çilek etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
çilek etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

10 Mart 2025 Pazartesi

Covit'in Hangi Versiyonu?

...Covit'in Hangi Versiyonu?...
Boğaz yanığı günlerden geçiyorum sevgilim.
Ciğerlerim...
Yokuşu tırmanmaya çalışan körüklü otobüsler gibi hırıltılı.
Kulaklarımda hep bir uğultu,
Kim bilir bu hastalık da Covit'in hangi versiyonu?
Üstünden geçen yıllar yok edememiş onu.
Renksiz, kokusuz, tatsız yaşıyorum günlerdir.
Yaşıyorum dediysem de çok da inanma sen!
Halbuki baharın ilk günlerine sevinçlenmeliydim bugünlerde!
Güneşli günlerim sebepsiz mutlu ederdi ya hani beni.
Gözüm görse de ruhum sevinemiyor
Kaç gündür yavaş yavaş dallara konan meyve çiçeklerine.
Ne çok severdim oysa...
Bademin, eriğin, çileğin, kirazın müjdecisi bugünleri.
Bunca zaman, bunca ömrüm boyunca,
Gelseydin, konsaydın yüreğimin baş ucuna,
Hastalık nedir bilmezdim bence.
Oysa sen gelmedin hiç!
Hiç bir zaman gelmedin ya neyse!
Ama geçer elbet, geçecek bugünler de.
İyileşince sensizlik bile geçiyor nihayetinde.
Cemre.Y.

6 Mayıs 2022 Cuma

Olsun Diyorum

...Olsun Diyorum...
Ben, şu ana yetişebilmeye çalışırken,
Zamanı çoktan geçmiş en sevdiğim meyvelerin.
Yokluğunun üzerinden yokluk kadar zaman geçince,
Manava uğradım şöyle bir!
Çileklerin hormonlarından şireleri akmış,
Eriklerle, bademler bir olmuş,
Mevsimi bahar olan diyarlara kaçmış.
Elim, kolum, gönlüm, boş döndüm çaresiz!
Neyse ki
Arada bir...
Uzak diyarlardan, gülüşleri çarpıyor gözlerime,
Arada bir...
Başka dudakları öpüşleri konuveriyor önüme!
Olsun diyorum, olsun.
Böyle de çok mutlular madem,
Bu sene de böyle olsun.
Cemre.Y.

16 Ocak 2022 Pazar

Meğerki Uyanmışsak Yeni Güne

...Meğerki Uyanmışsak Yeni Güne...
Mademki cümlelerimiz,
Rüzgarda salınan gazel gibi boşa gidiyorsa.
Sonbahara savurmaya gerek yok!
Ki zaten önü sonu kara kışsa...
İlkbahar da gelir elbet!
Cümle kelimelerimizi
Bir de, elma çiçeklerine sarf ederiz bizde!
Duyarsa "Elma!" olur, çıkıverir ortaya.
Duymazsa çilek çiçeklerine şiir ederiz,
Olmadı erik çiçekleriyle kiraz çiçeklerine!
Hala, daha da duyamazsa!
Artık ona dair,
Hiçbir mevsimin hükmü yok bana!
Gitmedim de, kalmadım da.
Neyse bugün Pazar.
Çatıların kiremitlerinde kırağı var.
Az evvel, güneş çıktı geldi salına salına,
Donmuş bacaların saçaklarını okşamakta.
Sonra sıra fesleğenimle,
Sardunyamın yapraklarına gelecekmiş.
Hazır gelmişken de evimin içine gelip,
Benimle bir iki hasbıhal edip gidecekmiş.
Sade kahvemin sırasının geçmesi önemli değilmiş,
Bir fincan çay, bir gülümseme, sohbeti bal eylermiş.
Meğerki uyanmışsak yeni güne...
Her türlü yaşamaya değermiş.
Cemre.Y.

16 Mayıs 2019 Perşembe

Benim Mevsimim Gelmiş Belli

...Benim Mevsimim Gelmiş Belli...
Kim demiş ki...
Sırtıma sarındığım güvensizlik hırkam yüzünden
Ben artık hiçbir şeyi sevemezmiş'im diye!
Bana mevsiminde "Erik!" de misal,
Misal "Çilek!" de en organiğinden mis kokulu!
"Kiraz!" de misal bana,
Ne çok tatlı, ne de ham olmasın misal.
Ben o ilkbaharların,
Ben o yaz'ların,
Ben o son baharların,
Ben bütün kışlarımın,
En mutlu geçecek günlerinin
Tümüne birden hayallerim.
Mis gibi toprak...
Taze kesilmiş çimen...
Ve rüzgarda salınan pembe bir gülün kokusu!
Koca bir fincan çay ve sigaramın havaya savruluşu...
Olmasın mı üstüne birkaç damak çikolata'm!
Benim mevsimim gelmiş belli!
Bir de hamak kurabilseydim ömrümün sahilindeki yar ile.
Şöyle denize nazır...
Köşe başında bir mangal yakmalı şömine filan.
Ne bileyim...
Ben mezeleri hazırlardım bir yandan!
Sen de soframıza samimiyet,
Güven, şefkat, aşk, sevda falan katardın?
Cemre.Y.

17 Nisan 2019 Çarşamba

Nisan Yağmurları

...Nisan Yağmurları...
Nisan yağmurları geçiyor ömrümüzden,
Hiç yoktan sele kesiyor vatanımın bir şehri,
Hiç yoktan don vuruyor bahara çiçeklenen meyvelerime!
Halbuki biz zemherileri geçip de gelmiştik bu mevsime.
Halbuki biz sonbaharda savrulup solan son yaprak idik!
Ne bileyim hiç yoktan eriğe kesecekti dallarımız,
Hiç yoktan çilek, hiç yoktan kiraz kiraz salınacaktık!
Nisan yağmurları geçiyor ömrümüzden,
Vazgeçmek fıtratımızda yok lakin...
Ya pes ettirirlerse!
Sonundaysa, asıl onlara,
"Pes!" dedirtmek gerek bence,
Yetmedi mi ömrümüze serdikleri kara bulutları büyücü ruhların,
Sonu gelmeli artık, o kapkara bulutların.
Vaktidir, coğrafyamı yeniden doğurmamın!
Cemre.Y.

7 Mart 2019 Perşembe

Ey Yalnızlığım

...Ey Yalnızlığım...
Yorgun akşamlarımın birinde rastladım yine kendime,
Ağır aksak gölgelere söve söve gidiyordum evime.
Geceleri sakil olur bizim çıkmaz sokaklar,
En çok da kaldırım taşı sandığının,
Güvenli birer adımdan biri sandığın,
O parke taşının altıdır tekinsiz olan!
Ya çamurlu su fışkırır arasındaki çatlaktan,
Ya da ayağın içine gömülür altındaki boşluktan.
Ayak burkulmaların hayallerinin kırıklarına sarılır o an,
Can kırıklarını da toplayıp teker teker,
Yoluna çıkan türlü çeşit bağımlı insan evlatlarına,
Cebindeki son paketten birer sigara uzatırsın,
"Mutlu akşamlar!" dileyerek.
Güneş...
Son kez göz kırparak sana,
Sakince gözden kaybolurken,
Yorgun akşamların son güneşinde,
Kendi gölgeni görürsün yeniden.
Meğer ne çok yağmura küfür etmişsin ulu orta,
Ne çok kardan adam yapamadığın hafif karlı günlere,
İçten içeri hayıflanmışsın kendince.
Ve de...
Ne de çok şimdi'yi kaçırmışsın ömründe.
Kurak toprakların yarılmış en ciğerinden de,
Sen hala yaşlı çınarın dallarını ayakta tutmaya çalışmaktasın
Ya bir gün mevsimi gelir de,
Hiç yoktan bahar olur yapraklanırım, çiçeklenirim diye!
Eriklenirim, çileklenirim, kirazlanırım diye!
Sonra ay...
Salına salına süzülür.
"Umudu yıldızlara astık ay tutuldu." lu günlerin gelir aklına.
"Heyhat ki boşuna hayat, bekleme." derken
Evinin dış kapısı buyur eder seni makus yalnızlığına.
El pençe divan durur fakir köy ahalisinden birinin evine,
Sanki vilayet müdürü gelmiş gibi bir mutlu, bir gururlu ki!
Sayamadım ki...
Kaç yüz yıl geçti ömrümün labirentlerinden,
En çok...
Yalnızlığıma kavuştuğumda çiçek çimen şiir aktım ben.
Ey benim kurak topraklarıma çiy damlası düşürenim,
Ne zaman ki kırgın bir roman geçse üzerimden ben korkarım.
Yalnızlığımın yırtık, yamalı,
Ama beni terk hiç terk etmeyen kadar en sadık ülkesi.
Sana nice haksızlık ettiğimi şimdi anladım!
Meğerki ben seni eskitecek, yıpratacak kadar sana sığındım.
İçimden terk ediyorsam seni,
Bu artık yeni köklere ihtiyacın olduğu içindir.
Çünkü...
Gelecek sen varken bana hiç gelmeyecek!
Çünkü...
Gelecek ben varken sana hiç gelmeyecek!
Ve bende, sen de çoktan yorulduk
"Adı bölümü boş bırakılmış bir kimliğin
Hükümsüz ilanlı iki kayıbıydık biz." li şiirlerimden de yorgunum!
Aklında bulunsun ey yalnızlığım kapıyı aralık bıraktım.
Cemre.Y.

2 Eylül 2018 Pazar

"Hoş Geldin Sevgilim" Derim

..."Hoş Geldin Sevgilim." Derim...
Mevsim yapraklarını sonbahara soyunmaya hazırlanırken,
Kumsalların,
Sevişgen havluları toparlanıp şezlongları terk ederken,
Limanları,
Yaz kalabalığı yatları, tekneleri vesaireleri çekip gitmiş,
Balıkçı takaları açık denizlere açılmışken geldin.
Hoş geldin sevgilim.
Bir bilsen...
Ben seni kaç Temmuz, kaç Eylül, kaç Kasım bekledim.
Beklemelerden yorulunca da,
Ömrümün Aralıklarını,
Ocak'larıyla buluşturup kaç Şubat, kaç Mart'ı,
Yetimliğin zemheri ayazlarına ekledim.
Kim bilir kaç Nisan yağmurunda boğulup,
Kaç Mayıs kirazlarını, erikle, çilekle buluşturup,
Kaç Haziran'da,
Belki bir tatil dönüşüne denk geliriz diye hayal ektim.
Kim bilir...
Kaç Ağustos'un gün batımında seninle doğmayı diledim.
Kaç Ekim'de yalnızlığımın omuz başlarını öptüm yeniden.
Hoş geldin sevgilim.
Ertelenmiş ömürlerinle vedalaştıysan,
Kızıl saçlı baharlarınla yollarını ayırdıysan,
Sonbaharın son yapraklarını da soyunduysan,
Gitmeyeceksen, bitmeyeceksen,
Sonunda bize kalacaksan.
"Hoş geldin sevgilim." derim.
Cemre.Y.

26 Kasım 2017 Pazar

Özlemek

...Özlemek...
Bana "Özlemek" deme
Zemheri ayazında sana,
"Erik" derim,
"Çilek" derim,
"Kiraz" derim,
"Sen" derim de
Sen yine de bir bok anlamazsın.
Cemre.Y.

18 Kasım 2017 Cumartesi

Peki Ya Aşk?

...Peki Ya Aşk?...
"Peki ya aşk?"
Diyorsunuz ya bazen bana.
Yine mevsimlerden
Erikmiş,
Çilekmiş,
Kirazmış.
Yüreğim hep baharmış.
Aşk bir varmış, bir yok muş.
Cemre.Y.

6 Ağustos 2017 Pazar

Mutlulukları Çoğaltın

...Mutlulukları Çoğaltın...
Önce, iki-üç yaşlarında bir çocuğun gözlerinden
Çilekli dondurmanın lezzetini tattım.
Sonra yedi-sekiz yaşlarındaki bir çocuğun
Eczacı kadından annesi için ilaç çalmış diye dayak yiyişini,
Orada bulunan esnaf adamın ilacın ücretini ödeyişini
Adamın küçük kızının poşete yiyecek dolduruşunu,
Otuz yıl sonra esnaf adamın yere düşüşünü.
Hastane masraflarının esnaf adamın ölümüne imza atışını,
Küçük kadın babasının başucunda uykuya dalmışken,
Bir zarf içinde bütün masrafların ödenmiş gelişini,
Annesi için ilaç çalan çocuğun
Esnaf adamın doktoru oluşunu,
Otuz yıl sonra minnet borcunu
Bir hayat ile kurtarışını tattım.
Sonra yaramazlık yapan kızını terlikle dövmeye çalışırken
Evdeki köpeğin kadına saldırışını
O terliğin önüne geçişini tattım.
Gördüğünüz gibi mutluluk iki satırı geçemiyorken
Acı dolu duygular daha bile yazılabilirdi.
Sonra bir bebeğin gülen gözlerine baktım.
Hayatı nasıl şekillenecekti kim bilir?
Hayatlarınızın kalanını mutlu anlarınızı
Çoğaltarak siz şekillendirin,
İlle de gerekirse, resmen yasağı yoksa, onunla,
İllegal sevişmelerle sevişin,
Ama bir kere olsun gerçekten mutlu olun,
Belki o zaman, daha çok satıra sığarlar.
Cemre.Y.

12 Temmuz 2017 Çarşamba

Çok Seviyorsam, Kime Ne!

...Çok Seviyorsam, Kime Ne!...
Kim demiş sade bir kahvenin,
Çilekle erikle işi olmaz 
O sadece çikolata sever diye...
Ben üçünü bir arada çok seviyor 
Ve...
Kahvemin yanında çikolatayı 
Çok sevmiyorsam kime ne?
Cemre.Y.

9 Mayıs 2017 Salı

Kokulu Kadınlar

...Kokulu Kadınlar...
Bazı kadınlar...
İlk gördüğünüz anda huzur verir
Sinirinizi, stresinizi, ağrılarınızı unutursunuz.
Üstü başı;
Bergamot, lavanta, papatya kokar.
Bazı kadınlarsa...
Konuşmaya başladığı anda,
Zihninize hüküm sürer,
Gücünüz, cesaretiniz kendine gelir.
Sesi, nefesi ;
Okaliptüs, rezene, portakal kokar.
Bazı kadınlar da...
Saçlarını savurduğu anda
Derin bir nefes alırsınız ondan,
İçine dahil olmak istersiniz.
Saçları;
Yasemin,
Boynu;
Karanfil,
Dudakları;
Çilek kokar.
Bazı kadınlar bazen...
Yatağa uzandığı anda!
Ateşiniz yükselir.
Baştan sona bütün vücudu;
Sandal ağacı, sedir, gül kokar.
Bazı kadınlardaysa...
Siz onu okşamaya başladığınız anda,
Sadece, ona ait olduğunuzu hissedersiniz.
Bazı kuytuları;
Greyfurt, gelincik, kasımpatı,
Misk-i amber kokar.
Ama bazı kadınlar var ya!
Çokça da azdır ha onlar!
Çok sevmişlerse,
Seviştikten sonra lavanta kokarlar!
Ve sadece o kadınlar,
Tek notalı,
Bir tek koku ile,
O tek sevdiceğine,
Bütün kokularının
Notalarının hepsini,
Sadece ve sadece...
Ona sunarlar!
Üstelik!
Teninin çırılçıplak kokusu ile...
İşte o kadının
Başkalarına bütün haram yerleri
Sadece ona, safi sabun kokar
Bundandır belki!
O bir tekine,
“Seni, benim kadar,
Hiç kimse sevmeyecek” diyebilmeleri...
An gelir!
Hepsini birden!
Hiç kimsede duyumsayamadığınızdaysa
Hatırlarsınız!
Geç olur…
Çookk geç.
Cemre.Y.

Aşk Mı, O Ne Ki?

...Aşk Mı, O Ne Ki?... "Aşk mı? O ne ki!" derdi rahmetli anacım. Sonra da eklerdi; "Yenilir mi, içilir mi? Yoksam mevsimler g...