...Ecelsiz De Ölüyor İnsan...
Ecelsiz de ölüyor insan hem de diriyken birçok kereler.
Ömrüne haylice yük gelen uzunca bir vakit sonra,
An geliyor ki önüne yine koyuyor insan, düşünce çakıllı şapkasını!
Hem de bu sefer öyle daha da fazla deliği açılmasın diye,
Öyle özene bezene de değil ha!
Öylece fırlatıveriyor geçmişini, geleceğini,
Şimdi'si pek olamadı zaten.
Artık bağdaş da kuramadığından,
Rahatsız diz kapaklarının üzerinden yere fırlatıyor fütursuzca!
Öylece durup düşünüyor insan.
Bunca ömrünü yetmeye çalışıp yetemediklerine serdin.
Şunca ömründe hiç de ulaşmaya yaklaşamadığın hayallerinle!
Sorsan hiç de iyi değildin hiçbir konuda.
O halde daha neyin tasasında olasın ki!
Bundan gayrı ömrüne elzem olan,
Mademki ömür dediğin şey artık nefes almaktan ibaret,
Ki mademki hala da ölmediysen,
Hiç yoktan mutlu olacaksın doğan güneşe!
Sana lazım olan...
Bir lokma ekmek, bir hırka, bir de ayağını saran postalların işte.
Nasılsa hayat bildiğini okuyor hiç acımadan
Nasıl bir inatsa, artık bu neyin kiniyse
Dönüp bakıyor ki boşuna harcadığı o koca bir ömre,
Kırpılmayan ne kalmış ki geleceğinden...
Alevlendiriyor düşünce çakıllı şapkasını.
Bir sigara daha yakmadan önce
Sondan başlıyor şiir diye kelam ettiklerini okumaya!
Sonra bir de üşenmeyip...
(Tam da şöyle...)
Sonra bir de üşenmeyip...
Sondan başlıyor şiir diye kelam ettiklerini okumaya!
Bir sigara daha yakmadan önce
Alevlendiriyor düşünce çakıllı şapkasını.
Kırpılmayan ne kalmış ki geleceğinden...
Dönüp bakıyor ki boşuna harcadığı o koca bir ömre,
Nasıl bir inatsa, artık bu neyin kiniyse
Nasılsa hayat bildiğini okuyor hiç acımadan
Bir lokma ekmek, bir hırka, bir de ayağını saran postalların işte.
Sana lazım olan...
Hiç yoktan mutlu olacaksın doğan güneşe!
Ki mademki hala da ölmediysen,
Mademki ömür dediğin şey artık nefes almaktan ibaret,
Bundan gayrı ömrüne elzem olan,
O halde daha neyin tasasında olasın ki!
Sorsan hiç de iyi değildin hiçbir konuda.
Şunca ömründe hiç de ulaşmaya yaklaşamadığın hayallerinle!
Bunca ömrünü yetmeye çalışıp yetemediklerine serdin.
Öylece durup düşünüyor insan.
Rahatsız diz kapaklarının üzerinden yere fırlatıyor fütursuzca!
Artık bağdaş da kuramadığından,
Şimdi'si pek olamadı zaten.
Öylece fırlatıveriyor geçmişini, geleceğini,
Öyle özene bezene de değil ha!
Hem de bu sefer öyle daha da fazla deliği açılmasın diye,
An geliyor ki önüne yine koyuyor insan, düşünce çakıllı şapkasını!
Ömrüne haylice yük gelen uzunca bir vakit sonra
Ecelsiz de ölüyor insan hem de diriyken birçok kereler.
Cemre.Y.
Ecelsiz de ölüyor insan hem de diriyken birçok kereler.
Ömrüne haylice yük gelen uzunca bir vakit sonra,
An geliyor ki önüne yine koyuyor insan, düşünce çakıllı şapkasını!
Hem de bu sefer öyle daha da fazla deliği açılmasın diye,
Öyle özene bezene de değil ha!
Öylece fırlatıveriyor geçmişini, geleceğini,
Şimdi'si pek olamadı zaten.
Artık bağdaş da kuramadığından,
Rahatsız diz kapaklarının üzerinden yere fırlatıyor fütursuzca!
Öylece durup düşünüyor insan.
Bunca ömrünü yetmeye çalışıp yetemediklerine serdin.
Şunca ömründe hiç de ulaşmaya yaklaşamadığın hayallerinle!
Sorsan hiç de iyi değildin hiçbir konuda.
O halde daha neyin tasasında olasın ki!
Bundan gayrı ömrüne elzem olan,
Mademki ömür dediğin şey artık nefes almaktan ibaret,
Ki mademki hala da ölmediysen,
Hiç yoktan mutlu olacaksın doğan güneşe!
Sana lazım olan...
Bir lokma ekmek, bir hırka, bir de ayağını saran postalların işte.
Nasılsa hayat bildiğini okuyor hiç acımadan
Nasıl bir inatsa, artık bu neyin kiniyse
Dönüp bakıyor ki boşuna harcadığı o koca bir ömre,
Kırpılmayan ne kalmış ki geleceğinden...
Alevlendiriyor düşünce çakıllı şapkasını.
Bir sigara daha yakmadan önce
Sondan başlıyor şiir diye kelam ettiklerini okumaya!
Sonra bir de üşenmeyip...
(Tam da şöyle...)
Sonra bir de üşenmeyip...
Sondan başlıyor şiir diye kelam ettiklerini okumaya!
Bir sigara daha yakmadan önce
Alevlendiriyor düşünce çakıllı şapkasını.
Kırpılmayan ne kalmış ki geleceğinden...
Dönüp bakıyor ki boşuna harcadığı o koca bir ömre,
Nasıl bir inatsa, artık bu neyin kiniyse
Nasılsa hayat bildiğini okuyor hiç acımadan
Bir lokma ekmek, bir hırka, bir de ayağını saran postalların işte.
Sana lazım olan...
Hiç yoktan mutlu olacaksın doğan güneşe!
Ki mademki hala da ölmediysen,
Mademki ömür dediğin şey artık nefes almaktan ibaret,
Bundan gayrı ömrüne elzem olan,
O halde daha neyin tasasında olasın ki!
Sorsan hiç de iyi değildin hiçbir konuda.
Şunca ömründe hiç de ulaşmaya yaklaşamadığın hayallerinle!
Bunca ömrünü yetmeye çalışıp yetemediklerine serdin.
Öylece durup düşünüyor insan.
Rahatsız diz kapaklarının üzerinden yere fırlatıyor fütursuzca!
Artık bağdaş da kuramadığından,
Şimdi'si pek olamadı zaten.
Öylece fırlatıveriyor geçmişini, geleceğini,
Öyle özene bezene de değil ha!
Hem de bu sefer öyle daha da fazla deliği açılmasın diye,
An geliyor ki önüne yine koyuyor insan, düşünce çakıllı şapkasını!
Ömrüne haylice yük gelen uzunca bir vakit sonra
Ecelsiz de ölüyor insan hem de diriyken birçok kereler.
Cemre.Y.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder