hediye etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
hediye etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

20 Temmuz 2025 Pazar

Bilemedim Sevmeden Önce Sevilmenin Değerini

...Bilemedim Sevmeden Önce Sevilmenin Değerini...
Hiç olmayacak bir zamanda,
Hiç de aklımda olmayan bir şarkıya denk geldim bu gece.
Bana bu şarkıyı hediye ederken bütün hayatımın hayali vardı gözlerinde.
Bilemedim sevmeden önce sevilmenin değerini,
Sevilmelerimin kıymetini bilemediğimdi.
Uçarı gençliğimdeki beni affetsin gençliğimin aşığı.
Sevemedimdi o zamanlar, beni benden çok seveni.
Cemre.Y.

3 Şubat 2023 Cuma

Mektup

...Mektup...
Sevgilimm!
Yıllar sonra ilk defa uzun bir mektup yazdım.
Sen, sadece, soğuk Times New Roman karakteri ile
On iki puntoluk uzun bir mesaj okudun sanıyorsun ya!
O mektubun sayfaları sana özel alındı,
Yıllardır kullanılmayan dolmakalemim, saklandığı kuytudan bulundu.
Özenle seçilmiş kızgınlık içermeyen harfler sıraya dizildiler.
Mektubumdaki,
“Suskunluğun...
Kabulümdür.
Sen sustukça da bu, böyle olacak!
Sen benim hayatımda ilk kez gördüğüm,
Masalımsı bir rüya olarak kalacaksın.
Dizelerinin üzerine istemsiz iki damla yaş aktı.
“Oysa ben!
Gerçekten ilk gözlerimin içine baktığında aşık oldum sana!”
Dizelerinin üzerine pembe rujlu küçük bir buse konduruldu.
“Ben ömrümde ilk defa korkuma sarılıp uyudum, sana...”
Cümlesini bir kere koklayabilmiş olsaydın…
Parfümümden sıkıldı özenle, koklasaydın ben kokardım.
Sol ucu yakıldı o mektubun mesela!
Sana özel renkte bir zarfa koyuldu ki rengin bana göre yeşil’di.
Ve bu sana ilk hediyemdi.
Sonra mı?
Terastaki şöminemde yandılar ve bu benim
Kızım gittiğinde, ona dair her şeyi yaktığım gibi
İkinci yangınımdı.
Sen, sadece soğuk Times New Roman karakteri ile
On iki puntoluk uzun bir mesaj okudun
Hepsi bu!
Cemre.Y.

10 Mayıs 2020 Pazar

Çocuk

...Çocuk...
"Annen öldü!" dediklerinde,
Sadece annen ölmemiştir aslında.
Annenle beraber bütün çocukluğunda ölmüştür.
Artık hiçbir anneler gününde,
Ona bir demet çiçek toplayamayacaksındır misal!
Yahut o sana küs olsa bile,
Ona aldığın hediyeyi dolap köşelerine fırlatıp,
Sonradan alıp sevindiğini göremeyeceksindir.
İçinin içi sevinip,
Çocukluk edip eline ayağına sarılıp,
Onu öpücüklere boğamayacaksındır misal!
O, istemez görünüp seni uzaklaştırırken,
İnadına gitmeyip iki öpücük daha çaldığında,
Onun da gözlerinin içinin güldüğünü göremeyeceksindir misal!
"Annen öldü!" dediklerinde,
O gün bir daha çocuk olamayacağı da öğrenmişsindir.
Allah ikimize de rahmet eylesin.
Cemre.Y.

17 Nisan 2020 Cuma

Hediyem Olsun

…Hediyem Olsun…
Burnumun direğine,
Yine sızı olduğundan beridir,
Artık her akşam yeşil çay demliyorum.
Seni özlediğim hiçbir geceyi unutmayayım diye.
Senin saçlarını kokladığım o son kokunu,
Senin gözlerinin içinde gördüğüm o son yosunu,
Senin dudaklarının kenarında öptüğüm o son gamzeni,
Unutmamak için o son günü!
Artık akşamları yeşil çay demliyorum.
Bu da benim sana,
Sen beni unuturken hediyem olsun!
Cemre.Y.

1 Nisan 2020 Çarşamba

Çünkü Her Şey Tepetaklak


...Çünkü Her Şey Tepetaklak...
Kaç yaşımdaydım acaba!
İlk paramı kazandığımda!
İlk okul birinci sınıftaydım sanırım,
O vakitler Kırklareli'nin Pınarhisar ilçesinde yaşıyor,
Rahmetli anacığımın en gençlik zamanlarında,
Babama künk dövmekte yardım edip, ona harç kararken,
Bir yandan da...
Gün, güneşe yüzünü dönüp,
Babam kahvede pişpirik oynamaya giderken,
Küçücük derme çatma evimizin bahçesinde ektiği,
Fasulyeler, kıvırcıklar,
Domatesler, soğanlarla dolu tarlasından,
Kardeşimle beraber kıvırcık aşırıp,
Ertesi gün, kafalarımızda kıvırcık tepsisiyle,
Pazar yerlerine dalıp onları satışımız geldi aklıma!
Anama ilk kez hediye almış,
Bolca da dayak yemiştik bizi merak ettiği için!
O günden bugüne,
Bir daha da hiçbir kıvırcık öyle kokmadı burnuma.
İlk okul ikinci sınıftaydım ikinci paramı kazandığımda!
Bu sefer darbe olmuş, ortalık siyasal kangrene dönmüş diye,
İlimizin köylerinden birine çoban olarak taşınmıştık.
Yine rahmetli anacığımın en gençlik zamanlarında,
Babama koyun gütmekte yardım edip,
Elin çobanlarına eşlik ederken,
Bir yandan da,
Gün güneşe yüzünü dönüp,
Babam kahvede pişpirik oynamaya giderken,
Küçücük, derme çatma evimizin karşısındaki mezarlıkta,
Ziyaretçilerinin bütün o mezarların başlarına,
Nedendir hala bilemem!
Tuz, şeker,
Ve de bolca bozuk paralar bıraktığını keşfetmiştik kardeşimle!
Ertesi gün,
Dillerimizde bolca Subhaneke'lerle dalmıştık mezara!
Ne de çok paramız olmuştu o günün sonunda!
Anneme ilk kez fistan almıştık da,
Bir araba dayak yemiştik mezar soyuculuğundan!
Sonra terk etti annem bizi, babamla kol kola...
İstanbul diye bir yer varmış!
Toprağını sıksan altın çıkarmış!
Koskocaman apartımanlarda,
Ekmek derdi olmadan mis gibi yaşarmışsın,
Koca koca kalorifer kazanlı,
Koca koca kömürleri nar gibi yanarmış!
Ne varmış ki iki merdiven silip,
İki çöplerini toplayıp, iki kömürü de sen atsan,
Üstelik, elektrik, su, kira, vesaire hepsi bedavaymış!
Aralarda üst perdeleri çoktan yazdım.
Şimdi konumuz bu değil azizim, azizem!
Hala aklımın ilmeğindedir rahmetli anamı,
Kapıcı dairelerinde de olsa dahi,
Evlatlarıyla kavuşturan manevi annem!
Nicedir acep şimdi,
Londra'nın o puslu duvarlarında iki evladıyla halleri?
Orta biri geçemeyince...
Onca ilk okulu,
Onca farklı yerde okuyup,
İstanbul'lu olamayınca ben!
Zaten akrabalar vesaire,
"Kız kısmı okur muymuş!" lugatındayken.
Manevi annemin,
Veteriner kliniğinde ilk işçi oluvermiştim işte!
Kitap okumak varken,
Hasta kedi çişleri doluyordu burnuma,
Ya da gençlik hastalığından muzdarip,
Çaresiz sokağa atılmış minnak köpek kokuları!
Çaresiz çarelerle,
Kazandığım aylıkları,
Anamın ellerine saya döke bitirdim o sınıfı.
Nedenini bilmem kovulduk oradan.
Çıktık Bahçeli evlerin,
En bahçesiz bir kapıcı dairesine daha!
Üç ayda bir kanalizasyon basardı o evi de!
Güya anamı kurtaracaktım ya!
Okul araları,
Ben de gitmeye başlamıştım anamla evlere temizliğe!
Misal, hala arap sabunu kokusundan nefret ederim,
Ama o mermer taşların beyazlığını severim.
Siz bilmezsiniz!
Hele yaz akşamı topladıysanız o apartmanın çöplerini...
Beyaz beyaz kurtçuklar doluşur,
Apartmanın çöp atma yuvasında.
Hala kesif kokulu tuz ruhundan nefret ederim!
Neyse, konumuz,
Bizim üzerimizden kazanılmaya çalışılanlar değil azizim!
İyi kötü...
Yaz tatilleri bolca çalışmalı, üstelik sigortasız!
Lise ikinci sınıfa gelmiştim, staj zamanıydı.
01.10.1991 diyor E-Devlet başlama zamanımı.
Ne okulum, ne de o vakitler çalıştığım kurum bir,
On bir gün bari yatırmamış ki şimdi emekli olayım!
Haftada üç gün çalışır, iki günü okurduk!
Rahmetli anama ütüleyip ütüleyip verirdim o paraları ki,
Kardeşimin haftalığı kadar kıymetli sayılsın!
Sayılmadı tabi nasıl sayılsın?
Ustasının çırağına,
O zamanlar kendince BES yaptığı paraları bile öğrenip,
Onu bile topluca talep etmişti rahmetli anam!
Tomar tomar sayıp şimdiki evimizin arsasına yatırım yapmıştı.
Sonra sonra en iyi yaptığıma inandığım bir işim oldu.
Sonra sonra kendime güvenim geldi,
Ben oldum, bir oldum, birey oldum.
Epeyce çoğalıp, epeyce azaldım zaman zaman...
Tam..
Artık...
"Çok şükür gelecek kaygım kalmadı."derken!
Dünya alt üst oldu.
Bir kalbur saman çöp oldu.
Ah...
Bu satırları okuyamadığına,
Çok mu çok memnunum be hey anam!
Ve bu satırlarımı,
Yeterince de anlayamadığına da çok memnunum,
Şu birkaç zamandır affettiğim babam!
Lakin...
Ben...
Yaşamadan,
Yaşatmadan,
Kazanmadan,
Bir işe yaradığımı anlamadan,
Duramam!
Teşekkür ederim bana yaşatmadıklarınız için!
Yoksa şu an yaşayamazdım.
Malum kısmi süreli işsizlik var!
Öperim, olan olmayan ellerinizden tabi ki mesafeli.
Çünkü her şey tepetaklak!
Cemre.Y.

10 Eylül 2019 Salı

Gelişi Güzel

…Gelişi Güzel…
Kusursa, sen o kusuruma, iyi bak sevgili…
Hiç öyle aruz vezni kalıplarına sığdırmaya uğraşamam yürek dizelerimi!
Beyitlerimi ergenliğin verdiği platonik heyecanlarıma hediye ederken,
Akrostiş şiirlerimiyse kim bilir hangi lise defterinin arasında unuttum ben.
Hani şöyle ölçülü, vezin'li şiirlere kafa yormayıysa,
Edebiyat öğretmenimin, tam da rahmetli anam gibi…
"Sen buna şiir mi diyorsun yani,
Aç da, iki kelam Bediüzzaman Risale İ Nur oku!" dediğinde vazgeçmiştim!
Zira bütün çocukluğum, ergenliğim,
Genç kızlığım,
İki dudak arası kaderimin nedenini onlarla aramakla geçmişti.
Yani öyle keşke kalıplara sokmaya falan çalışmasaydın beni,
Önden önden yargılamasaydın bi!
Garipçiler gibi serbest ölçüde, gelişi güzel, severdim ben seni.
Yani öyle böyle de değil ha!
Allah ne verdiyse denilen cinsinden.
Hani olur da bir gün birini sevmeyi gerçekten denersen,
Geçmişinde bırak kafiyeleri, uyakları, redifleri.
Gelişi güzel sev yani.
Kışın can eriğine aşer misal, tatlı şeyler sevmediğim halde,
Şeker pudralı kreması bol çileğe misal.
Yazın, portakal,
Mandalina kabuğu kızart misal,
Kuzine sobanda ayağında yün çorapla yatarken.
İlkbaharda güz yaprakları savuştur ellerinde,
Böyle çıtır çıtır hayat geçsin ellerinden.
Sonbaharda da, yeni yağmur çiselemiş de,
Taze biçilmiş çimen kokusunu çek içine.
Kusursa sen o kusuruma iyi bak sevgili…
"Sevgili!"dediysek de hani lafın sana gelişiydi
Yoksa ben bütün o sanal sevişgenlerin ta ebesini.
Lakin, belli ki hiç olmamış,
Hiç de olmayacak bizden, senden önceki yalnızlığıma bir sal beni.
Cemre.Y.

26 Eylül 2018 Çarşamba

İmkansızım

...İmkansızım...
Ey benim
Rabbimden gelen ikinci hediyem
Biliyorum sen imkansızımsın.
Sızı'm sın...
Şimdi uçabilirsin kafesinin üzerinden...
Sana da "Eyvallah!."
Cemre.Y.

6 Mart 2018 Salı

Ne Kaldı Ki!

…Ne Kaldı Ki!…
Yavaş yavaş, usuldan gidiyorum işte bu dünyadan
Yine kimsecikler duymadan avazım çıktığı kadar ağlaya ağlaya.
Boynumda yine babadan boğazıma asılan
O ilk ve son ve çile hediyeyle
Ömrüm canımdan sıkıla sıkıla gidiyorum.
Ne kaldı ki şurada he anam!
Yanına, yamacına gelmeye…
Beni ilk ve son sevdiğin yerde kalmaya,
Şunun şurasında kaç zaman kaldı ki he anam!
Sana kavuşmama ne kaldı ki!
Cemre.Y.

24 Şubat 2018 Cumartesi

Her Şarkı Bir Şiirdir Aslında


…Her Şarkı Bir Şiirdir Aslında...
Şiirlerim beni artık yorduğunda...
Arada bir çiçek bulamazsam...
Şarkılar hediye ederim kendime...
Çünkü her şarkı bir şiirdir aslında.
Cemre.Y.

2 Şubat 2018 Cuma

Sen Çoktan Gitmişsin Madem

...Sen Çoktan Gitmişsin Madem...
Oysa sana küçük bir kız çocuğunun kollarını...
Kocaman açıp söylediği kadar büsbüyük bir...
"Seni Seviyorum" hediye edecektim.
Gitme diye...
Ama sen çoktan gitmişsin madem!
Cemre.Y.

25 Ocak 2018 Perşembe

Mezar

…Mezar…
O birkaç zaman bilemez
İki kişilik bir mezarı son kez ziyaret ettiğini...
Bildiğindeyse artık o mezardaki cesetlerin
Çürümüş kemikleri bile kalmamış olacaktır.
Bir zamanlar ona hediye edilmiş bir tutam
Kızıl saç telidir ona ondan tek kalan!
Gün gelir dilin lal, yüreğin kül olur,
Sessizce toparlarsın hatıralarını çöpe atılmak üzere.
Yarın kaldığın yerden başlayacakmışsın gibi öpersin yanaklarından.
Birkaç zaman sonra kaldığın yerden başlayacakmışsın gibi
"Hoşça kal" dersin giderken dudaklarında bir gülümsemeyle,
Ardına dönüp uzaklaşırsın ondan.
O birkaç zaman bilemez…
İki kişilik bir mezarı son kez ziyaret ettiğini.
Cemre.Y.

24 Aralık 2017 Pazar

Kalbimi Sana Hediye Ediyorum


…Kalbimi Sana Hediye Ediyorum…
Her seferinde daha mı çok, 
Daha mı ağır seviyoruz ne?
Kalbimi neden taşıyamıyorum sence? 
İçinden sen düşün çocuk.
Sensiz kalbi neyleyim, 
Al senin olsun.
Kalbimi sana hediye ediyorum!
Cemre.Y.

11 Aralık 2017 Pazartesi

Affetmek Seansı!

…Affetmek Seansı!...
Uzun süren affetmek seanslarım sonrasında,
Şükretmem gereken…
Tuhaf ama güzel şeyler oluyor şu sıralar.
Geçen gün dolabımı düzenlerken
Birkaç tişörte ihtiyacım olduğunu gördüm ve dün,
Bir melek bana,
Artık giymediği cillop gibi tişörtlerini hediye etti.
Ben de döndüm
Artık bana büyük gelen kıyafetlerimi
Başka birilerine hediye ettim.
Yazlık ayakkabım bir taneydi,
Bir iki daha olsa fena olmazdı derken
Yine bir melek internet sitesinden
İyi markaların süper ötesi
İndirimini gösterdi ve iki yazlık ayakkabım oldu.
Bende döndüm hemen kızımı aradım.
Onun da ihtiyacı vardı, baksındı.
Hemen alayımdı.
Dolabıma fare girse, küfredecekti bir şey yok diye,
Bu akşam %10 indirimli o markete gidip bütün ihtiyaçlarımı aldım.
(Ey evren, kredi kartımı ödeyebilmeyi onaylıyorum.
Bana bahşedeceğin bütün iyilikleri kabul ediyorum.)
Hatırlarsanız babamı affetmemin
Son seansı geçen gün nihayet bitmişti.
O günlerde okuduğum kitapta;
"Sizi üzen insanların 3-4 yaşlarını hayal edin
Onu o yaşlarında üzen her ne ise affederek
Ona şefkatle sarılın ve kalbinize alın." diyordu.
Çok zorlandım ama inat ettim başardım.
Babamın 3-4 yaşındaki korkmuş haline sarıldım ve kalbime aldım.
Ardından annemin 3-4 yaşındaki üvey anneli, üvey kardeşli
Çaresiz haline sarıldım, yine yeniden sevdim onu.
Yine sımsıkı sarıldım ama bu sefer o da bana sarıldı.
Onu da kalbime koydum.
Sonra ve asıl en zor olanı kendimdi ki
Ben uzak geçmişimi asla net hatırlayamazdım.
Soru/n/u/mu buldum.
Beş yaşımdaydım,
Bir kardeşim daha olacağını ve erkek çocuk olacağını!
Daha yeni öğrenmiştim ve fena içerlemiştim.
O andaki halimin gözlerinin içine bakarak
Sımsıkı,
Sonsuz şefkatle sarıldım o korkmuş kız çocuğuna,
Ve yerleştirdim kalbimin
Baba ve annemi ağırlayan odasına
Ama yetmedi sanki!
Hemen!
Acilen ilk hayal kırıklığımı buldum.
Doğduğum ve cinsiyetimin göründüğü o ilk ana!
Hem çok zayıftım, hem çok çirkin!
Hem de çüküm yoktu!
Ağa torununa hiç de yakışmıyordum!
Bütün hayatım boyunca
"Bu Dünya'ya gelmeyi ben istemedim ama
Madem nefes alıyorsak,
Yaşamalıyız da!" diyerek geçirmiştim.
Oysa okuduğum kitap;
"Bu Dünyaya gelmeyi siz seçtiniz.
Ailenizi siz seçtiniz.
Cinsiyetinizi bile siz seçtiniz
Yoksa siz sadece ruhtunuz." diyordu.
Şaşkındım.
Aslında afallamıştım o an.
Canımın canı çok fena yandı valla!
Tam bir saat aynaya bakarak ağlamışım!
Sonra aceleyle doğduğum anda bulundum kendimi.
İlk işim o anımda,
Anamın kayın validesinin
Ve onun da kayın validesinin
Cinsiyetimi görmemesini sağlamak oldu.
Kız velet olduğumu gösteren yerlerime
Kalbimi yapıştıra yapıştıra
Sımsıkı sarıldım kendime ve hemen kundakladım kendimi.
Doğruca babam, annem ve benim beş yaş halim olan odanın
Baş köşesindeki beşiğe koydum kendimi.
Kitapta evlatlardan bahsetmiyordu hiç!
Onlar daimi aflarımızdaydı zaten.
Her daim şefkate müebbetli olduklarından sebepti elbette.
Ben yine de...
Kızımın orta okullu ergen zamanlarına
Bir kere daha sımsıkı sarıldım.
Onu da aldım kundağımın yanı başına.
Böylece...
Birike birike,
Azalarak kendilerimizden
Hiç ayrılmamış olduk
On birinci sınıfında ondan tam yedi ay ayrı kaldığım için!
Kalbimin odasındaki kundaklı halimle ondan tekrar özür diledim,
Şu an ki sonuç;
Akşam elim kolum dolu marketten gelirken babama rastladım.
Halimi, hatırımı sordu mahçup bakışlarıyla!
Hatta hemencik aldı poşetlerimi elimden,
Yardım etti evime kadar!
Yolun yarısında durduk yere gömleğinin ön cebini göstererek,
"Aaa! Bak burda harçlığın varmış a kızım!
Baksana!
Seninmiş bu!" diyerek
On kuruş (10-KRŞ)' u tutuşturuverdi elime!
Tuhaf olan ne biliyor musunuz?
Babam bana en son harçlık verdiğinde
Ben beş yaşındaydım,
Verdiği harçlıkla bakkala koşarak cimcime sakızlardan almıştım.
Sanki o sakızı yine almışım da kocaman balon yapmışım sandım!
Öyle sevindim lan!
Artık cimcime sakız satılmıyordu elbette
Yoksa poşetleri babama bırakıp yine bakkala koşardım.
Zaten ağzımdaki üçlü köprülerden sebep!
Artık sakız filan da çiğneyemiyordum
Ama olsundu!
Çantama atıverdim gülümseyerek!
"Çantamın dibi olsun bu para, bana artık uğur ola!" dedim.
O ise hala anlatıyordu içli içli
Ona en küçüğümüzün oruç ağızlı yüklediği yeni yükleri.
Yok onu yap demiş, yok şunu hallet demiş vs.vs.
Konuşa konuşa evimin kapısına dek geldik,
İçeri buyur ettim elbet de.
Ama o nedense "Teşekkür ve şükür!" diyerek
Kalbimin odasındaki 3-4 yaşı haline dönmeyi tercih etti.
Uzun zamandır,
Evimde akşam yemeği yemediğim için,
Misafirim yoksa eğer!
Yemek de yapmıyordum.
Durduk yere kalbimdeki çocuklarıma,
Canımın çektiği bir yemeği yaptım
Hem de türküler söyleyerek!
Pişti de ama çok uzun zamandır da
Yemekleri yaparken kokusundan doyduğum için.
Şimdi öylece duruyorlar mutfakta!
Kalbimdeki çocukluklarımız
Ezan saatini bekliyorlar,
Üstelik hayli de heyecanlılar!
Şimdi tam zamanı işte...
"Şükürler Olsun Rabbim!"
Artık biliyorum ve ısrarla deniyorum
Bundan sonra bütün pişirdiğim yemekleri,
Yalnız da olsam afiyetle yiyeceğim
Ve bundan sonra bozduğum bütün oruçlarımı tutacağım!
Hatta sigarayı da bırakacak,
Ömrümün kalanında bütün kışlarımı oruçlu geçireceğim.
Tabi sen "Kün Fe Yekün!" dersen.
Şimdi gülümsüyorum kalbimin odasındaki küçümen çocuklara!
Kırk bir yaşlık mahcubum bende.
Konumuz,
Yine hayat elbette!
Ömrüm boyunca hep bir öğretmen edasıyla
"Şükredecek bir şey varsa
Zaten şükrediyoruz, karşımıza hep kötüler,
Hep kötülükler çıkıyorsa…
Bütün suç bizim mi!
Şimdi neyimize!
Şükredelim ki!" diyordum ya!
Mahçupluğum,
Yanılmışlığımdan!
Meğer...
Nice öğrensem de hiçbir şey bilmiyor muşum!
"Madem bu dünyaya gelmek, bu aileyi seçmek,
Bu aileyi seçmek, bu bedeni tercih etmek,
Yaşadıklarımızın müsebbi!
Hep...
Bizim seçimimiz miş!
Aldığımız her nefese şükürler olsun rabbim!
Amin."
Şimdilerde...
Geleceğe dair çok güzel meleklik hayallerim var!
Birçok öğrenciyi okutmak gibi.
Cemre.Y.
(Okuduğum kitabın yazarını ve adını merak edin ve okuyun bence!
DÜŞÜNCE GÜCÜYLE TEDAVİ/ Louise Hay )

10 Aralık 2017 Pazar

Benim Babam O Kolyede Kaldı

…Benim Babam O Kolyede Kaldı…
O zamanlar fakirlik yürekte değil,
Üstte baştaymış.
Kırk da bir...
Gurbetteki baba sana,
On sekizinde ancak takabileceğin
Bir kolye yollamış
Onunla da bir kare fotoğraf istemişse,
Sadece bir poz hakkın olsa bile
O fotoğrafın karesinde
Yakınında kimin çocuğu varsa
O da o kareye eklenirmiş.
Öyle sadece kendi çocuğunla
Tek bir karen olamazmış.
Belki de babalar sırf bu yüzden
Hayat boyu başka hediye almaz
Başka da resim istemezmiş.
Öyle derdi anam.
O ilk ve son hediyem olan o kolyeyi çok aradım sonra
Anam hep vardı bir şekilde de
Benim babam o kolyede kaldı.
Cemre.Y.

Ömrünüz Var Olsun

…Ömrünüz Var Olsun…
Hani hatırlar mısın bilmem!
Ahizenin iki ayrı ucunda ikimiz de ağlaya ağlaya…
Gülüyorduk halsiz hallerimize...
Sonra yutkundum sana...
Sana dedim ki
"Cancağızım hayallerine küsme!
Bir gün biri gelir,
Hayallerinin hepsini teker teker,
Hediye eyler sana."
Demiştin ki gözyaşların yanaklarında yuvarlanırken,
Sana has o buğulu kahkahayla
"Nerede be cancağızım neredee!
Geçtim ben oraları."
Demiştim ki sana
"Sen sadece amin!" de...
Şöyle bir yutkunup, "İkimize de amin kız!" demiştin.
Bak olmuş işte!
Şimdi sana bari tam amin olmuş!
Ne diyeyim ki ömrünüz var olsun.
Cemre.Y.

12 Kasım 2017 Pazar

Kimsesiz Kitap

...Kimsesiz Kitap...
Hayat bazen hediyeler sunar insana,
Bir bankın üzerinde, kimsesiz bir kitap,
Orada öylece duruyordur,
Seni bekliyordur.
Üstelik üstüne de
Not yazılmış olmasına rağmen
Gelip geçenler o notu okuyup
Gülümseyerek uzaklaşıyordur.
Hayatın boyunca, hiçbir park köşesinde,
Bir bank üstünde veya bir kafede
Masasının kenarında terk etmediysen
Bir kitabı başkalarına...
O notu okur okumaz sevinçle gökyüzüne bakıp,
"Güzel bir hediye teşekkür ederim." diyerek,
Alamazsınız o kitabı oradan!
Hayatın boyunca
Bazen karşılığını bulmaksızın,
Karşılıksız, yeterince sevemediysen de
Sevginin hasını,
Göz bebeklerinin içinden
Yüreğine damıtamazsın.
Oysa hayat bir an değil,
Nefes alınan her andır.
Ondandır ana yenik düşmemelerim.
Ondandır daima hayatı özenle nefeslenmelerim.
Herkes şiir beklerken,
Belki bir anıyı cümlelendirmelerim.
Ondandır ertesi güne
Baştan terk edilen soru işaretlerinin,
Ünlemlerin yerine,
Güneşin rüzgarı öpmesi gibi
Bazılarını kalbinden öpmelerim,
Artık nihayet,
Yüreğimdeki harflere izin verip,
Hiç kullanmadığım yeni cümleler
Edinmelerim de ondandır belki;
"Günaydın omuz başımdaki öpücüğüm." gibi.
Cemre.Y.

13 Ekim 2017 Cuma

Kalbimi Kilitledim

...Kalbimi Kilitledim...
Bütün yaşanmışlıkları,
Yaşanamayacaklarıyla beraber,
Cümleleri, heceleri, bütün harfleri,
Bütün resimleri de bir kitaba sığdırdıktan,
Anlam ifade eden,
Kurutulmuş güllerini, küçük küçük notları
Kendi hediye kutusuna koyduktan ve
En anlamlı günde ona sunduktan sonra.
Kalbimi kilitledim, tadilattayız kardeşim!
Bedenim tadilatta...
Cemre.Y.

1 Ekim 2017 Pazar

Gümüş Bileklik

...Gümüş Bileklik....
Gümüş bir bileklikti bana ilk ve son hediyesi
Tam da sonsuzluğundan kopup kaybolduğunda
Nasıl da üzülmüştüm en değerli hatıramın
Neresinden koptuğunu bilemeden.
Günler sonrasıysa,
Tam umudumu kestiğim anda!
Nasıl da mutlu olmuştum,
Onu mutfak halımın
İplerinin arasında parıldarken gördüğümde.
Son buluştuğumuzda,
O kahvelerimizi alırken,
Ben sonsuzlukla
Nazar boncuğunu buluşturmak üzereydim.
Yine beceremedim.
Çekip aldı ellerimden.
"Ben yaptırırım sana bunu"dedi,
Kot pantolonun arka cebine atıverdi.
Muhtemelen de orada kaldı.
Sonra yıkanan diğer kirlileriyle,
Denizin sonsuz mavisinde yitip gitti...
Günler ve aylar ve yıllar sonra 
Anlamak ne acı!
Sonsuzlukla…
Nazar boncuğunun asla birleşemeyeceğini!
Cemre.Y.

27 Ağustos 2017 Pazar

Kitap Yaz Çocuk

...Bir Kitap Yaz Çocuk...
Belki de sana sırf bu armağanı,
Aklıma geldiği andan itibaren,
Günler geceler demeden,
Sana tasarlayıp sunmamdan ibarettir
Hayatının ucundan kenarından
Saçma saçma saçmalayarak
Sana sarılmışlığım.
Yoksa tanışıklığımızın üzerinden
Onca yüzyıllık hayat geçmişken,
Neden ansızın, sızı olup kalbine dokunayım!
Yoksa neden ellerim yansındı yüreğinin ucundan!
Oysa son buluştuğumuzda
Gözlerimin içine bakarak uzun uzun susmuştun.
Sonra belki de en ilk şiirini okumuştun.
Bilmiyordum!
Seni, şimdi de şiirinden vuruyorum adam.
Neyse ne "Bu kadar seviyorum işte!"
Bu sana ilk ve son Armağan!
Bir kitap yaz çocuk!
Bir yerlerde görmüş, çokça da beğenmiştim.
Senle ben kitaplarımız olma
İhtimalini bolca konuşurken,
Gönlüme de sana böylesi düşüvermişti aniden.
Bana düşünen hiç olmadı ama
Hiç kimsem de böyle sevmemişti beni zaten!
Ne de ben kimsemi...
Bu, böylesi ilk hediyem çünkü seni...
Çünkü seni ben...
Neyse ya, neyse işte!
Sonsuz kere sonsuz
Benden yana bana izinlisin ama!
Seni doğuran anaya ben bir kez daha kurban olurum.
O olmasa "Nah!" gelirdin bu dünyama.
Kitap yaz be çocuk!
Doğduğun güne selam olsun ama!
Zira göremeyeceksin beni bir daha,
İmza günlerin de olmasa!
Ah şu kulaklarım!
İki de bir sesini bari özlemeseler ya!
Cemre.Y.

21 Ağustos 2017 Pazartesi

Hiç Kimse Bir O Olamıyordu

...Hiç Kimse Bir O Olamıyordu...
En çok gecelerinin ayazlarıyla ısınıyordu
Hayalindeki gözlerimle ellerin
Ne çok yıldız tırmanıyordu değil mi
Güneş güneş yakamozlarla
Sen her sabah
Her gece
Her gün doğumunda ve batımında
Bana hayali sevdalar sunarken
Hani hatırlar mısın bazen ben
Artık her kesime susuyordum
Sana çekmediğimi sandığın
Yaş tanelerimi hediye ettim bu gece
Yanımda mıydın!
Sildin mi?
Silebildin mi?
Oysa o bana bir kerecik bile
"Seni çok seviyorum sevdam!" dememişti.
Seviliyordum hepsi buydu.
Ve o ne zamanları ağladığımı
Hiç demesem de çok iyi biliyordu.
Susuyordu haftalar öncesinden
Kalıbına, kabuğuna çekiliyordu!
Hiç kimse bir o olamıyordu.
Sus ve çek git şimdi!
Cemre.Y.

Aşk Mı, O Ne Ki?

...Aşk Mı, O Ne Ki?... "Aşk mı? O ne ki!" derdi rahmetli anacım. Sonra da eklerdi; "Yenilir mi, içilir mi? Yoksam mevsimler g...