şah damarı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
şah damarı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

29 Eylül 2025 Pazartesi

Güzeldi Tabi

...Güzeldi Tabi...
Bir kalbin OD hali, AŞK hali gibi değil mi?
O ateşle kıvıl kıvıl yanmaktayken,
Nasıl da gezinirdi damarlarımızda hızlıca.
Rengarenk kelebek kanatları gibi,
Süzüm süzüm süzülürdük her tarafa.
Güzeldi tabi, hayata ışık saçmak elbette güzeldi.
Cemre.Y.

16 Aralık 2024 Pazartesi

Sensizken

...Sensizken...
Kimse sana...
Kimse hiçbir şeye...
Sensizken ağlamasın.
Zira en çok, en güzel,
Sen silersin gözyaşlarını,
Bir insanın,
En şah damarından.
Cemre.Y.

28 Ekim 2022 Cuma

Güzeldi

…Güzeldi…
Gülünce gözlerinin öbeği
Yıldız yıldız yakamoz kaynıyordu.
Şah damarındaki
O ay,
O yıldız...
Ağustos sıcağı gibi
Dudaklarımı yakıyordu.
Her şey yalansa bile!
En azından iki çocuk,
Gizliden birbirlerine
"Sobe!"leniyordu.
Oyunsa da, gerçek kadar güzeldi yani.
Birileri onu yine bir yerlere çağırmasaydı.
O, yine, git-me-sey di.
Cemre.Y.

30 Temmuz 2019 Salı

Geçmiş

…Geçmiş…
Bazen…
Ayakların geri geri adım atmak istese de,
Gitmek gerekir geçmişten!
Yani pes etmiyorum ama vazgeçtim be yar senden.
Zira çoktan beridir,
Kanayan bir yaradan başka bir şey değildin zaten de,
Artık damarımda,
Sana kanayacak can kalmadı bil istedim.
Cemre.Y.

16 Mart 2019 Cumartesi

Değmez Mi?

...Değmez Mi?...
Ona dahil olmaya dilerken, ona dair olduğunu fark etmek gibidir hayat!
İlk ateşi kimin yaktığı değil, kimi sardığıdır vuku bulan.
Biz seninle sarmaş dolaş gelecekler seyredeceğiz sevgilim.
Senin sakalların ağaracak benim saçlarım.
Sen gözlüklerinin yerini soracaksın, ben takma dişlerimin.
Titreyen seslerimizle birbirimizin ihtiyar zülüflerini seveceğiz daha.
Sen mangalı ateşleyeceksin hafiften, ben mezelerimizi yapacağım.
Yaz akşamlarında gençler kayan yıldızlara dilekler savururken,
Biz seninle bugün de yaşadık çok şükür diye rakılı kadehler tokuşturacağız.
Tatlı bir rehavet çöküp denizin dalgaları ninniye kestiğinde,
Usulca uzanacağız hamağımıza, gayri sevişmelere mecal kalmamış,
Ben nefes nefes öpeceğim şah damarından,
Sense artık nefesi sönmüş memelerimin altındaki yüreğimi.
Biliyorum zaman dar yaş almamak mümkün değil bu ömürden lakin,
En azından seve seve gideceğiz bu diyardan, değmez mi?
Cemre.Y.

23 Aralık 2018 Pazar

Ama Bir Gitme Be!

...Ama Bir Gitme Be!...
Yüreğinin mengenelerinde sıkışıp kalmış bir ruha,
Nasıl dersin ki...
"Yeşil aynı yeşil, bir ormanda isen.
Su aynı su, bir deniz kenarındaysan,
Rüzgar aynı rüzgar aylardan ilk ya da sonbaharsa,
Mavi aynı mavi gökyüzünde,
Nasıl dersin ki çiçek, böcek, yollar aynı gitme!" diye.
Yüreğinin mengenelerinde sıkışıp kalmış bir ruha,
Nasıl dersin ki...
"Bazılarının kalıbına bakınca gayet de adam sanıyorsun ama,
Kalbinin odalarının kapılarını açtıkça görüyorsun ki,
Adam ne ki, insan dahi değilmiş meğer,
Canının şah damarlarında dolaştıkça anlıyorsun ki,
Ruh bile yok!"
Yüreğinin mengenelerinde sıkışıp kalmış bir ruha,
Nasıl dersin ki...
"Nereye gitsen, kendinden kaçamazsın,
Madem iyi gelecekse git.
Ama gitme be!"
Çünkü bilirsin ki,
Bulutlar aynı değildir hiçbir yerde.
"Ama bir gitme be!"
Cemre.Y.

13 Aralık 2018 Perşembe

Geçmiş Bitmiş Melankolik Haller

...Geçmiş Bitmiş Melankolik Haller...
Hiç kimse sen yokluğuna,
Hiç kimse hiçbir şeye,
Sensizken ağlamasın.
Zira en çok, en güzel,
Sen öperdin bir insanın gözyaşlarını,
Yanaklarından şah damarına kadar!
Şimdi sen yoksun ya onların hayat akışında,
Umurun dışıdır kimin gülüp, kimin ağladığı.
Bir daha da hiç kimseyi,
Şah damarından öpmezsin olur biter.
Ne de olsa bazı şiirlerin sonuna hep!
"Geçmiş bitmiş melankolik haller işte."denir nasıl olsa.
Cemre.Y.

23 Ekim 2018 Salı

Yüreğim Yok Muydu?

…Yüreğim Yok Muydu?…
Yoksa benim yüreğim yok muydu?
Hiç mi kandırılmaya meyl eylemekten son anda vazgeçip
Vicdanımı dinlemek istemedim de
Yüreğime"Yelkenler Fora!"demek istemedim.
Onun boynundaki ay ile yıldız arası,şah damarı atışına da
Seve seve yaşanırdı onunla.
O bile bilmiyor oysa!
Cemre.Y.

10 Nisan 2018 Salı

Güven Kırığı

…Güven Kırığı…
Harflerin aktılardı şah damarımdan,
Her seferinde bir başka öldürüyordun sen beni!
Bilmiyordum ki daha kaç yüzün vardı.
Bu sefer hangisiyle vuracaksındı bendeki seni!
Şimdi her yanım hala güven kırığı.
Sayende hala sevemiyorum hiç kimseyi!
Cemre.Y.

2 Nisan 2018 Pazartesi

Faili Meçhul

…Faili Meçhul…
Faili meçhul sana olan sevdamın.
Oysa ilk görüşte aşka asla inanmazdım!
Boynunun şah damarından koklayıp,
Huzuru bulduğum sevdiğim!
Cemre.Y.

15 Mart 2018 Perşembe

Sende Bu Romana Dahilsin

…Sende Bu Romana Dahilsin…
Yüzümün gergefli zülüflerini,
Robdöşambr'ının iki yakasına süremediğim,
Sen ey şah damarını öpemediğim,
Ey gönlüne, gönlümce ulaşamadığım…
Sen de bu romana dahilsin.
Bil istedim!
Cemre.Y.

18 Şubat 2018 Pazar

Yol Senin


…Yol Senin…
Parmak uçlarının dokunduğu 
Her anımızdan 
Olabildiğince...
Git gidebildiğin yere
Ama en son dokunmayı unutma,
Sağduyulu...
Şah damarından sonra yüreğine!
Rahatsa...
Yol senin.
Cemre.Y.

9 Aralık 2017 Cumartesi

Ne Mutlu Türküm Diyene!

...Ne Mutlu Türküm Diyene!...
Bazen çileleri anlata anlata
Artık geçmişliğine gülerek unutmak ve
Affetmek istersiniz en sevdiğiniz
Canlarla konuşa paylaşa!
Ne hayret ki en acısı sandığımız
Sevda yanıklarıyla dolu yaşanmışlıklarımızın
Acımasız arnavut kaldırımlı taşlarında
Hayatlarımız burkula burkula
Yürek kırılmalarımız olan o aşk,
Hep en sonra gelir ve özetle anlatıp geçilir.
Gelmiş geçmiş her şey ama her şey!
Kah, buruk bir tebessümle,
Kah, kahkahalarla,
Kah, da birkaç damla gözyaşıyla
Cümlelere dökülüp,
Mazilerine kül olup savrulurken
Yine de neredeyse
Aynı paralel çizgilerle dolu
Birbirine teğet geçen acımasız hayatın
Zorluklarını nihayet aşmışızdır işte.
Başarmışızdır yani!
Dudaklarımızda zaman zaman
Vazgeçmişliklerimiz olsa da
Hiç değilse!
Hiç pes etmemiş olmamanın
Gururlu buruk bir tebessümüyle
Evlerimize dağılırız iç seslerimiz
Hala tek bir soru işaretini
Ünleme çevirmek için
Çok çabaladığımızı söyleye söyleye.
Huzurluyuz-dur en azından,
Vicdanımızın her zerresi rahattır.
Bu gece olsun,
Omuzlarımızdaki yükleri
Yer değiştirip birbirimizle
Huzurlu bir güvene gülümseyemeyle uyuyup
Sabahına kalp ışığıyla uyanacaktık.
Çünkü bu hayatta...
Güvenecek birilerimiz bari hala vardı!
Ta ki...
Ayrı ayrı yerlerdeki
Evlerimize doğru ayrıldıktan
Tam yarım saat sonra
Kimimiz metroda, kimimiz metrobüste,
Kimimiz evine doğru yürümekteyken
Birbirimizi acil bir telaşla
Aramak zorunda kalana dek!
Oysaki ben,
Çok araç değiştirmem gereken
O uzun yollarımda kitabıma gömülmüştüm
O telefonlar gelene kadar!
Üstelik, ilçemin sınırlarına da
Hayli yaklaşmıştım.
Belli ki dostlarım da benden ayrılır ayrılmaz,
Kendi güvenli yeni omuzlarının varlığıyla
Hoş olmuşlar.
Azıcık lan sadece bir saatçik,
Kendilerine kalmışlar ve haberlere ara vermişlerdi.
Benim evim en uzaktı.
En geç öğrenen bendim.
O telefon geldiğinde,
Yaşamak zorunda olduğum
Ancak yaşamaktan her daim nefret ettiğim
İlçemin sınırlarına ulaşmama ramak kalmıştı.
"Ankara'nın göbeğinde yine bomba patlamış!
(Ülkemizin güveninin merkezinde yine!)
Sağ ve salimsek bir an önce etrafımıza bakmalıymışız.
Şüpheli şahıslardan uzak durmalıymışız!
Eve geçer geçmez haber etmeliyimişiz..........." der demez
Başımı kaldırıp
Son bindiğim araç olan mibüsün
Klostrofobi'mi anında tetikleyen
Nefret ettiğim buğulu camlarını
Kolumla sildim ve...
"İyiyim ben" dedim
"Sorun yok burada!"
Oysa yine aynı şeyler olmuştu işte!
Ankara'yı ve daha bir çok yeri bombalayan,
Silahları hiç susmayan
Adına insan denilen
Ama insanlıklarıyla hiç alakası olmayan
O yaratıklar çoktan maskelerini takıp
Dükkanların camlarını kırmaya başlamışlardı!
Gerçi esnaf artık akıllanmıştı.
Onlardan olan camlar şıkır şıkır
Açık ve güvenliyken
Onlardan olmayanlar
Kepenklerini indirmişlerdi bile!
Burası mı?
Esencılıs!
Yıllardır her olaylarında terasıma bayrağımı asıyorum,
Her seferinde meydan okuyorum!
"Ne Mutlu Türküm Diyene!" diye...
En çok arada bir bayrağıma silah sıkıp ipini vuruyorlar,
Ben yenisini asıyorum
Ama beni öldürmüyorlar!
Neden!
Çünkü ben her provake olayı fırsat bilip "
Biji serok Apo" diye diye
Günahsız insanların
Günahsız evlerine atılan molotoflardan,
Ülkemin her neresinde olursa olsun
Ocakları sönen,
Ciğerleri kavrulan anaların, eşlerin,
Evlatların acılarını,
Ciğerimin kavrulmasından başka
Bedensel hiç hasar görmüyorum
Üstelik anlı şanlı bayrağım
Bangır bangır ben TÜRK'üm diye terasımın
Caddeye bakan tarafında dalgalanırken!
Biliyorlar çünkü
Bir Türk'ün deli damarını,
Kaybedeceği tek şey canıdır onun!
Yani öldürür, ölürken...
"Ne Mutlu Türk'üm Diyene!"
Cemre.Y.

28 Kasım 2017 Salı

Şah Damarımda

…Şah Damarımda…
Kaç şehir gezinirdi ülkemde
Anası kara, karası deniz?
Bu sefer gel sen martı olma!
Kumru kumru salın boynumda…
Şah damarımda.
Cemre.Y.

21 Kasım 2017 Salı

Benimle Uyansan

...Benimle Uyansan...
Seni boynundaki sol şah damarından,
Kalbine giden en kısa yolundan,
Ay ve yıldızının tam ortasından,
Tam da en uykulu gözlerle o mahmurluğundan,
Tam da en uyanık,
Adamlığından...
Öperdim be adam!
Eğer...
Her akşam,
Benimle uyuduğunca
Her sabaha da benimle uyansan!
Cemre.Y.

29 Ekim 2017 Pazar

Nefesin Boynuma

…Nefesin Boynuma…
Sesin telefonun diğer ucundayken
“Orada dur, buldum seni.”dedim ya
Ben değil be sevdiceğim şaşırma!
Yüreğim tanıdı seni...
Sesinden.
Sonra sımsıkı sarıldın bana
Oysa ben sana sigara kokmayayım
Boynuma parfümümü boca etmişken
Aldırmadın.
Usulca dokundu nefesin boynuma...
Şah damarımdan öpmene
Beni yüreğimden, beni ruhumdan
Sana mühürlemene izin verdim,
Benliğime haylice şaşarken.
İşte o günden beridir
Yüreğimin şah damarısın sen.
Git-mek istersen...
Bit-mek istersen...
Bir kere daha hatırla "Biz"i!
Cemre.Y.

18 Ekim 2017 Çarşamba

Teşekkür Ederim

…Teşekkür Ederim…
Kuşlar uçuşuyordu şah damarından
Ömrüme ömürlük küçücük bir buse,
Misk-i amber cennet kokusundan
Dünyama cennetlik
Deriinnn... bir nefes çekiverdim.
Teşekkür ederim...
Cemre.Y.

1 Ekim 2017 Pazar

Güven

...Güven...
Sana da yanında ben yokken
Sırtımı dönemiyorum ki ne zamandır.
Ben yanındayken, kıyamıyorsun oysa!
Ama ne zaman,
Ardımı sana dönsem,
Senden ayrı düştüğüm an,
Vuruyorsun!
Hep aynı yerimden
Hançerliyorsun beni...
Güven damarımdan...
Şah damarımdan salıyorsun neşteri,
Öldürüyorsun beni sen de.
Öldürüyorsun yüreğimin sevda hücrelerini,
İnsanlardan soğutuyorsun
Ruhun bile duymuyor!
Cemre.Y.

20 Eylül 2017 Çarşamba

Dualarım Vardı

...Dualarım Vardı...
Dualar vardı hani o, dualar!
Göz bebekleri kendi vücudundan çok büyümüş
Çığlık figan dualar!
Oysa yaşının yedisinden önce ölürse…
Cennetin bütün kapıları ona açık olduğu halde,
Çığlık figanlı dualar vardı hani dualarım!
O gün hiçbiri kabul olmadılar…
Kendisi kurtardı kendisini.
Sonraki yıllarında Kuranı okudu,
Yetmedi baştan başladı.
Belki bu sefer kabul olurdu dualar!
Zebur'u okudu, Tevratı, İncili,
Olmadı döndü yine Kuranı okudu.
Çığlık figan yalvardı!
Ona, güya şah damarından yakın olana yakardı!
Yaradan onu unuttu, duymadı.
Dualar vardı dualar!
Mitolojik Tanrılar bile, duymuyorlardı hepsi susuyordu!
Yalvar yakarış,
Göz bebekleri kendi vücudundan çok küçülmüş,
Kaderine razı sessiz bir hıçkırığa dönmüş,
Tek bir cümle mırıldanır gece yatarken kendine çoktan ölmüş!
"Sahi be Tanrım daha o yaşımda,
Sen benim cennetlik yaşımda cennete dair, neyimi sınadıydın?"
Cemre.Y.

19 Eylül 2017 Salı

Boncuk

…Boncuk Boncuk...
Onu her gördüğümde,
Boynundan boncuk boncuk,
Göğsüne süzülüyordu arsız bir tüy hafifliğinde,
Rüzgarla salınıyordu şiir şiir kanat araları,
Göğsünün başladığı yerde sonlanıyordu kırmızısı,
Ve benden ve dudaklarımdan,
Daha yakın diye şah damarına,
Şah damarımdan daha yakına kiraladıkları,
Küskün çocuklar gibi kıskanıyordum
Bütün boncuklarını..
Öğrenemiyordum bir türlü
Bu çarkının dümenin boncuktan geçtiğini!
Cemre.Y.

Aşk Mı, O Ne Ki?

...Aşk Mı, O Ne Ki?... "Aşk mı? O ne ki!" derdi rahmetli anacım. Sonra da eklerdi; "Yenilir mi, içilir mi? Yoksam mevsimler g...