özgür etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
özgür etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

22 Temmuz 2023 Cumartesi

Bir Türlü Koyun Olmayı Beceremedim Ben!

...Bir Türlü Koyun Olmayı Beceremedim Ben!...
Hayat, bazen...
Miden, açlıktan jiletle kazınıp duruyor gibiyken,
Üstelik...
Aylardır...
Ekmek ile soğanı, hatta domatesi bile!
Şöyle, damağında kalacak bir yaz keyfiyle,
Ağzına dolayıp,
Çatur çutur yiyemediğin yetmiyormuş gibi!
Senden, ısrarla, inadına,
Misafire özel...
Bol kaşarlı tost istenmiş gibi!
Üstelik o misafirin,
Sen kendine münhasır,
Mesleğinle ilgili bir şeye düşünüp dururken,
Onca emeğinden sadece iki ısırık almış gibi!
Hayat bazen...
Zemheri ayazında, elin ayağın donmuşken,
Annenin yaptığı o, etli keşkeği özlemiş gibi,
Annenin yaptığı, o, etli güveci özlemiş gibi,
Tam da...
Sen, o etlerin en kaburgalısına dalmışken,
Baban tarafından,
Sen dahil...
Bütün kardeşlerinin etleri ve kemikleri,
Çoktan onun, boğazından geçmiş gibi!
Hayat bazen...
Miden, açlıktan jiletle kazınıp duruyor gibiyken,
Üstelik...
Aylardır...
Ekmek ile soğanı, hatta domatesi bile!
Şöyle, damağında kalacak bir yaz keyfiyle,
Ağzına dolayıp,
Çatur çutur yiyemediğin yetmiyormuş gibi!
Senden, ısrarla, inadına,
El alem gibi olman bekleniyormuş gibi.
Oysa artık sen...
Elinde malzeme alacak güç varken,
Saatlerce ve saatlerce...
Soğanlarını, domateslerini,
Çeşit çeşit sebzelerini ince ince doğrayıp!
Keşkeğini de yaparsın, güvecini de...
Yetmez!
Kışlık domates salçalarını, turşularını da kurarsın.
Zeytinyağlılarını da dizersin sıra sıra!
Lakin...
Hepsi, şöyle bir tastamam olunca...
Şöyle bir durup beklersin mecbur!
İlk kaşığı kim çalacak!
Hani kabusun yorulmuş mudur nihayet yemelerden!
Sen, zaten...
Kokularından çoktan doymuşsundur.
Hala...
Bunca özgürlüğüme rağmen!
Yaptığım hiçbir yemeği,
Üzerinden zaman geçmeden yiyemiyorum ben!
Misal eksilmişse rengi, kokusu, dokusu,
İlle de, eti, kemiği...
Kim doyarsa doysun madem.
Kokusu salınıyorsa doyuyorum zira...
Bir türlü koyun olmayı beceremedim ben!
Kendime bile.
Ama işte...
Hayat, sadece...
"Bazen!"ler de kalsaydı keşke!
Amma...
Ve lakin!
Sus!
"Neyse!" ye bağlan mı yor mu, her şey sonuçta!
Evet!
Evet!
Tok'um ben!
Taa, çocukluğumdan!
Cemre.Y.

15 Mayıs 2022 Pazar

İstanbul

…İstanbul…
Nicedir kendi yüreğimi,
Kaçamak zamanlarda göz atılan,
Sahipsiz posta kutusu gibi hissetmekteydim.
Nihayet dün ruhumu özgür bıraktım.
Gittikçe ağırlaşan bedenimle inatlaşmadan,
Şöyle uzunca bir İstanbul yürüyüşü yaptım.
Rahmetli anacığımın indiği durakta indim.
Çocukluğumun ellerinden tutup,
Beyazıt meydanını turladım,
Çemberlitaş'ın taş duvarlarını okşadım.
Sulnahmet'te rahmetli annemin gençliğini andım.
Gülhanede sanki yine konserler olacakmış gibi,
En ön sıradan yer tuttum.
Kendi kendime piknik yapmayı sevmediğimden,
Sarayburnunu es geçip,
Eminönüne yürüdüm.
Mısır Çarsını, Çiçek Pazarını turlayıp,
Annemin aldığı çiçek tohumlarından aradım.
Onların bile sahte çıktığını duyunca,
Elim kolum bomboş,
Balıkçı kayıklarının yanına gidip,
Denize karşı balık ekmek yedim.
Gönlümü İstanbul nefesiyle doyurdum.
Cemre.Y.

14 Temmuz 2020 Salı

Fesleğen Yalnızlığı

...Fesleğen Yalnızlığı...
Senle ben...
En ilk...
Ne zaman tanıştık hatırlayamıyorum!
Hangi akşamın ikindisinde,
Hangi vaktin gün batımına yakınken,
Hangi yalnızlığımın durağına giderken,
Hangi kendimi, yine, yeniden bağışlayıp,
Hangi çocukluğumu affedişti başını okşayışım.
Hatırlayamıyorum.
Ilık bir yaz akşamıydı o kesin.
Kumsalı sarmaya başlamıştı denizin dalgaları.
Sanki ilk defa özgür kalmışım gibi bir şeydi!
Yanımda sekerek yürüyen kızım,
Dondurmasının külahına damlaması derdindeydi.
Yosun gözlerinde kocaman bir mutluluk!
Dudaklarının gül kıvrımlı kenarları yine gamzeliydi.
Durduk yere yalnızlık basmıştı içimi,
Onca mutluluk içinde hem de...
Saçlarını öpüp koklayıp, ona sımsıkı sarılıp,
Durduk yere, mevsimin güzelliğini, hazana çevirip,
Onu da zemheriye çekmenin,
Hiç mi hiç an'ı değildi.
Oradan geçerken ben...
Sana rastlamıştım işte!
Kızımın gül yüzüne ayaz değmesin diye,
Öylece...
Hemen arkasından ona yelken olmaktaydım.
Durduk yere kokun geldi burnuma,
Yaz melteminin fısıltısında...
Salına salına...
Boynu bükük kendi yalnızlığındaydın.
İstem dışı yetim bir evladın başını okşar gibi,
Öksüz bir yavrunun ömrünü sever gibi,
Şöyle bir dokunup,
Geçip, gitmekti amacım!
Sonra sonra...
Her ne zaman, nerede, nasıl karşılaşırsak karşılaşalım,
Hiç de umursamadan ömrümün,
Betimlenmiş ya da yarım kalmış saliselerini,
İlle de...
Sevdim...
Okşadım...
Ki mümkünü de varsa an'ı vaktinin...
Usulca öpücük kondurdum omuz başlarına.
Seninle ilk tanıştığımızdaki ömrünün sıfatı,
Hani geleceğime...
Kabul edilmiş çaresizlik olmasın diye de!
Bir tek kere olsun aklımdan da...
Seni evimin, odamın içine almak da gelmedi!
Uzunca zamandır da hani!
Rastlaşamıyorduk ya herhangi bir düzlemde...
Durduk yere...
Bir saksı dolusu sen'i aldım evime!
Nicedir gözünün içine bakıyorum,
Sararıp soldu yaprakların.
Oysa benim yine...
Hala...
Aynı...
Önüm, arkam, sağım, solum,
Her yanım...
Fesleğen yalnızlığı.
Tam da senin...
Yalnızlığınla,
Yalnızlığımı yarenlik etmek dilerken,
Olmadı şimdi.
Ömür geçmiş gitmiş,
Nereden bulayım ben sana aynı güneşi,
Aynı denizi, aynı rüzgarı sana ben!
Sende solacaksan sol madem!
Oysa benim yine...
Hala...
Aynı...
Önüm, arkam, sağım, solum,
Her yanım, yeniden...
Fesleğen yalnızlığı.
Ama…
Hangi an'ında denk gelsem…
Merak etme sen!
Yine, okşarım başını.
Cemre.Y.

27 Ekim 2019 Pazar

Kalabalık

...Kalabalık...
Gönlüm kalabalıklara karışmak istiyor lakin,
Ne zaman bir insan ordusuna karışsam...
Yani ne bileyim...
Nasıl cümle edilir sizin oralarda tam bilemiyorum ama!
Misal en basitinden bir mevlite gitmişim,
Elimdeki kuran ayetlerini pür dikkat okumaktayım!
Arapçasını unuttuğum harfleri hatırlamaktayım hazır!
Birkaç kötücül bakış bölüveriyor kalabalıklara hazırlığımı.
Kimi birinin baş örtüsünü beğenmiyor,
Kimi diğerinin eteğinin rengini.
Kimi hocalık taslayıp öbürünün kuran okuyuşunu düzeltiyor,
Kimi sanki gidip gelmiş de ahiret azabının cehennemini boylatıyor!
Gönlüm kalabalıklara karışmak istiyor lakin,
Ne zaman bir insan ordusuna karışsam...
Yani ne bileyim...
Nasıl cümle edilir sizin oralarda tam bilemiyorum ama!
Yüreğim kaçarcasına koşuyor kendi dört duvarına.
Dış kapısının kilidini açtığı anda sanki özgür oluyor yeniden.
Ah ne çok ön yargı var insan evlatlarında ah!
Kapalısı, açığı, inançlısı, inançsızı hiç fark etmiyor diğerini yermekte.
Sanırsın ki hepsi sanki birer Allah'lar!
Cemre.Y.

24 Haziran 2019 Pazartesi

Çocuk

...Çocuk...
İçimde...
Henüz çocukluğunu kaybetmemiş,
Henüz kötücül canavarlar rüyalarına el değmemiş,
Yeni bir ruh geziniyor.
İçimde...
Henüz ergenliğinin asiliğini giyinmemiş,
Henüz kötücül canavarlarla hiç yüzleşmek zorunda kalmamış,
Küçümen, özgür ve cennet kokulu bir kız çocuğu var şimdi.
Öyle ki...
Sanki beş yaşıma geri dönmüşüm de,
Savaştığım tek şey denizin dalgalarıymış!
Nasıl olsa annem beni sahilde kucak açmış bekliyor.
İçimde...
Çoktan kabuk bağlamış o yaranın parmak izi!
Korkmuyorum bu sefer, 
Onu kazıyıp hep aynı geçmişimle yüzleşmekten.
Her şey...
Yazgımıza yenilmekten ibaretmiş meğer!
Beş yaşınızdaki özgürlüğünüze dönebildiğinizde...
Her şey çok güzel olacakmış meğer!
Şimdi ben, keyfim ve de kahyası,
Epeyce yorgun, lakin epeyce de dingin, 
Birazdan biraz fazla gururlu, biraz da mutlu bir kız var içimde.
Hayallerim, ümitlerim ve ben
Anam'la yavrum aynı lakin...
"Baba!" karakteri boyuyoruz resimlerce...
Nihayetinde baba hariç,
Bütün renkler hep güzel.
Lakin!
Siyahı hiç kimse sevmese de...
O bile yaşlanıp, saçları ağarıp, küçümen bir çocuk olunca,
Yürekten affedilmeyi artık, hak ediyor bence!
Çünkü...
Onun da kendince olabiletesi en güzel çocukluğu...
Çünkü onun da kendince değiştirmek istediği
O kader çizgisi mutlaka vardır.
Yeter ki..
Daha çok çocuk ol!
Cemre.Y.

8 Haziran 2019 Cumartesi

Yalnızlık

...Yalnızlık...
Yalnızlık diyorum bayım!
Uzaktan bakanların özgürlük sandığı hani.
Yalnızlık diyorum bayım!
Sanal pencerelerden bakanların zenginlik sandığı hani.
Sayamadım ki kaç yalnızlıktır,
Benim bayramlarımın boynu bükük kaldı kapı önlerinde.
Bazen diyorum ki...
Ey Allahım al benden bu yalnızlığı,
Her kim ömrüme özenip iç geçiriyorsa sar onun boynuna!
Sonra kıyamıyorum aile hayatlarına.
Neyse diyorum, neyse ya!
Cemre.Y.

6 Mayıs 2019 Pazartesi

Sabır

...Sabır...
Hayat öyle, herkesin aksine,
Benim sabrımı bayım!
Öyle açlıkla falan sınamıyor!
Bir sabahtan ertesi sabaha,
Kuru bir lokma ekmek,
Ve suyla...
Günlerimi ertesine, aşırmışlığım çoktur yokluk zamanlarımda.
Hayat öyle, herkesin aksine,
Benim sabrımı bayım!
Bollukla da sınanmıyor!
Bir sabahtan ertesi sabaha,
Sultanlara yakışır günlerim de oldu elbette.
Hayat benim sabrımı bayım...
Bir doğumumla başımı yakan babamla,
Bir de yeterince özgür olamadığım devletle sınıyor!
Ulan babamı bile affedebildim de...
Nedir bu hiç yoktan olmayan faturaları bana yüklemleme dertleriniz.
(Adıma hat açılmış, iki yıl önce kapanmış olan bi telefon şebekesine,
Olmayan aboneliğime hacizci amcalar sarmış,
Sordum soruşturdum lakin,
Yeterli açıklamayı yapamıyorlarmış!
Kimlik bilgilerimiz miş,
Herkesin eline geçebilirmiş,
Bayiye gidip itiraz etmeli,
Öncesinde bilmem ne mail adresine,
Durumu izah eden o maili atıp, itirazımı sunmalıymışım!)
Benim sabrım bayım...
Sonunda bütün sabırlarımı kustuğum o anlarla sınanıyor!
Durduk yere...
Haciz yedin denen yerden, alacaklı oluyorsun!
Durduk yere sana yanlışlıkla yazılmış olan,
O cüzi miktarı uğraşmamak için ödeyip,
Durduk yere de
Ödediğinin yüzde on beş fazlasını çoktan kapanmış bir operatörden,
Alacak hakkın olduğunu öğreniveriyorsun!
Kimsenin kimseye borcu yoktur lakin.
"Yanında değilim lakin, seni güzel stalklarım!" diyen,
Olamayan en sevgili yerinden vurur seni.
Neyse ben epeyce küfürü yutup,
Zavallı operatöre,
"Eğer ki niyetliyseniz,
Size hayırlı iftarlar olsun!" diyecek kadar nezaketliyim.
Çok şükür bu ramazan o bari yok!
Ben burada tek başıma derdime yanarken,
O sefil iki alt katımdaki ilk iftarında,
Yine, hep olduğu gibi, bütün kaseleri, bütün tabakları,
Bütün hazırlanmış güzelim iftar sofrasından öç ala ala,
Vura kıra iftarın böğrüne böğrüne saplamıyor açlığını!
Nadirdir akşam yemeklerim benim.
Çok şükür dün yosun gözlümle doya doya yedim.
Ben babamdan sonraki,
Bütün ramazan iftarlarımda yalnız değildim.
Ve bir daha asla hiçbir iftarda,
Çatalla kaşık, tabağı dövmedi!
Hayyam işte...
Var olsun, hiç bırakmadı ki,
İlk iftarlarımın o hüznünde tek başıma beni!
Cemre.Y.

21 Mart 2019 Perşembe

Gitmedim Lakin, Kalmadım Da!

...Gitmedim Lakin, Kalmadım Da!...
Önce beyaz bisikletimi siyaha boyadım,
Yüzümü dökmeden sessiz bir kabullenişle,
Kaf dağındaki yalnızlık durağımın,
En mavi duvarına astım.
Selesine ince bir demet beyaz kır çiçekleri koydum ki,
Unutmayı unutmayayım diye...
Sonra yüreğimin pencerelerini son kere açtım.
İçimde hayale hayallenen nice özgür kuş varsa,
Onları göğün hapishanesine saldım,
Kelebekleri kanatlarından öpüp geçmişime yolladım.
Hiç kimseye kızmadım,
Hiç kimseyi suçlamadım.
Hiç kimseye kırılmadım.
Ve tek damla yaş ağlamadım.
Herkesin şiiri kendineydi nihayetinde,
Hayat işte, öylece zamanı israf ederken,
Olmuyordu bir türlü olması gereken, yoruldum.
Gitmedim lakin, kalmadım da!
Cemre.Y.

10 Ağustos 2018 Cuma

Bittin Sen

…Bittin Sen…
Herkes herhangi bir dilde ve herhangi bir coğrafyada,
Herhangi bir cümlede, herhangi bir şarkıda, güfte,
Bestede veya herhangi bir melodide bile sevebiliyorken özgürce…
Sen beni soy adına layık görmedin ya İşte o vakit bittin sen.
Cemre.Y.

19 Mayıs 2018 Cumartesi

Yağmur

…Yağmur…
Yağmurunda romantizmi mi olurmuş..
Olur muş…
Çıktım yürüdüm biraz, ellerimi hayali bir el ısıtırken…
Yüreğimden yüreğine gönderdim çiseleri,
Artık özgürce göz pınarlarından aksınlar!
Cemre.Y.

17 Mayıs 2018 Perşembe

İyi Ki

…İyi Ki…
Bazen de gülümseyerek bakarsın geçmişine ve şimdi geldiğin yere…
"İyi ki öyle olmuş olanlar yoksa şimdi bu kadar güçlü ve asil olmazdın. 
Sorun ne sende, ne de onu senden alandaymış! 
Sorun bir "o" varsa hayatında hep sadece "o"ndaymış." dersin
Ve herkesi ve her şeyi affedersin, ruhun özgürlüğe kanat açar.
Cemre.Y.

7 Mayıs 2018 Pazartesi

Bugün Beni Sevme Sevgilim

...Bugün Beni Sevme Sevgilim...
Bugün beni sevme sevgilim!
Mümkünü odur ki,
Bayrağımızın salına salına özgürce,
Ay ile yıldızı bir tamam,
Özgürce hala dalgalanmasını sev!
Sonraya ne kalırsa, sonra beni sev.
Cemre.Y.

28 Nisan 2018 Cumartesi

Bu Benim Şahsi Yaşam Alanım


…Bu Benim Şahsi Yaşam Alanım…
Özgürlüğüme burnunu sokma, 
Ben o özgürlüğü kolay kazanmadım.
Ha bir de aklında bulunsun…
Bu benim şahsi yaşam alanım, 
Paylaştıklarım sizi değil beni bağlar...
Cemre.Y.

29 Ocak 2018 Pazartesi

Uç Uçabildiğin Kadar

...Uç Uçabildiğin Kadar...
Sen benim ailemdin çocuk
Sen gittin, ben gittim.
Yıkıldı çekirdek ötesi ailemin
Yuvaya ait bütün duvarları.
Ailesiz ve özgürüm artık!
Kanatsız bir yavru serçe gibi
Uçsam...
Uçamam...
Yürüsem, yürüyemem.
Senin kanatların var çocuk
Uç uçabildiğin kadar.
Cemre.Y.

21 Ocak 2018 Pazar

Selam Olsun

...Selam Olsun...
Sonrası cehennem korkusu...
Ben insan gibi müthiş bir varlığı yaratmış olanın
Kullarını cehenneme atacağını dahası
Onunla sınamaya kalkacağını düşünmüyorum,
Misal evlatlarımız...
Onları bile tek başımıza var edemediğimiz halde,
Elbette en çok, en ilk,
Her şeyden çok bizi sevsinler, bizi tercih etsinler isteriz.
Ancak özgürdür yürekleri.
Beni seversen şöyle olur, sevmezsen cehennem demeyiz.
Ki yaradan?
Bence o, o kadar acımasız değil.
Sadece insanların bu kadar ve gereksiz yere
Kendi kendilerinden çoğalabileceğini ön görememiştir
Ya da farklı evrenlerde bizden daha da önemli işleri vardır!
Selam olsun ona!
Cemre.Y.

1 Ocak 2018 Pazartesi

Umut!

…Umut!...
"Umut!" diye bir şey var neyse ki...
Yoksa bir gün ansızın kızımın
Dediği gibi olur her şey 
"Madem hep aynı iç savaşın ortasındayız, 
Senden de çok yoruldum ben, 
Sence de artık ölelim mi anne'm? 
Ölmeyelim mi hala?" 
Kızım hayatını tamamen sevip, 
Ona ben dahil, 
Dahil olanları tamamen
Affetmeden ölemem ben! 
Umut...
Özgürce büyüyor onun ruhuna! 
Yoksa vazgeçmek 
Bir noktalık bir eylemdi. 
Hayata dair sıfatlığıma!
Daha ben ölmedim.
Ben…
Daha ölmedim.
Cemre.Y.

23 Aralık 2017 Cumartesi

Özgürsün Artık

…Özgürsün Artık…
Benim sırtım
Keskin bıçak yarası doluydu zaten!
Keşke alnımın ortasından vursaydın.
Şimdi hiç yoktan
Bir Cemre daha ölüp
Başka bir Cemre daha dirilecek!
Seni de affediyorum be adam!
Nefretim bile olmayacak kadar
Özgürsün artık.
Cemre.Y.

5 Kasım 2017 Pazar

Tek Başıma Seni Sevmek

...Tek Başıma Seni Sevmek...
Sen yokken ne mi yapıyorum?
Sen yalnızlığının
Sığ sularında kulaç atmaya çabalarken
Ben sensiz ne mi yapıyorum?
Okuduğum kitapları yeniden okuyorum.
Nerede yanlış yaptığımı
Bulduğum cümlelerin altını çiziyorum.
Daha sık sade bir kahve içiyorum,
Her fincanda seni biraz daha anlıyorum.
Talan edilen tutucu ilçemde
Güneşi görür görmez
Şortumu, askısız bluzumu giyip,
Güneş kremimi sürüp
Terasımdaki salıncağımda sallanıyorum.
Hala ölümden
Hala yalnızlıktan korkmuyorum.
Hala kendimi en çok seviyorum.
Hala seni en çok seviyorum.
Çünkü sevmek tek taraflı bir eylemdir
Sevişmek gibi iki kişilik bir eylem değildir!
Tek başıma...
Seni sevebilmek özgürlüğümü yaşıyorum.
Cemre.Y.

31 Ekim 2017 Salı

Solmasın Gözlerinin Yosun Yeşili

...Solmasın Gözlerinin Yosun Yeşili...
"Acaba?"dedim
Yosun gözlerinden içeriye
Girebilir miydim yine?
Daldım gözünün bebeğinden derine,
İçine, en içerine, en derinine.
Gördüm ki
Senin okyanusun hala bendim...
Oysa sen bir çağlayan kadar
Özgür olmayı tek hak eden din...
Ancak bir damla suyun ile bana gelen din...
Artık yine durul yüreğimde
Ey bedbaht sevgili
Nasılsa yine bulursun sen
Yine bizi uçurum boyundan
Ç/ağlatacak özgürlüklerini...
Yeter ki solmasın gözlerinin yosun yeşili.
Cemre.Y.

24 Ekim 2017 Salı

Öyleyse…Benim Evim Nere?

...Öyleyse...Benim Evim Nere?...
Nicedir, dört duvarım'ın üzerine çatılı
Bir kapı kapanır üzerime,
Nicedir, kalabalıklar arası yalnızlığı
Döşek yaparım kendime,
Nicedir, emanet ederim kollarıma,
Omuz başlarımı, sımsıkı sarıp uyutsun diye.
Nicedir, öyle özgürüm ki kendime
Elimde şişeler dolusu meyler,
Fütursuz girerim içerime!
Nicedir, hanlara uğrarım
Yollar bana düştüğünde!
Gecenin ansızı sarmışken bedenimi
Hiç yoktan,
Herhangi biri!
Çeker elimi tutar uykusunda
Hapseder sımsıkı avuçlarına...
Çeksem uyanacak...
Çekmesem,
Kalbim savrulacak yine
Hiç olmadık yere ona da!
Nicedir, kendimden giderim,
Gittiğimden giderim.
Kaldığımdan da giderim.
Peki ama!
Artık sen benim ömrümde yoksan
Öyleyse benim evim nere?
Cemre.Y.

Aşk Mı, O Ne Ki?

...Aşk Mı, O Ne Ki?... "Aşk mı? O ne ki!" derdi rahmetli anacım. Sonra da eklerdi; "Yenilir mi, içilir mi? Yoksam mevsimler g...