ağır etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
ağır etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

2 Kasım 2025 Pazar

Önümde Sana Küçük, Bana Büyük Yorgunluklar Var Daha

...Önümde Sana Küçük, Bana Büyük Yorgunluklar Var Daha...
Sana...
İçinde kalp kırıklığıyla can kırıklarının hiç olmadığı,
Hayal kırıklığıyla hayat kırıklarının hiç olmadığı,
Bir sürü küçük küçük yorgunluklar biriktirdim sevgili.
Zira arşın arşın adımlayarak çoktan geçtim ben bütün o yolları.
Ama artık üzüldükçe sıkılmaktan yorulan bütün dişler sökülüp,
Saçımdaki aklar da çoğaldıkça anladım ki,
Önümde sana küçük, bana büyük yorgunluklar var daha. 
Ne bileyim...
Artık bundan sonra kavanoz kapaklarını sana açtırmak gibi.
Ne bileyim...
Artık bundan sonra yatağın yönünü sana değiştirtmek gibi.
Ne bileyim...
Artık bundan sonra altını sileceğim üçlü koltukları sana kaldırtmak gibi.
Ne bileyim...
Artık bundan sonra silkeleyeceğim halının diğer ucunda olman gibi.
Ne bileyim...
Yüzmekten yorulup kumsala adım attığımda havlumu uzatman gibi.
Ne bileyim...
Artık bundan sonra pembe salıncağımızda beni sallaman gibi.
Olmasın mı yani?
Olsun tabi.
Cemre.Y.

9 Ağustos 2025 Cumartesi

Lakin Kalp Bu, Unutamıyor İncindiği Yeri!

...Lakin Kalp Bu, Unutamıyor İncindiği Yeri!...
Daha güneş bile sabaha uyanmamışken,
Düş'ümde gördüm yine seni.
Ne çok zaman geçmişti oysa, seni böyle görmeyeli.
Sen beni, yine, çok özlemişsin belli.
Yoksa öyle uzaktan göz ucuyla süzmezdin beni.
Öyle utangaç titreşirken göz kapakların,
Ağustos sıcağı gibiydi gözlerin.
Sanki "Gel." desem uçarcasına konacak gibiydin yamacıma.
"Kal." desem sarılacak gibiydin kaburgalarımı çatlatırcasına.
Lakin kalp bu, unutamıyor incindiği yeri!
Ki zaten onca uykusuz geçen gecelerden sonra,
Uykulu gözlerime ağır geliyordu kirpiklerim.
Ne sen bana tam gelebildin,
Ne de ben seni yeniden yüreğime sığdırabildim.
Cemre.Y.

8 Mart 2025 Cumartesi

Geçmiyor

...Geçmiyor...
Sana...
Ağır sabahlardan bahsetmiştim ya hani!
Birkaç gündür boğazımın ilmeğinde bir sancı,
Gülsem geçmiyor, ağlasam geçmiyor.
Hani böyle yutkunulamayan günler geçiyor ömrümden.
Bitki çaylarından hatta ilaçlardan bile medet umdum ama!
Yatsam geçmiyor, kalksam geçmiyor.
Hala gülümseyen fotoğraflar paylaşıyorum sayfalarımda
Lakin...
Boşuna nefes almaya çabalamak da yoruyor insanı, gitsem diyorum.
Cemre.Y.

5 Mart 2025 Çarşamba

Ağır Sabahlar

...Ağır Sabahlar...
Kirpiklerinin göz kapaklarına ağır geldiği sabahlar vardır hani,
Yatağına geri dönsen yorganın çoktan soğumuştur,
Kalkıp çay demlesen uyanamamışsın gibi ağır sabahlar vardır.
Tam battaniye altında kıvrılmalık bir gün olacak belli.
Uyumasan da kapatırsın gözlerini.
Cemre.Y.

9 Aralık 2022 Cuma

Hayat Filmim

...Hayat Filmim...
Herkesin, hayatının herhangi bir döneminde,
Kendine küstüğü bir şeyler mutlaka vardır
Ve o andan itibaren, bir yanı hep eksik'tir.
O andan itibaren,
Hep birileri gücenir, hep birileri kırılır.
O andan itibaren,
Bir şeyler, ya "Çok!" tur!
Ya da "Eksik!"
O andan itibaren,
Hep birileri, kanser kolları keser, atar,
Sana giden ayaklarını keser, kurtulur.
Kendine gücendiğin ve kendini suçladığın,
O andan itibaren,
Yarım kalır hep, bir yanın.
Çünkü içindeki sen'i sadece, sen üzebilirsin!
Çünkü içindeki sen'i sadece, sen öldürüp,
Yok etmek isteyebilirsin!
Başkalarına...
Kendinden daha fazlaca verdiğin değerlere,
Yanıp yıkılmak da çözüm değildir artık!
İşte bu hayat filmimdeki bütün replikler,
Benim başka, başkaca zamanlardaki repliklerim.
Bütün karakterler,
Benim başkaca zamanlardaki karakterlerim.
Ne varsa, ne yoksa hepsi ben’im.
Asla!
Lezbiyen olmayı düşünmedim
Ve eğer erkek doğsaydım da,
Asla gay olmayı da düşünmezdim!
Ben hep dibine kadar kadın,
Hep dibine kadar adam’dım ama...
Hayatıma dokunan bütün insanların,
Gözbebeklerindeki insan’a hep değer verdim.
Ve saygı duydum, hep yanlarında ve dost oldum!
Çünkü...
Benim sevgimin, benim dostluğumun,
Benim arkadaşlığımın,
Benim ahbaplığımın hiçbir zaman, cinsiyeti yoktu.
Hepsi hepsi, insandık işte!
Benim derdim oydu.
İçimdeki o küçücük kızın hayalleriydi hepsi!
Ve içindeki can kırıklarıydı!
Daha yedi yaşındaydı ilk güveni kırıldığında!
Bir yanım hep ama hep güvenmek istedi.
Diğer yanımsa...
Zamana yenik düşüp büyüdü elbette!
Gün be gün azalttı ömründen,
Kendi ruhuna ağır gelen diğer ruhları!
Öyle ya...
Sevdikçe örselediler seven yanlarını.
Saydıkça da, ayakaltı paspas etmeye kalktılar,
Gururunun bütün canlarını!
Sonra günün birinde durduk yere…
"Tamam mıyız!" dedi kendi yalnızlığına.
Sustu, bekledi.
Uzunca bir sessizlik boyunca bekledi.
Öyle ki, cevapsızlıktan pes edecekti.
Sonunda insanlığımın kendi ruhundan cevap geldi.
Madem öyle, bundan sonra...
Kendim diye biri var!
Artık "Tamam!" ız!
El ele, her yere yürüyebiliriz!
İşte bu hayat filmimden sonra,
İçimdeki ben'le tamamen barıştık biz!
Bundan sonra...
Beraberce dokunacağız hayata.
Ve denize ve ormana!
Ve ağacın gövdesine ve yaprağa,
Ve güneş'e ve ay'a!
Nihayet!
"Tamam!" ız nihayet biz kendimle.
Cemre'ce.
Cemre.Y.

15 Mayıs 2022 Pazar

İstanbul

…İstanbul…
Nicedir kendi yüreğimi,
Kaçamak zamanlarda göz atılan,
Sahipsiz posta kutusu gibi hissetmekteydim.
Nihayet dün ruhumu özgür bıraktım.
Gittikçe ağırlaşan bedenimle inatlaşmadan,
Şöyle uzunca bir İstanbul yürüyüşü yaptım.
Rahmetli anacığımın indiği durakta indim.
Çocukluğumun ellerinden tutup,
Beyazıt meydanını turladım,
Çemberlitaş'ın taş duvarlarını okşadım.
Sulnahmet'te rahmetli annemin gençliğini andım.
Gülhanede sanki yine konserler olacakmış gibi,
En ön sıradan yer tuttum.
Kendi kendime piknik yapmayı sevmediğimden,
Sarayburnunu es geçip,
Eminönüne yürüdüm.
Mısır Çarsını, Çiçek Pazarını turlayıp,
Annemin aldığı çiçek tohumlarından aradım.
Onların bile sahte çıktığını duyunca,
Elim kolum bomboş,
Balıkçı kayıklarının yanına gidip,
Denize karşı balık ekmek yedim.
Gönlümü İstanbul nefesiyle doyurdum.
Cemre.Y.

18 Şubat 2022 Cuma

Toz Oldu, Bitti!

…Toz Oldu, Bitti!…
Sebepsiz öfkesine,
Gereksiz kibrini katık ederken,
Sabır taşının da,
Paramparça olabileceğini hesaba katmalı insan.
Üstüme yüklenen yüklerin ağırlığındaki
Feryatları “Kapris” olarak değerlendirirken ise,
O taş parçalarının da toz olabileceğini hesaba katmalı.
Elbette hiç kimse, bulunmaz hint kumaşı değildir.
Evlat bile vazgeçebiliyorken anasından!
Herkes herkesten ve her şeyden vazgeçebilir.
Sabır taşım sadece parçalanmadı, toz oldu!
Bitti!
Cemre.Y. 18.02.2014

28 Kasım 2021 Pazar

Senden Sonra

…Senden Sonra…
Bazı aşklar öylece vazgeçiştir!
Ağır yaralarım ve susmalarım oldu mesela!
Senden sonra
Sarıldım ve kucakladım sensizliğe dair ne varsa!
Lakin, yine de, her şeye rağmen,
Sus zamanlı sevmelerim vardır benim,
Öyle her yürek kaldıramaz.
Cemre.Y.

27 Kasım 2020 Cuma

Siz Bilmezsiniz

...Siz Bilmezsiniz...
Siz bilmezsiniz azizim!
Yalnızken, gözünüzün içine bakamayanlar,
Kalabalıklar ortasında, tükürüklerini saça saça,
Sizi en ağır iftiralarla yaralamaya çabalarlar!
Ben mi?
Ben affederim, yaradana havale ederim.
Sonra sonra duyar bu kulaklarım,
Sizin ardınızdan iftiralar savuranların,
Bütün o saçtıkları iftiraları,
Zamanda kendilerinin yaşamaya başladığını.
Şu yürek yok mu, ah bendeki şu yürek,
Durup düşünüp onlara da üzülürüm.
Siz bilmezsiniz azizim!
Lakin ben bilirim.
Akşam olup, gece perdesini üzerime çekip,
Yalnızlık hırkamı her giydiğimde,
Evimin beş duvarı hatırlatır o günlerimi.
O yüzdendir ki, ben bilirim,
Daha da gelecektir, yaradanın ilahi adaleti.
Cemre.Y.

29 Şubat 2020 Cumartesi

Neden

...Neden?...
Hangi söz geri getirebilir ki yitip gideni!
Hangi kelime, hangi cümle, hangi imleç anlatabilir,
Bir ananın ciğerinin ta içindeki o kor alevi.
Ah be evladım, ah be gözümün nuru,
Ah benim uykusuz geçecek gecelerimin yürek çiziği.
Şehit diyorlar şimdi sana cennete gidecekmişsin öyle mi?
Açık kalmış gözlerin soruyor bana,
Bu cennet neden bu kadar ağır bedelli!
Ve neden hep fakir çocuklarına uğruyor şehitlik mertebesi?
Neden zenginler cennet garantisi olan siperlere yollamıyor kimsesini!
Hangi söz geri getirebilir ki yitip gideni!
Hangi kelime, hangi cümle, hangi imleç anlatabilir,
Bir ananın ciğerinin ta içindeki o kor alevi.
Cemre.Y.

13 Ocak 2020 Pazartesi

Ömrüm

...Ömrüm...
Ömrümün ağır aksak adımlarını da güneşle yıkadıktan sonra...
Saçlarıma bahar dalları astım, ayaklarıma mavi atlaslar serdim.
Yüreğime taze karanfiller, leylaklar sürdüm.
Az kaldı çok az, ömrümü yazacağım yeniden.
Cemre.Y.

26 Aralık 2019 Perşembe

Sahi Bugün Nasılım Acaba?

...Sahi Bugün Nasılım Acaba?...
Kaç gün oldu saymadım ki aynalara dahi bakacak mecalim kalmamış!
Vücudumu komaya sokan lüzumsuz ilaçlardan sonra,
"Nihayet!" demiştim oysa.
"Nihayet, kurtuldum tüm yüklerimden!" demiştim azıcık sevinerek.
Sanki bilmezmişim gibi, her derdin ağırlığınca heder ede ede gittiğini!
Bugün biri..
Kaç gündür canıma eziyet eden gribim için...
"Yazıklar olsun, kaç gündür geçiremedin mi birine, kurtulurdun ne güzel" dedi.
Şaka yaptığını sanıyordu zannımca!
"Benimki insan gribi!" dedim.
"Onun nice eziyeti varsa hepsi banadır, çamur gibi yapışmaz öteye beriye!" dedim.
"Aman iyi çek madem bize ne!" dedi.
Sanki çektiğim çekmediğim ona neyse!
Es kaza biri hasta olsa ona da hazır etiketi vardı nasılsa!
"Senin yüzünden!" diyecekti bu sefer güncel dedikoducu bey abiler!
Kaç gün oldu saymadım ki aynalara dahi bakacak mecalim kalmamış!
"Sahi bugün nasılım acaba?"
Cemre.Y.

21 Kasım 2019 Perşembe

Yorgun

...Yorgun...
Üzerimde yüz yıllık yalnızlığın ağırlığıyla,
Gün be gün içimden göçmekteyim.
Yorgunum diyorum lakin, yorgunluk da suç gibi yük üstümde!
Cemre.Y.

20 Ekim 2019 Pazar

Bu Sefer

...Bu Sefer...
İkindi vakti çoktan geçmiş,
Gün akşama hazırlanmakta.
Sonra gece gelip çöker omuz başlarına.
Ama bu sefer...
Bu sefer yalnızlığın ağırlığını atacağım omzumdan.
Bu sefer yıldızlara dilek mendilleri asacağım.
Ve ardımda bırakacağım,
"Umudu yıldızlara astık, ay tutuldu." mısramı,
Uzunca bir şiirin gizli öznesi olarak anacağım.
Ve sen umudum bu sefer...
İstersen gel bu gece yeniden başla!
Cemre.Y.

9 Ağustos 2019 Cuma

Kıvam

...Kıvam...
Nedenini bilmiyorum ama bu aralar her şeye karşı,
Rahmetli anacımın;
"Çekerim, çekerim,
Çeki'me gelmezse çeker giderim!" anasözünün,
Anlamını idrak edip,
Uygulama kıvamına gelmiş gibi hissediyorum kendimi.
Benim yüküm, ömrümün başından çeki'me ağır zati!
Cemre.Y.
Çeki= Odun, kömür, kireç gibi,
Kaba ve ağır şeyleri tartmakta kullanılan
Ve iki yüz elli kiloya eşit olan bir ağırlık ölçüsü.

25 Kasım 2018 Pazar

Bugün Pazar

...Bugün Pazar...
Bugün Pazar, ağır, ağdalı cümlelerimi bıraktım dünde,
Her birini astım geçmişlerinin acılı eleklerine.
Her ne kadar puslu, keyifsiz bir İstanbul sabahı olsa da.
Biliyorum kıştan eksiliyor bugünler de.
Olabildiğince gülümsedim aynadaki kendime,
Yine yaz gelecek nihayetinde bekle ve gülümse.
Cemre.Y.

20 Eylül 2018 Perşembe

Hayat

...Hayat...
Yani diyor hayat...
Yine yeniden doğmak vakti.
Ama artık...
Eskisi kadar ne gücüm,
Ne de umudum var hayata dair...
İndir be yelkenlerimin forasını miçom!
Sen de en yakın limanın yerlisi ol.
Bunca esaret ikimize birden çok ağır...
Sen git.
Ben kalayım!
Sahi oradan da bi mümkünse hala...
Emma Sahapplin'in Spente le stelle'sini yolla be usta'm...
Artık yoktur ama biraz yeni rakı,
Biraz da acılı şalgam.
Başka türlü olmuyor zira!
Doğamıyorum safi sarfiyatımla
Yeniliği hiç bitmeyen...
Zümrüdüanka'lığımla yeni ömrümün hayatına!
Ama arık vakit...
Yeniden doğmak vakti.
Ölmeyiyse epeydir beceremedik zati!
Cemre.Y.

19 Temmuz 2018 Perşembe

Sen Diye Bir Şey Hiç Olmadı Ki

...Sen Diye Bir Şey Hiç Olmadı Ki…
Bedelini çok ağır ödedim sevmelerimin.
Ömrümün baharından başlayarak,
Yüreğimde biri bittikçe diğerinin zıt köşesinde
Özenle apayrı tahtlar kurdum her birine.
Ben…
Sadece sevdim.
Onlarsa birer tahtakurusu sinsiliğinde,
Kemirdiler kurduğum tahtları birer birer kendi dönemlerinde.
Farklı zamanlarda öldükçe,
Hayata inadına hep yeniden doğan bir ben olarak,
Sadece sevdim.
Çok sevdim ben!
Çok dediğin de, çoğaldıkça çağlayan birer çok'tular hani.
Şimdi kalbimin her bir köşesi,
Birer sevda yanığı, çürümüş et parçası.
Sadece en ortası kaldı sağlama yakın derken
İşte sırf bu yüzden
"Sen" dedim sana hep!
İlle de sen.
Gece sen…
Gündüz sen…
Her atışında kalbimin, her nefesimde sen!
Bedelini çok ağır ödedim sevmelerimin.
Her biri kalbimin birer köşesini can kırıklarıyla yok etseler de
Hiçbirinden de pişmanlık duymadım bir an bile!
"Varsın olsun!" dedim.
Her seferinde kalbimin bir köşesini yitirdikçe kendimle beraber
Yılmadım, yeniden sevmeyi denedim.
Yüreğimin üç köşesi birer sevda yanığı,
Çoktan çürümüş birer et parçası iken,
Sadece en ortası kaldı sağlama yakın derken
Onu da buza yatırdılar sonunda.
Şimdi arada bir soruyorsun değil mi
"Yoksa ben mi yaptım!" diye
"Yoksa, yüreğini geleceğe donduran ben miydim?" diye
Sen diye bir şey hiç olmadı ki!
Sen diye bir ademoğlu hiç doğmadı.
Hiç görmedim,
Hiç tanımadım,
Hiç duymadım sesini,
Hiç güvenmedim,
Hiç dokunmadım,
Hiç koklamadım.
Ben sen diye birini…
Hiç koymadım kalbimin orta yerine!
Ne bileyim…
Hatırlardı yüreğim, diğer köşelerinin can kırıklarının batışı gibi!
Hissetmiyorum ki!
Cancağızımın dediği gibi…
Artık affedebilirim kendimi.
Sen diye biri hiç olmadı ki.
Cemre.Y.

9 Temmuz 2018 Pazartesi

Mezar Taşı


…Mezar Taşı…
"Şiirim, şiirinden öpsün ki seviyorum!"
Oysa özlemelerin bile…
Kendince ağır bir bedeli varmış biliyor musun azizim!
Hem de hiç özlemeyenin,
Hem de özlemek'ler sonradan aklına gelenin,
Hem de bir görünüp,
Bir kaybolan karabatak gibilerininkinden de ağırmış o bedeller.
Mizanı hep senden yana ağır basacaksa,
Giden hep senden gidecek kadar ağırmış o bedeller!
Hiç kimse de çıkıp karşısına dememiş ki,
Artık yorulmuşsun bu hayatın külfetinden,
Bak sırtın kamburlaştıkça, yüreğin ezilmiş çiğnenmekten.
Biraz dur kadın…
Öpeyim seni omur iliğinin onurlu eğiminden,
Biraz yavaşla, biraz vazgeç…
Daha da ezdirme yüreğini kanınla can verdiğin seni hep üzerken.
Gerek yok, öyle matemdi, yasıydı, kırkıydı, elli ikisiydi,
Külfet ve zahmete girmesin hiç kimsem,
Olur a es kaza geçerlerse yanımdan yöremden,
Vasiyetimdir,
"Şiirim, şiirinden öpsün ki seviyorum!" yazsınlar mezar taşıma!
O beni anca…
Mezar taşımdan anlar zaten!
Cemre.Y.

26 Mayıs 2018 Cumartesi

İstanbul

…İstanbul…
Evet! 
İstanbul kadar derin, 
İstanbul kadar özel, 
İstanbul kadar hırslı, 
İstanbul kadar güzel,
İstanbul kadar sabırlı, 
İstanbul kadar ağır, 
İstanbul kadar gizemli,
İstanbul kadar büyüğüm…
Az, sığ ve küçükler ise…
Herhangi bir kalabalığı,
İstanbul sanır sadece…
Ama azınlıklar
İstanbul'a ait değildir…
Azınlıklar…
İstanbul'un gül cemalinin kendisidir!
Gülümseyin lütfen…
Ruhunuz çekiyor!
Cemre.Y.

Aşk Mı, O Ne Ki?

...Aşk Mı, O Ne Ki?... "Aşk mı? O ne ki!" derdi rahmetli anacım. Sonra da eklerdi; "Yenilir mi, içilir mi? Yoksam mevsimler g...