vuslat etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
vuslat etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

17 Ocak 2026 Cumartesi

Kim Bilir?

...Kim Bilir?...
Kaç gündüzden kaç tane daha ışık kurutmalıyım
Doğru biz'e...
Tam zamanında yeniden kavuşabilmek için?
Kaç geceden kaç tane daha yıldız tozu toplamalıyım
Gece gündüz birbirini seven
Sevgisinden şüphe edilmeyen sevdaya bulaşmak için?
Kim bilir?
Cemre.Y.

6 Aralık 2024 Cuma

Neyleyim?

...Neyleyim?..
Bir kenarda,
Vuslatıma hasret,
Bana sormadan aşık olanlarım.
Bir kenarda,
Vuslatınıza hasret,
Sana sormadan, sevdalı olanların.
Sen söyle kader!
Ben artık neyleyim?
Cemre.Y.

8 Temmuz 2024 Pazartesi

Yarasının İzinden Öper Yalnızlığını

...Yarasının İzinden Öper Yalnızlığını...
Kimse ama hiç kimse!
Annesi, kendisinden çok başkalarının annesi olup da,
Sevilmelere sıra kendisine gelince,
Kendisine az gelen o vuslatsızlığa alışık olan birini,
Sevgisizliğiyle tehdit edemez!
Yarasının izinden öper yalnızlığını da,
Yine de minnet eylemez kimselerin yüreğine sığınmaya.
Cemre.Y.

4 Mayıs 2024 Cumartesi

Ayrı Pencereler

...Ayrı Pencereler...
Biz seninle,
Aynı pencereden aynı ufka hiç dalamadık da,
Hiç değilse,
Ayrı pencerelerden aynı ufka dalabilmeliydik be sevgili.
Ben hep Güneş'i aradım, sen hep Ay'ı.
Sahi!
İkisinin kavuştuğu anlarda olsun,
Bir kere olsun özledin mi "BİZ" i?
Cemre.Y.

26 Eylül 2021 Pazar

Vuslatsızlık

…Vuslatsızlık...
Düşünsene, bahçende gül'ün var…
Mis gibi kokusunu içine çekerken
Burnunun ucundan öptürmüyorsun!
Vuslatsızlık olsa gerek bu!
Cemre.Y.

21 Temmuz 2021 Çarşamba

Yine Yetişemedim, Ben Sana, Daha Başından Beli, Mademki

...Yine Yetişemedim, Ben Sana, Daha Başından Beli, Mademki...
Onca özlem sonrası,
Vuslatına razı geldiğim o deniz,
Artık yüzülemeyecek kadar berbat olsa da,
En azından uzunca bir yürüyüş oldu.
Gördüm ki, hiçbir yerde, hiçbir şey!
Hiçbir şey artık eskisi gibi değil!
Her yer, taş, kum, moloz,
Acısı yeniden, kanatılmış hatırat!
Çoktan...
Darmadağınık olmuş zamanın eleklerince!
Yine yetişemedim, ben sana,
Daha başından belli, mademki...
Mademki yine artık,
Hiçbir şey eskisi gibi olmayacaksa,
Daha da neyi...
Yeniden, hani en yenisinden...
Daha da neyi,
Kime, yenileyecekler onu da anlamış değilim!
Cemre.Y.

18 Ocak 2020 Cumartesi

Öperim

...Öperim...
Şiir...
Vuslatsızlıkların dergahıdır kızım!
Dilerim ömrüne hiç ayrılık şiiri yazılmasın.
Ne vakit hüznün şiire dalacak olsa,
Ben geleyim dimağına!
Seni omuzundan öper, sırtından öper,
Yüreğinden öperken...
Saçının ortasını, alnının ortasını,
İki kaşının arasını da öperim,
Burnunun direğine ramak kalmışken.
Seni...
Yüreğinin dergahından öperim çocuk!
Varsın kıymetini bilmeyenler utansın!
Cemre.Y.

27 Aralık 2019 Cuma

Sevdiğim

...Sevdiğim...
Sana kavuşmalar biriktirdim sevdiğim,
Sana nice yıllık vuslatlar biriktirdim.
Sana sarılmalar biriktirdim sevdiğim,
Öpe koklaya, kokunu içime çeke çeke,
Sımsıkı sarılmalar biriktirdim.
Sana,
Sonu gerçeğe dönüşen rüyalar biriktirdim sevdiğim,
Sana ulaşmamın imkansız olduğunu,
Düşündüğüm günlerde bile,
Sana her sabah,
Doğan güneş gibi kararlı umutlar biriktirdim sevdiğim.
Sana şefkatler biriktirdiğim sevdiğim,
Hem de bütün hastalıkları geçe geçe.
Sana,
Şiirler dolusu sonsuzluk biriktirdim be sevdiğim,
Seve seve sev diye.
Cemre.Y.

20 Eylül 2019 Cuma

Yüreğimin Sızısı

...Yüreğimin Sızısı...
Telkari gümüş halhallar dolanıyor ayak bileklerimin hayallerinde,
Zaman vuslata kavuşamadıkça...
Neyi özlemeyi özlediğini bile unutur oluyor insan!
Sonbaharın son yaprakları da dökülür birazdan.
Yağmurlar dona keser, geceler zemheriye...
Bu kimsesiz kaçıncı kışım olacak ey ahretliğim!
Telkari gümüş halhallar dolanıyor ayak bileklerimin hayallerinde,
Birinin onu usul usul parmak uçlarıyla bileğime takışı misal!
Bir bulsam, sanki dinecek dizimin ağrısı, yüreğimin sızısı.
Sanki her gece kabussuz uyuyacağım mışıl mışıl.
Sanki her günüm günlük güneşlik geçecek ışıl ışıl.
Cemre.Y.

3 Eylül 2019 Salı

Eylüldü İşte

...Eylüldü İşte...
Eylüldü işte şimdi baş başa kalmışlardı nihayet!
Torunu torbası okula başlayacak yaşlı teyzeler de kızlarıyla yazlıklarına sürgüyü çekince...
Nihayet vuslata ermişti kaç aylık kimsesizlikleri.
Yalnız bank, bütün yaz üzerine oturulup fingirdeşilmesinden yorgun,
Uzaktaki yelkenli ayıplı gecelere şahitlik etmekten mahçup...
Deniz sanki hiç suya sabuna karışmamış gibi süt liman.
Bir mavisi farklıydı işte göğün, bir de arada bembeyaz pamuk şekerine dönüşen bulutu.
Güneş desen, artık ayaza çekiyordu kendisini akşamları!
Bazen, 
"Gereksiz de olsa kalabalığı da mı olmalı sanki birinin!" dedi karşı sahildeki yalnız bank.
"Valla benim için sıkıntı yok, canıma ağır geleni atarım aşağı!" dedi yelkenli.
Deniz, daha birkaç gün önceki lodosun fırtınasıyla pir-ü pak seslendi oradan!
"Bende de sorun yok arkadaşlar, dalgalandımsa da duruldum gördüğünüz gibi." diye.
Bir mavisi farklıydı işte göğün, bir de arada bembeyaz pamuk şekerine dönüşen bulutu.
Güneş desen, artık ayaza çekiyordu kendisini akşamları!
Gök, mavi, bulut ve Güneş maskesizce seyrederken onları,
"Şimdi bir yeni rakı ne giderdi bee!" dedi içlerinden en umursamazı,
Çıkardılar ceplerinden üç beş ne kaldıysa.
Tazesinden balığı koydu tavaya tekne, masayı hazır etti en yaz artığı bi-tamamından,
Ne ki insan olmasındı 
Yeter ki koydular afili bir müzik ortaya, 
Döktüler içlerini ilkbahardan sonbahara ne kaldıysa!
Cemre.Y.

30 Ağustos 2019 Cuma

Gelecek De Bir Gün Gelecek

...Gelecek De Bir Gün Gelecek...
Vazgeçmelerin zirvesindeydi kadın adamla karşılaştığında,
Tam da, durgun bir su misali,
Sehpa örtüsü yaptığı,
Kırmızı yazmanın üzerindeki unutma çiçeklerine dalmıştı gözü,
Kulağında Buika'nın
"No habrá nadie en el mundo" şarkısı nağmelenirken.
Kim bilir kaçıncı gidemeyişini düşünüyordu adamdan haber aldığında.
Sorgusuz sualsiz beklendiğinden eminmiş gibi "Ben geldim!" demişti de.
Uçarcasına merdivenleri inmişti kadın,
Öyle her zaman ağrıyan dizi falan da hiç ağrımadan.
Adam az önce arabasından inmiş,
Ayakta ve gülümsüyordu kadın sokağına çıktığında.
Sanki gurbetten gelmiş kocasını karşılar gibi,
Karşıladı kadın adama sımsıkı sarılırken.
Aparman girişlerindeki,
Çekirdek çitleyip dedikodu kazanlarının altlarını harlayan teyzeler,
Hızlıca dirsek attılar birbirlerine gözler bize sabitlensin diye!
Sanki çok da umurlarındaydı kadınla adamın,
Kadınını yan koltuğuna aldı adam,
Ellerini de vites kolundaki avucunun arasına.
"Be svendsen & Ayawake - Scarecrow" sos ses çalıyordu video player'de.
Yaşlı teyzeler çekirdek tuzu sinmiş ellerini,
Üste başa silerek temizlerken koştular evdeki komşulara.
Haber dumanı hala tütecek kadar taze ve yeniydi a dostlar!
Bir kadın ve bir adam…
Makus yalnızlıklarına delilik gömleğini giydirip kaçmışlardı bu ıssızlıktan.
"Nereye gidiyoruz?" diye sormadılar bile birbirlerine!
Ne mühimdi ki daha sokağın sonunda arabanın benzini bitse!
Yine iki ihtimal vardı önlerinde ya el ele yola devam edecekler,
Ya da burunlarına sinmiş tenlerinin kokusuyla evlerine döneceklerdi.
Ne fark ederdi vuslat vuslattı işte!
Her halükarda bundan gayri her sabah,
Her öğlen, her akşam, her gece, her an gülümseyeceklerdi.
Sonra kadın gözlerini ayırdı unutma beni çiçeklerinden...
Haline tebessüm eyledi, gelecek de bir gün gelecekti.
Cemre.Y.

23 Ağustos 2019 Cuma

Sonra Ne Oluyordu Da Büyüsü Bozuluyordu Ki Bu Vuslata Dair Bütün Hasretlerin

...Sonra Ne Oluyordu Da Büyüsü Bozuluyordu Ki Bu Vuslata Dair Bütün Hasretlerin...
Akşamın günü ağarıp parkasını omuzuna vurup çekip giderken,
Gece selam eyledi bir ayağı kırık masanın ortasına!
Hepi topu iki tahta sandalye vardı zaten biri kırmızı, diğeri mavi.
Sahilin en ucundaki tek ağacın topraktan aşan damarlarına baktı kadın uzun uzun.
Belli ki toprak yetmemişti kökleştikçe köklenen ağacın yer altındaki dallarına.
Bir sigara daha yaktı derin bir nefes çekti ciğerlerine!
Sonra ufuktaki batmasına ramak kalan güneşe baktı usul usul,
İçinden ayak tırnağının ucunu duvara bodoslama dalıp kıran genç kızın acısı geçti.
Kendi kendine...
"Sonra ne oluyordu da büyüsü bozuluyordu ki bu vuslata dair bütün hasretlerin?" dedi.
Kelimeler yuvarlanırken ağzından koşarcasına kumsalı aşıp,
Koca denizi yarıp güneşi çekip çıkartmak istedi tam da boğulmak üzereyken.
Güneşin son kızıllığında bir adam görüverdi birden!
Dilinde Ahmet Kaya'nın en sevdiği "Doruklara Sevdalandım" şarkısı,
Elinde yemyeşil bir muhabbet kuşu, okşamaktaydı kanatlarını şefkatlice.
Vazgeçti kadın bütün anlardan, bütün zamanlardan ki zaten,
Belli ki gelmeyecekti beklenmeyen de karşısındaki o boş sandalyeye!
Şimdi mehtaba dalmalıydı.
Misal az ötede cıvıldaşan yakamozlara şiirler yakıştırmalıydı.
El ele sarmaş dolaş gezinen çiftlere,
Her zaman olduğu gibi gülümseyerek bakmalıydı yine.
Yaşlı ihtiyarlar gibi yetemediklerini ayıplayarak bakanlara da o ayıplayarak bakacaktı
"Size ne!" diye.
Sahi şimdi şöyle üç beş duble rakı da ne giderdi be!
Hani öyle balıkmış, mezeymiş de istemezdi şu an,
Lakin, acılı şalgam olsa fena olmazdı.
"Yazın yaz akşamları çoktan bitmiş sevgilim,
Gece sonbahara çoktan hazır ayazıyla pusuda beklemekte." diye mırıldandı kadın.
"İnsan incecik bir hırka olsun bari yanına alır!" diye de yalnızlığını azarladı.
Kıpkırmızı birasından son yudumlarını içerken,
Usulca bitmeye yakın sigara paketinin içine çakmağını attı.
Köklere, masaya, boş sandalyeye, ufukta batan güneşin yerine ve...
O adamın hayaline bir daha baktı, o uyurken usulca okşadı saçlarını.
Sonra ne oluyordu da büyüsü bozuluyordu ki bu vuslata dair bütün hasretlerin?
Cemre.Y.

25 Temmuz 2019 Perşembe

Nilüfer Çiçeği

...Nilüfer Çiçeği...
Ömrü hayatımca papatyaları çok sevmiştim oysa,
Tıpkı onun da laleleri çok sevmesi gibi!
Sonra ne mi oldu?
Ben öyle kolayca kavuşulacak bir şey iken,
Hiçbir zaman vuslatına eremediğim papatyalara küstüm,
Tuttum ömrümde aslını hiç görmediğim nilüfer çiçeğini sevdim.
O...
Hiç bıkmadan, zaman zaman yorulsa da hiç usanmadan...
Lale mevsimi geçtikçe meyve çiçekleri ekmeye devam etti.
Benim o zamanlarımdan çok daha genç ve çok daha da akıllıydı tabi!
Cemre.Y.

4 Mayıs 2019 Cumartesi

İstersen Gel

...İstersen Gel...
"Biliyorum, biraz geç kaldım ama, istersen gel!" dedi.
Onun da, kendince,
Güne yetişmekle ilgili benden ayrı bir dünyası vardı elbet!
Amma ve lakin ben...
O vuslat anı gelip de geçmesin diye kaç saat saydım bilseydi.
Kaç zamanımı hırpaladım, hiç olmayacak işlerle kendimi avutarak!
Bir bilseydi.
"Biliyorum, biraz geç kaldım ama istersen gel!" dedi.
"Benim canım senden yorgun be kadın, ille de gel!" demedi yani.
Bende ona, öyle yürek üzecek şiirler dizmedim tabi!
Ki bu zamanda...
Kimin umuruydu ellerimde yasemin kokulu,
Bil cümle dolusu taze lale çiçekleri...
Sanki ben hep...
Bir şekilde unutturulmuş bir zamanda gelmişim de,
Sen bana hep...
Hiç gelmek istememişsin gibi bir turuncu duygu bu!
"İstersen gel, lakin ben,
Şimdiki sana,  hiç hazır değilim gibi!"
Neyse, sen, yine de...
Tenhalarda fazla da kaybolma!
Cemre.Y.

14 Nisan 2019 Pazar

Güven

...Güven...
Birilerine sınırsızca güvenmek değil bu!
Bu olsa olsa...
Her defasında ecele razı olup,
Boş kalmayacak ellerine güvenip, kaderine razı bir geçişle,
Ömründen vazgeçip, geçip, yine, yeniden hayata doğmak bu!
Aşk, gibi!
Sevda, gibi, vuslata dair son umut gibi bir şey bu!
Ömürden vazgeçişli bir ayrılık gibi.
Tutsaydın ya ellerimi ömrümü sana sunarken ben!
Bir daha da asla!
Bırakmayacağına da güvenseydim ya hani!
Cemre.Y.

13 Mart 2019 Çarşamba

Vuslat Gibi

...Vuslat Gibi...
Gönlümün kanatları,
Daha yeni rüzgarından yel almışken,
Beynim hep dur çekiyor senden sebepli.
Zira ben artık...
Allı turnalara sevdiğime selam eylemekten.
Posta kutumda birikmiş cevapsız mektuplar biriktirmekten,
Çok mu çok yorgunum bir nefes kadar ötemdeyken.
Sen, deyince zaman mefhumu donuyordu güya!
Zamana inat senle ben iletişim halindeyken!
Bir sarılmak hasreti sarıyordu ruhu,
Bir de derin bir nefes almak teninden hayali.
Şimdilerde aklımın kefesi ağır çekiyor,
Dengesiz bir tahteravellinin havada asılı kalıp,
Yere çakılacaksın hissi.
Gönlümün kanatları bilmediğim diyarların,
Bilmediğim iklimlerinde sana sığınırken,
Aklımın rüzgarları yıllar yılı binbir emek kazdığım,
Yalnızlığımın çukurlarına gömüyor beni.
Ki nihayet ulaştım ilk temeline lakin bilemedim ki
Kanatlanıp uçsam mı gelecek dedikleri,
O yeni coğrafyanın iklimlerine,
Yoksa ki bir beton daha mı döküversem,
Gelememişime, geçmişime...
Adam gibi gelemeyişine.
Ki zira bu sefer...
Hıdırellez zamanı gül dibine dilek falan ekmeyeceğim,
Sonra da,
Onu denize salmak için çaba sarf eylemeyeceğim o kesin!
Hayal için dua amin olmaz bunu öğrendim.
Ama sen hayal değildin ki,
Vuslat gibiydin.
Cemre.Y.

10 Mart 2019 Pazar

Sevin Lan Hayatı Hem De Acilen!

...Sevin Lan Hayatı Hem De Acilen!...
Günün güzelliği bir kamp ateşi gibi içinde ışıldarken,
Güneş…
Pılını pırtısını toplayıp ufukta kaybolur aniden.
Sonra sandalyeler katlanır çimenlerin üzerinden,
Yollara düşülür bir ayrılık için daha.
Kim bilir kaç veda daha yaşayacak ömrün ey kadın.
Ve kim bilir kaç vuslata gün sayacaksın şimdiden.
Çoktan vardığın koltuğuna kurul şöyle
Yorgun ayaklarını uzat şimdi sehpaya,
Pencerenden karanlığa bak,
Ay bir hilal gibi süzüm süzüm süzülmekte.
Bugünlük boşver yalnızlık şarkılarını dinleyip,
Yalnızlık şiirleri yazmayı.
Göz kırp sabahtan beri haber alamadığın yarine.
Artık ne gam görmüş görmemiş, sevmiş sevmemiş.
Günün güzelliğine selam edip geceye gülümse.
O da yıldızlarla ay'ı konuk edip duruyor nihayetinde.
Üstelik koca bir evren dolusu uydu var ömür yükünde.
Kim bilir o da yüzyıllar boyu günün hasretinde.
Tan yeri, şafak vakti, gün batımı derken ayrılıp durmuş yolları.
Sevin lan hayatı hem de acilen!
Öyle ya da böyle.
Cemre.Y.

5 Mart 2019 Salı

Neredesin

...Neredesin...
Şimal yıldızlarını anlat bana mesela...
Hiç batmayan güneşin olduğu şehirleri anlat.
Ki aslında ne çok sevdiğimi bilirsin güneşimi
Ama özlemeliyim ki vuslatı bana daim kalsın.
Lakin ben seni kalubeladan beridir özledim.
Şimdi ruhun dolaşıyor, odalarda, eşyalarda.
Sesini duyuyorum sanki.
Sonra sonra ruhunda gidecek her yerden.
Ey minel aşk...
Neredesin?
Cemre.Y.

11 Şubat 2019 Pazartesi

Biz Ne Zaman?


…Biz Ne Zaman?...
Ey benim,
Şakağına düşmüş dalgalı zülüflerine kurban olduğum,
Ey benim,
Objektiflere her bakışında gözlerinden vuslata hasret okuduğum.
Ey benim, kaşı, gözü, yüzü apayrı birer hilal'im, gül cemalim!
Söyle...
Söyle ne vakit dolacak benim sensizliğim?
Ne vakit...
Burnumun direği sızlayıp sızlayıp,
Boğazımda yutkunulamayan o yumru kalmayacak,
Ne zaman kokunla dolacak yeniden!
Söyle...
Söyle ne vakit bitecek benim,
Karşıdan bakılıp durulan o Kız Kulesi duruşum,
Biz ne zaman tavanındaki Piri Reis haritasına bakıp bakıp,
Dudaklarımızı mühürleyeceğiz yeni bir geleceğe!
Cemre.Y.

2 Şubat 2019 Cumartesi

Toprak Suya Hep Hasret

...Toprak Suya Hep Hasret...
Yürek denen şey...
Saniyede bir kalp atışıyken,
Meğerki ömrüne aşk-ı sevda yüklenmiş!
Bir de üstüne vuslatsız hasretler eklenmiş de
Kurak topraklara serilmiş içinin içi...
O halde biline ki...
Toprak güneşe hasret değil,
Toprak adı değişen çiçeklere hasret değil,
Toprak yürekse suya hasret!
Ki su...
Yağmur yağmur yağmalıydı,
Su...
Hiçbir insanın içinin içinden,
Gözünün özünden içinden içe akmamalıydı.
Yani bizde toprak hep suya hasret!
Ve bu bir kalp değil!
Yürek bu yürek.
Yani toprak suya hep hasret!
Cemre.Y.

Aşk Mı, O Ne Ki?

...Aşk Mı, O Ne Ki?... "Aşk mı? O ne ki!" derdi rahmetli anacım. Sonra da eklerdi; "Yenilir mi, içilir mi? Yoksam mevsimler g...