lütfen etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
lütfen etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

16 Aralık 2025 Salı

Ruhumu Da Ruhundan Ayrı Koydun

...Ruhumu Da Ruhundan Ayrı Koydun...
Dilinin zembereği bozulmuş ağulu cümleler akıyordu dudaklarından.
Yüreğinde bir gram pişmanlık yok kırıp döktüklerine dair.
Gecenin bir yarısı tam karakolluk acılar yaşanmakta.
Kıyılamıyor işte ömrünün sicili bozulacak diye,
İçime içime akıtıyorum gözyaşlarımı.
Lakin...
Ağrılarım hala çok ağrıyor işte.
Bedenimdeki mor güller elbet geçer de,
Güvenimin korkularının sonu ne olacak?
Ruhumu da ruhundan ayrı koydun ya,
Yine de iyi bak ama kendine.
Benden olabildiğince uzak, kendine çok yakın ol lütfen.
Cemre.Y.

18 Şubat 2020 Salı

Hiç


...Hiç!...
Önümde kalbim kadar temiz,
Tertemiz boş bir sayfa...
(Okurken idrak edelim lütfen,
"Yüreğim!" demedim!)
Bakıyor, bakıyor baktıkça tebessüm ediyorum.
Gülümseyişim bile farkında değil,
Buruk mu, yoksa muzip mi?
Öylece konuvermiş dudağımın kenarına.
Bu yeni bir ömür defteri değil,
Lakin eski de değil.
Kar beyazı da değil rengi üstelik!
Fakat hazan sarısı da değil.
Belki birkaç cümle şiir ederim diye,
Sayfalarını çeviriyorum hızlıca lakin,
Ne karalanmış, ne de silinmiş daha önce!
Sanki hiç doğmamış,
Sanki hiç doğurulmamış,
Sanki hiç doğurmamışım!
Öylesine rahvan.
Önümde kalbim kadar temiz,
Tertemiz boş bir sayfa...
Sanki yüreğim hiç olmamış gibi,
Hiç yoğrulmamış gibi boş...
Sahi sen!
"Eyvallah!" ile,
"Hoşça Kal!"ın ölesiye kapıştığı o...
"Hiç!"liği, bilir misin?
Bilme zaten!
Cemre.Y.

2 Aralık 2019 Pazartesi

Hayat

...Hayat...
Nihayet...
Rahmetli anamın hastanede yattığı zamanlar hariç,
Bütün ömrüm boyunca...
"Taş olsaydın bari duvara koyardım!" dediği zamandayım sanırım.
O, kendince, sevmeye değersizliğimi dile getiriyordu çok da belliydi lakin!
Yine de yaşımca yaşayamadığım ömrüme inadına,
Dimdik direniyordum hayatın her gününe.
Bugün doktor...
Durduk yere yaşıma yakıştıramadığı,
Ve verdiği ilaçlara rağmen indiremediği,
Bende olmaması gereken değerleri değerlendirirken,
"Bunca doktorluk ömrümde tek vaka sensin!" dediğinde anladım.
Genetizm falan değil onun adı üstadım!
Ananın toprağı, kızına çeker bizde.
Rahmetli anama da hastalığı benzemesin öyle demişlerdi zira!
Öyle ya da böyle,
Çeşitli iklimlerle!
Öyle başlamıştı onun hikayesi de.
Neyse ki ben...
Yavrumun bütün zincirleri kırmıştım altı yıl öncesinde...
Ki iyi ki doğurmuşum onu!
Buyurunuz genetik hastalıklarınız sizin olsun.
Bana bir sade Türk kahvesi lütfen!
Zira, epeyce bir savaşacağız belli ki hayatla!
Cemre.Y.

27 Ekim 2019 Pazar

Şarkı Söyle Çocuk

...Şarkı Söyle Çocuk...
Bana bir şarkı söyle çocuk...
İnan umurumda bile değil sesinin rengi, tınısı, ahengi falan!
Bana yüreğinden süzülen en mutlu cümlelerle,
Nihayet hissedebildiğin en sevgili şarkılarını söyle.
Bana bir enstrüman çal çocuk...
İnan umurumda bile değil!
Notaları bilip bilmemen ya da doğru tonda başlaman.
Bana vücut dilinden süzülen en mutlu ezgilerle,
Nihayet hissedebildiğin en sevgili umutlarını çal lütfen!
Bana birçok hayal anlat çocuk, hepsi de gerçek olan!
Cemre.Y.

15 Ekim 2019 Salı

Ruhum

...Ruhum...
Ülkeler arası mutlu ruhlar ile mutlu şu an...
Şu an bedenim!
Evimde, emekli zamanlarındaki bütün hayallerim gibi,
Öncesi ülkemi tur tur gezip,
Sonrası bütün dünyayı gezer olmak iken,
Kırk dört yaşımda, hastaneler arası tur yorgunu olabilir,
Yürümekten yorgun ayaklarım serzenişte olabilir lakin!
Bedenim onca hayallerinin kırıklarını atmış bir kenara!
"Sen değil miydin ki üç beş merdivende ah edip,
Ecele merdiven kuran!" diye bana serzenişte bulunmakta.
Ruhum...
Merak eyleme!
Ben iyi ile kötü arasındaki farkın gayet de fevkindeyim.
Mademki değil mi ki!
Bütün doktorların ikili artısı bol olmaması gereken sonuç ile,
Tam olarak sonuç sonuca kaldığında cevapları kalmayıp,
Her şeyi psikolojikliğe bağladığında bir kez daha idrak ediyorum!
Elbette benim de pes etmeyi ret ede ede,
Anlık sanal yanılsamalardan yorulup,
Vazgeçmişliğim çoktur!
Lakin...
Gün...
Bugündür!
Sevilmeyi bekleyemeyecek kadar yorgun olduğuma göre!
Seni...
Tam da başının bebeklik bıngıldağından başlayıp...
Alnının...
Üçüncü gözünü saygıyla tekrar edip,
Sinene derin bir iç çekip,
Boğazının ilmeğinden geçirip,
Kalp ve göbek çakrasından sevgiyle aşırıp,
Hara ve kök çakrama iyimser birer veda ediyorum!
Lütfen!
Yeni bir ruh,
Yeni bir beden,
Ve...
Ki...
Elmayı hiç sevmem!
Yeni bir Havva olabilir miyim?
Hiç de...
Sana varlığıma dair öyle bir kanıta ihtiyacım yok oysa!
Söz...
Cennette öylece canı sıkılan bir eril insan olan Adem'le de hiç işim olmayacak!
Ben sadece...
Birilerine, bir şeylere, bir bedel ya da berdel olarak değil de!
Bütün genetik enlem ve de boylarımdan arınmış olarak,
Dünyası fark etmeksizin misal!
Nasıl bir form olurdum onu merak ediyorum lakin,
Mademki kendim olarak gelip konmaya hak değilim bu dünyaya!
Amip olacak kadar da umarsız olmayayım lütfen!
Cemre.Y.

12 Ekim 2019 Cumartesi

Affet

...Affet...
Affet beni,
Beni..
Affet.
Beni yüreğinin en dibinden affet ey çocukluğum!
Dişil doğmuşluğumu,
Eril eyleyemem!
Kaderimi, kaderimizi yeniden yazamam misal!
Seni daha doğduğun an yuhalayan insanların,
Yüreklerine sevgi yerleştirmem misal,
Belki biraz sevgi, belki biraz şefkat sunamam o anlarına lakin!
Sana...
En gerçeğinden...
Sarılabilirim en çok!
Ama böyle...
Günümüz insanı gibi,
Öyle uzaktan-mış gibi yapılanlardan değil ha!
Sağ boşluğun sol boşluğuma denk gelene kadar,
Sağ boşluğum sol boşluğuma denk gelene kadar...
İki yürek atışı kadar sarılırım sana,
Kaburgalarımız...
Hasretleri yok edecek kadar çıtırdayana kadar!
Şimdi...
Beni affet lütfen!
Ve tam tamına...
Kırk beş yıl sonra..
O duvar tam da yerinden kırıldığında bana yeniden gülümse lütfen!
Çünkü ben hazinemi bulmuş olurum çoktan...
Tosbağam, mahallenin çocuklarından üttüğüm bilyalarım ve ben.
Bir keresinde...
Şimdiki yaşımdan çok yıllar önce...
"Hayaller ölmeden kızım, insan asla ölmez!" demişti anam.
O yılın ertesinde kansere yakalandığını şimdi anımsamak ne acı!
Bilseydim beni bunca sevdiğini...
Ben bari...
Sana yeni hayaller ekmez miydim be anam!
Keşke bi kere olsun bari!
Yavrunun saçlarını şöyle kokulu kokulu öpüp,
O kokunun, kaç hayal ettiğini bilebilseydin demeyeceğim sana!
Şimdilerde, her gece…
Rüyalarımda sımsıkı sarılıp dökülmeye başlayan saçlarımın her telini...
Öpüyorsun nasıl olsa!
Kanser olurum diye mi korkuyorsun be ana!
Zakkumun kökünü de yesem yahut içsem!
Kanserden öldü diyemeyecekler ardımdan!
Yoruldu, yorgundu.
Ama ille de hayalleri vardı, böyle gülümseyerek gitti,
Bu dünya yetemedi belli ki...
Kendi dünyasını seçti diyecekler ardımdan!
Olsun.
Ben, ruhumu, hiç olmaması gereken varlığımdan affettim ya...
O, bana, yeter!
Cemre.Y.

5 Eylül 2019 Perşembe

Yargı

…Yargı…
Ben o anımın ruhunun moduna  denk gelmeyen,
Artık ne vakit paylaştıysam, 
O zamanımdaki ahvalime,
Meğerki kendime bile denk düşmediysem,
Kendim sosyal mecralarda bile,
Kendi kendimi bile arkadaşlıktan silen bir insanım,
Lütfen bütün ön ve son yargılarınızı,
Biraz da kendi silüetlerinize saplayın!
Cemre.Y.

14 Mayıs 2019 Salı

Neyse Kadın

...Neyse Kadın!...
Neyse kadın, bakma böyle yarı giyinik yarı çıplak inatçı iki keçi duruşumuza!
Saçlarının diplerinden başlayacağım bu sefer...
Boşuna hiç alttan alttan soyunup beni denemeye kalkışma.
Saçlarından sonra gözlerinin derinine gelecek sıra!
Kirpiklerinden sonra öpeceğim kaşlarını ki sonrasında alnının apaklığını!
Durup dinlenip yüreğini öpeceğim kalın kazakların ardında!
Daha soyunukluğuna çok var beni lütfen deneme beni bir daha!
Cemre.Y.

26 Aralık 2018 Çarşamba

Tanrı

…Tanrı…
Ve sessiz çığlıklarımız duyulacak bir gün bizi yaratan tanrı'ca,
Biz…
Hep…
Duyulmuyor sanıyoruz ya onca yitik dualarımıza!
Kim bilir ki?
O da ne çok zaman yitiği evrenler aşmıştır bize ulaşabilene kadar.
Biz insan milletinin,
"O zaman ki aklım olsaydı!"diye hayıflanıp hayıflanıp,
Geçmişlerimizin "O an!"ına geri dönmek istediğimiz gibi.
Ve sessiz çığlıklarımız duyulacak bir gün bizi yaratan tanrı'ca,
Biz…
Hep…
Duyulmuyor sanıyoruz ya onca yitik dualarımıza!
Ve kim bilir ki?
O da ne çok zaman yitiği evrenler aşmıştır bize ulaşabilene kadar.
Biz insan milletinin,
"Neyse ki öyle sürmemiş" diye şükredip şükredip,
Geleceklerimizi "Şu an!"ı na geri dönmek istediğimiz gibi.
Ve sessiz çığlıklarımız duyulacak bir gün bizi yaratan tanrı'ca,
Biz…
Hep…
Duyulmuyor sanıyoruz ya, onca yitik dualarımızı!
Ben artık susuyorum,
Ve lütfen oralarda bir yerlerde bütün tanrılar barışmış,
Bütün tanrılar…
Yarattıkları kullarına kavuşmuş olsun!
Ve lütfen bütün tanrılar, yaratıp da mahşere bıraktıklarının,
Aynı klan cumhuriyetinden olduğunu unutsun.
Zira artık…
Yüzyıllar boyunca kardeş bi alt soyundan türemiyor ama!
İnsan, insan'ı tüketiyor hala!
Hala, bütün tanrıların,
Bizi bile tam olduramadığı konumdayız!
Cemre.Y.

11 Kasım 2018 Pazar

Gelme Lütfen

...Gelme Lütfen...
Sonu netameli, şüpheli,
Geleneksel o girizgahları aşmıştık ya hani çoktan!
Daha önsöz'lü ilk cümlesi bile yazılamamıştı bizim şiirimizin,
Gerek var mıydı onca laf-ı güzafa...
Onca vakit sonra bir rüzgar esmişti en sam yelinden,
Onca zaman sonra hayallerime yeşillenecektim yeniden,
Senin...
Acelen vardı belli ki, bir motorsiklet arası sevda yudumlamaya,
Ancak ömürlük bir aminin yeterdi bana!
Diledin,
Sen'dim.
Derin bir yudum çektin içimden,
Ağır geldim belli ki...
Gittin.
Sonra bir kere daha estin bana rüzgarın en melteminden,
Uçup geldin bana...
Ertesinde uçup gidecek kadar çok korktun belli ki!
Diledin,
Sen'dim.
Gittin.
Bir daha da, bana çeyrek gelme lütfen!
Sonu netameli, şüpheli,
Geleneksel o girizgahları aşmıştık ya hani çoktan!
Daha önsöz'lü ilk cümlesi bile yazılamamıştı bizim şiirimizin,
Gerek var mıydı onca laf-ı güzafa...
Onca vakit sonra bir rüzgar esmişti en sam yelinden,
Onca zaman sonra hayallerime yeşillenecektim yeniden,
Senin...
Acelen vardı belli ki, bir motorsiklet arası sevda yudumlamaya,
Kal...
Orada!
Senin rüzgarın bana dair'li değil ey ömrü şaşmış adam!
Hiç de yönüne yan olmak için bi-taraf değilim.
Benim kalıbım belli...
Son'un son değilse niyeti...
"Eyvallah!"der geçerim hani.
Ama sen...
Gelme lütfen!
Cemre.Y.

29 Ekim 2018 Pazartesi

Sevemedim

…Sevemedim…
Hayatımın hangi karesinde denk geldin sen bana bilemiyorum ama...
Sanki hiç de gereksiz yere...
Sevemedim be adam ben seni.
Lütfen beni affet!
Bu dünyaya ait olmayan bütün o yolların da ruhun ışıklarla dolsun.
Cemre.Y.

4 Ağustos 2018 Cumartesi

Hiç Kimse

...Hiç Kimse...
Kocaman hayallerime sığdırdığım,
Küçücük bir dünya'm vardı oysa...
Onlar okyanusa kulaç açmayı beklerlerken,
Ben kısacık zamanlarımda duru ve durgun denizlere,
Onlardan önce kulaç atıyordum.
Bu bile onların haset rüzgarlarıyla
Beni kendi fırtınalarında boğmalarına yetiyordu.
Küçücük mutluluklarımın hayat rüyasından,
Canımın can kırıklarında...
Sanki bana ne düşmalıkları varsa!
Adım adım ezildikçe ezildirilmeye çalışıyordum.
Sonra...
Susmaya karar verdim.
Durgun denizlerimin,
Afili fırtınaları değmezdi artık hiç kimse'm.
Kusura bakın madem.
O akıllıca akıllarınızı…
Kendilerinize hatırlatıp durun lütfen!
Beni kendi canımın can kırıklarıyla baş başa bırakın.
Cemre.Y.

23 Haziran 2018 Cumartesi

Cancağızım

…Cancağızım...
Herkesin bildiğinin aksine,
Benimsediği adı kafa kağıdında yer almamasına rağmen!
Yaşı da doğru yer almıyordu ki!
Bir tek doğduğu ay doğruydu,
Resmi kurumlarca benimsenen makamlarca!
Kadın tam 39 yıl önce çözmüştü aslında ruhunun kimyasını...
Hatırlamıştı daha portakal ağacında vitamin bile değilken
Tanrı ve melekleriyle yaptığı o son yakarışlı yalvarışlarını.
Tam tamına 45 yıl önce...
Ya da kalubela'da ona biçilen kader ona dikte edilmeden önce,
Alnına o görünmez mühürler,
Kader diye yazılmazdan önce itiraz etmişti halbuki
"Ama bu ben değilim,
Yapıştırmayın bana,
Bu kader dediğiniz sümük gibi saydam, o yapışkan o şeyi!
Lütfen!
N'olur...
Başka bir kurban bulun kendinize!
Ki zaten eminim,
Ömrüm etiketlerinizin yafta yırtıklarıyla savaşmakla geçecek,
Kıymayın bana ey tanrım!
Belki bir kızım olacak,
Bana biçtiğiniz bu evlilik mühürüyle, babasız büyüyecek belki,
Sırf babası anlık hevesi olan benden caydı diye!
Belki aşık olacağım yeniden,
Yeniden deneyeceğim güvenmeyi ama sırf alnımdaki bu mühür,
Benden başka herkese görünüyor diye o da mutsuz son'la bitecek!
Lütfen n'olur!
Bugün kime kızgınsınız, kim kırdı ruhunuzu bilmiyorum
Ama lütfen öcünüzü benden almayınız!" demedi mi, dedi.
Peki sen ne yaptın ey tanrı!
Belli ki çok meşguldün,
Marduk gezegeninden savrulan o son küllerle!
Belli ki Neptün'ü ihmal etmiş,
Dinmek bilmeyen rüzgarlara terk etmiş olabilirsin.
Mars'ın bitmek bilmeyen fırtınalarından sıkılıp,
Yeterince keşfedilemeyen kılıp,
Lazım olursa diye görünür bir kenara bırakmış olabilirsin.
Satürn'ün buzulluğunda kendi cehenneminden soğumuşcasına,
Etrafındaki halkalarında keyif çatmış,
Onu kendinin bile çözemediği altı genlerine gark etmişsin!
İçinden aşan alevlerle arada bir Jüpiter'de kırmızı noktalarının
Dünyanın üç katı büyüklüğünde olduğuna gözlerini kapayıp,
Koca bir kara kışı geçirmiş,
Uranüs'ün güneşten uzaklaştıkça,
Çoğalan uydularını kıskanmış da olabilirsin!
Ya da Dünya çapındaki başka bir uydu ile çarpışmamak,
Kendisiyle onu yok etmemek için,
Centilmen bir hareketle,
Ya da romantik bir kadının hiç kimsenin sezemeyeceği
Bir ayak hareketiyle,
Edilen bir tango ahenginde eğimini değiştirmesi!
Ama ey tanrı!
Mars'ın o ummanları aşan dağlarının sana ne zararı vardı?
Onun , sadece kendince güvenlik duvarları vardı!
Peki ya Merkür?
Gündüz sıcaklığı +450 iken ne diye gecesini -170 etsindi ki?
(Sırf gözetleyen komşularını,
Allah için Cemre hanım'ın bir kere bile kızı ve yeğenleri hariç
Hiç yabancı misafiri olmadı" yı duyabilsin diye mi?
Bence sen bu kadar adil olamazsın!
Artık şu Marduk hikayesini bir açsan diyorum ey tanrım!
Zira orada henüz,
Biz ruhların tecellisinin mizanı bize sorulup kuruluyor hala!
Ey tanrım!
Bana ve kızıma ne kötülük biçmişsen,
Senle beraber olan insanıl cinslerin olsun!
Biz...
Sizden de...
Bizden de çoktan gittik!
Arada bir buluşup,
Olmayan dünyamızı kurtarmanın yollarını arayıp bulmaya çalışıyoruz!
Valla tanrım seni bilemem ama
Ben acilen şehriyeli pilav yapmaya gidiyorum!
Kızım aradı.
Oy atacak lan!
İşini gücünü yarıp yarın oy atmak için gelecek az sonra!
Batsın senin gemilerin.
Cemre.Y.

1 Haziran 2018 Cuma

Onkoloji

…Onkoloji…
Yanıma yaklaşınca,
Hatta biriniz diğerinin kolunu hafifçe dürtüp diğerinize beni gösterip,
Aniden önüme çıkan arkadaşınız ve benim başımı,
Okumakta olduğum kitaptan kaldırmadan
Hiç tereddütsüz bir refleksle sağa çekilmem ve yoluma
Yüzünüze bile bakmadan devam edebilmem karşısında,
Birbirlerine aynı anda...
"Nasıl yaa!
Bu nasıl bir şey böyle!" cümlesini söyleyen iki kadın stajyer doktor!
Sayfanın en heyecanlı yerinden geçtikten sonra size cevap veriyorum;
"Artık ritüel olmuşsa herhangi bir yere gidiş gelişleriniz,
""Gözüm kapalı bulurum.""cümlesi deyim olmaktan çıkar.
Onkoloji koridorlarında geçtiyse epeyce bir süreniz…
En acil hastanın hangi anda, hangi kapıdan karşınıza çıkacağını,
En heyecanlı doktorun,
Hangi koridordan karşınıza çıkacağını hissedersiniz.
Onkoloji kuralları kesindir içeride ilaç alan hastanın yanına
Kemoterapi işlemleri bitene kadar giremezsiniz.
Çoktan beridir,
Mermerlerinin sayısını bile ezber ettiğim bir hastanenin,
Bir kat altına gidip,
Uzun dönemeçli koridorunu geçip, karşıdan karşıya geçip,
Kendime demli bir çay alıp
Kitabımı hâlâ başımı kaldırmadan
Ve hiç kimse ile çarpışmadan okuyabiliyorum.
Bir telefon gelmeseydi daha da devam edecektim.
Annem kanserden ölüyor, siz duymuyor, görmüyorsunuz,
Buraya her geliş gidişimizde biraz daha ölüyor annem.
Çabalıyoruz zamanı akıtmamak uğruna ama…
Annemin ömrü azalıyor ben onkoloji köşelerinde kitap okumayınca!
Çünkü o zamanlar,
Çok korkuyorum onun kemoterapi aldığı bütün saatlerden.
Daha çok ağlıyor içim kim bilir ne kadar vakti kaldı diye!
Annem hücrelerinden bölünüyor siz hiç hissetmiyorsunuz!
Şimdi beni o köşeden izlemeyi bırakınız lütfen!"
Cemre.Y.

26 Mayıs 2018 Cumartesi

İstanbul

…İstanbul…
Evet! 
İstanbul kadar derin, 
İstanbul kadar özel, 
İstanbul kadar hırslı, 
İstanbul kadar güzel,
İstanbul kadar sabırlı, 
İstanbul kadar ağır, 
İstanbul kadar gizemli,
İstanbul kadar büyüğüm…
Az, sığ ve küçükler ise…
Herhangi bir kalabalığı,
İstanbul sanır sadece…
Ama azınlıklar
İstanbul'a ait değildir…
Azınlıklar…
İstanbul'un gül cemalinin kendisidir!
Gülümseyin lütfen…
Ruhunuz çekiyor!
Cemre.Y.

29 Mart 2018 Perşembe

Ve Bazen!

...Ve Bazen!...
...
Ve…
Bazen diyorum ki,
Aynalarda bana bakan kendime!
Sen...
Çoookk akıllı bir delisin,
Lütfen biraz sakin ooolll!
Cemre.Y.

18 Mart 2018 Pazar

Sevgilice



…Sevgilice…
Havalar ısındı, kapı önlerinizde,
Birer kalplik…
Sevgili, su koymayı unutmayın. 
Eşe eş, dosta dost,
Sevgiliye…
Sevgilice dolu olsun lütfen!
Cemre.Y.

2 Şubat 2018 Cuma

Aynadaki Diğer Yarım

...Aynadaki Diğer Yarım...
Bembeyaz kanadının
Yüreğine en yakın yol köşesi
Yakut kırmızısı senin de kanamakta hala.
Yarim, aynadaki diğer yarım'sın sen.
Lütfen artık bizi bulur musun?
Cemre.Y.

1 Şubat 2018 Perşembe

Kalıbına Dar Geldim Belli Ki


…Kalıbına Dar Geldim Belli Ki…
Sözüm söz, yormam seni adam, 
Öylece çekip gidemem de.
Ama... 
Kalıbına da dar geldim belli ki. 
Şimdi... 
Lütfen beni terk et!
Cemre.Y.

27 Ocak 2018 Cumartesi

Hayal Et

…Hayal Et…
Bu senin hayatın asla pes etme.
Yenilgiyi kabul etme
Seni yenmelerine izin verme
Hayal et.
Devam et.
Ve lütfen hayatta kal.
Ama artık gör lütfen!
Bak bakalım sonuç ne olacak?
Cemre.Y.

Aşk Mı, O Ne Ki?

...Aşk Mı, O Ne Ki?... "Aşk mı? O ne ki!" derdi rahmetli anacım. Sonra da eklerdi; "Yenilir mi, içilir mi? Yoksam mevsimler g...