ecel etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
ecel etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

16 Nisan 2025 Çarşamba

Derin Bir Nefes

...Derin Bir Nefes...
İçimin içinin acılarından,
İlmek ilmek eceli geçtikten sonra,
Nihayet derin bir nefes aldım.
Lakin...
Dilimdeki acı demir tadı,
Dudaklarımda uçuk yarasıyla,
Nefesimde kalmış eski bir şarkının nağmeleri.
Ne yapsam, ne yapmasam geçmiyor boğazımdan.
Demek ki,
O da...
Us'umdan usanana kadar dinlenmeli.
"Leylaklar dökülür, güller ağlasın."
Nasıl olsa,
Laleler'in henüz bundan haberi hiç olmadı değil mi?
Tıpkı,
Leylaklar dökülür, güller ağlarken,
Benim onlardan hiç haberim olmadığı gibi!
Ruhumda salınan incecik bir melodinin nağmeleriyle
Bundan sonramda kendim için yaşarım tabi.
Cemre.Y.

12 Haziran 2022 Pazar

İçime Bir Miktar Hüzün Kaçtı

...İçime Bir Miktar Hüzün Kaçtı...
Uyandım.
Hem de güzelim pazar sabahına,
Hiç de yakışmayan erken bir saatte!
Çünkü yağmur,
İstanbul'un eline, yüzüne bulaşmış,
Çöl tozlarını çamura bulayarak yıkamaktaydı.
Güneş bile çekilmiş bulutların ardına,
Süklüm püklüm sabah mahmurluğunda,
Yüzünü bana göstermemekte inatçı.
İçime bir miktar hüzün kaçtı.
Dilimin, damağımın tadı yok.
Ne sade kahvemden keyif aldım.
Ne de içip durduğum çayımdan.
Ben buradayım, sorun bende değil!
Sorun...
Beni terk eden keyfim ve kahyasında.
Neyse, geçer elbet, elbet geçecek.
Biraz sonra güneş bile doğar değil mi,
Bunca eceller ve doğumların üzerine.
Cemre.Y.

19 Mart 2022 Cumartesi

Sen De Gideceksin Biliyorum

…Sen De Gideceksin Biliyorum…
Sen de gideceksin biliyorum!
Bari hakkımda, eksiğin ve yarım'ın kalmasın diğerleri gibi!
Bazen…
Birileri çıkıverir ortaya,
Sorgusuz, sualsiz artık neye bedelse dökülüverirsiniz!
Siz…
Hayatınızın çıkmaz sokaklarının,
En karanlığına, en meczup evine sığınmışken,
Kendi duvarlarınızın meczupluğuna kapatmışken kendinizi,
Öylece dizlerinizi karnınıza çekmişken,
Herkes sizi hayata inadına gülümserken görürken,
Aslında öylece, ölüme razı buluvermişken kendinizi,
Ve ecele dua ederken
Yalnızken, üşüyorken, ölüyorken,
O!
Artık her kimse buluverir sizi!
Siz, sadece anlatırsınız
O!
Sadece elinizden tutar.
Sadece dinler sonuna kadar!
Sadece doktorların bile çözüm bulamadığı,
Çözüm bulamazsa kuruyacak o son en iyi gören göz’ü değil!
Ağlayamazsa kör olacak o sol göz’ü de kurtarıverir!
Çok kişi…
Çok şey’iniz olur belki hayatınızda ama!
Sadece bir tek’i…
Son görecek gözünüz olur, o sol gözünüz.
Cemre.Y. 15.03.2014

14 Nisan 2019 Pazar

Güven

...Güven...
Birilerine sınırsızca güvenmek değil bu!
Bu olsa olsa...
Her defasında ecele razı olup,
Boş kalmayacak ellerine güvenip, kaderine razı bir geçişle,
Ömründen vazgeçip, geçip, yine, yeniden hayata doğmak bu!
Aşk, gibi!
Sevda, gibi, vuslata dair son umut gibi bir şey bu!
Ömürden vazgeçişli bir ayrılık gibi.
Tutsaydın ya ellerimi ömrümü sana sunarken ben!
Bir daha da asla!
Bırakmayacağına da güvenseydim ya hani!
Cemre.Y.

7 Şubat 2019 Perşembe

Dinimiz Çok Amin

…Dinimiz Çok Amin…
Bazen…
Kulağınızda zaman zaman hep çınlayıp duran,
O sesin sahibini arayıp dururken,
Tam da vazgeçip,
Kulaklarınızın seslerini,
Beyninize saplayandan caydığınız anda!
Tam da teslimiyetle pes geçtiğiniz o anda!
Hiç ummadığınız yer ve zamanda!
Nihayet duyumsar sizi var eden!
El cevap eyler hiç ummadığınız yerden!
Mezar açacağız hem de hemen!
İçinde…
Doğmaya sebepliliğinizden tut ki…
Doğuşluğunuzun eceli cehennemi dahi var!
Altı üstü sırat köprüsü değil miydi o?
Başım dik, alnım ak!
Arka koltukta öksüz ve yetim kalmış çocukluğum,
Aç bilaç ağlamakta hala!
"O çocuk büyüyecek demiştim ya bir zamanlar
Sarıl be çocukluğum sırtıma!
Yorulduğum yer olursa hani cehennneme ramak kala!
Unutma!
Sen bazı rüyalarında uçabiliyorsun!
Uç…
Cehennemi hiç olmayan o galaksilere,
Bilemem ne sistemlerine uç!
Güzel ve iyi yaşa.
Dinimiz çok amin!"
Cemre.Y.

5 Şubat 2019 Salı

Ecelsiz De Ölüyor İnsan

...Ecelsiz De Ölüyor İnsan...
Ecelsiz de ölüyor insan hem de diriyken birçok kereler.
Ömrüne haylice yük gelen uzunca bir vakit sonra,
An geliyor ki önüne yine koyuyor insan, düşünce çakıllı şapkasını!
Hem de bu sefer öyle daha da fazla deliği açılmasın diye,
Öyle özene bezene de değil ha!
Öylece fırlatıveriyor geçmişini, geleceğini,
Şimdi'si pek olamadı zaten.
Artık bağdaş da kuramadığından,
Rahatsız diz kapaklarının üzerinden yere fırlatıyor fütursuzca!
Öylece durup düşünüyor insan.
Bunca ömrünü yetmeye çalışıp yetemediklerine serdin.
Şunca ömründe hiç de ulaşmaya yaklaşamadığın hayallerinle!
Sorsan hiç de iyi değildin hiçbir konuda.
O halde daha neyin tasasında olasın ki!
Bundan gayrı ömrüne elzem olan,
Mademki ömür dediğin şey artık nefes almaktan ibaret,
Ki mademki hala da ölmediysen,
Hiç yoktan mutlu olacaksın doğan güneşe!
Sana lazım olan...
Bir lokma ekmek, bir hırka, bir de ayağını saran postalların işte.
Nasılsa hayat bildiğini okuyor hiç acımadan
Nasıl bir inatsa, artık bu neyin kiniyse
Dönüp bakıyor ki boşuna harcadığı o koca bir ömre,
Kırpılmayan ne kalmış ki geleceğinden...
Alevlendiriyor düşünce çakıllı şapkasını.
Bir sigara daha yakmadan önce
Sondan başlıyor şiir diye kelam ettiklerini okumaya!
Sonra bir de üşenmeyip...
(Tam da şöyle...)
Sonra bir de üşenmeyip...
Sondan başlıyor şiir diye kelam ettiklerini okumaya!
Bir sigara daha yakmadan önce
Alevlendiriyor düşünce çakıllı şapkasını.
Kırpılmayan ne kalmış ki geleceğinden...
Dönüp bakıyor ki boşuna harcadığı o koca bir ömre,
Nasıl bir inatsa, artık bu neyin kiniyse
Nasılsa hayat bildiğini okuyor hiç acımadan
Bir lokma ekmek, bir hırka, bir de ayağını saran postalların işte.
Sana lazım olan...
Hiç yoktan mutlu olacaksın doğan güneşe!
Ki mademki hala da ölmediysen,
Mademki ömür dediğin şey artık nefes almaktan ibaret,
Bundan gayrı ömrüne elzem olan,
O halde daha neyin tasasında olasın ki!
Sorsan hiç de iyi değildin hiçbir konuda.
Şunca ömründe hiç de ulaşmaya yaklaşamadığın hayallerinle!
Bunca ömrünü yetmeye çalışıp yetemediklerine serdin.
Öylece durup düşünüyor insan.
Rahatsız diz kapaklarının üzerinden yere fırlatıyor fütursuzca!
Artık bağdaş da kuramadığından,
Şimdi'si pek olamadı zaten.
Öylece fırlatıveriyor geçmişini, geleceğini,
Öyle özene bezene de değil ha!
Hem de bu sefer öyle daha da fazla deliği açılmasın diye,
An geliyor ki önüne yine koyuyor insan, düşünce çakıllı şapkasını!
Ömrüne haylice yük gelen uzunca bir vakit sonra
Ecelsiz de ölüyor insan hem de diriyken birçok kereler.
Cemre.Y.

19 Aralık 2018 Çarşamba

Fırtına Sonrası Karanlık

…Fırtına Sonrası Karanlık…
Misal, gecenin bir vakti,
Sevdiceğimi yatağından uyandırıp,
Fırtına sonrası,
Karanlıktan çok korktuğumu söyleyebilmeliydim,
Vakit artık,
Ecelimi geçmeden söyleyebilmeliydim hem de.
Zira "Korkma sevdiğim,
Bundan sonra ben varım yanında!" diyenler,
İlk fırsatta başka koyunlara yelken açmasaydılar,
Kim bilir belki de söyleyebilirdim.
Belki de güven duvarımı aşıp,
İtiraf edebilirdim korkularımı ona!
Misal, kabuslu gecelerde,
Kedi gibi sokulmak isterdim sevdiceğimin güvenli koynuna,
Sımsıkı sarıp sarmalardı belki beni,
Kim bilir belki de korkusuzca uyuyabilirdim.
Vakit ecelime doğru yaklaştıkça,
Geçip giden yıllarım boyunca
Ya fırtına anında sevdiceğim yoktu,
Ya da sevdiceğim varken fırtına sonrası karanlık,
Fakat en mühimi,
Korkularımı dahi güvendiğim hiç olmadı ki benim.
Çocukluğumdan beri,
Korkamadım yani şöyle doya doya kadınlığımca…
Cemre.Y.

21 Temmuz 2018 Cumartesi

Adam Dediğin


…Adam Dediğin…
Gel sevdiğim,
Sarıl bana sımsıkı…
Öyle sarıl ki gitme bir daha,
Öyle sarıl ki gitmeyeyim bir daha,
İçinde "Biz" olmayan hiçbir yere.
Gel sevdiğim,
Sen yine sus bana sesiz avaz dolusu çığlıklarınla…
Öyle sus ki bilmeyeyim hala…
Beni unutmak için işlediğin o bütün günahları,
Sen de bilme ama seni unutmak için işlediğim o bütün suçları.
Gel sevdiğim,
Son kez bir daha affedelim biz "Biz!"i…
Son kez ağlaya ağlaya gülelim birbirimizden vazgeçemeyişlerimize.
Nasılsa ben bunca aldatılış yüzlü maskelerden boğulmuşken,
İntikam için dahi aldatamayacağım madem kendimi, yine!
Gel sevdiğim,
Sen kızıl saçlı baharlarını unut,
Ben yaz ortası zemheri ayazlarımı.
Vakit…
Ecele ramak kala!
Sevişmeye vakit yok zira.
Sarılıp sımsıkı…
Koklayalım mı madem birbirimizi!
Gerçi onu da unutmuşsundur sen!
Sanki egzotik bir kuş kanadının o son teleğine dokunmuş
Yasemin notalarından, zambak ile leylak arası ara tondum ben!
Sonraki hayatımı bilemem ama,
Sen zamanlarımdan öncesinde de,
Sakalı ve de bıyığı,
Hele kapalı mekanlarda güneş gözlüğünü,
Hele hele benden aceleci yürüyen,
Zamana geç kalmış gibi, ecele gider gibi,
Hızlı yürüyüşlerden hala, hep kıllanırım.
Bence adam dediğin'in adımları senle aynı adımı atmalı!
Cemre.Y.

25 Haziran 2018 Pazartesi

Ateş

…Ateş…
Kırmızı, aşk…
Siyah, ölüm…
Bazen, çarpışıp dolanırlar ruhumda.
İkisi de, ikisi birden huzura çıkan tek yoldur,
Ya aşk'ın doruğuna!
Ya da ecelin sonsuzluğuna.
Bense ateş'tim aslında…
Biraz kırmızı, biraz mavi,
Biraz sarı, biraz siyah
Biraz yeşil, biraz da beyaz
Topraktan ve yanmaktan korktuğum kadar,
Korkmadım hiçbir şeyden...
Oysa ateş bendim!
Yani yanmazdı hiçbir şey ben izin vermezsem…
Arada su olmasaydı, ortada hava kabarcığı kalmasaydı...
İçimde tenha kalabalıklar geziniyor bu aralar,
Şiirleri çoktan geçtik belli ki,
Belli ki özet geçmek basmıyor kafalara…
Uzun uzun paragraflardan
Yeni hikayeler anlatıyorum geleceğime.
Bana dudakların şart değildi ey yar!
Gözlerinle, yüreğimden öpsen yeterdi.
Cemre.Y.

20 Mayıs 2018 Pazar

Git Yoluna


…Git Yoluna…
Sen merak ediyorsun ya neden seni durduk yere terk ettim diye…
Sen başkasının kollarında bir başka geline "Evet" derken, 
Ben köşede ağlamak istemiyorum ey sevgili,
Bu benim ecelim olur. 
Ben bir kez öldüm. 
Bir kez daha ölemem ki…
Şimdi git yoluna kime "Kadınım" dersen de....
Cemre.Y.

5 Mayıs 2018 Cumartesi

Benim Hala Umudum Var

…Benim Hala Umudum Var…
Bunca ecel,
Binlerce kere
Öldürse de beni
Pazartesilerime
Yine, yeniden uyanmak var ya!
Benim hala 
Umudum var!
Cemre.Y.

1 Mayıs 2018 Salı

Ertesi

...Ertesi...
Bende her şey ertesinde...
Hele ecelse...
Hele çok seviyorduysam...
Ertesindedir vedalarım ve elvedalarım...
Yoksa ecelim olur bütün eceller!
Ben zaten ölüyüm
Bir kere daha ölemem!
Cemre.Y.

Ecel

…Ecel…
Ecel'i bile ...
Erteledim lan ben!
Artık
Gelse ne...
Gelmese ne!
Cemre.Y.

25 Nisan 2018 Çarşamba

Önce'm den

…Önce'm den…
Sırlarım yok sanılır mesela!
Şu tebessüme, ben iki ecel sıraladım,
Akrabalarımın henüz vakti eceli gelmeden!
Çünkü gelince…
İçim fena acıyacaktı.
Gülümsedim.
Önce'm den.
Cemre.Y.

26 Mart 2018 Pazartesi

Peşine Düştüm


…Peşine Düştüm…
Uzun zamandır, harflerimin, hecelerimin, 
Kelimelerimin, cümlelerimin, 
Mısralarımın peşine düştüm, 
Ecelimin ilk katli vacibini bulduğum an…
O yaprak kımıldayacak! 
Zaman evrendeki paraleliyle buluşacak!
Cemre.Y.

24 Mart 2018 Cumartesi

Ecelsiz Aşk


…Ecelsiz Aşk…
Her gün, bir kenarından, elimde kalıyordu bu ecelsiz aşk!
Bitti, gitti, zaten bir daha da hiç kimseyi öyle sevmedim.
Cemre.Y.

6 Mart 2018 Salı

Çimen Kokusu

...Çimen Kokusu...
Taze kesilmiş çimen kokusunu bildiniz mi?
O kokuda doğumdan ecele hayat var!
Şimdi biliyorsunuz,
Mümkün olduğu an
Yeniden çekin nefesini ciğerlerinize.
Hayat, biçildikçe devam ediyor!
Cemre.Y.

1 Mart 2018 Perşembe

Peki

...Peki...
"Peki." diye bir yer var,
Sonu ecele kadar gidiyor!
Oysa ikimizden de birer tane daha yok!
Gücenikliğim...
Tebessümümde saklıdır görmüyorlar.
Cemre.Y.

3 Ocak 2018 Çarşamba

Merhamet

…Merhamet…
Merhamet'i epeyce sonraya erteledik!
Hani cellatın bile eceli gelince
Son ahvali olması gereken gibi her şey!
Oysa hemen!
Şimdi olmalıydı.
Hatta dün olmalıydı.
Cemre.Y.

29 Kasım 2017 Çarşamba

Sen Yokluğu Sendromu

…Sen Yokluğu Sendromu…
Günlerdir,
Ağzım,
Burnum,
Yüzüm,
Kolum,
Bacağım kan haritası ya...
Kan revanlarına alerjin var dediler.
Ki acilen sebebiyeti bulunmalıymış!
Hani ben, sen yokluğu sendromu diyorum ya
Bakalım doktor testleri,
Sensizliği neye tekabül ettirecek!
Zaman aşsın hele!
Uzlaşır, uzaklaşırız
Sonu ecel'eyse elbet!
Cemre.Y.

Aşk Mı, O Ne Ki?

...Aşk Mı, O Ne Ki?... "Aşk mı? O ne ki!" derdi rahmetli anacım. Sonra da eklerdi; "Yenilir mi, içilir mi? Yoksam mevsimler g...