aferin etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
aferin etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

20 Ağustos 2025 Çarşamba

Selam Olsun, Gidene De, Kalana Da

...Selam Olsun, Gidene De, Kalana Da...
Sade kahveyle güne uyanmayalı çok vakit geçti lakin,
Şöyle bir yorgunluktan sonra da,
Kocaman bir fincan sade Türk kahvesiyle,
Günü selamlamak gibiydi kendi kendime gülümsemek.
Gözümden düşeni gönlüme yük etmeyi terk ettiğimden beri,
İyiydim iyi, hem neden olmasaydım ki?
Aferin bana, hem de en kocamanından.
Derin bir nefes kadar yaşıyorum şükür.
Selam olsun, gidene de, kalana da.
Cemre.Y.

15 Aralık 2024 Pazar

Dün Geceydi İşte

...Dün Geceydi İşte...
Hatırlamıyorum ki en son ne zaman,
Gülümseyerek yattım yatağıma.
Battaniye üstü yorganıma sarınıp,
Yastığıma küçük bir buse kondurup,
Sabaha kadar hiç uyanmadan uyudum.
Dün geceydi işte.
Kırmadım, incitmedim kendimi,
Ne çatımı akıtan yağmura kızdım,
Ne de güneşimi saklayan gri bulutların karasına.
Sabahında yeniden sevdim kendimi.
Tavuk suyuna çorba yaptım hiç yoktan.
Aferin dedim canımın canına,
Ve hiç yoktan mutlu oldum yeniden.
Aferin hayata inat günaydının var hiç yoktan!
Cemre.Y.

9 Aralık 2018 Pazar

Pazar

…Pazar…
Ruhumun kasvetli pencerelerini kırıp attım bu Pazar.
Geri getiremeyeceğim, düzeltemeyeceğim geçmişimi affedip denize saldım.
Uzun uzun aynaya bakıp, iyice belirmeye başlayan kırışıklıklarımı okşadım.
Gözlerimin içi de gülene kadar kendime gülümsedim.
Kalbimden öptüm kendimi, yüreğime şefkatli sevgiler yolladım.
"Aferin be kızım, hep dimdik ayakta kaldın."dedim kendime.
Bir sade kahve daha yaptım, bu sefer de güzelim Pazar günüme yudumladım.
Cemre.Y.

3 Ağustos 2018 Cuma

Sevin Ulan Hayatı

...Sevin Ulan Hayatı...
Her gün...
En az bir tanecikden fazlaca
Yeni şeyler öğrenmeye ön yargısız açık olun.
Hiç duymadığınız bir kelimenin anlamını merak edin mesela!
İlk uygun cümlenizde de kullanın.
(Daha çok kitap okumanız gerek.)
Sevin ulan hayatı çabucak!
Ellerinizde oyuncak olan o akılı telefonlarınızın
Bir özelliğini daha merak edin mesela!
İlk uygun anınızda da kullanmaya başlayın.
(Teknolojiye açık olmanız gerek.)
Sevin ulan hayatı çabucak!
Ukalalığın sınırı yok elbette, merak etmeyin.
Her gün kendinize yeni bir ukalalık edinin mesela!
Ukalalığın, aslında yeterince bilmediğiniz bir konuda,
Hiç fikri olmayana çok bilmişlik taslamak değil de,
Bildiklerini öğretmenin hazzı olduğunu öğrenin mesela!
Ama öğretirken, öğreten kadar,
Tevazulu özenli ve heyecanla!
Sevin ulan hayatı çabucak!
Benim gibi görebilmeyi deneyin bir kerecik!
Pencerelerinin kapalı halinden, açık halinden içeriden.
Pencerenin kapalı halinden, açık halinden dışarıdan.
Sağından, solundan, köşesinden, perdelisinden,
Perdesizinden bakmayı öğrenin önce!
Elbet bir ya da birkaç açıdan görebilirsiniz hayatı!
Üstelik!
Yeterince uslu bir çocuk olursanız
Bütün bunları yalnız yapmayabilirsiniz!
Hatta tepenizdeki asma yapraklarının ardına saklanmış
Bir türlü olmayan üzümlere artık
"Ne üzüm oluyor, ne şarap,
Ne bağ, ne bahçe ne gereği vardıysa?" ya bile
Kızmaktan vazgeçip
Onların rüzgarla salınan yapraklarının altında
Hala sevinçle saklambaç oynayan salkımlarını görebilirsiniz.
Öyle ya!
Üzüm olsaydı, şarap olsaydı,
Bağ olsaydı, bahçe olsaydılar...
Yeterince uslu çocuk olup
Rüzgarda salınan yaprakların arasında
Heyecanla saklambaç oynayamayacaktılar!
Ne olmuş kimsenin midesine inmeden,
Onca zaman çocuklar gibi şen,
Hayata ne geç,
Ne de çok erken öylece salınıp duruyorduysalar!
Ne olmuş yani bir tek ben anladıysam onları sonunda!
Hem de bütün hayata,
İnadına,
İnatçı bir zaferle tebessüm ederek!
Sevin ulan hayatı çabucak!
Cemre.Y.

26 Aralık 2017 Salı

Aferin Size!

…Aferin Size!...
Masalmış'ım
Şiirmiş'im
Rüyaymış'ım.
Bir varmış,
Hiç kimseye hiç yok muşum!
Nasıl?
İyi mi böyle...
Aferin size!
Benden koca bir aferin.
Cemre.Y.

29 Kasım 2017 Çarşamba

Olsun Be Güzelim

…Olsun Be Güzelim…
İçimin derin dehlizlerine yöneldikçe, ışıklar gördüm.
Sonra başımı bir kaldırdım
Benden başka her yer kararmış!
Sus zamanlı kaftanım sırtımda,
Dudağımın sağ kenarında iliştirdiğim
Buruk tebessümüm zaferim!
Olsun be güzelim.
Cemre.Y.

12 Kasım 2017 Pazar

Gittin

...Gittin...
Ey benim onulmaz yaram,
Ey yüreğimin en köhnesi!
Ey yarem..
Ey benim en ciğerim!
Varlığında...
Zamansız kereler
Hep bana yokluğunu
Yüreğime zul ettiğim.
Nice sadece bana yokluğun vardı oysa!
Şimdi anlıyorum seni
Ey yeniden var olasıca!
Ben "Tam" istiyordum seni
Sen kırpıla kırpıla kalamıyordun kimseye.
Kendine bile biraz kalamıyordun
Ki kalamadın hiç bana!
Gittin...
Hala kırpılıyorsun
Hem de en vasiyetinden!
Olsun...
Hakkım, hep helaldir sana!
Gülümsediğini görüyorum uzaklardan bana
Sevinçli gözlerinle bakıyorsun öylece.
Meğerki,
Bila bedel,
Seni tek ben sevdim diye...
Tebessümüm zaferimizdir bilesin!
Kırpsınlar bakalım...
Kırpılacak tek bir şeyin daha kalmadı ama!
Banasın artık bana...
Ötesine geçeceğim
Bende bu alemin nasıl olsa.
Cemre.Y.

6 Kasım 2017 Pazartesi

Ayna

...Ayna...
Aynadaki yüzümüz gülümsüyorsa bize hala!
Hala çenemiz dik,
Alnımızsa çalınmaya hazır karalara rağmen,
Apaksa hala…
"Aferin" bana, sana, bize.
Cemre.Y.

2 Temmuz 2017 Pazar

Hayalinden Vurulmak

…Hayalinden Vurulmak…
Ferrarim olsaydı satardım elbet!
Amma velakin…
Siz hayalime bile denk gelip,
Hiçbir türlü olamayan,
Pespembe tosbağamdan,
Yani hayalimden…
Vurdunuz ya beni, hepinize bir aferin yani!.
Cemre.Y.

Manik Depresif Cemreler

...Manik Depresif Cemreler...
“Evet!”
Cemre yıkılmamalıdır!’
“Evet!” 
Cemre savaşmalıdır!
“Evet” 
Cemre ölmemelidir!
İyi de ne zaman mutlu olacak?
Bunca savaş alanıma talan
Fırtına dolusu yağmurumu bekleyenler!
Buyurunuz!
Hiç ummadığınız o an bu an…
Ve bu sizin zaferiniz tatmin olunuz!
Olamazsanız...
Eh!
Kusuruma bakmayacaksınız!
Yarın yine doğacağım ben…
Ya şakağıma dayayacaksınız,
Gerçek silahınızı, öleceğim.
Ya sahtekar hayatınızda 
Siz de nefes alamayacaksınız!
Ve inanın bu sefer ben üzgün değilim!
Cemre.Y.

25 Haziran 2017 Pazar

İyi Bayramlar

...İyi Bayramlar...
Aferin bana...
Tek başıma...
Koca bir bayramın ilk gününü ağırladım.
Arada çok esti de, düştüm yine yollara,
Gidip onun sokağından geçtim.
"Bugün sokağından geçtim sevgili,
Gözyaşlarımın,
Buğusunu yolladım pencerenin perdelerine,
İlk rüzgarda beni hatırlatacaklar sana."
Şiirimin her harfini yutkuna yutkuna yeniden yaşadım.
Sonra kardeşimin ve ailesinin dairesine uğradım.
Annemin anılarının,
Ellerini öptüm teker teker ruhundan.
Çiçeklerin suyuna baktım,
Balıklarına yem verdim.
Kökü annemden kalan,
O çok sevdiği mor menevşeleri okşadım.
Oysa ne de çok kıskanırdım çocukken!
Çiçeklerini bizden çok seviyor diye!
Onlar kalmışlar geriye...
Bütün boş odaları gezip anamı aradım.
Ağladım.
Ferahladım.
Çıktım daireme...
Bu sefer "O"nsuzluk koydu bana...
Bir daha ağladım ama hala hayattayım.
Aferin bana!
Beni tebrik edin.
Anam olmayınca,
Çocuklar da gelmediler bayramlaşmaya,
Tek bir zil sesi duymadım.
Biriktirdiğim bozuk paralardan tek bir lira,
Aldığım çikolatalardan tek bir tane eksilmedi.
Hatta kurbanlık hediye bile getiren olmadı.
Aferin bana!
Öpün beni yalnızlığımın,
Alnının tam ortasından da
Kurşun gibi işlesin yüreğime!
Zaten dağılmış ciğerim.
Buyurunuz yalnızlığımı tebrik edelim.
Kaç yüzyıl geçti, hala en yalnız benim!
Ama size, iyi bayramlar!
Cemre.Y.

6 Haziran 2017 Salı

Namus Diyorlar Adına Bilemedin Mi? Sen De Mi?

...Namus Diyorlar Adına Bilemedin Mi? Sen De Mi?...
Bugün son kere denedim kendimi
O kendime çoktan yazılmış ilk helalimdi oysa.
Suslu son yar suskunluğumda denedim onu ve kendimi.
Ya benden sonra başkalarına nefs-i haram olmuşsa?
Oysa o benden giderken bile,
O benim enimde de sonum da haramdı ya!
Nefsim “He!” demedi mi?
Muhtaçlıklarım;
“Yaaaa.... öyle ise” demedi mi?
Çıldırdılar bütün intikamlı azalarım birden...
Susturdum ya hepsini bir tek cümle ile aniden.
Aferin bana!
O, bile kıyama durdu, selam ne ki?
“Ben... Onun gibi olmayacağım, olamam,
Beynim hükmedemiyor bana bu tecelliyi!” dedim.
“Olamamak zormuş,
Hemi de böylesi intikam öcüyle ama olmam, olamam!” dedim.
Kırılmış başka yerleriyle yüreği de ses verdi.
Alnımın ortasından öpüverdi beni.
“İşte...Merak edip duruyosun ya farkın bu!”dedi.
"O, ne ilk’im olabilirdi sen gibi,
Ne de sonum olabilirdi,
Senin bana hep Hayır!“ demen gibi...
Sen...baştan sona aklıma estiğinde hep,
Alın ortası bir busesin.”dedi mi?
Dedi.
Yoksa nefs ne ki, anlık hevesler ne ki?
Divan ne ki, düzen bozulacaksa tek suç benim miydi ki?
Yine de susturdum içimdeki bütün şeytanları ben.
Elimizde...
Hepsi elimizde ki...
Sordum oysaki, henüz altıncısına varmamış ayı,
Özgür olacakmış adı yavrusunun yavrusu, olsun!
Bizimkisinin de Eylül olacaktı adı, olsundu, oldu!
Din, iman, müslüman neydi ki?
Anayı, babayı...
Bebesinden ayrı koyan nefs-i muhabbetlere
Birileri “Hayır!” diyebilseydi.
Ben gibi...
Adı Eylül olan yürür giderdi bu cihanda.
Varsın olsun Özgür ederiz biz biz’i
Fark’ımız bu ve sen oraya asla gelemezsin.
Ve ben kadar erdemli olabileydin keşke!
Nice “Eylül” ler doğardı,
Nice “Özgür”ler...
Varsın babaları da aynı olmayaydı ne çıkardı?
Tutatardım ellerinden
Benim kadar sen de
“Hayır”lı erdemli olaydın keşki?
Ne ki, hep savaşını yaşadığım bir ömür…
“Namus diyorlar adına, bilemedin mi?
Sen de mi?"
Cemre.Y.

20 Mayıs 2017 Cumartesi

Sülalece Piknik

...Sülalece Piknik...
O günü, hiç unutmadığım yetmezmiş gibi
Her hatırladığımda zaferle gülümsüyorum hepimiz adına!
Bir gün amcamlar ve bizim aile karar kurmuşlar
Bahçeşehir’de bir yer varmış haylice de uygunmuş piknik yapmaya
Rahmetli anamla yanı sözleşmişler önceden,
Meğer hepimizden gizlice!
Yamaçlarına dalıp o dağın eteğinin!
Kaldırık toplayıp yapraklarından dolmalar sarıp,
Sapından turşu kuracaklarmış!
Be heeeyyy emicem!
Kimsecikler de dememiş ya ona!
O dağlar, köyünde olduğu gibi öyle herkese özgür değil!
Neyse doluştuk arabalara
Hep beraber sülalecek yapılan
Kalabalık bir sabah kahvaltısına bir hayli hasretliydik.
Bir an önce en iyisinden bir yer bulalım bari derdindeydik hepimiz.
Gittik şehri gıyabından ibaret olan o dağ meclisine!
Amcamın dediği yerde de durduk.
Arabalar durdurulunca sapada,
Dayanamadı emicem!
Aah be emicem!
“Yengemmm!
Ahanda burdan yukarıda bütün güzelim kaldırıklar!” der demez
Anam hepimize birden vur emri vermişçesine
“Sıyrılın evlatlar ne var ne yok kaldırık namına ne var ne yok toplayın!" der demez,
Bilinçsiz bilinç altlarımız bile boyun eğmişti bu emre!
Saldırmıştık çoktan yokuş yukarıya!
Sonra aniden bir sürü güvenlikçiler durdular önümüzde
Birden elimizde kaldırık çiçekleriyle kalakaldık.
Meğer toplamak yasakmış onları bile!
Neymiş efenim!
Devletin mülkü bilem olsa, özel mülke temas ediyosa!
Devlet bile özel mülkmüş!
Meğer biz saftirikler hani şu dizilerde oynayan at çiftliğine denk gelmişiz.
“İyi aman be tamam alın madem,
Siz ne anlarsınız bu otların çaresinden!" dediysek de
Hepimizi mahkemeye verecekler miş miş!
Heleee!
Hele ki bizi!
Kızımla ikimizi!
Bunların maşası olduğumuz için
Ölmekten beter edeceklermiş miş!
Benden önce kızım siper etti kendini
Daha dokuz yaşındaydı
“Sahiplerin kimlerden be herif!” dedi.
Herif sustu!
“Ya hamurun kimlerden be herif!” dedi.
Herif sustu!
“Ya inandığın bütün insanlık
Sığıyor mu boyunduruğuna!” dedi.
Herif sustu!
Kızım sadece dokuz yaşındaydı.
Kızımla bizden başkalarının ödünde boncuk aranıyorken,
Biz hayata böyle gülümsüyorduk!
Hele ki ben!
Koltuklarıma karpuzlar sığmıyordu!
O at çiftliğinin sahiplerinin
Saçını başını yolmak isterken
Ailemize huzur bulduğumuz o anımızı hiç unutmuyorum!
Ailece gururluyduk kızımın onların başlarını öne eğdiren cesaretinden.
Çıktık gittik kendimize başka piknik alanı bulmaya
Kızımla beraberce kendimize güzel bir yeşillik bulduk!
Sülalece güzel bir pikniğe koyulduk.
Hayat, hiç yoktan birileri için bir şeylerden vazgeçebilmekti.
Biz biliyorduk!
Üstelik sadece iki'ydik!
Cemre.Y.

14 Mayıs 2017 Pazar

Kitapsız Ne Kalır Bizden Geriye


…Kitapsız...Ne Kalır Bizden Geriye...
Hani yaramazlık yaptığında, kaprislere büründüğünde,
Olur olmadık anlarda şımarıklıklar yaptığında,
Ortalığı darmadağınık ettiğinde
Ya da sana yetemediğim zamanlarda,
Yine hep yaptığın gibi, sadece beni suçladığında!
Yüzümü olabildiğinde asık tutup,
"Bak! Küçük hanım!
Bunları yapan, benim kızım değil,
Hele yüreğimin çiziği hiç değil."
Bence!
Sen olsan olsan ancak benim prensesimin,
Vücuduna girmiş başka birisisin,
Şimdi ve derhal odana git ve prensesimi bulduğunda,
Onunla birlikte dön!” derdim sana.
Sen ise, odanda birkaç dakika kaldıktan sonra,
“Annem! Ama sıkıldım buyda, hem ben kraliçeyim!”derdin.
Ben de sana;
“Prensesimi bulduysan, tabi ki dönebilirsin küçük hanım!" derdim.
Sadece yarım dakika daha sürerdi
O, yosun gözlerini devşirip yanıma dönmen.
“Annecik!
Yayamaz bir kötü kız almış senin yüykinin çiziyini,
Buldum ama hala, o pirienses falan değilmiş kiyaçeymiş,
Getiydim ama!
O, ısyay ediyoy, piyenses olmamakta!
O, bir kiyaliçemiş, kabul ediyosansa,
Affediyosansa, gelsinmiş!”derdin!
Sımsıkı bir teletabiys sarılışı yapardık birbirimize.
Prenses kalmanda ısrar etmem miydi suç ve hata!
Olsundu!
Kabul ederdim ki kraliçeliğini de!
Bana koymadı ki hiç,
Bunca yıl, prensesin olmak!
Kraliçelik tacı senindi ve hep…
Sadece iyi yürekli bir kraliçe olmandı niyetim ve dileğim!
Sen gittin çocuk!
Zehirli elmayı da öz kızına, bana yedirdin.
Masallarını bile, işine geldiği gibi ezber tutmuşsun be çocuk!
Neyse…
Senin titreyen sesin sağ olsun,
Son defa olsa da duydum ya,
Pırıltılı saçların sağ olsun,
Gözlerimi kapattığımda hep,
Onları ve seni gördüm ya!
Bari bir kez olsun saçlarını tarardı insan olan,
Son defa olsa da...
Benden uzakta,
Tam bir aydır artık uzamış olan o son saçlarını,
Yatak odamdaki o ıssız tarağımla
Bir kez olsun gelip, gizlice saçlarını tarayıp,
Öylece giderdi gidecekse insan!
Olur ya!
Bir tek tel olsun takılıp kalırdı hani!
Koklardım!
Öperdim!
Koynumda yatırırdım bu gece!
Gelmişsin hoş gelmişsin de bu sefer,
Ne kraliçe olarak,
Ne de bir prenses olarak gelmişsin!
Hayatın boyunca tek doğru ezber ettiğin cümlelerle gelmiş,
Öylece bohem bir gidişle de gitmişsin!
"En son, kitaplar ayrılır birbirlerinden
Yüreğimin...
(Hep, kan damlası sızıntısı yapan asıl yerin olduğun için,
Çatlak damarımın özü olduğun için yüreğimin) ...çiziği!
Onlarda ayrıldılar mı birlikteliklerinden
Her şeye ait ne varsa bitmiştir.
Artık, omuz veren desteği gitmiştir yanlarından,
Devrilirler oldukları yere...
Sen, sen ol, kitapların gittikçe yanından,
Yeni kitaplığının...
(O zamanlar da biliyormuşum bugünü),
Yeni kitaplar, yeni hayatlar,
Yeni romanlar edin kendine.
Yeni kitaplar, yeni hayatlar,
Yeni hikayeler edin kendine...
Sol yanın boş kalmasın emi sakın!
İnsan dediğinin, boş kalırsa sol yanı,
İşte o zaman, ne yana zayıf kaldıysa o yana devrilir.
Sen sakın devrilme!
Sol yanın hiç boş kalmasın emi sakın!
İnsan dediğinin, boş kalırsa sol yanı,
İşte o zaman ne yana zayıf kaldıysa,
O yana devrilir takatsiz!
Sen... sakın devrilme ha çocuk!
Ben olmasam bile…
Yeni hayatlar, yeni omuzlar edin kendine!
Ama sakın hiçbir yana devrilme ha!” demiştim sana…
Belli ki dayanacak omuzlar bulup öylece aldın bizden kitaplarını…
Aferin!
“Benim kitaplarım, omuzsuz kalsa da olur,
Olsun!
Kitaplıklar dolar çocuk!
Eninde sonunda dolar da…
Ya içindekiler…
Aynı olur mu?"
Ne kalır bizden roman geriye?
Cemre.Y.

Aşk Mı, O Ne Ki?

...Aşk Mı, O Ne Ki?... "Aşk mı? O ne ki!" derdi rahmetli anacım. Sonra da eklerdi; "Yenilir mi, içilir mi? Yoksam mevsimler g...