affet etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
affet etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

30 Aralık 2025 Salı

Yorgan

...Yorgan...
Önceki gece sarılıp sarmalandığımı,
Her sabah usulca terk ediyorum.
Neyse ki o, her sonraki gece affediyor beni.
Ruhumu da, bedenimi de ısıtıyor.
Ah canım yorganım benim.
Cemre.Y.

16 Ağustos 2025 Cumartesi

İçimde Bir Yerler Seni Hala Seviyor!

...İçimde Bir Yerler Seni Hala Seviyor!...
Ey benim gözlerinin yosunundan çiy damlaları topladığım.
Sana hafif rüzgarlı bir ağustos ikindisinden sesleniyorum.
Her ne kadar sesim,
Ses tellerime ulaşıp dudaklarımdan çıkmasa da,
Ruhumun derininden avaz avaz fısıltılarla sesleniyorum.
Seni affedemediğimden beri,
Bütün affettiklerimin, tüm aflarını da sildim bilesin.
Bana bütün ayıp edenlere nefret dahi hissetmezken,
Yani tamamen duygusuzken,
Sana, sadece sana hissiz değilim bilesin.
Ciğerim ve yüreğim ve dahi ruhumun her yeri sana kırgın olsa da,
Sana bir daha asla kaburgalarımızı çatlatırcasına,
Eskisi kadar saf güven ve sevgiyle sarılmayacak olsam da,
İçimde bir yerler, söz geçiremediğim hücrelerim her bir tanesi,
Seni hala seviyor ya, sen kendini benden nasıl mahrum ettin duy istedim.
Cemre.Y.

20 Temmuz 2025 Pazar

Bilemedim Sevmeden Önce Sevilmenin Değerini

...Bilemedim Sevmeden Önce Sevilmenin Değerini...
Hiç olmayacak bir zamanda,
Hiç de aklımda olmayan bir şarkıya denk geldim bu gece.
Bana bu şarkıyı hediye ederken bütün hayatımın hayali vardı gözlerinde.
Bilemedim sevmeden önce sevilmenin değerini,
Sevilmelerimin kıymetini bilemediğimdi.
Uçarı gençliğimdeki beni affetsin gençliğimin aşığı.
Sevemedimdi o zamanlar, beni benden çok seveni.
Cemre.Y.

11 Temmuz 2025 Cuma

Elbet Bir Gün Şöyle Ağız Dolusu Kahkahaların Da Zamanı Gelecek

...Elbet Bir Gün Şöyle Ağız Dolusu Kahkahaların Da Zamanı Gelecek...
Dudağımın kenarına izinsiz yerleşiveren uçuk yarası
Gülümsemelerimi acıtsa da,
Gelip konmalaranının zamanını aksatmadığı için
Her yıl aynı zamanlarda sadece onu ve kendimi affediyorum ben.
Ötesi hep...
Vakitsiz gelip geçen hayat kırığı zaten.
Durup durup yüreğimi incitmeye değmez diyerek
Sağ elimi de kalbimin üzerine koyarak
Acıtmadan, incitmeden, üzmeden,
Hafiften bir tebessüm yerleştiriveriyorum dudaklarıma.
Elbet bir gün şöyle ağız dolusu kahkahaların da zamanı gelecek.
Cemre.Y.

4 Aralık 2024 Çarşamba

Her Şey İçin, Herkesi Affediyorum!

...Her Şey İçin, Herkesi Affediyorum!...
Acının hıncını, dizini döverek alırsan dizin morarır,
Duvarları yumruklayarak alırsan parmakların kırılır!
O anda ve sonrasında yeni acılar kalır.
Şimdi mor bir dizim,
Kırık değil ama çatlak bir parmağımla,
Başta kendim olmak üzere,
Her şey için, herkesi affediyorum!
Cemre.Y.

8 Kasım 2024 Cuma

Doğru Soru

...Doğru Soru...
Soran olursa, affetmeler ustasıymış dersiniz.
Ve ben...
Evet, evet, ben...
Ben her zaman doğruyu söylerim.
Eğer sen...
Doğru soruyu, sorabilirsen!
Cemre.Y.

9 Şubat 2024 Cuma

Pişman

...Pişman...
Kim bilir kaç geceler,
Dış kapımın anahtarını,
Dış kapımın kapısının kilidinde unuttum bilerek!
Hani olur da, bir tek gün, bir tek gece,
Pişman olup dönersin koynuma,
Tıpkı bebekliğindeki kadar masum
Ana sıcaklığına kıvrılırsın diye.
Hani hep soruyorlar ya,
Aşk her şeyi affeder mi diye.
Aşk evlatsa, affeder lakin!
Gerçekten pişman ise.
Cemre.Y.

10 Aralık 2023 Pazar

Sus

...Sus...
Bir kadını susturmanın en iyi yolu,
O susana kadar süren
Mükemmel bir öpüştür.
E tabi dudaklarını kanattıracak kadar üzmediysen.
Şimdi öp bakalım öpebilirsen.
Cemre.Y.

12 Temmuz 2023 Çarşamba

Affetmek


...Affetmek...
Hayatımın bu döneminde,
Affetmeyi de,
Affetmeyi seçmeye karar verdim.
Artık,
Nasıl olsa,
"Hep affediyor." diye canımı sıkanlar düşünsün.
Affetmek falan yok artık,
Direkt Allah'a havale ona göre.
Cemre.Y.

17 Aralık 2022 Cumartesi

Gitme!

…Gitme!...
"Gitme!"
Sadece bu cümle…
Değiştirebilirdi bütün bir hayatın devamını.
"Gitme, kadınınım,
Sana şimdiye kadar hissettiremediysem bunu, beni affet!
Gözlerimden gözlerine akmadıysa yüreğin,
Aktı da bende o yürek yoktu ise…
O bakış sende ve o yüreğim yerinde,
Fakat imkansızlıklar sebepse…
Mademki iki kelime kadar basit ve net!
"Seni seviyorum!"
"Gerek yoktu olanlara,
Olmak istemeyenlere, oldurmaya engel bahanelere.
Tek kelime yeterdi söyleyebilene.
"Gitme!"
Cemre.Y.

26 Ağustos 2022 Cuma

Hakkım Baki

...Hakkım Baki...
Ey benim yüreğimin gülen yüzü,
Ey benim ciğerimin çiziğinin,
Baş kraliçesi!
Nicedir öğrenmiştim oysa,
Bana hiç yok, kendine hep çokluğunun.
Sana dairli varlığımın,
Senin tarafından, posam çıkana kadar
İyice sömürülüp,
Öylece bir kenara savurulup atılınca,
Güneşte unutulmuş atlas kumaş gibi,
Lime lime edilişimi izledim önce!
Sonra sonra fark edip uyandım,
Başkaları, tek bir kere bile,
Benim güvenimi kırdığında,
Ağızlarıyla kuş tutsalar affetmezken,
Seni ne çok affetmiştim,
İçimden, içime kırıla kırıla!
En son...
Beni, sıfatımı, sana dairliğimi, hiçe sayıp,
Başkasının götünü kollamam için,
Beni korkuluk olarak kullandığında anladım bunu.
Her aradığında beni yine bulmuş olman ise,
Sadece ve sadece bir gün yok olduğumda,
Neyi yok ettiğinin farkına varırken,
Koskoca senelerini bir hayale harcamış olmana rağmen,
Yine de son şansında,
Hazır herkes seni iyice bir salmışken,
Onca yılının diplomasını almış olmanı dilememden.
Bana faydası olacağından değil ha!
Senin şu hayatta, kazandığın,
En önemli şeyi başarmış olman.
Değil mi ki,
Ondan da vazgeçersen,
Artık kırılacak bir ben daha kalmadı bilesin.
Hakkım baki, sütüm helal olsun.
Cemre.Y.

25 Haziran 2022 Cumartesi

Haziran Gülüşlü Tebessümler

...Haziran Gülüşlü Tebessümler...
Pencerelerimin perdelerini,
Üçerli beşerli, bembeyaz...
Zambak çiçeklerine terk ettiğimden beri,
Fesleğen yapraklı yalnızlıklarımın yanına,
Rengarenk çiçekli sardunyalar ektiğimden beri,
Asma ağacım yeniden yeşerdiğinden beri,
Biber çiçekleriyle, salatalık çiçekleri,
Ağız ağıza, sarmaş dolaş kavuştuğundan beri,
Haziran gülüşlü tebessümlerim var benim.
Hiç şaşmaz, her cumartesi,
Sabahında sulayıp, okşadığım hayallerim gibi,
Severim her birini teker teker.
Vakti saati gelince de...
Söverim herkeslerimin gizli ihanetlerine.
Sonra da,
Şöyle bir güzelce,
Affederim hepsini gelmişlerinden, geçmişlerinden!
Ne de olsa ömrün sonunda,
Musalla taşında yatan herkesin ardından,
"İyi bilirdik!" diyecekler nihayetinde!
Olsun.
Nasıl olsa...
O gün geldiğinde ben yine,
Düğün salonlarında,
"Ankara'nın Bağları." çalarken yaptığım gibi,
Sözlerinin acısıyla yutkuna yutkuna ağlarken,
Müziğinin ritmiyle de,
Haziran gülüşlü tebessümlerimi takınıp,
Bütün affedişlerimi savura savura söveceğim!
Cemre.Y.

10 Aralık 2021 Cuma

Yazık Olur

…Yazık Olur…
Vicdan, azizim!
Geceleri güne karıştırır,
Günü ise kara geceye...
Benim vicdanım
Tek bir soru işareti olmaksızın,
Huzurlu bir ninni söylerken!
Başkalarının vicdanları,
Yüreği ve beyni delen,
Koca bir çığlık olur!
Dert olur, yara olur,
Geç kalınmış aflara,
Yazık olur!
Cemre.Y.

17 Haziran 2021 Perşembe

Yine De Siz Bilirsiniz

…Yine De Siz Bilirsiniz…
Ben…
Hayallerim ve kırıkları hariç,
Canımdan öte can saydıklarım yüzünden,
Ölüp ölüp, dirildiklerim hariç…
Yapamazsın diyenlere inat!
Sabırla, acı anların üstesinden gelmeler ustasıyım!
Yıllarca, ilmek ilmek dokuduğum bunca sabrımıysa,
Aşmaya…
Aşama dahi kaydetmeye çabalamayın derim.
Sonra ben susarım.
Sabreder, bekler, affederim de,
Yaradanımıza havale ederim.
Yarattığının neler ettiğini, nihayet, görünce…
O, neylerse, işte o vakit, çok da güzel eyler!
Zira; "Keser döner sap döner, gün gelir hesap döner!"
Yine de siz bilirsiniz.
Çünkü, hani insanım ya, bir vakitten sonra,
Neyi fazla yaptım, neyi eksik yaptım da,
Bu olması gerekenler, olmamış ve olmuyorken,
Bu hiç olmaması gerekenler, nasıl olup duruyor diye,
Kendi kendimin beynini de,
Yüreğini de yemekten yorulup,
Hem vazgeçiyorum, bütün o vazgeçemediklerimden,
Hem de pes ediyorum, her şeyden.
Sonra sonra çıkıyor karşıma evrenin hikayesi.
Meğer ben suçlu değilmişim!
Suç'un unsuru hiç değilmişim!
Meğer ben sadece tesadüfen,
Soyu sopu bozukların eseriymişim de,
Kader denen o paslı zincirin,
Bütün genetiksel kalıplarını silip,
Yeni bir hayat ağacını filizlendirmeye çalışırken,
Yüreğimin bütün parsellerini satmışlar!
Ki zaten şu hayata dair,
Tek bir kalplik bir mülkiyetim bile yok!
Yine de her şeye rağmen,
Bana gelen yollara doğru giderken,
Her bulduğum meyvenin çekirdeklerini,
Otobanların toprak kenarlarına doğru atarım,
İnadına hayat!
Çünkü hayat...
Bir gün o meyve çekirdeklerini görür,
Yağmurlar canına su verirken,
Güneş yanaklarından makas alır bir gün,
Rüzgarlar saçlarını tararken
Bir gün, bir çocuk, dallarındaki yemişlere uzanır.
Çünkü hayat...
Senden sonra da, benden sonra da devam eder.
Eninde sonunda, o paslı zincir kırılır da,
Bütün kalıtımsal kötülüklerin kötü ruhlarından kurtulur.
Bazılarının cennetleriyle cehennemleri ters yüz olur.
Yine de siz bilirsiniz!
Cemre.Y.

30 Nisan 2021 Cuma

Nihayet

...Nihayet...
"Geçecek!" diye diye geçti ömrümüz.
Ve sonra yaşından haylice ihtiyarlamış bir kadın,
Ilık bir bahar akşamında...
Nihayet, kendi anına, kendi zamanına yüreğini açıp,
Usulca batan güneşe döndü yüzünü.
Nicedir derin bir nefesi şöylece ağrısız çekemiyordu ya,
Akşamüzeri yediği ağrı kesici iğneden midir nedir?
Derin bir nefes çekip, genzine doldurdu denizin iyot kokusunu!
Hiç üşenmeden usulca kumsala doğru yürüdü,
Hiç ağlamadan da kumdan kaleler yaptı kendisine,
Ama bu sefer...
Çocukluğunda yaptığını yapmadı.
"Nasıl olsa üstümüze basıp geçerler!" diye,
Kendi elleriyle yıkıp gitmedi kumdan kalelerini.
Küçük bir anne, küçük bir baba ve küçük kardeşler yaptı kendine.
Sonra birden çocukluğunun hayal resimlerini çizerken,
Kendisini ya hep en sona bıraktığını,
Ya da hiç resmetmediğini hatırladı.
Hemen evine koşup, aynanın karşısına geçip,
Gözlerinin ta öbeklerine bakıp,
Defalarca kendisinden özür diledi,
Herkesi affede affede unuttuğu kendisini,
Gülümseyerek en içinden affedip,
Kendisine sarıldı, hem de sımsıkı sarıldı.
Kalbinin atışını hissetti yeniden,
Damarlarında gezinen kanların ığıl ığıl aktığını,
Canını hatırladı kadın nihayet!
Perdesini araladı, penceresini açtı,
Önünde hafif hafif dalgalanan denize selam etti.
Uzun yıllardır belki de ilk defa...
Bu gece kabus görmeyecek,
Bu gece...
Huzurlu ve hep mutlu bir geleceğin rüyasını görecekti.
Karaya vurmuş, yanından kalabalıklar geçerken,
Kendi seçtiği yalnızlığıyla avunan,
O içi kırık kayığıysa artık onarmanın vakti gelmişti.
Nihayet denize açılmak vaktiyse,
Rengi mavi olmamalı bu seferki hayalin,
Deniz zaten mavi, güneş zaten sarı!
Lakin güzel bir lal kırmızısı da iyi yakışır sanki.
Cemre.Y.

18 Nisan 2021 Pazar

Suç Desen Hala Ortalıkta Yoktu!

...Suç Desen Ortalıkta Yoktu!...
Bir, olmadan iki...
İki, olmadan da üç olunamayacağını,
Üç, olmadan hele!
"Biz" olamayacığımızı bildiğimden beridir,
İki'nin bizi terk edip,
Üç ile bir'i öylece bırakınca...
Üç ile bir'in, birbirine asla,
Şöyle bir tastamam yetemeyeceğini de öğretti hayat!
Suç desen...
Ortalıkta yoktu!
Ne o "Bir", kendi kendine yetebildi ki üç'e yetsin,
Ne de o "Üç", kendi kendine aşabildi ki bir'e kalsın.
"İki" vardı bir zamanlar...
Suç desen...
Ortalıkta yoktu...
Sonra sonra ortaya çıktı "İki"!
Kendince geçmişini kızına affettirmeye çalışan,
Kendince ona yaşatamadığı babalığı yaşatmaya çalışan!
Sonra onu da unutturdular iki'ye,
O "Bir"i "Üç"ü ve "Biz"i unutturdukları gibi...
Suç mu?
Suç desen hala ortalıkta yoktu!
Sanki o hiç ölmeyecekmiş gibi.
Cemre.Y.

28 Ocak 2021 Perşembe

Affetmeyi Seçtim


...Affetmeyi Seçtim...
Çocukluğum tahta beşiği,
Kardan kalelerden kaplandığından beridir,
Hiç sevemedim,
O karların eriyip çamura bulanma hallerini.
Ne vakit, geçip gitmek üzere üstüne bastığım,
O masum görünen,
Kaldırım taşının altındaki boşluktan,
Acımasızca üstüme çullanan,
O çamurlu kar suyu,
Yağmurla karışıp bana musallat olsa...
Bedenimden hınç alırcasına,
Kaynar sular altında,
Kese üstüne keselerdim kendimi.
Geçen gün, hiç olmayacak yerde,
Hiç olmayacak şekilde yine aynı sona uğrayınca,
Artık kardan kalelerin sonunu da affetmeyi seçip,
Yaz sıcağında yapacağım kumdan kalelere gülümsedim.
Cemre.Y.

22 Ocak 2021 Cuma

Mümkünse Sımsıkı Sarıl

...Mümkünse Sımsıkı Sarıl...
Sevgili, sevgilim,
Sensiz geçen,
İçinde senin olmadığın hayatımın,
Ömür törpüsü yıllarımı hiç sorma!
Hepsini ele güne şiir etmiştim zaten,
Üstüne, tam da yaralarım geçmişken,
Beni acı anılarımın izlerinden yorma!
Geçmişin, geçmişini de ta atasından affedip,
Doğmuşluğumun suçu olmadığını fark ettiğimde,
Sana dair yeni umutlarım oldu benim de!
Geçen gece misal...
Bunca zaman sokağa çıkamamış,
Farklı bir tek insana dahil olmamış olmama rağmen,
Rüyamda...
Dostlarım vardı, arkadaşlarım da yanımda,
Gitmişiz şöyle havuzlu bir restorana,
Yemişiz, içmişiz, gülmüşüz, eğlenmişiz,
Eşyalarımızı kaybetmiş,
El birliğiyle daha güzellerini bulmuşuz.
Ve sen...
Dostlarınla, arkadaşlarınla şakalaşırken,
Öylece uzaktan bakıp bakıp gülümsüyordun bana.
Hiç yoktan, yeniden sosyalleştim mesela!
Ertesi gün ve gecelerde de...
Hayatıma çökmeyince o eski karabasanlar,
Hepten umutlanır oldum ben!
Öyle eskisi gibi,
Her uyandığım günün sabahına,
Bin bir çeşit olumlamalar ekip,
Gecesinde çökertmemiştiler hayata dair filizlerimi.
Gelişine yaşıyordum hayatı.
Geçen hafta sonu aldığım yeşillikleri,
Kase kase suya salmıştım köklerinden.
Baktım ki daha da dayanamayacaklar,
Bu akşam, hiç yoktan....
Usul usul...
Aheste aheste temizledim her bir yaprağını!
Onca özenle her bir telini ayırdım dereotunun,
Dalsız yaprak ayırdım tek tek maydanozu,
Yeşil soğan, kıvırcık, sivri biber falan derken,
Oldu mu mutfağımda koca bir bahar havası!
Gönül hamsi tava dilerdi derken,
Patates haşladım mesela!
Sonra mı?
Hepsini öylece bıraktım mutfakta.
Sabah olunca yine baharı göreyim de,
Yaz gelmiş sanıp,
Ne bileyim...
Dereotunun yarısını haydari yapayım,
Yarısını da maydanozla, haşlanmış patatesle,
Şöyle acılı, acısız,
Salçalı soğanla kavuşturup buluşturayım.
Sonra ne mi oldu?
Tam da ben bu satırları yazarken zil çaldı!
Elbette sen değildin.
Yüzünde koskocaman bir gülümsemeyle,
Ortanca yeğen!
Bir elinde hamsi tava, diğerinde salata!
Sevinçle teşekkür edip,
Yaradanıma da şükredip,
Onlarını da koydum, mutfağımın bahar havasına.
Oysa dolapta da rakı vardı,
Yanında da acılı şalgam!
Gönül hoş olsa,
Rüyalar gerçek olsa,
Ne de güzel giderdi ya!
Sevgili sevgilim,
Sensiz geçen,
İçinde senin olmadığın hayatımın,
Ömür törpüsü yıllarımı hiç sorma!
Hepsini ele güne şiir etmiştim zaten.
Üstüne, tam da yaralarım geçmişken,
Beni acı anılarımın izlerinden yorma!
Durduk yere...
Kahvaltı etmek istemeyip,
Mutfağımın, bu geceden ısmarladığım,
O taze baharını yaz eyle yeter!
Misal...
Bu gece...
Kendi omuz başlarıma sarılıp,
Hep aynı olmayacak,
Hayalden düşlerle,
Teselli etmek istemiyorum kendimi,
Çünkü...
Kendi kaderimi...
Ben...
Tek başıma değiştiremiyorum!
Çünkü...
Ellerim, konu yokluk olunca,
İlkbahar, yaz, sonbahar, kış...
Hep soğuk!
Neyse ki bu zemheri ayazında,
Kendime hazırladığım,
Mutfağımda salınan taze baharlar var!
Sen...
Var mısın?
Yanaş yamacıma ve mümkünse sımsıkı sarıl!
Cemre.Y.

27 Kasım 2020 Cuma

Siz Bilmezsiniz

...Siz Bilmezsiniz...
Siz bilmezsiniz azizim!
Yalnızken, gözünüzün içine bakamayanlar,
Kalabalıklar ortasında, tükürüklerini saça saça,
Sizi en ağır iftiralarla yaralamaya çabalarlar!
Ben mi?
Ben affederim, yaradana havale ederim.
Sonra sonra duyar bu kulaklarım,
Sizin ardınızdan iftiralar savuranların,
Bütün o saçtıkları iftiraları,
Zamanda kendilerinin yaşamaya başladığını.
Şu yürek yok mu, ah bendeki şu yürek,
Durup düşünüp onlara da üzülürüm.
Siz bilmezsiniz azizim!
Lakin ben bilirim.
Akşam olup, gece perdesini üzerime çekip,
Yalnızlık hırkamı her giydiğimde,
Evimin beş duvarı hatırlatır o günlerimi.
O yüzdendir ki, ben bilirim,
Daha da gelecektir, yaradanın ilahi adaleti.
Cemre.Y.

22 Ekim 2020 Perşembe

Artık Acıtmıyor


...Artık Acıtmıyor!...
Neyi fark ettim biliyor musun üstadım?
Ad koyucumun, 
Hiç acımadığı bebekliğimi,
Ve dahi! 
"Nefs'in vicdansızlığıdır!" diye bile,
Hiç düşünmeden, 
Hiç de yüksünmeden harcadığı,
Onca çocukluğumla, gençliğimin,
"Baba!" kelimesini affettiğimden beridir.
Artık acıtmıyor,
İlk adımın sürekli yüzüme vurulması.
Umarım haylice eğlenmiştir, 
Hayatımı uzaktan izleyen,
Kalubelamdaki kaderimi yazanım!
Ben de fena bir savaşçı değildim hani.
Cemre.Y.

Aşk Mı, O Ne Ki?

...Aşk Mı, O Ne Ki?... "Aşk mı? O ne ki!" derdi rahmetli anacım. Sonra da eklerdi; "Yenilir mi, içilir mi? Yoksam mevsimler g...