim ya!
Eksik kalmış...
Rüyayı, hayal sandık, yalan oldu.
Geçer ama...
Bütün geçenler gibi!
Neyse!
Cemre.Y.

22 Kasım 2019 Cuma

Dehliz

...Dehliz...
Ruhumun derin dehlizlerinde geziniyorum her gece...
Gün be gün artan öksürük nöbetlerime bakılırsa da,
Bulamıyorum demektir ne demeye
Tanrının yaratıp unuttuğu bir insan evladı olduğumu!
Ve neden?
Ve nasıl?
Ve niçin...
Ömrü hayatım boyunca sanki utanılacak bir varlıkmışım gibi,
Atılıp savurulacak, başka öfkelerin hepsi üzerinden alınacak,
Kırılacak, üzülecek, incitilecek ama ille de hayatta kaldırılacak.
Bir tek sevgi kırıntısına, biraz şefkate, 
Biraz vefaya hasret kalacak bir ruh olarak yaratıldım acaba!
Düşüncelerim düşünmekten yoruluyor bazen...
Durduk yere başlıyor yine ağrılarım ağrımaya!
Durduk yere acısız ölümün çarelerini arıyorum bazen.
Sonra vazgeçiyorum aniden!
Zira meğerki ben zamansız ölürsem o kazanır.
Varsın o da bunu merak etsin madem!
Değil mi ki bu da benim kendi kaderime intikamım.
Cemre.Y.

13 Ağustos 2019 Salı

Sen Yokluğu

...Sen Yokluğu...
Şurada bir acı var!
Tam sol göğsümün üzerinde.
Ağrı ya da sızı değil eminim bundan.
Şurada...
Kocaman bir boşluk acısı var!
Herkes,
"Soğuk duş alıp ayaza çıkmışsındır,
Yel vurması bu!" diyor.
Ben diyorum;
Nicedir unutmuşum ya kalbimin yerini,
O, olsa olsa "Sen yokluğudur."
Şurada bir acı var!
Tam sol göğsümün üzerinde.
Ağrı ya da sızı değil eminim bundan.
Geçer ama!
Gelsen de geçer,
Gelmesen de geçer,
Diğer bütün geçenlerim gibi.
Cemre.Y.

2 Ağustos 2019 Cuma

Nefes


…Nefes...
Yazlığının verandasından uzun uzun denize baktı kadın,
Üstündeki tişörtü çıkartıp kumsala doğru yürüdü...
Tam denize kulaç açmaya ramak kalmışken durdu.
"Ne çok hayallerimi erteleye erteleye, vazgeçmişim ah ne çok!
Hem de hepsinden birden!" dedi kendi, kendine.
Ağrıyan sağ dizinin kapağını okşadı usul usul…
Omuz başlarına sarıldı, öptü teker teker sağlı sollu.
Şimdi yeni bir hayat bekliyordu onu!
Ya öylece, okyanusa, nefessiz teslim olacak, boğulacaktı,
Ya da orada çoktandır onu bekleyen yeni bir nefese kulaç açacaktı.
Cemre.Y.

21 Aralık 2018 Cuma

Gidelim

...Gidelim...
Zemheri ayazının hiç olmadığı yerlere gidelim sevgilim,
Soğuk algınlığının, hasta ve halsiz olmanın
Ne anlama geldiğini bilmeyen insanların olduğu şehirlere gidelim.
Nemsiz, rutubetsiz günlere nefes alalım seninle.
Eklem ağrılarının, romatizmal hastalıkların olmadığı yerlere gidelim sevgilim.
Akdeniz akşamlarında yıldızlı geceleri yorgan eyleyelim kendilerimize.
Yalnızken daha çok üşümek icat edilmemiş olsun oralarda.
"Sana söz!" demek isterdim misal denizin sahili okşadığı o esnada!
"Sana söz...
Seni ölene kadar seveceğim."
Cemre.Y.

23 Ekim 2018 Salı

Sahi Nasıl'ım?

…Sahi Nasıl'ım?
Senin sormaya yüzün de yoktur şimdi,
"Sahi, şimdi nasılsın?"demeye…
"Sahi nasıl'ım?"
"İyiyim elbette!" de…
Bu yaşta da, aksırıktı, tıksırıktı, astımdı, tiroiddi,
Diz ağrısı, eklem romatizmasıydı, normal elbette ama!
Bir sigaradan vazgeçemiyorum hala!
Bir de seni hala unutamamaktan!
Nasıl mıyım, sahi mi?
Sahi nasıl'ım?
Böyle…
Ellerim, kollarım, ayaklarım bacaklarım yokmuş gibi,
Böyle…
Ne bileyim!
Nefesimi alıp verdiğim boğazım, çenem, dudaklarım.
Burnum, gözlerim, kulaklarım, alnım, kafam…
Yokmuş gibi…
Sahi nasıl'ım?
Sanki cami avlusunda çoktan unutulmuşum da,
Yılların yorgunluğunu yüklenmiş bir yürekmişim de,
Yine kendi kendime bulunmuşum gibiyim.
İstisnasız her gece sabaha uyanmamayı dileyerek,
Ve güne gözlerimi açtığım her gün de,
"Her şey güzel olacak!"dileyerek.
Sahi nasıl'ım, mıyım?
Sahi mi?
Nasıl mıyım?
Kendi kendime evlatlığım işte…
Bir yanım kaybettiğim diğer yarımı,
Yani ruhunun eşini beklemekte ki "Tamam" olsun.
Diğer yanım…
"Artık sanmalardan yorulmadın mı?" demekte.
Senin sormaya yüzün de yoktur şimdi,
"Sahi şimdi nasılsın?"demeye…
"Sahi nasıl'ım?"
"İyiyim elbette!" de…
Böyle…
Cami avlusunda,
Terk edilmiş bir kundak...
Orada hala beklemekte,
Gece ile güneş arası...
Hala her geçen gün atan bir yürek var içinde.
Ne dirim var adam gibi,
Ne de ölüm!
Cemre.Y.

30 Eylül 2018 Pazar

Bayım

…Bayım…
Bana neyin var diye sorup durmayın bayım,
Solum ağrıyor, sen bilir misin orada ne var…
Yükü ciğerine ağır gelen bir yürek.
Kanadı kırık bir serçe misali, ıslak, korkak.
Cemre.Y.

30 Ağustos 2018 Perşembe

Yosun

…Yosun…
Kanatlarının yükünden yorulmuştu küçük melek,
Omuz başları inmiş, sırtı kamburlaşmaya başlamıştı.
Sonra yine her zaman olduğu gibi ansızın onulmaz bir gururla,
Yine onu alnının ortasından öpüverdi kadın.
Gözlerinin yosunundan yaşlar akıverdi meleğin.
Kadın ne söylese, neleri sussa dindiremedi kirpiklerinin ıslaklığını.
Eli, kolu, ömrü…
Çaresiz bekledi kadın.
Kemanın tellerine yüreğinden dokunmuştu biri…
Diğeri oynak bir şarkıyla,
Sahil kenarı eğlencesi söylemeye çalışıyordu.
Aslında istisnasız herkes, o gece…
Yüreğinden yüreğine ağlıyordu.
Sonra birden sustu melek, bir durdu, duruldu.
Gözlerinin yosunun da akşam güneşi batması gerekirken,
Gecenin ayazında tan yeri ağarıyordu!
Soyundu melek kanatlarını…
Omuz başlarındaki ağrıdan kurtuldu.
Doğruldu, sırtındaki kamburu denize attı.
İnsan olduğunu hatırladı hıçkırıklara boğuldu.
Zira hayat hiç kimseye…
Hiç de o kadar kolay değildi.
Oynak bir şarkı çaldı, oturduğu yerden oynadı.
İçini bir tek kadın gördü.
Meleğin içine girdi.
Önce bütün dağınıklığı topladı,
Sonra yitip gitmiş ramak kala'larını.
Yosun gözlerinin kirpiklerinden tel tel öperek geçerken,
Kendi suçlarını da buldu,
Onu istemeden acıttığı ayna yansımalarını.
Canının bütün kırık canlarıyla,
Onun can kırıklarını bir araya getirip,
Buruk bir gülümsemeye terk etti.
İşte o an…
Durduk yere gerçekten hissederek gülümsedi küçük melek.
Ah bir görseniz…
Birdenbire nasıl da büyüyüp yaşlanmıştı.
Söz ilk defa iki cümle kelam etti.
"Artık yeter, cehenneme kibrit çöpü attım ben!" dedi melek..
Sükut, son defa cümle eyledi.
"Senin kibrit çöpü attığın yere, ben benzin dökerim be kuzum" dedi.
Herkes… herkesi… en olabildiği kadar affetti.
Cemre.Y.

2 Haziran 2018 Cumartesi

Ölüyor

...Ölüyor...
Ömürden gerekli gereksiz birer yaprak ayrıldıkça istemli, istemsiz...
Sadece adımları atacak dizleri ağrımıyor ki insanın.
Yürek, sığınağı olan kafesinden sıyrılıp dağılıyor,
Beyin diren diye diye ölüyor...
Ulan ölüyorum kimsesizlikten de!
Bütün kulaklar sağır.
Cemre.Y.

12 Mayıs 2018 Cumartesi

Yosun Yeşili

…Yosun Yeşili…
Ağrıyan dizlerime uzanıp,
Artık büyümekte olan göbeğime,
Kocaman güvenli bir huzurla başını yasladığında...
Gözlerini kapatıp...
Saçlarını okşamamı,
Yaşına göre erken gelen,
Alnındaki hayal kırşıklıklarını düzeltmeye çalışarak,
Seni bebekliğinde de olduğu gibi,
Huzurlandırmaya çalıştığımda
O bakmalara, sevmelere doyamadığım,
Yosun yeşili gözlerini ciğerime saplayan o bakışın var ya!
Her yoksunluğumuzda,
Senin için olduramadıklarımdan sebep...
Bir kere daha çiziliyor yüreğim!
Ey benim ciğerimin baş köşesi,
Ey benim yüreğimin çiziği!
Ne zaman değişecek bu makus kader ve keder!
Artık mutlu olsan diyorum.
Bana hediye vesaire gerek değil!
Bana...
Ben saçlarını okşarken,
"Çok mutluyum anne'm" diyebilmendir
En kıymetli hediye'm....
Sahi eminsin biliyorum ama
Seni çok'un bile az kaldığı,
Tabiri teşhis edilememiş kadar seviyorum!
Cemre.Y.

30 Nisan 2018 Pazartesi

Çekilin Lan Başımdan

…Çekilin Lan Başımdan…
Zaten, şiir'imin, canı sıkkın,
Diş ağrısı...
Düş ağrısıyla,
Rüya aleminde en kabusundan!
Çekilin lan başımdan!
Cemre.Y.

30 Mart 2018 Cuma

Nokta Bile Kalamaz

...Nokta Bile Kalamaz...
Böyle böyle gidiyor kadın
Bağır çağıra!
Feryat figan.
En sonunda da susa susa!
Sustuysa...
(.) Nokta bile kalamaz ki zaten!
Cemre.Y.

Aşk Mı, O Ne Ki?

...Aşk Mı, O Ne Ki?... "Aşk mı? O ne ki!" derdi rahmetli anacım. Sonra da eklerdi; "Yenilir mi, içilir mi? Yoksam mevsimler g...