çimen etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
çimen etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

22 Nisan 2026 Çarşamba

Güzeldi

...Güzeldi...
Güzel'in...
"-Di" eki...
Hiç olmasa ya!
Hep güzel olsa ya hayatlar.
Çimen yeşili kapılar,
Hep azur mavisi denizlere açılsa ya!
Güneş hep sarsa ya kalpleri.
Ama işte,
Güzel-di.
Cemre.Y.

27 Şubat 2026 Cuma

Bahar

...Bahar...
Güya Cemre düşmüş diyorlar vallahi yalan diyecektim ki,
Birden başka bir şehrin başka bir sabahında,
Başka bir günaydınında badem ağacı çiçekleri düştü gözüme.
Çok yıllık dalları hala dimdik ayakta.
Şu soğuk ve gri İstanbul sabahında
Hiç yoktan içim baharlandı.
Çimenlerin yeşili bile bile bir başka bahardı.
Ümitlendim ki bana da baharlı sabahlar gelecek elbet.
Cemre.Y.

7 Kasım 2025 Cuma

Yağmurun Da Kokusu Değişti Bu Aralar

...Yağmurun Da Kokusu Değişti Bu Aralar...
Çatımın bacası söküleli beri,
Odamın renkleri değişeli beri,
Yağmurun da kokusu değişti bu aralar.
Sararıp kuruyan yapraklar,
Ağaçların dallarına veda ederek,
Rüzgarlarla salınırken,
Çim rengi çimenler büyümeye başladı yeniden.
Hani böyle bahar desen bahar değil lakin,
Sanki kış çok uzakmış gibi bu havalar.
Güllerim yeniden tomurcuklandı misal,
Kokusu desen sanki yaz gibi.
Öyle işte,
O güzel günler sanki yola çıkmış gibi.
Cemre.Y.

20 Eylül 2025 Cumartesi

Bir Şey Var, Umuda Dair Bir Şeyler

...Bir Şey Var, Umuda Dair Bir Şeyler...
Orada, tam da kalbimin tam ortasında,
Bir şey var, umuda dair bir şeyler.
Sanki böyle...
Hani her zamanki gibi,
Çim adamının olmayan saçlarını sularken,
Birden bire,
O ufacık tohumların çimlendiğini görmek gibi bir şey.
Hani böyle hayata,
Yeniden yenilenmeye çalışan yama gibi bir şey.
Umuda sarılıp, geleceğe hayallenmek gibi bir şey.
Alnını güneşe doğru dikleştirip,
Gözlerinin içini ışıkla doldurmak gibi bir şey.
Cemre.Y.

6 Eylül 2025 Cumartesi

Ölü Yapraklar

...Ölü Yapraklar...
Güneş bile, bize hiç de haber vermeden ansızın yüzünü dönüp,
Kim bilir hangi ülkenin, hangi şehrine yazı müjdelemeye gitmişken,
Bulutlar elbette yine ağlayacaklardı ardından.
Alışıklardı ta kalubeladan ama...
Onlar bile bu sefer, kırılan hayallerinin yerine
Yeni hayaller kurmaya meyillenmişlerdi belli ki
Ve sanki bu sefer, hiç de hazırlıklı değillerdi bu yeni gidişe.
Oysa nicedir ölü yapraklar hazırlıklıydı eylülün gelişine,
Öyle ki gelen geçen çatur çutur basıp geçiyordu üzerlerine.
Hiç, hem de hiç düşünmemişlerdi,
Onların her birinin, bir zamanlar taze çimen yeşili olduğunu.
Rüzgarlar bile acımamıştı, her fırsatta savurup durmuştu onları bir köşeye.
Amma velakin, güneş kandırıyordu hep bizi.
Bu sefer gitmemeye, bu sefer kalmaya meyilliydi sanki ama!
Eylüle hazırlamadan, sonbahara uyarmadan öylece gitti işte.
Hiç, hem de hiç, geride kalanları umursamadan.
Küçücük bir not bırakmış çıplak bir ağaç dalına,
"Bekle beni!" demiş, "Beni bekle!"
Oysa yağmur bile aynı yağmur değil artık,
Her yer bol köpüklü çamur kıvamında, artık beklesem ne, belemesem ne?
Cemre.Y.

31 Temmuz 2025 Perşembe

Neyse Gülümseyelim Bari

...Neyse Gülümseyelim Bari...
Taze kesilmiş çimen kokusuyla uyandım yeni güne.
Gündüzü yaşadığım kabustan sonra,
Gecesi gördüğüm rüyaları hatırlamıyorum çok şükür.
Sabah sabah domatesli pirinç pilavı düştü aklıma
Hatta biraz da zencefil de kattım.
Mükellef bir kahvaltı yapmayalı ne kadar oldu acaba?
Ne çok severdim oysa peynirin her çeşidini,
Zeytinin her rengini sunum sunum kendime sunmayı.
Neyse gülümseyelim bari.
Gülümseyince o da, bu da, hepsi de geçmiş oluyor nasıl olsa.
Cemre.Y.

23 Mayıs 2025 Cuma

İnadına Gülümsemeli Hayata!

...İnadına Gülümsemeli Hayata!...
Yüzüne güneş değmiş gözlerimin,
Omuz başlarım sabah sıcağına dokunmuş.
Çıplak ayaklarım çimenlerle sırnaşmakta.
Az kalmış iyot kokusuna doymaya.
Öyle özlemişim ki kaç kulaç eder acaba!
Zülüflerim de süzülür denizin koynunda.
Benim mevsimim gelmiş belli.
İçim dışım kıpırdamakta.
Bir sevmek geçer kalbimden bir de sevilmek.
Öyle ya!
Geçmişse nihayet ayaz zamanlar,
Şimdi...
İlle de, inadına gülümsemeli hayata!
Cemre.Y.

2 Kasım 2024 Cumartesi

Üşüyorum Sana!

...Üşüyorum Sana!...
Sana...
Yağmur kokusuyla, güz kokusunun birbirine karıştığı,
Toprak kokusuyla, çimen kokusunun gri havada oynaştığı,
Sıcacık yatak kokusuyla, yumuşacık yorgan kokusunun
İlle de üşümüş ellerle ayaklarının sarmaştığı
Mis gibi kırağı yanığı gül yaprağından sesleniyorum sevgili!
Sanki bu sabah, diğer sabahlardan daha serin gibi.
Koskoca yaz'ı bitirmiş, sonbaharın da sonu yaklaşmış gibi.
Üşüyorum sana!
Gel istersen, sev istersen.
Cemre.Y.

24 Temmuz 2024 Çarşamba

Bilmem Ki

...Bilmem Ki...
Epeydir yüreğimin coğrafyası aşırı sıcak ve kurak!
Toprağım çatlamış, yapraklarım çoktan kavrulmuş, çimenlerim solmuş.
Bilmem ki bundan sonramda,
Yağar mı nisan yağmurlarım, gelir mi ki beklenen o baharlar.
Cemre.Y.

22 Şubat 2022 Salı

Az Kaldı

…Az Kaldı…
Az kaldı,
Baharın hani o en taze yeşiline,
Çimen kokusunun sardığı huzura.
Papatyaların verdiği sevgiye,
Az kaldı, çok az.
Cemre.Y.
22.02.2015 Pazar 10:56

10 Ocak 2022 Pazartesi

Geçip Giden Yılların Ardından

…Geçip Giden Yılların Ardından...
"Günüm'e gelmedin,
Belki düş'üme gelirsin.
Uykuya teslim ediyorum gözlerimi,
Sakın ha!
Gelirken,
Papatyalarımı unutma!" demiştim ama!
Geçip giden yılların ardından…
Artık kır çiçeklerinin,
Hepsinin birden kokusu yok oldu.
Ortalık, yapay, sanal çiçeklerle doldu.
Gelme yani!
Bir papatyanın yaprağının kokusuydu özlediğim.
Onu koparırken katlanan çimen kokusuydu.
Şimdilerde, o da kalmadı.
Artık gelmene gerek yok yani!
Cemre.Y.

8 Ağustos 2021 Pazar

Öyle İşte

...Öyle İşte...
Bir yandan, gül dibindeki fesleğenim inadına çiçekler açarken,
Ağaçların dallarını yavaş yavaş terk ediyor yapraklar.
Bir yandan da...
Taze kesilmiş çimen kokusuyla, iyot kokusu bir olmuş,
Denizin yumuşak dalgalarıyla sarılırken,
Yaz yorgunu güneşim kavuruculuğunu hafifletmekte, öyle işte.
Cemre.Y.

25 Eylül 2020 Cuma

Olmuyor İşte


...Olmuyor İşte...
Ömrümün...
Taze kesilmiş çimen kokularını saymazsak,
Yüzümden makas alan güneş ışıltılarını,
Kızgın kumlardan serin sulara atlayış anlarını,
Yeni açmış bir lalenin özündeki,
Gül kıvrımlı gülümseyişli zamanlarını,
Bembeyaz bulut öbeklerinin arasından,
Usulca, şefkatle beni okşayan ılık rüzgarları
Saymazsak...
Ya da sayalım yahu!
Sayalım!
Eh, onları da yine en çok ben sevmişim hani.
Ne yaparsam yapayım,
Ne yapmazsam yapmayayım,
Hani, oluruna bırakayım olmuyor işte.
Doğduğumdan beri,
Bir sevilmemişlik kundağı var üzerimde.
Ne kadar yaş alsam, ne kadar kilo alsam,
Ne kadar çocuk olsam, ne kadar zayıflasam,
Olmuyor işte!
Bir türlü kurtulamıyorum,
Üzerime sinmiş sevilmemişlik zıbınımdan.
Hani delirsem bari diyorum kendime!
Geçer belki...
Yeterince deliremiyorum da!
Ne olacak benim bu halim?
Rahmetli anacığım, şimdi zoruna gitmesin...
Bana sebepsiz kızmalarının her birinde,
"Keşke taş olsaydın,
Bir duvara koyardım da,
Bari bir işe yarardın." derdi.
Ben bir türlü taş olmayı beceremedim.
Taş olmayı becerebilseydim zira!
Beni en çok annem severdi.
Ve yaşanmazdı bunca yaşanmayasıcalar.
Şimdi bunca yaşımda...
Buruk bir tebessüm yapıştı dudağımın kenarına,
Kaşımı gözümü düzelttim,
Saçlarımı taradım.
Artık biliyorum o gün geldiğinde,
Ben en sonunda taş olacağım!
Ömrümde sevilmediğim kadar da sevileceğim.
Umarım adımı hissettiğim gibi yazarlar.
Cemre.Y.

24 Eylül 2020 Perşembe

Sonbahar Yorgunu

...Sonbahar Yorgunu...
Nicedir...
Sonbahar yorgunu yüreğim.
En son ne zaman,
En zemherisine tanık olmuştum kış ayazının,
En son ne zaman,
İlkbaharın taze çimen kokusunu duymuştum,
En son ne zaman,
Ilık bir yaz akşamı saçlarımı okşamıştı.
En son ne zaman,
Güneşe alnımı öptürmüştüm mevsimsiz...
En son ne zaman ağız dolusu kahkaha atmıştım,
Hatırlayamıyorum!
Nicedir, sonbahar yorgunu yüreğim.
Cemre.Y.

18 Mayıs 2020 Pazartesi

Yeter Ki

...Yeter Ki...
Daha sana...
Gök mavisinin bütün tonlarını anlatacağım sevdiğim.
Daha sana...
Unutma beni çiçeklerinin özündeki güneş sarılarını,
Daha sana...
Taze kesilmiş çimen yeşillerini anlatacağım.
Daha sana...
Yalnız uyuduğum gecelerin ay kokusuyla,
Seninle uyandığım yaz sıcağı kokularını anlatacağım.
Sen yeter ki, gelmeyi,
Sen yeter ki, kalmayı bil.
Ah bir bilsen!
Daha sana...
Nice ömre yetecek ömürler anlatacağım sevdiğim.
Cemre.Y.

12 Nisan 2020 Pazar

Kader Değil

...Kader Değil...
Sanki hiç Titanic'i seyretmemişler gibi,
"Hepimiz aynı gemideyiz."diye bir türkü tutturmuşlar!
Doğrudur bayım!
"Hepimiz aynı gemideyiz!"
Fakat günün sonunda,
Öncelik…
Filikaları çoktan satın almış olanların olacak.
Kazan dairesinin camlarından fışkıran,
Bi çare fakirleri ittire ittire yol alıp, onlar hayatta kalacak.
Tıpkı, zengin malikanelerinin birer odalarını,
Oksijen tüplü, yoğun bakım odası hazırlığı yapmış olanlar gibi.
Havada asılı kalmış Corona rüzgarı,
Sanki iki gün ekmek yemese ölecekmiş gibi!
Bir gecede bütün karantinaları piç eden bütün beyinsizler,
Sokakları yağma yağma yağmalarken,
Cahil cühala herkesin burnuna dolanmakta.
Bu Corona canavarı tümevarım bileşkesiyle ilerlemekte…
Çimen yeşili, çimen kokulu günlerimle,
İyot kokusunu özledim en çok!
Lakin benim denizim bu değil.
Kabuğumdan sıyrılıp kurtulamadığım bu yer,
Benim seçtiğim kader değil.
Cemre.Y.

3 Mart 2020 Salı

Güya


...Güya...
Çoktandır akordu çoktan bozuk bir enstrümanın içinde,
Ortasında, üstünde, tokmağında ya da nefesindeydim!
Ben kaç kere öldüm hatırlayamıyorum,
Kaç kere yeni bir hayatın umuduna, Zümrüdüanka gibi yine dirildim.
Ama her seferimde, kendimden de önce,
Sana yeni bahar çiçekleri için, yeni tohumlar ektim ben çocuk!
Her mevsimi rengarenk fesleğen kokulu,
Her mevsimi rengarenk zambak kokulu,
Her mevsimi rengarenk hanımeli kokulu,
Her mevsimi daha bilmediğim envai çeşit hayallerinle,
Nice lale şefkatinde ve iki göğsünün tam ortasında açmış bir yürek.
Lakin...
Zaman...
Amansız bir düşman çıktı hep sana, bana, ona!
Çoktandır akordu çoktan bozuk bir enstrümanın içinde,
Ortasında, üstünde, tokmağında ya da nefesindeydim!
Ben kaç kere öldüm hatırlayamıyorum,
Kaç kere yeni bir hayatın umuduna, Zümrüdüanka gibi yine dirildim.
Fakat bu sefer...
Bütün enstrümanlarımın tellerinden biri kesin kırık be çocuk!
Göğe bakıyorum, tavan çatlak, su kaçırıyor,
Yere bakıyorum, zemin çatlak, toprak kaçırıyor,
Sağım, solum, önüm, arkam zaten hep "Sobe!"
Güya...
Seni içimde ilk hissettiğimde, nefesin bulansa nefesin olacaktım!
Güya...
Yolda yürürken ayağına taş değse çimenin olacaktım!
Güya...
Ömrümü törpüleyen her ne var, ne yoksa seni teğet geçip bitecekti!
Güya...
Alnının tam ortasını, yazgısından gururla öptüğüm tek yürek çiziğimin,
Ömrünün hiçbir anında, hiçbir yaş tanesi olmayacaktı öyle mi?
Kim bilir kaç kere başaramadım seni bunca severken,
Ömrüne lale bahçeleri ekebilmeyi?
Şimdi bir daha akort olamayacak bir kalp kırığıyım vatanımın içinde gurbet!
Hani biz dünyalıydık?
Cemre.Y.

15 Şubat 2020 Cumartesi

Çimen Kokusu

...Çimen Kokusu...
Ah nasıl da kalabalığım şimdi şu notaların içinde!
Nasıl da anıları güzel bütün renklerimin.
Misal, kahverenginin tonlarını sevmeyi öğrendim!
Koca bir çınar yaprağının ruhuma,
Kalbime, yüreğime,
Yarama, yareme, çileme,
Pes edişlerime, gencecik bir dokunuşla,
Tek bir cümleyle hem de!
Zamanı genişletip,
Ömrüme yeni atlaslar açtığına şahit oldum.
Artık biliyordum, emindim hatta,
Zemheri ayazının altında saklıydı yemyeşil çimenler.
Ki o, en tazesinden biçilmiş, o çimen kokusu...
Sanki burnumun direğinde derin bir nefes!
Sanki boğazımın ilmeğinde,
En sevdiğimin en güzel hikayesini duymuş da,
Küçük bir kız çocuğunun,
İlk kez atlı karıncaya binerken sevindiği gibi,
Zamansız, kocaman gülümsemeli, bir yutkunuş!
Ah nasıl da kalabalığım şimdi şu notaların içinde!
Nasıl da anıları güzel bütün renklerimin.
Meğerki, ne de güzel mutlu olunurmuş.
Cemre.Y.

16 Ocak 2020 Perşembe

Çocuk

...Çocuk...
Sana yıldız tozlarıyla, güneş ışıltılarından aşırılmış,
Leylak kokusuyla, zambak karışımı, yasemin esintili,
Mutluluk rengi rengarenk cümleler biriktirdim çocuk!
Boş vermiş ol gitsin, günün dilleri zemheri ağusu çınlıyormuş kulaklarında,
Boş vermiş ol bitsin, gecenin sessizliği yalnızlık çığlığı gibi her an yanında.
Ben sana...
Kış günü taze kesilmiş çimen kokusu vaat ediyorum.
Ben sana...
Yaz günü ayakların kumda yanarken serin bir esinti vaat ediyorum.
Çünkü ben seni hesapsız, kitapsız, katıksız seviyorum çocuk!
"Çünkü sen benim..."le bitmiyor sana dair yüreğimdeki hislerim.
Ben seni "Çünkü!"süz seviyorum!
Nokta.
Cemre.Y.

29 Eylül 2019 Pazar

Yüreğimin Dehlizleri

...Yüreğimin Dehlizleri...
Yüreğimin dehlizlerinde gezindim tüm gün.
Kalbimin odalarında bahar temizliği yaptım teker teker!
Nicedir,
Kapısına uğramadığım bir odanın kapısını açamadım misal,
Pas tutmuş kilidi anahtarı üzerinde kalmış öylece.
Diğer odalara doğru dönecekken vazgeçtim!
Bir omuz attım,
Kırıldı kalbimin tozlu odasının kapısının paslı kilidi.
Varsın olsun kırılan kapı olsundu.
Tek tek toparladım eskimiş kanepelerin örtüsünü.
Astımlı burnumu umursamadan soludum bütün tozunu.
Artık işe yaramayan ne varsa topladım bir bohçaya,
Sokağımdaki çöp konteynırının köşesine astım.
Şimdi, kapı hariç her şey pırıl pırıldı.
Sonra bir düşünce arası vermek için dışarı çıktım.
Mültecilerin her pazar,
Püfür püfür et mangal yaptığı parkta yürüdüm.
Kızmadım bu sefer hiçbirine!
Duman ve yanmış et kokularını biraz geçince...
Gülümsedim kendi kendime,
Ayağımdaki terlikleri çıkartıp,
Çıplak ayaklarımla,
Adımladım çimenleri içimden akımlar geçti toprağa.
Sonra,
Yine geldim daha yeni temizlediğim kalbimin odasının kırık kapısına.
Paslı kilidi çıkarttım yerinden, kapıyı maviye boyadım.
Kilidin yerine de çiçekli bir yazma doladım,
Ki zaten artık kilide gerek yoktu.
Neyse ki bu sayede karşı odanın buzları da erimeye başladı zaten.
Kendi kendine yeniliyor işte kendini, kendime en derin sevgilerimle.
Cemre.Y.

Aşk Mı, O Ne Ki?

...Aşk Mı, O Ne Ki?... "Aşk mı? O ne ki!" derdi rahmetli anacım. Sonra da eklerdi; "Yenilir mi, içilir mi? Yoksam mevsimler g...