fısıltı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
fısıltı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

8 Ocak 2026 Perşembe

Seve Seve Sevsen Yeterdi

...Seve Seve Sevsen Yeterdi...
Sana mavi kelebek kanatlarımdan sesleniyorum sevgilim.
Öyle avaz avaz,
Feryat figan da değil ha!
Tam da kış ortasındayken,
Issız bir temmuz gecesinin yıldız yakamoz sahilindeymişiz gibi.
Hani tam da yalnızlığın dalgaları vuruyorken kumsala...
Ateş böceğinin biri usulca ellerine konmuş da,
Sadece sana ışıldıyormuş gibi fısıltıyla sesleniyorum.
Hani sen dağınığını yeni toparlanmışsın da,
Her şeyden gayri vazgeçmişken,
Hiç ummadığın anda, her şey önüne serilmiş gibi.
Ah benim...
Saçlarına çok yanlış ışıklar değmiş güneş yanığım.
Ah benim..
Ayaklarına çok yanlış yaban yolların izi kalmış kış ayazım.
Zor değildi ki beni sevinçlendirip mutlu eylemek.
Seve seve sevsen yeterdi.
Sadece sevsen yeterdi, bundan çok eminim, sevdiler çünkü!
Cemre.Y.

16 Ağustos 2025 Cumartesi

İçimde Bir Yerler Seni Hala Seviyor!

...İçimde Bir Yerler Seni Hala Seviyor!...
Ey benim gözlerinin yosunundan çiy damlaları topladığım.
Sana hafif rüzgarlı bir ağustos ikindisinden sesleniyorum.
Her ne kadar sesim,
Ses tellerime ulaşıp dudaklarımdan çıkmasa da,
Ruhumun derininden avaz avaz fısıltılarla sesleniyorum.
Seni affedemediğimden beri,
Bütün affettiklerimin, tüm aflarını da sildim bilesin.
Bana bütün ayıp edenlere nefret dahi hissetmezken,
Yani tamamen duygusuzken,
Sana, sadece sana hissiz değilim bilesin.
Ciğerim ve yüreğim ve dahi ruhumun her yeri sana kırgın olsa da,
Sana bir daha asla kaburgalarımızı çatlatırcasına,
Eskisi kadar saf güven ve sevgiyle sarılmayacak olsam da,
İçimde bir yerler, söz geçiremediğim hücrelerim her bir tanesi,
Seni hala seviyor ya, sen kendini benden nasıl mahrum ettin duy istedim.
Cemre.Y.

20 Mart 2025 Perşembe

Hoşça Kal Anam, Hoşça Kal

...Hoşça Kal Anam, Hoşça Kal...
Öylece konuşup dururken,
Hani susmuştum ya bir an!
Rahmetli dedemin yanındaki mezarda yatan
Rahmetli anacığımın kulağına usulca
"Yüreğimin kemiklerinin kırıklarından,
Adım atacak yer bulamaz oldu,
Gönlüme misafir olmak isteyenler." dedim.
Bana fısıltıyla;
"Sen hele gel bir de bana sor,
Daha yeni değil mi,
Şu ayak ucumdaki boş mezara yatacak olan?" dedi.
Arkamı dönüp giderken son bir kez baktım,
Mezarlığın çıkış kapısından,
Öylece koyun koyun yatıyorlardı,
Babası, kızı ve annesi.
Sonra rüzgar daha bir esti üşüttü içimi,
Kar daha hızlı yağmaya başladı,
Sanki bir müddet olsun,
Ne görülmek ne de konuşulmak istemiyorlarmış gibiydi.
Hoşça kal anam,
Hoşça kal…
Öperim ayak uçlarından.
Cemre.Y.

18 Eylül 2022 Pazar

Oysa Bugün Pazar

...Oysa Bugün Pazar...
Günaydın sevgilim,
Uzak geçmişlerin rüyasından geliyorum sana!
Kulağımda inceden bir ney sesi...
Oysa bugün pazar güya!
Hani uykuyla sarmaş dolaş,
Öğle vaktine kadar uyuşulduğu gün.
Ama ben yine uyuyamadım işte.
Bilirsin beni...
Bazen kimsesizlik değil de,
Hani yalnızlık koyar ya bana.
İşte tam da,
Öyle bir sabaha uyandım erkenden.
Günaydın sevgilim.
Kim bilir kaç yüz yıl geçti,
Yokluğuna, hiç olmamışlığına,
Günaydın demekten bıkmayalı ben.
Neyse kahvem bitmek üzere,
Çayımı demleyeyim bari.
Uzak diyarların paralel evreninden,
Kulağına bir fısıltı gelirse korkma,
O benim, kahvaltıya beklerim.
Cemre.Y.

14 Temmuz 2020 Salı

Fesleğen Yalnızlığı

...Fesleğen Yalnızlığı...
Senle ben...
En ilk...
Ne zaman tanıştık hatırlayamıyorum!
Hangi akşamın ikindisinde,
Hangi vaktin gün batımına yakınken,
Hangi yalnızlığımın durağına giderken,
Hangi kendimi, yine, yeniden bağışlayıp,
Hangi çocukluğumu affedişti başını okşayışım.
Hatırlayamıyorum.
Ilık bir yaz akşamıydı o kesin.
Kumsalı sarmaya başlamıştı denizin dalgaları.
Sanki ilk defa özgür kalmışım gibi bir şeydi!
Yanımda sekerek yürüyen kızım,
Dondurmasının külahına damlaması derdindeydi.
Yosun gözlerinde kocaman bir mutluluk!
Dudaklarının gül kıvrımlı kenarları yine gamzeliydi.
Durduk yere yalnızlık basmıştı içimi,
Onca mutluluk içinde hem de...
Saçlarını öpüp koklayıp, ona sımsıkı sarılıp,
Durduk yere, mevsimin güzelliğini, hazana çevirip,
Onu da zemheriye çekmenin,
Hiç mi hiç an'ı değildi.
Oradan geçerken ben...
Sana rastlamıştım işte!
Kızımın gül yüzüne ayaz değmesin diye,
Öylece...
Hemen arkasından ona yelken olmaktaydım.
Durduk yere kokun geldi burnuma,
Yaz melteminin fısıltısında...
Salına salına...
Boynu bükük kendi yalnızlığındaydın.
İstem dışı yetim bir evladın başını okşar gibi,
Öksüz bir yavrunun ömrünü sever gibi,
Şöyle bir dokunup,
Geçip, gitmekti amacım!
Sonra sonra...
Her ne zaman, nerede, nasıl karşılaşırsak karşılaşalım,
Hiç de umursamadan ömrümün,
Betimlenmiş ya da yarım kalmış saliselerini,
İlle de...
Sevdim...
Okşadım...
Ki mümkünü de varsa an'ı vaktinin...
Usulca öpücük kondurdum omuz başlarına.
Seninle ilk tanıştığımızdaki ömrünün sıfatı,
Hani geleceğime...
Kabul edilmiş çaresizlik olmasın diye de!
Bir tek kere olsun aklımdan da...
Seni evimin, odamın içine almak da gelmedi!
Uzunca zamandır da hani!
Rastlaşamıyorduk ya herhangi bir düzlemde...
Durduk yere...
Bir saksı dolusu sen'i aldım evime!
Nicedir gözünün içine bakıyorum,
Sararıp soldu yaprakların.
Oysa benim yine...
Hala...
Aynı...
Önüm, arkam, sağım, solum,
Her yanım...
Fesleğen yalnızlığı.
Tam da senin...
Yalnızlığınla,
Yalnızlığımı yarenlik etmek dilerken,
Olmadı şimdi.
Ömür geçmiş gitmiş,
Nereden bulayım ben sana aynı güneşi,
Aynı denizi, aynı rüzgarı sana ben!
Sende solacaksan sol madem!
Oysa benim yine...
Hala...
Aynı...
Önüm, arkam, sağım, solum,
Her yanım, yeniden...
Fesleğen yalnızlığı.
Ama…
Hangi an'ında denk gelsem…
Merak etme sen!
Yine, okşarım başını.
Cemre.Y.

6 Haziran 2020 Cumartesi

Yürek Çiziğim

...Yürek Çiziğim...
Ah benim iki göğsüm arasında sallayıp,
Olmayacak masallardan ninniler uydurduğum.
Ah benim iki gözüm yaşım arası,
Koca koca kahkahalarımla gülümsediğim.
Ah benim iki yanlış kader arası,
Ömrümün anlamı, tek doğrum!
Ne çabuk öğrendin
Şu zalim dünyanın içinde,
Yaraların izlerini bile bile,
İnsan denen adam olamayanların kanattığını!
Ah benim yürek çiziğim...
Ah benim yosun gözlüm,
Vatanım, evim, can özüm, ah benim gönül gözüm.
Ne vakit öğrendin,
Yaralarının yare'lerini, çizip çizip kapatmayı?
Hani hep hayalimizdi oysa...
Şuraya da Bob Ross amcanın,
Bakır kalayı rengiyle iki güğüm konduracaktık,
Hemen üzerine de uçan bir Zümrüdüanka?
Ah benim alnının tam ortasından,
Taa ciğerinin dibine kadar öptüğüm!
Ne zaman öğrendin,
Bensiz de güzel masallar anlatılacağını?
Öyle, benim gibi, şiir şiir...
Sessiz birer fısıltıyla da değil ha!
Avazın çıktığı kadar derilerini yüze yüze, nasıl?
Cemre.Y.

17 Kasım 2019 Pazar

Sonra

...Sonra...
Sesli, sessiz ama fısıltı kadar yakın,
Lakin sınırlar kadar uzak... 
Misal...
Kaç gece...
Bir sütyen askısında astım kendimi, kimse bilmez!
Orospuluktan falan da değil ha!
Hepi topu üçü geçemedi sevdiklerim!
Hepsinden de...
Evli, mutlu, çocuklu aile hayaliydi, hayallerim.
Sonra mı?
Sonra'm hiç olmadı lakin!
Sonra...
"Ben ona hiç aşık olamadım be evladım,
Geldi, aldı işte beni!" razılığına razı olmayı
Bir hayli de diledim.
Ve ama lakin...
Hissetmeyi, hissedebilmek bile ayrı bir güzeldi be!
Cemre.Y.

23 Eylül 2019 Pazartesi

Hasta

...Hasta...
Sana fısıltılarla kendi ninnilerimi söyleyeceğim sevgilim,
Uykularını yırtan kabuslu canavarlarından koruyacağım seni.
Boğazın kuruduğunda başucunda suyun hazır olacak hep.
Açıkta kalan omzunu öperek örteceğim.
Dudaklarımla ısıtacağım omuriliğinin her bir eklemini.
Söz...
"Hasta olduğunda şımarık çocuklar gibi mızmızlanıyorsun!" da demeyeceğim.
Çünkü yapayalnızken nasıl hasta olunur en iyi ben bilirim.
Parmağının ucunu dahi kımıldatmak istemezken insan,
Kendi çorbasını kendisi kaynatmak zorundadır ölmeye niyeti yoksa!
Merak etme, vücudunun hastalıklarını da,
Ruhunun yaralarını en iyi ben iyileştiririm.
Sen hep beni böyle, seve seve sev yeter ki!
Cemre.Y.

27 Ağustos 2019 Salı

Lakin İmkansız

…Lakin İmkansız…
"Bu hayatta imkansız! diye bir şey yoktur!
Olasılıksızlıkları, azaltabilmeye bakar her şey!"demişim yıllar önce.
Öyle de umut ekmişim her güne de,
Şimdi kırklı yaşlarımı da beş geçerken,
Hayallerimin çoğu çoktan hayalet olmuşken,
Şöyle bir dönüp baktım da ömür dağımın ötesine!
Ben bir şekilde sanki kazara sağ kalmışım da,
Birileri inat etmişcesine bozmuş oyunu da,
İğne oyası işler gibi ömrüme dizdiğim
Bütün o domino taşlarını yıkarken bütün gizli olasılıksızlıklar!
"Lakin imkansız!"diye fısıldamış kaderime,
"Boşa kürek çekme!" diye de eklemiş sessizce.
Cemre.Y.

21 Ağustos 2019 Çarşamba

Keşke Giderken

...Keşke Giderken...
"Çiçekleri fazla sulamayacaksın!" derdi rahmetli anam,
En sevdiği menekşesinin yaprağına değdirmeden su koyarken.
"Ne çok güneşte bırakacaksın, ne de çok gölgede koyacaksın.
Her çiçeğin tabiatı da farklı elbette!" derken fısıltılarla bir şeyler derdi onlara!
"Evinde canlı bir çiçek beslemek istiyorsan eğer,
Kökünü bir yerden çalman gerek önce,
Ve sonra kendinle aşılamalısın onu ille de." derken muzipçe gülümserdi.
Halbuki çalıntı şeylerden hiç de haz etmezdi annem!
Bir çiçek merakı vardı işte.
Doğurduğu bizlerden bile çok sever, çok ilgilenirdi onlarla.
Kıskanırdım onların her bir taç yaprağını,
Sadece anneme gülümseyen her bir çiçek bakışlarını.
O gün, onca çocukluğumun kıskançlığıyla...
Bütün çiçeklerinin saksılarına tek tek işedim ya anne!
Şimdilerde nerede, saksıda bir çiçek görsem hepsinden özür diliyorum.
Sahi anne!
Ben seni çoktan affettim de, sen beni...
Affedebildin mi oralardan?
"Uykumda,
Ciğerimden vuruluyorum bazı bazı sen yokluğundan!" derdim sana da,
Sen, "Ayetel-Kürsi oku öyle zamansız anlarında korur seni" derdin ya hani,
Ben içimden sessiz çığlıklarla hep...
"Neden ki sen sarılıp yaşatmıyorsun ki beni!" diye gözüm yaşını durduramazken,
"E hadi madem boş durma öyle,
Su koy çaydanlığa bir çay içelim şöyle..." der susardın.
Konu komşu gelir, bolca muhabbetle içerdiniz çaylarınızı,
Ben köşede öylece sensizliği yutkunurken.
Şimdi kan bağın olsun olmasın,
Seni tanıyan herkeste var mutlaka bir saksı çiçeği hakkın.
Hepsi de maşallah neredeyse hiç solmuyorlar!
Ben mi?
Sadece bir kere denedim senin çiçeklerinden bir kök olsun çalabilmeyi!
Yaprak bana baktı, çiçek bana, kök bana baktı, toprak bana.
"Sen kıvamında sevemezsin ki bizi,
Ya öldürürsün sevmekten, biz sıkılırız öyle fazla ilgiden.
Ya öldürürsün ilgisizlikten biz yoruluruz beklemekten,
Bari günahımıza girme e mi!
Ha sahi rahmetli anacığının o bize fısıltılarını da çok merak edersen,
Aslında onu, canımın yongası kadar seviyorum lakin,
Bunu ona dersem sevdası soğur benden!" demekteydi.
İnsan olan...
Bunca zaman geçmiş eti sıyrılmıştır gönünden toprak altındaki bedeninin...
Diri kalmış tek tırnağını dahi öpebilmeyi özler mi?
Çünkü beceremedim hala...
Ben doğduğum andan, sevdiğim andan,
Evlenip çocuk doğurduğum andan,
Aldatılıp ayrıldığım andan itibaren,
Kucağımda senin hislerinden eserli yavrumla kalıp,
Onu da hayatıma bir tastamam mevsiminde lale,
Mevsiminde gül, mevsiminde yasemin, ya da zambak misal!
Her mevsim, mevsimine göre rüyalarının hülyası olamadım misal.
Affetsin artık beni o da beni en gül gamzesinin gül kıvrımından.
"Sahici duran sanal ve naylon bir ton çiçek var oysa,
Şöyle salonumun şu köşesine begonviller koysam,
Yatak odamın duvarlarına sarmaşıklar dolasam!" diyorum bazı bazı...
Naylon kokuyor ya onlar!
Alamıyor astımlı nefesim, kabulüme!
Yani olmuyor be anne!
Keşke giderken,
Rahmine gömseydin beni de!
Ki zaten...
Yanlış zamanın, yanlış mekanın, yanlış cinsiyetiydim,
Hani, bana hiç yokluğun, bu kadar da koymazdı bana be!
Keşke gelirken olsun bari!
Kulağıma fısıldamasaydın o ilk ve son ninniyi!
Cemre.Y.

1 Şubat 2019 Cuma

Kimsesiz

…Kimsesiz…
Yitik bir çocuğun…
Çaresiz çığlıklarıydı bana sunulan hayat!
O kadar korkmuştum,
O kadar bıkmıştım,
O kadar yorulmuştum ki
Melek adamlı şeytan kanatlılardan.
Sesimin feryatlarının çokluğundan…
Nicedir unutmuşum
Annemin karnındaki cenin sessizliğimi.
Yitik bir çocuğun…
Çaresiz çığlıklarıydı bana sunulan hayat!
O kadar çok avaz avaz ağlamışım ki
Fısıltılarıyla bana ulaşmaya çalışan
O hiç kimsesiz çocuğu hiç duyamamışım.
Cemre.Y.

30 Nisan 2018 Pazartesi

Daha Çabuk Gelir Misin?


…Daha Çabuk Gelir Misin?
"Sadece...seni seviyorum ben!"diye  
Fısıldasam evrene...
Hani fısıltılar daha çabuk duyulurmuş ya! 
Ne kadar az çıkarsa sesim 
Daha çabuk gelir misin?
Cemre.Y.

8 Şubat 2018 Perşembe

Gelecek O Günler Daha

…Gelecek O Günler Daha…
Bahar rüzgarının kulağına
Aşk fısıltılarını söylemesini,
Güneşin…
Yanaklarından,
Ağzından,
Burnundan,
Öpücük çalmasını mı özledin?
Bekle ve sabret!
Ve sakın yaşamayı unutma!
Gelecek o günler daha.
Dün gece rüyamda söz verdiler bana.
Cemre.Y.

23 Aralık 2017 Cumartesi

Sadece Nefes Alıp Durma

…Sadece Nefes Alıp Durma…
Belki de bu hayat...
Pembe bir gülün
Özünü görebildiğin andan ibarettir.
Özünü görebilirseniz sesini sunar hatta!
Rüzgarda salınırken,
Minik bir fısıltı iliştirir sol kulağınıza,
"Hayat devam ediyor.
Sadece nefes alıp durma!
Anı yaşa!"
Cemre.Y.

29 Kasım 2017 Çarşamba

Acının Dibi

...Acının Dibi...
Acıyı...
En sessizce anlatan bir tek şiir gördüm ömrümde!
Artık adam'ın neyiyse o,
Bağırınıp duruyordu o adamın.
Kemoterapi kablosundan dağılan hallerine de!
"Yeter! Sızlanma artık, yeter!"diye diye bağırınıyordu genç kadın.
Oysa adamcağız, babası mı, kayın pederi mi,
Artık neyiyse, tek fısıltı dahi etmiyordu.
Ben anacığımın kemoterapili,
Mor kollarını, elini, yüzünü, öperken,
Adam bize bakıp bakıp sadece...
Sağ elini, sol göğsüne kondurup,
Tek bir kelam etmeden,
Çok derin bir sessiz avazlık "Aah!" savurmuştu.
Acının dibi adamın gözlerindeydi,
Yüzünde, yüreğindeydi.
Ben hariç, hiç kimse de göremedi.
Hala, işlidir, yürek kefemde.
Anamı öptüğümden,
Ona olan aşkımı hissettirmekten utanmıştım ilk defa!
Kim bilir, o da anam gibi,
Gitti mi çoktan, o, en özlediği cennetine!
Kim bilir, rastlaştılar mı anamla cennette?
Kim bilir, o adam…
Söylemiş midir anneme!
"Kızın, senin yüreğine vaktinde kavuşabilseydi,
Kaderi çok daha güzel olurdu be hatun kadın!" diye…
"Sahi mi be anne!
Öldün mü yani sen şimdi he?"
Nefessizliğinin nöbetlerine tutulsam da!
Ölmiyeceğim, inatla...
Biraz da sen beni özle, he ana'm...
Cemre.Y.

6 Kasım 2017 Pazartesi

Uyusam Dizlerinde


...Uyusam Dizlerinde...
Sus pus uzansam, dizlerine
Yorgun başımı koyup kıvrılsam öylece!
Sor masan,
Yor masan,
Ger mesen,
Sadece...
Usulca sevsen!
Saçlarıma dokunurken,
Yüreğinin titrediğini duysam
Ve bu en güzel ninni fısıltısında,
Uyusam...
Uyusam…
Uyusam!
Cemre.Y.

28 Ekim 2017 Cumartesi

En Güzel Ninni Fısıltısı

...En Güzel Ninni Fısıltısı…
Ciğerlerimi yakan, kavuran..
Ama aslında yenileyen
Bir orman kuytusu nefesim'sin.
Sen bugüne kadar duyduğum
En güzel ninnisin sevdiceğim...
Hani sol göğsüne yasladığımda başımı,
Hani korunmasız,
Kimsesiz yazık
Sahipsiz bir kedi yavrusu gibi
Sarıldığımda sana sımsıkı
Sağ kulağımdan girip
Beynimi ve kalbimi fetheden
O kalbinin “tik tak” sesi...
Senin koynunda
Uyuduğum gibi derin uyumadım ki ben hiç.
Sen duyduğum
En güzel ninni fısıltısısın ey sevgili.
Cemre.Y.

24 Ekim 2017 Salı

Özlemek Seni

...Özlemek Seni...
Öyle özledim ki sesini...
Bir dilenci gibi yakınına yaklaşıp,
Sen başkalarıyla konuşurken,
Gülüşürken,
Şakalaşırken,
Öylece duymak seni
Nasıl bir şey,
Bir bilsen…
Öyle özledim ki seni…
Bedensiz ruhumla gezinirken,
Saçlarının,
Ilık bir rüzgar savruluşuyla,
Benim olmayan ellerle okşanırken sen,
Güneş bile,
Hani o en sevdiğim
Tellerine saçlarının
Işıltılarıyla dokunurken,
Hatta yanaklarındaki gamzelerinde gezinirken,
Arkadaşlarından birileri yakanı düzeltirken,
Sen bile,
Öylece burnunun ucuna dokunurken,
Fısıltıyla da olsa dokunmak sana
Nasıl bir şey!
Bir bilsen…
Öyle isterdim ki,
Onlardan birinin
Benim olduğumu hissetmeni.
Bugün hiç görmedim ben seni.
Ama yürüdüğün yollarda yürüdüm,
Her gün çıktığın merdivenleri çıktım,
Saçlarının kokusu savrulmuş,
Gülüşün konmuştu duvarlara,
Senmişsin gibi dokundum.
Aynaya bakmışsın,
Ukala bir bakışın asılı kalmış,
Aldım, gözlerime koydum bakışlarını.
Bugün…
Ben,
Seni duydum,
Ben,
Sana,
Yeniden,
Dokundum.
Cemre.Y.

28 Eylül 2017 Perşembe

Gelinciğin Ömrü

...Gelinciğin Ömrü…
Bir rüzgar fısıltısı kadardır gelinciğin ömrü
Koparıp bir kitap arasında bile saklayamazsın
Kelebek kanadı gibi dağılır yaprakları
Onu son gördüğün haliyle
Yüreğinde saklamak lazım
Dalındaymış gibi.
Mevsimler boyu yaşıyormuş gibi.
Hep varmış gibi.
Cemre.Y.

27 Eylül 2017 Çarşamba

Fısıltı

...Fısıltı…
Bana dair, sesime dair,
Bütün yollarımı kapatınca
Ağıtlı şiirlerim sustu mu sanırsın ey aymaz!
Senin egoizmin bana sökmez!
Sana sabahım dan beri,
Milyonlarca fısıltıyla beddua ettim!
Bilirsin...
Fısıltı evrende çığlıktan daha çabuk yayılır.
Mars'ın da sana selamı var...
Diyor ki; O dünyada,
Sana dair olmayan tek bir insan bile kalsa!
Bir gün sana yakinen tanıtacakmış kendini!
Söndürdüğün ocaklar, yakacakmış seni
Bir gün cehennemin olacakmış,
Sahibisin sandığın Dünyan!
Sen ol istedim bunu benden duyan.
Cemre.Y.

Aşk Mı, O Ne Ki?

...Aşk Mı, O Ne Ki?... "Aşk mı? O ne ki!" derdi rahmetli anacım. Sonra da eklerdi; "Yenilir mi, içilir mi? Yoksam mevsimler g...