nihayet etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
nihayet etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

25 Nisan 2026 Cumartesi

Bahar Geldi

...Bahar Geldi...
Dün Galata'nın eteklerinde gezdirdim kendimi.
Gümüşsuyundan çıktım yola,
Yürüye yürüye Galata'da buldum kendimi.
Sokaklar alabildiğince kalabalık,
İnsanlarda birer heyecan.
Masalarda tek bir boş sandalye yok.
Durduk yere içim sevinçlendi.
"Sonunda." dedim.
"Nihayet bahar geldi."
Cemre.Y.

27 Mart 2026 Cuma

Neyse Size De Günaydın

...Neyse Size De Günaydın...
Gecesi ayaz, sabahı ayaz gri günler bitti nihayet.
Özleminden burnumun sızısı olan güneşim
Beyaz bulutların arasından süzülüverdi nihayet.
Az kaldı içim dışım ısınır yakında.
Bahar bahçe renklenirim sayesinde.
Beni kitap okurken görünce okuduğum kitabın bile
Nasıl olması gerektiğini söyleyenleri de umarsamaz olurum.
Ki mutlaka bir karakteri arkadaşımdır oysa!
Bunu bile anlayamadıklarına güler geçerim.
Öyle ya!
Bu saatten sonra beni yıpratacak insanlara değil,
Onaracak insanlara ihtiyacım var.
Neyse size de günaydın.
Onaracak insanlar çıksın karşımıza.
Cemre.Y.

14 Kasım 2025 Cuma

Okunmuş Kitap Dilencisi

...Okunmuş Kitap Dilencisi...
Nicedir kimsesizlikten öte bir açlıktaydım.
Hayır, hayır!
Fiziksel bir açlık değildi bu.
Miden boşsa nihayetinde birkaç lokma kuru ekmeği,
Birkaç yudum suyla içmeye bakardı doymak,
Ki zaten bunu çoktan öğrenmiştim en geçmişimden.
Çocukluğumun çocuk yaşında
Kasabamızdaki evime yürüme mesafesinde olan o kütüphaneyi keşfetmiştim.
Sonra İstanbul'a taşındık tam kitapsız kaldım diye üzülürken,
Gazete kuponlarıyla biriktirilen
Meydan Larousse ansiklopedileri derken
Nihayet büyüyüp çalışmaya başlayınca
Kendimin seçip beğendiği kitabımı kendi paramla almıştım.
Sonra sonra birçok kişiye de bulaştırdım okuma sevdasını.
Derken zaman sustu, her şey, herkes durdu.
Hatta somutken, soyut oldu.
Hayat oradan oraya savururken beni acıktım, çok acıktım.
Ama dedim ya fiziksel bir açlık değildi bu.
Hayalim acıkmıştı, ruhum acıkmıştı, rüyam acıkmıştı.
Siz hiç kitap dilenciliği yaptınız mı?
Ben yaptım.
Zaman bu zaman ve ne yazıktır ki bu an.
Oysa en mukaddes kitabımızın ilk emriydi “Oku!”
Okumak ne yazana ne de yazılana bu kadar pahalı olmamalıydı.
O nedenledir ki bir kitabı nefessiz okurken,
Son sayfalarını okumak günler sürer.
Hem kitabımdan ayrılacak olmak uzatır bu süreyi,
Hem de yeni bir kitap daha alamayacak olmak.
Artık ben de okunmuş kitap dilencisiyim.
Cemre.Y.

30 Ekim 2025 Perşembe

Hayata Dair Hala Bir Umut Var

...Hayata Dair Hala Bir Umut Var...
El, ayak üşüten bir ekim sabahındayız sevgilim,
Sevgilim dediysem de varlığına dair değil.
Her ne kadar yağmurun ardından doğan güneş içimizi ısıtsa da,
Sonbaharın son demlerine doğru adım atmaktayız.
Önümüz kış.
Ama artık korkmuyorum ne ayazdan ne kıştan.
Korkularımın da korkusu geçti nihayet!
Bir kahve fincanına bakar ellerimin ısınması.
Bir sıcak su torbasına bakar ayaklarımın ısınması.
Ufaktan bir gülümseme sıkıştırdım iki cümlemin arasına
İşte tam da o anda...
Küçük bir kuş kondu karşı binanın çatısına,
Cıvıl cıvıl şarkı söylemeye başladı bana bakarak.
Vardı işte!
Hayata dair hala bir umut vardı.
Ötesine "Mevsimiydi." der geçerim.
Cemre.Y.

20 Ekim 2025 Pazartesi

O Güzel Günler Gelecek, Çünkü Gelmeli

...O Güzel Günler Gelecek, Çünkü Gelmeli...
Yağmuru bol gri günlerin ardından,
Nihayet bu sabah usulca sokuldu güneş.
Nazlı nazlı salınırken gökyüzünde
Bulutlarla saklambaç oynar gibiydi.
Bir gülüş yerleştiriverdim dudaklarımın kenarına.
Nihayetinde sonbahar da bir bahardı.
Gölgesi ayaz, güneşi sımsıcak.
Yorgunluğum geçmek üzere,
Eklem ağrılarım vücudumu terk etmekte.
Çok şükür iyileşiyorum sanırım, ruhum da arınmakta.
Bir kere daha tutundum güzel günlerin geleceğine.
İlmek ilmek işliyorum yüreğime,
O güzel günler gelecek, çünkü gelmeli.
Cemre.Y.

6 Eylül 2025 Cumartesi

Eylül Gelmiş Diyorlar, Gelsin Madem

...Eylül Gelmiş Diyorlar, Gelsin Madem...
Herkeste bir eylül telaşı almış gidiyor!
Oysa ben daha yaz'ıma doyamadım.
Güz kokulu günlere hazır değilim henüz.
Güneş yanığı yaprakların çıtırtılarına hele hiç!
Hazır değilim.
Daha dün denizle kucaklaştım misal.
Öyle umarsızca sırt üstü uzandım göğsüne.
Şöyle bir de ayak ayak üstüne attım ki değmeyin keyfime.
Sonra bir rüzgar esti ki sorma,
Utanmasam üşüyecektim hani,
Öyle tabi, mevsimler de değişiyor nihayetinde.
İlkbahar ile sonbahar eskisi gibi üçer ay sürmüyor artık.
Eylül gelmiş diyorlar, gelsin madem.
Asıl ben ondan sonrası gelecek olan
O zemheri ayazlarına hiç, hazır değilim!
Cemre.Y.

5 Ağustos 2025 Salı

Yeniden Sevelim, Hiç Yoktan Sevmeyi Sevelim

...Yeniden Sevelim, Hiç Yoktan Sevmeyi Sevelim...
Nihayet rüyası yaşanılası geçen bir geceden sonra,
Sabahına gülümsemelerle uyanılan bir gündeyiz.
Kaç zamandır nefesimiz bile kavrulmaktaydı,
Yıkanır yıkanmaz bile yeniden oluşan terden, nemden,
Yapış yapış iklimden bıkmıştık artık.
Nihayet çay ile kahveyi aynı anda yapacak kadar mutluyum bu sabah.
Hadi gel...
Yeniden sevelim.
Hiç yoktan sevmeyi sevelim.
Cemre.Y.

25 Temmuz 2025 Cuma

Uyu... Yavrum... Uyu

...Uyu... Yavrum... Uyu...
Neredeyse aklıma düşecektin bu gün,
Neredeyse sızım sızım sızlayacaktı ciğerimin köşesi!
Durduk yere yine...
Özlemelerin iskelesinde tek başıma oturmayayım diye,
Yordum kendimi tüm gün!
Önce toz, kir ne varsa yudum, yıkadım, yok ettim evimden,
Sonra sanki misafir gelecekmiş gibi
Tencereler dolusu yemekler yaptım ne zaman yerim bilmem.
Tam nihayet yine gittin aklımdan da yüreğimden de derken.
Kalbimin notaları çook eskilere götürdü beni,
Sana rast makamı şarkılardan ninniler söylerdim ya hani!
Elbette bütün ninnilerinin hepsi,
Ahmet Kaya'dan şarkılar, Yusuf Hayaloğlu'ndan şiirler değildi.
Sana rast makamından sözünü içime yuttuğum,
Bir sürü şarkının nağmelerini sunardım her biri, birer ninni gibi.
"Vuslatından gayrı el çektim yeter ey bî-vefâ
Dilfigar ettin beni şimden geru eyle safâ"
Ne de güze söylerdi Muazzez Abacı!
Sonra Nesrin Sipahi ile Nihavent Makamından
"Biraz kül biraz duman, o benim işte..." diyerek devam ederdik.
Daha da olmadıysa,
Kürdili Hicazkara geçer Mediha Sen Sancakoğlu'n dan,
"Bu ateşi sen yaktın içime, gel de sen söndür." diyerek
Beraberce ağlardık sen kollarımdayken.
Ağlayınca herkesin uykusu gelirdi zaten,
Uyu...
Yavrum...
Uyu...
Cemre.Y.

25 Mayıs 2025 Pazar

Bana, Ben Lazımım Her Şeyden Önce!

...Bana, Ben Lazımım Her Şeyden Önce!...
Uyku mahmurluğu yapışmış kirpiklerime,
Uyanmaktan caysam, yorgan, yastık benden yorulmuş,
Uyansam...
Saçlarıma yıldız tozları yapışmış.
Öyle kararsız ılıman iklim sabahından biriyim işte.
Açıkta bıraktığım omuz başlarım,
Üşüse mi, yansa mı ikilemde.
Usulca birer öpücük konduruyorum her birine,
Kollarımla sımsıkı sarıp pışpışlıyorum kendi kendimi.
Önce minik bir tebessüm beliriveriyor dudaklarımda,
Sonra güzel bir müzik açıp çayımı yudumluyorum.
Gülümsüyorum nihayet,
Bu da böyle bir günaydın işte.
Zira bana, ben lazımım her şeyden önce!
Cemre.Y.

23 Mayıs 2025 Cuma

İnadına Gülümsemeli Hayata!

...İnadına Gülümsemeli Hayata!...
Yüzüne güneş değmiş gözlerimin,
Omuz başlarım sabah sıcağına dokunmuş.
Çıplak ayaklarım çimenlerle sırnaşmakta.
Az kalmış iyot kokusuna doymaya.
Öyle özlemişim ki kaç kulaç eder acaba!
Zülüflerim de süzülür denizin koynunda.
Benim mevsimim gelmiş belli.
İçim dışım kıpırdamakta.
Bir sevmek geçer kalbimden bir de sevilmek.
Öyle ya!
Geçmişse nihayet ayaz zamanlar,
Şimdi...
İlle de, inadına gülümsemeli hayata!
Cemre.Y.

16 Nisan 2025 Çarşamba

Derin Bir Nefes

...Derin Bir Nefes...
İçimin içinin acılarından,
İlmek ilmek eceli geçtikten sonra,
Nihayet derin bir nefes aldım.
Lakin...
Dilimdeki acı demir tadı,
Dudaklarımda uçuk yarasıyla,
Nefesimde kalmış eski bir şarkının nağmeleri.
Ne yapsam, ne yapmasam geçmiyor boğazımdan.
Demek ki,
O da...
Us'umdan usanana kadar dinlenmeli.
"Leylaklar dökülür, güller ağlasın."
Nasıl olsa,
Laleler'in henüz bundan haberi hiç olmadı değil mi?
Tıpkı,
Leylaklar dökülür, güller ağlarken,
Benim onlardan hiç haberim olmadığı gibi!
Ruhumda salınan incecik bir melodinin nağmeleriyle
Bundan sonramda kendim için yaşarım tabi.
Cemre.Y.

3 Mart 2025 Pazartesi

Kader

...Kader...
Üstüm, başım...
Sağım, solum...
Yanım, yörem...
Hep hayal kırıklığı!
Yetmedi mi ey tanrım...
Bu beni, hep ama hep, denemelerin?
Anladım ki aslında...
Benim kaderimi yazmayı,
Hiç istemedin.
Hep başka can kırıklarının kopyası!
Hep başka vazgeçişlerin yapıştırması!
Lakin olmaz artık, olmaz böyle.
Zira çok sabrım da kalmadı nihayetinde.
Günler, bana hiç de sormadan geçip gittikçe,
Ömür saatim geriye sarıyor nihayetinde!
Zaman desen, eski zaman hiç değil.
Ya yırt at, sana sunulan kader çizelgemi,
Yok hükmünde var say beni.
Ya da...
Bunu, bu kaderi ona, ben yazmadım ki,
Ne diye okuyup, yaşasın, yorulsun ki bu kulum de!
Yeniden, yaz kaderimi.
Cemre.Y.

21 Aralık 2024 Cumartesi

Şimdi Vakit Yaşamak Vakti

...Şimdi Vakit Yaşamak Vakti...
Ben ne zaman ömrümü kurtarmaya çalışsam.
Çoğu zaman,
Hatırlamak istemediklerimi unuturken,
Unutmak istemediklerimde siliniyordu hafızamdan.
Nice zaman sonra anladım ki,
Yıllar öncesi birine ettiğim şu cümlem yüzündendi bu!
"Ama sakın unutma!
Hafızam kuvvetlidir ve nerede neyin rüzgarına son verdiğimi,
O kendimce veda an'ımı asla unutmam!" demiştim ona!
Nicedir bu kilidi de örselemekteydim ki,
Nihayet kırıldı gitti tümden.
Düzelmeyecek, düzeltemeyeceğim ne varsa,
Onarılmayacak, onaramayacağım ne varsa,
Usulca sarmaladım yara izlerimi.
Fakat artık vakit...
Geçmişin izlerini deşip durma vakti değil.
Şimdi vakit...
Şöyle alabildiğince derin bir nefes alıp,
Yaşamak vakti.
Bugüne, yarına ve dahi geleceğime,
Usulca tebessüm edip yeni şanslar vermek vakti.
Şimdi vakit yaşamak vakti.
Cemre.Y.

28 Temmuz 2024 Pazar

Günaydın Sade Kahve!

...Günaydın Sade Kahve!...
Günlerdir yakan kavuran sıcaklardan sonra,
Gecelerce uyutmayan yapış yapış nemden sonra,
Nihayet, sabahına gülümsenen güzel bir yaz günündeyim.
Temmuz da toparlanır gider bu gidişle, günaydın, sade kahve!
Cemre.Y.

11 Haziran 2023 Pazar

Güne Gülümse

...Güne Gülümse...
Nicedir gülümseyişlerim aynalara küsmüştü ya,
Sana sabah açan akşam sefalarımdan bahsedeceğim.
Nihayet güneşli bir pazar sabahına uyanmışken,
Sade kahvemi içerken penceremden güneşi selamladım.
Kırmızı kadife gülüm goncalanmış,
Terasıma çıkıp burnunun ucundan öptüm.
Bir de ne göreyim!
Bunu kıskanan akşam sefam mor çiçekleriyle beni çağırıyor.
Onların da taç yapraklarını okşadım teker teker.
Uzun zaman sonra dişsiz dudaklarımla güne gülümsedim.
Cemre.Y.

6 Haziran 2023 Salı

Zira Çoktan Öldüm Ben!

…Zira Çoktan Öldüm Ben!..
Beş haziran iki bin on dörtte…
"Beklenen her dakikanın,
On yıl ettiği günlerdeyim!" demişim!
Tam tamına...
Dokuz yıl önce demiş, sonra da eklemişim;
"Dün şuurun tamamen kapalı ve her an gidebilirken,
Bugün şuurun yerine gelmiş ve kendi nefesini alabiliyorsun.
Yarın ne haber alırım bilmiyorum,
Hani sevinmeye bile korkuyorum!
Ama anne!
Eğer, bugün ölürsen seni öldürürüm!" demişim,
Bir tek gün daha olsa bile,
Nefesini duymaya dahi, sevinmişim yani!
Belki de, kendi ruhuma bile bencilceymiş bu his!
O gün, neyse ki, çok şükür ki, ölmemiş annem.
Bizi, tam tamına,
O günden, elli beş gün sonra,,
Öylece, tamamen terk etmiş annem!
Cennet diyorlarmış adına!
Sanki bizsiz orada ne işi varsa!
Hadi bensiz neyse de...
Sanki...
Biz'siz orada ne işi varsa!
Gitmiş...
Ah be anam!
Benim...
Kabem sendin.
Hala aynı yerdeyim şimdi.
"Bilmiyorum ki şimdi ne yapılır,
Daha önce hiç, annem ölmedi ki?" diyorum,
Her yıl dönümünde, hala aynı duygudayım.
Öyle ya!
"Senin olduğun yerdir benim kabe'm anam!
İstesem de uzaklaşamam yanından, yörenden.
Ömrüm boyunca olduğu gibi
Döner dururum tavafına,
Sen duysan da, duymasan da! "
"Doğurduğun andan beridir,
Sevsen de, sevmesen de,
Olsan da olmasan da!"
Ki zira...
"Yumurtadan çıkmamışımdır nihayet!" diyeceğim,
Bilim, yumurtadan çıktığımı söylüyor!
Ona da eyvallah!
Lakin,
O, hala, yaşıyor!
İsterdim ki,
Denize nazır o odada,
Karnından iğneyle beslenmek zorunda olan senken,
O, karşıki ağaçlardan dut toplayıp,
O ağacın altında piknik yapanlardan,
Gözlemeyle et isteyip, yüzsüzce...
Bunları...
Seni, bizi hiç düşünmeden,
Hapur hupur yeyip,
Cebine attığı o birkaç dut'u da,
Ziyarete gelmiş gibi davranıp,
Senin ağzına tıkmaya çalıştığı o an'ı...
Hiç mi hiç görmemiş olaydım!
Bence o gün karar verdin sen!
Kanmak istedin seni kandırıp duran meleklere!
Zorumuza gitmesinden zorsunsadın belli ki!
Gittin yani.
Öylece...
Birçok kere...
Terk mi ettin sanki, şimdi sen bizi?
Yarı gönüllü, sımsıkı dudaklarınla,
Yarı gönüllü,
Yanaklarımı öptürdüğüm günlerimiz geliyor aklıma!
Ellerini yarı gönüllü saçlarıma götürdüğüm,
Onları, okşattığım günler!
Sonrasında nasıl da zaferle gülümserdin!
Artık, benim de çok cepli çantam var be ana!
Lakin ben...
Her bir cebini açarken,
Hala...
Her şeye rağmen!
"Rabbim yoluna dikensiz güller saçtırsın." diliyorum kızma!
Lazımı mümkün değil lugatıma!
Yokmuş ama sanki çok dilenirsem kalınırmış gibi hallere!
Ama sakın...
Bugün ölme annem!
Gayri artık...
Benim ne kabem kaldı,
Ne de uğrak yer olacak bir viranem!
Zira çoktan öldüm ben!
Cemre.Y.

6 Kasım 2022 Pazar

Umut İşte

...Umut İşte...
Yumuşacık bir rüzgar,
Yazdan aşırılmış güneşli bir günün sabahında,
Sanırsın ki,
Şeker ve vanilya kokulu,
Sakız fabrikasının yanından geçermiş gibi bir his.
İçimde kelebekler,
Saçlarımı savura savura yürüyorum.
Dilimde bir şarkı;
"Bir bahar akşamı rastladım sizee..."
Hayat, nihayet, bana güzel olacakmış gibi.
Umut işte.
Cemre.Y.

10 Haziran 2022 Cuma

Oysa Hayat Hep Acımasızdı

...Oysa Hayat Hep Acımasızdı...
Taze demlenmiş şiir tadında yaşamak vardı hayatı.
Oysa hayat...
Hep...
Acımasızdı!
Ne vakit, gülümsemelere meyl etse yüreğim,
Gözümün nurunu, dünün acılı sarmalına sardı.
Şimdi yaşım, yaşantımdan fazla ihtiyarlayınca,
Dizlerimde derman kalmayınca hani!
Fark edememişim, nihayet kapattım sandığım,
Yaralarımın, cam ve can kırığı bozuk kilitlerinin,
Pas tutup, kanadı yaralı bir serçe gibi kanadığını.
Ömrüme dahil ettiğim insan sayısı azdılar oysa!
Yine de es geçmediler, beni acıtmayı.
Gelen geçen yaramdan vurdu!
Kaç yaşıma geldim,
Hala, hastane önünde bilerek unutulmuş bebek pusetiyim.
Hala, gelen geçen, kimsesizliğimden vuruyor beni!
Cemre.Y.

4 Haziran 2022 Cumartesi

Sonunda İnandı Kadın

...Sonunda İnandı Kadın...
Uzanıp, usul usul öptü şakaklarını kadının.
Yorgun kirpiklerine tel tel dokundu sonra.
Yaşından erken çökmüşlüğüne aldırmadı hiç!
Ağarmış saçlarını okşadı yumuşacık.
Yüzünün hüzün yüklü çizgilerinde gezindi eli.
Konuşmadı.
Hiç!
Konuşmadı.
Sessizce sevdi, sevdiğini.
Öyle boş sözleri sarf etmedi,
Yok "Ölüm bizi ayırana kadar."lı,
Yok "Seni sonsuza kadar seveceğim."li,
Tek kelam etmedi tutulamayan sözlere dair.
Biliyordu çünkü!
İnanmazdım,
Çeker giderdim yalanının tam ortasında.
Susa susa sevdi kadınını,
Susaya susaya.
İnsan olan hiç!
Susuz yaşar mıydı?
Sonunda inandı kadın,
Dudaklarının kenarına,
Gülen yüzlü gelecekler için,
Gül kıvrımlı bir gülümseme yerleştirdi.
Sonunda,
Nihayet!
Her şey çok güzel olacaktı.
Cemre.Y.

3 Haziran 2022 Cuma

Hiç Sorma

...Hiç Sorma!...
Canımın yongasının,
Ciğerimin çiziğinden,
Ta içinden kırıldığı günleri geçmiştim çoktan.
Geçmişin kırık canlarına dahil etmiştim onu da.
Artık, eski gibi içimden,
Yüreğimin baş köşesinden sevemesem de!
Nihayetinde...
Hücrem vardı her hücresinde.
İlk defa saçlarımdan kırılmamıştım.
Ruhumun kırıklarınıysa, hiç sorma!
Cemre.Y.

Aşk Mı, O Ne Ki?

...Aşk Mı, O Ne Ki?... "Aşk mı? O ne ki!" derdi rahmetli anacım. Sonra da eklerdi; "Yenilir mi, içilir mi? Yoksam mevsimler g...