...Şimdi Gelme Zaten...
Daha yeni...
Bütün hayallerimin enfesliği,
Sarımsak döveceğinde dövülmüştü dün gece,
Kötü bir adam tarafından fethedilmişliğim kızımın rüyasından.
Üstü kapalı misafire sunulacak şişmiş poğaçalar gibi belliydi,
Tadı, namı beğenilse de bünyeler tarafından,
İlle de bir kusurun aranıp bulunacaktı ille ki!
Nicedir bir alt katının kapısına konuşlanmış,
Sahipsiz o valizden şüpheliydi aslında!
Gelmişlerdi belli ki gelmesi,
Geldim denilen ümit edilesi o nefesler!
Kaç gün geçmiş, kapısını kimsecikler çalmamış,
O da çalmalara alışık değildi oysaki.
Mademki deniz soğuk ve kirliydi tam da bugün!
Evinde değiştirmeliydi iklimlerini!
Evladıyla, özgül ağırlığı,
Hayatına bolca iksirli lülüsüyle, iki kelam hasbıhal etti!
Karşılıklı kapanan telefonun bile sessizliğine gülümsedi.
Mademki bugün tatildi,
Sokağının tekeline yollanmaya karar verdi kadın!
Zınk diye önünde durdu bir oğulun kocaman gülümseyen yüzü!
Her iklimde,
Onu cennete yollayası duaları savurduğu onu doğuran anasının
Bu sefer selam bile durmadı ona ya, ona da aldırmadı,
Belki de o da geldiğinin anlaşılmasını umuyordu!
Zira, onun da kendince derdi başına buyruk ve çoktu.
En çok...
Sokağının sonuna kadar gidebildi kadın!
Döndüğünde…
Az önceki hayaline yeni bir roman yazarcasına bir delikanlı!
Derin'ini içine çekiyordu,
Bütün anlayamadıklarıyla, anlatamadıklarını.
Kavuştular!
"Özlemişsin beni hem de çoook!" dedi genç!
Sımsıkı sarılıp hıçkırıklarını susturmaya çalışan kadın...
Derin bir nefes çekerken bütün yokluklardan...
"Oğlu'm benim!
Kaç tane evladım var ki,
Biri kraliçe çıktı, doğurduğum,
Diğeri sen olan sanal anneliğim!"
"Gel ama! Bize gel!" dedi lakin...
Eminim...
O da, onca akraba yorgunluğuyla bana sarılınca...
İyi gelmiştir...
Çünkü benim,
"Senden başka oğlum olabilir mi ki benim evlat,
Elbette ki seni de özlerim!
Yavrucağım karnımdayken geldin sen...
Deprem deprem lülücanıma sarılırken ben,
Ömrüne en erkenden hayata fırlayıverdin anacığından!
Misal...
Vaktinde doğabilsen,
Tıpkı kızçem gibi burcun dahi hayatına ramak kala fark atacaktı.
Elbette özledim hepinizi..." dedi ve uzun uzun sustu kadın.
"Sadece...
Sanmalardan artık durulun, yorulun, vazgeçin!
Emin olun ki,
Ömrüme yeni bir mühür basabilecek kadar ömür edeni,
En çok, ben ifşa ederim!
Hoş geldin oğlum!
Hoş geldin...
Kapı önlerinde sigaraya sarmana gerek yok,
Merak etme, yine, ben, bendeyim!
Amma velakin değecek olsaydı son kere gitmelerime neden?
Yine...
Bir şiir önceki gibi hayallenir ve de uçar giderdim ben."
"Geleceğim halam!" dedin diye kapılarımı açık bıraktım ya ben...
Sen de gelmedin ki...
Gelme zaten...
Ama...
Anahtarımın yerini biliyorsun!
"Canının, yüreğini,
Bunca hissiyatla yüklediysem, şimdi gelme zaten!"
Cemre.Y.