özlem etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
özlem etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

27 Mart 2026 Cuma

Neyse Size De Günaydın

...Neyse Size De Günaydın...
Gecesi ayaz, sabahı ayaz gri günler bitti nihayet.
Özleminden burnumun sızısı olan güneşim
Beyaz bulutların arasından süzülüverdi nihayet.
Az kaldı içim dışım ısınır yakında.
Bahar bahçe renklenirim sayesinde.
Beni kitap okurken görünce okuduğum kitabın bile
Nasıl olması gerektiğini söyleyenleri de umarsamaz olurum.
Ki mutlaka bir karakteri arkadaşımdır oysa!
Bunu bile anlayamadıklarına güler geçerim.
Öyle ya!
Bu saatten sonra beni yıpratacak insanlara değil,
Onaracak insanlara ihtiyacım var.
Neyse size de günaydın.
Onaracak insanlar çıksın karşımıza.
Cemre.Y.

28 Şubat 2026 Cumartesi

Özledim

...Özledim...
Güneşin omuzlarımı okşamasını özledim.
Ilık bir bahar rüzgarıyla savrulan elma çiçeğinin
Burnumun tam ucundan öpmesini özledim.
Sıcacık bir günün ertesinde,
Denize gitmeye hayallenmeyi özledim.
Bir sahili boylu boyunca yürüyerek,
İyot kokusunu ciğerlerime çekmeyi özledim.
Ben yaşamayı çok özledim.
Cemre.Y.

9 Şubat 2026 Pazartesi

İstanbul'u Özlemek

...İstanbul'u Özlemek...
İstanbul'da yaşarken İstanbul'u özlemek var bir de!
Hele yedi tepeli şehrin en ücrasına hapsolmuşsan var ya,
Bazı bazı tüter burnunun direğinde Galata Kulesi.
Eminönü'nde balık ekmek yemeyi özlersin misal!
Gülhane Parkından Sultanahmet Meydanını geçip
Çemberlitaş'a kadar yürümeyi özlersin.
Lakin havalar ayaz bu aralar,
Havalar hep yağmur.
Belki de en çok bu yüzden özlüyorum baharı.
Cemre.Y.

1 Şubat 2026 Pazar

Güzel Gülümsemeler

...Güzel Gülümsemeler...
Bazı karşılaşmaların sımsıkı sarılışları vardır.
Sanki hep tanışıyormuşsunuz gibi hiç yabancılık çekmezsiniz.
Mutluluğu gözlerinden tanırım ben.
Yakınından da yakın hissettirir bazı insanlar.
Güzel gülümsemelerle sıcacık ısıtır yürekleri.
Özlemişiz böyle hisleri, hem de çok özlemişiz.
Cemre.Y.

30 Ocak 2026 Cuma

Özlersin

...Özlersin...
Serin gecelerin, serin sabahları olur bazen.
Fincandaki kaçak çayın çabuk soğur.
İçtiğin sigaran bile çabuk biter.
İşte o vakit, uzaklara dalıverir gözlerin.
Bazılarının gözlerinin içine bakarak gülüşünü özlersin.
Sadece sana özel o gülüşü, zamansız özlersin.
Hani durduk yere sevdaya acıkırsın ya!
Öyle aşka aşermek gibi bir his işte.
Cemre.Y.

28 Kasım 2025 Cuma

Özlemelerimiz De Geçecek Bir Gün

...Özlemelerimiz De Geçecek Bir Gün...
Ah nasıl da özlemişim,
Kadife gibi naif yumuşacık,
Kırmızıya meyyal sesinin tınısını.
Nasıl da özlemişim,
O derin nefesli özür dileyişli inceden iç çekişini.
Sesinin sessizlik içindeki özrüne de kabul.
Lakin eskisi gibi güvenemem ben sana.
Büyüdün be yavrucağım.
Hangi çocukluğuna sığdırayım beni yine hançerleyişini.
Özlemelerimiz de geçecek bir gün.
Herkes kendi masalının içinde kalacak sonunda.
Bizim hikayemiz çoktan bitti zira.
Hoşça kal ama!
Hoş kal.
Cemre.Y.

25 Kasım 2025 Salı

Koku

...Koku...
Hiç yoktan zambak kokusunu özlediğimi fark ettim bu sabah.
Hani böyle annemin köyündeki evine giderken,
Ormanın kıyısında çıkıvermişti ya karşımıza işte tam da onu özledim.
Hiç yoktan hanımeli kokusunu da özleyiverdim birden bire.
Hani böyle çocukluğumun evine giderken,
Bahçe duvarından sarkıp çıkıvermişti ya karşımıza işte tam da onu özledim.
Ben aslında burnumun direğine hızma olan,
Kokusunu ciğerime çektiğim bütün kokuları özledim de
Artık ömrümün son çeyreğindeyken,
Önüme çiçek bahçeleri serilse ne, serilmese ne!
Cemre.Y.

16 Kasım 2025 Pazar

Ne Vakit Seni Özleyecek Olsam

...Ne Vakit Seni Özleyecek Olsam...
Hiç boşuna rüyalarımı meşgul etme ciğer çiziğim,
Daha ben onlara yeni umutlar, yeni hayaller ekeceğim.
Hiç boşuna arada bir yüzünü döküp, üzgünmüş gibi,
O yosun yeşili gözlerini dikme gözlerime.
Tam istediğin gibi çekildim ben senin ömründen.
Ki zaten ne vakit seni özleyecek olsam,
Mıh gibi aklımda "Ben sensizken daha mutluydum." deyişin.
Yeni yeni öğreniyorum işte ben de, sensizken nasıl mutlu olunuyormuş.
Cemre.Y.

13 Eylül 2025 Cumartesi

Gri Günler

...Gri Günler...
Griye uyandım bu sabah.
Göz kapaklarım dün geceden yorgun.
Gönlüm desen ağlamaktan içi çıkmış.
Şöyle bir yokladım da yüreğimi,
Ne özlemek kalmış, ne de kırılmak!
İçim dışım hissizlik.
Güneş desen, çoktan yüzünü dönmüş başka bir coğrafyaya.
Başka ülkelerin,
Başka çocukların baharlarını yaza çevirmeye başlamış.
Saçlarını sarıya boyamaya hazırlanmış çoktan.
Yağmur yürekli insanların kalplerini ısıtmış yavaştan.
Öyle ya dönüp duruyor dünya bize hiç sormadan.
Sırası bizdeydi gri günlerin, onlar da gelip geçer elbet.
Cemre.Y.

22 Ağustos 2025 Cuma

Az Önce Güneşi Batırdım

...Az Önce Güneşi Batırdım...
Az önce güneşi batırdım,
Yosun gözlerinin maviye çalan ela tav'ında.
Gözlerinin irislerinde ne çok mavi gizli,
Ne çok gri, ne çok sarı, ne çok kahve.
Belki sen bile bilmiyorsun ama!
Ne çok yeşil saklı her bir haresi birer hazine gibi.
Birkaç damla gözün yaşı saklanmış kirpiklerinin ucuna,
Alıp usulca öptüm onları hissettin mi?
Sana...
"Beni şimdi sevme!" diyemem ama!
"Sakın ha, beni şimdi özleme, sakın ha kınalı kuzum."
Birçok şiir gibi...
Birbirimizden...
O son gün, son kez...
Geçip gittik biz.
Sen benden çoktan caydın,
Ben bana kaldım hepsi bu.
Az önce güneşi batırdım,
Yokluğunun bilmem kaçıncı akşamında
Geceye de selam olsun ki
Bazı bazı yokluyor bizsizliği!
Yoksa şiir dediğin ne ki!
Cemre.Y.

15 Ağustos 2025 Cuma

Hoşça Kal Gözümün Nuru, Hoş Kal

...Hoşça Kal Gözümün Nuru, Hoş Kal...
Sana nevbahar umutlar hayal etmiştim halbuki!
Lakin gecesi uyunulamayan sabahlara da,
Kendi kendime uyanmaya vakit kalmadan,
Kavgalı, nefretli insan seslerine,
Bir de korkmuş çocuk çığırtkanlığı bulaşınca,
İyice soğuyorum bu dünyada var olmaktan ya!
Bunca acının, bunca korkunun içinde,
Seni özlemek aklıma dahi gelmesin diye,
Yordum kendimi iyiden iyice,
Pazara gittim misal!
Bilirsin o çığırtkan seslerden nasıl da korkar, nefret ederim.
Ömrü hayatımda ilk defa kışlık sebzeler koydum buzluğa!
Kışı görebilmek için değil ha!
Yoruldukça daha da yorulmak için,
Yeter ki beynimin süzgecinden,
Gelecek kaygılarımla geçme diye.
Sırf seni düşünmemek için.
Durduk yere,
Uzunca bir zaman sonra sakarlığım tuttu misal!
Bardaklar, şişeler, tabaklar şakır şukur döküldü mutfağıma.
Bazıları sekip ayak bileğimi kanatmış,
Her şeyi bitirince fark ettim.
Mutfaktaki dolap prizine onlardan taşan sular dolmuş,
Cızır cızır edip kokunca şalteri kapattım.
Yordum, yoruldum,
Durdum, duruldum.
Sonra mı, ne mi oldu?
Birazdan gece çökecek yorgun omuz başlarına,
Ama, sen...
Bensiz olsan da, sakın korkma ha!
Dolunaydan topladığım ne kadar yıldız tozu varsa,
Serin bir yaz meltemi gibi yıldız tozu saracağım omuz başlarına.
Sanki yeni gün doğumuymuş gibi,
Sanki yeni günbatımıymış gibi,
Sanki en sevdiğin denizin, en sevdiğin akşamıymış gibi,
Duamsın, en güzel olası rüyalarımı seve seve ısmarladığımsın.
Hoşça kal gözümün nuru, hoş kal.
Cemre.Y.

9 Ağustos 2025 Cumartesi

Lakin Kalp Bu, Unutamıyor İncindiği Yeri!

...Lakin Kalp Bu, Unutamıyor İncindiği Yeri!...
Daha güneş bile sabaha uyanmamışken,
Düş'ümde gördüm yine seni.
Ne çok zaman geçmişti oysa, seni böyle görmeyeli.
Sen beni, yine, çok özlemişsin belli.
Yoksa öyle uzaktan göz ucuyla süzmezdin beni.
Öyle utangaç titreşirken göz kapakların,
Ağustos sıcağı gibiydi gözlerin.
Sanki "Gel." desem uçarcasına konacak gibiydin yamacıma.
"Kal." desem sarılacak gibiydin kaburgalarımı çatlatırcasına.
Lakin kalp bu, unutamıyor incindiği yeri!
Ki zaten onca uykusuz geçen gecelerden sonra,
Uykulu gözlerime ağır geliyordu kirpiklerim.
Ne sen bana tam gelebildin,
Ne de ben seni yeniden yüreğime sığdırabildim.
Cemre.Y.

25 Temmuz 2025 Cuma

Uyu... Yavrum... Uyu

...Uyu... Yavrum... Uyu...
Neredeyse aklıma düşecektin bu gün,
Neredeyse sızım sızım sızlayacaktı ciğerimin köşesi!
Durduk yere yine...
Özlemelerin iskelesinde tek başıma oturmayayım diye,
Yordum kendimi tüm gün!
Önce toz, kir ne varsa yudum, yıkadım, yok ettim evimden,
Sonra sanki misafir gelecekmiş gibi
Tencereler dolusu yemekler yaptım ne zaman yerim bilmem.
Tam nihayet yine gittin aklımdan da yüreğimden de derken.
Kalbimin notaları çook eskilere götürdü beni,
Sana rast makamı şarkılardan ninniler söylerdim ya hani!
Elbette bütün ninnilerinin hepsi,
Ahmet Kaya'dan şarkılar, Yusuf Hayaloğlu'ndan şiirler değildi.
Sana rast makamından sözünü içime yuttuğum,
Bir sürü şarkının nağmelerini sunardım her biri, birer ninni gibi.
"Vuslatından gayrı el çektim yeter ey bî-vefâ
Dilfigar ettin beni şimden geru eyle safâ"
Ne de güze söylerdi Muazzez Abacı!
Sonra Nesrin Sipahi ile Nihavent Makamından
"Biraz kül biraz duman, o benim işte..." diyerek devam ederdik.
Daha da olmadıysa,
Kürdili Hicazkara geçer Mediha Sen Sancakoğlu'n dan,
"Bu ateşi sen yaktın içime, gel de sen söndür." diyerek
Beraberce ağlardık sen kollarımdayken.
Ağlayınca herkesin uykusu gelirdi zaten,
Uyu...
Yavrum...
Uyu...
Cemre.Y.

4 Temmuz 2025 Cuma

Yeniden Gülümse Hayata, İnadına!

...Yeniden Gülümse Hayata, İnadına!...
Ey benim canının içi ciğerinden kırılmış yüreğim,
En çok sen bilirsin halbuki, yeterince özlüyorsan özleneni,
Değiyorsa hani özlemelerin her haline,
Yeter ki yola çık
İmkansızlıklar durağını geçip,
Olasılıksızlıklar zincirini de aşınca
Gayri deniz de senin, kum da, kumsal da.
Hatta az daha kordon boyu sahil yanlarının hemen ötesinde
Sana gülümseyerek upuzun kulaç kulaç sarılır sana.
Tam da beklenilenlerin beklenmez olduğu son durakta
Razıysan gel sarıl koynuma der,
Güneş de benim, deniz de,
Hatta belki yeterince mutlu yolcularsam seni,
Yorgun geçmişini de geçmişine bırakırsın.
Hatta...
Belki evinin penceresinden ışıldayan ay olurum da
Bir yıldız düşürürüm sana, dilekler tutarsın gülümseyerek.
Öperim omuz başlarının mutlu güneş yanığından.
Hadi şimdi yeniden gülümse hayata, inadına!
Cemre.Y.

28 Haziran 2025 Cumartesi

Güvenli Limanım Yıkıldığından Beridir

...Güvenli Limanım Yıkıldığından Beridir...
Kim bilir kaç yaz geçti şöyle bir...
Denizin koynuna boylu boyunca uzanıp,
Kulaç kulaç kaburgalarını çatlatacakmış gibi sarılmayalı!
İyot kokusunu özlemeye çare var azizim,
Tuzunu tatmaya da çare var,
Kumsalının bağrında adım adım gezinmeye de çare var.
Ama...
İlle de...
O...
İçinde olmak var ya...
Güvenli limanım yıkıldığından beridir
İşte ona çaresiz kalıyor insan olan.
Öyle ya...
Sahiline soyunsan,
Kumsalında senden kalanlara kim bakacak?
Hiç yoktan geri dönebilmek için,
Evinin anahtarını olsun kim koruyacak?
"Özledim!" derken burnunun direği sızlasa ne fayda.
Ne güven kalmış ne de liman.
Senden bana diyar olmaz birkaç zaman.
Cemre.Y.

24 Mayıs 2025 Cumartesi

Koku

...Koku...
Misal...
Yıllar önce terasımdaki saksıma ektiğim,
Hiçbir zaman, hiçbir çiçeğinden de,
Özlediğim o zambak kokusunu bana hiç sunmayan
Ki buna rağmen sırf hiç yoktan çiçekleri açıyor diye
Onlardan vazgeçemediğim o kökleri,
An gelince yine çiçekler açmaya meyillenince,
Saksısını ne yana çevirirsem çevireyim,
İlle de akşam güneşine döndürüyorlar ya yapraklarını,
Gayri çiçek açsa ne, açmasa ne!
O güzel çiçeklerinin kokusu,
Misk-i amber kokusu olsa ne, olmasa ne!
Hayata her daim umutla tutunmaktan da yoruluyor insan.
Hem ben güneşi seviyorum diye
Güneşinde beni sevip
Mis kokulu çiçekler açtırması
Ya da...
Sadece yapay bir çiçekmişim gibi
Çiçek yapraklarımı kokusuz bırakması
Artık umurum dışı oluyor ya!
İşte ben tam ondan vazgeçtiğimde,
Onun bu mevsimde yeni çiçekleri açtığında
Artık misler gibi alıyorum o kokularını.
Sorsan sanki anamın köyünden
Doğduğum eve giderken rastladığımız
Sadece annemle ikimizin görüp bildiği
Doya doya doyumsuz kokladığımız
O dağ zambağının kokusuymuş gibi,
Sanki bir özür ve sanki,
Elden bu kadar gelir,
Ne sana ait kalabilirim, ne de sana dair!
Ama seni seviyorum gibi bir şey bu.
Cemre.Y.

23 Mayıs 2025 Cuma

İnadına Gülümsemeli Hayata!

...İnadına Gülümsemeli Hayata!...
Yüzüne güneş değmiş gözlerimin,
Omuz başlarım sabah sıcağına dokunmuş.
Çıplak ayaklarım çimenlerle sırnaşmakta.
Az kalmış iyot kokusuna doymaya.
Öyle özlemişim ki kaç kulaç eder acaba!
Zülüflerim de süzülür denizin koynunda.
Benim mevsimim gelmiş belli.
İçim dışım kıpırdamakta.
Bir sevmek geçer kalbimden bir de sevilmek.
Öyle ya!
Geçmişse nihayet ayaz zamanlar,
Şimdi...
İlle de, inadına gülümsemeli hayata!
Cemre.Y.

26 Nisan 2025 Cumartesi

Özledim Sanma!

...Özledim Sanma!...
Ben senin,
Şakaklarındaki beyazlara bile şiir yazdım be adam!
Yüzüne konan kar tanelerinde,
Gecelerce eridim de sevdim.
Özledim sanma!
Şimdi sadece "Ahh!" ettim.
Cemre.Y.

15 Nisan 2025 Salı

Salacak Bile Aynı Salacak Değil

...Salacak Bile Aynı Salacak Değil...
Sen bilemezsin lakin...
Çaya da, papatyaya da, simide de, martıya da,
Epeydir küsüm.
Bir Kız Kulesi sızlatıyor burnumun direğini...
Ona da...
"Salacak bile aynı Salacak değil ki!" diye diye,
Yalnızlığımın omuz başlarına sarılarak
Kendimi avutuyorum.
Cemre.Y.

4 Nisan 2025 Cuma

Uyan!

...Uyan!...
Hani onu özlemeyi bile unuttuğun yılların ardından,
Öylesi bir pişmanlıkla rüyana akar ya biri!
Sanki gidişine kılıf uydurmak için, almış kucağına bir erkek çocuk,
Bir ona, bir sana sarılır ya sımsıkı!
O sarılmadaki yabancıl hissi sana anlatamam.
Ruhun bilir, tanır ezelindeki o kokuyu lakin,
Sanki sen aynı sen değilsin de o hep,
Aynı aldatışındaki anında kalmış gibi!
Şöyle bir acıma gelir de yoklarsın yüreğini,
Hani sevdayı geçtim de ufacık bir şefkat bari kalmış mı diye?
Bırakmamış!
Kim bilir kaç kere kırdığı, dağıttığı,
İhanet camlarıyla kanattığı yüreğinde tek bir his olsun bırakmamış.
"Uyan!" dersin rüyandaki kendine, "Kaç kurtul bu andan."
Öyle ya...
Pişmanlıksa bu onun pişmanlığı!
Seni kendini düşündürtmesine izin verme biliyorsun ki değmez.
Bu sabahlık sade kahveyi es geç,
Bir fincan çay koy kendine,
Sabah sabah şöyle en güzelinden bir meyhane pilavı demle!
Ne rüya kalsın, ne de kabus!
"Uyan Cemre'm uyan,
Sana ne, senden sonra,
Kim, hangi pişmanlığının denizindeyse!
Aç bir müzik, salın kendi kendine!,
Artık bu hayat senin kime ne?"
Cemre.Y.

Aşk Mı, O Ne Ki?

...Aşk Mı, O Ne Ki?... "Aşk mı? O ne ki!" derdi rahmetli anacım. Sonra da eklerdi; "Yenilir mi, içilir mi? Yoksam mevsimler g...