yanlış etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
yanlış etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

8 Kasım 2024 Cuma

Doğru Soru

...Doğru Soru...
Soran olursa, affetmeler ustasıymış dersiniz.
Ve ben...
Evet, evet, ben...
Ben her zaman doğruyu söylerim.
Eğer sen...
Doğru soruyu, sorabilirsen!
Cemre.Y.

3 Mart 2024 Pazar

Çok Da Umurumda Değil

...Çok Da Umurumda Değil...
Artık hayatımda olmayan,
Olamayan, oldurulmayan şeyler hakkında,
"Çok da umurumda değil yani,
Olmuyorsa kendilerine zarar!" zamanımdayım.
Artık, siz değil!
Ben bilirim yani!
Cemre.Y.

21 Mayıs 2022 Cumartesi

Cumartesi

…Cumartesi…
Geceden, uykuya uyumadan önce,
Kendisiyle sözleşmişti kadın.
Şöyle bir cumartesiye yakışır şekilde,
Kuşluk vaktinin sonuna doğru uyanacaktı güya!
Yine yanlış yapmıştı zaman.
Güneşin doğuşundan birkaç zaman sonra uyanıverdi.
Sade kahvesinden sonra, yine çayını demledi.
Kahvaltı etmedi bu sefer!
Bahar mevsimine yakışır,
Bol yeşillikli, saçakları kaseden sarkan,
Göz doyuran, koca bir salata yaptı kendisine.
Durduk yere tohuma sardı, durduk yere çiçeğe sardı.
Temizlik vesaire derken gün batımı yaklaştı.
Sonra, gökyüzünün bulutsuz maviliğine daldı kadın.
Cemre.Y.

6 Haziran 2020 Cumartesi

Yürek Çiziğim

...Yürek Çiziğim...
Ah benim iki göğsüm arasında sallayıp,
Olmayacak masallardan ninniler uydurduğum.
Ah benim iki gözüm yaşım arası,
Koca koca kahkahalarımla gülümsediğim.
Ah benim iki yanlış kader arası,
Ömrümün anlamı, tek doğrum!
Ne çabuk öğrendin
Şu zalim dünyanın içinde,
Yaraların izlerini bile bile,
İnsan denen adam olamayanların kanattığını!
Ah benim yürek çiziğim...
Ah benim yosun gözlüm,
Vatanım, evim, can özüm, ah benim gönül gözüm.
Ne vakit öğrendin,
Yaralarının yare'lerini, çizip çizip kapatmayı?
Hani hep hayalimizdi oysa...
Şuraya da Bob Ross amcanın,
Bakır kalayı rengiyle iki güğüm konduracaktık,
Hemen üzerine de uçan bir Zümrüdüanka?
Ah benim alnının tam ortasından,
Taa ciğerinin dibine kadar öptüğüm!
Ne zaman öğrendin,
Bensiz de güzel masallar anlatılacağını?
Öyle, benim gibi, şiir şiir...
Sessiz birer fısıltıyla da değil ha!
Avazın çıktığı kadar derilerini yüze yüze, nasıl?
Cemre.Y.

25 Kasım 2019 Pazartesi

Kalp

...Kalp...
Durduk yere...
Hiç olmayacak bir anda...
Hiç de gereği ve sebebi yokken!
Kalbinin varlığını hatırlatıyor ya kendi EKG'n
Ne vakit, yanılıp, şaşıp da hani,
Yüreğine de danışmaya ramak kalsa...
Hiç yoktan var oluveriyor birileri!
Durduk yere açıveriyor eksikliklerini.
"Troid ilacını içmeyi mi unuttun acep?
Ya da...
Yanlışlıkla iki kere mi içtin ki?" diyor misal.
Öyle olmalı zira kaderimin yeni çizelgesi.
Merkürü dehleyip,
Satürn'ün gereksiz geçişlerini es geçip,
Durduk yere gelecekten bi yüreğe,
"Hoş geldin mirim!"diyemem misal.
Kesin...
Troid ilaçlarımının oranıdır sıkıntım.
Yoksa...
Bu kalp bunca yıl heyecanla atmamış,
Ne diye bi hayale kansın de mi?
Cemre.Y.

2 Ekim 2019 Çarşamba

Tren

...Tren...
Ay ilk dördündeyken yeni bir dilek tuttum yıldızlardan,
Güne uyandığımda bırakmak ya da vazgeçmekten yıprandığım ne varsa,
Son kez bakıyordum son derece konforlu sarı lokomotifli,
Hayat trenimin ardından ve şükrettim,
Elbette makinist değildim lakin hiç değilse artık,
Yanlış sapağı görünce "Makas geç!" diyecek kadar da yakındım ona!
Cemre.Y.

5 Eylül 2019 Perşembe

Ben Ve Yüreğim Ve Kalbim Yorgunuz Zaten

...Ben Ve Yüreğim Ve Kalbim Yorgunuz Zaten...
Evime giden yolları okumakta olduğum kitabımın
Şimdiye kadar ki en sevdiğim bölümüyle aşmışım.
On altışardan üç katı geçip kapımın kilidi açmış, 
Soyunup dökünüp ayaklarımı sehpaya uzatmışım.
Bir sigara yakıp voyage müzikleri eşiliğinde 
Yorgun ayaklarımı sonbahar meltemi okşuyorken hafiften açık pencereden.
Şimdi bir şiir yazsam dedim ya içimden!
Caydım sonra fikrimin zikrinden.
Durduk yere birileri çıkacak bir yerlerden, 
Sanki yanlışlıkla bir vakitte kendimi şair ilan etmişim gibi,
Sokağımda,
Yün yataklarının yünlerini kaldırıma döküp lime lime  eden yaşlı teyzeler gibi,
Yüreğimin süzgecinden geçip 
Kelimelere yazılmak için çırpınan onca cümlemi iğdiş edecek!
Ne gerek var dedim şimdi durduk yere şiir etmenin 
Ben ve yüreğim ve de kalbim yorgunuz zaten
Radyoda Voyage müzikleriyle kapattım gözlerimi, şiir içiyorum içimden.
Cemre.Y.

9 Mart 2019 Cumartesi

Hoş Geldin Yalnızlığım

...Hoş Geldin Yalnızlığım...
Bir vakit sonra anlıyor insan,
Ruhsal yalnızlıklarla
Tensel yalnızlıkların karıştığı o yerde
Fırtına öncesi uzun sessizlikler yatar!
Kimi...
Benim gibi öyle kolayca terk edemez yalnızlığını.
Kimi de daha arkasını döner dönmez,
Sığınır önüne çıkan ilk saçak altına!
Hoş geldin yalnızlığım!
Oysa daha birkaç vakit önce,
Yılların ardından helalleşip,
Yelken açmaya karar vermiştik yeni yüreklere!
Elin ayağın üşümüş gel öpeyim yüreğinden.
Üstün başın dökülmüş hırpalanmaktan!
Zayıflamışsın da epeyce!
Ortalık sanal sevişmelerle doluyken,
Kimseler sana kapı açmamış belli ki.
Sakın hiç sorma neyledim sensizken ben.
Ömrümün bütün sayfaları yaktım sen de gitmeye meyillenince!
Adlarını unuttum eski sevdiceklerimin.
Ömrüme yeni ömürler diledim.
Tam yüreğim alev alacaktı sevdanın aleviyle!
Sen beni onunla aldattın.
O kadar unutamadı ki yalnızlığını,
Bana kalamadı sevecek bir yürek.
Hoş geldin yalnızlığım.
Pişman gözlerle bakma bana bu sefer fena tökezledin.
Biraz iyileş, sakinleş ve kendini bul.
Ama sonra çek git lütfen.
Özür dilemeyeceğim senden.
Ben sana hiç kumpas kurmadım.
Başına çoraplar örmedim bana kal diye,
Hileler hurdalar çekmedim kaderine!
Sen bana hep hoş geldiğin gibi değilsin epeydir.
Ah be yalnızlığım,
Sen zalim bir zavallılıktan,
Müptezel bir aşık kalmaktan vazgeçmeyeceksin madem.
Yeni bir yanılgıdan daha uyanmış dahi olsam.
Artık seni sevemeyeceğim.
Ah be yalnızlığım,
Bana bu kadar yanlışı bir arada eylemeyecektin.
Şimdi git...
Bir daha çal yarimin kapısını.
Hasarlı bıraktın zira onun da yüreğini,
Belki seni buyur eder.
Kusura bakma ömrüm,
Bana biçtiğin kaderin tam ortasına...
Neyse ya neyse!
Gidiyorum ben.
Hoşça mı kalırsın, dostça mı?
Artık, onu, ben bilemem!
Cemre.Y.

12 Kasım 2018 Pazartesi

Ne Bileyim

…Ne Bileyim…
Ne bileyim misal ben bir huzur evinin verandasında
Elimdeki kitabın harflerini seçmeye çalışırken akşamüstü olmuş
Biraz üşür gibi olmuşum da içim titremiş,
Ansızın biri ceketini uzatmış omzuma…
Ben de karşı sandalyemde durup duran sarınmayı unuttuğum şalımı ona.
Ne bileyim misal ilk iliği yanlış ilikledik diye,
En sonuncuya gelmeden daha ikinci ilmekte,
Başıyla sonuna, aynada olsun, bir baksaydık bir mesela...
Bakınca oluşan asimetriye sebep, yanlış ilikten başladığımızı fark edip,
En baştakinin iliğini çözüp sil baştan başlayabilseydik.
En sonuncuya gelince elinde bir fazla düğmeyle şaşa kalmalar olmazdı elbette!
İliklenecek bir ilmeksizlikle baş başa kalmamaklar olmazdı elbette!
Ya da ne bileyim ömrümüze yeni göletler, göller, denizler açmışken,
Hiç yoktan ardımızda bıraktıklarımız umman mıydı ki yi merak etmeyi es geçseydik!
Yüreğimizdeki kıpırtıları sadece birer taşikardi zannnetmeseydik de sahiplenseydik!
Ne bileyim misal ben daha keşfedilmemiş bir sahil kasabasının balıkçı lokantasında,
Elimdeki kahve fincanınımdan kader çarklarımı seçmeye çalışırken akşamüstü olmuş,
Biraz üşür gibi olmuşum da içim titremiş,
Ansızın biri ceketini uzatmış omzuma…
Ben de karşı sandalyemde durup duran sarınmayı unuttuğum şalımı ona.
O, orada kalmış kendi geçmişlerinin iliksiz düğmeleriyle,
Ben zaten iliksiz, düğmesiz kullanıyormuşum bütün varlıklarımı.
Ne bileyim, artık mıknatıslı çıt çıtlı şeyler giyiniyormuşum!
Sondan mı başlamışım, ilkden mi umuru değilmiş mekanizmanın,
Bir kere giydiysen onu…
Seni eksiklerinle, yanlışlarınla sorgulatmıyormuş!
Öyle ya zaman, uzay çağında!
"Çıt!" diye bütün hayaller doğru kodlanıyormuş!
Öyle ya zaman, uzay çağında!
Misal, evladın sana aynı anadan, aynı babadan kader farkıyla aynı aidiyette doğarmış.
Ne bileyim, aynı evlat olacağını bilsem, nice tohum'a da şans verirdim amma!
Deli gömleğinin bağlanma noktalarının ipli mi yoksa,
Don lastikli mi olduğunu düşünmekten daha güzel bir hayal bence!
Be hey insan oğlu…
Sen ne vakit…
O derin uykulu zaman dilimini eksiksiz ve deliksiz ve derin uykulu üç saati geçtin?
"Derin uyumuşum anne'm" demişti kızım son bende kalışında…
"Oh ne güzel değil mi kuzum, nicedir dinlenemediğin kadar,
Nihayet, dinlenmişsin be yavrum!" demiştim ona.
"Öyle deme anne'm…
En çok sen biliyorsun derin uyku'dan ne kadar nefret ettiğimi!" demiş ti ya!
Yavrum…
Çünkü o, es kaza, derin uykuya dalarsa…
Onun, ben ona gelene kadar,
Uykulu gözlerinin yorgunluğunu sırtına her sardığında!
O kendini savunuyordu, ben kendimi!
Ertesi günü ona hatırlatmak!
Onu sırtıma yüklenip, onca saat boyunca ona sıcak,
Çok sıcak yuva sunmaya çok geç kalmıştık çoktan.
Bunu, o gece, birbirimizin, yangın isi suratlarımızdan çoktan anlamıştım ben.
Ne bileyim, gerisi uyak, gerisi kafiye eksiği, gerisi alınmacalı redifli.
Cemre.Y.

11 Ağustos 2018 Cumartesi

Sevda Limanı

...Sevda Limanı...
Şimdi tabuları yıkıp, korkularla yüzleşmek zamanı.
Hep sonu belli olmayan bir yolda yürüdüm
Yolun sonuna yakın yerinde kendimden bile oldum.
Bir de harita elimdeyken yürüyeyim şu hayat yolunu.
Hatta hayat kendiliğinden akıp gitsin...
Ben bana sunulan sevda liman'ımda,
Bana sunulan sonsuz kadar güzel vaatler denizinde
Birbirine kenetlenmiş beş parmak sıcaklığında susayım.
O anlasın acımı, kederimi, mutluluğumu ya da yorgunluğumu.
Yanlışlıkla,
Göz kenarlarımdan birkaç damla yaş süzülüverirse sormasın,
Sorgulamasın ki zaten biliyor ve hissediyor henüz yaram kanıyor ya...
Sadece hep yaptığı gibi
Yüreğiyle beraber parmak uçları titreyerek silsin gözümün yaşını.
Biliyorum hep bekleyecek bir gün onun kadar sever miyim onu diye...
Sabrı sınırsız ya, beklesin...
Beni benim kadar sevemeyeni bile böyle sevebildiysem...
Onun kadar olsun derdinde değil zaten.
Biliyor ben onun kalbine sığındım yapabileceğim yanlışlardan...
Söz verdi ben onun son durağı olsam da,
O benim kasırgalarım kadar sığınağım.
Kafesimin kapısı hep açık ve dışarıya açık...
İşte sırf bu yüzden artık onunum!
Cemre.Y.

12 Haziran 2018 Salı

Elde Ne Var

…Elde Ne Var…
Açalım bakalım avuçlarımızı, elde ne var!
Hayallerimiz ve can kırıkları! 
Sanki onlar kurdurttu bize o hayalleri, 
Sanki onlar kırdı canlarımızı! 
Kaale ve edere almasaydık hiç’ini! 
Ne kadar yakardı ki canımızı, 
Hep yanlış yaptıkları ve hiç doğru yapmadıkları?
Cemre.Y.

31 Mayıs 2018 Perşembe

Hayaldiler

…Hayaldiler…
Bir kere bile yanlışlıkla,
Mantık girdiyse o aşk'ın içine...
Artık bir hayır bekleme!
Oysa...
Senle sonu gelmez,
O geceler boyu kurulu tahtlara layık hayaller
Ne kadar da güzeldi be...
Belki hiçbiri olmayacaktılar...
Ama ben senin gelinin oldum o hayallerde...
Ben senin her şeyin...
Ve artık sonunda
Sen de benim her şeyim...
Hayaldiler…
Güzeldiler…
Cemre.Y.

12 Mayıs 2018 Cumartesi

Okyanus Yürekli'm

…Okyanus Yürekli'm…
Sen yanlış anladın beni okyanus yürekli'm.
Ben sadece senin denizinin tuzunu,
Gözyaşımın tuzuna katmak istedim…
Cemre.Y.

29 Nisan 2018 Pazar

Seçme


…Seçme…
Ruhum... 
Küstün mü yine kendine...
Ama ben... 
Birkaç kere dedimdi ben sana...
Aşk yanlış bir seçim...
Seçme!
Cemre.Y.

11 Şubat 2018 Pazar

Kader



…Kader…
Ya birileri…
Ya da bir şeyler,
Onca iyi dileklerimizi,
Yanlış evrene yolluyorlar!
Ya da Rab çok meşgul ki,
Bütün iyi niyetleri üstün körü okuyor!
Yoksa bu kadar eşitsizlik,
Bu kadar savaş, bu kadar tecavüz,
Bu kadar acı olamazdı değil mi?
Yaradan hiç yarattığına,
Sırf ha bire sınavı olsun diye,
Bunca kıyar mıydı?
Cemre.Y.

7 Ocak 2018 Pazar

Emin Misiniz

...Emin Misiniz...
Ben olsam...
Bu kadar yanlışı bana bir arada yapmazdım!
"Ola ki birilerinin sabrı taşar ve domino taşlarının
En sonundaki de benimdir." diye bir tık düşünürüm…
Bir fiske yeter
Her şeyi devirmeye değil ama yeri yerinden oynatmaya…
Seninki aşk değil be güzelim sadece deli cesareti…
Artık,
"Belki." ile başlayan bütün sabırları da taşırdın.
Hep bana diyorsun ya asıl seninkinin
"Önü belli değil, sonu belli değil!"
Yorma artık kimseyi...
Artık da oynama kimseye...
Çıkarsana hele bir şu maskelerini.
Hatırladın mı o sabah maskesiz iki insan vardı,
Sen hariç!
Dedim ya ben olsam...
Yerin dibine batardım kocam beni, bunca ona sadık sanırken!
Seninki aşk falan değil deli cesareti...
Yoksa...
Kandırıp durduğun o zavallı alkolik adamdan vazgeç...
Ailenden vazgeç...
İşinden vazgeç...
Arkadaşlarından vazgeç...
Vazgeçtiklerin vazgeçtiğine değerse...
Ben yine buradayım...
Burada bir yerlerdeyim.
Ama keşke...
Aldatmak ve aldatılmak arası
O yaman çelişkiyi,
Aldatılan tarafı olan benden…
Can kulağıyla bir dinleseydin.
Hatırla bakalım...
Ben ne diye hiçbir anımdan pişman değilim!
Ah be kuzum!
Sen göçüp giden leyleklerin zamanına bile
Kendine sevişmek kabullü sadece çiftleşmek derdiydi niyetin!
Ben olsam...
Bana bu kadar yanlışı bir arada yapmazdım!
Ola ki yarılır sarı sandıklarım,
Ay alev alıp yanarken,
Değişir cinsiyetlerimin sırları,
Öyle ya renkleri aynı değil mi,
Yalanın rengi, saydam, kaygan...
Bak sabrım taşmak üzere şu an!
Susarak buruk bir tebessüm eyliyorum hepinize!
Oysa çoğunuzun şiir kitapları,
Raflardaki en değerli yerlerini aldı çoktan...
Neyse ki şair olmak değil derdim.
İstiklal Caddesinde,
Siyah...
O melon şapkalı şiircinin sesini duymayana kadar!
Hazır mısınız, size ait domino taşlarımın en başına
Tek bir an'lı o son fiskemi vurmama!
Cemre.Y.

17 Aralık 2017 Pazar

Ha O'ndan Önce Ha Ondan Sonra

…Ha O'ndan Önce Ha Ondan Sonra…
Bazen...
Dilinde dua diye savurduğun,
Gelir de...
En yanlış zamanda seni bulur.
Ne geri dönebilirsin
Onca yaşanmış yılları yok sayabilmeye!
Ne ileri bakabilirsin
Onunla sonsuzluğa...
Zaman...
Yine yapacağını yapmıştır sana!
Ha o'ndan önce...
Ha ondan sonra...
Zaman...
Yine yapacağını yapmıştır sana!
Ha ondan önce...
Ha o'ndan sonra...
Cemre.Y.

16 Aralık 2017 Cumartesi

İyi Madem

...İyi Madem...
İyi madem,
O zaman şuraya da
Yanlış hayallerin
Doğru kırıklarını da çizelim...
Hayatın her daim
Doğru kırıklar ve yanlış
Hayallerle dolu be kadın.
Cemre.Y.

5 Kasım 2017 Pazar

Fark Eder Mi

…Fark Eder Mi...
Biliyordum uzunca yıllardır,
Tek bir yastığa konuluveren başların
Çiftli küstüm yastıklarınca ayrılıverdiğini.
Saçlar birbirine karışarak,
Gözler birbirine bakarak,
Kollar birbirini sararak
Uyumuyor artık eski zamanlar gibi.
Kim bilir ondandır ayakların birbirini
Yanlışlıkla da olsa hep bulması.
Ötesi fark eder mi güne ya da geceye.
Cemre.Y.

4 Kasım 2017 Cumartesi

Yine Yanlış Yaptın Anne

…Yine Yanlış Yaptın Anne…
Yine yanlış yaptın anne!
Şimdi yanımda başımı göğsüne dayayıp,
Gerçekten susabileceğim,
“O” diye biri bile yokken
Yine yanlış yaptın anne!
Bu şiirimi sana yazdıktan tam atmış gün sonra,
Bu seferde sonsuzluğa gittin.
Cennet diyorlar adına!
Sanki bizsiz orada ne işin varsa!
Tam kırk yıldır ilk defa bugün dizimi
Dizimi sehpanın sivri köşesine vurup canım yandığında,
"Anaamm!" demedim, diyemedim.
Oysa sen hep yanımda olsan da olmasanda,
Beni sevsende sevmesende, her canım yandığında,
Yüreğimden sökülüp ağzımdan dökülen
"Anaammm!"dın vardın.
Yine yanlış yaptın anne!
Gittin de beni öksüz bıraktın.
Gittin de beni kimsesiz bıraktın.
Sen bile terk ettin beni.
Cemre.Y.

Aşk Mı, O Ne Ki?

...Aşk Mı, O Ne Ki?... "Aşk mı? O ne ki!" derdi rahmetli anacım. Sonra da eklerdi; "Yenilir mi, içilir mi? Yoksam mevsimler g...