ne kadar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
ne kadar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

24 Şubat 2025 Pazartesi

Kar Taneleri

...Kar Taneleri...
Kim bilir kaç mevsimdir gücenikti kara kış'a!
O gün durduk yere giyinip dışarı çıktı kadın.
Öyle ya daha ne kadar uzaktan seyredecekti,
Önünden geçip giderken,
Kar topu oynayan çocukların sevinçli çığlıklarını.
Zamanında dost dediklerinden birinin
İçine taş koyup ona attığı,
Gözünü mosmor eden o acı anıyı bir kenara koyup,
Kendi kendine yumuşacık bir kar topu yaptı,
Usulca atıverdi kendi başından aşağı.
Öyle ya, kendi kendine de ihanet edecek değildi ya!
Sonra gökyüzüne baktı gözlerini kısarak.
Oradaydı, gülümsüyordu güneş!
Kadına kalpten kar taneleri yolluyordu usul usul,
Kirpiklerinin tellerine konuverdiler kalpten taneler.
Kristal ışıltılar doldu göz pınarlarına.
Birkaç tane de burnunun ucundan öptüler.
Durduk yere sevinçlendi kadın, unuttu gücenikliğini her şeye!
Cemre.Y.

19 Temmuz 2023 Çarşamba

Sonra Bir Gün Yitip Gidersiniz Bir Şiirin Son Mısrasında

…Sonra Bir Gün Yitip Gidersiniz Bir Şiirin Son Mısrasında…
Hani böyle…
Küs değilsindir artık!
Kırgınlık…
Yahut güceniklik de kalmamıştır çoktan!
Hani böyle…
Çookk eskiden…
Ruhun…
Ruhuyla kesişmiş sanki bir şekilde de,
O an…
Çoktan geçmiş bitmiş gibi bir histir bu!
Ama yara kabukların yerli yerindedir ya hani!
Yazık ama,
Kime, neye, ne kadar, hangi zamanda yazık?
O muamma işte!
Sonra bir gün yitip gidersiniz,
Bir şiirin son mısrasında da…
Geçip bitmiş o hissin ardından konuşurlar!
Derler ki;
O da öksüz kaldı desenize,
Gençliğimin mihenk taşları azalıyor git gide!
Cemre.Y.

25 Şubat 2022 Cuma

Ne Çabuk!

…Ne Çabuk!...
Şöyle bir ansızca, geriye dönüp bakınca,
Farkına varıyor insan,
Ne çabuk geçip, gidiyor zaman!
Biz daha o zamanın bile farkına varamadan.
Kim bilir, böyle böyle…
Kim bilir, daha ne kadar?
Ne kadar da çok, vaktimiz…
Ömrümüzden geçip, gidiyor,
Biz hiç farkına varamadan!
Yani aslında, hiç yaşamadan!
Cemre.Y.

Ne Çabuk!

…Ne Çabuk!...
Şöyle bir ansızca, geriye dönüp bakınca,
Farkına varıyor insan,
Ne çabuk geçip, gidiyor zaman!
Biz daha o zamanın bile farkına varamadan.
Kim bilir, böyle böyle…
Kim bilir, daha ne kadar?
Ne kadar da çok, vaktimiz…
Ömrümüzden geçip, gidiyor,
Biz hiç farkına varamadan!
Yani aslında, hiç yaşamadan!
Cemre.Y.

24 Kasım 2020 Salı

Gönlümü Üzdün


...Gönlümü Üzdün...
Her ne kadar kin tutamasamda,
İçimden...
"Sen benim,
Gönlümü üzdün!" dediğim insanlar vardı elbette.
Cemre.Y.

23 Kasım 2019 Cumartesi

Nasılsın

...Nasılsın...
Kendi hayatımın...
Gereksiz kalabalığından sıyrılmaya çabalarken,
Kim bilir...
Ne kadar?
"Günaydın"ı kaçırdım ömrümde...
Ve kim bilir...
Ne kadar da,
"İyi Geceler"i.
Öyle ya...
Gün nasıl olsa geçiyor ya!
Öyle ya da böyle.
Lakin...
Gece çöker az sonra!
Az sonra...
Bütün yalnız yüreklerin,
Yalnızlığını...
Kirli çarşaflara feda etmeyenlerin vakti asılır duvarlara!
Sahi...
Sen...
Şimdi...
Nasılsın?
Cemre.Y.

9 Nisan 2019 Salı

Ne Kadar Mı Seviyorum Seni?

...Ne Kadar Mı Seviyorum Seni?...
Sahi, ne kadar mı seviyorum seni?
Seni, bu kadar seviyorum işte!
Sanki bayram pazarlarından bana babamı almışsın gibi,
Bunca varlığın içinde hiç yokluğuna ağlayışlarımı bölüp,
Sana gülümseyecek kadar!
Cemre.Y.

29 Ocak 2019 Salı

İnsanları Özlüyorum Ömrümün Ruhunu Bilmeyen İnsanları

…İnsanları Özlüyorum Ömrümün Ruhunu Bilmeyen İnsanları…
Bir insanın hayatındaki tesadüfler asla tesadüf değildir!
Sizce de öyle değil mi?
Film repliği gibi oldu ama öyle esiyor ruhum bu akşam.
Film repliği olan şu cümle misal;
"Üst üste…
Hep aynı yerden,
Hiç durmadan açılan bir yara!"
Ne kadar da kabullenişe hazır bir cümle oysa!
İnsanları özlüyorum epeydir, ömrümün ruhunu bilmeyen insanları.
İnsanları özlüyorum ve şefkat dolu seslerini.
Ama yüreğim ne vakit bir insana çarpsa!
Hep bir yürek yanılgısı yakınmaları.
Ne kadar çok yormuşum insanları ah yüreğimin yıkıntılarından!
Artık ne hatırlamak, ne hatırlatmak!
Ne duymak, ne duyurmak, ne de görmek istemiyorum!
Soran olursa ben artık, çocukluğumdan kalma
Tek kare incecik dilimli üzümlü keki de artık sevmiyorum.
Ama insanları özlüyorum hala, ömrümün içini bilmeyen insanları!
Mesela, bir hafta sonu akşamındaki İstiklal Caddesi insanlarını,
Misal bir bahar akşamı, salacaktan Kız Kulesine bakıp,
Karşıdan karşıya geçer gibi sevmeyi, denemek isteyen,
Oraya kadar…
Sadece tavanındaki Piri Reis haritasını görmeye giden insanları!
Cemre.Y.

23 Kasım 2018 Cuma

Üçüncü Çoğul Şahıs

...Üçüncü Çoğul Şahıs...
Oysa...
Mahlaslı mahlassız bütün ön adlarını,
Oldulu, olasılıklı, bütün soy adlarıyla beraber, hayallendiğim kadar!
Anlamlarıyla içselleşmişliğim çoktu benim.
Birinci tekil ve ikinci tekil şahıslığımızıysa,
İçimizden terk edeli ne kadar zaman oldu kim bilir?
Senle ben, birinci tekillerin sonuncusunu hep yok sayarak,
İkinci çoğul'un sonuncusuna, ne vakit yer ayırdık kim bilir de
Konularımız birinci ve ikinci tekil şahıs olduğunda,
Yürek soframızdan uzak olan o, üçüncü tekil şahıs!
Nasıl bir cesaret yarattı da,
Üçüncü çoğul şahıslar, biz'den gayrı olarak girebildiler aramıza!
Sen şimdi, bütün olasılıkları beyninde reddedip,
Matematik beyninle sıfatları, edatları es geçip,
Dolaylı ve de dolaysız tümleçlerin hepsine küfredip,
Edatları, zarfları umursamadan bütün yüklemimi katledeceksin ya etme!
Sor bakalım deniz de aynı fikirde miymiş, dalgalar falan, aynı mıymış?
Cemre.Y.

3 Kasım 2018 Cumartesi

Helal Mi?

...Helal Mi?...
Hep es kaza denk geliyorum kaderimin patika yollarının,
Hangisini seçersem, bana çorap örecek hayal bağlarına.
Oysa daha az önce geçmiştim af dağlarımdan.
Apartıman kapı önümüzden evime geçecekken,
Garaj açıldı, güllük gülistanlık umutlar saçıldı.
Ne kadar da mutluydu sevgili karındaşımla,
Onun tohum eylediği eril çocuğu!
Baba gelecekmiş, onu karşılamaya gidiyorlarmış!
Gündüz otobüsüne binmişmiş!
Ancak gelmişmiş!
Aklıma geliveriyor gecenin öteki yarısında,
Rahmetli anamın, onun dayaklarından bıkıp,
Onu terk etmiş gibi yaparken bize korkmayalım diye,
Sabaha dek oturacağı fasulye sırıklarının yerini gösterişi.
Aklıma geliveriyor gecenin öteki yarısında,
Misal bir düğüne gitmişim şıngır şıkırdak,
Misal...
Bir davete icabet etmişim en yakışan hallerimle!
Dönüşte taksi filan da bulamamışım,
Otobüs filan hak getire!
Kardeşimi aramışım, karındaşımı…
Ulaşamamışım!
Ne vakit ona ihtiyacım olsa hep,
Vardiyası uygun değilmiş sıra bana gelince!
Neyse.
Bir yutkunayım hele de…
Sana yarın "Hoş geldin baba!"desem olur mu,
Benden geleceğini bile bile,
Yolunu gözetlememi bekleme!
Ben senin bana o altı yaşımda,
Bana ilk yanlış temasında hani!
Babam kalmanı çok bekledim.
On üç yıl sonra da...
Rast gelmeseydi yolumuz sigarayla...
O pencere pervazında ölüp gidecektim ne güzel.
Çok değil daha birkaç ay önce yüzleşince,
Anamın mezarına karşı yüz yüze yüzleşince,
"Seni büyüklüğüm af etse bile,
Çocukluğum,
Hiç affetmeyecek, affedemeyecek!" derken de,
Yalan söylemedim.
Şimdi parıldasın seni evine getiren gözler!
Orucunu tut, namazını kıl,
Hatta hep beraber umrelere, haclara falan gidin.
Ama lütfen...
Gelirken o dokunulmamış çocukluğumu geri getirin!
Sahi...
Sizin hafifletici nedenlerinizi de haylice unutmuşum!
Kızlığıma zarar gelmemişti değil mi,
Umrelerinizde bir düşünün bence?
Peki ya o istemsiz dokunuşlar, onlar hep helal miydi?
Cemre.Y.

25 Ekim 2018 Perşembe

Puzzle

…Puzzle…
Ah benim, konusu hayatsa, ömrüne dik duranım.
Ah benim, konusu sevdaysa, sevdasına yenik, suskun yüreklim,
Ah benim, yosun gözlüm, yürek çiziğim, lülücanım, heyecanım!
Ah benim, kendi kendine çelikten duvarlar örenim…
Ah benim, yüreği baştan yaralım, ciğeri parelim!
Ah benim, karıncanın yolu başka iken bile, ekmeği onu dilerse diye vazgeçenim.
Daha ne kadar...
Ömrünün boşluğunun tek karesini, sığdırmaya çalışacaksın koca bir puzzle'ı!
Cemre.Y.

15 Ekim 2018 Pazartesi

Sana Ne Lan

…Sana Ne Lan…
Sen onu asrın mucidi,
Olası bütün hastalıkların devasını o buldu sanırsın,
Oysaki o aşk…
Aşekanın sarmaşık dalları gibi 
Seni yüreğinden, yüreğinin içinden zehirler.
Sonra ne mi olur?
Hiç sevmediğin ve de devamlılığını takip etmediğin bir dizinin,
Bir tek repliğine denk gelirsin.
Bütün ömrün zınk diye geriye sarar!
"Yaşadığın aşk, sana zarar veriyorsa…" vesaire vesaire!
Ne kadar da bütün ömrümüze tanıdık değil mi?
Sana ne lan!
Belki ben acı çekmeyi seviyorum!
Belki ben acı çekmeye rağmen hala onu sevmeyi seviyorum!
Belki ben…
Onu bana aşık etmek için gereken bütün oyunları,
İhanetleri, yalanları ve bütün dalavereleri sevmiyorum.
Sana ne lan!
Belki ben…
Onu onsuz da sevmeyi seviyorum,
Ta ki kendiliğimden vazgeçene kadar!
Şimdi bırak beni kendi cennetine siktir git!
Belki ben…
Hayata…
Böyle daha umutluyum.
Cemre.Y.

3 Ekim 2018 Çarşamba

Onu Bari Sevelim

…Onu Bari Sevelim…
Onlardan kaçıp kurtulmam için her şeyi yapanlardan sonra,
Benden kaçıp kurtulması için her şeyi de yapmıştım oysa!
Yükseklerden bakınca ufkun afakının kaçtığını öğrendiğimden beridir,
Yer de benim, gök de benim.
İki zaman arası cennette benim, cehennem de ben!
Yıldızlar mı?
Yıldızlar hep söner be sevdiceğim baksana yüreklerimize,
Ne kadar çok meteor sönüğü,
Ne kadar çok uydu çarpıntısı,
Ne kadar çok Güneş yanığı,
Ne kadar çok Ay karanlığı!
Nihayetinde Ay ile Güneş arası değil mi bu Dünya onu bari sevelim!
Cemre.Y.

12 Haziran 2018 Salı

Elde Ne Var

…Elde Ne Var…
Açalım bakalım avuçlarımızı, elde ne var!
Hayallerimiz ve can kırıkları! 
Sanki onlar kurdurttu bize o hayalleri, 
Sanki onlar kırdı canlarımızı! 
Kaale ve edere almasaydık hiç’ini! 
Ne kadar yakardı ki canımızı, 
Hep yanlış yaptıkları ve hiç doğru yapmadıkları?
Cemre.Y.

27 Mayıs 2018 Pazar

Söz Verdi

…Söz Verdi…
Yenilgili bir vazgeçiş uğruna
Temeli tam oturamamış bir tutkuydu geçmişim.
Ne kadar tutunmaya çalışsam da ona...
Hayat ömrüme yeni katlar çıktıkça
En ufak bir depremde
Heba olabilirdi bütün geleceğim.
Ben umudu yıldızlara astıkça
Ay hep tutuluyordu.
Bende tuttum güneşi!
Geleceğime serdim.
Söz verdi bana!
Yokluğunu hiç hissettirmeyecekmiş.
Şimdi varsın ay düşünsün,
Bundan gayrı dünya düşünsün.
Onlardan gitmedim ama kalmadım da!
Cemre.Y.

19 Mayıs 2018 Cumartesi

Tarifi Yok

...Tarifi Yok...
Yanındaki mutluluğun tarifi yok!
Eğer ne kadar mutlu edebildiğini,
Ne kadar huzur verebildiğini hissedebilseydin,
Kendi kendinin yanından bir an ayrılmak istemezdin.
Cemre.Y.

30 Nisan 2018 Pazartesi

Daha Çabuk Gelir Misin?


…Daha Çabuk Gelir Misin?
"Sadece...seni seviyorum ben!"diye  
Fısıldasam evrene...
Hani fısıltılar daha çabuk duyulurmuş ya! 
Ne kadar az çıkarsa sesim 
Daha çabuk gelir misin?
Cemre.Y.

24 Nisan 2018 Salı

Kara Ölüm

…Kara Ölüm…
Biz her ne kadar şiire tutunmaya çalışsak da
Zulüm bitmiyor,
Her yer yine,
Her yer hala
Zul sessizliğinde
Kara ölüm…
Cemre.Y.

6 Nisan 2018 Cuma

Öğrendim

…Öğrendim…
Her ne kadar yalnızlığı ben seçmiş olursam olayım,
En azından yalnızlığıma inat kendime,
Yeni mutluluklar edinmeyi öğrendim.
Cemre.Y.

5 Nisan 2018 Perşembe

Ama Sen Kal Bu Gece

…Ama Sen Kal Bu Gece…
Sana, ne kadar çok…
"Günaydın."
Biriktirdim bir bilsen
Sol yanımdaki,
Bir sürü…
"İyi Geceler." ile…
"Ama sen kal bu gece…"
Cemre.Y.

Aşk Mı, O Ne Ki?

...Aşk Mı, O Ne Ki?... "Aşk mı? O ne ki!" derdi rahmetli anacım. Sonra da eklerdi; "Yenilir mi, içilir mi? Yoksam mevsimler g...