melodi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
melodi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

16 Nisan 2025 Çarşamba

Derin Bir Nefes

...Derin Bir Nefes...
İçimin içinin acılarından,
İlmek ilmek eceli geçtikten sonra,
Nihayet derin bir nefes aldım.
Lakin...
Dilimdeki acı demir tadı,
Dudaklarımda uçuk yarasıyla,
Nefesimde kalmış eski bir şarkının nağmeleri.
Ne yapsam, ne yapmasam geçmiyor boğazımdan.
Demek ki,
O da...
Us'umdan usanana kadar dinlenmeli.
"Leylaklar dökülür, güller ağlasın."
Nasıl olsa,
Laleler'in henüz bundan haberi hiç olmadı değil mi?
Tıpkı,
Leylaklar dökülür, güller ağlarken,
Benim onlardan hiç haberim olmadığı gibi!
Ruhumda salınan incecik bir melodinin nağmeleriyle
Bundan sonramda kendim için yaşarım tabi.
Cemre.Y.

12 Temmuz 2019 Cuma

Yürek Sızısı

...Yürek Sızısı...
Yüreğimin dehlizlerinden çıkıp,
Aklımın kıvrımlarında gezindim epeyce bir süre.
Yıllar yılı ete kemiğe büründürmedim nefsimi,
En kuytularıma hapsettim,
İnsanın insana ihtiyaç duyduğu eril kişi nefesini.
Kaç yıl oldu unuttum sevdiğim şarkıları dinlemeyi unutalı.
Hepsini, her şeyi eze eze affederek geldim bugünüme!
Başım dik, alnım ak...
Lakin...
Hiç yoktan...
Bir ezginin melodileri çalınmıyor mu şu kulaklarıma!
Ne diye oluşuverir insanın boğazının ilmeğinde bir yumru?
Ne diye çoktandır, kan pompalamaktan başka bir işe yaramayan şu kalp,
Koskoca bir yürek sızısına dönüşüverir?
Ne diye bütün ömrü boyunca unuttuklarını,
Nasıl da unuttuğunu olsun hatırlar insan.
Ne diye sızlar ki insanın yine burnunun direği?
Cemre.Y.

8 Şubat 2019 Cuma

Gün Gelir

...Gün Gelir...
Gün gelir zamana yenilirsiniz
Gün'ü gelir, pes etmekten vazgeçersiniz!
Zaman'ı gelir,
Onu, en son ne zaman unuttuğunuzu dahi!
Hatırlayamazsınız!
Taa ki!
Bir şarkının, arsız bir melodisinde,
Ya da bir şiir'in en ara cümlesinde,
Onunla tekrar, rastlaşana kadar!
Ama artık!
Artık kalmıştır ya her şey!
Onu bile...
Eski bir Yeşilçam Filmi gibi,
Öylece seyredersiniz!
Dilinizde Cem Karaca'nın bir şarkısı dolanır ya hani!
"Unut beni, unut!
Arama!"
Artık...
Yüreğinizin idare lambaları da sönmüştür ya zira!
"S*kerim kalubelanızdan hepinizi!
Yanlış DNA'mı
Ömrüme sarıp sarmalayana sarın sizde madem!"
Ki zira ben epeyce itiraz dilekçemi yolladımdı.
Her seferimde de...
İtiraz'ıma dair ömrüme yüklediği masraflar da cabası!
Mademki bize sorulduğu ve kabul ettiğimize dair son celp bu!
Gün gelir zamana yenilirsiniz
Gün'ü gelir, pes etmekten vazgeçersiniz!
Zaman'ı gelir,
Onu, en son ne zaman unuttuğunuzu dahi!
Hatırlayamazsınız!
Taa ki!
Bir şarkının, arsız bir melodisinde,
Ya da bir şiir'in en ara cümlesinde,
Onunla tekrar, rastlaşana kadar!
Ama artık!
Artık kalmıştır ya her şey!
Onu bile...
Eski bir Yeşilçam Filmi gibi,
Öylece seyredersiniz!
Dilinizde Cem Karaca'nın bir şarkısı dolanır ya hani!
"Unut beni, unut!
Arama!"
Artık...
Yüreğinizin idare lambaları da sönmüştür ya zira!
Cemre.Y.

10 Ağustos 2018 Cuma

Bittin Sen

…Bittin Sen…
Herkes herhangi bir dilde ve herhangi bir coğrafyada,
Herhangi bir cümlede, herhangi bir şarkıda, güfte,
Bestede veya herhangi bir melodide bile sevebiliyorken özgürce…
Sen beni soy adına layık görmedin ya İşte o vakit bittin sen.
Cemre.Y.

26 Nisan 2018 Perşembe

Enstrüman

…Enstrüman…
Enstrümanlardan en çok…
Kanun çalmayı isterdim çocukken,
Bir de keman'ı, bir de ud'u…
"Piyanistlik zengin işi." derdi rahmetli annem,
Rahmet'ine haylice de daha kemali varken.
"Sakın ola ki he, elde edemeyeceğimiz şeyleri,
Öyle hayalince hayallenme sen, sakın ha!" derdi beni döverken.
Meğer, o kadar da çok zengin işi değilmiş!
Ne kanun çalmayı öğrenmek…
Ne de ud çalmayı,
Hiç olamadı bir saz'ın tellerine dokunup,
İçinden geçen melodileri aktarmak.
Kızım'ın gitar hevesi vardı bir ara!
Benim de vardı!
Kurslara yolladım onu,
Baktı ki önce notalar falan fistan…
Benim hayalimden önce sıkıldı…
Geçen sarhoş olmuştuk beraberce…
Benden önce duvara vura vura doğradı gitarı!
Gram kırılmadım ona!
Zira ondan öncemde
Maktuliyetlerimin meskunu belirsiz mesken ispatsızlıklarım vardı.
Ölümlerimin birinde…
Kimse cinayetime meskun mahal bulamadı!
En ihtiyacım olduğu an'da…
Gözlerini bana devirmişti çoktan yosun yüreklim.
Ve o bana her seferinde…
"Ben seni mutlu etmek için bu dünyaya gelmedim!
Beni içinden çıkartmak için ısrar eden sendin!" dedi.
Sanki, o içime tohum ekilmişken,
Kış gelmeyecek…
İlkbahar olamayacak…
Cinsiyeti uğruna bile hayal kurulamayacakmış gibi…
Yalan yok!
Ben gözlerinin uğruna bütün odaları
Mavi yeşil gözlü bebek renk yaptımdı,
O da bütün elbiseleri kız giydirdiydi.
Hatta...
Arada bir testler sonrası kandırırdım onu!
Ne diye bütün kalp atışlarında
Bütün akrabaların yanımızdayken!
O, işleri dolayısı ile yanımızda değilken,
Neden ki vakit ayıramıyordu ki diye
Kendimce cevaplar ararken!
Durduk yere kandırasım gelirdi onu!
"Erkek olacakmış bebişimiz" derdim.
Aman!
Ne keder bağlardı bir bilsen,
"Olsun ama sağlıklı olsun da!" derken!
Meğer!
Rahmetli deden'e karşı rövanş maçıymış sın sen!
Sülaleye ilk kız evlat!
Zira onu da başarabilmek…
Ayrı bir maharet!
Geçen gün bir piyano çıktı karşıma,
Kimsesiz, sessiz…
En sevdiğim melodiyi çalayım dedim…
Bütün salon çınladı çığlığımdan.
Başarabilmiştim ama…
Ona da çok geç kaldım, hiç yoktan!
Cemre.Y.

19 Mart 2018 Pazartesi

Sustu


…Sustu…
Sözsüz bir melodiyi aramaktayken 
Bütün şiirler nasılsa sustu şimdi!
Cemre.Y.

26 Aralık 2017 Salı

Olmayacak Bizden

…Olmayacak Bizden…
Tam frekans tutacak diyorum,
Birden, bir cayırtı…
Yine, olmuyor, olamıyor, işte!
Senle ben, hiçbir zaman...
Bir şarkıyı ilk melodisinden,
Son tınısına kadar duyamayacağız.
Belli ki olmayacak bizden.
Cemre.Y.

10 Aralık 2017 Pazar

Ve Sen Yine, Yanımda Değilsin

...Ve Sen Yine, Yanımda Değilsin...
Bir sözsüz melodi'lik, bir şiir'lik hayatsın işte,
Kaç kelime, kaç tümce ve hatta kaç sözcük, kaç heceysen.
Zaten zor zamanlarımın,
Gönül kırgınlıklarımın sızıntıları değil mi kelimeler!
Öylesine, hesaplamadan,
Başkalarının deyimiyle ağzı laf yapmadan.
Beynim...
Kalbim...
Sigaram...
Kadehim...
Ve...
Uçları parmaklarımın.
Geri dönüp bakmaya ne gerek var, geçip gitmiş işte.
Ya da ilerisi için hayal kurmaya değer mi sin?
Önemli olan "Şimdi" m.
Ve sen...
Yine, yanımda değilsin!
Bir sözsüz melodi'lik, bir şiir'lik hayatsın işte.
Oysa ben...
Beynim sen "ol" istedim bugün,
Kalbim sen "ol",
Sigaram sen "ol",
Kadehim sen "ol",
Ve okşasın saçlarını parmak uçlarım.
Ve omzunda ağlayayım hıçkıra hıçkıra,
Bütün kırgınlıklarıma, özlemlerime,
Hatta öfkelerime rağmen!
Sen sustur hıçkırıklarımı öpücüklerinle.
Şehvetini değil de sevdanı hissedeyim.
Ben istedim ki...
Gülmek istiyorsam ve gülüyorsam herkes yanımda ya!
Ağlamak istediğimde o omuz sen olasın.
Her zaman çelik gibi dövüldükçe tavında,
Daha kuvvetle çıkıyorum ya her savaştan.
Bazen yeni kırılmış,
Öylesine yapıştırılmış bir kristal kadeh kıvamındayım işte!
Bir küçük esinti darmadağın edebilir ya beni bazen.
İstedim ki sen koru beni, kolla yabancı rüzgarlardan,
Yine sarsılmayayım, dağılmayayım.
Öyle zor ki kendi kendimi toplayıp, yeni bir ben yapmak.
Ve her ben, daha yabancı oluyor bana.
Senle ama aslında sensiz oldukça.
Anlasana noktasına yakınım yine hayatın
Bakınıyorum etrafa...
Ya virgüle çevirecek yeniden, ya da tek damla kalacak.
Yani...
"Nokta!"
Cemre.Y.

9 Aralık 2017 Cumartesi

Ötesi Ne Mühim

...Ötesi Ne Mühim...
Zemheri ayazı aylardan biriydi,
Günlerden kim bilir hangi gündü
Sesini ilk duyduğum gün.
Kulağımdan geçip
Kalbimin varlığını anımsattığını hatırlıyorum.
Yüreğimin tellerini tek tek notalayan
Uzaklardan yakınıma esen
Lirik bir melodi gibiydi sesin.
Düş yorgunu geçen günlerimden sonra
Yine zemheri ayazı aylardan birinde
Sesin çıkageldi ruhuma...
Sandım ki bahar geldi,
Sandım ki yeşillendim,
Sandım ki mavilendim.
Kim bilir görür müyüm hiç
Gözlerinin içini,
Dokunabilir miyim yüreğine.
Dudaklarından tadabilir miyim
Lal kırmızı geceleri sabahlara dek.
Ben senin ilk sesini sevdim adam.
Ötesi ne mühim.
Cemre.Y.

31 Ekim 2017 Salı

Siyah Gece

...Siyah Gece...
Gün ortasında bütün perdeleri kapattı kadın.
Dış kapıyı içeriden kilitledi,
Bir kadeh kırmızı şarap koydu, iki mum yaktı,
Bilgisayarına hoparlörü taktı Andrea Bocelli'nin,
"Besame Mucho" sunu son ses açtı.
Sonunda iki ayrılıktır,
Boğazında düğümlenen hıçkırık,
Gözlerinden nihayet damlayacaktı.
O şarkı bitti...
Başka bir şarkı açtı,
Bitti...
Bir başka şarkı daha...
O yaş bir türlü akmadı.
İlk ağlayamadığında aşkı bitmişti.
Şimdi de sevdası.
Anlamsız bir melodiyle irkildi!
Telefonun ucundaki ses...
"Nihayet yeniden buldum telefon numaranı!" diyordu.
""Tam altı yıldır, her yerde seni izledim,
Bana "Hayır" dediğin günden beri,
Tam tamına iki sevda eskittin,
Hala mı "Hayır" yüreğindeki yerim"" diyordu.
Kadın müziği susturdu, perdeleri açtı, mumları söndürdü.
Ve tek bir cümle söyledi,
"Çok yıllık şarabında var mı?"
Adam; "Altı yıllık var ama istersen,
Daha eskisini de bulurum" diye,
Sesinde heyecanıyla,
Bir sürü daha cümle sıraladı.
Kadın usulca soyundu,
Siyah derin dekolteli elbisesini giydi,
Sade bir makyaj yaptı, kırmızı rujunu sürdü,
Kırmızı siyahlı sivri topuklu ayakkabılarını tıngırdatarak,
Yavaşça merdivenlerden dışarı süzüldü,
Kapının önünde onu bekleyen,
Siyah arabaya usulca yerleşti.
Gittikleri yerde, denizin dalgaları,
Köpüre köpüre sahili dövüyordu.
Kadın balkona çıktı, bir sigara yaktı,
Deriin bir nefes çekti.
Adam gelip beline sarıldı kadının,
Usulca onu içeri çekti veee...
Sonra bütün perdeleri kapattı adam.
Dış kapıyı içeriden kilitledi.
İki kadeh kırmızı şarap koydu, iki mum yaktı,
"Müzik ister miydin?" dedi adam.
Kadın yutkunarak; "Gerek yok!
Müzik benim içimde" dedi.
Adam bunu açık bir davet olarak algıladı.
Ve kadının içindeki bütün notaları.
Teninin her hücresinde aramaya başladı.
Kadın sonunda ağladı...
Adam bunu mutluluktan sandı.
O kadar çok seviyordu ki yokluğunda bile kadını!
Yalandan da olsa, onun her şeyine, her anına, razıydı.
Cemre.Y.

15 Ekim 2017 Pazar

Yaralarım


…Yaralarım…
Yaralarım var benim... 
Ansızın kulağıma çalınan bir melodide 
Kabuğu soyuluverip her seferinde daha çok kanayan!
Sen beni yokluğunla cezalandırmazsın be sevgili,
Hiç var olmadın ki!
Cemre.Y.

3 Ekim 2017 Salı

Sevdiceğim


…Sevdiceğim…
Dalgaların sahile vurduğu o ince melodide,
Adın mı saklıydı sevdiceğim,
Yoksa ben mi yanlış duydum!
Ya yakamoz ışıltılarının
Orta yerindeki güzel yüzün,
Sadece bir özlemin ince ve derin sızısı mıydı?
Ne fark eder!
Vardın işte.
Gayet maviydin üstelik!
Cemre.Y.

23 Nisan 2017 Pazar

Ez çî bikim tû birnabé… (Ne Yapayım Unutulmuyorsun)

…Ez çî bikim tû birnabé… (Ne Yapayım Unutulmuyorsun)…
Akşam akşam, bir cümle okudum.
Şiir dizeleri benim için kıymetli, pahasız birer hazineli,
Öğretmen bir dostumun şiir dizelerinin en sonunda...
"Ez çî bikim tû birnabé" diyordu.
Okudum ama diğer bilmediğim bütün diller gibi kürtçe de bilmiyordum ama...
İçimi, şiirin ön dizelerinden apayrı bi kavurdu bu son cümle,
Sanki uzun zamandır unuttuğumu,ya da unutmak için onca yorulduğumu,
Aniden duyduğum yabancı sözlü bir şarkının melodilerinde,
Yeniden anımsamak gibi ışık hızıyla mıhlandı içime!
Kürtçe olduğunu biliyordum ama aradığım bütün çevirilerde,
Ruhumun içindeki kelimelerin çevirimi değildi,
"Ya kırarsam."diye korkarak sordum ona, şiirinin altında, yorum içinde...
Anlamı da mıh gibiydi, tam tahmin ettiğim gibi!
"Ne yapayım unutulmuyorsun."
"Ne yapayım unutamadım."demekti,
Ama yine de bu Türkçe cümlenin tam ruh çevirimi öyle,
"Ez çî bikim tû birnabé" cümlesini okuyunca hissettiğin gibi,
Öyle tam da "Ne yapayım unu tul mu yorsun."
"Ne yapayım unutamadım." değildi.
"Ez çî bikim tû birnabé" yi demeliydi bağıra çağıra,
Yani dudaktan kalbe hissetmekti aslolan!
Acıydı!
Öylece, kendi dilinde, kendi lehçesinde seslenmeliydi ki ruh sahibini tanısın!
Ha sahi bir cümleye hapsoldum, ben hapsolurken sizler unutmayın he mi?
Türkiye'm bir coğrafya ise içinde nice millet, nice etnik kökenler barındırmakta!
Türk, Kürt, Laz, Çeçen, Gürcü...vs.vs.vs.&
Halefi, maliki, Şafii, Hanbeli…
Ya da indirgenmiş hali ile vurdurulmaya çalışılan,
Sünni, Alevi...Ha bi de gavur neslii!
Bizi ilgilendirmiyor yani.
Peki neden, son cümlenin Türkçe'sini bu yazıyı okuyana kadar,
Kaç kez öğrendiğiniz halde sizde en sonunda,
"Ez çî bikim tû birnabé" yi defalarca hissettiniz!
Buradan alınacak ders şudur ki,
"Siyasetiniz sizin olsun aga, biz ne güzel şiirleşiyoruz!"
Cemre.Y.

Aşk Mı, O Ne Ki?

...Aşk Mı, O Ne Ki?... "Aşk mı? O ne ki!" derdi rahmetli anacım. Sonra da eklerdi; "Yenilir mi, içilir mi? Yoksam mevsimler g...