bazen etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
bazen etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

30 Ocak 2026 Cuma

Özlersin

...Özlersin...
Serin gecelerin, serin sabahları olur bazen.
Fincandaki kaçak çayın çabuk soğur.
İçtiğin sigaran bile çabuk biter.
İşte o vakit, uzaklara dalıverir gözlerin.
Bazılarının gözlerinin içine bakarak gülüşünü özlersin.
Sadece sana özel o gülüşü, zamansız özlersin.
Hani durduk yere sevdaya acıkırsın ya!
Öyle aşka aşermek gibi bir his işte.
Cemre.Y.

17 Aralık 2025 Çarşamba

Susar Ve Vazgeçersin

...Susar Ve Vazgeçersin...
Bazen...
O kadar çok seversin ki katlandıkça katlanırsın.
Değmediğini gördükçe de artık susarsın!
Onu hayalleriyle baş başa bırakmak için
Ne gerekiyorsa yaparsın.
Ve ne kadar vazgeçmen gerekiyorsa, vazgeçersin.
Ne sanıp, neye kandıkları üçüncü şahıslara...
Mühim değildir!
Artık ona yapmak isteyip de yapamadıkların
Ve yetişmek isteyip yetemediklerin de dahil...
Hiçbir şey mühim değildir!
Benden bu kadarlı susar ve vazgeçersin!
Cemre.Y.

5 Ocak 2025 Pazar

Gönül Koyma Bana

...Gönül Koyma Bana...
Ama bazen...
Hatta çoğu zaman...
Kalabalıklar içindeki o yalnız masada,
Tek başına,
Kendisiyle hatırlaşmak istiyor insan.
Elbet bir gün geleceğim sana,
Gönül koyma bana.
Cemre.Y.

9 Kasım 2024 Cumartesi

Kendilerini Hep Kusursuz Sanıyorlar!

...Kendilerini Hep Kusursuz Sanıyorlar!...
Bazen kendimi hayatın şamaroğlanı gibi hissediyorum,
Ben ona gülümsemeye çalıştıkça, gelen de vuruyor, giden de.
Ha...
Bir de...
Her fırsatta,
Saçımın telinden,
Ayakkabımın rengine kadar
Eleştirenler var!
Oysa ben sevdiklerimin,
Tek bir kusurunu görmüyorum.
Onları o kadar çok seviyorum ki
Her şeyleri güzel geliyor bana!
Da...
Onlar...
Kendilerini hep kusursuz sanıyorlar!
Bir kere olsun aynalarına,
Bana baktıkları o gözle baksalar ya!
Aslında bana ne yaptıklarını,
Aslında kendilerinde ne kadar
Eksik olduklarını,
Anlayacaklar!
Ama ben onlara hep "Bir eksik",
Onlar bana hep "Bir tamam!" dılar.
Cemre.Y.

6 Mayıs 2024 Pazartesi

Alışırsın

...Alışırsın...
Geçen gün,
Galata'da yüzünü dönmüş bana,
Kirpiklerini kapatmış üzerime diye üzülmüştüm oysa!
Bilemezdim ki beni,
Bahçesine baharlar çoktan gelmiş,
Yanaklarında gül gamzeleri açan o diyarlara göndereceğini.
Öyledir bazen hayat.
En vazgeçemediklerinden vazgeçer,
En alışamam dediklerine alışırsın.
Cemre.Y.

22 Temmuz 2023 Cumartesi

Bir Türlü Koyun Olmayı Beceremedim Ben!

...Bir Türlü Koyun Olmayı Beceremedim Ben!...
Hayat, bazen...
Miden, açlıktan jiletle kazınıp duruyor gibiyken,
Üstelik...
Aylardır...
Ekmek ile soğanı, hatta domatesi bile!
Şöyle, damağında kalacak bir yaz keyfiyle,
Ağzına dolayıp,
Çatur çutur yiyemediğin yetmiyormuş gibi!
Senden, ısrarla, inadına,
Misafire özel...
Bol kaşarlı tost istenmiş gibi!
Üstelik o misafirin,
Sen kendine münhasır,
Mesleğinle ilgili bir şeye düşünüp dururken,
Onca emeğinden sadece iki ısırık almış gibi!
Hayat bazen...
Zemheri ayazında, elin ayağın donmuşken,
Annenin yaptığı o, etli keşkeği özlemiş gibi,
Annenin yaptığı, o, etli güveci özlemiş gibi,
Tam da...
Sen, o etlerin en kaburgalısına dalmışken,
Baban tarafından,
Sen dahil...
Bütün kardeşlerinin etleri ve kemikleri,
Çoktan onun, boğazından geçmiş gibi!
Hayat bazen...
Miden, açlıktan jiletle kazınıp duruyor gibiyken,
Üstelik...
Aylardır...
Ekmek ile soğanı, hatta domatesi bile!
Şöyle, damağında kalacak bir yaz keyfiyle,
Ağzına dolayıp,
Çatur çutur yiyemediğin yetmiyormuş gibi!
Senden, ısrarla, inadına,
El alem gibi olman bekleniyormuş gibi.
Oysa artık sen...
Elinde malzeme alacak güç varken,
Saatlerce ve saatlerce...
Soğanlarını, domateslerini,
Çeşit çeşit sebzelerini ince ince doğrayıp!
Keşkeğini de yaparsın, güvecini de...
Yetmez!
Kışlık domates salçalarını, turşularını da kurarsın.
Zeytinyağlılarını da dizersin sıra sıra!
Lakin...
Hepsi, şöyle bir tastamam olunca...
Şöyle bir durup beklersin mecbur!
İlk kaşığı kim çalacak!
Hani kabusun yorulmuş mudur nihayet yemelerden!
Sen, zaten...
Kokularından çoktan doymuşsundur.
Hala...
Bunca özgürlüğüme rağmen!
Yaptığım hiçbir yemeği,
Üzerinden zaman geçmeden yiyemiyorum ben!
Misal eksilmişse rengi, kokusu, dokusu,
İlle de, eti, kemiği...
Kim doyarsa doysun madem.
Kokusu salınıyorsa doyuyorum zira...
Bir türlü koyun olmayı beceremedim ben!
Kendime bile.
Ama işte...
Hayat, sadece...
"Bazen!"ler de kalsaydı keşke!
Amma...
Ve lakin!
Sus!
"Neyse!" ye bağlan mı yor mu, her şey sonuçta!
Evet!
Evet!
Tok'um ben!
Taa, çocukluğumdan!
Cemre.Y.

26 Şubat 2023 Pazar

Artık Anlamsız

…Artık Anlamsız…
Bazen de öylece ansızın,
“SUS!”gergefimizi gerer,
Daha nice dile savuramadıklarımızı nakşederiz.
Anlam’a mana edemiyorsa konuştuklarımız,
Kelimelere ses’i ve harf’i harcamak artık anlamsız!
Cemre.Y.

8 Ocak 2023 Pazar

Terk Etmek Gibi

...Terk Etmek Gibidir...
"SUSS!"
Bazen ateşten bir gömlek olur da,
Üzerine olup olmayacağını düşünmeden,
Giyiverirsin!
Herkes üşüyorsundur sanır.
Halbuki yanıyorsundur.
Donan birini kar'a terk etmek gibidir de...
Göremezler, sen en iyisi, yine "Suss!"
Cemre.Y.

24 Aralık 2022 Cumartesi

Sen Bu Yolculuğun Neresindesin?

...Sen Bu Yolculuğun Neresindesin?...
Yolun nerede başladığı önemli değildir,
Yolun neresinde,
O yolculuğa ait olduğun önemlidir!
Kendince asi,
Hırçın dalgalarıyla akan bir nehir,
Uçuruma rastlarsa, hiç düşünmeden o uçurumdan atlar.
Atlarken kurduğu hayallerden vazgeçip, çağlayan olur.
Çağlayanın, çağlayanlığından vazgeçtiği yerde,
Eceline razı bir patlayışla yine öfkeli, çılgın, asi bir nehre çarpar.
Nehir, artık bütün gençliğin fırtınalarının tadını biliyordur.
Sessiz bir kabullenişle,
Küçük kaya parçalarına ve deltalara takıla takıla
Uslanır, sakinleşir ve huzurlu bir göle,
O gölü bulandırmadan sızar.
Göl zamanla kabına sığmamaya başlar
Ve yavaşça, kendinden dışarı sızar.
Uzun bir yolculuk olur bu ve bazen,
Tekrar tekrar başa döner,
Nehir olur, deniz olur, dere olur, çağlayan olur,
Sıralamalar onun önüne çıkacak yolculara bağlıdır çünkü
Ama mutlaka her su damlasının yolu okyanusa çıkar!
Ben, senin, okyanusundum da...
Sen, bu yolculuğun neresindesin?
Cemre.Y.

12 Kasım 2022 Cumartesi

Aşk Olsun

…Aşk Olsun…
Sebepsiz bir sebeple kelebekler uçuyor,
Yaz baharından çalıntı günlerime.
Güneş'im, yüreğimin buzlarını ısıtıyor,
Ve ben her sabah…
"Aşk olsun."diyerek uyanıyorum geceden.
"Gel sevgili…
Sebebim ol sevdaya dair." diyesim geliyor!
Bazen de…
Sararmış yapraklar dökülür, yüreğimizin sonbaharına…
Yine de…
Dalında bir tomurcuk bari kalmış olsun dileriz.
Umut işte.
Cemre.Y.

26 Ağustos 2022 Cuma

Hissizlik

...Hissizlik...
Hani an oluyor ki bazen,
İnsanın,
Yürek kırgınlıklarıyla,
Gönül kırgınlıkları bir araya gelip,
Hani,
Çoktan beridir,
Yerle yeksan edilmiş,
O güven kırıkları da bir olup,
Acının acısından,
Artık hiçbir şey hissetmez olursun ya!
Tam öyle işte.
Ne kırgın,
Ne küsgün,
Ne kızgın,
Ne öfkeli,
Ne intikam hissi.
Artık öyle bir hissizliksin işte!
Cemre.Y.

28 Haziran 2022 Salı

Özlersin


...Özlersin...
Bazen...
Özlersin.
Gençliğinin yürüdüğü yolları,
Anılarının geçtiği anları,
Şimdi adlarını es geçtiğin,
Sokak adlarını misal!
Sadece ve sade, özlersin.
Cemre.Y.

14 Şubat 2022 Pazartesi

Boş Sandalye

…Boş Sandalye…
Bazen…
Bazen iyidir o bazen'ler,
Şarkılar hep güzeldir,
Kafalar daha da güzel.
Bir eksik varsa,
O da masada hala yeri dolmayan,
Boş sandalyedeki o şiirdir.
Ey şiirim…
Hala, daha, neredesin?
Cemre.Y.

26 Kasım 2021 Cuma

Sus Olur Kelimeler

…Sus Olur Kelimeler…
Bazen yazar da yazarsın,
"Sus!" olur kelimeler.
Görünmez raptiyelerle susturulduğun cümleler,
Konamaz asıl konması gereken yerlere.
Ya, yine, sessizce suskunluğunu giyinir…
Ya da yeniden yakarsın.
Sen en çok yakmalara alışıksın!
"Kül, toz gibi değildir a yavrucağım,
Yeniden hayat bulamaz." dediğimi ise hep hatırla!
Kelimeler…
Canlıdırlar…
Yazılırken acımışlarsa canlarının kırıkları,
Yanarlarken de hayallerinin kırıklarıyla beraber acırlar.
Sen gittin, beni yine yaktın,
Bense bütün hikayemi.
Güya bu sefer, bütün acı anı yüklerimin küllerini,
Denize atacaktım ya hani,
Martılar görürse,
Geçmişleri acır diye kıyamadım!
Sen, beni yaktın, ben kitabımı.
Ateşler göğünü sardığında,
Öldüm sanacaksın ya!
Korkma!
Doğdum, yeniden.
An'dan öncem yok artık!
Bazen, sonu harlı ateşler de olsa,
Yazar da yazarsın,
"Sus!" olur kelimeler de,
Dönüp tek bir cümle ses eylemezsin.
Öyle gerekir bazen.
Cemre.Y.

10 Ekim 2021 Pazar

Gitmek Gerekir Bazen

…Gitmek Gerekir Bazen…
Gitmek gerekir bazen,
Her şeye biraz es verip öylece gitmek gerekir.
Yüreğinin telleri senin için hiç titrememiş bir kalpten,
Güvenini en fedakar yerinden kırıp,
Hırçın bir rüzgarla toz ettiği bir bedenden,
Senin, onu sevmelerinin anlamını bile unutan,
Kadrini kıymetini bilmeyen herkesten,
Gitmek gerekir bazen.
Cemre.Y.

13 Şubat 2020 Perşembe

Neyse!


...Neyse!...
Parmaklarının uçlarıyla beraber,
Kalbinin kıyıları da titredi kadının,
Sabah güne uyanmadan önce,
Öğle arasında ya da günün herhangi bir anında,
Gece uykuya dalmadan hemen önce, ya da ne bileyim ben ya!
Belki de rüyaya dalmadan önce...
Sıfatsız bir bekleyişin içinde bir kez daha,
Birkaç milyon kere daha onun sıfatına bakmaktan,
Kendisini son kez men ederken,
Geçmişiyle beraber, geleceği de kırılıyordu.
Ve bazen "Neyse!" demek insan olana, fena koyuyordu.
Cemre.Y.

12 Kasım 2019 Salı

Kız Kulesi

...Kız Kulesi...
Onu son gördüğümde...
Parlement mavisi zülüflerini dökmüş yüzüne,
Salacak merdivenlerinde ayaklarımız birbirine dolanmış,
Sevdiğimin dudaklarından,
En sadesinden Tük kahvesini yudumlarken gülümsüyordu bize.
Kim bilir,
Onun da sevdaya dair bir umudu doğmuştu belki de geceye!
Olmadı lakin, olmayan bütün her şey gibi...
Ne ben bir daha gittim yalnızken bile!
Ne de öyle bir geceye daha şahit oldu da gülümsedi Kız Kulesi de.
Hani olur ya bazen, anıların insanları değil de...
An'ları özlenip buruk bir tebessüm savrulur ya dudakların kenarına!
Bu gece...
Tam da öyle bir tebessümlü gece işte hem de küfürsüz!
Acaba diyorum,
Hani, Kız Kulesi de özlüyor mudur beni!
Ya da ne bileyim...
O anda aynı dudaklardan öpüşürken içilen o sade kahveyi?
Cemre.Y.

29 Eylül 2019 Pazar

Çünkü Hiçbir Şey, Zaten, Hiç Normal Değil

…Çünkü Hiçbir Şey, Zaten, Hiç Normal Değil…
Durduk yere…
Seni…
Hiç de sıfatıma uymayan bir şekilde,
Seviverdiğim geldi aklıma!
Yüreğime
"Hoş Geldin" yazmak isterdim bütün eski anılarıma lakin...
Sen, kalbime, bir dokunup gittin,
Yüreğim de haylice heveslenmişti oysa bu duruma!
Neyse...
"Neyse'li yeni sus kaftanım nasıl?
Affede affede seviyorum hepinizi"
Bence, bazen...
Ki normal hayatımda hiç sevmesem de…
Küfür ibadet gibidir!
Çünkü, hiçbir şey, zaten, hiç normal değil!
Cemre.Y.

4 Eylül 2019 Çarşamba

Ne Çok Yitip Giden Var Ömürlerimizden Ah

...Ne Çok Yitip Giden Var Ömürlerimizden Ah...
Ne çok yitip giden var ömürlerimizden ah ne de çok kayıp giden!
Kim bilir kaç zamandır hiçbir evin telefonu çalmıyor misal anam!
Fakir ömrümüzle köydekilerden,
Muhtarı arayarak da olsa,
Haber almak için aldığın telefonun üzerine hep dantel örterdin.
Ergen çocuk başımızla sağı solu arayamayalım da,
Ay sonu bir ton fatura gelmesin diye taktığın asma kilit görünmesin diye!
Gece yarısı çalan telefon zillerinden korkardın en çok...
"Ah acı bir haber bu kesin, yoksa, bu saatte kim bizi ne etsin!"diyerek.
Ne çok yitip giden var ömürlerimizden ah ne çok kayıp giden!
Acı haberini yedisine varmışken,
Sosyal medya paylaşımlarından görülen zamanlardayız artık.
Sözmüş, nişanmış, kınaymış, düğünmüş'ü de whatsapp gruplarından.
İşte o yüzden de ben hiçbir yere dahil edemiyorum kendimi...
İçimde hep yine geç kalınmış olacak hissi.
Tel tokayla açardım bazen telefonunun kilidini,
O vakitler yüreğime kelebek yutturmuş hissi doğuran çocuğu aramak için.
İki kelam güzellik edip aceleyle kilitleyip,
Dantel oyanın ilmeklerine kadar doğruca kapatırdım telefonun üzerini.
Sahi anne...
Affettin mi sen beni?
Şimdilerde herkesin ellerinde akıllı dedikleri telefonlardan var ya,
Ben de de var hani epeydir.
(Eylül'ümü sayma tabi, özledikçe sarılır parmakları kalbinin uçlarından.)
İşte benim o telefonum bile çalmıyor artık epeydir.
Anne ben seni çok özledim!
Öyle bildiğin anası yeni ölmüş de,
Ne edeceğini bilemeyen öksüz gibi değil ha!
Bu daha bir derin burun ve yürek sızısı...
Sanki çok yakından tanıdığın birinin ablası,
Senin gibi kanserden ölmüş gibi!
Sanki senin ölü bedenini yıkayıp da ben en son hani...
Ellerini, yüzlerini, saçının her bir telini, apak memelerini,
En çok ayaklarını, ayağının bütün parmaklarını, tırnaklarını,
En sonunda iki kaşının arasından,
Yeni öpmüşüm de seni kefenlemişler gibi bir sızı bu.
Daha beni gerçekten sevdiğine emin olduğum,
O haftanın, o son gecesinde...
"Şimdi ne yapılır bilmiyorum,
Daha önce hiç annem ölmedi ki!"diyordum.
Hala aynı yerdeyim be anam!
Keşke...
Hep olduğumuz gibi bıraksaydın ya beni...
Keşke beni giderken, keşke beni ölürken,
Keşke beni hiç sevmediğin kadar sevmeseydin be ana!
Senden sonra ben,
Kim gitse ömrüme aitliğinden, yıkılıyorum yeniden.
Anne ben seni çok özledim!
Bir de ergenliğimin dantelinin,
Çiçeğinin kenarından görünen asma kilitli ev telefonumuzu!
O günlerde kullandığım,
Ucu mavi unutma beni çiçekli tel tokamı!
Ve yüreğime kelebek yutturmuş hissi doğuran o çocuğu!
Adı neydi sahi?
Ama sesi kulaklarımdadır hala!
Bir de ilk tokalaştığımızda elimi yakan teni.
Ne çok yitip giden var ömürlerimizden ah ne de çok kayıp giden!
Cemre.Y.

30 Temmuz 2019 Salı

Geçmiş

…Geçmiş…
Bazen…
Ayakların geri geri adım atmak istese de,
Gitmek gerekir geçmişten!
Yani pes etmiyorum ama vazgeçtim be yar senden.
Zira çoktan beridir,
Kanayan bir yaradan başka bir şey değildin zaten de,
Artık damarımda,
Sana kanayacak can kalmadı bil istedim.
Cemre.Y.

Aşk Mı, O Ne Ki?

...Aşk Mı, O Ne Ki?... "Aşk mı? O ne ki!" derdi rahmetli anacım. Sonra da eklerdi; "Yenilir mi, içilir mi? Yoksam mevsimler g...