...Mümkünse Sımsıkı Sarıl...
Sevgili, sevgilim,
Sensiz geçen,
İçinde senin olmadığın hayatımın,
Ömür törpüsü yıllarımı hiç sorma!
Hepsini ele güne şiir etmiştim zaten,
Üstüne, tam da yaralarım geçmişken,
Beni acı anılarımın izlerinden yorma!
Geçmişin, geçmişini de ta atasından affedip,
Doğmuşluğumun suçu olmadığını fark ettiğimde,
Sana dair yeni umutlarım oldu benim de!
Geçen gece misal...
Bunca zaman sokağa çıkamamış,
Farklı bir tek insana dahil olmamış olmama rağmen,
Rüyamda...
Dostlarım vardı, arkadaşlarım da yanımda,
Gitmişiz şöyle havuzlu bir restorana,
Yemişiz, içmişiz, gülmüşüz, eğlenmişiz,
Eşyalarımızı kaybetmiş,
El birliğiyle daha güzellerini bulmuşuz.
Ve sen...
Dostlarınla, arkadaşlarınla şakalaşırken,
Öylece uzaktan bakıp bakıp gülümsüyordun bana.
Hiç yoktan, yeniden sosyalleştim mesela!
Ertesi gün ve gecelerde de...
Hayatıma çökmeyince o eski karabasanlar,
Hepten umutlanır oldum ben!
Öyle eskisi gibi,
Her uyandığım günün sabahına,
Bin bir çeşit olumlamalar ekip,
Gecesinde çökertmemiştiler hayata dair filizlerimi.
Gelişine yaşıyordum hayatı.
Geçen hafta sonu aldığım yeşillikleri,
Kase kase suya salmıştım köklerinden.
Baktım ki daha da dayanamayacaklar,
Bu akşam, hiç yoktan....
Usul usul...
Aheste aheste temizledim her bir yaprağını!
Onca özenle her bir telini ayırdım dereotunun,
Dalsız yaprak ayırdım tek tek maydanozu,
Yeşil soğan, kıvırcık, sivri biber falan derken,
Oldu mu mutfağımda koca bir bahar havası!
Gönül hamsi tava dilerdi derken,
Patates haşladım mesela!
Sonra mı?
Hepsini öylece bıraktım mutfakta.
Sabah olunca yine baharı göreyim de,
Yaz gelmiş sanıp,
Ne bileyim...
Dereotunun yarısını haydari yapayım,
Yarısını da maydanozla, haşlanmış patatesle,
Şöyle acılı, acısız,
Salçalı soğanla kavuşturup buluşturayım.
Sonra ne mi oldu?
Tam da ben bu satırları yazarken zil çaldı!
Elbette sen değildin.
Yüzünde koskocaman bir gülümsemeyle,
Ortanca yeğen!
Bir elinde hamsi tava, diğerinde salata!
Sevinçle teşekkür edip,
Yaradanıma da şükredip,
Onlarını da koydum, mutfağımın bahar havasına.
Oysa dolapta da rakı vardı,
Yanında da acılı şalgam!
Gönül hoş olsa,
Rüyalar gerçek olsa,
Ne de güzel giderdi ya!
Sevgili sevgilim,
Sensiz geçen,
İçinde senin olmadığın hayatımın,
Ömür törpüsü yıllarımı hiç sorma!
Hepsini ele güne şiir etmiştim zaten.
Üstüne, tam da yaralarım geçmişken,
Beni acı anılarımın izlerinden yorma!
Durduk yere...
Kahvaltı etmek istemeyip,
Mutfağımın, bu geceden ısmarladığım,
O taze baharını yaz eyle yeter!
Misal...
Bu gece...
Kendi omuz başlarıma sarılıp,
Hep aynı olmayacak,
Hayalden düşlerle,
Teselli etmek istemiyorum kendimi,
Çünkü...
Kendi kaderimi...
Ben...
Tek başıma değiştiremiyorum!
Çünkü...
Ellerim, konu yokluk olunca,
İlkbahar, yaz, sonbahar, kış...
Hep soğuk!
Neyse ki bu zemheri ayazında,
Kendime hazırladığım,
Mutfağımda salınan taze baharlar var!
Sen...
Var mısın?
Yanaş yamacıma ve mümkünse sımsıkı sarıl!
Cemre.Y.
Kız Kulesinin tavanındaki Piri Reis haritası gibiyim.Dışım'la o kadar meşguller ki, içimi gören yok!
Cancağızım! Sana, her gün bakıp yüzünü çevirdiğin aynandan sesleniyorum, gözlerinin içine bakıyorum, buradayım, tam karşında, artık yalnız değilsin, artık yalnız değilim, artık dostuz. Sanki böyle bahçendeki erik ağacı çiçek açmış da sen karpuza aş eriyormuşsun gibi bi duygu bu... Hoş geldin madem! (Yazdıklarım bana aittir çalmayın, adımla beraber paylaşın olur mu canlarım.) Cemre.Y. #Tipinifavladığım
mümkün etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
mümkün etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
22 Ocak 2021 Cuma
Mümkünse Sımsıkı Sarıl
Labels:
acı,
affet,
anı,
fark,
geçmiş,
hayat,
insan,
kahvaltı,
mümkün,
ömür,
rüya,
sarıl,
sevgilim,
sokak,
şiir,
umut,
yara
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
2 Nisan 2020 Perşembe
Evde Kalmak
...Evde Kalmak...
Geçen ay iş yeri hekimimiz birer tane istediğim mide ilaçlarımı,
Geçen ay iş yeri hekimimiz birer tane istediğim mide ilaçlarımı,
Mümkün olduğunca çoklu adet yazmıştı.
"Adamın kafası dağınık demek ki
"Adamın kafası dağınık demek ki
Neyse bir kaç ay yazdırmam bari!" deyip mesai arkadaşımla gülüşmüştük.
Çünkü kim düzenli kullandığı ilacını yazdırsa,
Çünkü kim düzenli kullandığı ilacını yazdırsa,
Onlara da mümkün oldukça çokar tane yazmıştı.
Meğer adam geleceği görüyor da söyleyemiyormuş!
Meğer, bari, ilaçlarını almak için
Meğer adam geleceği görüyor da söyleyemiyormuş!
Meğer, bari, ilaçlarını almak için
Sokağa çıkmak zorunda kalmasınlar diye bizleri düşünüyormuş!
Güya yıllık iznime çıkıp işime geri dönecektim
Güya yıllık iznime çıkıp işime geri dönecektim
Ama durumlar bu kadar vahim olunca,
Hepten parasız kalmayalım diye
Kısmi Süre'ye şirketimiz de başvurdu.
Lakin bizler zaten normal maaşlarımızla ancak geçinebiliyorken,
Lakin bizler zaten normal maaşlarımızla ancak geçinebiliyorken,
Şimdi %60 ile nasıl geçineceğiz?
Isınmak için elektrik sobasının derecesini arttırsam ay fatura kol gibi gelecek.
Evde yıkamadık yer bırakmadım, yorganlar, battaniyeler,
Isınmak için elektrik sobasının derecesini arttırsam ay fatura kol gibi gelecek.
Evde yıkamadık yer bırakmadım, yorganlar, battaniyeler,
Örtüler falan derken su faturası da kol gibi gelecek.
Limonun tanesini 3,5-TL aldım dün.
Kafamda deli sorular!
Allah yardımcımız olsun.
Şirketimi özledim, masamı, sandalyemi, bilgisayarımı özledim.
Hadi TV seyredeyim de vakit geçsin desem
Limonun tanesini 3,5-TL aldım dün.
Kafamda deli sorular!
Allah yardımcımız olsun.
Şirketimi özledim, masamı, sandalyemi, bilgisayarımı özledim.
Hadi TV seyredeyim de vakit geçsin desem
Ya birileri birilerini boğazlamış, ya da ötekinin saçının kurdelası uymamış.
Uzun insan bir de her yerde ortaya çıkıp 10-TL bağış yap deyip duruyor!
Elalemin memleketindeki gibi
Uzun insan bir de her yerde ortaya çıkıp 10-TL bağış yap deyip duruyor!
Elalemin memleketindeki gibi
"Vatandaşlarım düşünmesin,
Biz ne fatura yatırmanızı isteyeceğiz
Ne de kredi kartı borçlarınızı ödemenizi isteyeceğiz.
Çalıştığınız zamanlardaki kadar da geliriniz olacak,
Çalıştığınız zamanlardaki kadar da geliriniz olacak,
Yeter ki hayatta ve sağlıkca kalın!" da denmiyor bize.
Evde oturacak biri olarak yaradılmamışım lakin
Evde oturacak biri olarak yaradılmamışım lakin
Şimdi zaman her yeni güne sağlıkla uyanabilmeye şükretme zamanı
Ve elimizden başka bir şey gelmiyor.
Cemre.Y.
Cemre.Y.
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
16 Mart 2019 Cumartesi
Değmez Mi?
...Değmez Mi?...
Ona dahil olmaya dilerken, ona dair olduğunu fark etmek gibidir hayat!
İlk ateşi kimin yaktığı değil, kimi sardığıdır vuku bulan.
Biz seninle sarmaş dolaş gelecekler seyredeceğiz sevgilim.
Senin sakalların ağaracak benim saçlarım.
Sen gözlüklerinin yerini soracaksın, ben takma dişlerimin.
Titreyen seslerimizle birbirimizin ihtiyar zülüflerini seveceğiz daha.
Sen mangalı ateşleyeceksin hafiften, ben mezelerimizi yapacağım.
Yaz akşamlarında gençler kayan yıldızlara dilekler savururken,
Biz seninle bugün de yaşadık çok şükür diye rakılı kadehler tokuşturacağız.
Tatlı bir rehavet çöküp denizin dalgaları ninniye kestiğinde,
Usulca uzanacağız hamağımıza, gayri sevişmelere mecal kalmamış,
Ben nefes nefes öpeceğim şah damarından,
Sense artık nefesi sönmüş memelerimin altındaki yüreğimi.
Biliyorum zaman dar yaş almamak mümkün değil bu ömürden lakin,
En azından seve seve gideceğiz bu diyardan, değmez mi?
Cemre.Y.
İlk ateşi kimin yaktığı değil, kimi sardığıdır vuku bulan.
Biz seninle sarmaş dolaş gelecekler seyredeceğiz sevgilim.
Senin sakalların ağaracak benim saçlarım.
Sen gözlüklerinin yerini soracaksın, ben takma dişlerimin.
Titreyen seslerimizle birbirimizin ihtiyar zülüflerini seveceğiz daha.
Sen mangalı ateşleyeceksin hafiften, ben mezelerimizi yapacağım.
Yaz akşamlarında gençler kayan yıldızlara dilekler savururken,
Biz seninle bugün de yaşadık çok şükür diye rakılı kadehler tokuşturacağız.
Tatlı bir rehavet çöküp denizin dalgaları ninniye kestiğinde,
Usulca uzanacağız hamağımıza, gayri sevişmelere mecal kalmamış,
Ben nefes nefes öpeceğim şah damarından,
Sense artık nefesi sönmüş memelerimin altındaki yüreğimi.
Biliyorum zaman dar yaş almamak mümkün değil bu ömürden lakin,
En azından seve seve gideceğiz bu diyardan, değmez mi?
Cemre.Y.
Labels:
ateş,
deniz,
etme,
hayat,
ihtiyar,
kadeh,
mangal,
meze,
mümkün,
nefes,
ömür,
rakı,
sevgilim,
şah damarı,
yıldız,
yüreğim,
zaman
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
26 Aralık 2018 Çarşamba
Kar Sessizliği
...Kar Sessizliği...
Beynimde o kadar evrensel uğultular mevcut ki,
Kar sessizliğini özledim.
Ki madem bizi yaratanca duyulmuyor iyi niyetlerim
Başka gürültü gerekmez hükmündeyim.
Kar sessizliğini özledim.
Mümkünse ben yine yapayalnızlığıma döneyim.
Cemre.Y.
Kar sessizliğini özledim.
Ki madem bizi yaratanca duyulmuyor iyi niyetlerim
Başka gürültü gerekmez hükmündeyim.
Kar sessizliğini özledim.
Mümkünse ben yine yapayalnızlığıma döneyim.
Cemre.Y.
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
20 Eylül 2018 Perşembe
Hayat
...Hayat...
Yani diyor hayat...
Yine yeniden doğmak vakti.
Ama artık...
Eskisi kadar ne gücüm,
Ne de umudum var hayata dair...
İndir be yelkenlerimin forasını miçom!
Sen de en yakın limanın yerlisi ol.
Bunca esaret ikimize birden çok ağır...
Sen git.
Ben kalayım!
Sahi oradan da bi mümkünse hala...
Emma Sahapplin'in Spente le stelle'sini yolla be usta'm...
Artık yoktur ama biraz yeni rakı,
Biraz da acılı şalgam.
Başka türlü olmuyor zira!
Doğamıyorum safi sarfiyatımla
Yeniliği hiç bitmeyen...
Zümrüdüanka'lığımla yeni ömrümün hayatına!
Ama arık vakit...
Yeniden doğmak vakti.
Ölmeyiyse epeydir beceremedik zati!
Cemre.Y.
Yani diyor hayat...
Yine yeniden doğmak vakti.
Ama artık...
Eskisi kadar ne gücüm,
Ne de umudum var hayata dair...
İndir be yelkenlerimin forasını miçom!
Sen de en yakın limanın yerlisi ol.
Bunca esaret ikimize birden çok ağır...
Sen git.
Ben kalayım!
Sahi oradan da bi mümkünse hala...
Emma Sahapplin'in Spente le stelle'sini yolla be usta'm...
Artık yoktur ama biraz yeni rakı,
Biraz da acılı şalgam.
Başka türlü olmuyor zira!
Doğamıyorum safi sarfiyatımla
Yeniliği hiç bitmeyen...
Zümrüdüanka'lığımla yeni ömrümün hayatına!
Ama arık vakit...
Yeniden doğmak vakti.
Ölmeyiyse epeydir beceremedik zati!
Cemre.Y.
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
24 Mayıs 2018 Perşembe
Mümkün Değil
…Mümkün Değil…
Yürekli bir sevginin,
Dili, dini, ırkı yoktur...
Sadece sevmen yeterlidir,
Hissetmemen,
Anlayamaman mümkün değildir.
Cemre.Y.
Yürekli bir sevginin,
Dili, dini, ırkı yoktur...
Sadece sevmen yeterlidir,
Hissetmemen,
Anlayamaman mümkün değildir.
Cemre.Y.
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
12 Mayıs 2018 Cumartesi
Mümkünü Varsa
…Mümkünü Varsa…
Keşke hiç şiir yazamayacak kadar mutlu olsak demiyorum değil hani.
Malum mutlu şiir yazılamıyor mümkünü varsa yaşanıyor ancak!
Cemre.Y.
Keşke hiç şiir yazamayacak kadar mutlu olsak demiyorum değil hani.
Malum mutlu şiir yazılamıyor mümkünü varsa yaşanıyor ancak!
Cemre.Y.
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
7 Mayıs 2018 Pazartesi
Bugün Beni Sevme Sevgilim
...Bugün Beni Sevme Sevgilim...
Bugün beni sevme sevgilim!
Mümkünü odur ki,
Bayrağımızın salına salına özgürce,
Ay ile yıldızı bir tamam,
Özgürce hala dalgalanmasını sev!
Sonraya ne kalırsa, sonra beni sev.
Cemre.Y.
Bugün beni sevme sevgilim!
Mümkünü odur ki,
Bayrağımızın salına salına özgürce,
Ay ile yıldızı bir tamam,
Özgürce hala dalgalanmasını sev!
Sonraya ne kalırsa, sonra beni sev.
Cemre.Y.
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
2 Mayıs 2018 Çarşamba
Siktir Git Ömrümden!
...Siktir Git Ömrümden!...
Şimdi, derhal!
Siktir git ömrümden!
Mümkünse var olmamış gibi
Zira artık kokladığım hiçbir papatyada
Var mısın diye sormaya mahal kalmasın.
Cemre.Y.
Şimdi, derhal!
Siktir git ömrümden!
Mümkünse var olmamış gibi
Zira artık kokladığım hiçbir papatyada
Var mısın diye sormaya mahal kalmasın.
Cemre.Y.
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
6 Mart 2018 Salı
Çimen Kokusu
...Çimen Kokusu...
Taze kesilmiş çimen kokusunu bildiniz mi?
O kokuda doğumdan ecele hayat var!
Şimdi biliyorsunuz,
Mümkün olduğu an
Yeniden çekin nefesini ciğerlerinize.
Hayat, biçildikçe devam ediyor!
Cemre.Y.
Taze kesilmiş çimen kokusunu bildiniz mi?
O kokuda doğumdan ecele hayat var!
Şimdi biliyorsunuz,
Mümkün olduğu an
Yeniden çekin nefesini ciğerlerinize.
Hayat, biçildikçe devam ediyor!
Cemre.Y.
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
4 Şubat 2018 Pazar
Girilmez
| ...Girilmez... |
| Sen de haklısın tabi |
| Ortalık… |
| Hayaller ve kırıklarıyla |
| Bunca doluyken |
| Sızmak ne mümkün? |
| Ne mümkün |
| Yüreğinden içeri geçmek, girilmezdi… Cemre.Y. |
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
Bu Şarkı Da Dinlenmeli
...Bu Şarkı Da Dinlenmeli...
"Artık mümkünse hiç kimse gelmesin,
Gelen olursa da sonsuz olsun"
Diye dualarıma tek cevap
Sendiysen eğer
Bir bahar rüzgarı öpücüğü gibi
Mademki estin de geçtin
Bu şarkı da dinlenmeli ve artık hayata küsmeli.
Cemre.Y.
"Artık mümkünse hiç kimse gelmesin,
Gelen olursa da sonsuz olsun"
Diye dualarıma tek cevap
Sendiysen eğer
Bir bahar rüzgarı öpücüğü gibi
Mademki estin de geçtin
Bu şarkı da dinlenmeli ve artık hayata küsmeli.
Cemre.Y.
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
3 Şubat 2018 Cumartesi
Özlemek
...Özlemek...
Özlemek...
Ölüme bile razıyken,
Yaşamakla mümkün bir şey!
Ve ben hala...
Ve ben her şeye rağmen...
Ölmedim!
O zaman...
Şiir yazalım madem!
Cemre.Y.
Özlemek...
Ölüme bile razıyken,
Yaşamakla mümkün bir şey!
Ve ben hala...
Ve ben her şeye rağmen...
Ölmedim!
O zaman...
Şiir yazalım madem!
Cemre.Y.
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
12 Ocak 2018 Cuma
Yaşıyorum Hala
| …Yaşıyorum Hala… |
| Aslında hayata objektif bakacak olursak, |
| Artık hayat, bizim geçmiş hayat ve hikayelerimizle geçmiyor, |
| Hayat bence artık tırnak üstündeki klavye yeniği |
| Kırmızı ojelerin silinmesi gereken zamanı |
| Aseton'un kıvamını aşmamak anında! |
| Ben yokum… |
| Hepsi bu! |
| Üstüne yeni ojeleri yamalanmak yerine! |
| Bence o oje kökünden silinmeli, |
| Bence o sade kahve de mümkünse közde pişmeli mesela… |
| Ağır ağır, sabra sükun. |
| Hele o ruj her seferinde yeniden silinip, yeniden sürülmeli. |
| Hani öpülecek ise de hepten silinmeli! |
| Dudaklarından damlayan damlayı sadece yarin öpecekse var ya! |
| An'sa uğruna bile ölünürdü. |
| Olmadı gitti, bitti. |
| Neyse yaşıyorum hala! Cemre.Y. |
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
30 Aralık 2017 Cumartesi
Büyük Lokma
...Büyük Lokma...
Göynümün Fırat fırtınasına paralel
Dicle kırıklarıyla yan yana taptaze süzülüveren
Sen, en son büyük lokmam!
Eyy!
Özümün henüz kapağındaki gözyaşım
Sen son yürek naaşım!
Varsın madem nehirlerin yatakları
Senle üç olacakmış
Akacakmışsın madem!
Bilmediğim bir dilin
Hiç merak etmediğim bir lisanınca!
Zazaca...
O da aksın!
Başkaca da
Büyük lokma yutmadımdı zaten!
Mümkünse de artık,
Senle de ölürüm ha!
Cemre.Y.
Göynümün Fırat fırtınasına paralel
Dicle kırıklarıyla yan yana taptaze süzülüveren
Sen, en son büyük lokmam!
Eyy!
Özümün henüz kapağındaki gözyaşım
Sen son yürek naaşım!
Varsın madem nehirlerin yatakları
Senle üç olacakmış
Akacakmışsın madem!
Bilmediğim bir dilin
Hiç merak etmediğim bir lisanınca!
Zazaca...
O da aksın!
Başkaca da
Büyük lokma yutmadımdı zaten!
Mümkünse de artık,
Senle de ölürüm ha!
Cemre.Y.
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
18 Aralık 2017 Pazartesi
Kanser Ve Farkındalık Reklamı Çılgınlığı
...Kanser Ve Farkındalık Reklamı Çılgınlığı...
Kanser ve farkındalık ile ilgili küçük bir anektod...
Biz annemin kanser olduğunu,
Ondan mümkün oldukça gizlemeye çalışırken,
Meğer o da bize en zor teatralini oynamışmış!
Meğerki, bütün kanserliler o onkoloji koridorlarında,
Mutlaka rastlaşır, mutlaka da "Senin nerende?" diye sorarlarmış!
Rahmetli anamı ilk kez kemoterapiye götürdüğüm gün ona söylediğim,
İlk ve son yalanımdan daha o gün utanmıştım!
Onca acıları çekerken,
"İçimde habis bir ur var sanki be kızım." dediğinde,
"Nerenden uyduruyorsun be anam bunları,
Öyle olsa doktor bulmaz mı?" demiştim.
Onun kemoterapi alması sadece önlem amaçlıydı,
Buna inansın diye ne çok çabalamıştık.
Sonraki aylar boyunca da karşılıklı devam ettik bu yalana!
Yani boşuna bangır bangır sanal gündem yaratma telaşına girmeyin,
Sülasinden biri kanser olan herkes zaten,
Bu sinsi illetin, farkının fevkinde.
Hee yeni bir model peşindelerse!
Reddediyorum gidip gidip sonuçları psikolojiğe bağlanan,
Adını koyamadıkları yeni bir kanser şeklini ben.
Evet efenim!
Psikolojik benim bütün dertlerim.
Ama size inat değil mi kanser değilim.
Zaten es kaza öyle bir teşhis koyarlarsa talebim net!
Öyle farkındalık vs.gereksiz zaman harcayamam.
Kemoterapiyle kendime kanser enjekte ettiremem.
Tercihim; Pılımı pırtımı toplayıp, Dünya turuna çıkmak.
Sonrası; Ötenazi!
Bence son zamanların en büyük devrimi budur!
Buyurunuz siz!
Ben sizin beğeni sayınıza, paylaşımınıza mani olmayayım,
İster göğsünüze takın o Pembe Kurdeleyi, ister külodunuza...
Fibrokistiklerin akıbetini hiç bilmiyor,
Hiç de merak edip araştırmıyor olsanız da...
Total ige yüksekliğinden,
PDW nin de aksine bir hayli düşüklüğünden,
Ve bütün bunların negatif li pozitif li acayipliğinden bir haber olup,
Kimi kan kusup...
"Amann azıcık bir midemden ve burnumdan kan geldi." deyip,
Kimi, iç kanama belirtili
Simsiyah çıkan gaitanıza susluğunuzu hayal dahi etmiyorum.
Gülümseyemiyorum!
Kandırın kendinizi!
Farkınıza varın evet!
Hatta sigarayı da bırakın!
Çünkü sigarayı bırakırsanız,
Her gece bir peri yatağınıza eşlik edip, ayaklarınızı ısıtacak.
Çünkü korkmadan uyayacaksınız olmayan geleceğinizden,
Çünkü iyi olacaksınız, ömrünüz uzayacak, daha çok…
Neyse kötü örnek olamayayım ben.
Ha bu arada daha fazla olamayan parayla,
Kredi kartına borca girmeye gerek yok,
Özel sigortamı da iptal ettirdim ben!
Beş seneye kim öle... kim kala...
Varın, siz farkında olun size gülümsemesi çok uzak kanser çeşitlerine.
Ben reddediyorum.
Cevabım net!
"Hayır, ben savaşmayacağım, annemden yorgunum!"
Cemre.Y.
Kanser ve farkındalık ile ilgili küçük bir anektod...
Biz annemin kanser olduğunu,
Ondan mümkün oldukça gizlemeye çalışırken,
Meğer o da bize en zor teatralini oynamışmış!
Meğerki, bütün kanserliler o onkoloji koridorlarında,
Mutlaka rastlaşır, mutlaka da "Senin nerende?" diye sorarlarmış!
Rahmetli anamı ilk kez kemoterapiye götürdüğüm gün ona söylediğim,
İlk ve son yalanımdan daha o gün utanmıştım!
Onca acıları çekerken,
"İçimde habis bir ur var sanki be kızım." dediğinde,
"Nerenden uyduruyorsun be anam bunları,
Öyle olsa doktor bulmaz mı?" demiştim.
Onun kemoterapi alması sadece önlem amaçlıydı,
Buna inansın diye ne çok çabalamıştık.
Sonraki aylar boyunca da karşılıklı devam ettik bu yalana!
Yani boşuna bangır bangır sanal gündem yaratma telaşına girmeyin,
Sülasinden biri kanser olan herkes zaten,
Bu sinsi illetin, farkının fevkinde.
Hee yeni bir model peşindelerse!
Reddediyorum gidip gidip sonuçları psikolojiğe bağlanan,
Adını koyamadıkları yeni bir kanser şeklini ben.
Evet efenim!
Psikolojik benim bütün dertlerim.
Ama size inat değil mi kanser değilim.
Zaten es kaza öyle bir teşhis koyarlarsa talebim net!
Öyle farkındalık vs.gereksiz zaman harcayamam.
Kemoterapiyle kendime kanser enjekte ettiremem.
Tercihim; Pılımı pırtımı toplayıp, Dünya turuna çıkmak.
Sonrası; Ötenazi!
Bence son zamanların en büyük devrimi budur!
Buyurunuz siz!
Ben sizin beğeni sayınıza, paylaşımınıza mani olmayayım,
İster göğsünüze takın o Pembe Kurdeleyi, ister külodunuza...
Fibrokistiklerin akıbetini hiç bilmiyor,
Hiç de merak edip araştırmıyor olsanız da...
Total ige yüksekliğinden,
PDW nin de aksine bir hayli düşüklüğünden,
Ve bütün bunların negatif li pozitif li acayipliğinden bir haber olup,
Kimi kan kusup...
"Amann azıcık bir midemden ve burnumdan kan geldi." deyip,
Kimi, iç kanama belirtili
Simsiyah çıkan gaitanıza susluğunuzu hayal dahi etmiyorum.
Gülümseyemiyorum!
Kandırın kendinizi!
Farkınıza varın evet!
Hatta sigarayı da bırakın!
Çünkü sigarayı bırakırsanız,
Her gece bir peri yatağınıza eşlik edip, ayaklarınızı ısıtacak.
Çünkü korkmadan uyayacaksınız olmayan geleceğinizden,
Çünkü iyi olacaksınız, ömrünüz uzayacak, daha çok…
Neyse kötü örnek olamayayım ben.
Ha bu arada daha fazla olamayan parayla,
Kredi kartına borca girmeye gerek yok,
Özel sigortamı da iptal ettirdim ben!
Beş seneye kim öle... kim kala...
Varın, siz farkında olun size gülümsemesi çok uzak kanser çeşitlerine.
Ben reddediyorum.
Cevabım net!
"Hayır, ben savaşmayacağım, annemden yorgunum!"
Cemre.Y.
Labels:
anam,
anne,
boşuna,
dert,
düğüm,
fark,
kanser,
karşı,
meğer,
mümkün,
öyle,
rahmetli,
sanal,
sigara,
yalan,
yama,
yorgun
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
15 Aralık 2017 Cuma
Oysa Sen Bana Hep
...Oysa Sen Bana Hep...
Bir kızıl olasım var da...
Sonra sarı'ya dönmek çok zor be usta'm!
Bir de bunun
Ah'larıyla
Vah'ları...
Üstüne de
Eyvah'larıyla
Eyvallah'ları var.
Bir de bunun...
En sonunda yanan saçları.
Acının dibi'neyse...
Verilmiş o bütün o sözleri hatırlatması var!
Oysa sen bana hep misk-i amberdin.
Sahi anne!
Saçlarımı kaç kere daha
Sana yok'sa silerim demiştim?
Sahi annem
Senin bedenin cennet kokuyordu
Gözlerin cennete kapalıyken!
Ama kalbinin odaları, öyle demiyorlar ama!
Ölü beden...
Neyse kötü kokarmış işte...
Sen bana hep misk-i amber'din.
Sen bana hep cennet kal...
Ve kimseye söylemeyeceğim söz!
Rüyama gel bu gece...
Hatta mümkünse...
Benden ilk soğuduğun an'dan gel...
Hayalinmişim gibi gel he anam, çok özledim.
Saçlarım hiç yokmuş, cinsim daha hiç belli olmamış gibi gel.
Cemre.Y.
Bir kızıl olasım var da...
Sonra sarı'ya dönmek çok zor be usta'm!
Bir de bunun
Ah'larıyla
Vah'ları...
Üstüne de
Eyvah'larıyla
Eyvallah'ları var.
Bir de bunun...
En sonunda yanan saçları.
Acının dibi'neyse...
Verilmiş o bütün o sözleri hatırlatması var!
Oysa sen bana hep misk-i amberdin.
Sahi anne!
Saçlarımı kaç kere daha
Sana yok'sa silerim demiştim?
Sahi annem
Senin bedenin cennet kokuyordu
Gözlerin cennete kapalıyken!
Ama kalbinin odaları, öyle demiyorlar ama!
Ölü beden...
Neyse kötü kokarmış işte...
Sen bana hep misk-i amber'din.
Sen bana hep cennet kal...
Ve kimseye söylemeyeceğim söz!
Rüyama gel bu gece...
Hatta mümkünse...
Benden ilk soğuduğun an'dan gel...
Hayalinmişim gibi gel he anam, çok özledim.
Saçlarım hiç yokmuş, cinsim daha hiç belli olmamış gibi gel.
Cemre.Y.
Labels:
acı,
anne,
beden,
cennet,
eyvallah,
hayal,
koku,
misk-i amber,
mümkün,
olası,
oysa,
öyle,
özledim,
rüya,
sonunda,
yama
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
30 Kasım 2017 Perşembe
Görülmeye Değerdi
...Görülmeye Değerdi...
Aslında hayat...
Belki de ocağın altını yanık bırakıp
Başka işlere ve düşüncelere dalmışken,
Birden aklınıza gelip mutfağa koştuğunuzda,
Yanan yemeğin buharını yağmurlu camdan
Savururken olana, olmayana, sinirleri boşaltmak yerine,
Bir türlü sevemediğiniz karşı komşunuzun
On üç-on dört yaşlarındaki köle kızlarını bile
Dokuzuncu çocuklardan biri olup
Hiç yemek yakmadığını da bilerek affedip ona gülümseyerek
Camını açacak güveni sağlayıp
"Sen o lambayı yakıp da,
Güneşliği kapatmadığın müddetçe,
O tül perdenin hangi köşesinden bakarsan bak,
Beni dikizlediğini görüyorum ben,
Bir daha dikizlemek istersen
Güneşliği ve lambayı kapatıp
Perdeyi kımıldatmadan köşesinden bakmalısın,
Denemedim ama daha az dikkat çekici olur bence
Ama böyle çok komik oluyosun." dediğimde
"Ama annemler (Kaç anne varsa)
Öyle bi şi demediydi abla kusura bakma!
Hem bizim güneşliğimiz yok.
(Bilgileri idrak etti mümkün olsa artık öyle yapacak)
Hem de göreceğini…
(Yanlış örnekli annelerin,
Umurunda olmadığını nasıl anlatabilirim ki
Daha ilk konuşmamız ve bilgi verişimiz,
Üstelik onlar da bilmiyor olabilirler ki
Öğrenince yüzlerini görmek isterdim.
Annemler bile bilmiyo mu ki?" deyiverdi.
Zaten yemeğim yanmış, kurtarma telaşındayım.
Hem bu saatte kime yemek yapıyorsam?
Nereden estiyse?
"Neyse sen bir dahakinde mutfağın ışığını kapatıp kenarından bak
Ya da en güzeli benimle konuşabilirsin,
Senin kadar becerikli olamasam da
Ben de insan ve kadınım" dediğimde
İşte aslında hayat belki de bundan ibaret....
Gözleri gülümsedi.
O yüz görülmeye değerdi.
Cemre.Y.
Aslında hayat...
Belki de ocağın altını yanık bırakıp
Başka işlere ve düşüncelere dalmışken,
Birden aklınıza gelip mutfağa koştuğunuzda,
Yanan yemeğin buharını yağmurlu camdan
Savururken olana, olmayana, sinirleri boşaltmak yerine,
Bir türlü sevemediğiniz karşı komşunuzun
On üç-on dört yaşlarındaki köle kızlarını bile
Dokuzuncu çocuklardan biri olup
Hiç yemek yakmadığını da bilerek affedip ona gülümseyerek
Camını açacak güveni sağlayıp
"Sen o lambayı yakıp da,
Güneşliği kapatmadığın müddetçe,
O tül perdenin hangi köşesinden bakarsan bak,
Beni dikizlediğini görüyorum ben,
Bir daha dikizlemek istersen
Güneşliği ve lambayı kapatıp
Perdeyi kımıldatmadan köşesinden bakmalısın,
Denemedim ama daha az dikkat çekici olur bence
Ama böyle çok komik oluyosun." dediğimde
"Ama annemler (Kaç anne varsa)
Öyle bi şi demediydi abla kusura bakma!
Hem bizim güneşliğimiz yok.
(Bilgileri idrak etti mümkün olsa artık öyle yapacak)
Hem de göreceğini…
(Yanlış örnekli annelerin,
Umurunda olmadığını nasıl anlatabilirim ki
Daha ilk konuşmamız ve bilgi verişimiz,
Üstelik onlar da bilmiyor olabilirler ki
Öğrenince yüzlerini görmek isterdim.
Annemler bile bilmiyo mu ki?" deyiverdi.
Zaten yemeğim yanmış, kurtarma telaşındayım.
Hem bu saatte kime yemek yapıyorsam?
Nereden estiyse?
"Neyse sen bir dahakinde mutfağın ışığını kapatıp kenarından bak
Ya da en güzeli benimle konuşabilirsin,
Senin kadar becerikli olamasam da
Ben de insan ve kadınım" dediğimde
İşte aslında hayat belki de bundan ibaret....
Gözleri gülümsedi.
O yüz görülmeye değerdi.
Cemre.Y.
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
10 Kasım 2017 Cuma
Mümkünse

...Mümkünse...
Ne ilginç değil mi sevgilim...
Sanki benim gidişime havai fişek patlatıyorlar gibi...
Halbuki ne düğün sesi var!
Ne de asker kutlaması!
Gecenin sessizliğinde...
Bulutsuz parlament mavisi ıssız gecemde...
Öylece yaşadığım ilçenin, .
Yaşadığım mahallesinin,
Yaşadığım sokağının,
Yaşadığım evimin penceresi önünde
Sadece en zifiri karanlığıma
Son kez güneş olmaya çalışıyorlar!
Gün değil ki başımı göğe kaldırdığımda
Hep açık olan alnımı ısıtsın, ışıtsın!
Ve ben ilk defa açmıyorum perdelerimi
Ne gündüze
Ne de geceye.
Sadece buruk bir tebessümüm var yüzümde.
Sessizce bu hayata ve sana
Elveda!
Mümkünse son kez
Yine alnımdan öp beni
Mümkünse de yeşil yazmalı
Tabutumun başında da yap bunu!
Cemre.Y.
Labels:
bulut,
gece,
halbuki,
hava,
ıssız,
karanlık,
mavi,
mümkün,
perde,
sessiz,
sevgilim,
tebessüm,
yaşa,
zifiri
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
26 Eylül 2017 Salı
Fırtına Kuşu... Artık Rab Düşünsün!
...Fırtına Kuşu...
Artık Rab Düşünsün!...
Ben doğduğumda, doğarken, doğar doğmaz!
Babadan yoksunlu tek kanadı kırık,
Bana göre hep yüzyıllık sürecek esaretleriyle,
Artık aşılması mümkün olamayan kafeslerimle, daimi mahkum.
Başkalarına göreyse...
"Ancak birkaç saat yaşar bu!" diye,
Boynu bile kırılmaya değmeyen,
Kendiliğinden ölecek diye de
O kadersiz boynu kırılamayan bir kumru kuşuydum.
Zümrüdüanka kuşundan olamayacak kadar da
Aslına yakışmayacak hain bir pusuydum.
O vakitler,
Zümrüdüanka, hep eril kişi doğururdu.
O vakitler, kız doğduysa suç kadınındı.
Sonradan öğrendiler çok sonradan,
Zümrüdüanka kuşuna ihanet eden ben değildim
Meğer suç...
Adam olasıcadaydı.
Ansız, arsız imam kılıklı
Bir şeytandı o ağa kızının babasını kandıran!
Ona sormamışlardı bile hükmü caiz mi diye.
Kız evlat doğdum!
Bana sorsan, anama sorsan, anamın anasına sorsan,
Hiç doğmayı filan istemezdik yeminle.
Oysa sen artık,
Ne ağa torunu derdindeydin,
Ne paşa torunu sıkıntısında...
Oysa sen...
Tam da bizim hayalimiz'ce,
Es kaza sevişgen bir an'lık değil de,
Evlendiğimizin gecesinde,
Gayba uğrayan biricik Perimize, berdeldin,
Şimdi düşünüyorum da haklısın!
Bütün suç...
Bütün suç benim, bana ait!
Evleneceğimin gecesinde ablan Peri'mize,
Tek başıma veda edip,
Onu çeyizimde...
Ya bana inanmazsalar diye,
Ailemin yüz karası sayılacak,
Olası bir recm hükmümü ertelemek için,
Sabaha kadar sessiz hıçkırıklarla mavi bir leğene,
"Allah'ım yardım et artık bu no'lur!" diye diye
İçimden kırılan canlarımla yalvara yakara,
Fetüsümün bütün kanlarını konserve kavanozuna doldurdum.
Şimdilerde rahmetli olan anacığımın,
Yemin ettiği üzere, bana hayran olan,
Bütün o adam olasıcaların,
Bana haberim olmadan yazdıkları,
Aşk-ı itiraf namelerini de çeyizime koymuş meğer anam!
O mektupların hepsi elime geçmiş olsaydı,
Belki biri için bütün bu kader baştan sona değişmeyecekti.
Kumrulardan nefret ettim yuvam yıkılınca!
Baktım her yer, kumru kumru salınıyor,
Affettim...
Onun da bir canı oldu hiç yoktan!
Serçe oldum sonra sonra
Baktım çokça yem atıyorlar
Saka oldum yön verdim kendim açken susuza
Sonra yüzü hep sevdalısına dönük
Bir martı oldum çığlık çığlığa
Kimse duymadı çığlığımın anlamını
Derdim simit sandılar kafama indi bazen attıkları
Zümrüdüanka kızı Zümrüdüanka olamazdım ya
Anamın çektiklerinden sonra
Fırtına kuşu oldum çok ama çok sonra
Bir tek intihar fırtınası buldum.
Nice zamandır ona dalıyorum bodoslama
Martı olduğunu sanıyordu o da güya!
Martı değil başka ne olsa çoktan
Ya biterdi ya bitirirdi ömrümü
Belli ki o da cinsini bulamamış benim gibi yıllarca!
Şimdi rüzgara karşı uçuyoruz
İlk fırtınada geleceğiz kanat kanada
Yenilecek olursa söz!
Kanatlarımı feda edeceğim ona!
Şimdi ne kolum kaldı, ne de kanadım,
Aynı gökyüzüne filan da takılmıyorum artık.
Öğrendim çünkü.
Acıydı.
"Hiç değilse, aynı gökyüzüne bakıyoruz!" diye
Umutlanıyordum,
Bulutların bile yer değiştirdiğini unutarak!
Fırtına kuşu yoruldu,
Özünün Zümrüdüanka'lığından cayarak!
O da öldü.
Artık Rab düşünsün.
Cemre.Y.
Ben doğduğumda, doğarken, doğar doğmaz!
Babadan yoksunlu tek kanadı kırık,
Bana göre hep yüzyıllık sürecek esaretleriyle,
Artık aşılması mümkün olamayan kafeslerimle, daimi mahkum.
Başkalarına göreyse...
"Ancak birkaç saat yaşar bu!" diye,
Boynu bile kırılmaya değmeyen,
Kendiliğinden ölecek diye de
O kadersiz boynu kırılamayan bir kumru kuşuydum.
Zümrüdüanka kuşundan olamayacak kadar da
Aslına yakışmayacak hain bir pusuydum.
O vakitler,
Zümrüdüanka, hep eril kişi doğururdu.
O vakitler, kız doğduysa suç kadınındı.
Sonradan öğrendiler çok sonradan,
Zümrüdüanka kuşuna ihanet eden ben değildim
Meğer suç...
Adam olasıcadaydı.
Ansız, arsız imam kılıklı
Bir şeytandı o ağa kızının babasını kandıran!
Ona sormamışlardı bile hükmü caiz mi diye.
Kız evlat doğdum!
Bana sorsan, anama sorsan, anamın anasına sorsan,
Hiç doğmayı filan istemezdik yeminle.
Oysa sen artık,
Ne ağa torunu derdindeydin,
Ne paşa torunu sıkıntısında...
Oysa sen...
Tam da bizim hayalimiz'ce,
Es kaza sevişgen bir an'lık değil de,
Evlendiğimizin gecesinde,
Gayba uğrayan biricik Perimize, berdeldin,
Şimdi düşünüyorum da haklısın!
Bütün suç...
Bütün suç benim, bana ait!
Evleneceğimin gecesinde ablan Peri'mize,
Tek başıma veda edip,
Onu çeyizimde...
Ya bana inanmazsalar diye,
Ailemin yüz karası sayılacak,
Olası bir recm hükmümü ertelemek için,
Sabaha kadar sessiz hıçkırıklarla mavi bir leğene,
"Allah'ım yardım et artık bu no'lur!" diye diye
İçimden kırılan canlarımla yalvara yakara,
Fetüsümün bütün kanlarını konserve kavanozuna doldurdum.
Şimdilerde rahmetli olan anacığımın,
Yemin ettiği üzere, bana hayran olan,
Bütün o adam olasıcaların,
Bana haberim olmadan yazdıkları,
Aşk-ı itiraf namelerini de çeyizime koymuş meğer anam!
O mektupların hepsi elime geçmiş olsaydı,
Belki biri için bütün bu kader baştan sona değişmeyecekti.
Kumrulardan nefret ettim yuvam yıkılınca!
Baktım her yer, kumru kumru salınıyor,
Affettim...
Onun da bir canı oldu hiç yoktan!
Serçe oldum sonra sonra
Baktım çokça yem atıyorlar
Saka oldum yön verdim kendim açken susuza
Sonra yüzü hep sevdalısına dönük
Bir martı oldum çığlık çığlığa
Kimse duymadı çığlığımın anlamını
Derdim simit sandılar kafama indi bazen attıkları
Zümrüdüanka kızı Zümrüdüanka olamazdım ya
Anamın çektiklerinden sonra
Fırtına kuşu oldum çok ama çok sonra
Bir tek intihar fırtınası buldum.
Nice zamandır ona dalıyorum bodoslama
Martı olduğunu sanıyordu o da güya!
Martı değil başka ne olsa çoktan
Ya biterdi ya bitirirdi ömrümü
Belli ki o da cinsini bulamamış benim gibi yıllarca!
Şimdi rüzgara karşı uçuyoruz
İlk fırtınada geleceğiz kanat kanada
Yenilecek olursa söz!
Kanatlarımı feda edeceğim ona!
Şimdi ne kolum kaldı, ne de kanadım,
Aynı gökyüzüne filan da takılmıyorum artık.
Öğrendim çünkü.
Acıydı.
"Hiç değilse, aynı gökyüzüne bakıyoruz!" diye
Umutlanıyordum,
Bulutların bile yer değiştirdiğini unutarak!
Fırtına kuşu yoruldu,
Özünün Zümrüdüanka'lığından cayarak!
O da öldü.
Artık Rab düşünsün.
Cemre.Y.
Labels:
affet,
aile,
baba,
fırtına,
kafes,
kara kış,
karşı,
kuşlar,
mahkum,
martı,
mümkün,
serçe,
sus,
şeytan,
yara,
Zümrüdüanka
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
Aşk Mı, O Ne Ki?
...Aşk Mı, O Ne Ki?... "Aşk mı? O ne ki!" derdi rahmetli anacım. Sonra da eklerdi; "Yenilir mi, içilir mi? Yoksam mevsimler g...
-
...Beni Soracak Olursan, İyiyim Ben... Ne zaman şiir kuşanacak olsam, Avuç içi kadar bir coğrafyaya, Şiir şiir iklimlerim geliverir aklıma! ...
-
...Öylece...Çekip Gitti... Biz! Birkaç güvercine mukabil razı olduk, "Sevdadandır." dedik. “İmkansızlıktan aşktandır” dedik. ...
-
…Gözlerin Diyorum Adam… Gözlerin diyorum adam gözlerin... Öyle b/akmasalardı yüreğime Şimdi böyle sana, Lal olabilir miydi dillerim... ...
-
...Karşıdan karşıya geçer gibi sev beni... Karşıdan karşıya geçer gibi sev beni; Önce bana, sonra bana, sonra yine bana bak. Yol'unmuş ...
-
...Gözlerin Diyorum Kadın... Gözlerin...diyorum kadın... İçi cehennem dışı cennetken! Gözlerin diyorum kadın! Annem gibi, kızım gibi, ...
-
...Lal-ü Aşk... Sevgilim... Lal-ü aşk yüklü, Bulutlar geçiyor ömrümüzden. Sanki hiç! Mey dolu ağzından, Dökülmemiş gibisin En ıssız,...
-
...Sevgilim... Yüreğinin gazellerini sakın savurma sevgilim! Bırak kalsınlar, daha ne kadar dağınıksan. Toparlanma öyle hemen, ben geldi...
-
…Misket… Çocukluğumun can kırıntılarında Benim bütün oyunlarda kazandığım misketlerim, Bir kavanozda doluydu Ve mahallenin bütün kö...
-
…Adını İfşa Etme Gizli Yarim… Adını ifşa etme gizli yarim, Ola ki seni, ben gibi sevemezlerse... Sana da, bana da kıyarlar! Etme sakı...
-
...Gelsin Artık... Hani ikindi sonrası vakitlerde, Çökmeye başlardı ya akşamın hüznü... Çoğunluğunda da, sessizliğin hüküm sürdüğü, Yür...


















