hoşça kal etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
hoşça kal etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

28 Kasım 2025 Cuma

Özlemelerimiz De Geçecek Bir Gün

...Özlemelerimiz De Geçecek Bir Gün...
Ah nasıl da özlemişim,
Kadife gibi naif yumuşacık,
Kırmızıya meyyal sesinin tınısını.
Nasıl da özlemişim,
O derin nefesli özür dileyişli inceden iç çekişini.
Sesinin sessizlik içindeki özrüne de kabul.
Lakin eskisi gibi güvenemem ben sana.
Büyüdün be yavrucağım.
Hangi çocukluğuna sığdırayım beni yine hançerleyişini.
Özlemelerimiz de geçecek bir gün.
Herkes kendi masalının içinde kalacak sonunda.
Bizim hikayemiz çoktan bitti zira.
Hoşça kal ama!
Hoş kal.
Cemre.Y.

20 Ağustos 2025 Çarşamba

Selam Olsun, Gidene De, Kalana Da

...Selam Olsun, Gidene De, Kalana Da...
Sade kahveyle güne uyanmayalı çok vakit geçti lakin,
Şöyle bir yorgunluktan sonra da,
Kocaman bir fincan sade Türk kahvesiyle,
Günü selamlamak gibiydi kendi kendime gülümsemek.
Gözümden düşeni gönlüme yük etmeyi terk ettiğimden beri,
İyiydim iyi, hem neden olmasaydım ki?
Aferin bana, hem de en kocamanından.
Derin bir nefes kadar yaşıyorum şükür.
Selam olsun, gidene de, kalana da.
Cemre.Y.

15 Ağustos 2025 Cuma

Hoşça Kal Gözümün Nuru, Hoş Kal

...Hoşça Kal Gözümün Nuru, Hoş Kal...
Sana nevbahar umutlar hayal etmiştim halbuki!
Lakin gecesi uyunulamayan sabahlara da,
Kendi kendime uyanmaya vakit kalmadan,
Kavgalı, nefretli insan seslerine,
Bir de korkmuş çocuk çığırtkanlığı bulaşınca,
İyice soğuyorum bu dünyada var olmaktan ya!
Bunca acının, bunca korkunun içinde,
Seni özlemek aklıma dahi gelmesin diye,
Yordum kendimi iyiden iyice,
Pazara gittim misal!
Bilirsin o çığırtkan seslerden nasıl da korkar, nefret ederim.
Ömrü hayatımda ilk defa kışlık sebzeler koydum buzluğa!
Kışı görebilmek için değil ha!
Yoruldukça daha da yorulmak için,
Yeter ki beynimin süzgecinden,
Gelecek kaygılarımla geçme diye.
Sırf seni düşünmemek için.
Durduk yere,
Uzunca bir zaman sonra sakarlığım tuttu misal!
Bardaklar, şişeler, tabaklar şakır şukur döküldü mutfağıma.
Bazıları sekip ayak bileğimi kanatmış,
Her şeyi bitirince fark ettim.
Mutfaktaki dolap prizine onlardan taşan sular dolmuş,
Cızır cızır edip kokunca şalteri kapattım.
Yordum, yoruldum,
Durdum, duruldum.
Sonra mı, ne mi oldu?
Birazdan gece çökecek yorgun omuz başlarına,
Ama, sen...
Bensiz olsan da, sakın korkma ha!
Dolunaydan topladığım ne kadar yıldız tozu varsa,
Serin bir yaz meltemi gibi yıldız tozu saracağım omuz başlarına.
Sanki yeni gün doğumuymuş gibi,
Sanki yeni günbatımıymış gibi,
Sanki en sevdiğin denizin, en sevdiğin akşamıymış gibi,
Duamsın, en güzel olası rüyalarımı seve seve ısmarladığımsın.
Hoşça kal gözümün nuru, hoş kal.
Cemre.Y.

20 Mart 2025 Perşembe

Hoşça Kal Anam, Hoşça Kal

...Hoşça Kal Anam, Hoşça Kal...
Öylece konuşup dururken,
Hani susmuştum ya bir an!
Rahmetli dedemin yanındaki mezarda yatan
Rahmetli anacığımın kulağına usulca
"Yüreğimin kemiklerinin kırıklarından,
Adım atacak yer bulamaz oldu,
Gönlüme misafir olmak isteyenler." dedim.
Bana fısıltıyla;
"Sen hele gel bir de bana sor,
Daha yeni değil mi,
Şu ayak ucumdaki boş mezara yatacak olan?" dedi.
Arkamı dönüp giderken son bir kez baktım,
Mezarlığın çıkış kapısından,
Öylece koyun koyun yatıyorlardı,
Babası, kızı ve annesi.
Sonra rüzgar daha bir esti üşüttü içimi,
Kar daha hızlı yağmaya başladı,
Sanki bir müddet olsun,
Ne görülmek ne de konuşulmak istemiyorlarmış gibiydi.
Hoşça kal anam,
Hoşça kal…
Öperim ayak uçlarından.
Cemre.Y.

2 Aralık 2024 Pazartesi

Yolun Açık Olsun

...Yolun Açık Olsun...
Yine...
İçimden veda ediyorum sana.
Eyy AŞK!
Yolun açık olsun.
Cemre.Y.

22 Mart 2024 Cuma

Hoşça Kalın Ey Boşuna Sevdiklerim

...Hoşça Kalın Ey Boşuna Sevdiklerim...
Kırık canlarımın üzerine basıp durdukça hayat,
Canımın diğer yarılarının,
Benimle aynı dünyaya ait olmadığını kabullendiğimden beridir,
Artık incinmiyorum.
Hani iki cihan bir araya gelse olmaz derlermiş ya!
Biz hepimiz, her şey, öyleymiş meğer!
Çocukluğunun hayallerinde yaşattığım cenneti yedi kat,
Her katına kurum kurum kurulmuş sevdiceklerim falan,
Hepsi birer olmaları imkansız düş-müş meğer!
Şimdi ben yokum hiçbirinizin hayatında.
Ömürlerinize ömürlük hayatlar dilerim hepinize!
Benimki sizden apayrı artık.
Hoşça kalın ey boşuna sevdiklerim, hoşça kalın.
Cemre.Y.

19 Ağustos 2023 Cumartesi

Uzaklar Diye Bir Yer Var

...Uzaklar Diye Bir Yer Var...
"Değer!" ile
"Eder!" i,
Karşılaştırmadığımız için oluyor bütün bunlar böyle.
Şimdi mi?
Yüreğimin gönlünün kırıklarını topladım her yerden,
Öylece çekip gittim aranızdan.
Siz daha farkında değilsiniz,
Size, hiç yokluğumun!
Oysa bana çoktandır,
Uzaklar diye bir yer var,
Sessiz, sakin, huzurlu.
Yakındır, kırmadan,
Daha da kırılmadan,
Üzmeden,
Daha da üzülmeden,
Yollarımızı ayıran veda cümlelerim.
Bir hoşça kal ile,
Elveda'yı sımsıkı sarıp koynuma,
Yakındır gülümseyerek gitmelerim.
Cemre.Y.

27 Nisan 2023 Perşembe

Hoşça Kal Can Kırıklarım

...Hoşça Kal Can Kırıklarım...
Ona deki...
Ben o günlerin hiçbirini unutmadığım gibi,
Ben bugünü de asla unutmayacağım!
Artık ne kadar delirebilirse delirmesine gerek yok.
Onu yüreğimden azat ettiğim gibi,
Bugün ruhumdan da azat ettim.
Hoşça kal can kırıklarım.
Hoş kal, mutlu kal.
Cemre.Y.

18 Şubat 2020 Salı

Hiç


...Hiç!...
Önümde kalbim kadar temiz,
Tertemiz boş bir sayfa...
(Okurken idrak edelim lütfen,
"Yüreğim!" demedim!)
Bakıyor, bakıyor baktıkça tebessüm ediyorum.
Gülümseyişim bile farkında değil,
Buruk mu, yoksa muzip mi?
Öylece konuvermiş dudağımın kenarına.
Bu yeni bir ömür defteri değil,
Lakin eski de değil.
Kar beyazı da değil rengi üstelik!
Fakat hazan sarısı da değil.
Belki birkaç cümle şiir ederim diye,
Sayfalarını çeviriyorum hızlıca lakin,
Ne karalanmış, ne de silinmiş daha önce!
Sanki hiç doğmamış,
Sanki hiç doğurulmamış,
Sanki hiç doğurmamışım!
Öylesine rahvan.
Önümde kalbim kadar temiz,
Tertemiz boş bir sayfa...
Sanki yüreğim hiç olmamış gibi,
Hiç yoğrulmamış gibi boş...
Sahi sen!
"Eyvallah!" ile,
"Hoşça Kal!"ın ölesiye kapıştığı o...
"Hiç!"liği, bilir misin?
Bilme zaten!
Cemre.Y.

31 Ekim 2019 Perşembe

Kumdan Kale

...Kumdan Kale...
Çocukluğumun kumdan kalelerine uğradım bugün!
Hani ne vakit,
En güzel kumdan kalemi yapsam perisiyle padişahıyla,
Koca bir tsunami gibi dağıtırdı ya,
Kocaman adamların vicdansız ayakları!
Adımın üstüne bastılar dünden beri üstüne basa basa...
Bu sefer acımadı tenimin nuru!
Adımı ad koyanın,
Kulağıma ezanla seslendiği adımı duydum kaç kere!
Hala şu an ölsem ve Münker ile Nekir gelip seslense dahi!
Üzerime alınmayacak kadar yabancıyım ilk adıma lakin...
Adımın biyolojik babasını affettiğimden beridir hissizim.
Artık acıtmıyor yaralarımın kabuksuz hisleri.
Hani bir zamanlar demiştim ya...
"Hislerimi kaybettim, hükümsüzdür!" diye...
Acımıyor, üşümüyor, sevmiyor, sevilmiyor,
Artık hiçbir yaram hiçbir duygu yansıtmıyor.
Ha çocukluğumun kumdan kalelerine gelirsek!
Artık değil ki nerede bir kum görsem değil ki kale vs.
Artık tek bir kalp bile çizmiyorum buğulu camlara!
Hoşça kal sevgili yaşanmışlıklarım, hoşça kalın sevgili yaralarım.
Gayrı kimse acıtamayacak canımın ciğerinin taa içini!
Cemre.Y.

9 Mart 2019 Cumartesi

Hoş Geldin Yalnızlığım

...Hoş Geldin Yalnızlığım...
Bir vakit sonra anlıyor insan,
Ruhsal yalnızlıklarla
Tensel yalnızlıkların karıştığı o yerde
Fırtına öncesi uzun sessizlikler yatar!
Kimi...
Benim gibi öyle kolayca terk edemez yalnızlığını.
Kimi de daha arkasını döner dönmez,
Sığınır önüne çıkan ilk saçak altına!
Hoş geldin yalnızlığım!
Oysa daha birkaç vakit önce,
Yılların ardından helalleşip,
Yelken açmaya karar vermiştik yeni yüreklere!
Elin ayağın üşümüş gel öpeyim yüreğinden.
Üstün başın dökülmüş hırpalanmaktan!
Zayıflamışsın da epeyce!
Ortalık sanal sevişmelerle doluyken,
Kimseler sana kapı açmamış belli ki.
Sakın hiç sorma neyledim sensizken ben.
Ömrümün bütün sayfaları yaktım sen de gitmeye meyillenince!
Adlarını unuttum eski sevdiceklerimin.
Ömrüme yeni ömürler diledim.
Tam yüreğim alev alacaktı sevdanın aleviyle!
Sen beni onunla aldattın.
O kadar unutamadı ki yalnızlığını,
Bana kalamadı sevecek bir yürek.
Hoş geldin yalnızlığım.
Pişman gözlerle bakma bana bu sefer fena tökezledin.
Biraz iyileş, sakinleş ve kendini bul.
Ama sonra çek git lütfen.
Özür dilemeyeceğim senden.
Ben sana hiç kumpas kurmadım.
Başına çoraplar örmedim bana kal diye,
Hileler hurdalar çekmedim kaderine!
Sen bana hep hoş geldiğin gibi değilsin epeydir.
Ah be yalnızlığım,
Sen zalim bir zavallılıktan,
Müptezel bir aşık kalmaktan vazgeçmeyeceksin madem.
Yeni bir yanılgıdan daha uyanmış dahi olsam.
Artık seni sevemeyeceğim.
Ah be yalnızlığım,
Bana bu kadar yanlışı bir arada eylemeyecektin.
Şimdi git...
Bir daha çal yarimin kapısını.
Hasarlı bıraktın zira onun da yüreğini,
Belki seni buyur eder.
Kusura bakma ömrüm,
Bana biçtiğin kaderin tam ortasına...
Neyse ya neyse!
Gidiyorum ben.
Hoşça mı kalırsın, dostça mı?
Artık, onu, ben bilemem!
Cemre.Y.

10 Kasım 2018 Cumartesi

Yol Bitiyor

...Yol Bitiyor...
Tamam artık susun bayım, daha fazla konuşmayalım,
Sonuçta bu konuştuklarınız duygusal devinimler filan değil,
Hepi topu mantıksal mentallarin birleştiği birer açık oturum.
Farkındaysanız da,
Nicedir ben, kapı kenarından sizi dinliyorum.
Yoksa kim sevmezdi ki şöyle cam kenarı huzura,
Yanında koltuk kenarına çoktan razıyken,
Senin üşüme ihtimaline hayıflanan gerçek birer dostluğu!
Hoşça kalın bayım, sizi de buruk bir tebessümle anacağım.
Olmayan babam gibi, olmayan kız kardeşim gibi,
Hiç olmayan sevdam, hiç olmayacak geleceğim gibi anacağım.
Yoksa kim hayal ettikçe inanmak istemezdi,
"Bundan sonra yanında ben varım." yalanına!
Bir yer geliyor, yolun sonu görünüyor sen istemesen de,
Ve bir yer geliyor...
Ona giden bütün yollar, on'da kalan bütün yollar bitiyor.
Ve yol bitiyor, artık benim yolum, yönüm falan kalmıyor!
Var, git, seçtiğin yoluna be adam,
Seçtiğin o yollar ışıkla dolsun ama ben yokum!
Merak etme beni, beni merak etme!
Öyle gereksiz, geç kalan vicdan azabına da mahal yok hani!
Sen hiç yokken nasılsam oraya dönmeye çalışıyorum ben!
Bir yerlerden devam edeceğim elbet!
Yol...
Bitiyorsa...
"Ne gerek var!" diyerek!
Ve bir yer geliyor…
Ona giden bütün yollar, on'da kalan bütün yollar bitiyor.
Ve yol bitiyor, artık benim yolum, yönüm falan kalmıyor!
Artık hangi kilidime uyacak anahtarım bulunur bilemem ama.
Yüreğimin kırılgan kelebekleri kurumuştur çoktan, uymaz artık yani!
Tamam artık susun bayım, daha fazla konuşmayalım,
Sonuçta bu konuştuklarınız duygusal devinimler filan değil,
Hepi topu mantıksal mentallarin birleştiği birer açık oturum.
Farkındaysanız da nicedir ben, kapı kenarından sizi dinliyorum.
Cam kenarları, can kenarlarına çoktan ayrılmış,
Koridor araları can kenarlarına korumalı monte edilmiş içten!
Ben orta koridorda,
Sıkılmış yolcuların böğrüne böğrüne basılan nemli halısı!
Çoktan limit aşımım geçmiş, üstelik de yıl sonu satış arttırma çabası!
Ucuzundan bir halı döşenir, enflasyon'un yalan rakamlarına uygun.
Sonra, bakılır, hayatın kıvamına da…
Ve bir yer geliyor...
Ona giden bütün yollar, on'da kalan bütün yollar bitiyor.
Ve yol bitiyor, artık benim yolum, yönüm falan kalmıyor!
Var, git, seçtiğin yoluna be adam,
Seçtiğin o yollar ışıkla dolsun ama ben yokum!
Merak etme beni, beni merak etme!
Öyle gereksiz, geç kalan vicdan azabına da mahal yok hani!
Sen hiç yokken nasılsam oraya dönmeye çalışıyorum ben!
Bir yerlerden devam edeceğim elbet!
Yol, yine bitiyorsa,
"Ne gerek var!" diyerek, geriye kalan ne kadar ömrüm varsa!
Cemre.Y.

28 Haziran 2018 Perşembe

İnsan Dediğinin

...İnsan Dediğinin...
İnsan, dediğinin...
Sen onunla cehenneme olsa gidebilecek kadar onu seviyorken!
Seni cehennemin kor ateşinde bırakıp gitmişken.
İnsan, dediğinin...
Onunla cennete olsa girecek kadar ebede tapıyorken!
Seni cennetin buz gibi sularında bırakıp gitmişken.
İnsan, dediğinin....
Onunla bu dünyanın en ücra, en yitik bir kasabasına,
Herhangi bir dağ yamacında sadece onunla yaşayacak kadar aşıkken...
Seni fırtınalara terk edip gitmişken.
İnsan dediğinin, insanlığından utanıp,
Böylece, kendine dahi susup...
Gider mi?
Gider!
Sabah yüzünü yıkayınca aynaya baktığında olsun,
İnsan dediğinin, kendisinden başkası yoksa yanında,
Ne bir tek yansıma, ne de bir tek yanılsama yoksa!
Hani bari göz kapaklarını yorgunluğa kapattığında olsun...
Bari geceye çoktan yenik...
En uykulu anlarında, uykuya bari savunmasız olsun da...
"Bundan sonra ben varım ve buradayım!" diyeni yoksa...
Eninde ve de sonunda gider...
İnsan, dediğinin...
Eninde ve de sonunda , yorgunluğa yenilip gider...
İnsan dediğinin...
Ruhu hafiftir ama eti, canı ağırdır hani!
Bir gün kendinden bile bıkar...
Kendi iç savaşlarından bile bıkar...
Ve susup gider!
İçinde, çoktan yitik bir şarkının nağmeleriyle...
Dudaklarının ucunda bir ıslık vardır hep...
"Eyvallah gözüm, sana da hoşça kal!"
Cemre.Y.

4 Mart 2018 Pazar

Hoşça Kal

…Hoşça Kal…
Başka bir aşkın harabesinde, saray hayali kuramam.
Hoşça kal gözüm sana da hoşça kal.
Cemre.Y.

28 Ocak 2018 Pazar

Hoşça Kal

...Hoşça Kal...
Bağırdığımda hiç duymadınız ki
Sustuğumda...
Şimdi duyasınız!
Eyvallah mirim
Hoşça...
Kal...
İçimden gelmedi nedense?
Cemre.Y.

25 Ocak 2018 Perşembe

Mezar

…Mezar…
O birkaç zaman bilemez
İki kişilik bir mezarı son kez ziyaret ettiğini...
Bildiğindeyse artık o mezardaki cesetlerin
Çürümüş kemikleri bile kalmamış olacaktır.
Bir zamanlar ona hediye edilmiş bir tutam
Kızıl saç telidir ona ondan tek kalan!
Gün gelir dilin lal, yüreğin kül olur,
Sessizce toparlarsın hatıralarını çöpe atılmak üzere.
Yarın kaldığın yerden başlayacakmışsın gibi öpersin yanaklarından.
Birkaç zaman sonra kaldığın yerden başlayacakmışsın gibi
"Hoşça kal" dersin giderken dudaklarında bir gülümsemeyle,
Ardına dönüp uzaklaşırsın ondan.
O birkaç zaman bilemez…
İki kişilik bir mezarı son kez ziyaret ettiğini.
Cemre.Y.

8 Aralık 2017 Cuma

Sana Da Hoşça Kal!

…Sana Da Hoşça Kal!...
Kendi içimde kopan fırtınalara inat!
Dışımdaki bütün seslere
Merakla bakmayan
Hiçbir çığırtkan sesi merak etmeyen tek insanım belki de.
Ya da Deccal'in böyle ansız seslere yenik düşenleri
İmansızlığa hapsedeceğini bildiğimden...
Ya da fazla ve gereksiz merakın,
Beni ölüme bile götürebileceğini bildiğimdendir.
Ben birçok şeyi belki bambaşka nedenlerle bildim de
Sen bana öylece bilinmez, bilimsiz kaldın ya
Hatırladığımda buruk bir tebessümüm olursun ancak.
Sana da hoşça kal!
Cemre.Y.

13 Kasım 2017 Pazartesi

Hoşça Kal

...Hoşça Kal...
Herkesin, herkese kalbi kırılabilir,
Ben de sana göre belki,
Sana herkes olmuş olabilirim.
Ama...
Sen bana, herkes değildin.
Benim sana, yüreğim kırıldı cancağızım.
Ki beni iyi bilirsin benim yüreğim,
Buz dağının
Buz dağının hiç görülmeyen kütlesidir.
Çarp dur artık!
Eritemezsin.
Hoşça kal!
Cemre.Y.

7 Ekim 2017 Cumartesi

Hoşça Kal


...Hoşça Kal...
Hoşça kal!
Rüzgarım,
Hayal bulutum,
Güneşim,
Gündüzüm.
Hoşça kal!
Polen' im,
Çiçeğim,
Yaprağım,
Kar tanem...
Hoşça kal!
Mehtabım,
Gecem,
Yıldızım,
Yakamoz' um.
Hoşça kal!
Gözüm,
Kulağım,
Burnum,
İstanbul'um.
Cemre.Y.

Sana Da Hoşça Kal

…Sana Da Hoşça Kal…
Hiçbir şey zoruma gitmiyor da
Sev-i rüzgarlarıyla
Gözümün içinde harelenen nurların
Gün olup beni…
"Demişler!
Dediler...
Doğrudur!" diye diye
Görmezden gelmeleri
Var ya...
O fena koyuyor adama!
İlle de
Bana!
Oysa…
Oysa hala
Benim yüreğimdeydiler.
Yüreğimdeydi o da,
O son anıma kadar
Henüz benden kaymayan yıldızlar!
Neyse yahu!
Her ne ise!
Ona da bunca "Değer!" e
Bir "Eder!" bile yoksa
Nereden başladıysa bu eksilmeler
Sile sile giderim bende.
Meşhurdur benim şu
Herkesime ağır gelen lafım
"Eyvallah mirim
Sana da
Hoşça…
Kal..."
Cemre.Y.

Aşk Mı, O Ne Ki?

...Aşk Mı, O Ne Ki?... "Aşk mı? O ne ki!" derdi rahmetli anacım. Sonra da eklerdi; "Yenilir mi, içilir mi? Yoksam mevsimler g...