toz etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
toz etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

17 Ocak 2026 Cumartesi

Kim Bilir?

...Kim Bilir?...
Kaç gündüzden kaç tane daha ışık kurutmalıyım
Doğru biz'e...
Tam zamanında yeniden kavuşabilmek için?
Kaç geceden kaç tane daha yıldız tozu toplamalıyım
Gece gündüz birbirini seven
Sevgisinden şüphe edilmeyen sevdaya bulaşmak için?
Kim bilir?
Cemre.Y.

6 Ocak 2026 Salı

Arın Ruhum!

...Arın Ruhum!...
Arın ruhum!
Tozlarından arın.
Seni kirletmek isterken yakaladığın,
Yalancılardan da,
Yürek dolandırıcılarından da arın.
Korkma yokluklarına alışamamaktan.
Acıtmaya acıtır lakin geçer.
Hiç değilse,
Sahte sarılışlarla ömrünü törpüleyemezler artık.
Arın ruhum!
Ömrüne ömür verdiğin bile olsa,
Hiç usanmadan seni incitmekten zevk alan,
Seni yormaktan yorulmayan herkesten, her şeyden arın.
Cemre.Y.

29 Aralık 2025 Pazartesi

Bize Dair Ne Varsa Kırıldı Çoktan

...Bize Dair Ne Varsa Kırıldı Çoktan...
Yıllar öncesi bizden giderken,
Burnunun ucunu bıraktığın ayna izine,
Yıllar sonrası sana en son baktığım taraf olan yana
İki dudak arası kocaman bir öpücük konduramazsın.
Zaman izin vermez buna.
Zira çoktan alıştım ben yokluğuna.
Yine yakıp yıkıp, kırıp döküp gitsen ne fayda!
Çünkü çoktan yıktın sen bizim çekirdek ötesi ailemizi.
Yıkıldı evlerimiz, şehirlerimiz,
Bize dair ne varsa kırıldı çoktan.
Aynamızın sırrı bile döküldü görmedin mi?
Ben değiştirmeye kıyamadım,
Sen bizden kalan o son bakışları da paramparça etmeye.
Lakin biz hala orada kaldık sanma!
Bir kış ayazında sildim bütün izlerini.
Radyoda Fransızca şarkılar...
Yanımda sen..
Gidiyoruz işte uzaklara.
Yosunlu buz tuttu her yanımız.
Ben alıştım küllerimden yeniden doğmaya da,
Fakat kedi canlı da değilim ya hani.
Yaza kalır mıyız işte onu bilemem.
Belki bir tutam yıldız tozu olup, seriliveririm saçlarına.
Şimdi değilse de, elbet bir gün, ben, iyi hatırla!
Cemre.Y.

25 Temmuz 2025 Cuma

Uyu... Yavrum... Uyu

...Uyu... Yavrum... Uyu...
Neredeyse aklıma düşecektin bu gün,
Neredeyse sızım sızım sızlayacaktı ciğerimin köşesi!
Durduk yere yine...
Özlemelerin iskelesinde tek başıma oturmayayım diye,
Yordum kendimi tüm gün!
Önce toz, kir ne varsa yudum, yıkadım, yok ettim evimden,
Sonra sanki misafir gelecekmiş gibi
Tencereler dolusu yemekler yaptım ne zaman yerim bilmem.
Tam nihayet yine gittin aklımdan da yüreğimden de derken.
Kalbimin notaları çook eskilere götürdü beni,
Sana rast makamı şarkılardan ninniler söylerdim ya hani!
Elbette bütün ninnilerinin hepsi,
Ahmet Kaya'dan şarkılar, Yusuf Hayaloğlu'ndan şiirler değildi.
Sana rast makamından sözünü içime yuttuğum,
Bir sürü şarkının nağmelerini sunardım her biri, birer ninni gibi.
"Vuslatından gayrı el çektim yeter ey bî-vefâ
Dilfigar ettin beni şimden geru eyle safâ"
Ne de güze söylerdi Muazzez Abacı!
Sonra Nesrin Sipahi ile Nihavent Makamından
"Biraz kül biraz duman, o benim işte..." diyerek devam ederdik.
Daha da olmadıysa,
Kürdili Hicazkara geçer Mediha Sen Sancakoğlu'n dan,
"Bu ateşi sen yaktın içime, gel de sen söndür." diyerek
Beraberce ağlardık sen kollarımdayken.
Ağlayınca herkesin uykusu gelirdi zaten,
Uyu...
Yavrum...
Uyu...
Cemre.Y.

20 Temmuz 2025 Pazar

Sorsan Herkes Şair!

...Sorsan Herkes Şair!...
Salon köşelerinde unutulmuş da, yaprakları tozdan görünmez olmuş plastik çiçekler gibi,
Hiç durmadan dize dize diziyorlar yapay zekalı şiirlerini, sorsan herkes şair!
Siz hiç sandık köşesinde unutulmuş kurutulmuş canlı çiçek gibi şiirinize rastladınız mı?
Çiçeğe dokunsan sanki hala yaşıyor, cümlesine dokunsan sanki o andasın gibi oldu mu size hiç!
Cemre.Y.

25 Mayıs 2025 Pazar

Bana, Ben Lazımım Her Şeyden Önce!

...Bana, Ben Lazımım Her Şeyden Önce!...
Uyku mahmurluğu yapışmış kirpiklerime,
Uyanmaktan caysam, yorgan, yastık benden yorulmuş,
Uyansam...
Saçlarıma yıldız tozları yapışmış.
Öyle kararsız ılıman iklim sabahından biriyim işte.
Açıkta bıraktığım omuz başlarım,
Üşüse mi, yansa mı ikilemde.
Usulca birer öpücük konduruyorum her birine,
Kollarımla sımsıkı sarıp pışpışlıyorum kendi kendimi.
Önce minik bir tebessüm beliriveriyor dudaklarımda,
Sonra güzel bir müzik açıp çayımı yudumluyorum.
Gülümsüyorum nihayet,
Bu da böyle bir günaydın işte.
Zira bana, ben lazımım her şeyden önce!
Cemre.Y.

24 Aralık 2024 Salı

Toz Oluyor Hepsi

...Toz Oluyor Hepsi...
Bizim dost kervanımız...
Kapalı gişe oynuyor bu gece.
Ne vakit dara düşsek toz oluyor hepsi.
Oysa...
Benim ütopyamı da bir sorsaydılar.
Camdan saraylar yapardım her birine.
Eksiksiz mutluluklar sunardım her birine.
Sorgusuz, sualsiz, hesapsız, kitapsız,
Yüreğimin en baş köşesiydi yerleri.
Ama ne vakit ayağım tökezlese, hiç yoktular!
Böyle böyle acılaştı kahvelerin telveleri.
Böyle böyle azalıp bittiler ömrümden.
Cemre.Y.

4 Aralık 2022 Pazar

Yara

...Yara...
Yardan çok, yaralarım vardır benim ve sen,
Asıl sen yanıldın!
Seninkilerden çoktur yaralarım!
Yaralayanlarım!
Ben seni bildim!
Gözbebeklerine baktığım o ilk anda,
O kadar tanıdım ki seni ve o kadar tanıdıktın ki,
Sanki ben sadece aynaya bakmış gibiydim.
Yaralarım kabuk tutmaz benimde,
Safran sarısından, tabut yası yeşiline meyilli, küflenir.
Küf!
Tabut üzerine konulan yeşilinden toz olur.
Toz!
Başkaca seni sevdiğini sanan birinin hıçkırıkları ile yok olur.
Halbuki!
Küf’e ve toz’a dokunmayandır asıl yarasına değmeden sarılan.
O yarayı kıskanıp,
Yeni bir yara ve yeni bir küf olmaya karar olmayandır aslolan!
Ben seni…
Hiç dokunmadan da sevebilirdim!
Sevdim!
Cemre.Y.

18 Şubat 2022 Cuma

Toz Oldu, Bitti!

…Toz Oldu, Bitti!…
Sebepsiz öfkesine,
Gereksiz kibrini katık ederken,
Sabır taşının da,
Paramparça olabileceğini hesaba katmalı insan.
Üstüme yüklenen yüklerin ağırlığındaki
Feryatları “Kapris” olarak değerlendirirken ise,
O taş parçalarının da toz olabileceğini hesaba katmalı.
Elbette hiç kimse, bulunmaz hint kumaşı değildir.
Evlat bile vazgeçebiliyorken anasından!
Herkes herkesten ve her şeyden vazgeçebilir.
Sabır taşım sadece parçalanmadı, toz oldu!
Bitti!
Cemre.Y. 18.02.2014

26 Kasım 2021 Cuma

Sus Olur Kelimeler

…Sus Olur Kelimeler…
Bazen yazar da yazarsın,
"Sus!" olur kelimeler.
Görünmez raptiyelerle susturulduğun cümleler,
Konamaz asıl konması gereken yerlere.
Ya, yine, sessizce suskunluğunu giyinir…
Ya da yeniden yakarsın.
Sen en çok yakmalara alışıksın!
"Kül, toz gibi değildir a yavrucağım,
Yeniden hayat bulamaz." dediğimi ise hep hatırla!
Kelimeler…
Canlıdırlar…
Yazılırken acımışlarsa canlarının kırıkları,
Yanarlarken de hayallerinin kırıklarıyla beraber acırlar.
Sen gittin, beni yine yaktın,
Bense bütün hikayemi.
Güya bu sefer, bütün acı anı yüklerimin küllerini,
Denize atacaktım ya hani,
Martılar görürse,
Geçmişleri acır diye kıyamadım!
Sen, beni yaktın, ben kitabımı.
Ateşler göğünü sardığında,
Öldüm sanacaksın ya!
Korkma!
Doğdum, yeniden.
An'dan öncem yok artık!
Bazen, sonu harlı ateşler de olsa,
Yazar da yazarsın,
"Sus!" olur kelimeler de,
Dönüp tek bir cümle ses eylemezsin.
Öyle gerekir bazen.
Cemre.Y.

13 Nisan 2021 Salı

Her Şey Çok Güzel Olacak

...Her Şey Çok Güzel Olacak...
Ah benim...
İki lisan, bir insan görünce,
Saçlarına güneş ışıltıları konup,
Ömrünün bütün zemherisini,
Yeni bahar goncası eyleyip,
Mevsimsiz lalelerini açtıranım.
Ah benim...
İki insan, bir çift, sarmalanmış el görünce,
Gülüşlerine yıldız tozları konup,
Sonbaharını da, yaz eyleyip, her şeye rağmen...
"Her şey çok güzel olacak!"ı dileyenim!
Gönül dediğin, içinden dışarı olur mu?
Senin her mevsimin,
İki göğsünün arasında açan lale mevsimi,
Ah benim ciğerimin tek çiziği,
Eylül'üm, Lülü'm, Lülücan'ım!
Yeter ki...
Solmasın hiç sen gülünce dudaklarında açan,
Kahkahalarında coşan o mavi gül!
Ciğer de dediğin ne ki!
Ne kadar eksik kalmış olsa da bütün bir hayata,
Bir damla can'a,
Bir damla hayata dair kan'a bakar!
İşte o zaman...
Yeniden fışkırır ömre dair yeni bir ömür!
Varsın artık,
Ömürlerimizi törpüleyen bütün o ömürler düşünsün!
Cemre.Y.

20 Ocak 2018 Cumartesi

Kum

…Kum…
Yıldızlar gökyüzünde sana göz kıparken…
Dalga sesleri en romantik müziğinken,
Ayakların kumda…
Senle yemek yemek nefis ötesi…
Ah bir de koltuklarım kumdan olsaydı ya!
Cemre.Y.

29 Temmuz 2017 Cumartesi

Zamana Karşı

...Zamana Karşı...
Artık kalbine nefesin yetmez olmaya başladığında,
Fazlasıyla yorulmuşsundur her şeyden,
Etrafındaki hastalıklardan, ölümlerden, gözyaşlarından.
Sadece bir film izlemek ve kendine gelebilmek istersin.
Kendine, üzülmekten yorulmayacak kadar bir sen bulabilmek!
Karşına çıkan o filmle şoka girersin.
Kendi depreminin ilk göçüğünde buluverirsin kendini.
Eceline selam çaktığın o son zaman sözleşmesini yaptığın
Okyanus altı madeninin dehlizlerinden birinde rastlarsın kendine.
Ölmüşsündür, ölmüşsünüzdür.
Orada öylece kalmışsınızdır sonsuzluğa!
Bedenleriniz çürümemiş,
Elleriniz hala kararsızdır bırakıp bırakmamakta!
Yavaşça sokuluverirsin yanlarınıza.
Yüreğin binlerce akraban aynı anda ölmüş gibi kavrulurken,
Usul hareketlerle son kez dokunuverip
Donmuş parmak uçlarınızı ayırırsın.
Kendi bedenini kucağına alırsın ve yüzmeye başlarsın.
O ölümden, o sonsuzluktan,
Okyanustan mümkün olduğunca uzaklara yüzersin.
Gökyüzüne bakarsın,
Güneş’e doğru tek kolunla kanat açarsın.
Sırtına aldığın bedenini diğer kolun sıkıca tutar.
Bulutlar yine hayallerindeki gibi pamuk şekeridirler.
Yıl 2011 Kasımı,
Film; “Zamana Karşı” dır.
Sen kırılıverecekmiş,
Toz oluverecekmiş bedeninle
Onların en güzeline kuruluverirsin.
Son gittiğiniz filmi,
Son kez, bu sefer sadece kendinle izlerken
Biraz daha sarılırsın kendine,
Son kez öpersin omuz başlarını yalnızlığından.
Tuttuğun “Söz” ü yuvarlayıverirsin Dünya’ya.
Son kez öpersin omuz başlarını yalnızlığından.
Cemre.Y.

28 Haziran 2017 Çarşamba

Son Sardunyalar

...Son Sardunyalar...
Son sardunyalar
Rengarenk çiçeklerini
Kadınların saçlarına savurarak
Pencere kenarlarına dağıldı.
Biliyorlardı...
Mevsim artık
Bambaşka bir bahardı.
Bir daha asla
Aynı anda gün!
Hiçbirimize,
Aynı renkte doğamazdı...
Vazgeçilmezlerimiz bizi
İlla ki!
Apayrı ceplerde unutacaktı...
Unutulduk.
Cemre.Y.

Ağlamıyorum

...Ağlamıyorum...
Ayaza çıkıyorum,
Gökyüzüne,
Uzun uzuuun...
Hiç göz kırpmadan bakıyorum.
Rüzgarın önüne dikiliyorum,
Toz kaçıveriyor gözlerime,
Mutfağıma gidiyorum,
Yapmayacağım bir yemeğe
Kilolarca soğan doğruyorum....
Olmadı,
Acı biber yiyorum
Hem de aç karnına, katıksız!
Ama asla gidişine ve benden vazgeçişine,
Dönmeyişine,
Dönmeyeceğine ağlamıyorum.
Cemre.Y.

26 Mayıs 2017 Cuma

Cemre'siz Bahar Nasıl Gelecekse

...Cemre'siz Bahar Nasıl Gelecekse...
Dokunmayın bana dağılırım
Sade dağılmakla kalmaz
Zerrelerime bölünürüm
Sonra zerrelerim özümü çeker
Sade özümü çekmekle kalmaz
Buhar olurum
Benden başka herkesin
Sevinçle karşıladığı o Cemre
Kendimden bile vazgeçtiğimde
Yine yok oluşumdur aslında benim
Ama ben
Yine her yıl yeniden doğarım
Bıkmadan usanmadan yorulmadan
Bulutlara karışırım önce
Ilıman rüzgarlarla konarım yarin yanaklarına
Sonra yetmez
Suya düşerim bir martı çığlığı zamanı kadar
Bir sevdaya daha susarım
Hala anlamazlar halden halsizlikten
Toprağa düşerim
Ben kendimden caydıkça
Ne de çok can ederim
Dünya denen şu koca aleme
Oysa kimse bilmez
Cemre
Kor ateş
Yürektir onun yeri
Yerini bulamadıkça
Yerinden canı yandıkça
Her yıl yeniden
Düşer
Düşer
Düşer
Geçmişine, gelmişine...
Hiç gelememişine...
Yeniden düşer
Dokunmayın bana
Sessiz ayazlar geçer içimden
Dağılırım
Daha henüz toparlanmaya başladım
Hem bu sefer belki
Artık güven sızımı da aşıp
Toz zerreciklerimi
Bu havaların
Kararlı kararsızlardan da aşırıp
Suyu ve toprağı da es geçip
Ona ulaşırım, o her kimse!
Küllerimden
Yeniden doğmaktan
Artık çok yoruldum
Biri artık beni sadece
Değişim sanmamalı
Koleksiyonsuz saklamalı
Yoksa bu havalar böyle giderse
Seneye ben yokum
Onu da siz düşünün artık
Cemre'siz bahar nasıl gelecekse.
Cemre.Y.

24 Mayıs 2017 Çarşamba

Artık Unutsam Mı Seni De

...Artık Unutsam Mı Seni De…
Artık şiir yazmasam mı sana da?
Sen'li/ san'a dairlerimin,
Bana ilk bakan
O utangaç, çocuksu gözlerini,
Sakladığım gibi.
Sen'li/ san'a dairlerimin
Bana son kez bakan,
Pişman piç gözlerini
Sakladığım yere!
Küllerin tam ortasına yani…
Eriyik bir toz tanesi kalan o yangın yerime!
Gömsem mi geçmişimizi senle de.
Artık'mış sın gibi yani.
Saklasam mı seni de,
Kendi çoktan çürük, kesif, küf kokulu,
Adını insanoğlunun
Sadece aşık olduklarında
Hatırladıkları yürek denen mahzenime.
Sana dair…
Sensizliğe dair…
Ne varsa hepsini işte.
Bütün renklerin içinden
Mavi'yi!
Artık hiç sevmesem mi diyorum.
Yoksa?
Aynı şarkının…
Aynı nakaratını…
Kurutup yine saklasam mı
Eski defterlerimin arasına.
Ya da ilk defa…
"Toz duman
Ummanda el aman!" deyip
Uçsam mı yer, gök mavi ne varsa!
Artık hiç sevmesem mi diyorum.
Hem de hiç kimseyi bir daha!
Bu mu istedikleri benden!
Küllerimin en içi mi?
Oysa söz verdimdi ben,,,
Böyle de unutmayacaktım ama!
Yine sen bana bir tamam olamadınsa,
Mademki yine artık...
Unutsam mı seni de.
Mümkünü neyseyle!
Cemre.Y.

21 Mayıs 2017 Pazar

Hatta! An'da Donuyorum!

...Hatta! An'da Donuyorum!...
Evet!
Böyle avazım çıktığı kadar,
Katılırcasına güle güle,
Ağlamak istiyordum doya doya,
Üstelik, epeydir, sımsıkı susarak!
"Evet, Bayım, sen... evet!"
"Evet, Dostum, sen... evet!"
"Evet, sonradan halimi,
Sonramdan haylice…
Nicemi merak eden akrep'alarım evet!
Oysa hiçbiriniz yoktunuz
Benim anam kanserden katre katre ölürken!
Evet siz…
Yok'luğa yemin mi biçmiştiniz!
Eyyy benim yokluklarım?
Siz de içerisindeydiniz!
Bütün hüzünlü kahkahalarımın ta…
O en ilk duyulan heyecanlarında, o tek kelimelik,
O son çift kişilik canımın içerisindeydiniz!
Yaşamak-sa…
Hala can içimdeydi.
Evet!
Hatırlıyorum sizi!
Siz, benim kurabildiğim son hayalimdiniz.
Kaldı mı ki şimdilerde?
Bir avuç kalp atışına karşın,
Omzunun üzerindeki sırılsıklam kahkahalara,
Onca göz yaşıyla ıslanmasına katlanacak!
Sahi, şimdi kim beraberce,
Bizimle yeni bir hayata gülümseyebilecek değil mi,
Bütün zemherilerimin sonuna?
Kim, onca sabra sebat ile katlanacak?
Artık ben bile kat-la-na-mam!
İyisi mi, ben sana bahar bahçe rüzgar olayım
Sen bana katrilyon kere meftun…
Ben rüzgarına karşı,
Savurayım...
Göğsünün kafesindeki ellerimde,
Hala nefes alan son umudumu.
En son umutlu o son gülümün yaprakların
Olmayayım kimsemin.
Merak ediyorsan söyleyeyim,
Gülleri sevmeyi,
Sol omzumdan son öpüp gittiğinde vazgeçtim.
Papatyalardansa…
Aslımda çoktan.
Madem umut kalmadı,
Ne baharımdan ne kışımdan,
Ben sana sadece bir toz tanesi olayım!
No'ldu şimdi birdenbire...
Gözüne mi kaçtım?
Güven duvarım aşınmaya uğrayınca
Sevgimde aşınır benim.
Yüreğim soğur!
Üşümeye başladım bile...
Hatta...
An'da donuyorum!
Cemre.Y.

20 Mayıs 2017 Cumartesi

Sevda Yanığı

...Sevda Yanığı...
Yine sevda yanığı her yanım.
Acıyor ellerim, kollarım,
Yüreğim yangın yeri.
Bir narin kelebek gibiyim ışıl ışıl,
Rengarenk görünmez kanatlarım uçuşuyorum,
Sadece sana, hep sana.
Gören bahar gelmiş sanıyor hayatıma,
Oysa öfkenle bir dokunsan ezilir,
Toz olur her yanım.
Bir nefeslik buse konduracağım dudaklarına,
Korkma kalmam sende bir ömür,
Yarın öleceğim nasıl olsa!
Kelebeğin ömrü kadar kalırım yanında,
Sen benim ömrüm olursun.
Ben senin günün.
Yine sevda yanığı her yanım.
Acıyor gülüşlerimin sonu,
Acıyor kahkahalarım.
Bozkırın ortasında
Kan kırmızı bir gelincik gibiyim,
Mutlulukla salınıyorum
Sadece sana, hep sana.
Görenler imrenerek bakıyor
Güneş güzeli hallerime.
Oysa bir tek aşksız nefesin
Yok eder sevda kırmızısı yapraklarımı.
Bir nefeslik sımsıkı sarılacağım sana.
Korkma, sadece sen kadar,
Sadece ben kadar kalacağım sende.
Cemre.Y.

6 Mayıs 2017 Cumartesi

Palyaço Rengi

...Palyaço Rengi...
Boşversenize bayım!
Boşversenize bayanım!
Gerçekten mi?
Güldürmeyin beni Allah aşkına!
Hani yerim olsa,
Sahiden güleceğim!
Sahi!
Gerçekten mi sizce çok önemli,
Kırmızı burnumun sahici rengi!
Hı! ?
Gerçekten mi önemli bayan?
Sahi!
Sizce çok mu önemli,
Gözlerime,
Gerçekten de
Toz kaçıp kaçmadığı?
Hı! ?
Oysa ben!
Size!
Hepinize!
Her gün!
Yürekten gülerken,
Siz!
Hepinizden biriniz!
Bana bakışlarınızdan birinde,
Buğulu bir kirpik tanesi atsanız bana!
Kırmızı burnumun,
Daha da kızarırdı, asıl ten rengi.
Gözlerime yağmur kaçıverirdi hemen.
Bir türlü arayı bile düzeltemediğim
Tanrıya,
Sizler için
Yakardığım kadar,
Yakarmadım kendime be...
“Baylar, bayanlar gülümseyiniz!”
Boşversenize bayım!
Boşversenize bayanım!
Gerçekten de,
Çok önemli olsaydı
Merak ettikleriniz!
Görülürdü hemen
Her yerimden
Kalbimin,
Şiir şiir,
Kırılan kemikleri.
Oysa ben,
Bugün,
Siyah beyaz bir filmin
En başında,
Son yüzyılımın
En sonundaydım...
Hiçbiriniz bilemediniz!
Koskocaman o alkışlar,
Asıl sizlere!
Hepinize...
Boş versenize bayım!
Boş versenize bayanım!
Siz mi gerçeksiniz
Hı! ?
Sahi mi? !
İyisi mi !
Patlatıverelim yine
Ağız dolusu koskoca bir kahkahayı,
Geniz dolusu koskocaman bir hıçkırığa.
Unutalım.
“He” mi?
Önümüze bakalım.
Hı! ?
Güldürmeyin beni Allah aşkına!
Nasılsa
Size her şey,
Yine Palyaço rengi.
Cemre.Y.

Aşk Mı, O Ne Ki?

...Aşk Mı, O Ne Ki?... "Aşk mı? O ne ki!" derdi rahmetli anacım. Sonra da eklerdi; "Yenilir mi, içilir mi? Yoksam mevsimler g...