zehir etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
zehir etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

11 Mart 2026 Çarşamba

İyi Bak Kendine.

...İyi Bak Kendine...
Aklının kıvrımları fikrine hiç danışmadan,
Yalan hayaller, yalan filmler yükleyip,
Buna da kendini inandırıp savuruyorsan evrene...
Beni değil, kendini yaralıyorsun haberin yok.
Es kaza denk gelirsem de zehirli cümlelerine,
Artık incinmelerden de bıktığımdan okuyup geçiyorum bilesin.
Madem ki hala, yakıp, yıkıp döktüklerine bir özrün yok.
Kendi kendine daha fazla ömrünü cehennem etme!
Aklının kıvrımları seni yine ne vakit şaşırtacak olsa,
Derin bir nefes alıp fikrine danış,
"Bütün bu yalanlarım yılana dönüşüp boynuma dolanırsa!" diye?
"Yutkuna yutkuna, sapır sapır gözün yaşıyla ağlamak da iyidir,
İçinin zehrini atar, ruhun arınır." derdi rahmetli annem.
Ağladım işte bir güzel, geçip gitti içimdeki kederler.
Sen yine de iyi bak kendine.
Cemre.Y.

29 Nisan 2022 Cuma

Sonrası Bakarız, Kime Cehennem, Kime Cennet

...Sonrası Bakarız, Kime Cehennem, Kime Cennet...
Kalbimin kırıklarıyla,
Yüreğimin kırıklarını bir bohçaya koyup,
Sevdiklerimin can kırıklıklarını da,
Yara kabuklarını da,
Birer birer toplayıp,
Ciğer tanelerimle sarmalayıp,
Kırk yama bohçamın,
Yan ceplerine dizdim özenle.
Nasıl ki sevinçler,
Paylaşıldıkça çoğalıyorsa,
Acılar, kederler de,
Paylaşıldıkça azalıyordu nihayet!
Peki ya neden?
Tam da şimdilerde,
Midemin tam ortasında bir ejderha var!
Durmadan alevler saçıp duruyor,
Zehirli sular dolduruyor dilime?
Neyse...
Bir vakit daha,
Konuştuklarımızın azlığına inat,
Hep ve her zaman da çok sanıyorlar ya,
En derinini susalım biz, bir vakit daha!
Kim öle, kim kala deme sakın ha!
Nasıl olsa gelecek o kıyamet,
Sonrası bakarız,
Kime cehennem,
Kime cennet.
Cemre.Y.

18 Mart 2022 Cuma

Mart Karı

…Mart Karı…
Nasıl olmuşsa olmuş,
Mart ayazı yerleşmiş ciğerlerime,
Nazlı bir kedi gibi hırıl hırıl, hırıldamakta.
Penceremden karlı kiremitlere bakarken,
Öksürük nöbetleri kaburgamı zorlamakta!
Hiç değilse sigarayı azaltsam diyorum,
Fincanımdaki çayım soğumuş,
Mutfağa gitmek lazım ayakları sürüyerek.
Hiç yoktan birkaç lokma kahvaltı etmek lazım.
Halsizliğime gücenip,
Bir sigara daha yakıyorum.
"Mart karı ağulu olur!" derdi rahmetli anam.
"Mevsiminde yağan kar gibi değildir,
Hasta eder insanı, içinin içi acır!" derdi.
İçimin içi acıyor annem, çok özledim seni derinden.
Cemre.Y.

12 Eylül 2021 Pazar

Kaybettin Sen Beni

...Kaybettin Sen Beni...
Güzel bir gün batımın,
Yorgun bir anında,
Bitmek tükenmek bilmeyen,
Şiir kırıntılarıyla, can kırıklarını harmanlandığın,
Ömrünün bütün zehirlerini,
Zifiri kötücül gün doğumuna karıştırdığın
O iki zaman arası kaybettin sen beni.
Kapıların kilitleri, sürgüleri dağılıp açılırken,
Yüreğimin en derinine kilitledim kendimi.
Yine "Sev!" desen severim sevmeye lakin!
Bilmiyorum ki bir daha nasıl bulurum,
Bendeki...
Bendeki, o eski sen sevgisini.
Cemre.Y.

2 Mart 2021 Salı

Günlerden Sensizlik

…Günlerden Sensizlik...
Şimdi, yine, geçmişime, temizlik vakti lakin hala…
Sesinden kırgınlık akıyor koltuğun kenarlarına ama!
İlle de yıkamam perdeleri,
Ne de olsa birkaç yumuşak bakışın asıldı çiçeklerine.
Kokunu çektim ciğerlerime de,
Bir tek kere daha sarılsam bedeninle beraber yüreğinin tellerine.
Ve…
"Gitme!" diyebilsem.
"Benden bir tek kere daha gitmeee!" diyebilsem derken,
Şimdi perdelerimi de yıkama vakti sevdiceğim,
Yalanlardan örülü hayallerim sıkışmış çiçeklerinin taç yapraklarına!
Koltuklarımı da kimyasal deterjanlara bulama vakti.
Zira!
Sesinin bezgin tınılarından uçuşan perdemin çiçekleriyle,
Koltukların kenarlarına akan kırgınlıklarda duygu denen bir histiler.
Duygu dediğin,
Mis kokulu zehirlerle de saklanır, eğer içine öyle işlememişse!
Biz’in sadece yüreğimizin telleri değil,
Ruhumuz da hasar görmüş a yüreğimin çiziği!
“Yolun, sonsuz ayrılığa açılmış çoktan, madem öyle, git güle güle!”
Hem öyle değil miydi ki…
Hep aramızı bulmaya çalışanlar, yine aramıza yıktılar sıradağlar!
Halbuki düzelecek belki her şey,
Sussalar!
Hele bir sussalar, fısıl fısıl fısıldamasalar…
Zamana bıraksalar.
Yine de beni merak etme, benden o son gidişinden beridir,
Ben, üşümüyorum sensiz,
Acıkmıyorum, susamıyorum, acımıyor hiçbir yerim!
Sensiz ben insan bile değilim!
Yıllardan iki bin on üç, aylardan ekim, günlerden sensizlik.
Cemre.Y.

7 Kasım 2019 Perşembe

Güz Yanığı

...Güz Yanığı...
Güz yanığı suskunluklara dişimi sıkıyorum bu aralar,
Ağzım, burnum karanfil yarası.
Ben de tıpkı onların bana yaptığı gibi,
Umarsızca, hiç de düşünmeden...
En ağulu cümlelerle onları zehirleyebilirdim lakin!
Yüreğe açtığı hasarı en iyi de bilen benim.
Güz yanığı hıçkırıklara gözümü yumuyorum bu aralar,
Yüzüm, gözüm bulut kümesi.
Ben de tıpkı onların bana yaptığı gibi,
Canının canına yüksünmeden,
En gerçek öfkelerle onları tam ciğerinden vurabilirdim lakin!
Ciğere ve beyne açtığı hasarı en iyi de ben bilirim.
Hadi şimdi bir ayna bulun kendilerinize ve...
Gözlerinizin dibine dibine bakıp...
Öfkenizi, kininizi, benimle olan alıp verememişliğinizi...
Tebrik edin!
Çünkü başardınız.
Çünkü bende artık...
Güz yanığı yaralar birer birer açılmakta kansere davetiye renginde.
Bütün o, her şey güzel olacakların hepsi birden iptal!
Gülümseyin.
Ölüyorum!
Cemre.Y.

5 Aralık 2018 Çarşamba

Gülümse Kendine

...Gülümse Kendine...
Bazen şu sanal alemi,
Gelecekteki huzur evimdeki odam gibi hissediyorum!
Çok sıkılınca,
Odamdan dışarı kafamı uzatıp bakıyorum ve bir sürü yabancı,
Acılı, acısı kendinden gizli, gülen yüzleri soluk,
Profil resimleri kendilerine bile,
Yabancı sanal gülümseyişli onca insanlar!
Benim gibi,
Sadece birkaçı filtresiz çekiyor fotoğrafları!
Kaşının duruşunu,
Gözlerinin altındaki morlukları umursamadan,
Umutlu bir gülümseme tutuşturuyorlar gözleriyle dudaklarına,
Yani o an, ne kadarsa, o kadarlar.
Gerçeğimizi bulabilenler buralardan,
Bizlerden hemen kaçıyorlar!
Zira cesaretimizle,
Öz güven' imiz el ele verip korkutuyorlar onları.
Tıpkı bütün gerçek sandıklarımız gibi!
Ama neyse ki yarın en sevdiğim gün.
Sahi bugün günlerden neydi?
Ne fark eder ki,
Pazartesi, Salı, Çarşamba,
Perşembe, Cuma, Cumartesi'yle Pazar'ı
Ki bana sorsalardı,
O günlerin adını da öyle koymazdım hani!
Neyse ki,
Şu anda nefesini şöyle burnundan derince çekip,
Birkaç saniye içinde tutup sonra öylece koyuverebiliyorsan!
Sigaraydı bilmem neydi,
Şekerdi yok tansiyondu düşünmene gerek yok!
Gece yatarken yanında,
Yatağında biri olsa da olmasa da kendine sarıl bir hele.
Kendine geleceksiz,
Sadece bu geceyi güzel atlatacak güzel bir rüya dile.
Velev ki bütün gece,
Kabuslar görüp döndün durdun yatağında,
Ya da ne bileyim...
Yemyeşil kırlarda dolaşırken uyandın da sabahın karanlık çıktı!
Umursamaları kısa tut!
Misal her durumda uyandın nihayetinde ve ne yazık ki,
Kalbin atmaktan vazgeçene kadar da yaşamak zorundasın!
O halde...
Ya bütün günü ağlayıp, sızlayıp,
Feveran ederek yaşa,
Ya da uyanır uyanmaz,
Sade bir Türk Kahvesi yap kendine,
Giyinirken yeni umutlar dile.
Arada tıkanık öksürük nöbetleri olur takma,
Hem dün akşam da az içseydin sigarayı!
Öyle ya sıcacık yatağından çıktın,
Buz gibi salonunla,
Mutfağın arasında mekik dokumaktasın.
Üstelik mim gibi aklındadır o durum!
Şayet kahve makinen yok da,
O cezvenin gözünün içine bakıyorsan,
Ne vakit gözünü çevirsen,
O zaman köpürüp taşacaktır o!
Yanisi şu, artık uyandıysan yeni günün sabahına!
Akşamın zehirli zemheri çığlığı olsa da,
Gecen kabuslu canavarlarla dolsa da,
Sade Türk kahven,
Kısık ateşte ve cezvede,
Şimdi pişiyor ve de taşmaması gerek.
Sonuna kadar okuduysan,
Günün saatinin önemi de yok zaten!
Hiç kimseye,
Bir yorum da bulunmana dahi mahal yok.
Lavaboya git misal,
Her neredeysen şu anda mühim değil.
Oradaki aynaya bak bir,
Umursama aynı fotoğrafını biri görürse diye.
Bir bak!
Yüzüne, saçlarına, gözlerine,
Dudaklarının duruşuna iyice bir bak!
Beğendin...
Ya da beğenmedin oradaki silüeti ne mühim!
Gözlerinin öbeğine öbeğine,
İçinin içine bak iyice.
Saçının rengi, kaz ayakların,
Gıdın, gadan, kilogramın, kırışıklarına değil ha!
Gözlerinin öbeğine öbeğine, içinin içine bak iyice.
İşte onlar hayata umutla,
Işıltılı bakana kadar,
Kendi yansımana gülümse kendine, bir dene!
Cemre.Y.

16 Kasım 2018 Cuma

Veda

…Veda…
Rahmetli anamdan kalma antika radyonun içindeki ses,
"Ben seni unutmak için sevmedim." diyordu yine içli içli ağlayarak.
Ve ben dudağımda geçmişin acı zehirine benzeyen o buruk tebessümümle,
Yine, yeniden yanılmış olmanın, aldatılmışlığın gamlı kederiyle,
Daha dün gece zülüflerimi yüzüne döktüğüm adamla son kez vedalaşıyordum.
Cemre.Y.

15 Ekim 2018 Pazartesi

Sana Ne Lan

…Sana Ne Lan…
Sen onu asrın mucidi,
Olası bütün hastalıkların devasını o buldu sanırsın,
Oysaki o aşk…
Aşekanın sarmaşık dalları gibi 
Seni yüreğinden, yüreğinin içinden zehirler.
Sonra ne mi olur?
Hiç sevmediğin ve de devamlılığını takip etmediğin bir dizinin,
Bir tek repliğine denk gelirsin.
Bütün ömrün zınk diye geriye sarar!
"Yaşadığın aşk, sana zarar veriyorsa…" vesaire vesaire!
Ne kadar da bütün ömrümüze tanıdık değil mi?
Sana ne lan!
Belki ben acı çekmeyi seviyorum!
Belki ben acı çekmeye rağmen hala onu sevmeyi seviyorum!
Belki ben…
Onu bana aşık etmek için gereken bütün oyunları,
İhanetleri, yalanları ve bütün dalavereleri sevmiyorum.
Sana ne lan!
Belki ben…
Onu onsuz da sevmeyi seviyorum,
Ta ki kendiliğimden vazgeçene kadar!
Şimdi bırak beni kendi cennetine siktir git!
Belki ben…
Hayata…
Böyle daha umutluyum.
Cemre.Y.

20 Mayıs 2018 Pazar

Mutlu

…Mutlu...
Mutluyum işte…
Acımın dili, geveze kuşlar gibi zehir zemberek
Harfler, kelimeler, satırlar,
Paragraflar yer ve gök arası
Umman kadar geniş bir yelpazeyken bende.
Öyle az ki mutlu anlarım…
Alabildiğine bencilim...anlatamam...susarım.
Cemre.Y.

28 Nisan 2018 Cumartesi

Aldırma


…Aldırma…
Her seferinde…
Yaranın en derinine, en dibine…
Çuvaldız iğnesinin en zehirli ağusunu kendin kendine saplarsan
Sonrası ısırgan otuyla okşadığın ruhuna
Akıllarınca iğneli sözler zerk ettiklerinde hiç aldırmazsın.
Cemre.Y.

20 Nisan 2018 Cuma

Ölüyorum Ya Ben


…Ölüyorum Ya Ben…
Artık...
Hiç kimsem'in yokluğuna uyanacak bir uykum bile yokken...
Tam güvenecek oluyorum yeniden,
Tam sevecek oluyorum,
Nereden geliyor bu şarkılar kulağıma?
Ben onlardan kaçmak için
Dünyayı bile tersime çevirmişken!
Nereden geliyor önüme sıra sıra
Bu zehirli cümleler.
Bu mutsuz "Son"lar!
Neden hala ihanetin kurşun deliğinden,
Can kaybediyorum ben!
Kapanmaz mı hiç bu yara?
Ne vakit yüreğimi hissetmeye meyl etsem,
Kalp yetmezliğinden ölüyorum ya ben!
Cemre.Y.

19 Nisan 2018 Perşembe

Hani Diyorum

...Hani Diyorum...
Hani diyorum...
Şu saatime,
Şu dakikaya,
Şu saniyeye,
Şu saliseye,
Yetişemediyse ahir olan o zaman!
Boşuna kendini boşa yormasa diyorum.
Yazık değil mi diyorum,
Zira akrebin görevi sabit,
Zamanın ömrünü sömürecek,
Zehirleyecek!
Ya peki...
Ona yetişmeye çalışan yelkovana,
Yazık değil mi?
Ya Şiron Koç burcunda'dır!
Ya da Mars geri hareketinde.
Yahut o en sevdiğin Güneş,
Tam da sevdiğin zaman olan Boğa burcunda'dır da
Yine de istikrarı elden bırakmaman gerekiyordur!
En istikrasız olmayı dilediğin an'larda
Burçlar bile bilemez ki...
Elinde kocaman bir sıfır'la ne yapabileceğini?
Neyi toplasan,
Neyi çıkarsan,
Neyi bölsen,
Neyi çarpsan,
Elinde kalan o kocaman sıfırdır!
Seni yaradan,
"Olmamış bu!" deyip,
Yeniden hamur eylemek varken,
"Çamurun kurumuş!" u bahane var saymıştır,
Ya var oluş aşamasındadır,
Ya da daha kalubelandan kavlin hiç okunmamıştır,
Sen sadece bir serabındasındadır
O kavurucu kumlarının...
Hepi topu su'dur lan!
O bile kumlaşmıştır yutağında.
Ölüyorsun!
Fark...
In...
Da...
Mı...
Sın?
Cemre.Y.

22 Şubat 2018 Perşembe

Şüphe

...Şüphe...
Şüphe...
En olası bir aşkı
Kökünden, zehirler...
Artık ne papatya oluşur oradan
Ne de orkideler.
Cemre.Y.

24 Ocak 2018 Çarşamba

Zehir

…Zehir…
Bir noktadan sonra
Bütün perdeler sökülür de ardındaki maskeler çıkar ortaya…
Yapabildiklerin ve aslında hiç inşa edemediklerin…
Elinde olanlar ve olamayacaklar…
Bir an, bir çift göz çakışmasında ve bir korku filmi tadındaki
Kahkahaların çınlamasıyla tek bir su yeşili göz çakışması…
Sanki geleceğini görebildiğin
Bir fanus gibi öyle korkutur öyle şaşırtır ki seni...
Hiç şaşırmadığın kadar şaşırsın ve hiç korkmadığın kadar korkarsın...
Dua edersin, gerçek olmasın diye.
Kendini ikna etmeye çabalarsın
Bu sadece bilinçaltı korku kabusun
Su yeşili gözlünün küçük bir intikamı
Hiçbir zaman gerçek olmayacak…
Bırak şimdi boşaltsın içinin zehrini kalmasın sonraya!
Cemre.Y.

12 Kasım 2017 Pazar

Yönüm Olur Musun?

...Yönüm Olur Musun?...
Kim bilir kaç kere,
Aynı zehirli hançerin ucu,
Saplanıverdi bir zıpkın gibi
Hep o bilinen yarama!
Yüreğimin sol kanadına
En yakın yarasının tam ortasına kaç kere!
Aynı yakut kırmızısı hançer,
Sızım sızım kanattı hep kim bilir!
Ben sayısını ve zamanını unuttum da,
Hep aynı yaranın tam ortasına ama kaç kere,
Bir soysuz hançer saplanıverdi hep,
Nasılsa yarayı ben açtım oraya diye.
Nasıl olsa, hep aynı yere,
O yarayı en çok o derinleştirmişti ya!
Düşünmedi ki!
Benim akıtacak
Yakut kırmızısı hiç kanım kalmadı artık!
O sonsuz sanırken bendeki yarasını…
Ben çoktan sonumdan vazgeçmiştim ya!
Ve kim bilir bu kaçıncı sonum,
Kaçıncı yeniden kendime doğuşumdu.
Düşünmedi ki!
Sonsuz dediğinin sonunu sadece yaradan bilir,
Ve her ilk kendisine sonsuz olmak ister.
Yarası belli, izi hep belli olsa bile.
Kim bilir kaç kere?
Şimdi biliyorum aynadaki diğer yarımsın sen.
Görüyorum…
Bembeyaz kanadının...
Yüreğine en yakın sol köşesi
Yakut kırmızısı...
Kanamakta hala ama…
Tut ki ben herhangi bir yaralı kuştum,
Yerimi, yönümü, yolumu unutmuştum çoktan.
Sadece ve sadece yönüm olur musun?
Cemre.Y.

10 Kasım 2017 Cuma

Yenildim

...Yenildim...
Bazen bütün yalanlara inanmak ister insan.
Bazen de bu son yalan olsun ister.
Bazen gözlerden süzülen tek bir damla yaşın
Tamamını gerçek sanmak ister insan.
"İmkansızlık!" sandığı içindir,
"Sevmediği için değil!" demek ister insan...
Bazen bir kerecik olsun, sadece bir kerecik…
Gerçekten de çok sevildim sanmak ister insan...
İşte bu gözümden akan zehir tek o yüzden,
Yani sanmak aşkı yüzünden...
Bazen Don Kişot sanmak ister insan kendini...
Rüzgarı yenerim, yel değirmenini yenerim,
Her şeyi yenerim.
Ucunda ölüm bile olsa yenerim sanmak ister insan.
Sandım...
Yenildim...
Cemre.Y.

26 Eylül 2017 Salı

Yüreğinin Kırık Camları

…Yüreğinin Kırık Camları…
Sen sadece…
Kıpkırmızı o zehirli elmayı sundun sanırsın bana,
Oysa ben jartiyerinin etini sıktığını görürüm,
Düşmemek için oturduğun tabureden,
Sağ elini dizine koyup
Hayat desteğini sağladığını,
Saçlarının sarı ve dalgalı olduğunu görürüm.
Biraz hassas, fazlaca narin,
Yalancıktan yalancı olduğunu görürüm mesela!
Sen sadece sanırken, ben detaylarını,
Yüreğinin kırık camlarını görürüm ya neyse!
Cemre.Y.

12 Eylül 2017 Salı

Zaten Olmamıştır O


…Zaten Olmamıştır O…
Daha senin yüreğin ona tamamen henüz soğumadan,
Daha sen onunla anılarınızı bile unutamadan,
O başka bir yüreğe ısınma çalışmalarına başlamışsa...
O güzel yüreğini bir de kıskançlık zehriyle zehirleme!
Zaten olmamıştır o, bırak ham kalsın!
Cemre.Y.

2 Ağustos 2017 Çarşamba

Her Yerde Ağlanmaz

...Her Yerde Ağlanmaz...
Biz düğün salonlarında
Sözleri zehir zemberek
Müzikleri şıngır şıkıdım
Şarkılar çalınca oynar gibi yapıp
Serbestçe ağlayabilen insanlardık!
Ne zaman her yerde ağlanmaz diye diye
Nerede ağlanamayacağını öğrettiler bize?
Cemre.Y.

Aşk Mı, O Ne Ki?

...Aşk Mı, O Ne Ki?... "Aşk mı? O ne ki!" derdi rahmetli anacım. Sonra da eklerdi; "Yenilir mi, içilir mi? Yoksam mevsimler g...