uyku etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
uyku etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

17 Nisan 2026 Cuma

Narkoz Kokusu

...Narkoz Kokusu...
Uyandırıldım.
Burnumun direğinde kesif bir narkoz kokusu
Gözümün birinin ışığı sönük,
Çene kemiklerimde derin bir ağrı.
Acımın acısının henüz farkında değilim.
Halbuki uykuya dalarken,
Rengarenk çiçekler diyarının
Gökkuşaklarına salıncak kurarım belki diyordum.
Olduysa da hatırlamıyorum.
Uyanmasam da hiç gocunmazdım gaip diyara gittiğime.
Uyandırıldım.
İki gündür sağ gözümün içinde cam kırıkları
Beyazının çoğu kırmızıyla kaplanmış ya
Üst kirpiğimi alt kirpiğimle kavuştursam bir dert,
Kavuşturmasam bin dert.
Geçecek elbet, hem de çok yakında geçecek.
İşte o vakit uzun uzun bakacağım rengarenk çiçeklere
Ve derin derin koklayacağım en güzel kokuları.
Madem ki "Gitsem de olur!" deyince gidilemiyorsa öte dünyaya.
Yaşaya yaşaya yaşayacağım bu hayatı ben de!
İnadına ve hem de seve seve!
Cemre.Y.

25 Ocak 2026 Pazar

Belki De Güneş Çıkar

...Belki De Güneş Çıkar...
Dünden kalmış kaçak çay kıvamında uyandım yeni güne.
Ben de isterdim bir kerecik de güneş uyandırsın beni ama
Uykusu kabuslu rüyalarla dolu olanın sabrı kalmıyor geceye.
Birazdan gün ağarmaya başlar nasıl olsa.
Kahvaltı tabakları serilir masalara, çaylar demini alır.
Evlerde pazar neşesi başlar birazdan.
Tek başıma evimde çayımı yudumlarken,
Hiç yoktan umutlanırım mutlu evlerin, mutlu sesleriyle.
Kim bilir belki de güneş çıkar penceremin üzerine.
Kış günü sebepsiz sevinçlenirim işte o zaman.
Yüzüme bir gülümseme konuverir hemencecik.
Olamaz mı, olsun bence.
Cemre.Y.

14 Ocak 2026 Çarşamba

Zor Da Olsa, Geçti!

...Zor Da Olsa, Geçti!...
Madem ki bu mecliste de bolca sükun etti adın.
Gah-ı söyleyip,
Gah-ı suskunca aktı yine sana gözüm yaşım.
Sonra gün ağardı.
Zor da olsa, geçti!
Diğer bütün geçenlerim gibi bu da geçti.
Amma velakin...
Her gece sen uyumadan önce
Nefesinden öpüyordum ben seni.
Biz'i en çok unuttuğun zamanlarda,
En azından saçlarını da öptüğümü hatırla.
Cemre.Y.

11 Ocak 2026 Pazar

Kış Yağmuru

...Kış Yağmuru...
Yağmurun gürültüsü gök gürültüsüne karışınca,
Üstüne bir de şimşekler çakınca uyuyamıyor insan.
Korkuyorum desen paylaşacak kimsen yok!
Üşüyorum desen sarılacak kimsen yok!
Kış yağmuru bu, öyle bahar yağmurlarına benzemez.
Damlası tenine değse içinin içi üşür.
Gecesi uyunamamış nahoş bir sabahtır bu.
Geçer ama, elbet bu yalnızlık da,
Bu hiç de sevilemeyen kışlar da geçer.
Cemre.Y.

1 Ocak 2026 Perşembe

Anason Kokulu Günaydınlar

...Anason Kokulu Günaydınlar...
Birazdan anason kokulu günaydınlar başlar.
Dün akşamdan kalan dağınıklıklar toparlanır yavaştan.
Salonun en güzel köşesinde yer alan
Işıklı çam ağaçları nasıl da üzgündür şimdi.
Bir kez daha aynı heyecanla kurulmak için,
Koca bir yılın daha bitmesini bekleyecek çünkü.
Tombala pulları da en az yılbaşı ağacı kadar üzgündür.
Ben mi?
Ben anason kokulu günaydınları geçeli çok oldu.
Hem yeni yıla dair hiçbir umudum kalmadığından,
Hem dilediğim bütün dileklerimin hala havada kalmasından.
Hem de artık rakıya da, acılı şalgama da ulaşamadığımdan.
Öyle yeni yıla girmek için gece on ikiyi falan beklemiyorum,
Çünkü yeni yıl heyecanımı da çaldılar benden.
Uykum gelince uyuyor, uykum bitince uyanıyorum.
Sade bir kahve eşliğinde güne başlamayı çok severdim ya
Kahveye de eskisi kadar ulaşamaz olunca,
Demli bir çay eşliğinde güne günaydın diyorum.
Öyle zeytinli, peynirli, ballı, reçelli kahvaltılarım da yok.
Ekmeğe katık ne varsa en güzel kahvaltı işte, günaysın madem.
Cemre.Y.

11 Aralık 2025 Perşembe

Arada İmsak Vakti Eksik Misal, Arada Kuşluk Vakti Eksik!

...Arada İmsak Vakti Eksik Misal, Arada Kuşluk Vakti Eksik!...
Gündöndü.
Hatta, gecelerde döndü,
Amma velakin yine de gündöndü!
Ama sanki sabah hiç olmayacakmış gibi,
Ezberlerini hepten kandırmışlar gibi,
Çoktan ardını dönmüştü güneşe, çok ama çok, çoktan!
Ki madem ben, ona...
Hep bulut olduydum ya, çoktan çekilmiştim onun ömründen.
Dün gece olsun bari, yahu!
Dün gece...
Ne demeye?
Gecenin en sağır saatinde...
Ona sımsıkı sarılmışlığına bile pişman eder insan olan bir diğerini?
Ki zaten!
Gözü yeterse...
Çiğdem çekirdek olurdu misal, yeni doğan güneşle...
Yetmedi diyelim hadi!
Saman bile olamadı ya la!
Onca sene, onun için, onun semerini taşıdığı eşeğe hem de?
Gündöndü...
Gün ile gece kaldı.
Arada imsak vakti eksik misal, arada kuşluk vakti eksik!
Uyu, hu, uyu!
Bundan gayri ne benden sana gün açar,
Ne de senden bana gece doğar,
Soyadı kısmı boş bırakılmış hükümsüz iki kayıbız biz.
Bir tek hüküm var ise, ki o da sayende, biz artık bize yok'uz.
Bundan gayri artık, biz, bize, hiç, yok'uz.
Cemre.Y.

20 Kasım 2025 Perşembe

Rüyan Olurdum

...Rüyan Olurdum...
Oysa ne de güzel uyunurdu
Yarin göğüs kafesinden gelen
Bi yürek dolusu ninniyle
Teninin kokusunu giyinirdim üzerime.
Sabaha kadar dudakların
Okşayışlarım olurdu.
Serilirdim sana yıldız niyetine
Rüyan olurdum.
Cemre.Y.

2 Ekim 2025 Perşembe

Şefkat

...Şefkat...
Uyurken şefkatle, yavaşça yastığa serdiğim saçlarımı,
Uyanır uyanmaz usulca okşadım en çocukluğundan.
Cemre.Y.

15 Ağustos 2025 Cuma

Hoşça Kal Gözümün Nuru, Hoş Kal

...Hoşça Kal Gözümün Nuru, Hoş Kal...
Sana nevbahar umutlar hayal etmiştim halbuki!
Lakin gecesi uyunulamayan sabahlara da,
Kendi kendime uyanmaya vakit kalmadan,
Kavgalı, nefretli insan seslerine,
Bir de korkmuş çocuk çığırtkanlığı bulaşınca,
İyice soğuyorum bu dünyada var olmaktan ya!
Bunca acının, bunca korkunun içinde,
Seni özlemek aklıma dahi gelmesin diye,
Yordum kendimi iyiden iyice,
Pazara gittim misal!
Bilirsin o çığırtkan seslerden nasıl da korkar, nefret ederim.
Ömrü hayatımda ilk defa kışlık sebzeler koydum buzluğa!
Kışı görebilmek için değil ha!
Yoruldukça daha da yorulmak için,
Yeter ki beynimin süzgecinden,
Gelecek kaygılarımla geçme diye.
Sırf seni düşünmemek için.
Durduk yere,
Uzunca bir zaman sonra sakarlığım tuttu misal!
Bardaklar, şişeler, tabaklar şakır şukur döküldü mutfağıma.
Bazıları sekip ayak bileğimi kanatmış,
Her şeyi bitirince fark ettim.
Mutfaktaki dolap prizine onlardan taşan sular dolmuş,
Cızır cızır edip kokunca şalteri kapattım.
Yordum, yoruldum,
Durdum, duruldum.
Sonra mı, ne mi oldu?
Birazdan gece çökecek yorgun omuz başlarına,
Ama, sen...
Bensiz olsan da, sakın korkma ha!
Dolunaydan topladığım ne kadar yıldız tozu varsa,
Serin bir yaz meltemi gibi yıldız tozu saracağım omuz başlarına.
Sanki yeni gün doğumuymuş gibi,
Sanki yeni günbatımıymış gibi,
Sanki en sevdiğin denizin, en sevdiğin akşamıymış gibi,
Duamsın, en güzel olası rüyalarımı seve seve ısmarladığımsın.
Hoşça kal gözümün nuru, hoş kal.
Cemre.Y.

9 Ağustos 2025 Cumartesi

Lakin Kalp Bu, Unutamıyor İncindiği Yeri!

...Lakin Kalp Bu, Unutamıyor İncindiği Yeri!...
Daha güneş bile sabaha uyanmamışken,
Düş'ümde gördüm yine seni.
Ne çok zaman geçmişti oysa, seni böyle görmeyeli.
Sen beni, yine, çok özlemişsin belli.
Yoksa öyle uzaktan göz ucuyla süzmezdin beni.
Öyle utangaç titreşirken göz kapakların,
Ağustos sıcağı gibiydi gözlerin.
Sanki "Gel." desem uçarcasına konacak gibiydin yamacıma.
"Kal." desem sarılacak gibiydin kaburgalarımı çatlatırcasına.
Lakin kalp bu, unutamıyor incindiği yeri!
Ki zaten onca uykusuz geçen gecelerden sonra,
Uykulu gözlerime ağır geliyordu kirpiklerim.
Ne sen bana tam gelebildin,
Ne de ben seni yeniden yüreğime sığdırabildim.
Cemre.Y.

25 Temmuz 2025 Cuma

Uyu... Yavrum... Uyu

...Uyu... Yavrum... Uyu...
Neredeyse aklıma düşecektin bu gün,
Neredeyse sızım sızım sızlayacaktı ciğerimin köşesi!
Durduk yere yine...
Özlemelerin iskelesinde tek başıma oturmayayım diye,
Yordum kendimi tüm gün!
Önce toz, kir ne varsa yudum, yıkadım, yok ettim evimden,
Sonra sanki misafir gelecekmiş gibi
Tencereler dolusu yemekler yaptım ne zaman yerim bilmem.
Tam nihayet yine gittin aklımdan da yüreğimden de derken.
Kalbimin notaları çook eskilere götürdü beni,
Sana rast makamı şarkılardan ninniler söylerdim ya hani!
Elbette bütün ninnilerinin hepsi,
Ahmet Kaya'dan şarkılar, Yusuf Hayaloğlu'ndan şiirler değildi.
Sana rast makamından sözünü içime yuttuğum,
Bir sürü şarkının nağmelerini sunardım her biri, birer ninni gibi.
"Vuslatından gayrı el çektim yeter ey bî-vefâ
Dilfigar ettin beni şimden geru eyle safâ"
Ne de güze söylerdi Muazzez Abacı!
Sonra Nesrin Sipahi ile Nihavent Makamından
"Biraz kül biraz duman, o benim işte..." diyerek devam ederdik.
Daha da olmadıysa,
Kürdili Hicazkara geçer Mediha Sen Sancakoğlu'n dan,
"Bu ateşi sen yaktın içime, gel de sen söndür." diyerek
Beraberce ağlardık sen kollarımdayken.
Ağlayınca herkesin uykusu gelirdi zaten,
Uyu...
Yavrum...
Uyu...
Cemre.Y.

22 Temmuz 2025 Salı

Nem Yapışığı

...Nem Yapışığı...
Düş yorgunluğuyla geçen nem yapışığı bir geceden sonra
Uykusu yastığına yapışmış derin bir mahmurluk var üstümde
Yeniden uzansam yatağıma rüyası kabus olur
Güne günaydın desem günü dalgın olur.
Ya en sadesinden bir kahve
Yahut en demlisinden bir çay?
Zira yaşamak lazım, hem de inadına!
Cemre.Y.

25 Mayıs 2025 Pazar

Bana, Ben Lazımım Her Şeyden Önce!

...Bana, Ben Lazımım Her Şeyden Önce!...
Uyku mahmurluğu yapışmış kirpiklerime,
Uyanmaktan caysam, yorgan, yastık benden yorulmuş,
Uyansam...
Saçlarıma yıldız tozları yapışmış.
Öyle kararsız ılıman iklim sabahından biriyim işte.
Açıkta bıraktığım omuz başlarım,
Üşüse mi, yansa mı ikilemde.
Usulca birer öpücük konduruyorum her birine,
Kollarımla sımsıkı sarıp pışpışlıyorum kendi kendimi.
Önce minik bir tebessüm beliriveriyor dudaklarımda,
Sonra güzel bir müzik açıp çayımı yudumluyorum.
Gülümsüyorum nihayet,
Bu da böyle bir günaydın işte.
Zira bana, ben lazımım her şeyden önce!
Cemre.Y.

19 Nisan 2025 Cumartesi

Gönlümdesin

...Gönlümdesin...
Nicedir hislerimi kaybettim sanmaktaydım.
Gecenin üç otuzunda kimsesizliğime uyanmışken,
Omuz başlarıma sarılmış kelimeler yuvarlanıyordu ağzımdan.
Hiç birinin kifayeti yetemiyordu yüreğimi hissetmeme.
Sonra birden bire sustum, durdum, yutkundum.
"Gönlümdesin!" kelimesi geçiverdi ruhumdan.
Sonra harf harf yuvarlanıverdiler dudaklarımdan.
Hissetmeyen hislerimi hissettim o an.
Böyle bildiğin burnumun direği sızladı.
Göz pınarlarım dökülmeye hazırlanan yaşlara hazırlandı.
Yok!
Ağlamadım.
Koca bir ağız dolusu tebessüm ettim.
Kalkıp gece gece uyku mahmuru gözlerimi aynaya diktim.
Olabildiğince gülümsedim.
Şükür ki insandım hala!
Ha bu arada hala...
"Gönlümdesin unutma!"
Cemre.Y.

4 Nisan 2025 Cuma

Uyan!

...Uyan!...
Hani onu özlemeyi bile unuttuğun yılların ardından,
Öylesi bir pişmanlıkla rüyana akar ya biri!
Sanki gidişine kılıf uydurmak için, almış kucağına bir erkek çocuk,
Bir ona, bir sana sarılır ya sımsıkı!
O sarılmadaki yabancıl hissi sana anlatamam.
Ruhun bilir, tanır ezelindeki o kokuyu lakin,
Sanki sen aynı sen değilsin de o hep,
Aynı aldatışındaki anında kalmış gibi!
Şöyle bir acıma gelir de yoklarsın yüreğini,
Hani sevdayı geçtim de ufacık bir şefkat bari kalmış mı diye?
Bırakmamış!
Kim bilir kaç kere kırdığı, dağıttığı,
İhanet camlarıyla kanattığı yüreğinde tek bir his olsun bırakmamış.
"Uyan!" dersin rüyandaki kendine, "Kaç kurtul bu andan."
Öyle ya...
Pişmanlıksa bu onun pişmanlığı!
Seni kendini düşündürtmesine izin verme biliyorsun ki değmez.
Bu sabahlık sade kahveyi es geç,
Bir fincan çay koy kendine,
Sabah sabah şöyle en güzelinden bir meyhane pilavı demle!
Ne rüya kalsın, ne de kabus!
"Uyan Cemre'm uyan,
Sana ne, senden sonra,
Kim, hangi pişmanlığının denizindeyse!
Aç bir müzik, salın kendi kendine!,
Artık bu hayat senin kime ne?"
Cemre.Y.

5 Mart 2025 Çarşamba

Ağır Sabahlar

...Ağır Sabahlar...
Kirpiklerinin göz kapaklarına ağır geldiği sabahlar vardır hani,
Yatağına geri dönsen yorganın çoktan soğumuştur,
Kalkıp çay demlesen uyanamamışsın gibi ağır sabahlar vardır.
Tam battaniye altında kıvrılmalık bir gün olacak belli.
Uyumasan da kapatırsın gözlerini.
Cemre.Y.

21 Şubat 2025 Cuma

Kardan Kadın

...Kardan Kadın...
Göz kapaklarını kirpiklerinden zorla ayırdı kadın.
Uyanmakla uyanmamak arasında kalktı yatağından.
Ayaklarını sürüye sürüye salonuna gitti,
Camlarının perdelerini sıyırdı hafifçe.
Penceresini açtı derin bir nefes alırken en soğuğundan
Karşı binaların çatılarına baktı uzun uzun.
Yine bembeyaz gelinliğini giymiş İstanbul.
Sokakları çocuk cıvıltıları doldurmaya başlamış.
Yaşlısı genci fark etmiyor azizim.
İstisnasız herkes el açıyor,
Gökten lapa lapa yağan karlara!
O da el açtı işte sonunda göğe, sonrasını düşünmekten cayarak.
İlk defa anı yaşadı, ilk defa içinin içi sevindi nihayet!
Terasına çıktı küçük bir kardan kadın yaptı.
Öyle ya kardan adamı herkes yapardı.
İçinden kikirdedi bu hallerine.
Kocaman bir gülümseyiş kondurdu dudaklarına.
Yaşamak lazımdı azizim,
Mademki nefes alıyorsak lazımdı yaşamak!
Cemre.Y.

2 Şubat 2025 Pazar

Öyle İşte

...Öyle İşte...
Bulutsuz griye boyanmış gökyüzüyle uyanılan bir pazar sabahında,
Durduk yere nergis kokusunu özlediğim aklıma geliverdi.
Tam da mevsimiydi oysa!
Lakin onları satan pamuk teyzenin sokağından geçmiyordum nicedir.
O köprünün altından geçen arabaları ne çok saymıştım oysa!
Beni sana getiren o otobüs gelene kadar,
Ne çok plaka saymıştım zamanında.
Hani böyle sebepsizce boğazının ilmeğine bir yumru konar,
Hani böyle burnunun direğine bir sızı konar ya,
Öyle işte, tam da öyle.
Cemre.Y.

15 Aralık 2024 Pazar

Dün Geceydi İşte

...Dün Geceydi İşte...
Hatırlamıyorum ki en son ne zaman,
Gülümseyerek yattım yatağıma.
Battaniye üstü yorganıma sarınıp,
Yastığıma küçük bir buse kondurup,
Sabaha kadar hiç uyanmadan uyudum.
Dün geceydi işte.
Kırmadım, incitmedim kendimi,
Ne çatımı akıtan yağmura kızdım,
Ne de güneşimi saklayan gri bulutların karasına.
Sabahında yeniden sevdim kendimi.
Tavuk suyuna çorba yaptım hiç yoktan.
Aferin dedim canımın canına,
Ve hiç yoktan mutlu oldum yeniden.
Aferin hayata inat günaydının var hiç yoktan!
Cemre.Y.

11 Kasım 2024 Pazartesi

Gece

...Gece...
Sonra...
Zifiri karanlık geceye uykun kaçar!
Sen uyumaya çalışırken,
Onlar...
Hayatı geceden yaşıyorlar!
Cemre.Y.

Aşk Mı, O Ne Ki?

...Aşk Mı, O Ne Ki?... "Aşk mı? O ne ki!" derdi rahmetli anacım. Sonra da eklerdi; "Yenilir mi, içilir mi? Yoksam mevsimler g...