dünya etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
dünya etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

17 Nisan 2026 Cuma

Narkoz Kokusu

...Narkoz Kokusu...
Uyandırıldım.
Burnumun direğinde kesif bir narkoz kokusu
Gözümün birinin ışığı sönük,
Çene kemiklerimde derin bir ağrı.
Acımın acısının henüz farkında değilim.
Halbuki uykuya dalarken,
Rengarenk çiçekler diyarının
Gökkuşaklarına salıncak kurarım belki diyordum.
Olduysa da hatırlamıyorum.
Uyanmasam da hiç gocunmazdım gaip diyara gittiğime.
Uyandırıldım.
İki gündür sağ gözümün içinde cam kırıkları
Beyazının çoğu kırmızıyla kaplanmış ya
Üst kirpiğimi alt kirpiğimle kavuştursam bir dert,
Kavuşturmasam bin dert.
Geçecek elbet, hem de çok yakında geçecek.
İşte o vakit uzun uzun bakacağım rengarenk çiçeklere
Ve derin derin koklayacağım en güzel kokuları.
Madem ki "Gitsem de olur!" deyince gidilemiyorsa öte dünyaya.
Yaşaya yaşaya yaşayacağım bu hayatı ben de!
İnadına ve hem de seve seve!
Cemre.Y.

30 Mart 2026 Pazartesi

Olduramadım

...Olduramadım...
Sığdıramadılar abi!
Sonra bende ne sığınmak istedim,
Ne de sığabilir kalabildim
Herhangi bir yağmur altı şöyle koruması bol bir kalpte.
Şu kocaman dünyada
Kaç kere Zümrüdüanka oldum,
Doğdum, yandım, kavruldum,
Kaç kere küllerimden yeniden dirildim olmadı.
Kim bilir kaç kere de serçe oldum
Ama onlar...
O biçare serçeyi de sığdıramadılar hiçbir yüreğe.
Sustum, konuştum, durdum da
Ne yapsam ne yapmasam
Kendimi olduramadım hiç kimseyle.
Cemre.Y.

13 Eylül 2025 Cumartesi

Gri Günler

...Gri Günler...
Griye uyandım bu sabah.
Göz kapaklarım dün geceden yorgun.
Gönlüm desen ağlamaktan içi çıkmış.
Şöyle bir yokladım da yüreğimi,
Ne özlemek kalmış, ne de kırılmak!
İçim dışım hissizlik.
Güneş desen, çoktan yüzünü dönmüş başka bir coğrafyaya.
Başka ülkelerin,
Başka çocukların baharlarını yaza çevirmeye başlamış.
Saçlarını sarıya boyamaya hazırlanmış çoktan.
Yağmur yürekli insanların kalplerini ısıtmış yavaştan.
Öyle ya dönüp duruyor dünya bize hiç sormadan.
Sırası bizdeydi gri günlerin, onlar da gelip geçer elbet.
Cemre.Y.

15 Ağustos 2025 Cuma

Hoşça Kal Gözümün Nuru, Hoş Kal

...Hoşça Kal Gözümün Nuru, Hoş Kal...
Sana nevbahar umutlar hayal etmiştim halbuki!
Lakin gecesi uyunulamayan sabahlara da,
Kendi kendime uyanmaya vakit kalmadan,
Kavgalı, nefretli insan seslerine,
Bir de korkmuş çocuk çığırtkanlığı bulaşınca,
İyice soğuyorum bu dünyada var olmaktan ya!
Bunca acının, bunca korkunun içinde,
Seni özlemek aklıma dahi gelmesin diye,
Yordum kendimi iyiden iyice,
Pazara gittim misal!
Bilirsin o çığırtkan seslerden nasıl da korkar, nefret ederim.
Ömrü hayatımda ilk defa kışlık sebzeler koydum buzluğa!
Kışı görebilmek için değil ha!
Yoruldukça daha da yorulmak için,
Yeter ki beynimin süzgecinden,
Gelecek kaygılarımla geçme diye.
Sırf seni düşünmemek için.
Durduk yere,
Uzunca bir zaman sonra sakarlığım tuttu misal!
Bardaklar, şişeler, tabaklar şakır şukur döküldü mutfağıma.
Bazıları sekip ayak bileğimi kanatmış,
Her şeyi bitirince fark ettim.
Mutfaktaki dolap prizine onlardan taşan sular dolmuş,
Cızır cızır edip kokunca şalteri kapattım.
Yordum, yoruldum,
Durdum, duruldum.
Sonra mı, ne mi oldu?
Birazdan gece çökecek yorgun omuz başlarına,
Ama, sen...
Bensiz olsan da, sakın korkma ha!
Dolunaydan topladığım ne kadar yıldız tozu varsa,
Serin bir yaz meltemi gibi yıldız tozu saracağım omuz başlarına.
Sanki yeni gün doğumuymuş gibi,
Sanki yeni günbatımıymış gibi,
Sanki en sevdiğin denizin, en sevdiğin akşamıymış gibi,
Duamsın, en güzel olası rüyalarımı seve seve ısmarladığımsın.
Hoşça kal gözümün nuru, hoş kal.
Cemre.Y.

13 Ağustos 2025 Çarşamba

Pamuktan Bulutlar

...Pamuktan Bulutlar...
Gökyüzünde pamuktan bulutlar dizilmişken.
Çocukluğumun hayaliydi onların birinde yüzüstü uzanıp,
Şöyle bir dünyanın seyrine dalmak.
Hayalimin hayali kırılmasın diye olamayacağını kimse söylemedi demek ki.
Bunu öğrendiğimde mecburen büyüdüm tabi.
Cemre.Y.

6 Nisan 2025 Pazar

Yoruldum!

...Yoruldum!...
Yıllardır ömrümün papatyalarının yapraklarını,
Seviyor, sevmiyor diye koparıp durmaktan da,
Ben gülümsemeye çalıştıkça hayata, inadına,
Önüme yeni seller, yeni afetler, yeni depremler,
Yeni setler yıkılmasından da,
Haylice çok...
Yo-rul-dum!
Madem öyle...
Ben de vazgeçiyorum senden ey hayat!
Mümkünse müsait bir yerde,
Bu ömürden de, bu dünyadan da gidecek var!
Cemre.Y.

16 Ocak 2025 Perşembe

Anlatabildim Mi?

...Anlatabildim Mi?...
Bana, gündeme göre,
Yüz seksen derece açılay uzaklaşan biri değil,
Üç yüz atmışı da,
Tam ve daim olan gerek!
Bilmem anlatabildim mi?
Cemre.Y.

10 Kasım 2024 Pazar

Pazar Kahvaltısı

...Pazar Kahvaltısı...
Terasımda Pazar kahvaltısı öncesi;
-Koltuk minderleri, sehpalar, kahvaltı tepsisi?
-Buradayız!
-Zeytin, peynir, söğüş domates ve salatalık?
-Buradayız!
-Peki sucuklu yumurtalar?
-Buradayız!
-İki fincan çay, biri şekersiz?
-Buradayız!
-Ya Güneş’im?
-Ben buradayım da,
Yüreğindekini soruyorsan, artık onu hiç bi yerde sorma,
Şekersiz çaylar koyma artık sofrana,
Başka dünyanın Güneş’i oldu o artık,
Alış tek fincanlı, tek şekerli çayını yudumlamaya!
Nasılsa zaman gelecek,
Şekersiz içeceksin hayatında ne varsa hepsini.
Neyse mutlu pazarlar!
Cemre.Y.

6 Ağustos 2024 Salı

Hiç Yoktan

…Hiç Yoktan…
Hiç yoktan kahkahalarla gülen kadınlara rastladım bu sabah!
Masalarında yeşil güzeli üzüm salkımları,
Ellerinde kıpkırmızı şarap dolu kadehleriyle,
Oturmuşlar kamp sandalyelerine…
Sanırsın güneş makas almış yanaklarından,
Deniz de orada, sahil de orada, şiir de orada.
Öyle güzel gülüyorlardı ki,
Bir tutam gülüş yerleşti dudaklarımın kenarlarına.
Hiç yoktan birkaç dakikalığına da olsa güzelleşti dünyam.
Hiç yoktan sevmeyi sevdim mesela, günüm günaydınlandı.
Cemre.Y.

11 Haziran 2024 Salı

Son Perde

...Son Perde...
Kendilerini benden akıllı sanan ne çok fani var şu dünyada!
Siz, hallerime güldüğünüzü sanırken,
Ben, son kahkahamın son perdesini çekiyordum.
Cemre.Y.

6 Mayıs 2024 Pazartesi

Alışırsın

...Alışırsın...
Geçen gün,
Galata'da yüzünü dönmüş bana,
Kirpiklerini kapatmış üzerime diye üzülmüştüm oysa!
Bilemezdim ki beni,
Bahçesine baharlar çoktan gelmiş,
Yanaklarında gül gamzeleri açan o diyarlara göndereceğini.
Öyledir bazen hayat.
En vazgeçemediklerinden vazgeçer,
En alışamam dediklerine alışırsın.
Cemre.Y.

19 Nisan 2024 Cuma

Çakma Dünya

 ...Çakma Dünya...
Yıllar önce Sıla'nın,
Yazdığı şarkılarının sözlerini nasıl yazdığını açıklarken
Ağlak şarkılar ve oynak şarkılar diyerek,
Duygusuzca seçip yazdığını öğrendikten sonra!
Hayatı son kez sorgulamıştım.
Oysa ben düğünlerde
"Ankara'nın Bağları" çalarken ağlayandım.
Müziğinin arkasına saklanmış cümleleri yakıyordu ciğerimi.
Duyarken hissettiklerimden ziyade
O sözlerin içimden geçişine dokunuyordu duygularım.
Herkes gülerek oynarken, ben ağlayarak oynuyordum.
Halbuki, meğer, onlar bile
Duygusal devinimlerimize birer piyonmuş!
Bi Sezen kaldı yazdıklarını yüreğinden geçirmiş olan.
O da şimdilerde susuyor,
Hala, hep susuyor bu çakma dünyanın gelmişine, geçmişine.
Neyse!
Cemre.Y.

22 Mart 2024 Cuma

Hoşça Kalın Ey Boşuna Sevdiklerim

...Hoşça Kalın Ey Boşuna Sevdiklerim...
Kırık canlarımın üzerine basıp durdukça hayat,
Canımın diğer yarılarının,
Benimle aynı dünyaya ait olmadığını kabullendiğimden beridir,
Artık incinmiyorum.
Hani iki cihan bir araya gelse olmaz derlermiş ya!
Biz hepimiz, her şey, öyleymiş meğer!
Çocukluğunun hayallerinde yaşattığım cenneti yedi kat,
Her katına kurum kurum kurulmuş sevdiceklerim falan,
Hepsi birer olmaları imkansız düş-müş meğer!
Şimdi ben yokum hiçbirinizin hayatında.
Ömürlerinize ömürlük hayatlar dilerim hepinize!
Benimki sizden apayrı artık.
Hoşça kalın ey boşuna sevdiklerim, hoşça kalın.
Cemre.Y.

29 Ekim 2023 Pazar

29 Ekim 1923 Türkiye Cumhuriyeti 100 Yaşında

...29 Ekim 1923 Türkiye Cumhuriyeti 100 Yaşında...
Biz senle, her 29 Ekim’de,
Cumhuriyetimizi yeniden kurardık!
Şimdi yanımda olsaydın,
Türklüğümüzün kökeninden
Orta Asya’dan başlardık yine.
Hatta ilk inanışımız olan şamanizm’e de bir dokunurduk.
Sorardın bana “Annem yoksa sen ondan mı Güneş’e bu kadar aşıksın?”
Sonra Osmanlı İmparatorluğunu kurardık Osman Gazi ile beraber,
Padişahlarımızın doğuşlarından, ölümlerine kadar hayatlarını irdelerdik!
Hatırlasana!
Fatih Sultan Mehmet’e aşık,
Kanuni Sultan Süleyman’a hayran,
Üçüncü Ahmed’in lalelerine romantik,
Yavuz Sultan Selim’e platoniktik!
Enver Paşa’ya beraberce çok da ayıp olmayan ne küfürler ederdik!
Vahdettin gibi pısırık bir çocuğa nasıl da
Batık bir gemiyi feda etmişler diye hayıflanırdık!
Abdülmecit’e ise topluca intiharın resmiyeti derdik!
Tabi ki!
Daha çöküş aşamasında!
Bu dünyaya bir Atatürk gelecekti!
Yeni bir ülke kuracaktı,
İmkan ve desteği olsa yeni bir dünya bile kurardı!
Yeni bir ülke kuracaktı,
Adı TÜRKİYE CUMHURİYETİ olacaktı.
Şimdi içinde bulunduğumuz
Bu Cumhuriyet’e yeni bir
MUSTAFA KEMAL ATATÜRK gelemeyeceğine göre!
Tabi ki!
Çoktan bitmiş bir Osmanlıya hep hayıflananlar olacaktı,
Bu dünyaya bir Atatürk daha gelemeyeceğini bilebile
Yani bir Şeriat Devleti hayal edenler olacaktı çokça!
Sonra aynı anda,
Sadece gözyaşlarımız ve ikimiz!
“BİZ, LAİK VE MÜSLÜMAN BİR DEVLET’İZ,
YAŞASIN CUMHURİYETİMİZ!” deyip birbirimize sarılırdık.
Hatırla çocuk!
Sen hep!
O zaman,
“Atatürk benim” derdin de...
Gözlerinin yosun yeşilinden beynine giren bir bakışla bakardım,
Sana sadece gülümserdim, buruk bir feda ile…
“Belki de İsmet İnönü vazgeçebilecek kadar güven ve feda ise” diye!
Hatırla çocuk!
Aslında…
Her ikimizde
Her zaman…
Tarih ve coğrafyadan nefret ettik!
Ama olsundu…
Tarih bizim tarihimiz ve unutulmaya,
Hele unutturulmaya çalışılmaya hiç gelmezdi!
Ama olsundu çocuk!
Daha iki yaşından beri boşuna konuşmadım bunları senle ben!
Tarih ve Coğrafya,
Aslında o kadar biz’dik!
Tarih ve Coğrafya ikimiz dik!
Bizim etrafımızda dönüyordu dünya,
Başkaları ise bizim etrafımızda!
Şimdiye kadar sadece ATATÜRK yatıyordu o anıt mezarda da…
Şimdi kim yatıyor yanında!
Hangimiz?
Ne zaman feda ettik kendimizi ve ülkemizi
Ne zaman feda etmeye başladık
Ülkemizin en vurucu noktalarını,
Herhangi bir devlet’e ve sayılabilecek değerlere
Küçümen görünen o doğu ülkelerine
Koskoca bir CUMHURİYET’ i yok etmek pahasına kendimizi!
Sen’i,
Ben’i,
Daha sadece bir yıl oldu çocuk bunları konuşmayalı senle!
Konuşacaktık bu yıl!
Yüz yıl olacaktı Cumhuriyetimizi kuralı!
Cemre.Y.

29 Eylül 2023 Cuma

Biz Nereliyiz Şimdi?

...Biz Nereliyiz Şimdi?...
-"Peki!
O, bu, şu, öbürü neyse de...
Biz, nereliyiz şimdi?"
-"Ne yazık ki hala,
Dünya'lıyız yavrucağım!
Yıldızlarımız hala birbirinden uzak.
Lakin...
Ne vakit gökyüzüne baksak,
Bulutların şeklinin değişebileceğini var sayarak!
Ay...
Ve kutup yıldızı yönümüze hep ortak.
Evet, meraktasın nicedir biliyorum.
Seni, hala, her gece, uyumadan önce,
Her yeni güne uyandığım sabah da dahil,
Ki buna, zaman zaman, her zaman da dahil!
Seviyorum.
Sen benim zamanlar arasında
Eğip bükebileceğim bir kıvam da olmamalıydın,
Olmadın da!
Ne benim ben olmam suç.
Ne de senin, sen kalmana tam destek olmam hata.
Bunca bizsiz zamandır da...
İyiyimdir umarım ve iyisindir umarım."
Cemre.Y.

24 Şubat 2023 Cuma

Uzun Susuşlar

...Uzun Susuşlar...
Belki çok şeyler söylüyordum amma!
Hiçbir dile çevrilemiyordu sensizliğin acısı.
Sana ve dünyaya uzun susuşlarım sırf bu yüzden!
Cemre.Y.

28 Kasım 2022 Pazartesi

Yüreğini Gördüm

…Yüreğini Gördüm…
Sobe!
Yüreğini gördüm.
Küçücük,
Afacan bir çocuk var orada.
Hani dünya yansa,
Söndürecek bütün yangınları.
Cemre.Y.

16 Haziran 2022 Perşembe

Buralar Hep Kış

…Buralar Hep Kış…
Yaz ortasında durduk yere,
Benim yüreğim üşümüşse,
Saçımdan, ayak tırnağıma kadar.
Üstelik; "Buralar hep kış…" demişsem.
Durduk yere öte dünyaya göçer,
İçten içe sevip değer verdiklerimden biri!
Dedem ölmüş lan!
Yine haber bile vermemişler bana.
Yine beni terk edip…
Dedemi cennete göndermeye gitmişler.
Hani rahmetli anacığımın babası,
Bu dünyadan göçüp gittiğinde çocuktum,
On yaşımdaydım daha,
Anlamazdım belki yeterince.
Şimdi de rahmeti babaannemin kocası ölmüş!
Hala mı büyüyemedim ben.
Aradaki "Baba!" figürü,
Hala hiç yokken hem de.
Neyse ya neyse!
Cemre.Y.

11 Haziran 2022 Cumartesi

Oysa Yaşamak Lazım

...Oysa Yaşamak Lazım...
Ne çok insan yeşermiş gönül ağacımda,
Şimdilerde yaprak yaprak sıyrılıyorlar ömrümden.
Belki de en çok bu yüzden korkuyorum,
Yeni insanlarla tanışıp onları sevmekten!
Sanal dünyanın, sanal sayfalarında bile...
Anılardaki yorumlar yapan,
O güzel insanlar bile göçmüşler öte dünyaya!
Ağrıma gidiyor o yorumları da,
Ölüler dünyasına göndermek için,
Teker teker silerken.
Ve kim bilir benden sonra yaşayanlar,
Hangi anıda,
Silecekler beni yorumlarımdan.
Oysa yaşamak lazım,
Hazır nefes alabiliyorken.
Günaydın ey cumartesi!
Günaydın sade kahvem.
Günaydın.
Cemre.Y.

24 Şubat 2022 Perşembe

Ama Artık Yeter!

…Ama Artık Yeter!...
Günlerden ve aylardan da, tam da, bu zamanken,
Yıllardan, iki bin on dört iken,
İçimden gelmiş, "Gideyim de,
İki kocaman kokulu öpücük daha çalayım anamdan,
Hem artık…
O da koklayarak öpüyorken beni daha da lezzetli.
Terini tadayım, tenini tadayım.
Hani olur ya azıcıktan fazla gücü varsa,
Dizlerine yatayım da, saçlarımda kalsın avuçlarının izleri." demişim!
Sanki anama daha yeni kavuşmuşum gibi,
Doya doya, doyamadan öpmüş, koklamışım her yerini!
Şimdi ne rahmetli anam var, ne de o kokulu öpücükleri.
Aynı yılın temmuzunun yirmi dokuzuydu bizden gidişi.
Ve yine şimdi insanlara bakıyorum da!
Sanki bu dünyaya kazık çakacakmış da,
Hiç ölmeyecekmiş gibi çalışıyor zehirli dilleri.
Bir yerde kaybediyorum işte,
Sanki kimsesizliğim,
Alnımın ortasında floresanla yazılı gibi,
Sanki sahipsizliğim,
Kolumun, kanadımın kırıklarından görünüyor gibi,
Gelen, giden, hıncını benden almaya çalışıyor işte!
Bir yerde kaybediyorum işte!
Orası...
Neresi bilmiyorum!
Ama artık yeter, sabır taşı bir çatlarsa,
Yıkılır tüm şehirler!
Cemre.Y.

Aşk Mı, O Ne Ki?

...Aşk Mı, O Ne Ki?... "Aşk mı? O ne ki!" derdi rahmetli anacım. Sonra da eklerdi; "Yenilir mi, içilir mi? Yoksam mevsimler g...