eski etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
eski etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

5 Aralık 2025 Cuma

Çünkü Sen Yoksun

...Çünkü Sen Yoksun...
Bugünlerde nice çabalasamda
Eskiden elekle evime, yüreğime taşıdığım güneşi
Aynı kalbur elekle içime atıp yaşatamıyorum kendimi
Çünkü artık içinde sen yoksun eskisi gibi.
Cemre.Y. 

28 Kasım 2025 Cuma

Özlemelerimiz De Geçecek Bir Gün

...Özlemelerimiz De Geçecek Bir Gün...
Ah nasıl da özlemişim,
Kadife gibi naif yumuşacık,
Kırmızıya meyyal sesinin tınısını.
Nasıl da özlemişim,
O derin nefesli özür dileyişli inceden iç çekişini.
Sesinin sessizlik içindeki özrüne de kabul.
Lakin eskisi gibi güvenemem ben sana.
Büyüdün be yavrucağım.
Hangi çocukluğuna sığdırayım beni yine hançerleyişini.
Özlemelerimiz de geçecek bir gün.
Herkes kendi masalının içinde kalacak sonunda.
Bizim hikayemiz çoktan bitti zira.
Hoşça kal ama!
Hoş kal.
Cemre.Y.

6 Eylül 2025 Cumartesi

Eylül Gelmiş Diyorlar, Gelsin Madem

...Eylül Gelmiş Diyorlar, Gelsin Madem...
Herkeste bir eylül telaşı almış gidiyor!
Oysa ben daha yaz'ıma doyamadım.
Güz kokulu günlere hazır değilim henüz.
Güneş yanığı yaprakların çıtırtılarına hele hiç!
Hazır değilim.
Daha dün denizle kucaklaştım misal.
Öyle umarsızca sırt üstü uzandım göğsüne.
Şöyle bir de ayak ayak üstüne attım ki değmeyin keyfime.
Sonra bir rüzgar esti ki sorma,
Utanmasam üşüyecektim hani,
Öyle tabi, mevsimler de değişiyor nihayetinde.
İlkbahar ile sonbahar eskisi gibi üçer ay sürmüyor artık.
Eylül gelmiş diyorlar, gelsin madem.
Asıl ben ondan sonrası gelecek olan
O zemheri ayazlarına hiç, hazır değilim!
Cemre.Y.

14 Temmuz 2025 Pazartesi

Pazartesi

...Pazartesi...
Hatırlayamıyorum ki,
En son ne zaman küstürüldüm pazartesiye.
Oysa ne çok severdim bugünü yeni bir başlangıç diye.
İşim olsa da, işsiz de olsam mutlaka severdim pazartesileri.
Birkaç zamandır adı bölümü boş bırakılmış,
Hükümsüz bir kimlik gibi bendeki hükmü!
Geçer mi bilmem,
Hadi diyelim geçti lakin,
Eskisi gibi severek sevebilir miyim ki seni.
Cemre.Y.

16 Nisan 2025 Çarşamba

Derin Bir Nefes

...Derin Bir Nefes...
İçimin içinin acılarından,
İlmek ilmek eceli geçtikten sonra,
Nihayet derin bir nefes aldım.
Lakin...
Dilimdeki acı demir tadı,
Dudaklarımda uçuk yarasıyla,
Nefesimde kalmış eski bir şarkının nağmeleri.
Ne yapsam, ne yapmasam geçmiyor boğazımdan.
Demek ki,
O da...
Us'umdan usanana kadar dinlenmeli.
"Leylaklar dökülür, güller ağlasın."
Nasıl olsa,
Laleler'in henüz bundan haberi hiç olmadı değil mi?
Tıpkı,
Leylaklar dökülür, güller ağlarken,
Benim onlardan hiç haberim olmadığı gibi!
Ruhumda salınan incecik bir melodinin nağmeleriyle
Bundan sonramda kendim için yaşarım tabi.
Cemre.Y.

29 Aralık 2024 Pazar

İyiydim Böyle

...İyiydim Böyle...
An'ı yaşa diyenler soğuttu beni aşktan.
Onların an'ları hiç bitmiyordu
Her önüne geleni ve herkesi hep!
Aynı seviyorlardı nedense?
Oysa ne sevecek yürekleri vardı bir tek kadını,
Ne de sadakat vardı hayat ağaçlarında.
Oysa...
"Ben bir adamın ciğerini sızlatmazsam,
Yatağında işim ne?" diye diye eskittim bu ömrü.
Sarındım yatağıma yorganıma iyiydim böyle.
Cemre.Y.

31 Mayıs 2024 Cuma

Çamaşır Makinam Beni Terk Etme!

...Çamaşır Makinam Beni Terk Etme!...
Çamaşır makinam kaç zamandır beni terk etmek için çırpınmakta!
Sürekli altını üstünü temizlememe rağmen,
Bir sürü lavabo açıcı kullanmama rağmen
Ki lavabom tıkalı değil!
İnatla her çamaşır yıkayışımda,
Aldığı ve sıktığı suyun yarısından fazlasını mutfağıma taşırıyor!
Taşan suyu temizlerken,
"Elde yıkasam daha az yorulurdum." diye düşünüyorum ama sıkmak mesele.
O kadar söylüyorum; "Bak benim güzel emektarım, biliyorum,
Yoruldun, eskidin ama senle o kadar yıllarımız geçti.
Emekli maaşıyla yeni bir makina taksiti ödeyemem!
Zaten hala emeklerimin karşılığını alabileceğim bir iş de bulamadım.
Hadi diyelim yeni makina alabildim, senin kadar dayanıklı mı olacak yıllara!
Ben görüyorum yeni makinalar beş yıl bile dayanamıyor,
Biz seninle yaklaşık on yedi yıldır yaşıyoruz, etme eyleme!
Beni terk edersen hurdacının hurdalarının arasında paslanıp gidersin." diyorum ama nafile!
Bilmiyor ki o giderse, yerine yenisi gelse bile, eskisi gibi olamayacağız hiçbirimiz de!
Cemre.Y.

19 Temmuz 2023 Çarşamba

Sonra Bir Gün Yitip Gidersiniz Bir Şiirin Son Mısrasında

…Sonra Bir Gün Yitip Gidersiniz Bir Şiirin Son Mısrasında…
Hani böyle…
Küs değilsindir artık!
Kırgınlık…
Yahut güceniklik de kalmamıştır çoktan!
Hani böyle…
Çookk eskiden…
Ruhun…
Ruhuyla kesişmiş sanki bir şekilde de,
O an…
Çoktan geçmiş bitmiş gibi bir histir bu!
Ama yara kabukların yerli yerindedir ya hani!
Yazık ama,
Kime, neye, ne kadar, hangi zamanda yazık?
O muamma işte!
Sonra bir gün yitip gidersiniz,
Bir şiirin son mısrasında da…
Geçip bitmiş o hissin ardından konuşurlar!
Derler ki;
O da öksüz kaldı desenize,
Gençliğimin mihenk taşları azalıyor git gide!
Cemre.Y.

5 Şubat 2023 Pazar

Kimi Sevsem

…Kimi Sevsem…
Kimi sevsem!
Narin bir gün batımında...
Kozalarından çıkalı yirminci saatleri oluyor!
Sonra onun kurumuş kanatlarını bile,
Eskiden beri bekliyormuş olanlar,
Gelip avuçlarım arasından uçuruveriyor!
Bana sadece parmak izleri kalıyor!
Beş parmağımın beşincisi ya sebepsiz,
Ya sonsuz yere doldu amma illaki son'du!
Cemre.Y.

12 Kasım 2022 Cumartesi

Mutlu Musun Uzaklarda

...Mutlu Musun Uzaklarda?...
Herkes seni soruyor,
"Sahi, sen görüşmeyeli nasılsın çocuk?
Mutlu musun uzaklarda?"
Aylar sonra, hiç ummadığın bir anda ve mekânda,
Ansızın, öylece hazırlıksız,
Eskimeyen dostunla karşılaşırsın.
Kaldığınız yerden başlamak için gözleriniz buluşur,
Okursunuz birbirinizin ruhunu...
Çok şeyler olmuş görüşmeyeli de...
Geniş zamanlara ertelenmeli...
Kaçınılmaz sorular vardır, ayaküstü sorulan
Ve cevapları aceleyle geçiştirilecek "iyiyim" le biten.
Bazı dostluklarsa, kısacık bir an olsa bile,
Birbirimize "neysek o" dur.
Bu sefer ikimizde iyi değildik de...
Seni sordu...
Bilmiyordu...
Öylece dökülürken cümleler,
Sanki…
Bana ait değildi tellerimden çıkan o sesler...
Şok'a girdi...
Oysa cümlem kısa, anlaşılır ve netti.
"Eylül'le yollarımız ayrıldı." dedim.
Öylece dondu kaldı,
Herkes gibi, herkesim gibi...
"Yani, evde yalnız mısın şimdi?"
Tek'liği ve yalnızlığı yakıştıramadım kendime de,
"Benden başka, kimsem yok!" dedim.
Gözleri, çoktan hazırdı sarılıp ağlaşmaya...
Durduk...
Bakıştık...
Gözlerim, yüreğime kadar acıdı ve orada kaldılar.
Yine sessizliğe ağlayamadım!
"Ne hissediyorsun?" dedi...
Hiçbir şey hissetmiyordum!...
"O kadar çok mu kırdı seni?" dedi.
Kırılmamıştım!...
"Geniş zamanlar ayıralım birbirimize" diyerek ayrıldık.
Sokağıma girdiğimde elektrikler kesikti.
Şimdi sen olsaydın bu evde...
Nasıl da evham yapar, eve girip de,
Senin korkmadığını görene kadar,
Kendi kendime söylenirdim.
"Kesin sarjlı lambayı şarj etmemiştir,
Üstelik, bir kat aşağı inmeye üşenmiş,
Soğukta, korka korka oturuyordur." diye,
Aceleyle merdiven otomatiğini bulup,
Olmayan elektrikle,
Lambalar yansın diye,
Boşuna bir çaba ile,
Her katta yakmaya çalışırım hep o lambaları,
Olurda yanarsa,
Sana cesaret, ışık ve sıcaklık getirebileyim diye...
Böyle zamanlarda ne zaman sana böyle gelsem,
Sen korkmamış ve üşümemiş olurdun.
Gurur duyardım kendimle...
Seni böylesi cesur ve güvenli eğittim diye...
Yalanmış!
Doğru olan...
Benim içgüdüsel evhamlı cümlelerim miş!
Bu sefer yine eklektik yoktu sokağımda,
Ne evham, ne korkum yoktu!
Telefonum ışığı ile evime girdim.
Şarjı bitti yedek bataryayı taktım...
Elektrik olmadığı için
Sobam da yanmadı ama üşümedim.
Geniş zamanlarda,
Dostuma,
Seni nereden başlayarak anlatacağımı düşünüyorum.
"Sahi, ben, en ilk,
Ne zaman sende yalan oldum a çocuk?"
Herkes seni soruyor,
"Sahi, sen görüşmeyeli nasılsın çocuk?
Mutlu musun uzaklarda?"
Cemre.Y.

11 Ağustos 2022 Perşembe

Ay Dolunay

...Ay Dolunay...
En son...
Dün gece gördüm,
Zaman zaman,
Ruhumu ta...
Kendi cehennemine kadar çeken kabuslu rüyaları!
Sabaha kadar,
Kaç uykuyu uyuyamadan eskittim kimse bilemez!
Ama bu sefer kararlıydım...
Ertesi geceye taşımayacaktım,
Uykumu darağacına asan korkularımı.
Zira...
Artık...
Avutmuyordu sadece yastık yüzü değiştirmeler!
Güne...
Gözlerimi azıcık bir uyku arasıyla açmışken,
Sigaramı dudak arama sarıp,
Sade kahveme koşmada da,
Nasıl bir panik yaşadıysam?
Susuz döküldü kahve telvelerim mutfağıma!
Köşe, bucak, halı, saçak...
Ne varsa kahvelendi susuz!
Öylece bırakıp, yeni kahve yapıp,
Kapımın anahtarını üstüne kilitleyip,
Ardıma bile bakmadan evden çıkıp işime gitsem...
Gün aydın olmaz ki ruhuma.
Akşam mesaim bitip, işimden evime dönünce,
Kapımın anahtarını içime açtığımda,
Mutfağıma girerim en ilk!
Zira çamaşır makinam orada.
Daha sınırlarına ulaşamadan kalır ayaklarım,
En ilk, yerdeki fayans araları serzenişte bulunur,
Sonra çamaşır makinamın önündeki halım,
Köşe, bucak, halı, saçak...
Küskün boyunlarıyla geçit vermezler bana!
Bulaşıverirler en olmaz yerlerimin canına.
Daha ki fırına yol almaya çok var oysa.
Biliyorum.
Hem de ezberimden.
Bir keresinde, hani es kaza,
Bir kavanoz dolusu bilyelerim saçılmıştı etrafa!
Ay, dolunaydı.
Her biri de teker teker kırılmıştı,
Ta çocukluğumdan biliyorum.
Küçüktüm daha!
Sonra toparlarım sanıyordum,
Hani kurtulup sabah olunca!
Kurtuldum lakin...
Bir daha da...
Ne akşamım aynı akşam oldu,
Ne de sabahım aynı sabah.
Hiçbir mutfağın bulaşıksız fırınına yetişemedim.
O andan sonra da, asla!
Aynı yerde bırakamadım hiçbir kırığı döküğü!
Usulca yeni yapılmış kahvemi yudumlarken,
Sessiz süpürgemle,
Tertemiz ettim köşemi, bucağımı.
Bu sefer...
Bu akşam...
Sadece fırınıma koşup,
Sadece onun tozunu aldım,
Öptüm teker teker sac ayaklarını.
Değil mi ki onun bile!
Yalnızlıktan, kabuslardan korkup,
Şöyle bir sarılıp,
Saçlarından,
Yüzünden, gözünden, alnından,
Ucundan, kenarından hayatının,
Ne bileyim...
Belki de hayali değildir benim evime konmak da,
Ben zor koşup monte etmişimdir ömrüme!
En hayal kırıklığından öptüm onu,
Ta, en ilk onu hayal edip yaradılışından.
Bu gece bana kabus yok!
Ay, dolunay!
Çünkü ben...
Değil ki canımı canımdan kanırtanların!
Eşyalarımın, maddelerimin, nesnelerimin,
Zamirlerimin ve dahi sıfat koyduklarımın bile.
Ömürlerine ömür değeyim derdindeyim.
Yoksa, herkes ölür ömrü bittiğinde.
Ben de öleceğim misal.
Artık...
Tamamen pes edip,
Her şeyden vazgeçtiğimde çok ölmedim lakin.
Misal gün olur...
Kime küsüp küsmediğimi unutmayabilirim!
Ne bileyim kapımın koluyla,
Öbür odaya gitmeyeyim diye benle inatlaştı diye,
Gücenmeyi bırakabilirim.
Ne bileyim,
Aldığım kilolarca soğandan biri acı çıktı diye,
Soğana küsmeyebilirim,
Ne bileyim,
Yediğim bir kabak tatlısının kabağı göçük çıktı diye,
Ona bir ömürlük yokluk hapsetmek yerine,
Kabak tatlısıyla aramı düzeltebilirim.
Ne bileyim,
Bir komşunun getirdiği bamya yemeği,
Sümüklü sümüklü çıktı diye,
Yıllar yılı tadına dahi bakmayıp,
Yıllar sonra kendi ellerimle, usulünce yapınca,
Meğer, olunca oluyormuş dedirtmeyince...
Bamya yemeğine yeniden gülümseyebilirim.
Beni insan düsturuyla sınamayın Gök Tengrim!
Bir daha da,
Asla!
Hiçbirini...
Hiçbir zaman...
Affetmeyebilirim!
Gülümseyelim mi?
Zira ay dolunay!
Yine bizi çekiyor yıldızlar.
Onlar da sanıyorlar ki,
"Hayat, asıl bize güzel!"
Hayat...
Sadece kolay olduğu zamanlar herkese güzel.
Bu gece de...
Bundan sonraki bütün gecelerde de...
Artık, bize, kabus yok!
Cemre.Y.

23 Temmuz 2022 Cumartesi

Yara

...Yara...
Ben bu hayatta çok incindim,
Hiç incitmemeye de hep gayret ettim.
Lakin incitilmişler tarafından da,
Zulüm gibi incitilmelere de çok maruz kaldım.
Böyle zamanlarda bıkmadan, usanmadan,
Onlara eski yara izlerimi gösterdim.
Elbette aynı değildi yaralarımız,
Ama en azından…
Bütün içinin yağları erircesine,
Beni hiç acımadan incitenlere…
"Ben de bunca yara almamışken,
Sizi tek harf incitici laf etmedim!
Kırmadım, dökmedim,
Vazgeçmedim" i gösterdim sanırım.
Ve evet…
Hiç de öyle incilerim falan da dökülmedi.
Cemre.Y.

7 Temmuz 2022 Perşembe

Renklere Bakın!

...Renklere Bakın!...
Yüreğiniz fırtılandığında,
Mütemadiyen renklere bakın.
Mutluluk...
O renklerden birindedir mutlaka!
İlle de bir ayna yansımasında.
Ki her ne kadar...
Ki her şey'e rağmen!
O renklerden en sevdiğiniz olan,
Gecenin karanlığında bile size, hala!
"Gölge etme, başka ihsan istemem" dese dahi!
Siz...
Gölgelerinizi dahi ondan uzaklaştırıp,
O rengin, renginin güzelliğine,
Hücre hücre dahil olduğunuzu unutmayıp,
Sitemlerle, kinayelerle ömrünüzü tüketmeyip,
Durduk yere olayı,
Mitokondrilere bulaştırmayın!
Yüreğiniz fırtılandığında,
Mütemadiyen renklere bakın.
Mutluluk...
O renklerden birindedir mutlaka!
İlle de bir ayna yansımasında.
Zira...
Ayna dediğin,
Sırrıyla saklıdır.
Sırlamasan sade bir cam kalır.
Cam dediğinse,
Zamanla sararır, çizilir, eskir,
Kırılıp durur en basitinden!
Bıkılır, usanılır.
Ateşlesen...
Eriyik olup yeni bir cam olsa dahi...
Ne o aynı camdır, ne de o, aynı can.
Yüreğiniz fırtılandığında
Mütemadiyen renklere bakın.
Mutluluk...
O renklerden birindedir mutlaka!
İlle de bir ayna yansımasında.
O...
Olsa da, olmasa da.
Sen...
Olsan da, olmasan da.
Yüreğiniz fırtılandığında,
Mütemadiyen renklere bakın.
Mutluluk...
O renklerden birindedir mutlaka!
İlle de bir ayna yansımasında.
Zira...
Ayna dediğin,
Sırrıyla saklıdır.
Sırlamasan sade bir cam kalır.
Cam dediğinse,
Zamanla sararır, çizilir, eskir,
Kırılıp durur en basitinden!
Ne cam olun, ne gölge, ne de ayna,
Aynayı ayna yapan,
O sır olduğunuzu unutmayın yeter!
Bırakın herkes geveze kuş olduğunuzu sansınlar.
"Sır" dediğinin de bir ömrü var,
Bir gün gelir...
Yorulup...
Aynanın arkasından, öyle dökülürsünüz,
Herkes sizi eskimiş, pörsümüş,
Gereksiz bir cam sanır!
İşte o zaman yine, sessiz bir avazla, fısıltıyla...
"Yüreğiniz fırtılandığında,
Mütemadiyen renklere bakın.
Mutluluk...
O renklerden birindedir mutlaka!
İlle de bir ayna yansımasında." deyin kendinize.
Sizi...
En güzel yansıtan ayna olun, yalansız!
Ne kumun haberi olsun,
Ne güneşin, ne de suyun,
Ateşi, har'ı, nar'ı, od'u saymıyorum bile!
Yüreğiniz fırtılandığında,
Mütemadiyen renklere bakın.
Mutluluk...
O renklerden birindedir mutlaka!
İlle de bir ayna yansımasında.
Ki her ne kadar...
Ki her şey'e rağmen!
O renklerden en sevdiğiniz olan,
Gecenin karanlığında bile size, hala!
"Gölge etme, başka ihsan istemem" dese dahi!
Siz...
Gölgelerinizi dahi ondan uzaklaştırıp,
O rengin, renginin güzelliğine,
Hücre hücre dahil olduğunuzu unutmayıp,
Sitemlerle, kinayelerle ömrünüzü tüketmeyip,
Durduk yere olayı,
Mitokondrilere bulaştırmayın!
Cemre.Y.

5 Temmuz 2022 Salı

Yürekten Kalbe

...Yürekten Kalbe...
Düne kadar...
Eski şiirlerimi, yenileriyle yaren edip,
Güneşe asmıştım bir, bir!
En eski şiirlerimiyse mangalda yaktığımdan beridir,
Onları bile özlediğim aklıma düştü nedense!
Çünkü şiir...
Dudaktan kalbe değil ki mirim.
Şiir...
Yürekten kalbe!
Yeniden yazılamıyor özlesen de.
Ki illa...
Senin o şiiri,
Yaşamış olmana gereksinim duymadan,
Hissedebiliyorsan, yürekçe hani!
Yeterliydi.
Düne kadar...
Eski şiirlerimi, yenileriyle yaren edip,
Güneşe asmıştım bir, bir!
Bugün'ü mü sorma!
Karışığım biraz,
Bir an sonrasını bile bilemediğimiz hayat gibi...
Karma.
Cemre.Y.

3 Haziran 2022 Cuma

Hiç Sorma

...Hiç Sorma!...
Canımın yongasının,
Ciğerimin çiziğinden,
Ta içinden kırıldığı günleri geçmiştim çoktan.
Geçmişin kırık canlarına dahil etmiştim onu da.
Artık, eski gibi içimden,
Yüreğimin baş köşesinden sevemesem de!
Nihayetinde...
Hücrem vardı her hücresinde.
İlk defa saçlarımdan kırılmamıştım.
Ruhumun kırıklarınıysa, hiç sorma!
Cemre.Y.

24 Şubat 2022 Perşembe

Hayalim De Hayal Oldu Çoktan!

…Hayalim De Hayal Oldu Çoktan!...
Eskiden…
Ben çok gençken…
Ben daha henüz, yeterince büyüyememişken…
On dokuzumda, nihayet çok sevildim sanıp,
Yirmi birimde, en çok sevdiğim sanıp,
Evcilikli hayallerime büyük büyük, büyülü kanıp,
Masal kahramanlarının bütün masallarını,
Gayet de, mutlu, mesut yaşamaktayken,
Daha yirmi altı yaşımdayken,
Kocam tarafından aldatılarak, kucağımda bir bebeyle ana evine döndüğümde,
Yıllar yılı, her kalabalık ortamda üzerime, üzerime gelinip,
"Sen de bul birini, evlen de yerin, yuvan olsun." diye saldırdıklarında,
Onları susturabilmek için sığındığım tek cümlemdi.
"Ben, babama güvenemedim ki,
Kızımı elin adamına güveneyim,
Sizin dediğiniz yaşa gelirsem, huzur evine yerleşirim,
Hiç olmadı oradan kendime huzur baba alırım da,
Hiçbirinize yine yük olmam!" der,
Hepsinin çenelerine ot tıkardım!
Lakin o huzur evleri çok da huzurlu değilmiş meğer!
Yıllar yılı, ne zaman bu tür röportajlar görsem,
İnsanlara ezberletilmiş cümlelere değil de,
Gözlerine bakarım ben!
Hiç gülümseyince,
Gözlerinin içi de gülen bir tek yaşlıya rast gelmedim!
İşin kötüsü, aile yanında yaşayan yaşlıların da,
Gözlerinde bir tek gülümseme kırıntısı göremedim!
Yani hayalim de hayal oldu çoktan!
Kafam çalışmaz, elim, ayağım tutmaz olunca,
Ötenazi yollarını arayacağım ben!
Bu da böyle biline!
Ancak o zaman belki gözlerimin içi gülümseyerek,
İnsan cinsine yük olmadan,
Geçip gidebilirim bu hayattan.
Kim bilir!
Cemre.Y.

20 Şubat 2022 Pazar

İnsan Hiç Eskimez Mi?

…İnsan Hiç Eskimez Mi?...
Sırf mavili bir şiirime yakışır diye,
Mavili gülümsemelerle baktığım,
Eski fotoğraflarımdan birini koydum diye.
"İnsan hiç eskimez mi?" demişti biri!
İnsan olan...
Hiç eskimez mi?
Öyle bir eskir ki,
Yüzü eskir, ağzı, burnu, dudakları eskir.
Bakışlarındaki gülümsemeleri eskir bir kere!
Hele hele yaşından evvel eskimişse,
Nice yeni fotoğraflarını çekse de,
Nice yeni şiirler yazsa da,
Hadi yüreğini falan da es geçtim de,
Hiç yoktan, o şiirleri yazan elleri eskir.
Cemre.Y.

18 Aralık 2021 Cumartesi

Hep Sıfırdan

…Hep Sıfırdan…
Şimdi...
Bana soruyorlar;
"Güven kalenin zincirlerinin kilidi nerede?"
Diyemiyorum hiç kimseme!
Oysa cevabı oldukça basit hem de onlarca sene!
"Yüreğimin çiziği…
Yutmuş!" diyemiyorum.
Oysa…
Dese ki…
"Ölüm sana yakışmaz ey sevdiceğim,
Hem de hiç yakışmaz!
Üstüne bol gelir, eğreti durur.
Gel, seni ölüme razı edenlerin,
Cenaze namazlarını beraberce kılalım." dese.
Sıfırdan başlamalara alışık bu yürek....
Hayatı da sıfırdan alabilirim ansızın!
Demedi.
Neyse ki, şükür ki!
Eksiye düşecek kadar eksilmedim kendimden hiç!
Hep sıfırdan...
Hep sıfırdan...
Kimse yoksa ben,
Bana hep var’ım!
Cemre.Y.

21 Temmuz 2021 Çarşamba

Yine Yetişemedim, Ben Sana, Daha Başından Beli, Mademki

...Yine Yetişemedim, Ben Sana, Daha Başından Beli, Mademki...
Onca özlem sonrası,
Vuslatına razı geldiğim o deniz,
Artık yüzülemeyecek kadar berbat olsa da,
En azından uzunca bir yürüyüş oldu.
Gördüm ki, hiçbir yerde, hiçbir şey!
Hiçbir şey artık eskisi gibi değil!
Her yer, taş, kum, moloz,
Acısı yeniden, kanatılmış hatırat!
Çoktan...
Darmadağınık olmuş zamanın eleklerince!
Yine yetişemedim, ben sana,
Daha başından belli, mademki...
Mademki yine artık,
Hiçbir şey eskisi gibi olmayacaksa,
Daha da neyi...
Yeniden, hani en yenisinden...
Daha da neyi,
Kime, yenileyecekler onu da anlamış değilim!
Cemre.Y.

9 Ocak 2021 Cumartesi

Sarılmak

...Sarılmak...
Bir zaman sonra,
Uzakları yakın edemediğin vuruyor insana!
Eskiden, sadece yalancıların maskesi vardı,
Şimdilerdeyse konuşulanları bile anlayamaz olduk,
Yüzlerimize taktıkları beyaz maskelerden!
Çok özlediğini, öyle uzaktan görmek yetmiyor misal.
Şöyle kalbinin kanatlarını hissedecek kadar sıkı,
Kaburgalarını çıtırdatacak kadar sıkı sarılmak istiyor insan!
Sarılmalara bile hasret kaldığımız günlerdeyiz be can.
Cemre.Y.

Aşk Mı, O Ne Ki?

...Aşk Mı, O Ne Ki?... "Aşk mı? O ne ki!" derdi rahmetli anacım. Sonra da eklerdi; "Yenilir mi, içilir mi? Yoksam mevsimler g...