dalga etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
dalga etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

8 Ocak 2026 Perşembe

Seve Seve Sevsen Yeterdi

...Seve Seve Sevsen Yeterdi...
Sana mavi kelebek kanatlarımdan sesleniyorum sevgilim.
Öyle avaz avaz,
Feryat figan da değil ha!
Tam da kış ortasındayken,
Issız bir temmuz gecesinin yıldız yakamoz sahilindeymişiz gibi.
Hani tam da yalnızlığın dalgaları vuruyorken kumsala...
Ateş böceğinin biri usulca ellerine konmuş da,
Sadece sana ışıldıyormuş gibi fısıltıyla sesleniyorum.
Hani sen dağınığını yeni toparlanmışsın da,
Her şeyden gayri vazgeçmişken,
Hiç ummadığın anda, her şey önüne serilmiş gibi.
Ah benim...
Saçlarına çok yanlış ışıklar değmiş güneş yanığım.
Ah benim..
Ayaklarına çok yanlış yaban yolların izi kalmış kış ayazım.
Zor değildi ki beni sevinçlendirip mutlu eylemek.
Seve seve sevsen yeterdi.
Sadece sevsen yeterdi, bundan çok eminim, sevdiler çünkü!
Cemre.Y.

2 Ağustos 2025 Cumartesi

Oysa

...Oysa...
Dalgaların sahile vurduğu bir rüyaya öykünerek yatmıştım oysa,
Hani gece sırt üstü yüzerken yıldızların seyrine dalarsın ya,
Sonra kulağında o şarkının nağmeleriyle,
Yavaş yavaş evinin verandasından yatak odana süzülüp,
Öyle mutlu, hafifçe yorgun uzanmışım yatağına da,
Sabaha kadar sandaki meyhanenin müzikleriyle
Dans ediyormuşsun gibi bir rüyaya öykünerek yatmıştım oysa.
Gece boyu çıkamadığım merdivenlerin basamaklarından kayarak
Beni kovalayanların eline düşmekten son anda kurtuldum uyanarak.
Cemre.Y.

14 Mayıs 2025 Çarşamba

Yorgun Yürekler Denizi

...Yorgun Yürekler Denizi...
Yorgun yürekler denizinde el ele vermiş hep beraber boğuluyoruz.
Birileri hayatlarımızla oyun oynarken, keyfine bakıyorken hem de.
Kumsala çizip durduğunuz büyüklü küçüklü kalpleri ise,
Sanal dalgalar savurup götürüyordu denize.
En sevdiğimiz kendi kenarına çekilmiş rahatına bakarken,
Yanık canlar ordusu gibi kırıp duruyoruz cümlelerce.
Cemre.Y.

24 Nisan 2025 Perşembe

Korkularım Korkuyor

...Korkularım Korkuyor...
Dünden beri yine,
Korkularım korkuyor sevdiğim.
Sanki koca bir yük gemisinin güvertesinden,
Marmara Denizinin tam ortasına,
Savrulmuşta,
Dalga dalga sallanmakta olan,
Kağıttan gemi gibi sallanıyor İstanbul'um!
Elim ayağımın canı çekilmiş gibiyim.
Kulaklarımda dinmeyen o uğultu geçmiyor.
En büyük depremim bu değildi lakin,
O gece koynumdaydı yavrucağım.
Sarıp sarmalayıp kucağımda dışarı çıkarırken,
O daha çok korkmasın diye korkamamıştım bile.
Kaç vakittir hiç yok ya, ahvalini ele güne sormak da yoruyor bu kalbi.
Cemre.Y.

8 Temmuz 2023 Cumartesi

Günaydınlar

...Günaydınlar...
Yağmur sonrası herhangi bir temmuz sabahında,
Yüzünü, gözünü, burnunu,
Güneş kırıntıları öperken uyandı kadın.
Yasemin kokulu tüllerini sıyırdı penceresinden.
Bir sigara yaktı, sade kahvesini ocağa koydu.
Verandasındaki sallanan koltuğunun,
Yağmurluklarını çıkarttı hemencecik.
Bu sabah da kahvesini denize nazır içecek,
Gün batımıyla uzaklaşan pembe bulutların,
Yavaş yavaş ufuktan kaybolmasını seyredecekti.
Sonra belki bir şımarıklık yapar,
Kahvaltı tepsisini kumsala götürür,
Denizin suları ayaklarını ıslatırken,
Güne gülümserdi yeniden, günaydınlar olurdu belki.
Cemre.Y.

15 Ocak 2023 Pazar

Ruhumu Sana Boya

…Ruhumu Sana Boya…
Şimdi huzurunun hamağında salla beni usulca,
Dokunmaya kıyamayarak okşa saçlarımı.
Sevgili cümleler kur bana denizin dalga sesleri gibi.
Geçmişin fırtına sonrasından arındır ruhumu sana boya!
Rengarenk sen koksun dudaklarım kelebek öpücüklerinle.
Sonra tenimi seninle giyindir,
Tepeden tırnağa sen koksun terim.
Cemre.Y.

24 Aralık 2022 Cumartesi

Sen Bu Yolculuğun Neresindesin?

...Sen Bu Yolculuğun Neresindesin?...
Yolun nerede başladığı önemli değildir,
Yolun neresinde,
O yolculuğa ait olduğun önemlidir!
Kendince asi,
Hırçın dalgalarıyla akan bir nehir,
Uçuruma rastlarsa, hiç düşünmeden o uçurumdan atlar.
Atlarken kurduğu hayallerden vazgeçip, çağlayan olur.
Çağlayanın, çağlayanlığından vazgeçtiği yerde,
Eceline razı bir patlayışla yine öfkeli, çılgın, asi bir nehre çarpar.
Nehir, artık bütün gençliğin fırtınalarının tadını biliyordur.
Sessiz bir kabullenişle,
Küçük kaya parçalarına ve deltalara takıla takıla
Uslanır, sakinleşir ve huzurlu bir göle,
O gölü bulandırmadan sızar.
Göl zamanla kabına sığmamaya başlar
Ve yavaşça, kendinden dışarı sızar.
Uzun bir yolculuk olur bu ve bazen,
Tekrar tekrar başa döner,
Nehir olur, deniz olur, dere olur, çağlayan olur,
Sıralamalar onun önüne çıkacak yolculara bağlıdır çünkü
Ama mutlaka her su damlasının yolu okyanusa çıkar!
Ben, senin, okyanusundum da...
Sen, bu yolculuğun neresindesin?
Cemre.Y.

27 Mart 2022 Pazar

Günaydın Ey Sevgili Kendim


…Günaydın Ey Sevgili Kendim…
Durduk yere, dalgaların sahile vurduğu,
Güneşin güne saçlarını savurduğu,
İyot kokusunun burnumun ucundan öptüğü,
Açık büfe kahvaltıların sıra sıra dizildiği,
Sıcacık bir Avşa adasının,
Umutlu bir pazar sabahına uyandığımı hayal ettim.
En sadesinden Türk kahvemi yudumlarken,
Hiç yoktan, tebessüm ettim.
Yeniden gülümsedim misal!
Yeniden, "Günaydın, ey sevgili kendim,
Elim, yüzüm, gözüm,
Ağzım, burnum, kulaklarım." dedim.
Ne de olsa,
Gelecek, yine gelecek,
O güzel günler gelirken, geçmeyen ne varsa,
Geçip gidecek diye sevinçlendim.
Cemre.Y.

7 Ocak 2022 Cuma

Tepeden Tırnağa

…Tepeden Tırnağa…
Şimdi.
Huzurunun hamağında salla beni usulca,
Dokunmaya kıyamayarak okşa saçlarımı.
Sevgili cümleler kur bana!
Denizin kumsala,
İnceden vuran dalga sesleri gibi olsun.
Geçmişin…
Fırtına sonrasından arındır ruhumu, sana boya!
Rengarenk sen koksun dudaklarım kelebek öpücüklerinle.
Sonra tenimi seninle giyindir,
Tepeden tırnağa sen koksun terim.
Cemre.Y.

8 Ağustos 2021 Pazar

Öyle İşte

...Öyle İşte...
Bir yandan, gül dibindeki fesleğenim inadına çiçekler açarken,
Ağaçların dallarını yavaş yavaş terk ediyor yapraklar.
Bir yandan da...
Taze kesilmiş çimen kokusuyla, iyot kokusu bir olmuş,
Denizin yumuşak dalgalarıyla sarılırken,
Yaz yorgunu güneşim kavuruculuğunu hafifletmekte, öyle işte.
Cemre.Y.

6 Eylül 2020 Pazar

Eylül Gibi

...Eylül Gibi...
Yazdan çalıntı, yorgun, yoğun,
Akşamında...
Dalgalanmış da durulmuş bir deniz gibi,
Geceleriyse gençlerin kalp sancıları gibi,
Uykusuz, huzursuz, umutsuz...
Yeşilinin tazeliği solmaya meyilli,
Yılmış, Eylül günlerinden günleri bu sevgili.
Oysa ne kadar da güzeldi,
Sabahında...
Baharın en tazesinde tomurcuklanmış,
Tomurcuğu da taç yaprağından sıyrılmış,
Taze güneş dalı gibi yüzünde açan,
Dudaklarını gülümseten o lale mevsimi halleri.
Eylül işte...
Tam da Eylül gibi!
Cemre.Y. 

14 Temmuz 2020 Salı

Fesleğen Yalnızlığı

...Fesleğen Yalnızlığı...
Senle ben...
En ilk...
Ne zaman tanıştık hatırlayamıyorum!
Hangi akşamın ikindisinde,
Hangi vaktin gün batımına yakınken,
Hangi yalnızlığımın durağına giderken,
Hangi kendimi, yine, yeniden bağışlayıp,
Hangi çocukluğumu affedişti başını okşayışım.
Hatırlayamıyorum.
Ilık bir yaz akşamıydı o kesin.
Kumsalı sarmaya başlamıştı denizin dalgaları.
Sanki ilk defa özgür kalmışım gibi bir şeydi!
Yanımda sekerek yürüyen kızım,
Dondurmasının külahına damlaması derdindeydi.
Yosun gözlerinde kocaman bir mutluluk!
Dudaklarının gül kıvrımlı kenarları yine gamzeliydi.
Durduk yere yalnızlık basmıştı içimi,
Onca mutluluk içinde hem de...
Saçlarını öpüp koklayıp, ona sımsıkı sarılıp,
Durduk yere, mevsimin güzelliğini, hazana çevirip,
Onu da zemheriye çekmenin,
Hiç mi hiç an'ı değildi.
Oradan geçerken ben...
Sana rastlamıştım işte!
Kızımın gül yüzüne ayaz değmesin diye,
Öylece...
Hemen arkasından ona yelken olmaktaydım.
Durduk yere kokun geldi burnuma,
Yaz melteminin fısıltısında...
Salına salına...
Boynu bükük kendi yalnızlığındaydın.
İstem dışı yetim bir evladın başını okşar gibi,
Öksüz bir yavrunun ömrünü sever gibi,
Şöyle bir dokunup,
Geçip, gitmekti amacım!
Sonra sonra...
Her ne zaman, nerede, nasıl karşılaşırsak karşılaşalım,
Hiç de umursamadan ömrümün,
Betimlenmiş ya da yarım kalmış saliselerini,
İlle de...
Sevdim...
Okşadım...
Ki mümkünü de varsa an'ı vaktinin...
Usulca öpücük kondurdum omuz başlarına.
Seninle ilk tanıştığımızdaki ömrünün sıfatı,
Hani geleceğime...
Kabul edilmiş çaresizlik olmasın diye de!
Bir tek kere olsun aklımdan da...
Seni evimin, odamın içine almak da gelmedi!
Uzunca zamandır da hani!
Rastlaşamıyorduk ya herhangi bir düzlemde...
Durduk yere...
Bir saksı dolusu sen'i aldım evime!
Nicedir gözünün içine bakıyorum,
Sararıp soldu yaprakların.
Oysa benim yine...
Hala...
Aynı...
Önüm, arkam, sağım, solum,
Her yanım...
Fesleğen yalnızlığı.
Tam da senin...
Yalnızlığınla,
Yalnızlığımı yarenlik etmek dilerken,
Olmadı şimdi.
Ömür geçmiş gitmiş,
Nereden bulayım ben sana aynı güneşi,
Aynı denizi, aynı rüzgarı sana ben!
Sende solacaksan sol madem!
Oysa benim yine...
Hala...
Aynı...
Önüm, arkam, sağım, solum,
Her yanım, yeniden...
Fesleğen yalnızlığı.
Ama…
Hangi an'ında denk gelsem…
Merak etme sen!
Yine, okşarım başını.
Cemre.Y.

4 Ekim 2019 Cuma

Hayal



...Hayal..
Bu bizim hayalimiz sevdiceğim...
Hayal havuzumuzun her damlası bizim.
İster nilüferleri yüzdürürüz üzerinde,
İster hanımeli çiçeklerini...
İster leylakları salındırırız hafif dalgasında,
İster iğde çiçeklerini.
Bu bizim hayalimiz sevdiceğim...
Hayal havuzumuzun bütün cenneti biziz!
Cemre.Y.

11 Şubat 2019 Pazartesi

Biz Ne Zaman?


…Biz Ne Zaman?...
Ey benim,
Şakağına düşmüş dalgalı zülüflerine kurban olduğum,
Ey benim,
Objektiflere her bakışında gözlerinden vuslata hasret okuduğum.
Ey benim, kaşı, gözü, yüzü apayrı birer hilal'im, gül cemalim!
Söyle...
Söyle ne vakit dolacak benim sensizliğim?
Ne vakit...
Burnumun direği sızlayıp sızlayıp,
Boğazımda yutkunulamayan o yumru kalmayacak,
Ne zaman kokunla dolacak yeniden!
Söyle...
Söyle ne vakit bitecek benim,
Karşıdan bakılıp durulan o Kız Kulesi duruşum,
Biz ne zaman tavanındaki Piri Reis haritasına bakıp bakıp,
Dudaklarımızı mühürleyeceğiz yeni bir geleceğe!
Cemre.Y.

30 Kasım 2018 Cuma

Eskidendi

…Eskidendi…
Hatırlayamıyorum ki,
Nicedir yüreğimin kanatları kırık,
Nicedir ayak bileklerim sancılı ya,
Nicedir konamıyorum hiçbir ciğere!
Ortalık yıllar yılı sürecekmiş gibi duran,
Plastikten bardağa isimler yazılan,
White chocolate macchiato dolu.
Biz mi?
Biz sevdalandıksa…
Nerede bir kumsal bulsak,
Hemencecik bir kalp çizer,
İçine de adlarımızın baş harflerini yazar,
Ortasından da bir ok geçirirdik.
Sonra hemen bir dalga gelip silerdi her şeyi.
Biz mi?
Biz sevdalandıksa…
Nerede bir buğulu cam bulsak,
Hemencecik bir kalp çizer,
İçine de adlarımızın baş harflerini yazar,
Ortasından da bir ok geçirirdik.
Sonra yeni bir yağmur fırtınası kopar,
Bütün camları yıkardı.
Olan…
Yüreğimize, olan ciğerimize olurdu.
Ama en azından bilirdik.
An denilen şeyin zaman aralığı kime ne kadarsa
Tam da o kadar…
Sevmiştik, sevilmiştik biz.
Eskidendi, epeyce bir zaman öncesiydi.
Ortalık yıllar yılı sürecekmiş gibi duran,
Plastikten bardağa isimler yazılan,
White chocolate macchiato dolu ya
Bir türlü de sevemedim ki onu ben!
Cemre.Y.

23 Kasım 2018 Cuma

Üçüncü Çoğul Şahıs

...Üçüncü Çoğul Şahıs...
Oysa...
Mahlaslı mahlassız bütün ön adlarını,
Oldulu, olasılıklı, bütün soy adlarıyla beraber, hayallendiğim kadar!
Anlamlarıyla içselleşmişliğim çoktu benim.
Birinci tekil ve ikinci tekil şahıslığımızıysa,
İçimizden terk edeli ne kadar zaman oldu kim bilir?
Senle ben, birinci tekillerin sonuncusunu hep yok sayarak,
İkinci çoğul'un sonuncusuna, ne vakit yer ayırdık kim bilir de
Konularımız birinci ve ikinci tekil şahıs olduğunda,
Yürek soframızdan uzak olan o, üçüncü tekil şahıs!
Nasıl bir cesaret yarattı da,
Üçüncü çoğul şahıslar, biz'den gayrı olarak girebildiler aramıza!
Sen şimdi, bütün olasılıkları beyninde reddedip,
Matematik beyninle sıfatları, edatları es geçip,
Dolaylı ve de dolaysız tümleçlerin hepsine küfredip,
Edatları, zarfları umursamadan bütün yüklemimi katledeceksin ya etme!
Sor bakalım deniz de aynı fikirde miymiş, dalgalar falan, aynı mıymış?
Cemre.Y.

21 Ekim 2018 Pazar

Tekin Değil Buralar

...Tekin Değil Buralar...
Tekin değil buralar yavrucağım, oldukça tenha.
Sen sığ sularda yürüyorum sanırsın aniden fırtına kopar,
Sonra rüzgarın adı boran olur,
Sahili okşayan dalgalar devleşir de seni içine alır.
Tekin değil buralar yavrucağım, oldukça tenha.
Sen kalbinin kanatlarını dinliyorum sanırsın aniden aşk olur,
Sonra yürek çarpıntılarının adı sevda olur,
Sonra geceleri gördüğün rüyalar devleşir de günün, güneşin olur.
Tekin değil buralar yavrucağım, oldukça tenha.
Sen yüreğinin atışlarını dinliyorum sanırsın aniden zaman durur,
Tam vuslata ramak kalmışken,
Sonra dostun adı düşman olur,
Sonra sayamaz olursun sırtındaki hançer yaralarını
Oysa sen...
En leylim ley zamanlarını çoktan geçtin yavrucağım.
Ömrünün en tenha zamanlarını,
Ömrünün en zemheri ayazlarını çok erken geçtin.
Şimdi senin hayattan alacaklarını toplama vakitlerin.
Varsın senden gayrısına gelecekse kış gelsin.
Cemre.Y.

27 Ağustos 2018 Pazartesi

Gelmedin

...Gelmedin...
Eylüle ramak kala,
Yapraklar soyunup gitmeye hazırlanırken
Zamanıdır artık sardunyalara veda etmenin.
Sahil kenarı boş masalar,
Terk edilmiş sandalyelere dalgalar vurur birazdan
Metcezirli vakitlere az kaldı sevgilim
Ve sen hala gelmedin.
Cemre.Y.

16 Mayıs 2018 Çarşamba

Yoruldum Artık

…Yoruldum Artık…
Fırtınalardan yoruldum artık! 
Bana çarşaf gibi bir deniz gerek, 
Sadece sıkıldığımda dalgalara vuran.
Cemre.Y.

7 Mayıs 2018 Pazartesi

Bugün Beni Sevme Sevgilim

...Bugün Beni Sevme Sevgilim...
Bugün beni sevme sevgilim!
Mümkünü odur ki,
Bayrağımızın salına salına özgürce,
Ay ile yıldızı bir tamam,
Özgürce hala dalgalanmasını sev!
Sonraya ne kalırsa, sonra beni sev.
Cemre.Y.

Aşk Mı, O Ne Ki?

...Aşk Mı, O Ne Ki?... "Aşk mı? O ne ki!" derdi rahmetli anacım. Sonra da eklerdi; "Yenilir mi, içilir mi? Yoksam mevsimler g...