kalbim etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
kalbim etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

11 Aralık 2022 Pazar

Sus!

…Sus!…
Yaklaş yanıma sevdiceğim...
Gözlerinin yosununa baka baka,
Susarak, seni, bir sarayım!
Yüreğinin atışı ninnim olsun hele.
Yorma!
Germe!
Kasma!
Üşürse battaniyenin dışında kalan kollarım,
Sen sar...
Sen sarmala...
Sen koru ve sen kolla beni …
Beni...
Uyuduğumu sandığında değil!
Beni..
Senden giderken değil!
Bu defa beni,
Sana, o ilk sarıldığımda çek nefesine,
Derin, derin…
Ve hala sus…
Sus ki yüreğinin sesini duyabileyim.
Sus ki…
Gözlerinin ışığında kendimi görebileyim.
Sus ki…
Kalbim kalbine yoldaş olsun,
Seni güvenimle seveyim.
Cemre.Y.

5 Şubat 2022 Cumartesi

En Şefkatli Özürler

…En Şefkatli Özürler...
Önce, nicedir, sürgüleri lime lime dökülmekte olan,
Yüreğimin kilidinin pasını sildim güzelce.
Sonra, bol sirkeli, bol çamaşır sulu yara bantlarıyla,
Kalbimin bütün odalarını tertemiz, mis, temizledim iyice.
Dudağımın kenarındaki uçuğa,
Sıcak kahve telvesi sürdüm özenle.
Zorla da olsa, aynaya, gülümseyen iki gözümü astım.
Kendime dair en şefkatli özürlerimi,
Tavuk suyuna çorba yaptım.
Korkularımla yüzleşmeye hazırdım,
Covid pozitif olsam ne yazar!
Cemre.Y.

19 Aralık 2021 Pazar

Darmadağınık Ettin Ya Beni!

...Darmadağınık Ettin Ya Beni!...
Yok!
Sadece yüreğimden vurulmadım!
Bu sefer bütün azalarım, birer birer
Öylece vedalaşmadan ayrıldılar yerlerinden,
Hiçbir hücremi, acıtmadan öylece saçıldılar etrafa!
Darmadağınık ettin ya beni!
Dağılsınlar bütün azaların senin de emi?
Merak etme kıyamam ben!
Toplarım onları da yerlerden!
Bir yerim fena sancıyor da,
Senden sonra bulamadım,
Kalbim nereye saçılmıştı!
Cemre.Y.

3 Ekim 2020 Cumartesi

Gülümsüyorum İşte

...Gülümsüyorum İşte...
Sana...
Şöyle denize sıfır!
Kenarında iki küçük kayığın bağlı olduğu,
Hani olur da boğulmaktan korkarsın diye de,
Az ötesinde küçük bir adacığın olduğu,
Yabancısı olmadığım bir toprağın,
Ciğerlerine kök salmış,
Lila rengi bengonvillerin çiçeklerinden birinin,
Öz içinden yazıyorum sevdiğim!
Artık merak etme beni!
Nicedir, niceyim diye.
Küçük bir operasyonla,
O koskocaman kalbimi öldürdüm işte!
Gayrı bundan sonra kıyamet mi kopar,
Nuh tufanı yeniden mi doğar,
Yoksa dünya mı soğur yeniden,
Umurumda bile değil.
Bak...
Ben, hala, bu hayata, inadına,
Gülümsüyorum işte!
Buz rengi goncalar açıyor gamzelerimde.
Cemre.Y.

10 Temmuz 2020 Cuma

Yürek Yokluğu


...Yürek Yokluğu...
Çıkmaz sokakların birinde rastlaşsak misal,
Uzanıp, usulca tutuversen ellerimden,
Sana güvensem...
Sana sımsıkı sarılabilecek kadar,
Sağ yanımdaki yürek yokluğunu,
Senin kalbinle doldurabilecek kadar güvensem.
Cemre.Y.

25 Haziran 2020 Perşembe

Anlamazlar

...Anlamazlar...
Kim bilir kaç yalnızlıktır,
Kaç ömür biçtim gönlümün heybesinden.
Kim bilir kaç kere,
Can özünden kırıldı hayallerimin taç yaprakları,
Kim bilir kaç vakittir...
Kaç yanılgıyı yaşadım ömrüme ömürdür dediğimden!
Kim bilir kaç kere,
Kalbimin bütün canlarını kırdırdım en ciğerime.
Tam da yine...
Yeniden, taze törpülenmiş ömrümün,
"Vazgeçmek fıtratımda yok,
Ama ya pes ettirirlerse?" si ile...
"Neyse diye bir yer var...
Sonu eyvallah'a kadar gidiyor!" faslındayım.
Hayat hep öyledir,
Bazı şiirler bel kemiğinden vurur adamı!
Anlamazlar bile, ömrünün neresinden o'na kırıldığını.
Cemre.Y.

21 Mart 2020 Cumartesi

Corona Mı Ne Sokum Sa, Belki De Geçip Gitti De, Biz Ölemedik!

...Corona Mı Ne Sokum Sa, Belki De Geçip Gitti De, Biz Ölemedik!!...
"Corona mı ne sokumsa belki de geçip gitti de, biz ölemedik!"
Yok!...
Benim cümlem değil bu cümle.
Çok şükür herkes her şeyin farkında!
Güya Corona hakkında hiçbir şey yazmamaktı niyetim.
Kafalarına at gözlüğü takmış, at kadar beyni olmayan,
Yıllar yılı ezber ettikleri cümleleri tekrarlayan,
Toplumun asalak kesimi hariç,
Başka başka, bambaşka yaşlılarımızın da var olduğunu hatırlayana kadar!
Kulağımdan bahçedeki yaşlılara, tükürürcesine,
"Yaşlılar, ya yaşlılar, evlerinize gidin ya!" diye seslenen genç delikanlının sesi,
Dimağımdan yaşlı amcaların o çaresiz bakışı geçip gitmezken.
Öyle bizim millet gibi markette ne var ne yok evime stoklamadığımdan!
Zira kalbim şiir yürekli olsa da, beynim muhasebecidir benim.
Eğer, bu musibet bize de uğrar da, ölmez de sağ kalırsak,
Ay sonu o kredi kartının kaç para geleceğini hesap edenlerdenim.
Çok şükür temizliğimi bitirmiş, hem evimin ihtiyaçlarını almak,
Hem de şöyle insanlara uzak mesafe bir tutam nefes almak için dışarı çıktım.
Birkaç maskeli, birkaç da eldivenli insan dışında herkes normalindeydi.
Bu sefer ben uzak ara korunmasını tercih ettim.
Parkın sonuna doğru ilerlerken hayret ettim mangal sefalarına bari ara verilmiş!
En köşedeki kamelyada iki kasketli yaşlı amca vardı.
Tam "Eyvah, eyvah hala söz dinlemiyorlar bunlar!" diye söylenecekken,
Daha yaşlı olanın şu cümlesini duyduğum an donakaldım.
"Korona mı ne sokum sa, belki de geçip gitti de, biz ölemedik!"
"Ne biliyim aga! Sen tee Çinlerden gez dolaş, dünyayı kavur,
Bir bize uğrama! Olacak iş mi şimdi?" dedi diğeri!
Beynim yanmıştı duyduklarımdan gittim karşı kamelyaya oturdum.
Nasılsa iki kamelya arası ikişer metreydi.
"Sankim biz şinci çıktık sokaklara, sanki hep evde böyle torun torba,
Sanki böyle, gelin, oğul, damat, kız, iç içeydik de şimdi böyle diyolar" dedi biri.
"Sorma aga! Bu olaylar olmadan evvel duydum daha bizim oğlandan,
Emekli maaşım olmasa çoktan huzur evine atacaklarmış beni!" dedi öteki!
Diğerinin sesi çatallaştı öylece uzaklara bakarak konuşurken...
"Sanki dünden önce sarılmamıza izin veriyorlar mıydı torunlarımıza,
Ya da ne bileyim hatırlamıyorum en son ne vakit sarıldık biz oğlumla!"
Öteki burnunu kırıştırdı böyle direği sızlamış da ağlayacakmış gibi!
"Ben en son dört bayram önce sarılmıştım kızıma,
Sonra emekli maaşımı oğlana veriyorum diye gönül koyduydu bana!" dedi.
"Sanıyorlar ki, derdimiz onlara heder olmak!
Rabbim ömürlerimizden alıp onlara verse ya keşke!" derken bey amca...
Ah nasıl da koşup sarılmak istedim her ikisinin de boyunlarına!
Hiç benim babam gibi değildiler, ya ne biliyim gerçek baba gibiydiler işte.
Ortalıkta hastalık kol gezerken köyüne gideceği günü,
Kahvehane arkadaşlarıyla okey taşı yuvarlayarak geçirmiyorlardı misal.
Onlar, sadece, doya doya, sevip, sevmek ve sarılmak istiyorlardı emeklisiz!
"Önceden evlerimizde iğreti bakıyorlardı bize fazlalık diye,
Şimdi sokaklarda aynı bakışlar üzerimizde aga!" dedi kasketli amca.
"Hee, eskiden camilerde, meydanlarda dolanırdık da kimse görmezdi,
Hani bizde bu bacaklarla sokaklarda olmaya meraklı değildik lakin,
Ya gelin temizlik yapacaktır, ya oğlan evden çalışacaktır,
Ayakaltında olmamak içindi bütün gayretimiz." dedi diğeri.
"Şimdi her yerde fazlalık olduk mirim,
Şu Corona mı ne sokumsa belki de geçip gitti de, biz ölemedik!"
Şu insanlar ne kadar zenginler bir farkına varsalar!
Benim ne böyle bir babam oldu, ne de...
(Rahmetli anamın gücüne gitmesin)
Ne de böyle bir anam!
Ne dedelerimden gördüm bir tek sevgi dolu bakış,
Ne de anneanne ya da babaannemden!
Çocukluğunun hayli yerleşiverdi hülyalarıma,
Keşke kocaman cam fanustan bir dünyam olsa da,
Bütün sevgileri bir araya toplayıp koskocaman sarılsam!
Bütün sevgilere de ölmeyi yasaklasam.
Cemre.Y.

19 Şubat 2020 Çarşamba

Çocuk


...Çocuk...
Yüreğimin dehlizlerinde gezinirken rastladım sana çocuk!
Benim seni içimden uçurup, dünyaya akıttığım yaştasın şimdi.
Loş yıldız tozları parlarken kalbimin odalarının duvarlarında,
El yordamıyla bir yol bulmaya çalıştıkça kayboluyordum,
Tam da aldatılış durağında, öylece yersiz, yönsüz kalmıştım.
Sonra seni gördüm zemheri ayazı bir kar bahçesinde,
Çenesi dik, alnı apak, gözleri güneşe bakarken,
Kardelen olacakken bahara açmış o en taze lale mevsimiydin.
Adımı unutup Cemreler döşedim sanırken ömrüme,
Karabasanlar ayak tabanlarıyla ömrümü çiğnerken hem de!
Bir yüzün aydınlatıyordu dünyamı, bir nefesin, bir ruhun.
Yüreğimin dehlizlerinde gezinirken rastladım sana çocuk!
Benim seni içimden uçurup, dünyaya akıttığım yaştasın şimdi.
Loş yıldız tozları parlarken kalbinin odalarının duvarlarında,
El yordamıyla bir yol bulmaya çalıştıkça kayboluyordun,
Tam da aldatılış durağında, öylece yersiz, yönsüz kalmıştın.
Kabul etmek gerek ki sen benim ruhumun ta içiydin lakin,
Ben senin ruhunun yamacı dahi olamadım.
Sana başka bir yıldız tozu gerek!
Öyle meteor düşmelerini yıldız kayması sanıp,
Sevgiliyle,
El ele dilek tutulan hayalperestlerden de değilsin ki sen.
Sana, gökteki ahengine göre, 
Her gün yeri ve kaderi değişen yıldızlar değil ki çocuk,
Sana koca bir Venüs gerek!
Ve o ben değilim ne yazık ki lakin sana çok ırak da değilim,
Ne vakit,
Yüreğimin yamacına uğramak dilersen Güneş benim.
Öperim her daim, alnının kaş çatımından,
Ha bir de saçının en başak tarlasından.
Cemre.Y.

30 Ocak 2020 Perşembe

Anlatacaklarım Var Sana

...Anlatacaklarım Var Sana...
Karşılaştığımızda,
Yüreğimin kelebek kanatları şarkılar söylemeye başlar kesin.
Senin geldiğini, sen daha kapıdan girmeden hissetmiş olurum zaten.
Uzaktan yamacıma gelen ayak seslerini duyarım önce...
Sonra...
Nicedir özleminden burnumun direğini sızlatan kokun gelir.
Sesinle birlikte tenin gelir yamacıma!
Selamlaşma faslından sonra...
Acele etme ama!
Umarsızca cümlelerini sağa sola savurma sakın.
Öncesi...
Birkaç suskun dakika olsun mu aramızda!
Daha kalbimin atışını susturamamış olurum kesin.
Daha o an fazla gelen ellerimi nereye koyacağım bilemem mesela.
Birkaç yudum çay ya da kahve içimlik fırsat sun bana.
Sonra anlatacaklarım sana.
Cümlelerim bitip, gözlerim de susana kadar dinle ama!
Sonra sen anlat hele kendi hikayeni, söz...
Cümlelerin bitene kadar, gözlerin de susana kadar dinlerim ben de.
Sonra ya hiç bitmeyecek virgüllerle,
Mevsimli, mevsimsiz laleler açar ömrümüze,
Ya da...
Neyse!
Cemre.Y.

30 Eylül 2019 Pazartesi

Hislerim

...Hislerim...
Şükür ile boşluk arasında bir yerdeyim sevgilim.
Ne zamandır bu haldeyim farkında bile değilim.
Hüzünlü ya da kederli de değilim,
Yahut kalbimin,
Titreşimlerini hissedecek kadar mutlu da değilim.
Sanki...
Zamanda uyutmuşum kendimi öyle rahvan hislerim.
Günü gelecek anda uyanacağım eminim!
Eskiliğinin üzerinden,
Ne kadar zaman geçtiğini unuttuğum kadar,
Eskiden...
"Hislerimi kaybettim, hükümsüzdür!" dediğim zaman da yine böyleydim.
Dudaklarımın kenarında,
Yeni bir umut kırıntısı tebessüm etti, 
Gelecek de gelecek!
Cemre.Y.

29 Eylül 2019 Pazar

Yüreğimin Dehlizleri

...Yüreğimin Dehlizleri...
Yüreğimin dehlizlerinde gezindim tüm gün.
Kalbimin odalarında bahar temizliği yaptım teker teker!
Nicedir,
Kapısına uğramadığım bir odanın kapısını açamadım misal,
Pas tutmuş kilidi anahtarı üzerinde kalmış öylece.
Diğer odalara doğru dönecekken vazgeçtim!
Bir omuz attım,
Kırıldı kalbimin tozlu odasının kapısının paslı kilidi.
Varsın olsun kırılan kapı olsundu.
Tek tek toparladım eskimiş kanepelerin örtüsünü.
Astımlı burnumu umursamadan soludum bütün tozunu.
Artık işe yaramayan ne varsa topladım bir bohçaya,
Sokağımdaki çöp konteynırının köşesine astım.
Şimdi, kapı hariç her şey pırıl pırıldı.
Sonra bir düşünce arası vermek için dışarı çıktım.
Mültecilerin her pazar,
Püfür püfür et mangal yaptığı parkta yürüdüm.
Kızmadım bu sefer hiçbirine!
Duman ve yanmış et kokularını biraz geçince...
Gülümsedim kendi kendime,
Ayağımdaki terlikleri çıkartıp,
Çıplak ayaklarımla,
Adımladım çimenleri içimden akımlar geçti toprağa.
Sonra,
Yine geldim daha yeni temizlediğim kalbimin odasının kırık kapısına.
Paslı kilidi çıkarttım yerinden, kapıyı maviye boyadım.
Kilidin yerine de çiçekli bir yazma doladım,
Ki zaten artık kilide gerek yoktu.
Neyse ki bu sayede karşı odanın buzları da erimeye başladı zaten.
Kendi kendine yeniliyor işte kendini, kendime en derin sevgilerimle.
Cemre.Y.

5 Eylül 2019 Perşembe

Ben Ve Yüreğim Ve Kalbim Yorgunuz Zaten

...Ben Ve Yüreğim Ve Kalbim Yorgunuz Zaten...
Evime giden yolları okumakta olduğum kitabımın
Şimdiye kadar ki en sevdiğim bölümüyle aşmışım.
On altışardan üç katı geçip kapımın kilidi açmış, 
Soyunup dökünüp ayaklarımı sehpaya uzatmışım.
Bir sigara yakıp voyage müzikleri eşiliğinde 
Yorgun ayaklarımı sonbahar meltemi okşuyorken hafiften açık pencereden.
Şimdi bir şiir yazsam dedim ya içimden!
Caydım sonra fikrimin zikrinden.
Durduk yere birileri çıkacak bir yerlerden, 
Sanki yanlışlıkla bir vakitte kendimi şair ilan etmişim gibi,
Sokağımda,
Yün yataklarının yünlerini kaldırıma döküp lime lime  eden yaşlı teyzeler gibi,
Yüreğimin süzgecinden geçip 
Kelimelere yazılmak için çırpınan onca cümlemi iğdiş edecek!
Ne gerek var dedim şimdi durduk yere şiir etmenin 
Ben ve yüreğim ve de kalbim yorgunuz zaten
Radyoda Voyage müzikleriyle kapattım gözlerimi, şiir içiyorum içimden.
Cemre.Y.

26 Ağustos 2019 Pazartesi

Ben Kendi Şarkımı Kendim Söylerim Üstadım

...Ben Kendi Şarkımı Kendim Söylerim Be Üstadım...
Bu gece...
Onu tamamen unuttuğumun yedinci gecesi!
Ama sen...
Yine de ona bir şey deme!
Kırılmasın gönlü durduk yere.
Daha balığı kızgın tavada öldüreceğiz,
Mangal keyif işi bilirsin hiç de öyle keyifli falan değiliz.
Ekmek kesme tahtasında sıra sıra doğrayacağız soğanları,
Araya yumuşak birkaç yeşillik de ekleyerek!
Ne bileyim birkaç meze olacak masada,
Birkaç da...
Aynı dertten çoktan muzdarip ahbap ekledik mi bu iş tamam.
Ben hiçbir zaman sevemedim bir ölünün arkasından helva yeme işini ya!
Bilim insanları salık vermiş güya.
Belki biraz un helvası, biraz da irmik helvası koyarız soframıza!
Bana mı...
Bana meze falan gerekmez aga, rakı ile balık eşlik etmişse makama.
Hele yanıyorsa cigaramın dumanı baş köşemde...
Öyle buzlu su falan da lazım değil ha!
Lakin acılı şalgamı sakın unutma.
Ancak öyle idrak ediyor kalbim birinin daha beynime göç ettiğini!
Gayrı kim ne istiyorsa onu izlesin, onu seyretsin bu saatten sonra.
Ben kendi şarkımı kendim söylerim be üstadım!
Sesim hiçbir zaman güzel olmasa da, hem de bağıra çağıra söylerim.
Cemre.Y.

9 Ağustos 2019 Cuma

Ey Hayat

…Ey Hayat…
Kadının artık size dair,
Tek bir an'ı kalmadı bayım.
Eminim bundan!
Çünkü kadın saçlarında dahi vazgeçti.
Kadının…
Artık sana dair,
Tek bir an'ı kalmadı ey hayat…
Eminim bundan!
Çünkü kadın…
Kırıklarını aldırdı kalbinin.
Cemre.Y.

3 Haziran 2019 Pazartesi

Bayram Geliyormuş

...Bayram Geliyormuş...
Dediler ki bayram geliyormuş,
Kalbimin odalarını tertemiz ovaladım,
Camlarını, duvarlarını onardım.
Yüreğimi dikişsiz iplerle sarıp sarmaladım.
Kendime yepyeni bir kalp yarattım.
Canımın kırıklarını bembeyaz tüllerle yamadım.
Bundan gayri gelen de hoş gelsin,
Gidene yollar hep açık zaten.
Cemre.Y.

10 Mayıs 2019 Cuma

Yoksa Bu Kadar Yaralanmazdım

...Yoksa Bu Kadar Yaralanmazdım...
Hayatıma dokunup da,
Ömrümü yakıp giden insanları düşünüyorum da bazı bazı!
Onlar ki...
Kalbimin gizemli patikalarından yola çıkıp,
Yüreğimin gazellerini bahara çevirendiler!
Her biri kendi sıfatınca...
Sevginin de, şefkatin de, sevdanın da en has haliydiler.
Hayatıma dokunup da,
Ömrümü yakıp giden insanları düşünüyorum da bazı bazı!
Ben miydim bunca koşulsuz sevgiye aç olup,
Reklamlardı, dizi dizi filmlerdi hepsine kanan,
Yoksa onların hepsi mi, aynı tiyatronun ustasıydılar?
Yok yok, reklam olsa,
Hiç seyretmediğim anlık olaylara kanmazdım,
Dizi dizi film repliği olsa asla inanmazdım.
Hayatıma dokunup da,
Ömrümü yakıp giden insanları düşünüyorum da bazı bazı!
Her biri karşına kader çarkını ezber etmiş,
Kendi yalanına dahi önceden kendini inandırmış,
Mükemmel birer teatral trajedi performanslarını sergilediler de,
Ben, kendi ömrümü unutup, onları ayakta, yüreğimle selamlarken,
İhtimal o ki,
Seyirci olduğumu unuttum da kandım ben bütün o oyunlara.
Yoksa anısı dahi hatırıma geldiğinde,
Hiçbirinden hala...
Bu kadar derin yaralanmazdım.
Geçmişe özlem değil bu,
Her bir anı...
Sanki siyah beyaz birer Türk filmi kahramanı!
Şimdiye dönersek...
Ne jön aynı kahraman gençliğinde,
Ne de artist aynı saflıkta lakin,
Hayatıma dokunup da,
Ömrümü yakıp giden insanları düşünüyorum da bazı bazı!
Sadri Alışık diyor ya hani, o filmde...
"Ben seni unutmak için sevmedim..."diyor ya!
Her biri karşına kader çarkını ezber etmiş,
Kendi yalanına dahi önceden kendini inandırmış,
Mükemmel birer teatral trajedi performanslarını sergilediler de,
Ben, kendi ömrümü unutup, onları ayakta, yüreğimle selamlarken,
İhtimal o ki,
Seyirci olduğumu unuttum da kandım ben bütün o oyunlara.
Yoksa bu kadar yaralanmazdım hiçbir anımdan!
Cemre.Y.

10 Mart 2019 Pazar

Pazar Güneşim

...Pazar Güneşim...
Sana sevda sokağının çıkmazlarında rastladım sevdiceğim.
İkimizin de üstü başı yürek kırığıydı.
Oturduk kaldırım taşına usul usul ömrümüzü döktük birbirimize.
Bir yaprak sen soyundun hayatından bir yaprak ben.
Şimdi çırılçıplak kaldık biz bize sarıldık sımsıkı.
Senin yüreğin benim kıraç yalnızlığıma dokundu.
Benim yüreğim senin kurak yalnızlığına.
Günaydın pazar güneşim.
Ben seni kalbimin limanına mühürledim.
Cemre.Y.

7 Şubat 2019 Perşembe

Güneş

...Güneş...
Dışarı çıktım,
Yüzümü güneşe dönüp,
Gözlerimi kapattım.
Güneşin, alnımın tam ortasından,
Beynimin sokaklarına dalmasını izledim.
Sonra kalbime kadar inip,
Küçücük bir buse ile,
Yüreğimden öpmesine izin verdim.
İçimde gezinirken,
Boynuma dolandı yumuşacık elleri,
Dudaklarımı ısıtmasına kıkırdadım haylazca,
Burnumun ucuna dokunup,
Yanaklarımı okşamasınaysa gülümsedim.
Nicedir,
"Her şey güzel olacak!" diye diye,
Sabaha umutla uyanıp,
Akşamına kalmadan mutsuz edildiğimin
Bütün hesaplarını soracaktım güya!
"Neden ben?" diyecek ve cevap bekleyecektim ki
Geldiği gibi alnımın ortasından öptü.
"Ben hep varım da...
Gündüz bulutlar giriyor araya,
Geceyse dünyanın öteki yüzü,
Bütün suç benim değil yani kuzum,
Bana gücenme.
Beni unutma demiyorum sana,
Varlığım bir ve tek,
Ama benim bir dünya dolusu çocuğum var
Ki bu seni sevmiyorum demek değil!
Sadece yetişemediğim zamanlarım oldu hayatında,
Hani nice zamandır sen de,
Hem ana ve hem de babasın ya,
Kimin kalıyor her daim sorgusuz sevdiğin!
Kızın değil mi?
İşte senin yavrun bir ve tek!
Ya ben neyleyim!
Ama kendimi sana affettireceğim" diyor ya!
Buruluyor içim o an.
İnşallah o da rahmetli anamın son günleri gibi olmaz.
Hani rahmetli anam da son günlerinde
Hiç sevmediği kadar sevmişti ya beni.
Şimdilik için gönlümde kalan,
Güneşimin içimin içinin,
Bütün kırılgan kanatlarını öpmüş olmasının,
İlk defa çikolata yemiş çocuk gibi,
Tarifi zor olan o sevinci.
En azından "Seviyorum!" dedi.
Cemre.Y.

29 Ocak 2019 Salı

Bu Sefer

...Bu Sefer...
Nicedir gri bir şehrin,
Hep aynı renk
Kalın ve yüksek duvarlarından
Kıpkırmızı yürek sızılarımı yolluyordum geleceğime!
Hani ne vakit benden bir gidenim olsa
Bir daha dönmezdi ya buralara...
Bu sefer öyle olmadı işte!
Geleceğim,
Geçmişimle yüzleşti.
Çok şükür bu sefer,
Gidenler'imin hepsi geri geldi.
Kalbimde kelebek kanatları süzülüyor şimdi.
Şimdilik, çok şükür hepsi geldi ya!
Fakat...
İçlerinden biriyle göz göze gelmeye hazır değilim daha.
Kim bilir bu sefer...
Bana nasıl bakacak katarakta doğru yol alan o yaşlı gözleri.
Sonunda buldu mu acaba kendi cennetinin izlerini?
Cemre.Y.

13 Ocak 2019 Pazar

Şurada Bir Yalnızlık Var

...Şurada Bir Yalnızlık Var...
İçimin kırılgan kanatları ezildikçe daha çok hissizleştim sanırım.
Artık katlanamaz oldum gereksiz hırsların girdabında boğulmaya.
Kaderim baştan kadersiz yazılmış ya!
Gelen geçen yüreğime bir çizik daha eklemeye meylediyor.
Bilmiyorlar oysa!
Hiç kimsenin lüzumsuz kalabalığına ihtiyacım yok benim.
Şurada bir yalnızlık var,
Tam sağ elimin altındaki kalbimin atışlarının arasında.
Bu saatten sonra da elimi çekmeye hiç niyetim yok!
"Ben seni güzel severim." diyen kim varsa söverek gidiyor nasıl olsa.
Cemre.Y.

Aşk Mı, O Ne Ki?

...Aşk Mı, O Ne Ki?... "Aşk mı? O ne ki!" derdi rahmetli anacım. Sonra da eklerdi; "Yenilir mi, içilir mi? Yoksam mevsimler g...