anı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
anı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

23 Aralık 2025 Salı

Haberin Yok

...Haberin Yok...
Kokundan sonra sesini de unutmuştum ya hani.
Geçen gün rastladım sesine.
Terasta oturmuş mırıl mırıl mırıldanmaktaydın.
Şöyle bir kulak kesildim de,
Sensin desem, sen değilsin.
Penceremden başımı uzattığımdaysa,
Anılarımdaki silüetin beliverdi karşımda.
Üşüme diye aldım içeri lakin,
Ne cümleler senin cümlelerin, ne dil senin dilin.
Gözlerin hala yosun yeşili ama,
Bakışlarını çalmışlar senden haberin yok.
Sarılma teklifine karşı koyamadım ama,
Ne eller senin ellerin, ne kollar senin kolların.
Seni senden çalmışlar haberin yok.
Meğer benim de ruhumu da çalmaya gelmişsin.
Benim sırat köprüm de sen olmuşsun meğer!
Ey benim ciğer çiziğim,
Olur da bir gün daha bana yolun düşerse,
Kaybettiğin kendini bul da öyle gel.
O güzelim bedenine,
Benim güzel meleğimin ruhunu giyindir de gel.
Belki o zaman sana yeniden güvenirim.
Cemre.Y.

25 Kasım 2025 Salı

Koku

...Koku...
Hiç yoktan zambak kokusunu özlediğimi fark ettim bu sabah.
Hani böyle annemin köyündeki evine giderken,
Ormanın kıyısında çıkıvermişti ya karşımıza işte tam da onu özledim.
Hiç yoktan hanımeli kokusunu da özleyiverdim birden bire.
Hani böyle çocukluğumun evine giderken,
Bahçe duvarından sarkıp çıkıvermişti ya karşımıza işte tam da onu özledim.
Ben aslında burnumun direğine hızma olan,
Kokusunu ciğerime çektiğim bütün kokuları özledim de
Artık ömrümün son çeyreğindeyken,
Önüme çiçek bahçeleri serilse ne, serilmese ne!
Cemre.Y.

5 Ekim 2025 Pazar

Gibi'dir İşte, -Mış Gibi

...Gibi'dir İşte, -Mış Gibi...
Dün gece kırgın yürekler denizinin bir başka sahilindeydim.
Hani şu!
Denize çok uzak ama birkaç adım daha atsan oradasın gibi.
Hani şu!
Ormana çok uzak ama birkaç adım daha atsan tam ortasındasın gibi.
Lakin o birkaç adım'lardan da çoktan çok yorulmuşuz gibi!
Dertlerin derya olup taştığı,
Herkesin birer sandal olduğu o günler zaman aşımına uğramış gibi.
Gibi'dir işte, -mış gibi.
Hani şu!
Bizden kaybolan o kayıpların,
Çoktan kaybolmaya niyetli kayıplar olduklarına emin olduğumuzda,
Onları saldığımız o anın acısını artık hissetmemek gibi.
Değmezmiş gibi değil de, bizden yanası, çoktan yanmış gibi.
Vicdanın rahat, gönlün senden memnun.
Çünkü nihayetinde...
Kuş cıvıltıları kesildiğinde onlarla beraber uyuyorsun,
Bir ayak çıtırtısı duysan onlarla beraber uyanıyorsun gibi huzurlusun.
Bir tek...
Arada bir, sen onların hassasiyetlerine,
Ki genellikle sık sık, onlara bile fark ettirmeden çok özendiğinde bile...
Yola değil de, yürütecek olana en güvendiğinde,
Hani sızım sızlıyor ya diz kapağının bütün can özü!
İşte o kırıyor hayalinin dahi güvenini.
Çünkü sen hayata yalpalıyorken,
Çoktan gidilmiştir o yollara,
Çoktan aşılmıştır o duvarların ötesi.
Tadı tadılmış, duası okunmuştur hayatın her anının.
Şimdi o yollar sana da, onlara da kapanmış olsa onlara ne gam!
Sanki sen, o anlara değmiyormuşsun gibi gülmüşlerdir çoktan.
Sanki sen, o anları anlayamazmışsın gibi ağlamışlardır çoktan.
Ama kesin kes, herkes, her suskunluklarında sadece kendilerini düşünmüşlerdir.
Yani şimdi senle de yaşanacak yeni anıları, sensiz yaşamışlardır çoktan!
Seninle olan her yeni an, her şey, gibi'dir işte, -mış gibi hissedersin acıdır, acıtır.
Cemre.Y.

20 Temmuz 2025 Pazar

Sorsan Herkes Şair!

...Sorsan Herkes Şair!...
Salon köşelerinde unutulmuş da, yaprakları tozdan görünmez olmuş plastik çiçekler gibi,
Hiç durmadan dize dize diziyorlar yapay zekalı şiirlerini, sorsan herkes şair!
Siz hiç sandık köşesinde unutulmuş kurutulmuş canlı çiçek gibi şiirinize rastladınız mı?
Çiçeğe dokunsan sanki hala yaşıyor, cümlesine dokunsan sanki o andasın gibi oldu mu size hiç!
Cemre.Y.

6 Haziran 2025 Cuma

Başka Bir Bayram

...Başka Bir Bayram...
Şöyle bir yokladım da içimin içini,
Artık acıtmadan anlatabiliyorum yaralarımın sebeplerini.
Geçmiş de geçmiş, bitmiş nihayet.
Kolay olmadı tabi!
Kırgın yürekler denizinde boğula boğula öğrendim yaşamayı.
Ondan mıdır bilinmez ama bu bayram başka bir bayram.
Kendi kendimin ellerini öptüm misal,
Çocukluğumdan sevdim kendimi, yetmez mi?
Cemre.Y.

26 Nisan 2025 Cumartesi

Özledim Sanma!

...Özledim Sanma!...
Ben senin,
Şakaklarındaki beyazlara bile şiir yazdım be adam!
Yüzüne konan kar tanelerinde,
Gecelerce eridim de sevdim.
Özledim sanma!
Şimdi sadece "Ahh!" ettim.
Cemre.Y.

24 Şubat 2025 Pazartesi

Kar Taneleri

...Kar Taneleri...
Kim bilir kaç mevsimdir gücenikti kara kış'a!
O gün durduk yere giyinip dışarı çıktı kadın.
Öyle ya daha ne kadar uzaktan seyredecekti,
Önünden geçip giderken,
Kar topu oynayan çocukların sevinçli çığlıklarını.
Zamanında dost dediklerinden birinin
İçine taş koyup ona attığı,
Gözünü mosmor eden o acı anıyı bir kenara koyup,
Kendi kendine yumuşacık bir kar topu yaptı,
Usulca atıverdi kendi başından aşağı.
Öyle ya, kendi kendine de ihanet edecek değildi ya!
Sonra gökyüzüne baktı gözlerini kısarak.
Oradaydı, gülümsüyordu güneş!
Kadına kalpten kar taneleri yolluyordu usul usul,
Kirpiklerinin tellerine konuverdiler kalpten taneler.
Kristal ışıltılar doldu göz pınarlarına.
Birkaç tane de burnunun ucundan öptüler.
Durduk yere sevinçlendi kadın, unuttu gücenikliğini her şeye!
Cemre.Y.

12 Ocak 2025 Pazar

Hoş Geldiniz

...Hoş Geldiniz...
Hayyam iken Şems,
Şems iken Mevlana,
Mevlana iken Meryem Ana,
Meryem Ana iken safi kul'um ben!
Velev ki hepsini,
Ayrı ayrı ayrıcalıklarıyla tanıyorsanız,
Beni ezelden beridir biliyorsunuz demektir.
Peki madem,
Ruhuma yeniden hoş geldiniz.
Cemre.Y.

31 Aralık 2024 Salı

Kim İstemezdi Ki Çiçekli Baharlara Soyunmayı?

...Kim İstemezdi Ki Çiçekli Baharlara Soyunmayı?...
Çatılarını kar kaplamış kalbimin duvarlarının.
Dumanı tütecek bir bacası bile kalmamış sanki,
Göğüs kafesimi sızlatan nefes borumun.
Sonra sonra fark ettim ki donmaya yüz tutmuş parmak uçlarım.
İçimin dehlizlerinde gezintiye çıktım ki ne göreyim!
Neresinden yamalasam ömrümü eskimiş, sökülmüş her anısı.
Yeterdi bu kadarı hem de çok yeterdi.
Açtım penceremi avaz avaz kahkaha attım.
Bir gören, bir duyan olsa delirdi sanırdı kesin.
Lakin biliyordum ki herkes kendi derdindeydi yine.
Yastık izi kalmış yüzümü yıkadım çıktım sokağa.
En yakın kumaşçıdan atlaslı, ipekli kumaşlar aldım ömrüme.
Dokundukça içimin çocuk yorganı sevindi.
Sarındım, sarıldım kendime,
Çünkü giden de, biten de bizdendi nihayetinde.
Yarına sevinçlenmek vakti gelmişti belki de.
Öyle ya, koskoca bir yıl daha bitti yine.
Küçük küçük umut kırıntıları ektim ruhuma!
Evet daha bahara çok vardı amma velakin,
Yaşasak da, ölsek de, gelecekti o günler de.
Kim istemezdi ki çiçekli baharlara soyunmayı?
Bu sefer hazırdım ölsem de yaşamaya!
Şimdiye kadar yaşayamadıklarıma gelinceyse,
Yeterdi çünkü, hem de çok yeterdi.
Cemre.Y.

29 Aralık 2024 Pazar

İyiydim Böyle

...İyiydim Böyle...
An'ı yaşa diyenler soğuttu beni aşktan.
Onların an'ları hiç bitmiyordu
Her önüne geleni ve herkesi hep!
Aynı seviyorlardı nedense?
Oysa ne sevecek yürekleri vardı bir tek kadını,
Ne de sadakat vardı hayat ağaçlarında.
Oysa...
"Ben bir adamın ciğerini sızlatmazsam,
Yatağında işim ne?" diye diye eskittim bu ömrü.
Sarındım yatağıma yorganıma iyiydim böyle.
Cemre.Y.

23 Kasım 2024 Cumartesi

Hüzün

...Hüzün...
Yine içime bir miktar hüzün kaçtı,
Gözlerimin içiyle beraber gülen günlerimi andım.
Cemre.Y.

29 Eylül 2024 Pazar

Eylül Akşamları Serin Olur

...Eylül Akşamları Serin Olur...
Nicedir gecenin üç otuzunda senli, sensiz kabuslarla uyanmaktayım.
Dönüp duruyorum yatağımın ortasında.
Sonra huysuz ayak sendromum sesleniyor oradan!
"Haydi kalk Cemre, iki üç tur volta at odalarında.
Ne de olsa seni sakinleştirecek hiç kimsen yok hala!"
Sonra kalbimin tam yamacında koca bir kaya oturuyor.
Böyle kıyır kıyır metcezirlerle acıtıyor anılarımı.
Üşüyor omuz başlarım gidip kıvrılıyorum yatağıma, yorganıma.
Senin de açılmış mıdır sırtın, omuzun!
Hayalimde usulca örtüyorum üzerini.
Hafifçe okşuyorum saçlarını, parmak uçlarımla çıkıyorum odandan.
Anında dönüveriyorum yalnız evime, odama!
Ayaklarımı karnıma çekip iyice kıvrılıyorum kimsesiz yatağımda.
Nicedir, olsan da, olmasan da,
Duysan da, duymasan da,
"Seni seviyorum!" diyerek uykuya dalmadığım için mi bu olanlar?
Lakin beni bilirsin yüreğimin titremeyi unuttuğu o iki cümleyi,
Hissetmediğim zaman asla fısıldamam!
Sana...
Benden uzak, kalabalık ailenle hayırlı kahvaltılar!
Unutma bugün pazar,
Sabahları hırkanı giy de çık, Eylül akşamları serin olur,
Geceleri yorganına sıkı sarıl.
Cemre.Y.

11 Temmuz 2024 Perşembe

Bir Yağmur Suyu Hikayesi

...Bir Yağmur Suyu Hikayesi...
Yıl 1991 (On yedi yaşımdayım.)
-“Oooff anne offf yaaa!
Köyde yaşadığın günler gerilerde kaldı artık!
Görmüyor musun sular musluklardan akıyor artık!
Ne diye balkona boş bidon koyacak mışım püüfft!
Yağmur suyu dolunca ne olacak mış yani eeee!
Öfff beee!
Saçlar mı?
Ütüye mi, sular mı kesilirseee daha neler?
Altı üstü bi saat kesilir eee!
Boşuna söylenme ordan öyle sen çok bağırınca ben hiç duymuyorum seni.
--Bbla blla la laaaa blaaaa lal laaa!--
Hayret bi şi ya burası İstanbul başka da İstanbul yokk!
Ne zaman kopacaksınız bu köy kafasından!
Ne geç ergenliği yaa!
Nolmuş yani zamanında ergen olmadıysam,
Ondan mış mış hep bu asilikler miş miş püüüfff!
Oraya bi gelirse de kafamı bidona sokarmış mış!
Köşeye mi koycaktım bu boş arap sabunu kokulu turşu bidonunu ben yaa!
Iıııyykkkk!
İyi aman rahat et koydum işte.
(Kıçına sokacak sanki yağmur suyunu hayret bişi!)
Ders kitabı arası şiir çalışcam ben!
Rahat bırak beni!
Nee o da mı nee!
Yeni bi ders adı anne!
Sanki üniversiteyi kazansam da yollayabilecek de beni.
Bu nasıl egodur yaa hiç değilse kazandı diyecekmiş sülalesine.
(Ders deyince aklı duruyo kadının yaa!
Doğruyu söylüyorum neyse ki anlamıyor!
Suç benim mi?)
Bi bidon yüzünden beni ağlattın ya!
Mutlu ol anne yağmur yağıyor ben ağlarken!
Nefret ediyorum yağmurdan ve ağlamaktaannn!
Yıl 2015 (Kır bir yaşımdayım.)
- Offf anne offf yaaa!
Dünden planımı yaptımdı oysa!
Öğleden sonra işimden dönerken eksik temizlik malzemelerimi alıp
Bana bayram olmayan bayrama temizlik yapacaktım güya!
Sahi söylemedim sana değil mi?
Geçen hafta, bizim sokaktaki senin komşun Havva ablalaların binası yıkıldı
Müteahhide mi vermişler ne!
Yıkılırken bizim binanın çatır çatır sallandığını da söylerim de,
Oralardan, ya yıkılıp gitseydik diye üzülme diye söylememişimdir sana kesin!
Neyse işte kapalı camlar ardında kesif kokulara dayanamadığımı bilirsin.
Camlar apaçık bütün hafta!
Havva ablaların yıkık binasının bütün tozları da evimde tabiside!
Bilirsin beni temizliğin temiz halini severim hep ben!
Yapmaktan hiç de haz etmem!
Sırf bu sebepten!
Her şeyim gibi temizliğin temiz halini görmek de ellerimden öperken,
Bi gün önceden ayar çekmişim hamaratlığıma!
İşten eve dönerken almışım eksiklerimi.
Evime çıkarken de Behiye'den,
(Biliyorum ana!
Hani evde bi kedi kaybolsa diye,
Ona özlemli gözyaşlarını -n hatırımda hala) elektrikli süpürgesini
(Evet ilk defa,
Bozuk süpürgemi terastan fırlatıp kredi kartına dayanıp yenisini almadım.
Offf yaa evet alamadım henüz!
Dayanacak yerim kalmadı evet olur böyle şeyler hayatta) ödünç alayım dedim.
Baktım süpürgeyi verirken çaresiz moralsiz dolanıyor ortalıkta sudan çıkmış balık gibi!
Sular kesikmiş!
Sulaaarrrrrrrr!
Hem de başkası olmayan İstanbul’daaa!
Hem de sabahtan beriiiiiii!
Neee!!!!
Boşuna söylenmeyeyim mi ben çok bağırınca duyamıyormusun beni!
--Bbla blla la laaaa blaaaa lal—derdin ama neyse miii?
Yapma ana yaaa!
Zaten biliyosun bu mevsimde ellerim bütün detarjanlara alerjili!
Neee!
Terastaki mavi bidonlar mııı!
Ne diyon yaa!
Hani geçen terasta otururken ölü hayvan kokusu gelmişti burnuma da
Kaldırıp kıçımı sağa sola bakmamıştım da eve mi girmiştim!
Eee evet emindim o kokunun ölü hayvan kokusu olduğundan da
Açık havada terasta ölü hayvanın ne işi vardı çevreden sandım dı eee!
Mavi bidonlar mı?
Yağmur suyu muuu?
Ağzı açık olan küçük turşu bidonunda da ölü bi serçe mi var!
Onu da bi zahmet bahçeye mi gömeyiimmm!
Daha da neler!
Adam gibi temizliğimi onlarla yapıvereyim mi?
Pencere pervazlarını da ovayım mı yook daha neleerr!
(Herkes çaresiz dolanırken,
Küçük bidondaki yağmur suyunda boğulmuş ölü serçe bahçeye gömüldü.
Büsbüyük mavi bidondaki saf yağmur suyuyla camlar ve yerler silindi.)
Anne affet beni yaaaa!
Olaydı ellerin hala yine teker teker öperdim parmak uçlarını
Ve ben kadın olduktan sonra bi çok kereler öptüğüm gibi,
Öperdim ayaklarının parmak uçlarını.
Yağmur yağmayacak bu sefer biliyorum yeni sildiğim pencerelerime ve gözlerime.
Eminim, ağlamayacak kadar seninleyim ama!
Anaammm sahi serçeler hep mi gözleri açık ölürler?
Ve sonsuz kere sonsuz teşekkür ederim sana,
En isyankar olduğum zamanlarda bile benim ilk sevdam canım anam olduğun için.
Seni hala, her gün, yeniden seviyorum biliyorsun zaten hep ama yine duy istedim.
Duy diye bu sefer yüreğimin taaa içinden söyledim!
Beni öylece terk ettiğin o yer, sahi mi çok güzel be ana!
Bana diyorum bana, yer var mı ki caba?
Sığınır mıyım acaba senin bi kuytuna!
Cemre.Y.

1 Ocak 2023 Pazar

Kıyamam

…Kıyamam…
Varsın sesin de uzak olsun benden,
Nefesin de ırak olsun.
Gözlerimi kapattığımda, o, ilk…
Gerçeğimsin!
Varsın, küle savurmuş olayım,
Yakmış olayım, sana dair bütün,
O "Ahhh!" larımı.
Rüzgarın başka işi yok!
Getirir o kara külleri ayak ucuma da,
Ben yine de basmaya kıyamam!
Cemre.Y.

24 Ağustos 2022 Çarşamba

Biri Olmalı


...Biri Olmalı...
İnsan olanın asıl sorunu,
Aslında hiç de öyle...
Kimsesizlik falan değil azizim.
İnsan, istedikten sonra,
Hani, çok da seçici olmadıktan sonra,
Ne gelirse kabulümdür hesabından,
Herkes, herkese,
Herhangi bir sıfat ihtiyacına dair,
Önemsediği birileri olabilir sonuçta!
Lakin...
Öyle bir an oluyor ki...
İnsan olanın mecburi yalnızlığına,
Yalnızlık yoldaşı olacak,
Hani yoğun bakım odalarının hemen dışındaki,
Çamaşır sepetinde saklanan çocukları gibi,
Onu bekleyip,
Onun için çarpan kalbini hissettirecek,
Bulduğu her anda içeri koşup,
Ellerini sımsıkı saracak birileri olmalı.
Biri olmalı ki,
Girilmemesi gereken,
Aşılmaması gereken duvarların arkasında bile,
Değil ki, sizin o esnalarınızda,
Başka şeylerle zaman harcamak,
Zamanın bitmesi için oyalanmak yerine,
Tüm yüreğiyle seninle olduğunu hissettiren!
Var mı?
Yok.
Cemre.Y.

23 Ağustos 2022 Salı

Neyse, Biz!


...Neyse, Biz!...
İnsanın...
Gönlünün yüreği,
Ciğerinden kırgın olunca!
Güveninden de,
En derininden de,
Defalarca vurulunca!
Açlıktan içi göçse bile,
Tadına tuzuna dahi bakmayacağı,
Türlü çeşit yemekleri,
Onca yorgunluğuna rağmen,
Göz kararınca,
Saatlerce hiç gocunmadan, yapıyor da!
Öylece, karşısına geçip,
Sadece, kokusunu içine çekiyor işte.
Doyuyor böylece, kokuya!
Oysa...
Herkes de sanıyor ki,
En ufak acıdan,
Köşe bucak kaçınması nahifliğinden.
Kimseler de bilmiyor ki,
O en büyük sandıkları acılarının,
Her bir anını,
Hep sen yaşadın, en derininden!
Neyse, biz!...
Gülümseyelim mi yeniden?
Hayata dair,
Hani, inadına!
Bak yıldızlar hala bizi çekiyor!
En güçlü biz göçelim,
Öte aleme!
Cemre.Y.

6 Ağustos 2022 Cumartesi

Acı Anı

..Masal...
Hepsi, herkes!
Senin yaşamış olduğun onca acı anıları,
Birer masalmış gibi dinliyorlar,
Sanıyorlar ki, masal bitince,
Bütün o kötücül canavarlar,
Ölecek, yok olacak.
Ve kahramanlar,
Mutlu mesut yaşayacak!
Maalesef ki bu hikayelerin sonunda,
Bütün o kötü canavarlar,
Hala yaşamakta.
Cemre.Y.

28 Haziran 2022 Salı

Özlersin


...Özlersin...
Bazen...
Özlersin.
Gençliğinin yürüdüğü yolları,
Anılarının geçtiği anları,
Şimdi adlarını es geçtiğin,
Sokak adlarını misal!
Sadece ve sade, özlersin.
Cemre.Y.

6 Haziran 2022 Pazartesi

Adı Üstünde Geçmiş!

…Adı Üstünde Geçmiş…
Sen her ne kadar, bütün geçmişlerini sarıp sarmalayıp,
Güzelce uğurlayıp, sarı sandıkların içine kilitlesen de…
Unuttuğun pencerelerden, sarı bir zarf gelir sana, isimsiz!
Anılarını, birer birer vurur, yüzüne, yüzüne.
Oysa bir düşünsenize!
O sarı zarfın içini açan her kimse,
Kim bilir, geçen yıl çok mutluydu,
Oysa şimdi, mutsuz ve yalnızsa,
O gününü hatırlamak çok mu hoşuna gider sizce?
Ya da tam tersi olsun,
Geçen yıl bugün,
O insan depresyonda olsun ama şimdiyse çok mutlu olsun.
Geçmişine baktığı anda solmayacak mı gülüşü?
Her halukarda,
Geçmiş buruk bir tebessümden başka bir şey midir ki?
Elbette geçmişi unutmayacağız ama
Her gün geçmişle yaşamayı alışkanlık haline getirirsek,
Şimdimiz de geçmiş olduğunda,
Gelecek mutsuzluklarla dolu olacaktır.
Adı üstünde, geçmiş!
Dünümüzü unutmadan, şimdiyi, ne kadar yaşayabilirsek,
Yarınımızdaki dünler, daha mutlu, daha sağlıklı, daha huzurlu,
Daha sevgi dolu olacaktır kanaatindeyim.
Son söz; Ben geçmişimi yeniden yaşamak istemiyorum.
Bugünüme dair, elinde ne var?
Cemre.Y.

25 Aralık 2021 Cumartesi

Eyvallah!

…Eyvallah!...
"Eyvallah!"a…
Çok mu çok hassasım.
Evirir çevirir,
Her yanıma…
Her anıma kullanabilirim.
"Gel" derim,
"Git" derim,
"Umurum değilsin!" derim
Ve hepsini bir tek…
"Eyvallah!"la derim.
Sen hangi anlamda dedin,
Ne bileyim?
Cemre.Y.

Aşk Mı, O Ne Ki?

...Aşk Mı, O Ne Ki?... "Aşk mı? O ne ki!" derdi rahmetli anacım. Sonra da eklerdi; "Yenilir mi, içilir mi? Yoksam mevsimler g...