kelime etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
kelime etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

7 Aralık 2025 Pazar

Hayat, Hayal İşte

...Hayat, Hayal İşte...
Sabah güneşi yağmurun yüzünü yıkarken,
Gözlerim gökkuşağını da aradı bir an.
Oysa nicedir uzaktı benden hayatımın renkleri.
Nereden hayallendiysem bilemedim.
Cümle simyacısıydım halbuki,
Harflerimi dokuyordum kelimelerime.
Okuyanı değil de ruhuna dokunanı olurdu elbette.
Hayat...
Hayal işte.
CemreY.

21 Haziran 2025 Cumartesi

Artık Gelmesen De Olur!

...Artık Gelmesen De Olur!...
Günlerin kısaldığı zamandayız ey ciğerim,
Biz daha yaza doyamadan, yavaş yavaş üşür sabahlar,
Hafiften omuz serinletir akşamlar,
Geceler desen zaten hep ayaz.
Bunca vakit bekledim seni.
Kimsin, kimlerdensin bilmiyorum ama bekledim seni.
Hani o biri, gün olur gelir de
Kalbimin yufkasına sarılıp seve seve sever diye,
Şiirler döktüm boş sayfalara,
Harf harf, hece hece, kelime kelime,
Cümlelerce, mısralarca çoğaldılar ama!
Sen hiç...
Gelmedin!
Artık gelmesen de olur!
Cemre.Y.

19 Nisan 2025 Cumartesi

Gönlümdesin

...Gönlümdesin...
Nicedir hislerimi kaybettim sanmaktaydım.
Gecenin üç otuzunda kimsesizliğime uyanmışken,
Omuz başlarıma sarılmış kelimeler yuvarlanıyordu ağzımdan.
Hiç birinin kifayeti yetemiyordu yüreğimi hissetmeme.
Sonra birden bire sustum, durdum, yutkundum.
"Gönlümdesin!" kelimesi geçiverdi ruhumdan.
Sonra harf harf yuvarlanıverdiler dudaklarımdan.
Hissetmeyen hislerimi hissettim o an.
Böyle bildiğin burnumun direği sızladı.
Göz pınarlarım dökülmeye hazırlanan yaşlara hazırlandı.
Yok!
Ağlamadım.
Koca bir ağız dolusu tebessüm ettim.
Kalkıp gece gece uyku mahmuru gözlerimi aynaya diktim.
Olabildiğince gülümsedim.
Şükür ki insandım hala!
Ha bu arada hala...
"Gönlümdesin unutma!"
Cemre.Y.

26 Şubat 2023 Pazar

Artık Anlamsız

…Artık Anlamsız…
Bazen de öylece ansızın,
“SUS!”gergefimizi gerer,
Daha nice dile savuramadıklarımızı nakşederiz.
Anlam’a mana edemiyorsa konuştuklarımız,
Kelimelere ses’i ve harf’i harcamak artık anlamsız!
Cemre.Y.

24 Şubat 2023 Cuma

Yokmuş!

…Yokmuş!...
“Yakında gelecek biliyorum
Beni senden götürecek kelimelerin.” demeye mecal komadan
Rüzgar olup aktılar çoktan,
Hani, es kaza denk gelip,
Hani, dayanamayıp,
Sarmaş dolaş hasret hüzünlerinin gözyaşlarıyla
Sende biriken o melun kinleri,
Unutmaya mecal bile komadın ya sen çocuk!
Adımın bahsine bile sabrın yokmuş!
Sen her konuştuğunda ben…
Gidiyorum her gün, senden, biraz daha.
Bir sussan, ya da hep gözlerin konuşsa kalabilirim ya!
Sen kendi yüreğini bile duymuyorsun ki!
Yoruldum, artık bu geçici misafirliklerden.
Yok muydu sana can verdiğim yüreğinde,
Sevdamızın sonuna kadar kalabilecek
Sevdalar bitince gidilecek kadar bir yer?
Sende sonsuz kalabilecek kadar izin verebileceğin
Bir küçük yelkenli aşkına hiç mi yer, yok muydu?
Olsun varsın,
Gitmek lazımsa!
Giderim öyleyse senden de.
Sen benim limanım olabilecek kadar büyük değilsen
Ben demirlerim kendimi kendi limanıma üzülme sen.
A ciğerimin esaslı çiziği!
Cemre.Y.

29 Ocak 2023 Pazar

Hükmü Yok

...Hükmü Yok...
Madem cümlelerimiz boş'a gazel gidiyorsa
Sonbahara savurmaya gerek yok!
Önü sonu kara kışsa...
İlkbahar da gelir elbet!
Cümle kelimeleri
Bir de elma çiçeklerine sarf ederiz bizde!
Duyarsa "ELMA!" olur.
Hala!
Duyamazsa...
Artık hiçbir mevsimin hükmü yok bana!
Cemre.Y.

9 Ocak 2023 Pazartesi

Kelimeler

…Kelimeler…
Kelimeler…
Canlıdırlar!
Yazıldıklarında,
İçlerinin içleri, acıdansa,
Şiir olup,
Yakılırken de,
Aynı acıyı yaşarlar.
Cemre.Y.

5 Kasım 2022 Cumartesi

Hiçbir Şey Yok!

...Hiçbir Şey Yok!...
Ama ben…
Daima, önce yüreğimi sevdim!
Sen gelince içimdeki sen’i sevdim!
Sen gidince gidişini bile sevdim!
Giderken beni, gittiğin yerlere
Hangi acımasız hikayelere satabileceğin,
Hangi cümlelere,
Bedelsiz savurabileceğin,
Hangi kelimelere,
Asi bir rüzgarla fırtınalara koyvereceğin,
Hangi harflerle,
Zemheri ayazında donduracağın mühim değil çocuk!
Ben sana susarım!
Seninle ilgili her şeye buruk bir tebessümüm olursun ancak!
Duyamazlar seninle ilgili tek bir acı bile!
Çünkü ben!
Daima önce yüreğimi sevdim.
Sen gelince içimdeki sen’i sevdim!
Sen gidince gidişini bile sevdim!
Dayanabilirdim!
Dayandım!
Dayanıyorum!
Dayanacağım!
Öyle ya geldiğin gün ki kadar, acı değildi gidişin.
Ne kadar çok insanıma bedelmişsin meğer çocuk!
Sen gittin sülalem oldu benim!
Artık seni hissetmiyorum...
Size göre isyan etmeliyim, ağlamalı, sızlamalı,
Kendimi yerden yere atmalıyım!
Şişeler dolusu kadehlere sığınmalıyım...
Hiç değilse seni bari haklı çıkarmalıyım,
Yok!
Acımıyor hiçbir yerim!
Sadece arada...
Beynimden bağırsaklarımın içine kadar bir acı doluyor,
Derin bir nefes veriyorum,
Almaya gerek hissetmiyorum,
Geçiyor!
Ya da öyle sanıyorum!
Ayaklarımı dayıyorum sobaya sıcağı hissetmiyorum!
Dışarı çıkıyorum soğuğu hissetmiyorum!
Hani bir an karşıma çıksan...
Seni bile hissetmem o derece çocuk!
Biz artık yaşamıyoruz çocuk!
Sen yoksun!
Ben yokum!
Hiçbir şey yok!
Cemre.Y.

16 Ocak 2022 Pazar

Meğerki Uyanmışsak Yeni Güne

...Meğerki Uyanmışsak Yeni Güne...
Mademki cümlelerimiz,
Rüzgarda salınan gazel gibi boşa gidiyorsa.
Sonbahara savurmaya gerek yok!
Ki zaten önü sonu kara kışsa...
İlkbahar da gelir elbet!
Cümle kelimelerimizi
Bir de, elma çiçeklerine sarf ederiz bizde!
Duyarsa "Elma!" olur, çıkıverir ortaya.
Duymazsa çilek çiçeklerine şiir ederiz,
Olmadı erik çiçekleriyle kiraz çiçeklerine!
Hala, daha da duyamazsa!
Artık ona dair,
Hiçbir mevsimin hükmü yok bana!
Gitmedim de, kalmadım da.
Neyse bugün Pazar.
Çatıların kiremitlerinde kırağı var.
Az evvel, güneş çıktı geldi salına salına,
Donmuş bacaların saçaklarını okşamakta.
Sonra sıra fesleğenimle,
Sardunyamın yapraklarına gelecekmiş.
Hazır gelmişken de evimin içine gelip,
Benimle bir iki hasbıhal edip gidecekmiş.
Sade kahvemin sırasının geçmesi önemli değilmiş,
Bir fincan çay, bir gülümseme, sohbeti bal eylermiş.
Meğerki uyanmışsak yeni güne...
Her türlü yaşamaya değermiş.
Cemre.Y.

26 Kasım 2021 Cuma

Sus Olur Kelimeler

…Sus Olur Kelimeler…
Bazen yazar da yazarsın,
"Sus!" olur kelimeler.
Görünmez raptiyelerle susturulduğun cümleler,
Konamaz asıl konması gereken yerlere.
Ya, yine, sessizce suskunluğunu giyinir…
Ya da yeniden yakarsın.
Sen en çok yakmalara alışıksın!
"Kül, toz gibi değildir a yavrucağım,
Yeniden hayat bulamaz." dediğimi ise hep hatırla!
Kelimeler…
Canlıdırlar…
Yazılırken acımışlarsa canlarının kırıkları,
Yanarlarken de hayallerinin kırıklarıyla beraber acırlar.
Sen gittin, beni yine yaktın,
Bense bütün hikayemi.
Güya bu sefer, bütün acı anı yüklerimin küllerini,
Denize atacaktım ya hani,
Martılar görürse,
Geçmişleri acır diye kıyamadım!
Sen, beni yaktın, ben kitabımı.
Ateşler göğünü sardığında,
Öldüm sanacaksın ya!
Korkma!
Doğdum, yeniden.
An'dan öncem yok artık!
Bazen, sonu harlı ateşler de olsa,
Yazar da yazarsın,
"Sus!" olur kelimeler de,
Dönüp tek bir cümle ses eylemezsin.
Öyle gerekir bazen.
Cemre.Y.

22 Ekim 2020 Perşembe

Artık Acıtmıyor


...Artık Acıtmıyor!...
Neyi fark ettim biliyor musun üstadım?
Ad koyucumun, 
Hiç acımadığı bebekliğimi,
Ve dahi! 
"Nefs'in vicdansızlığıdır!" diye bile,
Hiç düşünmeden, 
Hiç de yüksünmeden harcadığı,
Onca çocukluğumla, gençliğimin,
"Baba!" kelimesini affettiğimden beridir.
Artık acıtmıyor,
İlk adımın sürekli yüzüme vurulması.
Umarım haylice eğlenmiştir, 
Hayatımı uzaktan izleyen,
Kalubelamdaki kaderimi yazanım!
Ben de fena bir savaşçı değildim hani.
Cemre.Y.

6 Temmuz 2020 Pazartesi

Küsüyor İşte

...Küsüyor İşte...
Belirsizliğin derin dehlizlerinde,
Labirentlerce...
Kendisine...
Bir tek çıkış yolu ararken,
Hiçbir yolun, hiçbir sonun olmadığını görüp,
İdrak edince anlıyor insan!
Kendisinden...
Ne kadar da en erken,
Ne kadar da çabuk vazgeçildiğini!
Bir vakitten sonra...
Eş, dost, akrabanın da,
Kendi derdinde olduğu mevsimler bunlar,
Malum...
Ortalıkta corona belası var!
Yoksa iki lafın belini kırabilen biri
Hiç...
Şiirlerine de kırılıp, küser mi?
Küsüyor işte,
Hem de öyle böyle değil ha!
Yürekten gücenmelik'li.
Şiire de küsüyor,
Cümle'ye de,
Kelime'ye de,
Hece'ye de,
Harf''e de küsüyor insan olan.
Hem de ciğerden gücenmelik'li.
Cemre.Y.

7 Mart 2020 Cumartesi

Biriciğim

...Biriciğim...
Yordum, yoruldum da epeyce!
Şimdi ardıma dönüp baktığımda...
Bir tek...
İki göğüs arasında gördüğüm,
Tam da yürek çiziğinde, öylece, sade...
Siyah çizgilerle,
Bembeyaz bir tene çizilmiş,
Taç yapraklarına hasret,
Tek bir lale!
Oysa iki güğüm arası Zümrüdüanka olasıydı orada.
Yoruldum...
Yordum da epeyce!
Beni içinden affedebilecek misin biriciğim?
Beni iki göğüs arası tam da yürek çiziği,
İki kaş arası alın yazımızdan,
İki yanak arası burnumuzun direğinden!
Beni iki dudak arası yürek kelamından affeder misin?
Cemre.Y.

29 Şubat 2020 Cumartesi

Neden

...Neden?...
Hangi söz geri getirebilir ki yitip gideni!
Hangi kelime, hangi cümle, hangi imleç anlatabilir,
Bir ananın ciğerinin ta içindeki o kor alevi.
Ah be evladım, ah be gözümün nuru,
Ah benim uykusuz geçecek gecelerimin yürek çiziği.
Şehit diyorlar şimdi sana cennete gidecekmişsin öyle mi?
Açık kalmış gözlerin soruyor bana,
Bu cennet neden bu kadar ağır bedelli!
Ve neden hep fakir çocuklarına uğruyor şehitlik mertebesi?
Neden zenginler cennet garantisi olan siperlere yollamıyor kimsesini!
Hangi söz geri getirebilir ki yitip gideni!
Hangi kelime, hangi cümle, hangi imleç anlatabilir,
Bir ananın ciğerinin ta içindeki o kor alevi.
Cemre.Y.

2 Ocak 2020 Perşembe

Bana Güven

...Bana Güven...
Nicedir niceyim diye sordum da kendime şöyle bir...
Çok uzun zamandır güven sarsıntısı yaşamıyorum misal.
Çok uzun zamandır da eril dişil fark etmeksizin,
İnsan dahil etmiyorum ömrüme!
Nicedir heyecanlanmıyorum bir yerlere yetişmek için,
Nicedir de hayallenmiyorum,
Birilerine bir şeyler anlatabilmeye dair.
Ben bile hatırlayamıyorum ki,
Nicedir zamanımın zembereği durmuştu hayata dair.
En azından günde iki kez doğru zamandaydı o kesin.
Lakin...
Sırtımdaki görünmeyen yara izlerim kaşındıkça,
İdrak etmeye başladım ki...
Güven sarsıntılarının yaraları,
Üstlerine beton dökünce geçmiyormuş be azizim.
Her bir yaranın izini,
Yeni yeni, güvenlerle sarıp sarmalamak lazımmış meğer!
Yoksa...
Bunca yokluğa ve yalnızlığa rağmen,
Kaşınıp durmazdı olmayan izlerin yara yerleri!
Sen...
Her kimimsen...
Ne dersin?
Savuralım mı bütün kilitlerimizi,
Bütün o hiçbir yeri açamayan paslı anahtarlarımızı!
Denize asalım mı bütün o gelmeyenleri, gelemeyenleri.
Hiç gelmeyecekleri ve dahi gelmeyi hiç dilemeyenleri.
Böyle anası hariç dümdüz gelmişine, geçmişine...
Dümdüz sövelim mi en kelimelerin efendisinden taa!
Sana on yüz baloncukluk şefkat verebilirim,
Bana birkaç damla saf göz yaşını armağan edebilirsen eğer!
Çünkü bilirim ezberimden...
Güvendir bu!
Güveneyim sana.
Ve sen bana güven!
Cemre.Y.

30 Aralık 2019 Pazartesi

Yaşlanmış

...Yaşlanmış...
Onu en son gördüğümde,
Geçmişinin ayıplarını silecek özürler arıyordu kendince.
Kelimelerce, cümlelerce bocalamaktaydı ömrü!
Pişmanlıklarına helallik alabilse rahatça yaşlanabilecek gibiydi.
Alamazsa da...
Bir yolunu bulamayacak arafında boğulacaktı sanki.
Çocukluğumu onun çocukluğuyla buluşturup,
İkisini de kimsesizlikleriyle sarıldıttırdığımdan beri!
Benim omuz başlarımdaki affetmeme ağrılarım geçti.
Onun kendi iç hesaplaşmaları prostat derdine gark oldu.
Lakin o, bu kadarına bile razıydı sanki.
Az önce dış kapımın zili çaldı, kapısı tıkladı.
Elbette ki buyur ettim içeri.
Gözlerinin içi sevinerek gelip koltuğumun ucuna yerleşiverdi.
Ne çay istedi, ne de kahve!
Merak etmiş beni, nicedir niceyim diye.
Çok da muhabbetle olamasa da,
Yine de eski bir ahbabımıza rastlamış gibi öptüm elini,
Sevindi.
Hapisteki hayırsız oğlundan,
Ondan olan torunlarından bahsetti.
Sülalesinde kim kimi boşamış,
Kim kimin üstüne kuma gitmiş,
Köydeki mahallesinde ne olmuş,
Ne bitmiş anlatıverdi bir çırpıda!
Şaşırdı hiçbirini kınamadan öylece kabullenip,
İyi olmuş demelerime.
Yaşlanmış...
Yaşlandığı yetmiyormuş gibi iyice de ihtiyarlamış.
"Ama sen,
Bize bunların hiçbirini etmedin!" dedi mahçupça yere bakarken.
"Evet baba, o yüzden sıra sıra altın madalyalar taktınız bana,
Bak, ilk torununuz orada kendi hayat mücadelesini vermekte,
Lakin hiçbiriniz ona bari el uzatmadınız, buna rağmen hem de,
Ne kimsenin dostu oldum, ne de kimsenin metresi!" dedim de...
"Bundan sonra ben varım torunumun yanında." demedi ya la!
Yaşlanmış...
Yaşlandığı yetmiyormuş gibi iyice de ihtiyarlamış.
Epeyce ağarmış uzatmaya başladığı sakalları,
Saçları seyrelmiş belli ki başına kasket takmış!
Usulca kalkıverdi yerinden,
Geldiği gibi çıplak ayaklarıyla usulca gidiverdi merdivenlerden!
"Çıplak ayakla gezme bu soğukta,
Hasta olacaksın bak!" diye seslenirken ardından,
Durdu, yüzüme baktı,
Utangaç çizgilerinin ardına sakladı gözlerinin sevincini,
Sanırım son kez sarıldık baba kız birbirimize,
Hiç dokunmadan, hem de sımsıkı!
Gözlerinin yaşını sildi,
İki alt katımdaki evin kapısından içeri süzüldü.
Binanın otomatik ışığı söndü.
Kapımı kapadım.
Rahmetli anam, oralardan bir yerlerden ikimize gülümsedi.
Evet, iyi geceler anne'm.
Cemre.Y.

6 Kasım 2019 Çarşamba

Kime Ne!

...Kime Ne!...
Gayri acılarına da acımalarının seyrü seferi dolduysa...
Sayfa sayfa, yaprak yaprak, mısra mısra,
Cümle cümle, kelime kelime, hece hece,
Harf harf silersin geçmişinin bütün ayak izlerini hayat defterinden..
İmkansızlıkların olasılık ihtimalleri de geçip gittiyse ömürden!
Yalnızlığını yara görenlere gülümseyerek sarılırsın bir kez daha ona.
Hiç de korkmazsın emin ol!
Şeytanmış, cinmiş, melekmiş, huriymiş hepsi yalan billa!
Yıllar var ki, ben hep aynı yalnızlığımla dertleşirken hala aynı minvaldeyiz illa!
Şerefsiz bir ayrılık, ağulu bir veda daha yaşanacağına...
Tebessüm eder durursun dört mavi duvar, beyaz bir tavana.
Ilık bir bahar rüzgarı da eser ya hafiften pencerenden,
Umurun dahi olmaz, bu hangi bahardı diye...
İlk mi, yoksa son muydu bu meltem diye!
Eserse iki kelam şiir edersin, esmezse açar bir film seyredersin kime ne!
İster yıldızlara dilek fısıltıları savurursun,
İster, her gece pencerenin önünde salınan ay'ın tam da bu gece...
Hiç yokluğuna sitem edersin.
Bu senin şahsi yalnızlığın caniçim...
Kime...
Ne!
Yeter ki...
Sen...
Buruk bir tebessüm de olsa dahi!
Hayata, inadına gülümse ve yeter ki hayal et...
Gerçekleşmesi sana çok uzak olsa bile!
Cemre.Y.

11 Ekim 2019 Cuma

Cümle

...Cümle...
Melek kanatlarını soyunma sevdiceğim, insanlık kötü!
Ağızlarında kekremsi, buruk, ağulu harfleri kelime edip,
Çabucak da ön yargılı oklarıyla cümle edip,
Hiç de düşünmeden...
Onlara sevecen bakan yüreğinin dibine dibeğine!
Hiç de acımadan paragraf paragraf üzerine savuruyorlar.
Yani fark etmiyor demesinler diye de ne kimliğinden,
Ne kişiliğinden, ne dişiliğinden, ne de insanlığından feda etmelerin.
Melek kanatlarını soyunma sevdiceğim, insanlık kötü!
Bilcümle gizli coğrafik toplantılar yapılıp kararlar veriliyor dünyada.
Birilerinin mültecileri ülkeme sığmazken,
Ve de en alasından keyif çatarken,
Kendi coğrafyasında çıkan savaşlara
Vatanımın has evlatları siper ettiriliyor sınırlarda!
Melek kanatlarını soyunma sevdiceğim, insanlık kötü!
Ağızlarında kekremsi, buruk, ağulu harfleri kelime edip,
Çabucak da ön yargılı oklarıyla cümle edip,
Hiç de düşünmeden...
Onlara sevecen bakan yüreğinin dibine dibeğine!
Sana mavili umutlar bulutlayamam belki bu sefer ama...
Şurada bir yerde tam da yüreğimin içinde bir tutam,
Sımsıkı sarılmak var, şefkat var, ne dersin ey omuz başlarım tekrar sarılalım mı?
Cemre.Y.

7 Ekim 2019 Pazartesi

Eminim

...Eminim...
Her yazdığımı,
Yazdığım kadar ve yazdığım anda yaşasaydım…
Sanırım bu dünya hiç yaşanmaz bir yer olurdu.
Servise binmişsin misal,
Ya da otobüs durağında...
Biri diğerine bir şey anlatırken empati kurma yeteneğin var diyelim,
O konu bile şiir olur.
Yeter ki kelimeleri cümle ile ilgilendir!
Yoksa...
Her sabah, istisnasız gülümserim gözlerimin lenssiz ve makyajsız haline.
Ve gerçekten severim kendimi ve yeni günü.
Yorgun akşamlarıysa, birlikte aynaya bakıp,
Birlikte birbirimizi severek bakacak biri olduğunda da.
Daha çok seveceğim bundan eminim!
Lakin...
Ucu yanık mektuplar bunlar,
Ne vakit ve kim tarafından okunacağı belli değil!
Cemre.Y.

5 Eylül 2019 Perşembe

Ben Ve Yüreğim Ve Kalbim Yorgunuz Zaten

...Ben Ve Yüreğim Ve Kalbim Yorgunuz Zaten...
Evime giden yolları okumakta olduğum kitabımın
Şimdiye kadar ki en sevdiğim bölümüyle aşmışım.
On altışardan üç katı geçip kapımın kilidi açmış, 
Soyunup dökünüp ayaklarımı sehpaya uzatmışım.
Bir sigara yakıp voyage müzikleri eşiliğinde 
Yorgun ayaklarımı sonbahar meltemi okşuyorken hafiften açık pencereden.
Şimdi bir şiir yazsam dedim ya içimden!
Caydım sonra fikrimin zikrinden.
Durduk yere birileri çıkacak bir yerlerden, 
Sanki yanlışlıkla bir vakitte kendimi şair ilan etmişim gibi,
Sokağımda,
Yün yataklarının yünlerini kaldırıma döküp lime lime  eden yaşlı teyzeler gibi,
Yüreğimin süzgecinden geçip 
Kelimelere yazılmak için çırpınan onca cümlemi iğdiş edecek!
Ne gerek var dedim şimdi durduk yere şiir etmenin 
Ben ve yüreğim ve de kalbim yorgunuz zaten
Radyoda Voyage müzikleriyle kapattım gözlerimi, şiir içiyorum içimden.
Cemre.Y.

Aşk Mı, O Ne Ki?

...Aşk Mı, O Ne Ki?... "Aşk mı? O ne ki!" derdi rahmetli anacım. Sonra da eklerdi; "Yenilir mi, içilir mi? Yoksam mevsimler g...