31 Ağustos 2017 Perşembe

Sadık Aşk

...Sadık Aşk...
Gözlerin sahilimse
Dudakların okyanusum
Belki de sırf bu yüzdendir
Yüreğine en sadık aşk ile,
Sadık bi deniz feneri duruşum.
Cemre.Y.

Ama İnsanın Dedim İşte

...Ama İnsanın Dedim İşte...
Kişiliği oturmuş olacak bir insanın,
Adam maskesiyle gezinip,
Geçmişinde ona yapılanlar için,
Çocuksu, hain,
Hınzır intikamlar beslemeyecek geleceğine…
Karşısına çıkmış tek doğru insanın
Boğazını sıkmayacak kendi elleriyle.
Kararlı olacak, kararı kati olacak,
Canının keyfiyeti,
"O an ne taraftan istersem o taraftan!" olmayacak!
Daha şimdiyi,
Üç yaşında çikolata yiyen çocuklar gibi,
Eline, yüzüne, elbiselerine,
Eşyalara bulaştırmaktayken!
Üç sene, beş sene sonra olabileceklerin,
Olamayacakların eşiğinde boğulmayacak.
İkircikli düğün köçekleri gibi bir o yana,
Bir bu yana kıvırmayacak.
Yarası varsa, kabuklarıyla sızılarıyla gösterecek ki,
Gelen görerek bilerek,
Kabulüyse gelip öpecek yaraların üstünü.
Onun ruhunu yaralarıyla kabul edip,
Sadece kalbinde bir ateş dileyenle,
Onun etini, onun tenini,
Onun verebileceklerini isteyeni,
Aynı kefeye koymayacak.
Karakteri ve vicdanı olacak bir insanın,
En düşünceli bilgeymiş,
En vicdanlı evliyaymış gibi davranıp,
Bildim sandıklarının yarısından çoğu kof çıkmayacak!
Düşündüm sandıklarının ise,
Hayal kırıklığı yaşattığının farkında olacak.
Senle kurduğu dağlar kadar hayalleri,
Küçük küçük tepeler uğruna heba etmeyecek!
Hele!
Bir çocuğu umutlandırıp,
Onun son umudunu boşa çıkarmanın,
Boynunu bükük koymanın vebalinin,
Her şeyden daha üstün bir vebal olduğunu unutmayacak!
Tek o çocuğun, bir tek küskün ve kırılmış bakışı için,
Yeri geldi mi değil bir insandan,
Dünyadan bile vazgeçilebileceğini,
Sana ait her duygudan arınıp,
Ardına bile dönüp bakılmayacağını unutmayacak!
Mutlulukların an gelip unutulabildiğini
Ama ihanetin,
Ama kalleşliğin,
Ama acının derinin dibinin hiçbir zaman unutulmadığını
Unutmayacak!
Ama insanın dedim işte…
Cemre.Y.

Çayla Kahve

...Çayla Kahve...
"Yüreğim çookkk yorgun...
Umutlanacak bir tutam
Mavi'ye ihtiyacım var!" derken geldi bu dizeler,
Oysa tam da zamanı değil daha bana...
Zamanı değil, daha bana!
Henüz yüreğimde biriktiriyorum
Okuyacaklarım'ı.
Tam da çayla kahveyi...
Aynı anda içerken içeceğim sayfalarını.
Şiirlerini çekeceğim içime harf harf.
Cemre.Y.

Ah Bu Yalnızlıklar, Bu Kadar Kalabalık Olmasalar!

...Ah Bu Yalnızlıklar, Bu Kadar Kalabalık Olmasalar!...
Ah bu yalnızlıklar...
Hiç kimsesizken
Bu kadarda çok,
Kalabalık olmasalar!
Etrafını saran onca kalabalığın içinde,
An olup donmasalar,
Gülümsemelerin dudak kenarında, öylece...
“Biz buradayız!” lı susmasalar,
Susmasalar kahkahaların tam ortasında ya!
Surata çarpan o son şamar niyetine ya!
Geceler, bir günlük olmasa!
Gündüzler, birkaç saatlik!
Saatlerse
Birkaç çalınmış anlık.
Yoksa!
Bilirdim elbet...
Çok kızarsın efkara basıp içmelerime sen benim!
Hani hep derdin ya
“İçecekse insan, mutluluktan içmeli!”
İyi ama ben...
Hiç içecek kadar mutlu olamadım ki!
Şimdi, uzaklardan görüyorum bazen seni.
Sıklıkla bir büyüğe danışıyorsun yokluklarını!
Hep de yanında!
Hiç başvurmadığımız bir büyük...
Bir de suskun...
Lal içmiş, o, acılı şalgam vardı ya!
“Acılı” mıydı, hiç bilemedimdi?
Ben senle hiç rakı içmedim amma!
Sen, sensizken bile, her yeni güne,
Beni kahveyle uyandırdığın gibi...
Senin de alışkanlıklarının zembereğini
Ben bozdum belli.
“Peki...
Şimdi ne olacak?” diyor ya herkes!
Tıpkı şarkı nakaratı gibi...
“Ah bu yalnızlıklar,
Hiç kimsesizken...
Bu kadarda çok, kalabalık olmasalar!
Etrafını saran onca kalabalığın içinde,
An olup donmasalar gülümsemelerin dudak kenarında.”
Vakit, şimdiyi geçeli hayli zaman oldu be sevgili!
Olsun…
“Şeref’imize!”
Şereflice, bir sevdik biz, “Biz” i!
Cemre.Y.

Sevin Lan Hayatı!

…Sevin Lan Hayatı!...
Hayatınızı korumak için
Uzaklara gitmek zorunda olduğunuzda,
Sizin üzülecek olma ihtimalinize dahi
Üzülebilen insanlar biriktirin hayatınıza!
Sevin lan hayatı, sevin la!
Aşık olun.
Uğruna yaşayın hatta!
Cemre.Y.

Azapta Bırakma

...Azapta Bırakma...
Bedenini çoktan saldığın adamın
Ruhunu azapta bırakma, unutma ki
Yaralı serçenin kanadını iyileştirdiğinde
Sevgiyle yolladın onu sen gökyüzüne
Ait olduğu yerlere konabilsin diye
Şimdi bunca bencillik niye?
Cemre.Y.

Tarifi Buydu!

...Tarifi Buydu!...
Kokun diyorum adam!
Parfümün değil yahu!
Teninin can kokusu...
Cennet diyeceğim,
Henüz gitmedim ama,
Tarifi buydu!
Amin'im gibiydi!
Cemre.Y.

Tango Öğretsene Bana!

…Tango Öğretsene Bana!...
Baktım yazılacak bütün şiirlerim 
Zamanında tarafımdan yazılmış be adam!
Sana dair'li oldukça az şiirim var,
Hayallerim ve kırıkları!
Tango öğretsene sen bana!
Cemre.Y.

Yapma Böyle

…Yapma Böyle…
Yapma böyle...
Lütfen yapma!
Hiç yoktan şiirim şiirine çarpar!
Yapma!
Sonra şiir yorulur,
Ay tutulur biz yokken,
Biz daha "Bize neler oluyor!"u
Anlamlandırmaya çalışırken,
Güneş tutulur hiç yoktan!
Kısılıp kalırız,
Geçmişimizin sarı sandıklarında!
Ben daha Dünyayı gezip,
Kabe'yi tavaf edeceğim,
Şeytan'ı dönüşümlü taşlayacağıma!
Birkaç evlat daha okutacağım hiç yoktan!
Ülkemin her santimine doyduğumdaysa,
Mesela...
İtalya da aç kalacağım,
Ülkemde makarnaya hayli doyup,
Fırınımı terasımdan attığım için,
Küs olduğum pizza'yı yemeyerek...
Zaten, normalim diye de kandırmadım hiç kimsemi!
Kimsem de anormal sevmeyi denemedi!
Cemre.Y.

Adım...Cemre

...Adım...Cemre...
Bugünlerde bana en çok...
Adımı neden değiştirdiğimi soruyorlar!
Sadece onlara yutkunuyorum.
Sadece o soruya susuyor hıçkırıklarım.
Hangi yürek anlayabilirdi ki
Kulağıma kendi koyduğu adımı
Kendi ezanıyla okuyan bir babanın sesini
Henüz kendimden küçücük yaşımda
Feryat figan unutmak istediğimi
Hangi din, hangi siyaset, hangi rahat görüş
Anlayabilirdi ki
Üzerime yapışmaya çalışan kirli ellerini
Adımla beraber silmek isteğimi?
Adım Cemre!
Kulağıma ezanla okuduğun Nurten'le
Sen kendini de öldürdün baba!
Günün kutlu olsun yine de.
Ne de olsa
Altı yaşımdan beri
Senin bile kirletemediğin
Namusumla hayattayım hala!
Ama artık...
Artık!
Adım Cemre!
Hadi yine öldürsene!
Cemre.Y.

Yüreğimin Işıkları

...Yüreğimin Işıkları...
Yüreğimin ışıklarını kapattım önce,
Ne çok sığ, yalan,
Yapmacık yalancıklar dolusu,
Cümleler sığarmış bir ömre!
Üşenmedim bu sefer
Hepsini teker teker siliverdim.
Eskiden olsa,
İplemez,
"Bir tek harfimi harcamamışım ki
Silmeye zaman tüketeyim,
Kalsınlar orada öylece,
Bana ne be!" derdim.
Oysa şimdi...
Yitik bir sevdanın ardından,
Gayba karışan
Hani o ilk dostluğu da özlüyormuş insan
Hani o ilk sevda coşkusunu bile özlüyormuş insan.
İlk cümlelerimizi de bulacağım elbet.
Az sabret
Sıyrılayım önce
Gereksiz dolanlarımdan.
Yüreğimin ışıklarını
Bütün şıklarına söndüreyim önce
Seni yalnız öldürmem gerek içimde.
Cemre.Y.

Ya Sende Gidersen?


…Ya Sen De Gidersen?...
Şiir şiir ezber ederim her santimi de,
Yeniden...
Seni keşfettiğimi bilsin istemem hiç kimsem.
Ya sen de gidersen!
Cemre.Y.

Aşk…Aşk…Aşk


…Aşk…Aşk…Aşk…
Bugün ilkbahardan 
Güneşi çaldım…
Bulutlardan yatak yaptım,
Bir tutam da rüzgar.
Eylül yaprakları bana fısıldıyorlar…
Aşk...Aşk...Aşk…
Cemre.Y.

Güven Kırığı!

...Güven Kırığı!...
Senin de...
Güven'in kırık değil mi çocuk?
Sırf bu yüzden...
Tam tutacakken,
Yüreğinden ellerini...
Donup kalıyorsun bazen!
Seviyorsun gülüşünü
Gülüyorsun hayata...
Ama aşk'tan ölesiye korkuyorsun…
Çünkü, ya yine, o gök, yine gürlerse,
Belki ben de yanında olamam!
Tıpkı...
Bütün gürültülerde hep yalnız olduğum gibi.
Cemre.Y.

Ağıt

...Ağıt...
Geçen gün anam durduk yere
Bana baktı baktı...
Baktı...
Sonra birdenbire;
Gözlerini yastığına dökmüş
Yorgun dudakları konuştu;
“Hani sen...
Şiirler çiziktirip duruyorsun ya hep,
Ben ölürsem,
Ağıt bile yakamazsın be sen bana!” dedi.
“Tövbe tövbe!
O da nereden çıktı şimdi anam ya” dedim.
“E öyle be kızım, şehir kızısın sen,
Şehirli gibi ağlarsın böyle sessiz sedasız,
Elalemmişim gibi, yanaklarından,
Üç beş damla akıtır, bırakırsın.” dedi.
Sonra da ilk gelinine dönerek;
"Sen bari ağla bana ha kızım,
Ağzım kur-anlı diye, günah diye susma ha sakın." dedi.
Ne deseydim ki bilemedim, aklım, dimağım şaştı.
Ben el aleme bile hıçkıra hıçkıra ağlardım.
Ama en çok;
"Ya ölen benim yakınım olsaydı ne yapardım" diyeydi.
“Ne ölmesi anam yaa!
Hep böyle şeyler düşünüyor,
Sonra daha çok hasta oluyorsun.” dedim.
Gülümsedi.
“Bak hiç yoktan iki üç cümle et arkamdan,
Hiç mi sevmedin beni.” dedi.
Ağlamaya başladım.
(Ben otuz dokuz yaşıma kadar,
Onun yokluğuna hep ağlıyordum oysa!
Sevgisizliğine... sessizce...
İçime içime...hıçkırarak...
Bazen de şiir ederek,
Çığlıklar dolusu çağlıyordum oysa!
Her saniyemi haber edenler,
Sevdamı...ona olanı...
Ona hep bi-haberdiler...
Haber vermemişlerdi hiç ona!)
Tam beni sevmeye başlamışken,
Gitmeye kalkışması yetmiyormuş gibi,
Tutmuş şimdi ağıt istiyordu benden.)
“Bağıra çağıra ağlamak günah derdin hep,
No'ldu şimdi?
Ölme be o zaman...
Madem ağıt bile yakamazmışım ardından,
Hem ben...
Seni sadece sevmedim, ben sana aşık oldum,
Sen benim en ilk ulaşamadığımdın,
Aşksın sen be anam!” dedim.
(Sonunda dedim. Biliyor artık.)
Yine ...sadece..gülümsedi yanakları kızararak.
“Bak... böyle ağlarsın işte ben ölünce de,
Sessiz... sedasız,
Bir ağıt bile yakamazsın ardımdan,
Ağıt yaz bana, ben ölmeden hazırla, ezberle!
Öldüğümde söyler söyler daha güzel ağlarsın,
Sevdiğin kadar ağlarsın ardımdan,
Ben sana yırtın demiyorum,
Kendini yerden yere savur demiyorum,
Ağıt yak bana!
Hem de ben ölmeden hazır olsun,
Düşün bakalım nasıl başlarsın ağıdına” dedi.
Köyünü çok özlediği geldi aklıma,
Her gelenden sümbüllerin,
Zambakların açıp açmadığını,
Kır çiçeklerin kokusunu…
Ormana salmaya başlayıp başlamadığını,
Koyunların kuzulayıp kuzulamadığını soruyordu.
Onlar da, olanca patavatsız düşüncesizlikleriyle,
Ona ballandıra ballandıra anlatıyorlardı,
Anamın oraya artık gidemeyeceğini,
Gidebileceği tek halinin
Yeşil yazmalı bir tabut içinde olacağını bile bile!
Kocaman birer kafa içindeki beyinsizlikleriyle!
Onlar anlatıyor,
Anacım yorgun kafasını suskunca sallayarak,
O günleri bir tek kere daha göremeyeceğine ağlıyordu.
Annem ağlamaya başlıyordu,
Onlar susuyordu, onlar da biliyordu anam,
Göremeyecekti bir daha oraları sağ salim gözüyle.
Hepsinden nefret ediyordum ama annem onları,
Oraların sağ halinin, hayalini bile seviyordu.
İçimden öldürüyordum hepsini teker teker.
Bu gidişle annem ölene kadar
Tek bir akrabam sağ çıkamayacaktı içimden.
Annem böldü düşüncelerimi,
“No'ldu hanfendi!
Şehir ağzı,
Aşk mavalları çiziktirmene benzemez ağıt yakmak.
Öyle acıyacak canın işte ve susmanı istemiyorum
Haydi bakalım.” dedi.
Sarıldım yataktaki hastalıktan
Her gün biraz daha bitmekte olan bedenine;
Uzun uzunnn... yutkundum önce...
Sonra yudumsayarak onun gül memelerinden
Konuştum yeniden...
“Hiçbir şey diyemezsem.” dedim.
(Ya hiçbir şey, diyemezseydim?)
“Hiçbir şey diyemezsem.” dedim
Yine ve daha çok sarıldım.
Yasladım başımı hala atan kalbine şükrederek;
“Anam, anam sevdiceğim anaamm!
Bak geldin hasretine, köyüne geldin be anam!
Kalk...
Yaylaya götüreyim seni,
Öyle, uzunca yatma be anam!
Sümbüllerine yetiştiremedim ya,
Zambakları bilirsin.
Tez solarlar anam!
Bak koyunlar kuzulamış da analarının ak sütlü memelerinde!
Kır çiçeklerini ezmişler yine yaban atlar,
Ama üzülme, seneye, hepsi ellerine doğacaklar!
Seneye, mor menevşeler dahi, sen kokacaklar hepsi."
Derken diyemedim daha fazla…
Ben yüzüne kapanmış hıçkırırken sarıldı bana sımsıkı.
Ömrümce hiç bu kadar sımsıkı sarılmamıştı.
Beraberce hıçkıra hıçkıra
Epeyce ağladık anamla, anamın ölüsüne!
Sonra baktı çok dağılıyorum...
Hemencecik toparladı görünmez parçalarımı okşayarak.
“Bak... oluyor işte yavaş yavaş!
Beni bile ağlattın ya olası cenazeme,
İlk seferde bu kadar ancak,
Her gün ölemem ya çocuk!
Çabuk bitir e mi sonunu.” dedi.
Hep beraber sustuk...
Sonra o daha çok hasta oldu,
Sonra ben de hasta oldum onla yarışırcasına.
Baktım ki daha çabuk ölüyor!
Erteledim kitlelerimi göğüslerimde üçer beşer!
Görünürde olmayan önemli hiçbir şeyim kaldı bi yerlerimde.
Görünmez parçalarımdan biri,
Annemin kalbinin üzerinde ve ben hala çok yorgunum!
Söz vermedim ama o gün bugündür,
Her yerde bakışları soruyor bitip bitmediğini,
Sesiyle soracak diye ödüm kopuyor.
“Sahi Rabbim bitirmezsem almazsın değil mi onu yanına!
Kandil ya bugün, dualarla yakardım ya sana!
Belki iyi bile edersin!
Sen "Ol!" dersin olur!
Bitmeyecek bu ağıt işte!”
Oysa...
Gidişinin üzerinden tam bir yıl otuz beş gün geçmişken,
Ağıdım da bitti sonunda...
Ucuna mendil diye bağladım türkümüzü..
Sahi... aynı türküyü
Ne çok sevdiğimi sen de bilmiyormuyordun değil mi ana!
Ne çok alaylandım oysa bu türküyü,
Dost bildiğim bir meclisin radyosunda,
Sana hasret bet sesime bile cesaret edip,
Hani olur ya belki radyodan bari beni duyarsın diye,
Sana seslendirdiğimde.
Oysa benim tek derdim…
Sana olan sesimi frekensımla bari belki beni duyabilmendi.
Oysa...
Onlar…
Profesyonellik peşindeydi…
Küstüm hepsine!
Hala seni özlediğimde…
Sesimi umuruma almadan!
Sana bu şiirimi okurken sonunda illa!
Bu türküyü de beynimden dinlerim.
("Gayrı dayanamam ben bu hasrete,
Ya beni de götür ya sen de gitme...
Ateş-i aşkınla canım canım canım yakma çıramı,
Ya beni de götür ya sen de gitme...
Sen gidersen kendim berdar ederim,
Bülbül gül dalına konmaz niderim,
Elif Kaddim büker kemed ederim,
Ya beni de götür ya sen de gitme!
Yar sineme vurdun kızgın dağları,
Viran koydun mor sümbüllü bağları,
Sevdiceğim geçiyor gençlik çağları,
Ya beni de götür ya sen de gitme…
Çorum Türküsü
Ali İhsan ERDOĞAN)'ı eklerdim.
Şimdilerdeyse...
"Kandilin mübarek ola anam,
Cennetin daim olsun öte dünyalarda" yı ekleyerek...
Cemre.Y.

Bana Asla Afili Bir Aşık Çıkmaz!

...Bana Asla Afili Bir Aşık Çıkmaz!...
Yaşlı bir çift,
Sarmaş dolaş, karşıdan karşıya henüz yeni geçmişti.
Tam da ben kendimi yalnızlığıma henüz alıştırmışken.
Soruverdim kendime?
"Hayal mi bunlar, bu yaşlı çift hayaldir ancak?" derken,
Geçtiler karşıdan karşıya...
Daha o an, yaşlı kadın elini çekti birden,
Elindeki poşeti tutuşturdu adamın eline!
Adam boşta kalan tek eliyle
O an kadına nasıl sarıldı bir görseniz.
Yine, yeniden anladım ki
Bana asla
Afili bir aşık çıkmaz!
Zira tutardım ben o eli, bırakmazdım ki,
Yazık değil miydi adama!
Cemre.Y.

Ne Zaman Sadece "Peki" Desem!


...Ne Zaman Sadece "Peki" Desem!...
Ben ne zaman,
Sadece "Peki" desem,
Tek bir damla gözyaşımı akıtmadan,
Kendime hiç kızmadan, kırılmadan, suçlamadan,
Sessiz çığlıklarıma bile gem vurabilsem,
Ben ne zaman hiçbir şeyi Allah'a bile havale etmesem,
Bir kez bile ardıma dönmemeyi becerebilerek,
Sessiz, sakin ve yorgun adımlarımla,
Öylece gitsem.
Günlük güneşlik, seyrine seyran havalarda bile
Gökyüzünde bir fırtına kopar.
Önce bulutlar pusuya dururlar,
Güneşi saklarlar benden bile.
Sonra hiç de gereksiz yere,
Bana bile sormadan
Biri öbürüne yok oluş azmiyle,
Neyse artık bölüşemedikleri,
Sincice bir ihtişamla bütün heybetleriyle çarpışarak,
İkiye bir kırılırlar.
Sonra ne kadar gözlerimden akamayan yağmur varsa,
Tam da o kadar yağmuru,
Gökyüzünden yere akıtırlar.
Şimşekler çakarkense gülümserim hep
Öyle ya mutsuz fotoğrafım azdır benim.
"Korkuyorum!"diyecek kimsemse, hiç yoktur.
Ben ne zaman
Sadece "Peki" desem,
Yıldırımlar düşer bir yerlere.
İşte sırf bu sebepten yağmuru sevmem.
Ben "Peki" dedikten sonra
Yaş tanelerimin nereden yağmur olup
Nereme yağdığı ne mühim!
Cemre.Y.

Yolun Açık Olsun

...Yolun Açık Olsun...
Yolunun patikaları bile açık
Gününde Güneşin
Gecende Ay'ın bile hadli olsun daima
Ama sakın giderken
Ardına kalpler bırakmayı unutma
Söz, kuşlar bile yemiyorlar onu.
Cemre.Y.

Üstü Sana Kalsın


…Üstü Sana Kalsın…
Benim sol yanımdaki sızı,
Senin sadece egona hazzın ise... 
Gittim ben bu sevdadan.
Üstü sana kalsın,
Sevilmedikçe bozdurur bozdurur yanarsın.
Cemre.Y.

30 Ağustos 2017 Çarşamba

Balıkçı Kasabası


...Balıkçı Kasabası...
Rengarenk balıkçı kasabalardan birinin
Biraz uzağında olur belki
Derme çatma evimiz,
Küçük bir teknemiz ve bir deniz dolusu yiyeceğimiz.
Sen balıkları pişirirken mangalda,
Ben salata yapar, rakılarımızı doldururum mesela
Sonra uzanıp hamağa birlikte sallarız dünyayı
O-la-maz-mı?
Cemre.Y.

Annem Öldüğünde

...Annem Öldüğünde...
Bu dünyaya ait...
Korkulacak tek şey ölümse!
Üstelik ben onu artık,
Buruk bir tebessümle gülümseyerek bekliyorsam!
Neyden korkacağım,
Neye kırılacağım ki.
Korkanlar, kendileri, kendilerini!
Ait olamadıkları yerlerden silip giderler!
Bizse yaşamak zorundaysak eğer,
Her yeni güne anlamlar yükleriz ederince.
O gün gelene kadar!
Annem öldüğünde...
Hani o benim en büyük aşkım.
En ulaşılmaz sevdam.
Hani o hayattayken
Zorla bir öpücüğünü,
Kaçamak aralarda kaptığım anam,
Beni ruhuyla da terk ettiğinde,
Ölüsünün ayak parmaklarını öptüm ben.
Doya doya, kana kana!
İçime teninin son kokusunu çeke çeke!
Zorla sahip olduğum,
Koca bir cevher gibi,
Burnumda hala sızısı,
Oysa, ölüsü bile gülümsüyordu.
Buydu bana kalan, bitemeyen aşkımdan.
Ölün lan!
Öleyim hatta, hem de hemen!
Cemre.Y.

Susarım Bazen

...Susarım Bazen...
Susarım bazen,
Noktalar dolu sonsuzluğa...
Öylece derin susarım.
Kimse duymaz!
Ne kadar derine...
Ne kadar çığlık figan…
Haykırdığımı.
Sen bile duyamazsın.
Sen sadece…
Kulakların çınladı sandın değil mi?
Cemre.Y.

Adın Dilime Yasaklı Ey Yar

...Adın Dilime Yasaklı Ey Yar…
Kaç kere vedalaştık senle?
Konuşa, anlaşa değil,
Susa, susturula değil,
Kırarak, kırılarak,
Çarpışarak değil be sevgili!
Benim gibi, içinden,
Sessizce...
Kaç kere! "O, Olmaz!" dedin benim için?
Benim sana dediğim gibi he!
Kaç kere unuttuk,
Birimizden biri, diğerimizi?
Kaç kere düşünüp taşınınca,
Yeterince yetemedik diğerimize?
Kaç kere yasaklandık birbirimize,
En değerli, değerlerimizce?
Kaç kere döndük, artık kürkü bile olmayan,
Önünden tilkilerin bile geçmediği,
O ıpıssız dükkanlarımıza!
Kaç mezar açtık?
Anılarına olsun,
Artık tek yanlı anısı olan,
O soygunları yaptığımız?
Dışımızda, sanıldığı gibi
Çokça küsüp barışmadık amma!
İçimizde, kaç seferi atlattık
Birbirimizden habersiz ha?
Kaç kere,
Gidiyorum’lu şarkılarla gidemedik biz, "Biz" den?
Kaç kere, avunayım derken,
Avuttuk bizden yana tarafsız sevdaları he?
Daha kaç kere, kaç lazım!
Birbirimizden cayamadığımızı görmemize?
Daha kaç kere,
Issızca bu şiirimi okuyacağız
Birbirimizden haberlerimiz olmadan?
“Adın artık
Dilime yasaklı artık ey yar!
Ne zaman,
Adın ağzımdan çıkacak olsa
Yiyiveriyorum terliği adının ortasına!
Sana saklı, kırmızılı yasaklar
Beni sana bir kez daha yasaklar!”
Cemre.Y.

Günaydın

...Günaydın...
Günaydın,
Dünden kalmış yarım ekmeğim.
Günaydın,
İçinden iki üç tanesi yenilmiş zeytinim.
Günaydın,
Azıcık ucundan kenarından alınmış peynirim.
Günaydın,
Tabağım, kaşığım, çatalım, yalnızlığım...
Günaydın,
Gözlerimin içine tatlı tatlı bakışım.
Günaydın,
Sağ omzumdaki öpücüğüm sana da günaydın.
Cemre.Y.

Öpsene Yine

...Öpsene Yine...
Omzumdan....
Öpsene yine beni…
Zira tam kırk yıllık ömrümde
Kendim hariç!
Omuzum, senden başka bir!
Öpücük hissetmedi...
Şimdi dudaklarım konamıyor
Öpücüğünün üstüne,
Aldatmış sanıyorlar seni...
Omzumdan öperek gel sen ya yine,
"He!"mi?
Değil biliyorum,
Sen zahmet etme yerinden!
Cemre.Y.

29 Ağustos 2017 Salı

Bana Ne!

...Bana Ne!...
Şimdi derin uykulara gebe yüreğim
Vardiya sırası sen de be sevgili
Sen ister erkenden uyu,
İster gün ışıyana kadar ayık kal
Bana ne!
İyi geceler yine de...
Cemre.Y.

Ağır Geliyor Cümlelerim

...Ağır Geliyor Cümlelerim...
Ağır geliyor...
Cümlelerimin tek harfi bile bazen,
Sadece insanlara değil!
Bütün kağıt ve kalemlere bile!
Sadece "Sus" tebessümlü
Narin bir kelebek fısıltısı sunuyorum onlara...
Ya yüreğimin cam kırıklarında
Ben değil de siz geziniyor olsaydınız?
Cemre.Y.

Adını İfşa Etme Gizli Yarim

…Adını İfşa Etme Gizli Yarim…
Adını ifşa etme gizli yarim,
Ola ki seni, ben gibi sevemezlerse...
Sana da, bana da kıyarlar!
Etme sakın haa!
Elbette konmaz o kefeye ne bir turna,
Ne de bir martı çığlığı…
Ancak...kanadım bir kere!
Tut da koparttığın gibi kapat o zaman!
Cemre.Y.

Bir Tek Pencere Var

...Bir Tek Pencere Var...
Dağların, tepelerin bile ardında,
Hala ağaçlar yakın ama evler yakın!
Üstelik ulaşım bile var!
Oysa Cafe'nin yanındaki ev silik…
Bir tek pencere var…
Oradan da görüyor seni ve bu sana yetiyor.
Gerisi hiç mühim değil!
Halbuki sen,
Güneşin gülen gözleriyle,
Uzakları netleştirmek dileğindeydin he Cemre!
Silik artık, hayalinde mutlu aile tablosu olan o ev!
Sevin ey hücrelerim, akışını zorlamaya gerek yok!
Geleceğe dair…
Umutlu, umutsuz bakışlara gerek yok, hepsi öldü!
Halbuki ne de net, ne de yakınmış gibi gülümsüyordu oysa.
Cemre.Y.

Aşka Aşıkmışım


…Aşka Aşıkmışım…
Aslında bir insana ya da kişi ye değil de,
Aşk'a ve mümkünse en acısına
Aşık olacak kadar mazoşist  bir ruhum varmış!
Aşkım kadar acım, acım kadar,
Aşkımı yaşatabilecek kadar uzun sürsün diye
Öyle… ben sadece kendime sancılı bir aşıkmışım.
Kızım söyledi...
Biliyorum doğru!
Cemre.Y.

Aşıksın İşte

...Aşıksın İşte...
Onu gördüğün an, kalbin;
Göğüs kafesinin ardından fırlayıp
Geri yerine dönüyorsa,
Beyin damarların;
Bir kedinin oynayıp karman çorman ettiği
Yün çilesine dönüyor,
Sen zorla o düğümleri tek tek çözüp
Eski halinden hallice olduruyorsan
Üstelik bu olay...
Beş-on yılda bir oluyorsa,
Zorlama be canım.
Bir kervan dolusu deve yükü kadar
Aşıksın işte
Yapacak bir şey yok
Ya da iyisi mi, iç çekip çekip şarkını söyle.
Cemre.Y.

Ağır Yaralı


…Ağır Yaralı...
Tanrıdan yana, bütün sınavları
Dualarım duyulmaksızın,
Hala sağ atlatıyordum oysa! 
Salim tarafı ağır yaralı bile olsa.
Cemre.Y.

Merak Etme Beni

...Merak Etme Beni...
Merak etme a canım canı,
Gece sadece bir kere güne şavkıyor,
Gerisi sen, gerisi varsa ay
Yoksa yine zifiri yalnızlık.
Merak etme beni, aynıyım işte...
Gündüzleri ışıklı,
Geceleri zemheri ayazlı karanlık.
Cemre.Y.

Şerefsiz

…Şerefsiz…
Hadi bu sadece bir hikaye de!
İsmini,
İsmimizi ve sarsılışımızı isimlendirmeyeyim!
Ben kor ateştim!
O yere düşmek üzere olan bir çiy damlası.
Ne uğruna…
Sattınız kadını da…
Sen…
"Güvenilecek en emin.” din…
Herkes seni soruyor, nasıl şerefsizleşebildiğini!
“Neden ona değil de…
Öbürüne kırgınsın diye”
Cevap aslında hep belli!
Güvenilecek en eminim din de boşa çıktı….
Tek bir sorum var hepinize
Hatta herkese değdi mi be!
(Sen bu son cümleleri,
Belki kitabımda belki mesajımda…
Ya da herhangi bir anımda…
"Olur olmadık zamanda
Olmasın mesajların" diyordun ya!
Olur olmadık zaman da…
Bana hiç yormadığın o aklını
Mesleğimde hem de ikinci kere
Beni kullanmasaydın ya!
Yeni yılım ilk kez sensiz geçti ve sen
İlk kez avans aldın benden
Bana almaya layık görmediğin hediyeleri
Ona almak için!
Sevgiler günüm sensiz geçti ilk kez ve sen,
Avans aldın benden.
Bana almaya layık görmediğin hediyeleri,
Ona almak için!
"Evet çocuksun!
Evet düşüncesiz ve şerefsizsin!"dee!
Ne fark eder, ona layık görmüşsün ya,
Baaakkk ona gelince ince düşünebilmişsin ya
Borç alaydın birilerinden ya aaa!)
Ya benim canımın canını bu kadar kanırtmasaydın ya!
Cemre.Y.

Üçüncü Tekil Şahıs

…Üçüncü Tekil Şahıs...
Şiir şiir yazarım da bazen...
Harf harf silerim kendimden de
Ruhunuz duymaz!
Oysa hepi topu
"O"y du işte!
Üçüncü tekil şahıs yani!
Bir türlü
Birinci çoğul şahıs edemeyen!
Cemre.Y.

Eksiktim sensiz


…Eksiktim sensiz...
Herkes ve her şey vardı.
Bir sen yoktun!
Deniz vardı,
Balık vardı,
Martı vardı,
Çay vardı sen yoktun!
Her şeye tam, kendime yarımdım işte.
Eksiktim sensiz…
Cemre.Y.

Hep Seviyor Zaten

…Hep Seviyor Zaten…
"Olsun üzülme!
Hiç değilse ben seni
Bu dünyada hiç kimsenin
Seni sevmediği kadar
Sevemeyeceği kadar
Sevmiştim." dedi
Kadının biri adama,
Adamın biri de kadına...
Ve onlar olması gerektiği gibi
Karşılıklı iki kişi değildi.
Cemre.Y.

Bazı Şiirlerin Nutku Tutulurmuş

...Bazı Şiirlerin Nutku Tutulurmuş...
Bazı şiirlerin nutku tutulurmuş
Bazı harflerce cümle dolusu kelemlara
“Sus” da gelirmiş!
Meğer…
Gün olur ölür isem
Ne çok “Ah” varmış!
Saysan üçü-beşi geçmeyen
Meğer ne çok,
Hani es kaza mutlu olsam üzülenim varmış!
Amma velakin,
Unutmasınlar
“Ah be aahh!” işte…
Cemre.Y.

Türk Kadar Sıcak

...Türk Kadar Sıcak...
Bir Türk Kadar Sıcak!
Sokağımın geç gelen parkında en çok
Suriyeli çocuklarımı seviyorum!
Kel kafamı görünce Fransızca seviniyorlar,
Hatta bazen Fransızca küfrediyorlar
Önlerine çıkana gülümseyerek...
Beldeme, ilkeme ve öz'üme inat
Özlerinden uzak olduklarının sevinciyle...
Nice mutsuz olsam da ben de
Fransızca gülümsüyorum onlara
Bir tek bana küfretmiyorlar!...
Türkçe cevap veriyorlar
Anlamayacağımı sanarak
"Türk kadar sıcak!"
Cemre.Y.

Söz

…Söz…
Ben, bugüne kadar
Anama vermiş olduğum mecburi
Bir tek "Söz!"ün bile ağırlığını
Ecelinin üstünden koskoca bir sene geçse de
Taşıyamazken omuz başımda!
Siz...
Hadi yüreklerinizi geçtim.
Hafızası olan kafataslarınızda ne taşıyordunuz!
Yalnızlığım kefildir yalansızlığıma...
Cemre.Y.

28 Ağustos 2017 Pazartesi

Unuttum Seni

…Unuttum Seni…
Gözlerin düşmüş
Gözümden çoktan düşen pencerelerinden...
Bana sarılır gibi sarılmışsın,
Bana bakar gibi bakmışsın uzun uzun
Sevişirmişiz gibi kapamışsın sonra usulca...
Hiç umursamadım
Hiç sızlamadı ciğerimin köşesi
Hiç kımıldamadı yüreğim yerinden
Hani demiştin ya biz biterken,
Unuttum demek bile özledim demektir,
Sakın sen bana "Unuttum!" deme.
"Söz!" vermiştim ona, biliyordu yemin demekti,
"Unutmadım, unutmayacağım ben merak etme, ne seni,
Ne de tam gelemeyişini." demiştim.
Epeyce yıllardır da unuttuğumu unuttumsa da…
Bugün seni ne çok unuttuğumu hatırladım.
Cemre.Y.

Yine Sevmeyi Seversin

…Yine Sevmeyi Seversin…
"Ben sana küserken annem...
Ben aslında,
Senden başka herkese çoktaann küsmüş oluyorum
Görmüyor musunuz artık!
Ben, merdiven dibinde, başkalarınca unutulmuş da
Sizler tarafından bulunmuş, ıslak bir kedi yavrusu değilim!
Ben bir insanım, insan!
Ve beni pervasızca hiç hesapsız,
Sınırsız, sonsuz seven tek insan,
Sevdasına acıma duygusu katmadan,
Şefkatle seven tek insan sensin...
E elbette, beni daima seveceğinden emin,
Senden alacağım,
Bütün hıncını bu pervasız hesaplı hayatın!
Yetmiyor, yetemiyorsan benim suçum ne!
Onlar zaten yoktular!
Not: Bu hayatının aşk diliminde de,
Ben kadar olamasalarda asla,
Sevdi mi fena seviyorsun be ana sen!
Akıllanmadın hayla!"
"Biliyorum kraliçeemmm!
Boşuna mı başıma kraliçe ettim seni beenn!
Son noktasına kadar yine haklısın ama unutma
Ben de bir insanım!
Senin bana kurduğun cümleleri,
Ben anama kurabilmek için neler vermezdim!
Sevgi, ilgi ve biraz fazlaca şefkati beklerken,
Oklavayı kafama yemeyeceğimi bilseydim.
"-Yediğin önünde yemediğin ardında,
Daha ne derdin bakim senin-" diye,
Bir ton dayak yemeyeceğimden de emin olsaydım da kesin ederdim.
Keşke beni o kadar sevseydi demiyorum ancak,
Keşke o kadar sevgisinden emin,
(Son ayları hariç) olabilseydim diyorum geçmişime bakınca,
Kim bilir bunca hatalar dizisi sığdırılmazdı hayatıma.
Gurur duyuyorum seninle ve kendimle!
Seninle gurur duyuyorum çünkü;
Sana hep öğrettiğim gibi,
Değerlerin ve inançların uğruna,
Beni bile feda edebiliyorsun.
Hiç'e çıkıyor adım suskunluğunca!
Kendimle gurur duyuyorum çünkü;
Asla yılmayacak, yıkılmayacak, ezilmeyecek, üzülmeyecek,
İstemediği hiçbir şeyi yapmayacak bir evlat yetiştirdim,
Bu yolda az isem sana, gerekirse beni bile ezip geçmesini ben öğrettim!
Eveettt!
Her daim sevgimi, şefkatimi sana emin ettim!
Bunca yalana inanmıyor, hayatına hala,
Henüz hiç kimseyi dahil etmiyorsan o suç da benim!
Elbet doğru kararlı, benden alalı zamanların gelecek be yosun gözlüm!
Seni herkes seviyooorrr!
Bakalım yeni hayatında, yeni çevrende neler olacak hee!
(İnsan hiç kendi yarattığı duyu gücü silahıyla vurulursa üzülür mü?)"
"Bu akşam gelsene sen bir sahile..."
"Yorgunum be kızım yarın buluşsak, yeni dönüyorum daha,
Hele bir eve gidip, bir nefes alayım hele!
Bir yıkanıp paklanayım!
Arınayım!"
"Gel dedim kadın hem yarın çok sıcak,
Hem bugün üniversite kaydı için resimler çektirmek için
Makyaj yaptı bana İnci ablam!
Hem saçlarıma fön çekti Dilşad yengem!
Şimdi de ööyle babaannem bildiğin gibi ve ben evde,
Makyajlı fönlü eşofmanlı oturuyoruz yani bil istedimdi."
"Akşamüstüne kadar öyle kaal!
Sahi kaçta buluşuyoruzdu biz!"
"Öff anne sanki kaçta işten çıktığını bilmiyormuşuz gibi!"
"...Peki!"
Yosun gözlüme ithafen en sevdiği şiirimle,
Dostça kalın ve biliyorum bugünlerde…
Hayli size zahmet ama sevgiyle kalın...
...Yine Seversin...
Belki bir gün ansızın
Güneş kokar burnuna,
Rüzgar okşar saçlarını,
Hatta belki,
Bir papatya düşüverir avuçlarına,
Söylenirsin kendi kendine yine
“Ama ben lale severim.”diye.
Yine seversin,
Yine sevmeyi seversin...
Cemre.Y.

Denize Vuran Bebekler


…Denize Vuran Bebekler…
Tanrım! Katilleri öldürecektin!
Katilleri öldürecektin!
Yüzü maviye dönük bebeleri değil!
Ben onlara,
"Karaya vurmuş,
Ah ki ne vah!" demeye kıyamazken,
Başkaları umarsızca,
"Denize vuran bebekler,
Yüzükoyun bulunmuş!"derken,
Sen çok mu meşguldün
Çok mu yorgundun ki
Tutamadın bir çocukların şu ellerinden
Benimkinden de tutmamıştın zaten!
Cemre.Y.

Sırlı Aynalar

…Sırlı Aynalar…
Aynalar bile,
Bazen bile isteye teammüden yalan söylerler,
Bazen...
Aah bilmiyorlar!
Daha bir cesaret sandıklarının
Esaretleri olduklarının farkına bile varamadılar!
Aralarından birini de
Kendileri kadar çocuk sanıyordular!
Oysa susuyordular
Sırlı aynaların sırlarıyla oynayanlar!
Sirk onlarındı...
İkisini oynatmak hakkı onundu yine
Kendi ellerince...
Sirk sahibine farkı fark etmiyordu yani.
İncinen onca hayvanın
Farkı yoktu hani insandan.
Sirklerden hep nefret ettim.
Hayatıma gerçek aynalar
O hayvanların gözleriydi.
Hayvanlarıysa hiç sevmedim!
Gözlerinde bütün gerçekler vardılar!
Herkesin binbir nefeste
Hasretle beklediği o anı ise hiç istemedim.
Ağladım ben on sekiz imin ilk saatinde...
Odamda bir sürü ayna hediye
Hepsi kendimden büyük!
Hepsi hayvan!
Birkaçını
Yıllardır saklıyordum oysa hazinemde
Börtü böcekli birkaç papatya!
Ben hiç!
Hiç kimseme!
Bir tek yalan söylemedim.
Söylemeliydim!
Cemre.Y.

27 Ağustos 2017 Pazar

Zaman Dar

Zaman Dar…
Elma çiçekleri de açtı zaman dar...
Gelsen de sevilsek bir şöyle...
Sevsem de şımarmasan...
Cemre.Y.

Aşk Dağılıyor


...Aşk Dağılıyor...
Ortasını bulamadım aşkın,
Ya kaçabildiğim kadar uzağa 
Kaçıp kayboluyorum,
Ya da son sürat 
Öyle hızlı koşuyorum ki ona,
Yanlışlıkla içinden geçiyorum 
Aşk dağılıyor.
Bir günde biri çıkıp karşıma
Tutmuyor omuz uçlarımdan, neyse!
Cemre.Y.

Cennetimden Geçerim


…Cennetimden Geçerim…
Eylül'e ramak kala...
Nisan yağmurun olmaktı hep asıl niyetim
Yosun gözlümün gözlerinin çimeninde...
İlk ve son kere
Baharın sonundaki o,
Son yeşil çimen renginde olmayı diledim.
Meğer!
Baharımın ilk'ine sonmuş bu!
Kırk'ımı kırk geçe
Hayatıma çok kala
Sana hayli geç kalmışım demek ki
Bir kere bile olsa
Oysa!
Ramağı çoktan erken geçmişten
Ben sana erken gelmişim efendim...
Beni affetme sen...
Ben sana cennetimi sunardım.
Hem de bedava!
Sen yine de bana cehenneminin adını yaz!
Senin için geçerim...
Cemre.Y.

Günler Akıp Ölürken

...Günler Akıp Ölürken...
Projelerimi bölersin...
Aklımı çelersin...
Salı'dan hazırımdır
Çoktan programlı kalp yükümle,
Sana pazartesiden umutluyumdur...
Perşembe'ye de hayli geç kalmışımdır.
Oysa hep hayıflanırdım yalnızlığıma.
"Hani Çarşambaaaa?!" gibi acelecisin.
Aşk gibisin?
Her an hazır olamam sesine ama sen...
Beni sana inandır istersen...
Halbuki günler akıp ölürken,
Ölümlü bir martıydım.
Ve sadece ölümlü olduğumu,
O bildi.
Kendim.
Artık git istersen!
Cemre.Y.

Mutlu Bayramlar


…Mutlu Bayramlar…
İçimizden kara kışlar geçse de
En zemherisinden
Çocuklar diyorum çocuklar!
Ah o, siz hayata gülümsemedikçe
Gözlerinin geleceğe bakışları solmasalar.
Her farklı şekeri özenle seçip alırken
Her büyük harçlığı
Ceplerine özenle yerleştirirken
Ellerinizi, kalbinizden öperken gördünüz mü siz onları!
Görün derim ben bu bayram.
Çünkü yaşamınızın
Çocuklar gibi anlamlı bir sebebi var!
Gülümseyin çekiyorum, mutlu bayramlar!
Cemre.Y.

Sesin Kırılmasın

...Sesin Kırılmasın...
Senin bana sesin kırılsa
Yüreği dağılır ecel zembereğimin.
Bilmezmiş gibisin be çocuk!
Yoksa bile isteye teammüden,
Cinayetimimi işlersin?
Bileyim ki...
Artı şu hayata fazlaca direnmeyeyim!
Öyle fazlaca göğüstü, kitleydi,
Zaman akmasın boşuna!
Beyinden...
Bitiminden...
Omur iliğin başlangıcından...
Bitirelim mesela çar çabucak ne dersin?
Yeter ki bana artık sesin kırılmasın.
Cemre.Y.

Aşk Mı, O Ne Ki?

...Aşk Mı, O Ne Ki?... "Aşk mı? O ne ki!" derdi rahmetli anacım. Sonra da eklerdi; "Yenilir mi, içilir mi? Yoksam mevsimler g...