30 Nisan 2021 Cuma

Nihayet

...Nihayet...
"Geçecek!" diye diye geçti ömrümüz.
Ve sonra yaşından haylice ihtiyarlamış bir kadın,
Ilık bir bahar akşamında...
Nihayet, kendi anına, kendi zamanına yüreğini açıp,
Usulca batan güneşe döndü yüzünü.
Nicedir derin bir nefesi şöylece ağrısız çekemiyordu ya,
Akşamüzeri yediği ağrı kesici iğneden midir nedir?
Derin bir nefes çekip, genzine doldurdu denizin iyot kokusunu!
Hiç üşenmeden usulca kumsala doğru yürüdü,
Hiç ağlamadan da kumdan kaleler yaptı kendisine,
Ama bu sefer...
Çocukluğunda yaptığını yapmadı.
"Nasıl olsa üstümüze basıp geçerler!" diye,
Kendi elleriyle yıkıp gitmedi kumdan kalelerini.
Küçük bir anne, küçük bir baba ve küçük kardeşler yaptı kendine.
Sonra birden çocukluğunun hayal resimlerini çizerken,
Kendisini ya hep en sona bıraktığını,
Ya da hiç resmetmediğini hatırladı.
Hemen evine koşup, aynanın karşısına geçip,
Gözlerinin ta öbeklerine bakıp,
Defalarca kendisinden özür diledi,
Herkesi affede affede unuttuğu kendisini,
Gülümseyerek en içinden affedip,
Kendisine sarıldı, hem de sımsıkı sarıldı.
Kalbinin atışını hissetti yeniden,
Damarlarında gezinen kanların ığıl ığıl aktığını,
Canını hatırladı kadın nihayet!
Perdesini araladı, penceresini açtı,
Önünde hafif hafif dalgalanan denize selam etti.
Uzun yıllardır belki de ilk defa...
Bu gece kabus görmeyecek,
Bu gece...
Huzurlu ve hep mutlu bir geleceğin rüyasını görecekti.
Karaya vurmuş, yanından kalabalıklar geçerken,
Kendi seçtiği yalnızlığıyla avunan,
O içi kırık kayığıysa artık onarmanın vakti gelmişti.
Nihayet denize açılmak vaktiyse,
Rengi mavi olmamalı bu seferki hayalin,
Deniz zaten mavi, güneş zaten sarı!
Lakin güzel bir lal kırmızısı da iyi yakışır sanki.
Cemre.Y.

26 Nisan 2021 Pazartesi

Kağıttan Gemiler

...Kağıttan Gemiler...
Ömürlerimizin...
Kendi ömrümüze yetemediği kadar uzunca bir süredir,
Mütemadiyen her gün...
Kağıttan gemiler yapıp yapıp, öylece suya bırakmıştık lakin!
Biz durgun nehir deltalarına saldıkça kağıttan gemilerimizi,
Ya hiç olmayacak anda bir tufana kapılıp alabora olmuştuk,
Ya da hiç olmayacak bir zamanda,
Koskocaman bir çağlayan kenarındaki kayaya ayağımız takılıp,
Öylece uçuvermiştik yar'larımızdan oluşan yaralarımızdan.
Şimdi durduk yere ona bari "El aman!" olur muyum diye düşünüp,
"Haydi şimdi el ele,
Gidelim madem uzak diyarlara!" diyecek olsak...
"Senin yukarı uçman lazımken, benim aşağı uçmam gerek!" derken,
Ki o esnada da, senin hangi anının,
Hangi salisesinde hayata dair,
Sana yeni bir hayat sunabileceğimi hesaplayabilmem gerek.
Seni, daha yaprağın kımıldamadan, dalından düşmeni kurtarmam gerek!
Ya da...
Şimdi...
Sezen Aksu'nun dediği gibi,
"Bi'lodos lazım şimdi, bana bi'kayık!"
Neyse...
Zamanında yeterince ölebilseydim!
Olamayacaktı zaten bütün, bütün bu olasılıksızlar,
Bari imkansızlıkları azaltmaya dahil edelim.
Unutturma sakın!
Yarın, sana, yine, aynı, gülümseyerek...
"Hayata, inadına günaydın!" diyeceğim.
Cemre.Y.

25 Nisan 2021 Pazar

İnadına Gülümse

...İnadına Gülümse...
Olmak istemediğin yerden bir türlü gidemiyorsan,
Kaldığın yerde her gün ama her gün,
Kendine yeni küçük mutluluklar yaratıp,
Hayata, inadına gülümseyeceksin ki,
Karşı pencerelerden sana bakanlar,
"Vay be! Nasıl da yenilmedi!"diyerek iç geçirsinler.
Cemre.Y.

18 Nisan 2021 Pazar

Suç Desen Hala Ortalıkta Yoktu!

...Suç Desen Ortalıkta Yoktu!...
Bir, olmadan iki...
İki, olmadan da üç olunamayacağını,
Üç, olmadan hele!
"Biz" olamayacığımızı bildiğimden beridir,
İki'nin bizi terk edip,
Üç ile bir'i öylece bırakınca...
Üç ile bir'in, birbirine asla,
Şöyle bir tastamam yetemeyeceğini de öğretti hayat!
Suç desen...
Ortalıkta yoktu!
Ne o "Bir", kendi kendine yetebildi ki üç'e yetsin,
Ne de o "Üç", kendi kendine aşabildi ki bir'e kalsın.
"İki" vardı bir zamanlar...
Suç desen...
Ortalıkta yoktu...
Sonra sonra ortaya çıktı "İki"!
Kendince geçmişini kızına affettirmeye çalışan,
Kendince ona yaşatamadığı babalığı yaşatmaya çalışan!
Sonra onu da unutturdular iki'ye,
O "Bir"i "Üç"ü ve "Biz"i unutturdukları gibi...
Suç mu?
Suç desen hala ortalıkta yoktu!
Sanki o hiç ölmeyecekmiş gibi.
Cemre.Y.

16 Nisan 2021 Cuma

Öyle Bir An Gelir Ki

...Öyle Bir An Gelir Ki...
Öyle bir an gelir ki,
Dün ile yarının birbirine karışır da,
Günün, o an'ına yetişebilmek için,
Harcadığın çabanın da boş olduğunu görürsün!
Bu sefer de erken kalmışsındır işte,
Yine, kendine dair'li zamanı tutturamamışsındır.
Cemre.Y.

13 Nisan 2021 Salı

Her Şey Çok Güzel Olacak

...Her Şey Çok Güzel Olacak...
Ah benim...
İki lisan, bir insan görünce,
Saçlarına güneş ışıltıları konup,
Ömrünün bütün zemherisini,
Yeni bahar goncası eyleyip,
Mevsimsiz lalelerini açtıranım.
Ah benim...
İki insan, bir çift, sarmalanmış el görünce,
Gülüşlerine yıldız tozları konup,
Sonbaharını da, yaz eyleyip, her şeye rağmen...
"Her şey çok güzel olacak!"ı dileyenim!
Gönül dediğin, içinden dışarı olur mu?
Senin her mevsimin,
İki göğsünün arasında açan lale mevsimi,
Ah benim ciğerimin tek çiziği,
Eylül'üm, Lülü'm, Lülücan'ım!
Yeter ki...
Solmasın hiç sen gülünce dudaklarında açan,
Kahkahalarında coşan o mavi gül!
Ciğer de dediğin ne ki!
Ne kadar eksik kalmış olsa da bütün bir hayata,
Bir damla can'a,
Bir damla hayata dair kan'a bakar!
İşte o zaman...
Yeniden fışkırır ömre dair yeni bir ömür!
Varsın artık,
Ömürlerimizi törpüleyen bütün o ömürler düşünsün!
Cemre.Y.

3 Nisan 2021 Cumartesi

Güneş Sarsın İçimizi

...Güneş Sarsın İçimizi...
Nicedir tozlarını alıyordum ömrümün,
Oksidasyona uğramış yüreğimin,
Pencere pervazlarının kilidini,
Sökmeye çalışıyordum.
Yıllar yılı, gün be gün...
Canımın kenarlarına ördüğüm o duvarları,
İlmek ilmek, şiir şiir yıkıyordum yeniden.
Nihayet...
İyice görünür oldukça,
Yara izlerimin hepsi birden!
Çok da uğraşmaz oldular ömrümle.
Artık merak edecekleri,
Ya da...
Eşeleyip deşecekleri bir şey kalmamıştı çünkü.
Şimdi...
Beklemedeyim.
Geçmişimi onarmaya çalışmaktan unuttuğum,
Onca an'ı, onca zaman'ı, onca bugün'ü,
Mümkün olduğunca yaşamaya çalışarak.
Neyse güneş sarsın içimizi.
Cemre.Y.

Aşk Mı, O Ne Ki?

...Aşk Mı, O Ne Ki?... "Aşk mı? O ne ki!" derdi rahmetli anacım. Sonra da eklerdi; "Yenilir mi, içilir mi? Yoksam mevsimler g...