teras etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
teras etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

20 Ocak 2026 Salı

Yine Yağmur

...Yine Yağmur...
Daha dün sabah bembeyazdı İstanbul'umun çatıları.
Birkaç gün daha yağar diyordum kar taneleri.
Terasımın karlarında kahve içecektim daha.
Bu sabah da aynı beklentiyle uyandım ama
Ne kar kalmış ne de heyecan, her yer yine yağmur.
Şimdi hayallerimin kırıklarıyla oturmuş çay içiyoruz.
Cemre.Y.

23 Aralık 2025 Salı

Haberin Yok

...Haberin Yok...
Kokundan sonra sesini de unutmuştum ya hani.
Geçen gün rastladım sesine.
Terasta oturmuş mırıl mırıl mırıldanmaktaydın.
Şöyle bir kulak kesildim de,
Sensin desem, sen değilsin.
Penceremden başımı uzattığımdaysa,
Anılarımdaki silüetin beliverdi karşımda.
Üşüme diye aldım içeri lakin,
Ne cümleler senin cümlelerin, ne dil senin dilin.
Gözlerin hala yosun yeşili ama,
Bakışlarını çalmışlar senden haberin yok.
Sarılma teklifine karşı koyamadım ama,
Ne eller senin ellerin, ne kollar senin kolların.
Seni senden çalmışlar haberin yok.
Meğer benim de ruhumu da çalmaya gelmişsin.
Benim sırat köprüm de sen olmuşsun meğer!
Ey benim ciğer çiziğim,
Olur da bir gün daha bana yolun düşerse,
Kaybettiğin kendini bul da öyle gel.
O güzelim bedenine,
Benim güzel meleğimin ruhunu giyindir de gel.
Belki o zaman sana yeniden güvenirim.
Cemre.Y.

6 Ekim 2025 Pazartesi

Günaydın Ey Ömrüm

...Günaydın Ey Ömrüm...
Güneşli bir sonbahar sabahındayız sevdiğim,
Sevdiğim dediysem de lafıma bakma,
Nicedir sadece özümü sevmekteyim.
Terasımdaki sarmaşığın yaprakları nazlı nazlı salınmakta.
Çıkıp derin bir nefes alayım dedim.
Rüzgar öptü burnumun ucundan.
Omuz başlarıma dokundu hafiften.
Üşümeye daha çok vardı, ısınmalar çoktan uzaklaşmıştı.
Günaydın ey ömrüm dedim kendime.
Günaydın can özüm.
Çayıma birkaç taze güneş ışığı serpeyim.
Cemre.Y.

14 Eylül 2025 Pazar

Gülümse

...Gülümse...
Günaydın ey benim kırgın kirpiklerini tel tel öptüğüm.
Uyandıysan yeni güne,
Pencerenin perdelerini kenara sıyırırken,
Mor çiçekli sarmaşığın sana selam verdiyse gülümse.
Gitti, daha da gelmez dediğin güneş,
Bulutları kovalayıp konduysa terasının baş köşesine,
Hafif bir rüzgar öptüyse omuz başlarından gülümse.
Sade kahvenin yerine güne demli bir çayla başladıysan,
Aç karnına içilen ilaçlarına bu sefer ara verdiysen,
Derin bir nefes çektiysen sigaranın dumanından,
Her şeye rağmen, herkese rağmen yaşıyorsan,
Gülümse!
Hem de hayata inadına gülümse.
Günaydın ey benim pazar sabahım sana da günaydın.
Cemre.Y.

7 Ağustos 2025 Perşembe

Yağmur

...Yağmur...
Ey benim gül yaprağındaki yağmur tanelerim.
Nasıl da güzelce, elini yüzünü yıkadınız İstanbul'umun.
Terasıma çıkıp kahveme birkaç damla yağmur damlatayım hele!
Seveyim, sevineyim hiç yoktan.
Öpeyim gülümseyişlerinizin kıvrımlarından.
Aylardır yokluğunuz kavuruyordu yüreğimizi.
Geldiniz, iyi ki geldiniz...
Hoş geldiniz.
Size söz verdim bu gece,
Sitem etmeyeceğim artık çatımdaki tıkırtılarınıza.
Yeter ki ağlatmasın odalarımın duvarlarını.
Cemre.Y.

4 Mayıs 2025 Pazar

Artık Sen Bensizsin

...Artık Sen Bensizsin...
Olmayacak mevsimde,
Hayallerinin üzerine kırağı yağmış da,
Ucu yanık mektuplara dönmüştü
Terasımdaki gülümün taç yaprakları.
Özenle alıp sakladım onu.
Durduk yere dudakların aklıma geldi,
Hani sen gülünce, dudaklarının kenarına yerleşen,
Gül kıvrımlarından öperdim ya seni.
Gururum olurdun da alnına kondururdum buselerimi.
Yokluğunda çiçeklere sardım kendimi.
Geçen gün de limon ağacım çiçeklendi misal.
Artık sen bensizsin nasıl avutursan avut kendini!
Cemre.Y.

21 Şubat 2025 Cuma

Kardan Kadın

...Kardan Kadın...
Göz kapaklarını kirpiklerinden zorla ayırdı kadın.
Uyanmakla uyanmamak arasında kalktı yatağından.
Ayaklarını sürüye sürüye salonuna gitti,
Camlarının perdelerini sıyırdı hafifçe.
Penceresini açtı derin bir nefes alırken en soğuğundan
Karşı binaların çatılarına baktı uzun uzun.
Yine bembeyaz gelinliğini giymiş İstanbul.
Sokakları çocuk cıvıltıları doldurmaya başlamış.
Yaşlısı genci fark etmiyor azizim.
İstisnasız herkes el açıyor,
Gökten lapa lapa yağan karlara!
O da el açtı işte sonunda göğe, sonrasını düşünmekten cayarak.
İlk defa anı yaşadı, ilk defa içinin içi sevindi nihayet!
Terasına çıktı küçük bir kardan kadın yaptı.
Öyle ya kardan adamı herkes yapardı.
İçinden kikirdedi bu hallerine.
Kocaman bir gülümseyiş kondurdu dudaklarına.
Yaşamak lazımdı azizim,
Mademki nefes alıyorsak lazımdı yaşamak!
Cemre.Y.

25 Ocak 2025 Cumartesi

Geçmişti, Çok Geçmişti

...Geçmişti, Çok Geçmişti...
Çatımdaki kedinin yağmurdan ıslanmış ayak seslerine uyandım bu sabah.
Önce irkildim, korktum da bir hayli.
Rüya mı yoksa kabus mu anlayamadım sandım gözlerimi açarken.
Koştum terasıma bakan penceremi açtım.
Yağmur sicim sicim yağıyordu ılık bir rüzgarla.
Birkaç zamandır terasımı mesken tutan kediyse,
Eternit kaplı çatımdan usulca atladı terasıma.
Dik dik gözlerimin içine baktı sanki ev onun evi de ben misafirim!
Kızmadım bu sefer, oysa gürültüsüyle hep izinsiz uyandırıyordu beni.
Sonra o geliverdi aklıma, çocuk gülüşleriyle hınzırca,
Tam da böyle, yaramaz tıkırtılarıyla izinsiz uyandırıyordu beni.
Nasıl da yatağıma alıp sarıp sarmalıyordum onu.
Öpücüklere boğuyordum yüzünü, gözünü, o sıkılana kadar.
Küçümen ellerini, kollarını sarmalamamdan kurtarana kadar.
Sonra kuruluverirdik kahvaltı soframıza,
Öyle ya günlerden cumartesiydi, gün, bizimdi.
Yüzüme damlayan yağmur tanesiyle kendime geliverdim.
Geçmişti, çok geçmişti, sanki yüzyıl öncesi kadar çok geçmişti.
Sade kahve yapmadım bu sefer,
Çay demledim kendime en kaçağından!
Derin bir nefes aldım ılık rüzgardan azıcık kalbim sancıdı.
Yine de insan özlemiyor değil ayrılıksız vuslatı.
Özlemekse, çocukluğunu özlemekti yani.
Nihayetinde terasıma izinsiz konan o kedi de,
Günün birinde çekip gidecekti hani.
Cemre.Y.

28 Aralık 2024 Cumartesi

Hiç Yoktan!

...Hiç Yoktan!...
Uyandım gün yine karanlık.
Açtım iki göğsümün arasını,
Yokladım kırk yamalı yüreğimi.
Kuytu köşelere saklanmış birkaç renk buldum.
Nicedir sıkılmıştım ya etrafımı saran grili anlardan.
Güneşsiz günlere inat,
Kalbimin ölü kelebeklerinin kanatlarını boyadım teker teker,
Rengarenk yamalardan uçurtma yaptım sabah sabah.
Uçurtmamın kanatlarına taktım kelebeklerin renk renk kanatlarını.
Terasıma çıkıp uçurdum uçurtmamı,
Yağmura yakalanmadan yüzdürdüm bulutların içinde.
Hiç yoktan güneşim oldular bana,
Bugün de yaşadım hiç yoktan!
Cemre.Y.

10 Kasım 2024 Pazar

Pazar Kahvaltısı

...Pazar Kahvaltısı...
Terasımda Pazar kahvaltısı öncesi;
-Koltuk minderleri, sehpalar, kahvaltı tepsisi?
-Buradayız!
-Zeytin, peynir, söğüş domates ve salatalık?
-Buradayız!
-Peki sucuklu yumurtalar?
-Buradayız!
-İki fincan çay, biri şekersiz?
-Buradayız!
-Ya Güneş’im?
-Ben buradayım da,
Yüreğindekini soruyorsan, artık onu hiç bi yerde sorma,
Şekersiz çaylar koyma artık sofrana,
Başka dünyanın Güneş’i oldu o artık,
Alış tek fincanlı, tek şekerli çayını yudumlamaya!
Nasılsa zaman gelecek,
Şekersiz içeceksin hayatında ne varsa hepsini.
Neyse mutlu pazarlar!
Cemre.Y.

11 Temmuz 2024 Perşembe

Bir Yağmur Suyu Hikayesi

...Bir Yağmur Suyu Hikayesi...
Yıl 1991 (On yedi yaşımdayım.)
-“Oooff anne offf yaaa!
Köyde yaşadığın günler gerilerde kaldı artık!
Görmüyor musun sular musluklardan akıyor artık!
Ne diye balkona boş bidon koyacak mışım püüfft!
Yağmur suyu dolunca ne olacak mış yani eeee!
Öfff beee!
Saçlar mı?
Ütüye mi, sular mı kesilirseee daha neler?
Altı üstü bi saat kesilir eee!
Boşuna söylenme ordan öyle sen çok bağırınca ben hiç duymuyorum seni.
--Bbla blla la laaaa blaaaa lal laaa!--
Hayret bi şi ya burası İstanbul başka da İstanbul yokk!
Ne zaman kopacaksınız bu köy kafasından!
Ne geç ergenliği yaa!
Nolmuş yani zamanında ergen olmadıysam,
Ondan mış mış hep bu asilikler miş miş püüüfff!
Oraya bi gelirse de kafamı bidona sokarmış mış!
Köşeye mi koycaktım bu boş arap sabunu kokulu turşu bidonunu ben yaa!
Iıııyykkkk!
İyi aman rahat et koydum işte.
(Kıçına sokacak sanki yağmur suyunu hayret bişi!)
Ders kitabı arası şiir çalışcam ben!
Rahat bırak beni!
Nee o da mı nee!
Yeni bi ders adı anne!
Sanki üniversiteyi kazansam da yollayabilecek de beni.
Bu nasıl egodur yaa hiç değilse kazandı diyecekmiş sülalesine.
(Ders deyince aklı duruyo kadının yaa!
Doğruyu söylüyorum neyse ki anlamıyor!
Suç benim mi?)
Bi bidon yüzünden beni ağlattın ya!
Mutlu ol anne yağmur yağıyor ben ağlarken!
Nefret ediyorum yağmurdan ve ağlamaktaannn!
Yıl 2015 (Kır bir yaşımdayım.)
- Offf anne offf yaaa!
Dünden planımı yaptımdı oysa!
Öğleden sonra işimden dönerken eksik temizlik malzemelerimi alıp
Bana bayram olmayan bayrama temizlik yapacaktım güya!
Sahi söylemedim sana değil mi?
Geçen hafta, bizim sokaktaki senin komşun Havva ablalaların binası yıkıldı
Müteahhide mi vermişler ne!
Yıkılırken bizim binanın çatır çatır sallandığını da söylerim de,
Oralardan, ya yıkılıp gitseydik diye üzülme diye söylememişimdir sana kesin!
Neyse işte kapalı camlar ardında kesif kokulara dayanamadığımı bilirsin.
Camlar apaçık bütün hafta!
Havva ablaların yıkık binasının bütün tozları da evimde tabiside!
Bilirsin beni temizliğin temiz halini severim hep ben!
Yapmaktan hiç de haz etmem!
Sırf bu sebepten!
Her şeyim gibi temizliğin temiz halini görmek de ellerimden öperken,
Bi gün önceden ayar çekmişim hamaratlığıma!
İşten eve dönerken almışım eksiklerimi.
Evime çıkarken de Behiye'den,
(Biliyorum ana!
Hani evde bi kedi kaybolsa diye,
Ona özlemli gözyaşlarını -n hatırımda hala) elektrikli süpürgesini
(Evet ilk defa,
Bozuk süpürgemi terastan fırlatıp kredi kartına dayanıp yenisini almadım.
Offf yaa evet alamadım henüz!
Dayanacak yerim kalmadı evet olur böyle şeyler hayatta) ödünç alayım dedim.
Baktım süpürgeyi verirken çaresiz moralsiz dolanıyor ortalıkta sudan çıkmış balık gibi!
Sular kesikmiş!
Sulaaarrrrrrrr!
Hem de başkası olmayan İstanbul’daaa!
Hem de sabahtan beriiiiiii!
Neee!!!!
Boşuna söylenmeyeyim mi ben çok bağırınca duyamıyormusun beni!
--Bbla blla la laaaa blaaaa lal—derdin ama neyse miii?
Yapma ana yaaa!
Zaten biliyosun bu mevsimde ellerim bütün detarjanlara alerjili!
Neee!
Terastaki mavi bidonlar mııı!
Ne diyon yaa!
Hani geçen terasta otururken ölü hayvan kokusu gelmişti burnuma da
Kaldırıp kıçımı sağa sola bakmamıştım da eve mi girmiştim!
Eee evet emindim o kokunun ölü hayvan kokusu olduğundan da
Açık havada terasta ölü hayvanın ne işi vardı çevreden sandım dı eee!
Mavi bidonlar mı?
Yağmur suyu muuu?
Ağzı açık olan küçük turşu bidonunda da ölü bi serçe mi var!
Onu da bi zahmet bahçeye mi gömeyiimmm!
Daha da neler!
Adam gibi temizliğimi onlarla yapıvereyim mi?
Pencere pervazlarını da ovayım mı yook daha neleerr!
(Herkes çaresiz dolanırken,
Küçük bidondaki yağmur suyunda boğulmuş ölü serçe bahçeye gömüldü.
Büsbüyük mavi bidondaki saf yağmur suyuyla camlar ve yerler silindi.)
Anne affet beni yaaaa!
Olaydı ellerin hala yine teker teker öperdim parmak uçlarını
Ve ben kadın olduktan sonra bi çok kereler öptüğüm gibi,
Öperdim ayaklarının parmak uçlarını.
Yağmur yağmayacak bu sefer biliyorum yeni sildiğim pencerelerime ve gözlerime.
Eminim, ağlamayacak kadar seninleyim ama!
Anaammm sahi serçeler hep mi gözleri açık ölürler?
Ve sonsuz kere sonsuz teşekkür ederim sana,
En isyankar olduğum zamanlarda bile benim ilk sevdam canım anam olduğun için.
Seni hala, her gün, yeniden seviyorum biliyorsun zaten hep ama yine duy istedim.
Duy diye bu sefer yüreğimin taaa içinden söyledim!
Beni öylece terk ettiğin o yer, sahi mi çok güzel be ana!
Bana diyorum bana, yer var mı ki caba?
Sığınır mıyım acaba senin bi kuytuna!
Cemre.Y.

4 Kasım 2023 Cumartesi

Hiç Yoktan Yine Gülümsedim Hayata!

...Hiç Yoktan Yine Gülümsedim Hayata!...
Sana, serin bir sonbahar sabahının,
Sade kahve kokulu rüzgarından sesleniyorum,
Sana, kabussuz uyunmuş da uykusu alınmış,
Eli, yüzü yastık izi olmuş bir cumartesi sabahının,
Gürültüsüz yağmur çiselerinden sesleniyorum.
Ey benim sevdiğim, sevdiceğim, yürek çiziğim.
Az önce yokladım yüreğimdeki eski yerini!
Az kalsın seni unuttuğumu unutacaktım ya!
Eski bir Türk filmi şeridi gibi geçip gittin gözlerimden.
Sonra siyah beyaz ekran renklendi,
Geçen gün terasa koyduğum buğday tanelerine kuşlar kondu.
Cıvıl cıvıl cıvıldaşıp teşekkür ettiler bana.
Gülümsedim.
Hiç yoktan yine gülümsedim hayata.
Cemre.Y.

26 Haziran 2023 Pazartesi

Günaydın Sevgili Kendim


...Günaydın Sevgili Kendim...
Kuş cıvıltılarının bulutlara karıştığı,
Sade kahvemin, sigaramın dumanına bulaştığı,
Limon ağacımın yapraklarıyla,
Sarmaşıklarımın, yapraklarıyla sırnaştığı,
Radyo Voyage müziklerinin,
Ruhumu okşadığı haziran sabahından günaydın.
Olmayanlarla, olduramadıkları mı da
Şöyle derin bir kirli sepetine doldurup,
Terastan aşağı fırlattıktan sonra,
Artık tamam'ım,
Günaydın sevgili kendim bana da günaydın.
Cemre.Y.

11 Haziran 2023 Pazar

Güne Gülümse

...Güne Gülümse...
Nicedir gülümseyişlerim aynalara küsmüştü ya,
Sana sabah açan akşam sefalarımdan bahsedeceğim.
Nihayet güneşli bir pazar sabahına uyanmışken,
Sade kahvemi içerken penceremden güneşi selamladım.
Kırmızı kadife gülüm goncalanmış,
Terasıma çıkıp burnunun ucundan öptüm.
Bir de ne göreyim!
Bunu kıskanan akşam sefam mor çiçekleriyle beni çağırıyor.
Onların da taç yapraklarını okşadım teker teker.
Uzun zaman sonra dişsiz dudaklarımla güne gülümsedim.
Cemre.Y.

8 Ekim 2022 Cumartesi

Hayat Hep Heyhat

…Hayat Hep Heyhat…
Sonbaharın güneş yanığı bir sabahına,
Sade bir kahve eşliğinde,
Bir fotoğraf karesine gülümsedikten sonra,
Aniden fırtına çıkıp,
Terasındaki kahvaltına,
Yağmur yağdırması gibiydi hayat.
O fotoğrafına bakanlar,
Hayat sana güzel sanırken,
Sen ne var, ne yok, taşımaya çalışıyorsundur,
Evinin akan duvarlarının arasına.
Yani hayat hep heyhattır aslında.
Cemre.Y.

2 Ekim 2022 Pazar

Son Yaz Demleri

…Son Yaz Demleri…
Uyandım, ruhumda Voyage müzikleriyle,
Sonbahar, soğuk sabahlarına soyunmadan,
Son yaz demlerinden birinin sabahındaydım.
Sade kahvem eşliğinde güne gülümsedim.
Terasıma kurulup, Pazar sabahının kokusunu içtim.
Ve az evvel bir uçağa el salladım biliyor musun?
Cemre.Y.

30 Ağustos 2022 Salı

Sade Bir Kahve

...Sade Bir Kahve...
Puslu ve gri bir sabaha uyandım bugün,
Denize gidecektim güya!
Sade bir kahve eşliğinde terasıma çıktım.
Epeydir saçlarını okşamadığım,
Fesleğenimle, sardunyamın saçlarını okşadım.
Kendiminkiyle beraber kırıklarını aldım kalplerinin.
Cemre.Y.

16 Temmuz 2022 Cumartesi

Günaydın

...Günaydın...
Günaydın,
Uykusunu alamamışsa da,
Güne gözlerini açmış kirpiklerim.
Günaydın,
Yatağında,
Sağa sola dönmekten sıkılmış bedenim.
Günaydın,
Sade kahvem, ilk sigaram.
Terasta kahvaltım, şekersiz çayım,
Biber çiçeklerim, asma yapraklarım,
Meyve vermeyen limon ağacım,
Evet, evet, hepimize günaydın.
Cemre.Y.

20 Temmuz 2021 Salı

Bayram

...Bayram...
Uyandım...
İlk iş, her zamanki gibi,
Aç karnına içilecek ilaçlarımı içtim,
Yatağımın kenarında duran sehpamdan bir sigara yaktım,
Sade kahvemi ocağın üzerine koydum,
Pencere kenarındaki fesleğenlerimin başını okşadım,
Kahvemi fincana koyarken,
Bir yandan da çaydanlığa su koyup ocağa koydum.
Bir sigara daha yakıp,
Terasımdaki minderime kurulmadan önce,
Kenardan kenardan, bana bakan,
Kokulu güllerimin burunlarından öptüm.
Bayramımı kutlayıp, usulca elimi öptüler, sevindim.
Kahvaltı mı?
Yoook daha acıkmadım!
Kavurmasız kurban bayramı kahvaltısı mı olurmuş,
Acıkmadım o yüzden.
Aslında ben en çok sevgiye, şefkate acıktım.
Neyse bir çay daha içeyim en demlisinden.
Sevenin sevdiği tarafından incitilmediği,
Nice güzel bayramlar olsun.
Amin olsun.
Cemre.Y.

26 Aralık 2020 Cumartesi

Kalbimi, Yüreğime Emanet Ettim, Yetmez Mi?

...Kalbimi, Yüreğime Emanet Ettim, Yetmez Mi?...
Ömrümün geçmişi, kış ayazı zemheriyle doluyken,
Bugün durduk yere, tamda kışın ortasında,
Bahar rüzgarı salındı pencere pervazımdan,
Ardından mevsimini şaşırmış güneşim ısıttı ruhumu!
Yıkadığım çamaşırlarımı,
Dört duvar arasına hapsetmedim misal!
Gün kurutuverdi terasımda salına salına.
Ellerime, kollarıma, yüzüme, gülüşüme dokundu,
Durduk yere umudum oldu bir düşünsenize!
Limon ağaçlarımın yerini değiştirdim.
Uzun boylu olanı, diğeri kusura bakmasın ama!
Evimin içinden görebileceğim yere koydum ki,
Kasvetli günlerde hiç değilse yeşiline mutlanayım.
Üşümedim misal bugün, ruhum sımsıcacık oldu.
Yorganımı, yastığımı güneşle doldurdum.
Kalbimi, yüreğime emanet ettim.
Yetmez mi?
Cemre.Y.

Aşk Mı, O Ne Ki?

...Aşk Mı, O Ne Ki?... "Aşk mı? O ne ki!" derdi rahmetli anacım. Sonra da eklerdi; "Yenilir mi, içilir mi? Yoksam mevsimler g...