minel aşk etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
minel aşk etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

29 Eylül 2025 Pazartesi

Güzeldi Tabi

...Güzeldi Tabi...
Bir kalbin OD hali, AŞK hali gibi değil mi?
O ateşle kıvıl kıvıl yanmaktayken,
Nasıl da gezinirdi damarlarımızda hızlıca.
Rengarenk kelebek kanatları gibi,
Süzüm süzüm süzülürdük her tarafa.
Güzeldi tabi, hayata ışık saçmak elbette güzeldi.
Cemre.Y.

22 Ağustos 2019 Perşembe

Ey Minel Aşk Sen Bunca Vakittir Hala Neredesin?

...Ey Minel Aşk Sen Bunca Vakittir Hala Neredesin?...
Yorgundu kadın, kadını yoran kendisiydi bu sefer!
İlk önce öylece kıpırtısız, suskun, sakin durdu, duruldu.
Yeni okumaya başladığı kitabının sayfalarındaki müzik önerilerine baktı.
Halbuki belli ki yazar onu "Bu satırları okurken dinle.."diye eklemişti,
Üstelik kitabın ana teması, iki devrin ve asıl tarihimizin coğrafyasıydı ya,
Kadın o sayfaları okurken işinden servisine binmiş, okuyarak semtine varmış,
O sayfaları okuyarak mahallesinin köşesinde bırakılmış ve yine o sayfaları okuya okuya,
On altışar basamaktan üç merdiven boyu çıkıp, evine varmıştı.
"Neyse işte!" dinleme listesinin ve artık,
Ona dairli dahiliyesizliğinin ikinci günündeydi.
Açtı müziği son ses...
Bekledi...bekledi...
Bekledi ne çok sessizlikle başlıyordu kaç es bekledi saymadı ama bekledi...
Sonunda ses geldi, müzik de.
Yutkundu kadın,
Ağlamadı da ama bir türlü de gitmedi boğazının ilmeğine takılan o yumru.
Anlamsız bir doymuşluk hissi uyandırdı midesinde.
Hani böyle beklenmeyen anda böğrüne savrulmuş bir yumruk gibi!
Hoparlörü taktı, sesi sonuna kadar açtı.
Sonra bütün yapraklarını soyundu kadın...
Yalancı baharlar çoktan gitmiş, durduk yere sevdaya filizlenen yüreği,
Ağustos sıcağının serin beklentileriyle çoktan solmaya yüz tutmuştu.
Halbuki ne de güzeldi mavi bir gitarın sade bir kahveyle,
Aynı yatakta tatlı tatlı birbirlerine en sevdikleri kitaplarını okurken,
Çok beğendikleri paragrafları birbirlerine baştan sona okuyuşlarının hayali.
Alabildiğince derin bir nefes aldı hayattan yüreği yorula yorula.
Sonra omuzlarını ve göğüslerini ve çenesini dikleştirdi kadın.
Dinlediği müziğin tam ortasına...
Kırmızı bir gitarla solo resital yapan bir adamın videosunu kolaj yaptı.
Yorumlara aldırmadan usulca adamın görünen sağ omzuna bir buse kondurdu.
Sonraki hayalinde kirpiklerini yere devirmiş adamın,
Biraz mağrur, biraz da utangaç,
Dudakları anason kokan gülümsemesinden hafifçe öptü.
Alabildiğince derin bir nefes aldı hayattan yüreği yorula yorula.
Sonra omuzlarını ve göğüslerini ve çenesini dikleştirdi kadın.
Siyah topuklu ayakkabılarını omuzuna aldı
Kıpkırmızı elbisesinin ensesinden,
Beline kadar uzanan swarovski kolyesi de salındı rüzgarla...
Ezberindeydi artık, zemheriler hep kasvetliydi de!
Ve üstelik de kaç baharı, kaç yazı da mevsimsiz geçmişti, bundan gayri her yer...
"Eylül de geldi geçti!" ve lakin,
"Kasımda Aşk Başkadır!" mavallarından geçilmez zaten.
Kulaklarını tıkadı, yüreğine bir düğüm attı.
Geceye ve sadık dostu yalnızlığına ve dahi beş duvarına birer selam çaktı.
"Eyvallah!"tı gayrı.
Hem zaten kim yazılmamış ve yazılmayacak olan bir şiiri sevişe sevişe sarılıp yaşardı ki.
Eğer ummanları aşacak kadar yüreğine sindiremediyse!
Kaç şiir etmişliğim vardır kim bilir, hepsinden teker teker özür dilerim lakin.
Ortalık yeterince sanal sevişgenlerle doluyken ki ben
Özel mesajlardaki sade kelimelerle sevişemiyorken,
Sana dokunmak, sana ortak olmak, sana dahil olmak isterken sen...
Ey minel aşk sen bunca vakittir hala neredesin?
Cemre.Y.

20 Haziran 2019 Perşembe

Olmadı Şimdi

...Olmadı Şimdi...
Ben ne vakit...
Ömre ömür geçirmelik bir seyrü-sefer'e meyl etsem!
Nedendir ki...
Neresinden olursa olsun yakalıyor yakamdan aşk!
Ah ki ne vah o minel aşk-u sevdalı yağmurlu yakamozlar.
Ben duyuyorum da bütün bu mısraları...
Ruhum'un ikizinin yüreği nasıl da don tutmuş ki...
Ömrümün ömrüne yakınlaşmama kırk dört yıl geçti
Ama hala yoktun sen!
Olmadı şimdi.
Mademki onca yol kat edip de konmuşsun
Paralel'inden olsa da evrenime...
Gelemiyorsan...
Konamıyorsan...
Kalamıyorsan...
İçimin çeperini de göremeyenlerim'e göre
Kitaplığımdaki o anlamsız ayraç ol bari.
Bir ben bileyim...
Bir ben o boşluğa baktıkça hayalime gülümseyeyim.
Zira insan geçici amma velakin eşya baki!
Gelebildiğinde...
Üzülme ama, eşyalarımın arasından sana,
Sensizliğime, onca yıl nasıl hasretle baktığımı göreceksin,
Ve seni nasıl da hasretle sevdiğimi,
Şimdi kapat kapıları sevdiğim, sana geldim.
Cemre.Y.

5 Mart 2019 Salı

Neredesin

...Neredesin...
Şimal yıldızlarını anlat bana mesela...
Hiç batmayan güneşin olduğu şehirleri anlat.
Ki aslında ne çok sevdiğimi bilirsin güneşimi
Ama özlemeliyim ki vuslatı bana daim kalsın.
Lakin ben seni kalubeladan beridir özledim.
Şimdi ruhun dolaşıyor, odalarda, eşyalarda.
Sesini duyuyorum sanki.
Sonra sonra ruhunda gidecek her yerden.
Ey minel aşk...
Neredesin?
Cemre.Y.

10 Ekim 2018 Çarşamba

Aşk Olsun Sana

...Aşk Olsun Sana...
Vakit vuslatı kırk dört geçiyor sevdiceğim,
Birazdan yine gün geceye küsecek,
Ne ay var artık, ne de yıldız,
Yüreğim zifiri karanlık,
Ve sen hala gelmedin ya ey minel aşk!
Aşk olsun sana.
Cemre.Y.

13 Ağustos 2018 Pazartesi

Umudum

…Umudum…
Karşımdasın ama bak ey minel aşk, sen yoksun.
Çünkü ben yokum…
Çünkü biz yokuz!
Bana "Biz."diye bir kelime yaratılmamış şu lugatta.
Başka bir yürekte çırpınan yüreğimle yaralarımı sarıyorum…
Gocunmuyor o, öyle seviyor ki beni…
Umurunda değil kim, ne, neden atmış beni ona 
Nihayet artık ondayım ya…
Elinde pansuman malzemelerinden sevgiler, düşünceler ve ilgiler, 
Hatta şefkatlerle sarmaya ve iyileştirmeye çalışıyor yaralarımı…
Bazen korkuyor hissediyorum.
Ya yaralarım bitince uçup gidersem diye…
Korkularıyla da seviyorum onu gitsem de bir yarım da o artık.
Yağmur ağlıyor doğduğum günde verdiğim güneşli kararlara…
Ben susuyorum.
Sadece…
"Huzuruma, ruhuma, hoş geldin." diyorum
Gerisini kara bulutlar ve gökyüzü düşünsün biraz da bana ne!
Adını silersin, ünlemin kalır... 
Silip silip başladığım değil, 
Her seferinde sıfırdan yazmaya çalıştığım kaderimsin kime ne!
Güneş güzeli bir nisan akşamında,
Uzak şehirlerin sahillerinde yıldızlardan dilek tutulur,
Ayın şavkı yakamozlarla vururken doğurdum ben seni hayalimde.
Sen benim çoktan kaybettiğim umudumsun.
Cemre.Y.

17 Mart 2018 Cumartesi

Ey Minel Aşk


...Ey Minel Aşk...
Gel bir sokulayım sana
Ey minel aşk!
Öpeyim…
Yalnızlığını,
Alnının tam ortasından.
Cemre.Y.

9 Mart 2018 Cuma

Yazık Sana


...Yazık Sana...
Ne umarsız, 
Vurdumduymaz bir renksin 
Ey minel aşk? 
Beyaz çok bol gelir, 
Siyahsa çok, dar,
Oysa sana ilk kapılanlar
Her şeyi gökkuşağının
Yedi rengindende daha çok sanırlar!
Yine rengin gri!
Yazık sana!
Cemre.Y.

9 Şubat 2018 Cuma

Minel Aşk Kaç Mezar Eder Boyun?


…Minel Aşk Kaç Mezar Eder Boyun?...
Sen ondan uzun,
Kimliksiz, cinsiyetsiz şiirler umarsın,
O, senden başka kimler varsa
Senden başka kimi yoksa
Onlara kazdığı
Asırlık uzunluktaki cümlelerinin
Satırlar arası labirentinin
Çıkmaz sokağında sana saplar hançerini.
Yönü ne fark eder!
Tarafsız bir yerinden sızan
Can havlinde öldürür sendeki kendini.
Söylesene ey minel aşk!
Kaç mezar eder boyun?
Cemre.Y.

22 Aralık 2017 Cuma

Sen Bir Gel

…Sen Bir Gel…
Minel Aşk'ın
Sevda yüklü şarabını içeceğim,
Yanaklarının gül gamzelerinden.
Sen bir gelsen...
Sen bir gel sen…
Sen bir gel...
Cemre.Y.

23 Kasım 2017 Perşembe

Minel Aşk

…Minel Aşk…
Ellerim, kollarım,
Bacaklarım ağrıyor sensizlikten.
Her neredeysen ey minel aşk...
Artık, gel istersen
Şu sensizlik,
Yüreğime de sirayet etmeden.
Cemre.Y.

19 Kasım 2017 Pazar

Hadi Martıları Geçtim De

…Hadi Martıları Geçtim De…
Şehirler arası otobüs terminallerinde
Yandan çarklı bir ada vapurunu
Beklerken kaybettim bütün gençliğimi.
Sonra vazgeçtim
Bütün otobüs terminallerinden
Yosun kokulu iskele kenarında
Ayrı yönlere giden
İki ayrı rayın tam ortasında bekledim seni.
Ey minel aşk,
Senle ben bir türlü
Buluşmayı beceremedim belli.
Ama...
Bulutlar da mı anlatmadı
Sana olan hasretimi.
Hadi martıları geçtim de
Turnalar da mı
Göstermedi sana yerimi?
Cemre.Y.

12 Kasım 2017 Pazar

Hiç Kimse Bilmeyecek

...Hiç Kimse Bilmeyecek...
Birazdan çalacak kapımın zili.
Çok değil, birazdan...
Neyse ki çok kalmadı sana daha
Sadece birazdan!
Çalacak kapı zilim yine sabırsızca!
Sen, öylesine fütursuzca,
Her zamanki gibi yerleşirken sağıma, soluma!
Saracağım seni kollarıma!
“Off! Yine mi bu sarılmalar,
Yorgunum dur bir” diyeceksin.
Ellerimi senden çekerken gücenik ruhumla
Saçlarının güneş tellerine dokunacağım yine
Senin hiç haberin olmadan!
Sen, sadece ayakaltında dolaşıyorum sanırken beni,
Derin bir nefes daha çekeceğim terinin kokusundan.
Öylece, pür telaş anlatacaksın başından bensizken geçenleri,
Umurumda olup olmadığı,
Yine umurunda olmayacak!
Gençlik başkaca bir şey azizim!
Sen, sabırsızca dökeceksin içini,
Sırlı kumbarana yani bana!
Ben, her harfini sorgulayacağım
İçimden geçirirken seni oysa,
Sana dair…
Un ufak bir tek hatam olsun istemediğim için.
Ve sen bunu da öylece derinlere dalıp,
Seni dinlemedim sayacak
Yine tekrar edeceksin hem de hepsini...
Eleştirel ruhunla bana sonsuz kere sonsuz,
Erkek ruhuna bürünen sen
İçimden içerime dökülürken.
Hiç beceremediğim kadınlığım olacaksın oysa
Sihirli sır kumbaran seni özüne hapsederken.
Kendi geçmişine ait şimdiki kırılgan,
Nahif bir ipeğe dokunur gibi dokunacak,
Sana ve geçmişindeki kendine.
Hiç kimse bilmeyecek, ben bile!
Bir dua gibi mırıldanacak dudaklarım,
Duymanı istemediğim için,
Ya boşunaysa yine…
Ya yanlışsa diye korktuğum için hiç duymayacaksın...
“Artık on sekizine değdin,
Birine bari güvenmelisin!" dediğimi.
Sen...
Sana dair bütün şiirleri hep!
Papatyalarda ve lalelerde sanacaksın
Eyy minel Aşk!
Saçlarının güneş tellerinin,
Gülüşünün gül kıvrımlı gamzesinin,
Yüreğinin mengenelerinin,
Yosun gözlerinin, bana kaç şiir ettiğini
Çok daha sonra fark edeceksin.
Cemre.Y.

15 Ekim 2017 Pazar

Kocaman İki Yalnızlık

...Kocaman İki Yalnızlık...
Birazdan gece çöker üstümüze,
Bütün sesler ve nefesler el ayak çektiği zaman,
Sessizlik ve "O",
Bize meftun yokluğuyla,
Bütün gece çöker omuz başlarımıza,
Kocaman...
İki yalnızlık!
Demiştim sana ey sevgili,
Sancılı bu dört duvar!
Isınmaya muhtaç yorganı ile
Kimsesiz o iki çocuğun gözyaşlarını,
Suskunluğa sarıp sarmalayan!
İçinden binlerce düşünceler fışkıran,
O tek kalmış yastığına,
Hiç acımadan bulaştıran!
Sanki senle,
Sadece...
En güzel...
İlk ve son kez...
O yağmurlu gecede birlikte uyumamışız da!
Ömrümüzün bütün geceleri,
Ömrümüzün bütün sabahları,
Bizimleymiş gibi.
Sensiz bütün evlerde,
Bütün yataklarda,
Bütün yorganlarda,
Bütün yastıklarda,
Kimsesiz'im an-la-sa-na!
Şimdi, uykucu masalların
En kabuslu canavarları var duvarlarımda!
Sol kulağım,
Kalbinin sesine yokluk çilesi sızılı.
Ellerim,
Ayaklarım,
Bedenim üşüyor.
Ruhum anne karnındaki cenin pozisyonunda,
Sana sanrılı.
Sen dahi olmayan,
Ne varsa bu dört duvar arasında.
Yine sarsana!
Yine sarılsana hiç beklemediğim o anda.
Gecenin, sabaha o en yakın ayazında!
Kollarına alsana beni ey minel aşk!
Koruma, kollama beni,
Ama ısıtsana yine!
Hiç kimseye güvensizlikten üşüyen sırtımı,
Isıtsana mesela!
Zaman...
"Hiç yok!" luğuna da, yine saniyeler var oysa!
Cemre.Y.

6 Ekim 2017 Cuma

Ey Minel Aşk

...Ey Minel Aşk...
Hep yazan mı kitabını imzalayacak!
Bunca inandığım kitabın harflerine 
Ruhum hazır değildi henüz...
Bomboş olmalıydım önce,
Senin cümlelerinle dolmak için.
Bugün, nihayet o gün işte!
Kalbinin kapağında hissettim 
Yüzünün gül gülüşlü gamzelerini.
Ruhum aydınlandı, 
Sana sarıldım,
Hem de sımsıkı heyecanlarla, 
Hissettin mi ha ey minel aşk!
Cemre.Y.

Serçeler

...Serçeler...
Aşkın tövbesine kim bilir kaç kereler,
Kim bilir kaç zemheri ayazlı geceler,
"Bir daha asla ve kat'a"lı yeminler edip caydığım günlerim,
Yeminlerime kül bastığım ama,
Kendi küllüğüme emri vaki bastırdığım ve bir türlü,
Söndürmeyi beceremediğim
Bir ucu sönemeyen...
O bütün, sigara sonu izmaritlerim geliverdi aklıma!
Hani kızım bile;
“Madem beceremiyorsun bu mereti söndürmeyi,
İçme bari!” diye yakınırdı ya ara sıra
Anısı... geldi aklıma!
Bu sefer çabalamazdım belki dedim.
O, sigaramın dibini söylenmeden küllediğinde...
O an, ona...sevdalandım.
Haberi bile olmadı.
Aşkımdan hep haberdardı ama!
Zaten o gece sustuklarımı da, hiç duymamıştı.
Onun yüreği bu seferlik kelebek kanatlarındaydı.
“Hem yarın ölecektik nasılsa…
Yaşamak sa böylece nefes almalıydı.”
Benden...
Oysa ben kendime bile susarken,
Biralarımız tazelenir, iyi insanlara da…
Ayrıca temennili gülümserken, hiç kimsemin bilemediği sırlarımı,
Ona döküyordum susa susa!
Ben...
Be..
B.
Kalmadı kendimden başka hiç kimsem!
Serçe severdim oysa sıfatına, adı, hayvan konulan.
Ne zaman görsem onu ah ne zaman ki görsem!
Pek nadir bana bu kadar yakın olanına denk gelirdim.
Dokunmak isterdim yüreğine!
Hani bir kerecik konuverse avuç içlerime!
Bir kerecik duysam o kalbinin,
Karnındaki bebeğin duyduğun o ilk ritim dolusu atışını...
Eminim ki öyle!
Yeniden doğacağım bu dünyaya ama...
Ben bir daha o kadar da çok,
Hiçbir şeyi sevmedim aslında!
Şaşarlar nasıl da böyle sabra taş çatlatıyorum diye.
“Siz hiç serçe sevdiniz mi?
Tam dokunacakken…
Avuçlarınızdan öylece uçup gidiverdi mi!"li bakarım gözlerinin içine...
Çünkü, siz sevdikten hemen sonra,
Mutlaka uçarak kaçarlar...
Ondan belki, an la ya maz lar!
Hiçbir şeyinizi bir tastamam!
Uçmaya meyilli hiçbir şeyi hiç sevmediler ki.
Hala söndüremiyorum sigaramın izmaritlerini.
Hala evimdeyken, tek isem...
Ben yenisini yakarken, için için, yanıyor diğeri, ben gibi.
Kokusu rahatsız ediyor çoğunlukla!
Suya salıyorum...
“Anam hep derdi.
Kimselere diyemezsen kızım derdini
Suya söyle elbet geçer.”derdi.
Kalabalıklar içindeysem
Uzaklara fırlatıyorum izmaritlerimi
Sonra o kadar uzağa gidip
Üzerine basıyorum usulca...
Bazen serçeler,
Olmayacak anlar ve zamanlarda
Olmayacak yerlere konuyorlar!
Hem belki artık bana da izin çıkar...
Dokunurum yüreğine birinin.
Kim bilir!
Oysa onca uzatmıştım parmak uçlarımı...
Oysa, bu sana son vedam idi, ey minel Aşk!
Sevmiyorum artık seni de, serçeyi filan da!
Oysa ben hiç kimsem'i, yavrucağım hariç!
Çocukluğumun, daha ilk yaşından sevmedim, sevemedim.
Artık kanadın çırpınsa ne!
Yüreğin yarılsa ne!
Nasılsa dostlukta bile...
Hiçbir serçenin adını bile anmıyordu.
Bugün, nihayet o gün işte!
Kalbinin kapağında hissettim
Yüzünün gül gülüşlü gamzelerini.
Ruhum aydınlandı,
Sana sarıldım,
Hem de sımsıkı heyecanlarla,
Hissettin mi ha ey minel aşk!
Cemre.Y.

9 Ağustos 2017 Çarşamba

Ecelim Misin, Nesin?


...Ecelim Misin, Nesin?...
Tam da ben, bütün sıfatlarından,
Bütün zamirlerinden,
Bütün nesnelerinden,
Bütün tümleçlerinden,
Yükleminden de caymışken.
İlle de, gizliden bile olsa,
Öznenden...
Vazgeçmişken olacak iş mi bu
Minel aşk…
Bil cümle;
*“Ah minel aşk-ı ve halatihi, ahraka kalbi,
Bir hararatihi" mden.
Üstüne, ebed-ime hep, na-vuslatlı sebebimden,
Senden öylece caymışken,
Olacak iş mi şimdi bu!
Gecenin kirpiklerine
Harf harf yıldız ekmişsin.
Gündüzün saçlarına
Papatyalar dikmişsin.
Üstelik!
Yüzüme papatyalardan,
Gülümsemeler takarken,
Ab-ı hayatımdan
Bir damla bile dilemişsin.
Gül gamzeme, kaçamak bir buse kondurup
Öyle gitmişsin.
Ey aşk, sen ecelim misin, nesin?
**Şeyh Galib; Âh(lar olsun! )!
Hararetiyle kalbimi yakıp kavuran aşkın
Elinden ve onun (türlü) hâllerinden (çektiklerim)…”**
Cemre.Y.

16 Temmuz 2017 Pazar

Minel Aşk

...Minel Aşk...
Sonra cümleler bitti bir an
Dudaklarımız aynı anda sustu.
Gözlerimiz…
Konuştuklarımızdan daha da uzun konuştu.
Uzun zamandır yolunu gözlediği,
Hayalini bile kurmayı unuttuğu o şeye
Baktı...
Baktı...
Utangaç ve inanmaz
Bir gülümseme yerleştiriverdi yüzüne
Yere indirdi gözlerini,
Aynı bakışları bir daha
Ya göremezsem korkusu ile
Aniden kaldırdı yüzünü,
Yeniden baktı gördüğü o şeye.
Oradaydı işte hala!
Göz bebeklerimin tam ortasında,
Yüreğimin taaa derininde
Sadece kendisi vardı.
Yaşıyorduk o an!
Cemre.Y.

29 Haziran 2017 Perşembe

Her Şey Hayaldi

...Her Şey Hayaldi...
Eyy minel ahir aşk...
Her şey hayaldi tamam da,
Sen de bana gelince,
Pek bir pek tembeldin hani!
Her zaman olduğun gibi...
Şaşırmadım yani!
Cemre.Y.

26 Haziran 2017 Pazartesi

Erken Yatmalıyız


…Erken Yatmalıyız…
Erken yatmalıyız ey minel AŞK!
Bende de…
Sende de…
Yarına bir hayli "Biz!" var!
Hepsi şiir olsun diye.
Cemre.Y.

Aşk Mı, O Ne Ki?

...Aşk Mı, O Ne Ki?... "Aşk mı? O ne ki!" derdi rahmetli anacım. Sonra da eklerdi; "Yenilir mi, içilir mi? Yoksam mevsimler g...