gereksiz etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
gereksiz etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

27 Nisan 2023 Perşembe

Hoşça Kal Can Kırıklarım

...Hoşça Kal Can Kırıklarım...
Ona deki...
Ben o günlerin hiçbirini unutmadığım gibi,
Ben bugünü de asla unutmayacağım!
Artık ne kadar delirebilirse delirmesine gerek yok.
Onu yüreğimden azat ettiğim gibi,
Bugün ruhumdan da azat ettim.
Hoşça kal can kırıklarım.
Hoş kal, mutlu kal.
Cemre.Y.

27 Mayıs 2020 Çarşamba

Labirent

…Labirent…
Dipteyim, ve…
Bir kuşun kanadından nasıl tutunulur bilmiyorum.
Kumdan kalelerimin zindanlarına atılmışım yine!
Dipteyim ve martının çığlığına nasıl tutunulur bilmiyorum.
Uçan balonumun ucunu tutan iplik boğumuna asılmışım yine!
Yine görünmez ellerin canı sıkılmış,
Dönmeye yakın kaderimin yazgısını,
Acımasız haramilere sildirmiş yine!
Daha, hala yaşasam…
Gereksiz birer boşluk doldurmalık yer kaplarım,
Ölsem…
"Kim bilir daha yaşanacak ne de güzel günlerim vardı!"
Yine kurtaramamışım üç kuruşluk dünyamı.
Yaşım, ergenliğimin orta yaşını çoktan geçeli beri...
İsyan durağını da göremez oldum, gayri bu labirent bitmez gibi!
Cemre.Y.

23 Kasım 2019 Cumartesi

Nasılsın

...Nasılsın...
Kendi hayatımın...
Gereksiz kalabalığından sıyrılmaya çabalarken,
Kim bilir...
Ne kadar?
"Günaydın"ı kaçırdım ömrümde...
Ve kim bilir...
Ne kadar da,
"İyi Geceler"i.
Öyle ya...
Gün nasıl olsa geçiyor ya!
Öyle ya da böyle.
Lakin...
Gece çöker az sonra!
Az sonra...
Bütün yalnız yüreklerin,
Yalnızlığını...
Kirli çarşaflara feda etmeyenlerin vakti asılır duvarlara!
Sahi...
Sen...
Şimdi...
Nasılsın?
Cemre.Y.

14 Ekim 2019 Pazartesi

Yorgunum

...Yorgunum!...
Kıraç topraklara dönmüş yüreğimden,
Taze filizler açtırmaya çabalamaktan yorgunum,
Dibi görünmez karanlık dehlizlerden,
Hiç yoktan güneş ışıltıları bulmaya çalışmaktan yorgunum!
İnsan kızları ve de insan oğulları,
Varlığımın şefkatini hiçe sayarken,
Onların hep iyi,
Sağlıklı ve de mutlu olmasını dilemekten de yorgunum!
Hayata ruh bulmuş kimliklerin hepsinin birden,
Önceliklerinin en sonuncu olmaktan da haylice yorgunum!
Ama en çok...
Her sabah binbir umutla gülümsediğim aynama,
Mütemadiyen her akşam...
Ruhu sömürülmüş,
Tek bir hayale,
Tek bir hayata umudu kalmamış halime,
Her akşam...
Umutsuzca kırılmaktan da yorgunum!
Şimdi...
Derhal...
Bana koyduğunuz,
Bütün o gereksiz teşhislerinizi kıvırıp kıçınıza sokun!
Cemre.Y.

12 Eylül 2019 Perşembe

Tamam

…Tamam…
Ben.
Hayatı.
Aslında.
Bütün'ün,
"Tüm" olarak kısaltılabildiğini,
Ve de gayet de idrak ile, fark edebildiğim andan itibaren,
"Tamam!"dım aslında.
Üç nokta'yı mı yanlış koydum acaba!
Ya da virgül, ne bileyim "-de, -da eki"mi...
Çok mu, çok gereksizdi acaba o anda!
Cemre.Y.

13 Ocak 2019 Pazar

Şurada Bir Yalnızlık Var

...Şurada Bir Yalnızlık Var...
İçimin kırılgan kanatları ezildikçe daha çok hissizleştim sanırım.
Artık katlanamaz oldum gereksiz hırsların girdabında boğulmaya.
Kaderim baştan kadersiz yazılmış ya!
Gelen geçen yüreğime bir çizik daha eklemeye meylediyor.
Bilmiyorlar oysa!
Hiç kimsenin lüzumsuz kalabalığına ihtiyacım yok benim.
Şurada bir yalnızlık var,
Tam sağ elimin altındaki kalbimin atışlarının arasında.
Bu saatten sonra da elimi çekmeye hiç niyetim yok!
"Ben seni güzel severim." diyen kim varsa söverek gidiyor nasıl olsa.
Cemre.Y.

29 Aralık 2018 Cumartesi

Sarılsana Misal

...Sarılsana Misal...
Uçurumun en ucunda bir kar beyazı kardelen olsa,
Yar'dan düşmeyi düşünmeden, dalından koparmayı değil de,
Bir dokunmak, sadece hissetmek isteyecek kadar ki,
"Koklamak, ne haddimize" li gözü kara, deli olduk bazılarına da...
Gidip, anlamsızlıklara, soldular.
Hani misal, soğuk bir metrobüs akşamında, tutmuşsun kaşkolumun ucundan
Gereksiz ani frenlerle düşmeyeyim diye çekivermişsin kendine…
Sarılsana misal, bırakmasaydın ya, alsaydın ya!
Cemre.Y.

10 Kasım 2018 Cumartesi

Yol Bitiyor

...Yol Bitiyor...
Tamam artık susun bayım, daha fazla konuşmayalım,
Sonuçta bu konuştuklarınız duygusal devinimler filan değil,
Hepi topu mantıksal mentallarin birleştiği birer açık oturum.
Farkındaysanız da,
Nicedir ben, kapı kenarından sizi dinliyorum.
Yoksa kim sevmezdi ki şöyle cam kenarı huzura,
Yanında koltuk kenarına çoktan razıyken,
Senin üşüme ihtimaline hayıflanan gerçek birer dostluğu!
Hoşça kalın bayım, sizi de buruk bir tebessümle anacağım.
Olmayan babam gibi, olmayan kız kardeşim gibi,
Hiç olmayan sevdam, hiç olmayacak geleceğim gibi anacağım.
Yoksa kim hayal ettikçe inanmak istemezdi,
"Bundan sonra yanında ben varım." yalanına!
Bir yer geliyor, yolun sonu görünüyor sen istemesen de,
Ve bir yer geliyor...
Ona giden bütün yollar, on'da kalan bütün yollar bitiyor.
Ve yol bitiyor, artık benim yolum, yönüm falan kalmıyor!
Var, git, seçtiğin yoluna be adam,
Seçtiğin o yollar ışıkla dolsun ama ben yokum!
Merak etme beni, beni merak etme!
Öyle gereksiz, geç kalan vicdan azabına da mahal yok hani!
Sen hiç yokken nasılsam oraya dönmeye çalışıyorum ben!
Bir yerlerden devam edeceğim elbet!
Yol...
Bitiyorsa...
"Ne gerek var!" diyerek!
Ve bir yer geliyor…
Ona giden bütün yollar, on'da kalan bütün yollar bitiyor.
Ve yol bitiyor, artık benim yolum, yönüm falan kalmıyor!
Artık hangi kilidime uyacak anahtarım bulunur bilemem ama.
Yüreğimin kırılgan kelebekleri kurumuştur çoktan, uymaz artık yani!
Tamam artık susun bayım, daha fazla konuşmayalım,
Sonuçta bu konuştuklarınız duygusal devinimler filan değil,
Hepi topu mantıksal mentallarin birleştiği birer açık oturum.
Farkındaysanız da nicedir ben, kapı kenarından sizi dinliyorum.
Cam kenarları, can kenarlarına çoktan ayrılmış,
Koridor araları can kenarlarına korumalı monte edilmiş içten!
Ben orta koridorda,
Sıkılmış yolcuların böğrüne böğrüne basılan nemli halısı!
Çoktan limit aşımım geçmiş, üstelik de yıl sonu satış arttırma çabası!
Ucuzundan bir halı döşenir, enflasyon'un yalan rakamlarına uygun.
Sonra, bakılır, hayatın kıvamına da…
Ve bir yer geliyor...
Ona giden bütün yollar, on'da kalan bütün yollar bitiyor.
Ve yol bitiyor, artık benim yolum, yönüm falan kalmıyor!
Var, git, seçtiğin yoluna be adam,
Seçtiğin o yollar ışıkla dolsun ama ben yokum!
Merak etme beni, beni merak etme!
Öyle gereksiz, geç kalan vicdan azabına da mahal yok hani!
Sen hiç yokken nasılsam oraya dönmeye çalışıyorum ben!
Bir yerlerden devam edeceğim elbet!
Yol, yine bitiyorsa,
"Ne gerek var!" diyerek, geriye kalan ne kadar ömrüm varsa!
Cemre.Y.

29 Ekim 2018 Pazartesi

Sevemedim

…Sevemedim…
Hayatımın hangi karesinde denk geldin sen bana bilemiyorum ama...
Sanki hiç de gereksiz yere...
Sevemedim be adam ben seni.
Lütfen beni affet!
Bu dünyaya ait olmayan bütün o yolların da ruhun ışıklarla dolsun.
Cemre.Y.

16 Ekim 2018 Salı

Artık Ne Mühim

…Artık Ne Mühim…
Yıllar boyunca kalbimin kırık canlarıyla,
Nefes almamaya meyilli günlerim oldu elbette.
Ve elbette,
Ertesi sabaha,
Uyanamamış olmak için dualar savurarak yattığım gecelerim.
Yine de her akşam saatimin alarmını kurdum,
Benim duamın geç uyanıp,
Gereksiz yere işime geç kalmakla ilgisi yoktu zira!
Ben çalar saatimin,
Alarmını dahi duyamacak kadar ölmüş olmayı diliyordum.
Sonra baktım ki dualar,
Evrene savrulurken atomlarca bölünmüş,
Katrilyonlarca dualarla karışıyordu
Baktım ki öyle,
"Yarına uyanamayayım!"demekle olmuyor bu hayat,
Mecbur nefes alınıyordu…
Ve gelecek,
Ben daha gelip geçtiğini anlayamadan hemencecik bitiyordu.
Saatimin alarmı çalar çalmaz yataktan fırlayıp,
Aceleyle giyinirken iki kişilik sade Türk Kahvemi yapıp,
Şöyle aynada bana bakıp duran kadını,
Beğenecek kadar acil bir makyaj yapıp,
Kaldıysa eskilerden bir iki şiirim sosyal medyalarda paylaşıp,
Servisimin gelmesine ramak kala,
Hayal penceremde iki üç dakika bir deryaya dalarım.
Tam da teknem batacakken bulabildiğim herhangi bir şişeye,
Bulabildiğim herhangi bir kağıda,
Bulabildiğim herhangi bir kalemle,
"Bu hayatta imkansız diye bir şey yoktur,
Olasılıksızlıkları azaltabilmeye bakar her şey!"derim.
Yine de şişenin kapağını,
Birileri,
Onu açabilene kadar zaman dayanacak bir mantar saklarım rüyama!
Rüyamdan ödünç aldığım mantarla şişemin kapağını kapatırım.
Artık ne mühim!
Durgun denizde durduk yere fırtına çıkmış,
Durduk yere alabora olmuş hayatım!
Ya da durduk yere kalp çarpıntılarıyla geleceğe bir ışık yakmışım.
Geçmişimi sorma sakın, romanlarla dolu hayatım.
Yazdım bitti.
Vaktim varsa biraz da "şimdi"yi, biraz da "yarın"ı…
Ne bileyim yahu!
Açtıysan o şişenin mantarını,
Sildiysen dışındaki buharları, gördüysen içindeki tekneyi,
Teknenin içini de merak edip baktıysan çalışma masasına,
Üstündedir belki hala geleceğe mektubum!
Ya da onca yüz yıl gezdi durdu ya ummanlarca!
Dalgalara yenik düşüp, sarsıntıya uğramıştır ama iyi bak…
Şayet içine tuz ruhu kaçıp yazıları silinmediyse hala,
Oralarda bir yerlerde sana dair yazılmış bir mektup var!
Yıllar boyunca kalbimin kırık canlarıyla,
Nefes almamaya meyilli günlerim oldu elbette.
Ve elbette ertesi sabaha uyanamamış olmak için,
Dualar savurarak yattığım gecelerim.
Yine de her akşam saatimin alarmını kurdum,
Benim duamın geç uyanıp,
Gereksiz yere işime geç kalmakla ilgisi yoktu zira!
Ben çalar saatimin,
Alarmını dahi duyamacak kadar ölmüş olmayı diliyordum.
Sonra baktım ki dualar evrene savrulurken,
Atomlarca bölünmüş katrilyonlarca dualarla karışıyordu
Baktım ki öyle,
"Yarına uyanamayayım!" demekle olmuyor bu hayat,
Mecbur nefes alınıyordu…
Ve gelecek,
Ben daha gelip geçtiğini anlayamadan hemencecik bitiyordu.
Saatimin alarmı çalar çalmaz yataktan fırlayıp,
Aceleyle giyinirken iki kişilik sade Türk Kahvemi yapıp,
Şöyle aynada,
Bana bakıp duran kadını beğenecek kadar acil bir makyaj yapıp,
Kaldıysa eskilerden bir iki şiirim sosyal medyalarda paylaşıp,
Servisimin gelmesine ramak kala,
Hayal penceremde iki üç dakika bir deryaya dalarım.
Tam da teknem batacakken bulabildiğim herhangi bir şişeye,
Bulabildiğim herhangi bir kağıda,
Bulabildiğim herhangi bir kalemle,
"Bu hayatta imkansız diye bir şey yoktur,
Olasılıksızlıkları azaltabilmeye bakar her şey!"derim.
Yine de şişenin kapağını,
Birileri onu açabilene kadar zaman dayanacak bir mantar saklarım rüyama!
Rüyamdan ödünç aldığım mantarla şişemin kapağını kapatırım.
Artık ne mühim!
Cemre.Y.

30 Eylül 2018 Pazar

Fotoğraf


…Fotoğraf…
Benim…
Pek aile fotoğrafım yoktur bayım!
Epeyce eksiğim yani.
Hatta boydan fotoğrafım da sayılıdır hani.
Ne kadar boydan fotoğrafı varsa dost dediklerimin,
Hepsini ben çektim zira!
Epeyce de yalnızım yani.
Cemre.Y.

2 Haziran 2018 Cumartesi

Ölüyor

...Ölüyor...
Ömürden gerekli gereksiz birer yaprak ayrıldıkça istemli, istemsiz...
Sadece adımları atacak dizleri ağrımıyor ki insanın.
Yürek, sığınağı olan kafesinden sıyrılıp dağılıyor,
Beyin diren diye diye ölüyor...
Ulan ölüyorum kimsesizlikten de!
Bütün kulaklar sağır.
Cemre.Y.

7 Nisan 2018 Cumartesi

Gereksiz Anlam

...Gereksiz Anlam...
Hayat aslında tam bir orospu çocuğu da...
Biz hep, fazla gereksiz anlam yüklüyoruz.
Cemre.Y.

21 Mart 2018 Çarşamba

Gereksizsiniz!

…Gereksizsiniz!...
Hadi gözüm üstündeki
Kaşımın seyreklerini saymanıza
Razıydım da…
Ya kaşımın üstünde gözler aramanız?
İşte hep bu yüzden hepiniz gereksizsiniz!
Cemre.Y.

18 Şubat 2018 Pazar

Gereksiz

…Gereksiz…
Gereksiz inat!
Ve gereksiz kin.
Seni bende
Başka her bir şeye yok etmekten başka
Ne işe yarardı ki…
Birimizden, birine illa ki
Bolluk, bereket yılı olmalıydı.
Ben…
Haklarımın hepsini sana helal ettimdi.
Cemre.Y.

14 Ocak 2018 Pazar

Kelebekler Konmuyor

…Kelebekler Konmuyor…
Dolandı ruhumun ayazına bir kere!
Zorla, şerle değil ya!
Hiç de gereksiz yere,
İçimden böyle esiyor nedense?
Kelebekler konması gerekirken bugünlerde.
Aslımı çokça merak edenlere!
Kelebekler uçuşmuyor bile.
Cemre.Y.

8 Aralık 2017 Cuma

Sana Da Hoşça Kal!

…Sana Da Hoşça Kal!...
Kendi içimde kopan fırtınalara inat!
Dışımdaki bütün seslere
Merakla bakmayan
Hiçbir çığırtkan sesi merak etmeyen tek insanım belki de.
Ya da Deccal'in böyle ansız seslere yenik düşenleri
İmansızlığa hapsedeceğini bildiğimden...
Ya da fazla ve gereksiz merakın,
Beni ölüme bile götürebileceğini bildiğimdendir.
Ben birçok şeyi belki bambaşka nedenlerle bildim de
Sen bana öylece bilinmez, bilimsiz kaldın ya
Hatırladığımda buruk bir tebessümüm olursun ancak.
Sana da hoşça kal!
Cemre.Y.

9 Kasım 2017 Perşembe

Ömrüme Hoş Geldin Adamım


…Ömrüme Hoş Geldin Adamım…
Tam adamlığına göre sevmişim seni,
Ne çok fazla gereksiz laf!
Ne de safi cinselliğe dayalı boş beyin…
Tam adamlığına göre sevmişim seni,
Gülüşünün…
Gül kıvrımından öptüğüm,
Ömrüme hoş geldin adamım.
Cemre.Y.

13 Ekim 2017 Cuma

İt Ürür, Kervan Yürür!

…İt Ürür, Kervan Yürür!...
Benim babaannem bir fok bilmezdi ama 
Anam çok şeyi önceden bilirdi
Hayatımıza gereksiz yere, tek cümlelerdi,
"İt ürür, Kervan yürür de,
Sen yoluna dümdüz git yeter kızım!" derdi anam!
"Yolum, izinde annem, 
Hamurun hala apak!"
Cemre.Y.

29 Eylül 2017 Cuma

Savaşçı Bir Amazon

…Savaşçı Bir Amazon…
Küskün bir gelincik gibi üzülüyordu
Başı sonu netameli
Gereksiz hükümlü cümlelerin ardından.
Oysa o,
Çoktan alışık olmalıydı bunca zamansız fırtınalara.
Ya rüzgar fazla esecekti,
Uçuracaktı yapraklarını umarsızca.
Ya da onu çok sevdiğini söyleyen birileri!
Elbet dalından kopartacak
Sonra hemencik soluverince
Fırlatıp bir kenara atacaktı.
Bir türlü karar veremedi bu sefer ki sonuna...
Gelincik olmaktan vazgeçti.
Papatya olmak iyiydi...
Hem zengin
Hem doyabildiğince yoksul
Üstelik savaşçı bir amazon.
Cemre.Y.

Aşk Mı, O Ne Ki?

...Aşk Mı, O Ne Ki?... "Aşk mı? O ne ki!" derdi rahmetli anacım. Sonra da eklerdi; "Yenilir mi, içilir mi? Yoksam mevsimler g...