21 Mayıs 2022 Cumartesi

Cumartesi

…Cumartesi…
Geceden, uykuya uyumadan önce,
Kendisiyle sözleşmişti kadın.
Şöyle bir cumartesiye yakışır şekilde,
Kuşluk vaktinin sonuna doğru uyanacaktı güya!
Yine yanlış yapmıştı zaman.
Güneşin doğuşundan birkaç zaman sonra uyanıverdi.
Sade kahvesinden sonra, yine çayını demledi.
Kahvaltı etmedi bu sefer!
Bahar mevsimine yakışır,
Bol yeşillikli, saçakları kaseden sarkan,
Göz doyuran, koca bir salata yaptı kendisine.
Durduk yere tohuma sardı, durduk yere çiçeğe sardı.
Temizlik vesaire derken gün batımı yaklaştı.
Sonra, gökyüzünün bulutsuz maviliğine daldı kadın.
Cemre.Y.

20 Mayıs 2022 Cuma

Sonrası Şiir İşte

…Sonrası Şiir İşte!...
Nicedir farkına varamamıştı kadın,
Her sabah yüzünü yıkadığı aynada…
Şöyle uzun bir vakittir…
Gözlerinin içine bakıp gülümsemediğinden olsa gerek!
Saçlarının sarısı, renkten renge bulanmış,
Başı, sonu, netameli bir hal almış!
Farkında bile değil.
O kadar çok, o kadar fazla gönül yorgunuymuş ki,
Depresyona girmeye dahi,
Kendine zaman ayıramamış!
Ki depresyona bari girse…
Saçlarının rengiyle oynaşıp,
Mutlaka, kendine gülümseyecek bir renge boyarmış.
İklimlerin bile rengine karar veremediği şu günlerde,
Kadının normalliğinin,
Normal'siz olduğunu anlayanlar olmuş nihayet!
Usulca fısıldamışlar kulağına,
Ve kadın uyanmış!
Saçlarındaki sarının renklerini soldurmuş önce.
Sonra mısra mısra boyamış her birini.
Siyah ve mavi.
Sonrası şiir işte!
Kısa, kısa, şiirler,
Kısa, kısa, parlement mavisi saç kırılmaları işte.
Nihayetinde…
Kadın artık, yeniden gülümsüyor,
Her sabah, yüzünü yıkarken,
Karşısında beliriveren o değişik kadına.
Dediğim gibi, sonrası, şiir işte.
Cemre.Y.

17 Mayıs 2022 Salı

Aşk Olsun

...Aşk Olsun...
Bahar mı gelmiş,
Güneş de değmişse gözlere,
Daha ne olsun,
Dahası kıpkırmızı aşk olsun.
Cemre.Y.

15 Mayıs 2022 Pazar

İstanbul

…İstanbul…
Nicedir kendi yüreğimi,
Kaçamak zamanlarda göz atılan,
Sahipsiz posta kutusu gibi hissetmekteydim.
Nihayet dün ruhumu özgür bıraktım.
Gittikçe ağırlaşan bedenimle inatlaşmadan,
Şöyle uzunca bir İstanbul yürüyüşü yaptım.
Rahmetli anacığımın indiği durakta indim.
Çocukluğumun ellerinden tutup,
Beyazıt meydanını turladım,
Çemberlitaş'ın taş duvarlarını okşadım.
Sulnahmet'te rahmetli annemin gençliğini andım.
Gülhanede sanki yine konserler olacakmış gibi,
En ön sıradan yer tuttum.
Kendi kendime piknik yapmayı sevmediğimden,
Sarayburnunu es geçip,
Eminönüne yürüdüm.
Mısır Çarsını, Çiçek Pazarını turlayıp,
Annemin aldığı çiçek tohumlarından aradım.
Onların bile sahte çıktığını duyunca,
Elim kolum bomboş,
Balıkçı kayıklarının yanına gidip,
Denize karşı balık ekmek yedim.
Gönlümü İstanbul nefesiyle doyurdum.
Cemre.Y.

12 Mayıs 2022 Perşembe

Özlemedim

…Özlemedim…
Yok!...
Özlemedim.
Ben, hiçbir şeyi, özlemedim.
Özlemeyi bile özlemedim anne!
Yürüdüm, kendime doğru yürüdüm.
Yalnız değilim de…
Evimin buğulu camlarına
Yazacak bir harfim bile yok işte.
Cemre.Y.

6 Mayıs 2022 Cuma

Olsun Diyorum

...Olsun Diyorum...
Ben, şu ana yetişebilmeye çalışırken,
Zamanı çoktan geçmiş en sevdiğim meyvelerin.
Yokluğunun üzerinden yokluk kadar zaman geçince,
Manava uğradım şöyle bir!
Çileklerin hormonlarından şireleri akmış,
Eriklerle, bademler bir olmuş,
Mevsimi bahar olan diyarlara kaçmış.
Elim, kolum, gönlüm, boş döndüm çaresiz!
Neyse ki
Arada bir...
Uzak diyarlardan, gülüşleri çarpıyor gözlerime,
Arada bir...
Başka dudakları öpüşleri konuveriyor önüme!
Olsun diyorum, olsun.
Böyle de çok mutlular madem,
Bu sene de böyle olsun.
Cemre.Y.

4 Mayıs 2022 Çarşamba

Günaydın Öyleyse, Hayata, İnadına

...Günaydın Öyleyse, Hayata, İnadına...
Kabullendim, artık gücenmiyorum,
Bir türlü, İstanbul'uma bahar gelemeyişine.
Her ne kadar, zülüflerimizin simli tellerinin,
Her bir ucu kırılmış olsa da.
Nihayetinde, bir yerlerde kuşlar cıvıldaşıyorlar,
Nihayetinde, bir yerlerde,
Erken uyanmış bir çocuğun,
Saçlarını okuşuyordur güneş,
Ilık bir sahil kasabasının kumsalında.
Günaydın öyleyse, hayata, inadına!
Cemre.Y.

3 Mayıs 2022 Salı

Gelmiş

…Gelmiş…
İki dudak, dört yürek ağzıydı sözleri…
Bir kapı, iki anahtar döngüsüydü özlemi,
İki çift, çivit mavisi gözlerle,
Bir çift anamın gözleri bir olmuş,
Bir çift de havanın esip duran, ahengine göre esen,
Ela mı desem, yeşil de mi bezenmiş, kalbine,
Yüreğinin rengiyle beraber değişmiş miş!
Durduk yere, yine, maviye kesmiş!
Şüpheli, şüpheci,
Nasıl olup da, aynı kadere, doğurulmuşluğundan paydaş!
Yanında, yamacında,
Her kim yoksa, her bir akrabalığından,
Teker teker, rengarenk dilek feneri olup durmuş.
Epeyce de, bayram sevinci koymuş,
Artık yetemediği heybesinin sol cebine!
Gelmiş…
Çok da, hoş gelmiş...
Beni, bayramlarından birinden saymış da gelmiş...
Aslında en ilk…
Senin alnının tam ortasından öperim çocuk,
Bunca çocukluğa, hep birden,
Göğüs germişliğinden.
Seni…
Hayata…
İnadına…
En ilk…
Gözlerinin kahvesinden,
Deminde çay kıvamında,
En ilk, umudundan öperim çocuk!
Gözlerinden, kirpiklerinden,
Yaş tanelerinden.
Lakin, kaderimi değiştiremediğim gibi,
Kaderini de değiştiremem!
Gözlerinin kahvesiyle,
Yüreğinin mavisine denk gelesin derim ben!
Tav'ını kaçıramasınlar ama!
Cemre.Y.

Sahi Mi, Günaydın Mı?

…Sahi Mi, Günaydın Mı?...
Şöyle gerine gerine, uyunamayan gecenin,
Şöyle mutlulukla uyanılamayan sabahındayım.
Yağmur desen,
Güneşin çocuksu heyecanlarını çoktan çalmış,
Geceden beri, İstanbul'un bayram sevincini yıkamakta!
Sahi mi ,günaydın mı?
Cemre.Y.

Aşk Mı, O Ne Ki?

...Aşk Mı, O Ne Ki?... "Aşk mı? O ne ki!" derdi rahmetli anacım. Sonra da eklerdi; "Yenilir mi, içilir mi? Yoksam mevsimler g...