çizgi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
çizgi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

25 Ekim 2025 Cumartesi

Şiir

...Şiir...
Bana bir sevda borçlusun ey sevdiğim.
Yüzümden zamanın çizgilerini silmelisin.
Gözlerimin ferini yeniden canlandırmalısın derken,
Sen daha hayalimin de hayaliyken çekip gittin.
Olsun madem bu rüya da böyle olsun.
Çisil çisil yağan yağmur eşliğinde,
Birkaç mısra şiir yağarım ben de.
Çünkü en güzel şiirler,
Gitmemesi gerekirken gidenlere yazılır.
Cemre.Y. 

19 Ocak 2025 Pazar

Bilmiyorlar!

...Bilmiyorlar!...
Yaşlanmışım diyorlar...
Yüzüm, gözüm, elim, dizim,
Kalbim, ömrüm hep ihanet çiziği!
Zamanında iki koca belik ördüğüm saçlarım,
Küçük bir kız çocuğunun incecik örgüsü kadar kalmış.
Aralarına güz yanığı kırağılar yağmış bolca.
Bir tek kere daha,
Bir tek kere olsun yeniden gülebilseydi gözlerimin içi!
Eminim mutluluk yine güzelleştirecekti beni.
Lakin, dudağımın kenarına,
Hani arada bir de olsa yerleşiveren gülümsemelerim bile kırık.
Yaşlanmışım diyorlar,
Nicedir içim, dışım, terk edilmiş bir ihtiyar, bilmiyorlar!
Cemre.Y.

27 Ağustos 2022 Cumartesi

Sonra Yarın Oldu

...Sonra Yarın Oldu...
Dün gece, bütün geçmişimi çöpe attım.
Tek bir damla yaş akıtmadım gözümden.
Artık olmayanlardan, olamayanlardan,
Hiç olmayacaklardan,
Hükümlü değil geçmişimin kırgınlıkları.
Sonra yarın oldu.
Yüzümdeki çizgilere inat,
Güzel gülümsemeler takındım ruhuma.
Gamzeler kondurdum yanaklarıma.
Bundan sonra hayat düşünsün.
Cemre.Y.

7 Mart 2020 Cumartesi

Biriciğim

...Biriciğim...
Yordum, yoruldum da epeyce!
Şimdi ardıma dönüp baktığımda...
Bir tek...
İki göğüs arasında gördüğüm,
Tam da yürek çiziğinde, öylece, sade...
Siyah çizgilerle,
Bembeyaz bir tene çizilmiş,
Taç yapraklarına hasret,
Tek bir lale!
Oysa iki güğüm arası Zümrüdüanka olasıydı orada.
Yoruldum...
Yordum da epeyce!
Beni içinden affedebilecek misin biriciğim?
Beni iki göğüs arası tam da yürek çiziği,
İki kaş arası alın yazımızdan,
İki yanak arası burnumuzun direğinden!
Beni iki dudak arası yürek kelamından affeder misin?
Cemre.Y.

24 Mayıs 2019 Cuma

Sen Bilemezsin Lakin

…Sen Bilemezsin Lakin…
Sen bilemezsin lakin…
Ben iyi bilirim yokluğuna kaç yağmur damlası yağdı bu şehre!
Kaç kaldırım taşının altından çamurlu su sıçratmaya kalkışıldı ömrümde.
Kaç aracın camı sırıttı üstüme sırf onlara binip kendimi satmıyorum diye!
Yıllar yüzümün çizgilerini bana inat belirginleştirse de…
Göz pınarlarımda nasıl hazırsa yağmurum,
Bir kuş kanadının neşeli sesine de bir kahkaha patlatırım.
Sen bilemezsin lakin…
Akşamında süslü porselen bebekler gibi lüks arabalarda,
Gecesi için alınmış,
Cafcaflı fırfırlı eteklerinin altından beni küçümseyen hatunların,
Ertesi sabah benimle aynı minibüse binip,
Yırtık ayakkabılarının çamurlu yağmur suyunu alışını da seyrettim ben.
Sen bilemezsin lakin…
Artık beşinci duvarım da yüzünü dökmeye başlasa bile,
Tavanıma bakmak için dahi başımı kaldırıp,
Çenemi dikleştirdiğimi unutmam illa!
Sen bilemezsin lakin…
Gururumu ve dahi hayata inadına dik duruşumu çok severim ben.
Cemre.Y.

25 Şubat 2019 Pazartesi

Öperim Kirpiklerinden

...Öperim Kirpiklerinden...
Hadi gel...
Yaralarımızın izlerini öpüştürelim biz!
Bir anı sen koy can kırıklarından,
Bir acı ben koyayım hayal kırıklarımdan.
İncitmeyelim birbirimizi...
Her geçmişi yutkunup, ömrümüze derin esler geçelim.
Öyle değil mi ki...
Aldanışlar ayrı olsa da bizde,
Aldatılışlar hep aynı.
Utangaç gözlerinden öperek uyandırayım seni.
Nicedir endişeli çizgiler doluşan alnımdan öp sende beni.
Hatta epeydir unutmuşum ya yerini,
Çocukluğumdan kalma,
Mahallenin yaramaz veletlerinden üttüğüm,
Birkaç misketim var bir yerlerde.
Bulayım onları her neredelerse,
Sana hediye edeyim kaybettiğin bütün geçmişini!
Zira ben uzun zaman önce…
Affetmeyi ve beklemeyi öğrendim.
Şükür ki ah'larımın hepsi yerli yerinde,
Kulaklarım duymakta, gözlerim görmekte de,
Yıllar içinde ne öğrendim biliyor musun?
Gidenin üstüne mevsimler yağdıktan sonra,
Ona çoktan hissizleşiyorsun da
Şöyle ağız dolusu bi "Oh olsun!"bile diyemiyorsun.
Üstelik objektifleşip üzülüyorsun bile,
Karşına çıkan bu yeni dizi repliklerine.
Hadi gel...
Yaralarımızın izlerini öpüştürelim biz!
Bir anı sen koy can kırıklarından,
Bir acı ben koyayım hayal kırıklarımdan.
Belki iyi geliriz biz bize de bütün izler yok olur ha!
Duvarlarını yıkmak,
Duvarlarımı yıktırmak değil aslında niyetim lakin.
Bir kovuk var aramızda, birbirimize yol açan!
İyi geliriz belki biz bize hiç yoktan.
Öperim kirpiklerinden.
Cemre.Y.

31 Ekim 2018 Çarşamba

Pastırma Yazı

…Pastırma Yazı…
"Şimdi şuraya yağmurlu bir İstanbul'dan…" diye bi şeyler yazardım ya
Sevmiyorum kendisini.
İstanbul'u değil be gözüm, yağmuru sevmiyorum.
Hele yalnızlığı, hele kararsızlığı, hiç mi hiç sevmiyorum!
Şimdi pastırma yazından çalıntı güneşli günler geçiyor ömrümden.
Her şey aslında, bir şeyleri umursamak ve umursamamaktaki o ince çizgide,
Yeni bir kader kapısını açan iki yüreğin
Aynı anda adım atması gereken bir sırdı... 
Ve sen…
Neyse ki o an…
Orada değildin, sen bana hazır değildin! 
Ben sensizliğin kapısından tek başıma geçtim de…
Peki ya sen, bensizliğin kapısından geçebilecek misin!
Bir sonraki kapıdan yalnız geçmeye niyetim yok çünkü…
Senle veya sensiz!
Ama kesin yanımda biriyle…
Cemre.Y.

8 Temmuz 2018 Pazar

Herkes Yalnız

…Herkes Yalnız…
Tepeden tırnağa herkes yalnız aslında
Herkes sevmek istiyor birilerini,
İstisnasız herkes de…
Gerçekten sevildiğine inanacak kadar güvenebilmek istiyor birilerine.
Herkes sadakatin ve gerçeğin peşinde ama,
Herkes, her gün aldatıyor kendilerini dahi.
Herkesin her anı,
Başkalarının sosyal medyalarını stalklamakla,
Onun paylaşımını kimler beğendiyse de
Herkes ortamdan atılmamak için yapay teşekkürler derdinde.
Bir ben kaldım bu canavarlarla dolu ormanda,
Kurtlara annneannelerin o kadar da lezzetli olmadığını söyleyebilen,
Bir ben kaldım, Heidi'nin bütün çizgi filmlerinde,
Neden hep ayaklarının çıplak olduğunu bilen!
Bir ben kaldım, Uyuyan Güzel'in sade bir öpücükle uyanmayacağını,
Sihrin süresinin bitmesinin ona bağlı olduğunu bilen.
Bir ben kaldım, Kül Kedisi'nin camdan pabuçlarından birinin,
Onunla aynı ayak numarasına denk gelebilecek,
Milyonlarca buçuklu ayak numarasından birine denk gelip,
Bütün masalı piç edebileceğini.
Yalnız, tepeden tırnağa herkes yalnız aslında!
Cemre.Y.

25 Mayıs 2018 Cuma

Sana Ne

…Sana Ne…
Alnımda çizgiler oluşmaya başlamış, sana ne!
Gözaltı torbalarım şişmiş, kaz ayaklarım kırışmaya başlamış, bana ne!
Benim bu hayatta yok yere harcanan yirmi dört yılım var,
Hayat bana onları ödesin önce.
Sonra beraberce ihtiyarlarız.
Cemre.Y.

10 Mayıs 2018 Perşembe

Nokta Bile Olamaz

...Nokta Bile Olamaz…
Kuş seslerini duyabiliyorsanız
Yaşıyorsunuz demektir.
Zamansızlık düzleminde
Paralel geçişlere gebedir
Her ayrılığın sahipleri.
Bundan sonra aynı doğrunun çizgisinde
Nokta bile olamaz hiçbiri.
Cemre.Y.

21 Ocak 2018 Pazar

Sevseydin


…Sevseydin…
Ben seni, cennetin o sonsuz ırmakları gibi
Sevdim be sevdiceğim.
Göz bebeklerinin yıldız yıldız güneş saçan
Yakamozları kadar sevdim be sevdiceğim.
Çöz bakalım ben seni ne kadar sevdim?
Ki senin yüreğinde hiçbir şey olmasaydı
Sen benim hiçbir hayat çizgimde olamazdın.
Önceden yazılmış kader düzlemimdeydin,
Cennetimin sonsuz ırmaklarında da sen vardın.
Eğer ki sen de beni benim seni sevdiğim kadar…
Sevseydin.
Cemre.Y.

13 Ocak 2018 Cumartesi

Sonra Diye Bir Şey Yok

…Sonra Diye Bir Şey Yok…
Nicedir hatırlamaya çalışıyorum,
En son kime,
Bu saatte uykumu feda etmiştim.
"Boşver be uyuyayım." desem,
Hissediyorum ki sen de uykusuzsun!
Oysa uykun...
Koynumda be sevgilim
Sen de bilmezsin,
Çünkü hep susmamı tercih ettin.
Sustum, ama artık,
Varlığının çizgilerini derin et!
Yoksa bundan sonrası!
"Çöl ortasında, her gördüğünü serap mı sandın?" la biter.
Yoksa bundan sonrası...
Sonra diye bir şey yok aslında.
Cemre.Y.

8 Aralık 2017 Cuma

Cinsiyetim Yok Benim


…Cinsiyetim Yok Benim…
Eminim hiçbirinizin dikkatini çekmemiştir, 
Aynı HD boyutlardaki beyinlerinizde,
Bunca subliminal mesaj varken, 
Beyinlere, bütün emirler çoktan,
Çok boyutlu emirleniyorken,
O boyutların hiçbirini göremeyen ben…
Sizinle izlediğim aynı 3D çizgi filmde 
"Güneşin üstünden atlayıp, 
Yarına uçtuk!"cümlesini 
Hem gördüm, hem de duydum! 
Siz üstünüze eğilen o güneşli,
Palmiye yapraklarından sarkan,
Sevimli şempanzelerden korkmaktaydınız! 
Yüzümde maske yoktu zaten de 
Herkes beni epeyce bir cesur bay sandı ya…
Gurur mu? 
Bitiş mi bilemedim.
Zira epeydir cinsiyetim yok benim.
Cemre.Y.

7 Aralık 2017 Perşembe

Affedemiyordum

…Affedemiyordum…
On sekizimi doldurmama sadece bir gün kalmıştı,
Ertesi günse uçağım Lodra'ya uçacaktı!
Cambridge Universirty'de bir sınıfım...
Bana ait odam olsun diye
Yeni alınmış bir evim, uçak biletim,
Vizem, pasaportum hazırdı...
Ailemle aylardır verilen savaş ve nihayet
Yurt dışına gidiş iznim hazırdı!
Tek şartları aydan aya belli bir miktar sterlin yollayacaktım!
Bu sefer ki satılışım benim için kocaman bir hayata garantiydi.
Sadece güneş doğup yarın olacaktı!
Güneş battığında,
Şimdi adını bile hatırlayamadığım bir kadın geldi evimize.
Benim yurt dışına gideceğimi öğrenince anemle babama
"Kızınızı gavur ellerine yollayıp, gavur mu edeceksiniz." dedi.
Babam olacak o adamın,
Bana yapmaya kalkıştıklarını,
Hala hatırladığımı bile bile hiddetlendiğini,
"Bu gidince size para mara yollamaz da, adınızı da, dinimizi de
Unutur da hıristiyan olur." dediğindeyse daha çok öfkelenip,
Baba denen o adam sabaha kadar
Nuh dedi de Peygamber demedi.
Anneminse tek terdi ya hakikaten de gavur olursam,
Gidip bir gavur adama varırsamdı!
Soruyorum şimdi?
Kaçsam ne olurdu?
Ne bok yiyebilirdiniz?
Kaçmadım…
Geceler gündüzler boyu ağladım ve bekledim.
Gitmedim diye bari belki bir babam olurdu
Ya da beni çok seven bir annem olurdu belki!
Oysa on sekiz yıldır ilk defa dün
İnatsız, nazsız öptürdün yanacıklarını bana!
Bilmiyordun ki artık bana hiçbir şey lazım değildi…
Hiçbir sevgi ya da kırıntısı, artık lazım değildi.
Belki de gördün bunu gözlerimde.
Kim bilir?
Ama ben seni sevdim çok sevdim de
Hiç tam affedemedim be anne!
Ne beni koruyamadığın için babamdan!
Ne de tamamen değişebilecek
Kader çizgimde yanımda olmadığın için.
Hayatımı kurtaracak olan o insanlar giderken sana ne demişlerdi hatırla!
"Biz Cemre'ye yaptıklarımızın,
Masraflarımızın bedelini size ödetmeye kalksak, ömrünüz yetmez.
Çünkü o kadar parayı asla kazanamazsınız!
Ama biz bu evladı çok sevdik, varsın dediğiniz gibi olsun,
İnşallah bundan sonraki hayatı daha iyi olsun."
Kazandın mı anne!
Yine de çok ama çok sevdim seni.
Gittim bir müslümanla evlendim
Bak bir çocukla kapına koydu beni!
Elin gavuru koymazdı belki...
Seni affedemiyordum anne!
Hele bunca yılımı senin gibi sevgisiz,
Soğuk bir anne olmamak için harcamışken,
Sonuç yine bana ihanet olmuşken...
Seni de affedemiyordum kızım!
Şimdi bakıyorum da geçmişime buğulu pencerelerden,
Artık biçilmiş kadere de razı olmak lazım demek ki.
Bu sabah aynaya baktığımda tekrar özür diledim kendimden.
Kendimi affettim.
Affettim yürekten hepimizi.
Siz de beni affedin e mi!
Cemre.Y.

12 Ekim 2017 Perşembe

Kara İnci Tanem

...Kara İnci Tanem...
Geceden kara inci tanem...
Topraktan bir taş değil,
Candan bir parça olan en kıymetlim.
Ben bir sandala atlayıp,
Küçücük bir adada sana nefes almayı düşlerken,
Senden aldığım nefesleri artık geri vermeyi düşlerken.
Şimdi...
Hem de bu yağmurda...
Fırtınaya kürek çekesim var!
Sadece senin yüreğinin
Kalabalık atışlarında mutlu olabilecekken,
Şimdi en insan seli, en uzak,
En çıkmaz sokaklarda kayıp olasım var!
Öyle derin, öyle yoğun,
Öyle bencil bir nefes aldım ki senden,
Sana sen bırakmadım,
Yoksa ölecektim ve sen yaşamaya alışıktın.
Salonumun duvarında asılı duran,
Tablo kadar nettim sana aslında.
Sandalım,
Aceleyle öylesine bırakılmış,
Hemen gelip alınacakmış,
Ama bir kader çıkmazına rastlamış da
Orada yetim kalmış gibi,
Kimsesiz, sahipsiz ama hemen yola çıkmaya hazır,
Sahilim,
Rengarenk çakıl taşlarıyla dolu
Her renkten ayrı bir yaşam fışkıran,
Uzak köşelerde acı bir anı saklılığında ama
Sarıya meyyal ayrılık yoğunluğunda,
Her an ya tamamen siyaha
Ya beyaza dönüşmeye hazır.
Denizim,
Sanki yeni bir Nuh tufanını kopacakmış
Kopacaksa hiç başlamasınmış ,
Hiç oluşmasına gerek yokmuş gibi
Başlatamadan bitirmeye,
Her şeyi yok etmeye hazır ve amade.
Gökyüzüm...
Mavinin, parlement mavisinden, azur mavisine
Umuda, huzura uzanan bir yolculuktu her bir tonu,
Ben daha gece mavisindeyken
Bir tek güneş kıvılcımım oldun da.
Gri üstüne beyaz ışıltıları olan o tek yer...
Ufuk çizgisinin hemen üstündeki yerdeydi.
Ben daha senin renklerle
Savaşını ya da sana anlamının derinliğini bilmiyordum!
Ben o tablodayım ve renklerden biriyim
En başından beri
Sen hangisi olmak istersen çıkar gelirsin.
Ya da çekip gidersin.
Cemre.Y.

23 Haziran 2017 Cuma

Sevmeyi Çok Sevdiğini Biliyorum

...Sevmeyi Çok Sevdiğini Biliyorum...
Saçlarına kar taneleri düşmüş sevdiceğim,
Birazda sakallarına!
Kaf dağına konmuş
Zümrüdüanka burnun yine yukarıda.
Çokça dik durmaya çalışmaktan
Yorulmuş alnının, üç çizgisi var.
Bir tek, dudakların aynı kalmış
Uzunca geçen yıllarından,
Gülümsediğinde
Bir kalp resmi çizilir dudaklarından.
Benim gibi,
Hem kadere lanet,
Hem yine de yaşadıklarına müteşekkir
Buruk bir gülümseme dudaklarında!
Hayata yenik düşmemeye
Gerilmiş boyun damarların.
İlle de sesinin güvenli,
Şefkatli, sevgi dolu tınısı…
Seni yaşadım ya birkaç zaman
Görsem ne fark eder,
Hiç görmesem ne?
Dokunsam ne fark eder,
Hiç dokunmasam ne?
Sevmeyi çok sevdiğini biliyorum en azından.
Çok sevdiğini biliyorum en azından.
Cemre.Y.

8 Haziran 2017 Perşembe

Tacizci Tecavüzcü Beyinler!..."I beg you to please! Don't touch me! ..."

...Tacizci Tecavüzcü Beyinler!...
Sessizliğin derin dehlizlerinde çırpınırken,
Bütün harfler, heceler, kelimeler, cümleler,
An be an, boğazımda yutkunamadığım
Yumrular oluştururken,
Benim çocukluğum,
Annemin çocukluğu,
Teyzelerimin çocukluğu,
Kızımın çocukluğu,
Akrabalarımdan bazılarının,
Arkadaşlarımdan bazılarının,
Sevdiklerimden bazılarının çocukluğu...
Bütün tacizci tecavüz beyinleri körebe yaptık.
Herkes, çok çook çoook konuşurken...
Yerlerimizi, hepimize tek tek söyleyerek saklandık.
Kavlimiz belliydi, avaz avaz çığlıklarla
“Çıt!” çıkartmayacaktık.
Bütün çocukluklarımızı bir yerde toplayıp,
Televizyonlar, gazeteler, internet,
Cıngar cıngar cinayet beyinlere dönüşürken,
Küçücük çocukluklarımız,
Susarak körebelerimizin gözlerini açacak...
Sadece, yüzlerine bakacaktık!
Çenemiz dik, alnımız ak.
Sadece...
Susarak bakacaktık gözlerinin ta derinlerine!
Başkada bir şey yapamazdık zaten!
Onları yok edebilecek kadar çok
Hiçbir zaman büyüyemedik çünkü!
Çünkü, biz konuşamazdık,
Çünkü, tecavüz edememişlerdi bize!
Çünkü, yıllar yılı aslında biz, hep o günde kaldık.
Çünkü, sanki kirli elleri hala üzerlerimizde!
Çünkü, ölmemiştik bile!
Ölememiştik!
Biz...
Konuşamazdık.
Biz hala avaz avaz, çığlık çığlığa susup!
Komşumuzun oğlunun,
Akrabamızın oğlunun,
Bazen babamızın,
Bazen kardeşimizin,
Bazen dayımızın,
Kirli tacizci elleriyle tecavüzsüz boğuluyorduk!
Ama ölmüyorduk hiç!
Bütün çocukluklarımız el ele tutuşmuş,
Onların gözlerinin taa içine bakıyorduk.
Bütün bu olanlardan sonra,
Alınlarında yeni oluşmuş,
Vicdan çizgileriyle,
Kız evlatlarına sarılıp,
Bize bakarak gözyaşlarına boğulmalarını izliyorduk!
Benim babam hariç!
Çünkü, onun tek kız evladı bendim!
Altı yaşımdan beri sarılamıyor bana...
İzin vermiyorum!
Tecavüzden ölenler...
Bu kadar bağırılamazkenden beri,
Bütün bayramlarda,
Gözlerinin taa en derinine bakıyorum.
Sessiz çığlıklarımla avaz avaz susuyorum!
“Baba, o gün başarabilseydin,
Sonra ne olacaktı?” diyorum.
Sadece o duyuyor beni,
Suskun çığlığımla her seferinde beyni, kalbi uğulduyor!
Hemen çıkıyor evden!
Bazen ardından bakıyorum intihar mı eder diye ama!
Sadece yüzünü siliyor giderken.
O da ölmüyor!
Annem bile ölüyor, o ölmüyor!
Bana “Babalar Günü” hep altı yaşımda kalıyor!
Sessizliğin derin dehlizlerinde çırpınırken,
Bazı, kocaman yaşlara erişmiş,
Ruhunda yaralandığı tarihte kalan,
Biz bütün çocuklar!
Kız-Erkek demeden.
Nasıl ki büyüyene kadar,
Rolleri hep karıştırdığımız için
Hiç evcilik oynamadıysak,
Bütün tacizci tecavüz beyinleri körebe yaptık!
Herkes çok çook çoook konuşurken,
Yerlerimizi hepimize tek tek söyleyerek saklandık.
Kavlimiz belliydi,
Avaz avaz çığlıklarla “Çıt!” çıkartmayacaktık.
Çünkü biz sağlam sağ kalandık!
Biz bütün çocuklar!
Bakirdik,
Bakireydik hala!
Ellerin izleri vücutlarımızda,
Sadece bizim görebildiğimiz
Birer "Dövme!"
Konuşamazdık!
Ruhunda her daim
Yaralandığı tarihte kalan...
Azsıl insanlardık.
Kendimizce bile terk edilmiştik...
Zaman zaman, her zaman,
Hikayemizin hepsini bilenlerce
Her terk edilişimizde
Yeniden hatırlanan.
Yeniden o güne susan!
"I beg you to please! Don't touch me! ..."
Cemre.Y.

8 Mayıs 2017 Pazartesi

Ruhum

...Ruhum...
Ruhuummm...
Otur bir dinlen hele...
Alabilirsen de...
Deriinn bir nefes al.
Belli ki yorulmayı da geçmiş,
Artık yeniden doğmalara da
Haylice zul etmişsin.
Yani vazgeçmeyi de es geçip
Artık pes etmişsin.
Uzat hele bir ayaklarını!
Mavi bir leğen bulup,
İçinde tuzlu su getirivereyim.
Yol yorgunu, hüzzam ayacıklarına!
Tam, tamamına,
Kırk yıllık,
O, ırak yoldan gelmişsin.
Tabanların su toplamış ya!
Yüreğinin içinde belli ki daha fazla...
Hala eksik kalmış hatta bir yerlerin,
Erişememişsin hala an’a.
Bir türlü tam gelememişsin.
Yüreğin yarılmış mesela.
Tam tamına yirmi bir yıl önce!
İlk defa!
Nar taneleri gibi saçılmışsın ona.
Yüreğini ona yarıp gelmişsin.
Uzat hele ellerini bir!
Avuç içlerini öpeyim solundan başlayarak...
Isıtayım artık atmayan nabzını
Donuyorsun!
Ciğerin çizilmiş mesela!
Tam tamına on sekiz yıl önce!
Narının tanelerini onda toplamışsın o vakit.
Ciğerini ona çizip gelmişsin!
Uzat hele!
Uzat-ma dur!
Dur!
Ben dokunayım bir hele!
Sinene sinene!
Dinleyeyim bir sol kulağımla
Acıdıkça canının camları
Sağ yumruğunu indirdiğin bağrını!
Tam tamına beş yıl önce!
Ruhun ayrılmış mesela.
Yeniden yoğurulmuş
Yeniden doğurulmuşsun
Denemişsin en azından
Oysa yüreğin yarık,
Ciğerin çizikken
Yine eksikmişsin
Hayat denen vuslata...
Sonrası
Eksik ilk ilmeğin üzerindeki
Selaniksiz yanlış bir haroşe örgüsüzlükmüş.
Herkes başına çorap örülecek sanırken
Birinin bile boynunun şah damarına
Hayali bir atkı bile olamamış!
Yıllar öncesinden açılmış bu yaralar...
Yüreğinin sökük ahşabını,
Ciğerinin kan damlayan duvarını,
Ruhunun ayrık otlarını,
Hatta!
Alnının sağ köşesinin üç çizgisini,
Ve de aralarda bir gerçekten gülümsediğinde
Sol yanağında beliriveren gamzeni,
Sen gösterdin,
Seni sana soranlara...
Biliyordun!
Hiç kimse...
Kimseyi yarasından öpmeyi,
Sen gibi sev-e-me-di!
Oysa sen...
Şifa olup saldın her birini
Rengarenk uçurtmaların kanatlarında.
Yar demeden
Dost demeden
Akraba demeden
Birer gaga vurup,
Kanata kanırta uçtular!
Ruhum...
Uzat hele sana ağır gelen bedenini
Yoksunluğumun sarmalına
Boylu boyunca...
Bu sefer hiç kimseye doğmayalım ha!
Cemre.Y.

Aşk Mı, O Ne Ki?

...Aşk Mı, O Ne Ki?... "Aşk mı? O ne ki!" derdi rahmetli anacım. Sonra da eklerdi; "Yenilir mi, içilir mi? Yoksam mevsimler g...