Pazartesi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Pazartesi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

14 Temmuz 2025 Pazartesi

Pazartesi

...Pazartesi...
Hatırlayamıyorum ki,
En son ne zaman küstürüldüm pazartesiye.
Oysa ne çok severdim bugünü yeni bir başlangıç diye.
İşim olsa da, işsiz de olsam mutlaka severdim pazartesileri.
Birkaç zamandır adı bölümü boş bırakılmış,
Hükümsüz bir kimlik gibi bendeki hükmü!
Geçer mi bilmem,
Hadi diyelim geçti lakin,
Eskisi gibi severek sevebilir miyim ki seni.
Cemre.Y.

9 Eylül 2024 Pazartesi

Ey Benim Yürek Çiziğim

...Ey Benim Yürek Çiziğim...
Ey benim ömür yorgunu gülüşüm.
Fark etmeden nicedir sensizliğe hüküm sürmüşüm.
"Unuturum!" demiştim ya sana!
Unutmuşum!
Seni sevmeyi nicedir unuttuğumu da unutmuşum.
Oysa hiçbir şeyim olmasan bile pazartesimdin sen benim.
Mevsiminden umursuz umudumdun ya hani!
Fark etmeden umudumun da gönlü kırılmış sana.
Bunu fark ettiğimde,
Eylül ayazı dokunuyordu ayak uçlarıma.
Ey benim yürek çiziğim, yosun gözlüm.
Ömrümün kalp nakışlı gül kıvrımlı gülüşlü pazartesim.
Yakındır günler griye keser yine.
Sabahı da, akşamı da serinletir omuz başlarını.
Hiç sevmezsin biliyorum ama!
Dışarı çıkarken hırkanı, şemsiyeni yanına almayı sakın unutma.
Cemre.Y.

2 Ekim 2023 Pazartesi

Bugün Pazar

...Bugün Pazar...
Bugün pazar...
Oysa, akşamına, en sevindiğim gündü.
Ertesi, pazartesi diye!
Hatırlamıyorum, en son...
Ne vakit pes ettirildim,
Pazartesilerine kıvanç duymaktan.
En son ne zaman,
Pişman olduruldum,
Doğduğum günün adından.
En son ne zaman,
Pişman olduruldum,
Doğurduğum günün adından.
Ve en son ne vakit...
Susturuldum,
Her bitişin,
Yeni bir başlangıç olma hikayesi olduğu gerçeğini savunmaktan!
Öyle, öyle, vazgeçmeden pes ettirildim,
Bundan daha önceki hayatımdan.
Cemre.Y.

4 Haziran 2022 Cumartesi

Bugün Günlerden Sen

…Bugün Günlerden Sen…
Bugün günlerden "Sen"di.
Yani pazartesiydi.
Bana göre hayli yağmurlu bir güne inat!
Yine de gülümsedimdi evrenime.
Oysa bütün evrenimde
Pazartesi günümün başlangıcı dahil
Sen hariç hiç kimsem!
"Ama bugün yağmur yağmıyor İstanbul'a
Demek ki yağmur…
Cemre'nin akamayan yaş tanelerinde!"demedi.
Yüz yıl kere eminim ki,
Onu, sessiz haykırışlarla diyebilen tek sendin...
Sonra soruyorlar bana "Onun, nesini sevdin?" diye
Susuyorum senin bana olmazların kadar
Bir İstanbul kadar susuyorum!
İstanbul'unsa Kız kulesi kadar susuyorum!
Oysa en sevdiğim Pazar ertesime
Ömrüm boyunca sadece ikisi denk geldiydi.
Pazarlıksız sevmeyi severdim ya ben hep!
Ertesinde yani...
Birinin yosuna sarmış çoktan gözlerin yeşili
Diğerin çoktan kuytularına sarmış alası, elası...
Sonradan yani, ertesinde yani.
Hep ertelerimin en başı ve sonu yani.
Oysa ben her Pazartesi bıkmadan başlarım,
"Gelmişine...
Neyse ya neyse" lerime!
Günlük güneşlik İstanbul'uma yağmur yağar bazen
Olmadık mevsimlerde kar yağar
Günlük güneşlik gülerim ya içim zemheriyken
Kimsem duymaz, anlamaz.
Sonra,
Ansızın,
Susar bütün şehirleri ülkemin
Umursuz olur kalbim.
Ulan!
Duymayın!
Sağır olsun sensiz bütün kulaklar.
Nasılsa bir gün yolunuz düşer
Günü İstanbul kadar kalabalık
Gecesi yapayalnız bir ahenge
Yapayalnız ayazlarınızda kadehiniz yeterse
Elbet bana doğru içersiniz
Ve ben ille de kıyamam size!
İçimden gelememişinize söverken
Dost bile olurum hepinize....
Kız Kulesi olmak hayli zor yar!
Sen daha yeni İstanbul'umu keşfederken.
Cemre.Y.

12 Ağustos 2019 Pazartesi

Bugün Pazartesi

...Bugün Pazartesi...
Bir yaprak daha eksildi hayat defterimizden
Bir sayfa daha hayal eklenirken.
Kırk beş yıllık geçmişi saymazsak
Bugün Pazartesi ve ben doğdum yeniden.
Cemre.Y.


29 Aralık 2018 Cumartesi

Sevmeli

...Sevmeli...
Geçen yıla küs ayrılmayayım diye midir nedir,
Uzun zaman aradan sonra
Hem de yağmurlu bir gün olmasına rağmen bunca mutlu hissediyorken,
Günlerden en sevdiğim pazartesiyken güzel şarkılar dinlemeli,
Yine yeniden iş ilanlarına bakmalı,
Sıkılınca bir kahve molası verip bir kitap okumalı,
Kırk yaşında da olsam hayal kurmalı,
Sevmeli ille de sevmeli
Çayı sevmeli, kahveyi sevmeli ama sadece onları değil
Demliği sevmeli, bardağı sevmeli, cezveyi sevmeli, fincanı sevmeli...
Kendimi saçımdan ayak tırnağıma kadar yeniden sevmeli,
Kendime ve yapabileceklerime yeniden güvenmeli...
Yalnız olsam bile gülümsemeli...
Hayat kararmak üzereyken dibe değil bulutlara bakmalı,
İnadına olumlu olumlu olumlamalı her şeyi!
Yoksa hayat dediğin ne ki!
Birtanem gül dalında nar tanesisin,
Gülü sevmeyen nar'ı neylesin.
Cemre.Y.

5 Aralık 2018 Çarşamba

Gülümse Kendine

...Gülümse Kendine...
Bazen şu sanal alemi,
Gelecekteki huzur evimdeki odam gibi hissediyorum!
Çok sıkılınca,
Odamdan dışarı kafamı uzatıp bakıyorum ve bir sürü yabancı,
Acılı, acısı kendinden gizli, gülen yüzleri soluk,
Profil resimleri kendilerine bile,
Yabancı sanal gülümseyişli onca insanlar!
Benim gibi,
Sadece birkaçı filtresiz çekiyor fotoğrafları!
Kaşının duruşunu,
Gözlerinin altındaki morlukları umursamadan,
Umutlu bir gülümseme tutuşturuyorlar gözleriyle dudaklarına,
Yani o an, ne kadarsa, o kadarlar.
Gerçeğimizi bulabilenler buralardan,
Bizlerden hemen kaçıyorlar!
Zira cesaretimizle,
Öz güven' imiz el ele verip korkutuyorlar onları.
Tıpkı bütün gerçek sandıklarımız gibi!
Ama neyse ki yarın en sevdiğim gün.
Sahi bugün günlerden neydi?
Ne fark eder ki,
Pazartesi, Salı, Çarşamba,
Perşembe, Cuma, Cumartesi'yle Pazar'ı
Ki bana sorsalardı,
O günlerin adını da öyle koymazdım hani!
Neyse ki,
Şu anda nefesini şöyle burnundan derince çekip,
Birkaç saniye içinde tutup sonra öylece koyuverebiliyorsan!
Sigaraydı bilmem neydi,
Şekerdi yok tansiyondu düşünmene gerek yok!
Gece yatarken yanında,
Yatağında biri olsa da olmasa da kendine sarıl bir hele.
Kendine geleceksiz,
Sadece bu geceyi güzel atlatacak güzel bir rüya dile.
Velev ki bütün gece,
Kabuslar görüp döndün durdun yatağında,
Ya da ne bileyim...
Yemyeşil kırlarda dolaşırken uyandın da sabahın karanlık çıktı!
Umursamaları kısa tut!
Misal her durumda uyandın nihayetinde ve ne yazık ki,
Kalbin atmaktan vazgeçene kadar da yaşamak zorundasın!
O halde...
Ya bütün günü ağlayıp, sızlayıp,
Feveran ederek yaşa,
Ya da uyanır uyanmaz,
Sade bir Türk Kahvesi yap kendine,
Giyinirken yeni umutlar dile.
Arada tıkanık öksürük nöbetleri olur takma,
Hem dün akşam da az içseydin sigarayı!
Öyle ya sıcacık yatağından çıktın,
Buz gibi salonunla,
Mutfağın arasında mekik dokumaktasın.
Üstelik mim gibi aklındadır o durum!
Şayet kahve makinen yok da,
O cezvenin gözünün içine bakıyorsan,
Ne vakit gözünü çevirsen,
O zaman köpürüp taşacaktır o!
Yanisi şu, artık uyandıysan yeni günün sabahına!
Akşamın zehirli zemheri çığlığı olsa da,
Gecen kabuslu canavarlarla dolsa da,
Sade Türk kahven,
Kısık ateşte ve cezvede,
Şimdi pişiyor ve de taşmaması gerek.
Sonuna kadar okuduysan,
Günün saatinin önemi de yok zaten!
Hiç kimseye,
Bir yorum da bulunmana dahi mahal yok.
Lavaboya git misal,
Her neredeysen şu anda mühim değil.
Oradaki aynaya bak bir,
Umursama aynı fotoğrafını biri görürse diye.
Bir bak!
Yüzüne, saçlarına, gözlerine,
Dudaklarının duruşuna iyice bir bak!
Beğendin...
Ya da beğenmedin oradaki silüeti ne mühim!
Gözlerinin öbeğine öbeğine,
İçinin içine bak iyice.
Saçının rengi, kaz ayakların,
Gıdın, gadan, kilogramın, kırışıklarına değil ha!
Gözlerinin öbeğine öbeğine, içinin içine bak iyice.
İşte onlar hayata umutla,
Işıltılı bakana kadar,
Kendi yansımana gülümse kendine, bir dene!
Cemre.Y.

15 Ekim 2018 Pazartesi

Pazartesi

…Pazartesi…
Herkes biraz Pazartesi gibidir aslında
Seveni az…
Sevdiği çok.
Oysa en sevdiklerimdendir kendisi.
Cemre.Y.

21 Temmuz 2018 Cumartesi

Pazartesi

...Pazartesi...
Oysa ben her Pazartesi
Bıkmadan başlarım...
"Gelmişine, geçmişine, gelememişine...
Neyse ya neyse" lerime!
Günlük güneşlik İstanbul'uma
Yağmur yağar bazen
Olmadık mevsimlerde kar yağar.
İçim zemheriyken,
Günlük güneşlik gülerim ya!
Kimsem duymaz, anlamaz
Sonra ansızın susar
Bütün şehirleri ülkemin.
Umursuz olur kalbim.
Cemre.Y.

17 Temmuz 2018 Salı

Sperm

…Sperm…
Sen tut, milyonlarca sperm arasından galaksiler ötesinden,
Koskoca bir savaşı kazan! 
Sonra yaradılış anların,
An be an, salise salise, saniye saniye, dakika dakika, saat saat, 
Günler, geceler, haftalar, aylar boyunca hücre hücre, ilmek ilmek,
RAB'in ruhundan iğne oyası gibi ince ince dokunsun, 
Sonra gelsin RNA ve DNA kodların 
Sana başka hiçbir seçenek sunulmayan 
Kesin bir emirle o kaderle eşleşsin ve sen...
Cennetten (anacığının rahmi) kovul da bu Dünya'da sürün! 
Ben doğduğum her pazartesi yaşıyorum bunu!
Güneşin doğuşundan batışına kadar
Yeni bir cennete doğacağımı hayallenerek...
Akşam olunca...
Neyse...
Hayat oldukça yorucu ve biz de haylice yorgunuz zaten!
Ne demişti Orhan Baba,
"Batsın Bu Dünya!"
Cemre.Y.

11 Mayıs 2018 Cuma

Yokluğun Olumsuz

…Yokluğun Olumsuz…
Oysa en sevdiğim gündür pazartesi. 
Ama bütün akşamlarım,
Bana özel bir garezi varmışcasına,
Hep aynı zifiri yalnızlığıma uyanıyor! 
Ben değil, 
Yokluğun olumsuz be sevgili.
Cemre.Y.
.

5 Mayıs 2018 Cumartesi

Benim Hala Umudum Var

…Benim Hala Umudum Var…
Bunca ecel,
Binlerce kere
Öldürse de beni
Pazartesilerime
Yine, yeniden uyanmak var ya!
Benim hala 
Umudum var!
Cemre.Y.

5 Mart 2018 Pazartesi

Pazartesi

…Pazartesi…
Şuraya da epeyce mavi çizelim,
Hatta bir tutam da yeşil.
Biraz da kırmızı...
İşte musmutlu bir pazartesi
Cemre.Y.

7 Şubat 2018 Çarşamba

Hepsi Bu!

…Hepsi Bu!...
Anlamıyorsun değil mi,
Sen bana hep pazartesi'sin.
Benden başka hiç kimsenin,
Bizi böylesine sevemediği...
Ve ben...özümden sevip sevip, hep,
Sevdiklerimin üvey çıkmasından çok yoruldum.
Oysa her aşk…
Kendi sonsuzluk düzleminde sonsuzdur. 
Sadece insanlarından biri veya ikisi,
İstemli, istemsiz, o düzlemden saparlar. 
Hepsi bu!
Cemre.Y.

8 Ocak 2018 Pazartesi

Biraz Yenilik

…Biraz Yenilik…
Bu aralar sevmelere
Soğuk ara olsam bile severim pazartesilerini,
Günaydın bütün sevdiklerime...
Ömrüme,
Yeni bir çözüm bulmaya gidiyorum ben...
Biraz yenilik iyi gelecektir.
Cemre.Y.

17 Aralık 2017 Pazar

Yosun Gözlüm

…Yosun Gözlüm…
Bugün günlerden...
" SEN" ertesi...
28 Nisan 1997 Pazartesi- Doğduğun gün!
(Doğduğun günden beri bütün pazartesileri çok ama çok sevdim ben)
28 Nisan 2003 Pazartesi- 6.yaşın bitti!
28 Nisan 2008 Pazartesi-11.yaşın bitti!
28 Nisan 2014 Pazartesi-17.yaşın bitti! (18’ine giriyorsun!!!)
28 Nisan 2025 Pazartesi-28.yaşın bitiyor!
28 Nisan 2031 Pazartesi-34.yaşın bitiyor!
28 Nisan 2036 Pazartesi-39.yaşın bitiyor! (Benim şimdiki yaşımdasın)
28 Nisan 2042 Pazartesi-45.yaşın bitiyor! (Ben olmayabilirim!)
28 Nisan 2059 Pazartesi-62.yaşın bitiyor! (Anneannenin şimdiki yaşındasın!)
28 Nisan 2064 Pazartesi-67.yaşın bitiyor!
28 Nisan 2070 Pazartesi-73.yaşın bitiyor!
28 Nisan 2081 Pazartesi-84.yaşın bitiyor!
28 Nisan 2087 Pazartesi-90.yaşın bitiyor!
28 Nisan 2092 Pazartesi-95.yaşın bitiyor!
28 Nisan 2098 Pazartesi-101.yaşın bitiyor!
28 Nisan 2104 Pazartesi-107.yaşın bitiyor!
28 Nisan 2110 Pazartesi-113.yaşın bitiyor!
28 Nisan 2121 Pazartesi-124.yaşın bitiyor!
Takvim bitiyor, sen bitmiyorsun yüreğimin çiziği!
(Upuzun sürecek ömrün boyunca
Doğduğun günlerin pazartesiye denk düşen yıllarını buldum.)
İyi ki bu dünyada benim evladım olarak vücut bulmuşsun!
Seninle ve varlığınla gurur duyuyorum.
Nazar’ım değiyor sana, gözlerinin yosun ışıltısında kaybolurken,
“Her şeye rağmen” li bir hayat var çünkü orada.
Her gülüşünde, gül kıvrımlı dudaklarının kenarında
İki gamzen oluşuyor ya, sanki biri Güneş’im, diğeri Ay’ım.
Biliyor musun?
Artık korkmuyorum seni doyasıya sevmekten ve sana yetememekten!
Seni paylaşarak sevmeyi öğrenebildim sonunda.
Kıskancım biraz evet!
Senin, her benden gidişinde düşünüyorum mesela
Benim gibi burun direkleri sızlayacak kadar
Kokulu mu öpüyorlardır acaba seni?
“Olsun!” diyorum sonra,
“Her gördüklerinde, benim gibi yeniden aşık olmuyorlardır ya sana!”
Cemre.Y.

15 Aralık 2017 Cuma

Pazartesi

...Pazartesi...
Kadın, yine telefonun alarmıyla
Uyanır uyanmaz fırladı yatağından,
Zaten yıllar yılı hiçbir zaman,
Hafta sonu dahi,
Hep hayalini kurduğu gibi
Şöyle gerine gerine uyanmayı,
Bir türlü beceremedi.
Öyle ya kime gerinip, kime esneyip,
Şöyle kütür, kütür kime gevşeyecekti.
Her zaman olduğu gibi,
Koşarak bir yandan yüzünü yıkadı,
Bir yandan gözlerinin,
Anne rengi, kahvesinden,
Hayata buruk bir tebessüm etti.
Burnunun direği sızladı yine,
Kendini bildiğinden beridir,
Hemen hemen, her sabahki gibiydi.
Anacığının gözlerinin kahvesiyle bakıyordu onun gençliğine!
Acilen yüzünü kuruladı,
Renkli numaralı lenslerini takıp tekrar baktı aynaya!
Zaten saçlarını da yeni boyatmıştı,
Anne rengi, hiç solmayan, koyu kestane aslından.
Anne renginden apayrı, kenarı lacili bir sarıya!
Hah işte!
Şimdi tam olmuştu, artık asla,
Annesi gibi bakmıyordu hayata gözleri ve saçları.
Belki artık, onun hayallerinin,
Piç olmuş savruk spermleri gibi,
Hiç, olmayabilirdi bu hayatta ha!
Ya da madem gelinmiş bu dünyaya!
Hayalleri onunkiler gibi üstelik
Tam da kadını daha yeni sevmişken,
Kansere yenik düşmeyebilirdi de!
Kadın kendi kendisine söylendi;
"Eh be annem, anam!
Beni, daha yeni sevmişken,
Sahici saçlarımı ve gözlerimi
Öyle, ilk kez, şefkatle,
Daha yeni okşamış ve de daha yeni
Bana öylece sarılıp beni sımsıkı,
Kabul edip öpmüşken, daha yeni!
Bir pazartesi günü ölmeye meyledip
Seni evine getireceğime söz verip
Evine getirince de salıya sabredip!
Günler sonrası yine bir pazartesi gecesini bitirip,
Ecelini salıya denk getirip,
Ölmeseydin sende be anne!
Sayende bütün pazartesilerden nefret edebilirdim!
Neden yapmadın?" dedi kadın.
Hiç kimse duymadı onu sesinin içi içinden yankılanıyordu!
İki damla çiy tanesi düştü yanaklarına.
Çünkü kadın...
Hep pazartesi günleri başlardı yeni hayatına
Mademki yaşıyordu hala Pazartesi günleri başlardı
Bu hayat dair yeni umut deneyişlerine.
Yeni başlayan haftanın ilk gününe,
Daha bir şükrederdi şükredilmesi gereken nesi kaldıysa!
Daha bir severdi en sevilmeyesi her şeyi bile.
Umut işte!
Kadının yüreğinin çiziğini bile
Onca gün ve hafta bekleyip bekleyip
Bir pazartesi günü akşam saat 22:10’da
Dünyaya getirmiş olmanın
Bir anlamı olmuş olmalıydı!
Hala hayattaysa onunla çünkü!
Öyle ya!
Pazartesi günleri!
İşine başlamış olmanın,
Bu başlayışlarının sonunda
Evine ekmek alıp, faturalarını ödeyebildiği,
Masraflarını yetebildiğince de
El aleme muhtaç olmadan
Karşılayabilmesinin bi gururu da olmalıydı!
Hala bir gurur varsa emeğiyle çünkü!
Hala üç kuruşa on kuruşluk hayatını geçindirip,
Kendini basit hayatlara terk etmediyse!
Gururu ve işinin yettiği kadar maaşıylaydı çünkü!
Sonra, sonra kadın bunları
Kimselere anlatmadıkça daha bir meraka boğuldular!
Bunca zenginlikler seriliyor ömrüne!
Ama neden?
Lan kadın aptal çünkü!
Kızından yıllar sonrası merak etmiş!
Pazartesileri sevmesinin en başlangıcını,
Meğer!
O da!
Bir pazartesi günü,
Kim bilir hangi renk leğene doğmuş muş!
Öyle ya!
Yaz sıcağı Ağustos ayında onca günler varken
Bir Pazartesi günü kim bilir akşamın hangi saatinde
Dünyaya gelmiş olmasının bir anlamı olmuş olmalıydı!
Bu hayatta en azından bir duvara taş olmalıydı.
Oysa şimdilerdeyse
Kadının o sabahki ilk kahvesi
Bugünler de hep geç kalıyordu
Halbuki en erken bu sabah uyanıyordu!
Otobüsler!
Otoban gözler doluydu
Ve ilk vardiyanın servisi
Hep 06:40 da başlıyordu!
Kimse ona
“Neden vaktinde gelmedin." demiyorduysa da
Vakit onun müsebbibi kadar önemliydi hep!
Geç kalamazdı.
Ya hiç gidemezseydi?
"Hiç yoluna gitti." derlerseydi!
Zamanında varlığından
Hiç utanmamış olması için
En çok çaba sarf eden kadının ardından
Böyle bir cümle
Ne acı cümle olurdu bir düşünsenize!
Dedirtemezdi,
Dedirtmedi.
Her pazartesinin sabahında
Bunca neşe, bunca pür umut!
Bunca hayal Polyanna'ya öykünmek değildi.
Sonra ne oluyorsa gün batınca oluyordu,
Gece yatsıya yakın oluyordu,
Kadının omuzlarına çöküveriyordu o en zifiri umutsuz yalnızlık!
Çünkü ertesi gün Salı…
Çünkü daha pazartesiye çok zifiri yalnızlıklı geceler var!
Çünkü Polyanna o günün sonunda
Boşluğa düşüyordu gecenin yalnız koynunda.
Zaten epeydir İstanbul'da hiç yıldız yoktu.
Cemre.Y.

13 Aralık 2017 Çarşamba

İyi Ki Varsın

…İyi Ki Varsın…
Uzak...
Upuzak diyarların,
Herkesten farklı yüreklerinin
Otağında kuruluydu en dost köşemiz... 
Hani birimizden birimiz kaçacak olsa, 
Diğerlerinin hepsi teyakkuza geçerdi de
"Biz hepimiz, birbirimiz için ne günlereyiz ki!" diye diye
Son bulurdu sanki çaresizliklerimiz.
"İyi ki var ve ömrümdesiniz!" diyebilmek isterdim birilerine.
Şöyle avaz avaz, ciğerimi yara yara, bangır bangır
En içtenlikli güvenlerimin soldurulmayacağından eminken
"İyi ki var ve ömrümdesiniz!" diyebilmek isterdim birilerine.
Sevgili sen...
Beni doğuran anam.
Harflerimin gerçek nefesi! 
"İyi ki varsın."
Sevgili sen...
Hayatımın en doğru adamı.
"İyi ki varsın."
Arada bir acil buton'um olsan da 
İçisin kalbimin ve bana rağmen!
Bana "İyi ki varsın."
Sevgili sen...
Pazartesilerimi sevmemin sebebi, yosun gözlüm,
Ah benim ciğerimin köşesinin ilk ve son çiziği!
Sen benim çoğunlukla acil buton'um olsan da 
Ben senin arada bir acil buton'un olsam da
Küstüğüm bütün her şeyle
Senin bir tek gülüşünün,
Gül gamzesinden öperken barıştım ben!
Küstüğün şeylerle barışmanı 
Artık sabırla beklemekten çok yorgunum!
Bilirsin çok nadir görülür benim gül gamzem,
Çok da nadirdir o kadar içimden öyle gülümsemem ki hiç öpmedin zaten!
Ömrümüzün çoğunda bana dairliğinden 
Hiç emin olamamı sağlayan en gerçek yalanım!
"İyi ki varsın."
Cemre.Y.

11 Aralık 2017 Pazartesi

Pazartesi

...Pazartesi...
Bugün pazartesiii
Nerede sevilmemişlik var
Tutar aşık olurum ben ona!
Zorla değil a canım 
Seviyorum ben pazartesileri
Hem de hiç kimsenin sevmediği kadar!
Cemre.Y.

9 Aralık 2017 Cumartesi

Pazartesilerim

...Pazartesilerim...
Oysa pazartesiyi ben hep
"Başlangıç ve şükür" olduğu için severdim,
Anlayamazdım insanları,
İşsiz güçsüz bunca insan varken
Neden işe gidiyor diye üzülür ki bu insanlar!
Milyonlarca ilan ilan iş arayan insan var ki
Akşam evlerine ekmek götürmeyi bırak!
Bakkal veresiyeyi hatırlatmasın diye
Sokak değiştiriyordular.
Hele ev sahibi eve geldiğini duymasın diye
Ayakkabılarını çıkartıp
Çorapla lambasız merdiven çıkıyordular!
Çocuktum daha...kapıcıydık biz...
Bir apartman çoğundan da zengindik yani
Çünkü...ekmeğimiz vardı ve kira ödemiyorduk.
Ödeyebilenlerin çamurlu ayaklarını
Lap lap basa basa geçseler bile
Paspas etmek karşılığı!
Ve ekmeğinin parasını bile bize borç yapanların
Karşılığıydı diyetimiz...
Belki bundandı...
Her pazartesi kolumda ekmek sepetim
Hayal ederdim...
"Dünya değişecek bugün!" diye.
Ekmeğin en sıcaklarını
Parasını bize bile ödemeyenlere
Götürdüğüm yetmezmiş gibi,
Daireleri karıştırmış gibi
Arada bir gazeteleri de
Onların kapılarına koyardım.
Haberleri olsun diye!
Sonra annemden dayak yerdim
Karşı komşu şikayet etmiş diye
Yav aldıkları dairenin borcu yüzünden
Bizden bile fakirdiler ne yapsaydım?
Yıllar sonrasında yosun gözlüm
O gün dünyaya geldiği içinle de sevdim.
Tuhaf daha birkaç ay oldu öğreneli,
Fazlası olmalı pazartesilerini sevmemin
Diyerek ararken buldum kendimi...
Meğer bir pazartesi çocuğuymuşum ben de!
Sevmeyin de göreyim.
Pazartesilerimin akşamlarını ve salılarını
Pek sevmem ben.
Pazartesi akşamı doğan yavrumu
Geç doğmuş diye bir kuvöze tıkıştırıp
(51 cm ve 3.750 gr doğan bir bebeği
Zorla tıkmak durumunda kalmışlar çünkü)
Bütün salı bana göstermeyen
Hain kadere on sekiz yıldır isyanlıyım!
Çarşambaları severim ama...
Onu pazartesi görmeyi umarken
İlk o gün gördüm yosun gözlümü diye.
Ama ille de pazartesi işte.
Hiç doktora gitmemiş anamın
Beni o gün doğuracak olmasının sevincini
Severim tam kırk yıldır.
Ancak akşam olunca
Kız evlat doğmuş olmamın
Hüsranını hiç sevmem.
Hele salısı büyük kayın validenin
Anamın başucuna gelip
"Ağa kızı kız doğurmuş
O da sigara kağıdı kadar!" diyerek
Anamı üzen o kabus günden hep nefret ederim!
Çarşambaları severim ama
Anam ilk yalnız kaldığında
Alnıma ilk öpücüğünü nakşetmişti.
Perşembe, cuma, cumartesiyle pazar
Zaten birer hayat senfonisi.
Cemre.Y.

Aşk Mı, O Ne Ki?

...Aşk Mı, O Ne Ki?... "Aşk mı? O ne ki!" derdi rahmetli anacım. Sonra da eklerdi; "Yenilir mi, içilir mi? Yoksam mevsimler g...