Kız Kulesinin tavanındaki Piri Reis haritası gibiyim.Dışım'la o kadar meşguller ki, içimi gören yok!
Cancağızım! Sana, her gün bakıp yüzünü çevirdiğin aynandan sesleniyorum, gözlerinin içine bakıyorum, buradayım, tam karşında, artık yalnız değilsin, artık yalnız değilim, artık dostuz. Sanki böyle bahçendeki erik ağacı çiçek açmış da sen karpuza aş eriyormuşsun gibi bi duygu bu... Hoş geldin madem! (Yazdıklarım bana aittir çalmayın, adımla beraber paylaşın olur mu canlarım.) Cemre.Y. #Tipinifavladığım
çıkmaz sokak etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
çıkmaz sokak etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
28 Haziran 2022 Salı
Özlersin
Labels:
anı,
bazen,
benim yolum,
çıkmaz sokak,
özledim,
özlem,
sadece,
sokak,
yolcu
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
19 Mart 2022 Cumartesi
Sen De Gideceksin Biliyorum
…Sen De Gideceksin Biliyorum…
Sen de gideceksin biliyorum!Bari hakkımda, eksiğin ve yarım'ın kalmasın diğerleri gibi!
Bazen…
Birileri çıkıverir ortaya,
Sorgusuz, sualsiz artık neye bedelse dökülüverirsiniz!
Siz…
Hayatınızın çıkmaz sokaklarının,
En karanlığına, en meczup evine sığınmışken,
Kendi duvarlarınızın meczupluğuna kapatmışken kendinizi,
Öylece dizlerinizi karnınıza çekmişken,
Herkes sizi hayata inadına gülümserken görürken,
Aslında öylece, ölüme razı buluvermişken kendinizi,
Ve ecele dua ederken
Yalnızken, üşüyorken, ölüyorken,
O!
Artık her kimse buluverir sizi!
Siz, sadece anlatırsınız
O!
Sadece elinizden tutar.
Sadece dinler sonuna kadar!
Sadece doktorların bile çözüm bulamadığı,
Çözüm bulamazsa kuruyacak o son en iyi gören göz’ü değil!
Ağlayamazsa kör olacak o sol göz’ü de kurtarıverir!
Çok kişi…
Çok şey’iniz olur belki hayatınızda ama!
Sadece bir tek’i…
Son görecek gözünüz olur, o sol gözünüz.
Cemre.Y. 15.03.2014
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
19 Kasım 2021 Cuma
Ah Be Ciğerimin Çiziği
…Ah Be Ciğerimin Çiziği…
Vaktiyle…
Kirpiklerinin ucundan tel tel öptüğüm,
Dudaklarım özledi buseleşmelerimizi.
Vaktiyle…
Saçlarının güneş tellerini,
Burnumun direğine hızmaladığım,
Burnum özledi sarılıp sarılıp koklaşmalarımızı.
Ah be ciğerimin çiziği…
Yine hangi çıkmaz sokak arasında,
Ansızın, sızı sızı kaybettik biz, bizi.
Cemre.Y.
Vaktiyle…
Kirpiklerinin ucundan tel tel öptüğüm,
Dudaklarım özledi buseleşmelerimizi.
Vaktiyle…
Saçlarının güneş tellerini,
Burnumun direğine hızmaladığım,
Burnum özledi sarılıp sarılıp koklaşmalarımızı.
Ah be ciğerimin çiziği…
Yine hangi çıkmaz sokak arasında,
Ansızın, sızı sızı kaybettik biz, bizi.
Cemre.Y.
Labels:
ansızın,
burnumun direği,
ciğer,
çıkmaz sokak,
dudak,
güneş,
kayıp,
koku,
öpücük,
özledim,
özlem,
sokak,
vakit
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
28 Eylül 2020 Pazartesi
Bu Hiç Olmadı Şimdi
...Bu Hiç Olmadı Şimdi...
Birazdan, gün, geceye dönünce,
Çiçek Pasajının üstündeki mahyasını,
Üzgünce söndürüverir İstiklal Caddesi,
Beyoğlu'nun o gizemli Dersaadet sokağında,
Hiç olmadık yere kırılır bir çay bardağı,
Hiç olmadık yere çatlayıverir,
Nevizadenin tam orta yerinde bir rakı kadehi!
Hadi Galata Kulesinin gönlünü aldın,
Eminönünde nefeslendin ya hani!
Daha yıldızlar kurulmadan gökyüzüne,
Olanca gönül koymuşluğuyla,
Zülüflerini döküverir Kız Kulesi!
"Salacak merdivenlerinde, bana karşı,
Yarinin dudaklarından kahve bile içmeden gittin he mi?
Hani, en çok, İstanbuldun sen, bu hiç olmadı şimdi!"
Çiçek Pasajının üstündeki mahyasını,
Üzgünce söndürüverir İstiklal Caddesi,
Beyoğlu'nun o gizemli Dersaadet sokağında,
Hiç olmadık yere kırılır bir çay bardağı,
Hiç olmadık yere çatlayıverir,
Nevizadenin tam orta yerinde bir rakı kadehi!
Hadi Galata Kulesinin gönlünü aldın,
Eminönünde nefeslendin ya hani!
Daha yıldızlar kurulmadan gökyüzüne,
Olanca gönül koymuşluğuyla,
Zülüflerini döküverir Kız Kulesi!
"Salacak merdivenlerinde, bana karşı,
Yarinin dudaklarından kahve bile içmeden gittin he mi?
Hani, en çok, İstanbuldun sen, bu hiç olmadı şimdi!"
Labels:
cadde,
çay,
çıkmaz sokak,
çiçek,
dudak,
Galata,
gece,
gökyüzü,
İstanbul,
İstiklal Caddesi,
kadeh,
kahve,
kız kulesi,
merdiven,
nefes,
rakı,
sokak,
üzgün,
yıldız
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
10 Temmuz 2020 Cuma
Yürek Yokluğu
Çıkmaz sokakların birinde rastlaşsak misal,
Uzanıp, usulca tutuversen ellerimden,
Sana güvensem...
Sana sımsıkı sarılabilecek kadar,
Sağ yanımdaki yürek yokluğunu,
Senin kalbinle doldurabilecek kadar güvensem.
Cemre.Y.
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
11 Aralık 2019 Çarşamba
Sizi De Affederim

...Sizi De Affederim...
İçimin dehlizlerinin bütün labirentlerini geçtim.
Kolay olmadı tabi!
Kaç kere nefesim tıkandı çıkmaz sokaklarımın birinde,
Kaç here yenildim, kaç kere pes ettim, kaç kere...
"Vazgeçmek fıtratım da yok!
Ama ya pes ettirirlerse!" diye diye...
Ve kaç kere pes ettirdiler ah bilemezsin!
Kaç kere ve kaç geceler boyu da,
Sabaha uyanmamayı dilemiştim oysa bir bilsen.
Lakin...
Ömür bu azizim.
Gözümü bir açıyorum gün aymakta...
Üstelik bu dünya hala aynı acımasız aymazlıkta.
Omuz silkip kalkıyor, bir sigara yakıyor,
En sadesinden Türk Kahvemi yapıyor,
Aceleyle günün getireceklerini giyiniyorum sırtıma!
Hayat bu mirim!
Kim bilir kaç hançer çiziği daha geçecek ömürden,
Tam da artık...
Sevmeli, sevilmeli, eş, dost, akraba, arkadaş,
Yar, yarendi ne varsa affetmişken!
Sahi dün akşam babamı aradım ömrümde ilk defa.
Nasıl sevindi, nihayet onu da affetmişim diye!
Sesinde küçücük bir oğlan çocuğu cıvıltısı,
Sanki bayrammış da onu lunaparkta atlıkarıncaya bindirmişim,
Sanki heves ettiği bütün pamuk şekerleri önüne dizmişim!
Sanki...
Sanki o bundan gayri büyürse bir daha asla ve kat'a
Ömrümün çocukluğunun, ergenliğinin,
Gençliğinin girdabında süzülen,
Ve kaç kere pes ettirdiler ah bilemezsin!
Kaç kere ve kaç geceler boyu da,
Sabaha uyanmamayı dilemiştim oysa bir bilsen.
Lakin...
Ömür bu azizim.
Gözümü bir açıyorum gün aymakta...
Üstelik bu dünya hala aynı acımasız aymazlıkta.
Omuz silkip kalkıyor, bir sigara yakıyor,
En sadesinden Türk Kahvemi yapıyor,
Aceleyle günün getireceklerini giyiniyorum sırtıma!
Hayat bu mirim!
Kim bilir kaç hançer çiziği daha geçecek ömürden,
Tam da artık...
Sevmeli, sevilmeli, eş, dost, akraba, arkadaş,
Yar, yarendi ne varsa affetmişken!
Sahi dün akşam babamı aradım ömrümde ilk defa.
Nasıl sevindi, nihayet onu da affetmişim diye!
Sesinde küçücük bir oğlan çocuğu cıvıltısı,
Sanki bayrammış da onu lunaparkta atlıkarıncaya bindirmişim,
Sanki heves ettiği bütün pamuk şekerleri önüne dizmişim!
Sanki...
Sanki o bundan gayri büyürse bir daha asla ve kat'a
Ömrümün çocukluğunun, ergenliğinin,
Gençliğinin girdabında süzülen,
O kötücül eller olamayacakmış gibi bir sevinç.
Ulan ben,
Ulan ben,
Ne yaralarımın üstüne basıp basıp bunca ömür kanattım.
Siz mi bana yeni yaralar açacakmışsınız!
Varsın olsun..
Genelde ara sıra eser de,
Siz mi bana yeni yaralar açacakmışsınız!
Varsın olsun..
Genelde ara sıra eser de,
Genel geçer, hallenmelerinizi de, sizi de affederim!
Cemre.Y.
Cemre.Y.
Labels:
acı,
affet,
akşam,
azizim,
çıkmaz sokak,
çocuk,
dehliz,
dünya,
gece,
geçer,
hayat,
labirent,
mirim,
nefes,
nihayet,
ömür,
sabah,
uyan,
vazgeç,
yara
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
6 Ekim 2019 Pazar
Gri
...Gri...
Burası çıkmaz sokak sevdiğim, günlerden, gri.
Kim bilir ne vakit açar,
İlkbaharın çimen yeşili yaprakları.
Ve kim bilir ne zaman serpilir meyve çiçekleri.
Burası çıkmaz sokak a ciğerim,
Gün... gri...
Kim bilir ne vakit yaz gelir de,
Egenin mavisinde yüzer kağıttan gemilerimiz.
Ve kim bilir ne zaman bir gün batımında,
Rakı kadehine eşlik edip şarkılar söyler birkaç balık?
Cemre.Y.
Labels:
bahar,
balık,
ciğer,
çıkmaz sokak,
gemi,
gri,
kadeh,
kim bilir,
mavi,
rakı,
sevdiceğim,
sevdiğim,
sokak,
şarkı,
vakit,
yeşil,
zaman
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
12 Nisan 2019 Cuma
Fesleğen Yalnızlığı
...Fesleğen Yalnızlığı...
Cam kenarına terk edilmiş yalnızlığım,
Kaç bahar, kaç yaz,
Kaç Eylül, kaç zemheri ayaz atlattım,
Can kenarı çoktan kırık
Pencere pervazlarında öylece unutulup vazgeçilmiş,
Hayalleri de çoktan kırık bir vazo gibi,
Kaç çıkmaz sokağını aşıp geçtim ömrümün!
Bilemezsiniz.
Bilseydiniz şayet,
İçimde birikmiş toz tanelerimden,
Yağmura ve güneşe ve polenin kavuşmasına kanıp,
Sana durduk yere,
Bahar bahçe çiçeklenmeye hayallenmemi de anlardınız.
Ulan!
Bir ömür boyunca,
Yoğurt kabında da olsam,
Yahut altından kaselerde,
Bir kere olsun sadece bir kere,
Kokumu avuçlarınıza alıp,
Şöyle bir derin koklayıp unutmak uğruna,
Şöyle bir başımı okşayıp geçmeseydiniz be!
Öyle ya!
Her sabah "Günaydın!" dı sabaha uyanabilene,
Ve...
Her gece de iyi olsundu geceler.
Cam kenarına terk edilmiş yalnızlığım,
Kaç bahar, kaç yaz,
Kaç Eylül, kaç zemheri ayaz atlattım,
Can kenarı çoktan kırık yazlık bir pencere pervazında,
Yaz bitince...
Öylece unutulup vazgeçilmiş,
Hayalleri de çoktan kırık bir vazonun içindeki
Fesleğen yalnızlığı gibi hayatım.
Artık bana hep aynı zamansızlık düzlemlerinde,
Her biri anlatılırken,
Daha da öncesi deşilen hayat hikayelerimi sormayın.
Ne vakit bir fesleğen görüp de,
Dayanamayıp başını okşadığınızda,
Avuçlarınızdaki kokuyu nefesinize çeke çeke,
O fesleğeni bir daha hiç görmemek üzere,
Yalnızlığın çıkmaz sokaklara terk ettiğinizi
Ve yoğurt kabında da olsa,
Yahut altın varaklı bir saksıda,
Hiçbir zaman aynı fesleğene bir daha denk düşemeyeceğinizi!
Öyle ya!
Her sabah "Günaydın!" dı sabaha uyanabilene,
Ve...
Her gece de iyi olsundu geceler.
Hiç yoktan fesleğen tohumu edinin evinize!
Yeter ki sabah akşam sevin lan!
Fesleğenler bari yalnız kalmasın be!
Cemre.Y.
Cam kenarına terk edilmiş yalnızlığım,
Kaç bahar, kaç yaz,
Kaç Eylül, kaç zemheri ayaz atlattım,
Can kenarı çoktan kırık
Pencere pervazlarında öylece unutulup vazgeçilmiş,
Hayalleri de çoktan kırık bir vazo gibi,
Kaç çıkmaz sokağını aşıp geçtim ömrümün!
Bilemezsiniz.
Bilseydiniz şayet,
İçimde birikmiş toz tanelerimden,
Yağmura ve güneşe ve polenin kavuşmasına kanıp,
Sana durduk yere,
Bahar bahçe çiçeklenmeye hayallenmemi de anlardınız.
Ulan!
Bir ömür boyunca,
Yoğurt kabında da olsam,
Yahut altından kaselerde,
Bir kere olsun sadece bir kere,
Kokumu avuçlarınıza alıp,
Şöyle bir derin koklayıp unutmak uğruna,
Şöyle bir başımı okşayıp geçmeseydiniz be!
Öyle ya!
Her sabah "Günaydın!" dı sabaha uyanabilene,
Ve...
Her gece de iyi olsundu geceler.
Cam kenarına terk edilmiş yalnızlığım,
Kaç bahar, kaç yaz,
Kaç Eylül, kaç zemheri ayaz atlattım,
Can kenarı çoktan kırık yazlık bir pencere pervazında,
Yaz bitince...
Öylece unutulup vazgeçilmiş,
Hayalleri de çoktan kırık bir vazonun içindeki
Fesleğen yalnızlığı gibi hayatım.
Artık bana hep aynı zamansızlık düzlemlerinde,
Her biri anlatılırken,
Daha da öncesi deşilen hayat hikayelerimi sormayın.
Ne vakit bir fesleğen görüp de,
Dayanamayıp başını okşadığınızda,
Avuçlarınızdaki kokuyu nefesinize çeke çeke,
O fesleğeni bir daha hiç görmemek üzere,
Yalnızlığın çıkmaz sokaklara terk ettiğinizi
Ve yoğurt kabında da olsa,
Yahut altın varaklı bir saksıda,
Hiçbir zaman aynı fesleğene bir daha denk düşemeyeceğinizi!
Öyle ya!
Her sabah "Günaydın!" dı sabaha uyanabilene,
Ve...
Her gece de iyi olsundu geceler.
Hiç yoktan fesleğen tohumu edinin evinize!
Yeter ki sabah akşam sevin lan!
Fesleğenler bari yalnız kalmasın be!
Cemre.Y.
Labels:
bahar,
can kenarı,
çıkmaz sokak,
Eylül,
fesleğen,
Günaydın,
güneş,
hayal,
hayat,
koku,
ömrüm,
öyle,
pencere,
sabah,
sadece,
sokak,
yağmur,
yalnız,
zemheri
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
10 Mart 2019 Pazar
Pazar Güneşim
| ...Pazar Güneşim... |
| Sana sevda sokağının çıkmazlarında rastladım sevdiceğim. |
| İkimizin de üstü başı yürek kırığıydı. |
| Oturduk kaldırım taşına usul usul ömrümüzü döktük birbirimize. |
| Bir yaprak sen soyundun hayatından bir yaprak ben. |
| Şimdi çırılçıplak kaldık biz bize sarıldık sımsıkı. |
| Senin yüreğin benim kıraç yalnızlığıma dokundu. |
| Benim yüreğim senin kurak yalnızlığına. |
| Günaydın pazar güneşim. |
| Ben seni kalbimin limanına mühürledim. Cemre.Y. |
Labels:
çıkmaz sokak,
çırılçıplak,
güneş,
hayat,
kalbim,
liman,
mühür,
ömrüm,
pazar,
sevda,
sevdiceğim,
yalnız,
yaprak
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
7 Mart 2019 Perşembe
Ey Yalnızlığım
...Ey Yalnızlığım...
Yorgun akşamlarımın birinde rastladım yine kendime,
Ağır aksak gölgelere söve söve gidiyordum evime.
Geceleri sakil olur bizim çıkmaz sokaklar,
En çok da kaldırım taşı sandığının,
Güvenli birer adımdan biri sandığın,
O parke taşının altıdır tekinsiz olan!
Ya çamurlu su fışkırır arasındaki çatlaktan,
Ya da ayağın içine gömülür altındaki boşluktan.
Ayak burkulmaların hayallerinin kırıklarına sarılır o an,
Can kırıklarını da toplayıp teker teker,
Yoluna çıkan türlü çeşit bağımlı insan evlatlarına,
Cebindeki son paketten birer sigara uzatırsın,
"Mutlu akşamlar!" dileyerek.
Güneş...
Son kez göz kırparak sana,
Sakince gözden kaybolurken,
Yorgun akşamların son güneşinde,
Kendi gölgeni görürsün yeniden.
Meğer ne çok yağmura küfür etmişsin ulu orta,
Ne çok kardan adam yapamadığın hafif karlı günlere,
İçten içeri hayıflanmışsın kendince.
Ve de...
Ne de çok şimdi'yi kaçırmışsın ömründe.
Kurak toprakların yarılmış en ciğerinden de,
Sen hala yaşlı çınarın dallarını ayakta tutmaya çalışmaktasın
Ya bir gün mevsimi gelir de,
Hiç yoktan bahar olur yapraklanırım, çiçeklenirim diye!
Eriklenirim, çileklenirim, kirazlanırım diye!
Sonra ay...
Salına salına süzülür.
"Umudu yıldızlara astık ay tutuldu." lu günlerin gelir aklına.
"Heyhat ki boşuna hayat, bekleme." derken
Evinin dış kapısı buyur eder seni makus yalnızlığına.
El pençe divan durur fakir köy ahalisinden birinin evine,
Sanki vilayet müdürü gelmiş gibi bir mutlu, bir gururlu ki!
Sayamadım ki...
Kaç yüz yıl geçti ömrümün labirentlerinden,
En çok...
Yalnızlığıma kavuştuğumda çiçek çimen şiir aktım ben.
Ey benim kurak topraklarıma çiy damlası düşürenim,
Ne zaman ki kırgın bir roman geçse üzerimden ben korkarım.
Yalnızlığımın yırtık, yamalı,
Ama beni terk hiç terk etmeyen kadar en sadık ülkesi.
Sana nice haksızlık ettiğimi şimdi anladım!
Meğerki ben seni eskitecek, yıpratacak kadar sana sığındım.
İçimden terk ediyorsam seni,
Bu artık yeni köklere ihtiyacın olduğu içindir.
Çünkü...
Gelecek sen varken bana hiç gelmeyecek!
Çünkü...
Gelecek ben varken sana hiç gelmeyecek!
Ve bende, sen de çoktan yorulduk
"Adı bölümü boş bırakılmış bir kimliğin
Hükümsüz ilanlı iki kayıbıydık biz." li şiirlerimden de yorgunum!
Aklında bulunsun ey yalnızlığım kapıyı aralık bıraktım.
Cemre.Y.
Yorgun akşamlarımın birinde rastladım yine kendime,
Ağır aksak gölgelere söve söve gidiyordum evime.
Geceleri sakil olur bizim çıkmaz sokaklar,
En çok da kaldırım taşı sandığının,
Güvenli birer adımdan biri sandığın,
O parke taşının altıdır tekinsiz olan!
Ya çamurlu su fışkırır arasındaki çatlaktan,
Ya da ayağın içine gömülür altındaki boşluktan.
Ayak burkulmaların hayallerinin kırıklarına sarılır o an,
Can kırıklarını da toplayıp teker teker,
Yoluna çıkan türlü çeşit bağımlı insan evlatlarına,
Cebindeki son paketten birer sigara uzatırsın,
"Mutlu akşamlar!" dileyerek.
Güneş...
Son kez göz kırparak sana,
Sakince gözden kaybolurken,
Yorgun akşamların son güneşinde,
Kendi gölgeni görürsün yeniden.
Meğer ne çok yağmura küfür etmişsin ulu orta,
Ne çok kardan adam yapamadığın hafif karlı günlere,
İçten içeri hayıflanmışsın kendince.
Ve de...
Ne de çok şimdi'yi kaçırmışsın ömründe.
Kurak toprakların yarılmış en ciğerinden de,
Sen hala yaşlı çınarın dallarını ayakta tutmaya çalışmaktasın
Ya bir gün mevsimi gelir de,
Hiç yoktan bahar olur yapraklanırım, çiçeklenirim diye!
Eriklenirim, çileklenirim, kirazlanırım diye!
Sonra ay...
Salına salına süzülür.
"Umudu yıldızlara astık ay tutuldu." lu günlerin gelir aklına.
"Heyhat ki boşuna hayat, bekleme." derken
Evinin dış kapısı buyur eder seni makus yalnızlığına.
El pençe divan durur fakir köy ahalisinden birinin evine,
Sanki vilayet müdürü gelmiş gibi bir mutlu, bir gururlu ki!
Sayamadım ki...
Kaç yüz yıl geçti ömrümün labirentlerinden,
En çok...
Yalnızlığıma kavuştuğumda çiçek çimen şiir aktım ben.
Ey benim kurak topraklarıma çiy damlası düşürenim,
Ne zaman ki kırgın bir roman geçse üzerimden ben korkarım.
Yalnızlığımın yırtık, yamalı,
Ama beni terk hiç terk etmeyen kadar en sadık ülkesi.
Sana nice haksızlık ettiğimi şimdi anladım!
Meğerki ben seni eskitecek, yıpratacak kadar sana sığındım.
İçimden terk ediyorsam seni,
Bu artık yeni köklere ihtiyacın olduğu içindir.
Çünkü...
Gelecek sen varken bana hiç gelmeyecek!
Çünkü...
Gelecek ben varken sana hiç gelmeyecek!
Ve bende, sen de çoktan yorulduk
"Adı bölümü boş bırakılmış bir kimliğin
Hükümsüz ilanlı iki kayıbıydık biz." li şiirlerimden de yorgunum!
Aklında bulunsun ey yalnızlığım kapıyı aralık bıraktım.
Cemre.Y.
Labels:
akşam,
can kırıkları,
çıkmaz sokak,
çilek,
etme,
gece,
gölge,
güneş,
hayal,
kiraz,
küfür,
labirent,
mevsim,
mutlu,
sokak,
yalnız,
yama,
yorgun
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
26 Şubat 2019 Salı
Denizi Olan Bir Kıyı Bulmalıyım
...Denizi Olan Bir Kıyı Bulmalıyım...
Denizi olan bir kıyı bulmalıyım kendime,
Topuklarım su toplayana kadar,
Bilemediğim çıkmaz sokaklara girip çıkıp,
Yorgun ayaklarımı uzatmalıyım kayalarına,
Kışın zemherisini umursamadan!
Önce susup uzun uzun seyretmeliyim,
Ufkun sahile getirdiği dalgaları seyretmeliyim,
Ve geri gidişlerini izlemeliyim,
Akşamın yakamozları ayın şavkına vururken.
Misal senden bahis açarak başlamalıyım ilk!
Oysa sana anlatmaya çalışmıştım daha bir gece önce.
Dinlemedin ki,
Konuşmaktan duymadın hiç aradaki ünlemlerimi!
Ben de anlatmaya çalışmaktan duyamadım belli ki seni.
Neyse ne!
Ama kıyısı olan deniz öyle mi?
Yani ölecek kadar da bitap düşüp ona dert anlatmaya kalkışsam,
Benden de dertliyse onun akşamının şavkı!
Bir fırtına patlatıverir,
Tam ben kendi derdimin konusuna odaklanmışken,
Eve nasıl döneceğim umurunun ucuna bile gelmez,
"Sus ulan!" der.
"Bir dur, biraz da beni dinle!" diyerek
Koskoca bir dalgayla ıslatıverir
Neyim var neyim yoksa her şeyi!
"Şimdi ben
Eve nasıl gideceğim." diye denize, kıyıya, kayaya,
Seçtiğim akşamın ayazına küfür etmek yerine,
Sadece ve sadece gülümserim, taksiler ne güne duruyor.
Ben "Eyvallah!" ları sırf bu yüzden hiç sevemedim mirim.
Anlam içeriği şiiri geçmiş birer romandır bende zira!
Bütün ömrüm boyunca her ne olursa olsun,
Her nereler yıkılırsa yıkılmış, nereler kırılmış olursa olsun,
Bir tek, kıyısı olan deniz küsmez bana,
Ola ki mevsimsiz, zamansız uğramış olurum yanına,
Bütün hıncı dalgasını boşaltır kafamdan aşağıya!
Bütün ömrüm boyunca her ne olursa olsun,
Her nereler yıkılırsa yıkılmış, nereler kırılmış olursa olsun,
Bir tek...
Hiçbir kıyı'm olmayan ben küsemem, kıyısı olan ona!
Nasılsa sonunda,
Birbirimizi susarak seyretmeye başlarız bir yerde.
Çocuktum, Sarayburnu sahilinde tanıştım onunla ilk!
O kadar heyecanlanmıştım ki
Bastığım kayanın yosununa denk gelmişim uçtum denize.
Anam, babam, kardeşim tutamadı da beni
Bir tek deniz verdi beni bana!
Kayıklar, tekneler, takalar öylece salınırken,
Biz öylece kar sessizliğinde söyleşiriz.
Durum vahim değilse hani maddiyattan,
Bazı da acılı şalgam eşliğinde nefesleniriz zira,
Bir tek o duyar yüreğimin korkularını.
Cemre.Y.
Denizi olan bir kıyı bulmalıyım kendime,
Topuklarım su toplayana kadar,
Bilemediğim çıkmaz sokaklara girip çıkıp,
Yorgun ayaklarımı uzatmalıyım kayalarına,
Kışın zemherisini umursamadan!
Önce susup uzun uzun seyretmeliyim,
Ufkun sahile getirdiği dalgaları seyretmeliyim,
Ve geri gidişlerini izlemeliyim,
Akşamın yakamozları ayın şavkına vururken.
Misal senden bahis açarak başlamalıyım ilk!
Oysa sana anlatmaya çalışmıştım daha bir gece önce.
Dinlemedin ki,
Konuşmaktan duymadın hiç aradaki ünlemlerimi!
Ben de anlatmaya çalışmaktan duyamadım belli ki seni.
Neyse ne!
Ama kıyısı olan deniz öyle mi?
Yani ölecek kadar da bitap düşüp ona dert anlatmaya kalkışsam,
Benden de dertliyse onun akşamının şavkı!
Bir fırtına patlatıverir,
Tam ben kendi derdimin konusuna odaklanmışken,
Eve nasıl döneceğim umurunun ucuna bile gelmez,
"Sus ulan!" der.
"Bir dur, biraz da beni dinle!" diyerek
Koskoca bir dalgayla ıslatıverir
Neyim var neyim yoksa her şeyi!
"Şimdi ben
Eve nasıl gideceğim." diye denize, kıyıya, kayaya,
Seçtiğim akşamın ayazına küfür etmek yerine,
Sadece ve sadece gülümserim, taksiler ne güne duruyor.
Ben "Eyvallah!" ları sırf bu yüzden hiç sevemedim mirim.
Anlam içeriği şiiri geçmiş birer romandır bende zira!
Bütün ömrüm boyunca her ne olursa olsun,
Her nereler yıkılırsa yıkılmış, nereler kırılmış olursa olsun,
Bir tek, kıyısı olan deniz küsmez bana,
Ola ki mevsimsiz, zamansız uğramış olurum yanına,
Bütün hıncı dalgasını boşaltır kafamdan aşağıya!
Bütün ömrüm boyunca her ne olursa olsun,
Her nereler yıkılırsa yıkılmış, nereler kırılmış olursa olsun,
Bir tek...
Hiçbir kıyı'm olmayan ben küsemem, kıyısı olan ona!
Nasılsa sonunda,
Birbirimizi susarak seyretmeye başlarız bir yerde.
Çocuktum, Sarayburnu sahilinde tanıştım onunla ilk!
O kadar heyecanlanmıştım ki
Bastığım kayanın yosununa denk gelmişim uçtum denize.
Anam, babam, kardeşim tutamadı da beni
Bir tek deniz verdi beni bana!
Kayıklar, tekneler, takalar öylece salınırken,
Biz öylece kar sessizliğinde söyleşiriz.
Durum vahim değilse hani maddiyattan,
Bazı da acılı şalgam eşliğinde nefesleniriz zira,
Bir tek o duyar yüreğimin korkularını.
Cemre.Y.
Labels:
akşam,
çıkmaz sokak,
çocuk,
deniz,
eyvallah,
gece,
geçmiş,
kayık,
kıyı,
küfür,
mirim,
nefes,
neyse,
ömrüm,
sahil,
şiir,
yorgun,
yüreğim,
zemheri
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
14 Şubat 2019 Perşembe
Yitirilmiş Sevdalar
...Yitirilmiş Sevdalar...
Epeyidir güllere dargın, papatyalara da küsüm ya!
Yitirilmiş sevdalar çıkmazından geçtim bugün.
Küçümen bir çingene kızı kaldırıma çökmüş
Sevgililer günü için papatyalar, güller,
Artık ne hükmü kaldıysa karanfiller satıyordu.
Soğuktan dudakları morarmış, sesi kırılmıştı.
Gönül nergisler, yaseminler satsaydı keşke diye hayıflanırken
Ki hepsini kendime alırdım.
Öz'ünden alsam köz'ü öksüz kalacaktı,
Epeyidir güllere dargın, papatyalara da küsüm ya!
Yitirilmiş sevdalar çıkmazından geçtim bugün.
Küçümen bir çingene kızı kaldırıma çökmüş
Sevgililer günü için papatyalar, güller,
Artık ne hükmü kaldıysa karanfiller satıyordu.
Soğuktan dudakları morarmış, sesi kırılmıştı.
Gönül nergisler, yaseminler satsaydı keşke diye hayıflanırken
Ki hepsini kendime alırdım.
Öz'ünden alsam köz'ü öksüz kalacaktı,
Köz'ünden alsam kül'ü yetim kalacaktı!
Yine de bütün çiçeklerini satın aldım pazarlık etmeden.
Cumhuriyet Meydanından yavaş adımlarla geçerken,
Nerede elinde çiçekle geçen o kadına özentiyle bakan bir kız görsem,
Gülümseyerek tutuşturdum ellerine demetleri birer birer.
Sevgilileri yok diye,
Yine de bütün çiçeklerini satın aldım pazarlık etmeden.
Cumhuriyet Meydanından yavaş adımlarla geçerken,
Nerede elinde çiçekle geçen o kadına özentiyle bakan bir kız görsem,
Gülümseyerek tutuşturdum ellerine demetleri birer birer.
Sevgilileri yok diye,
Diğerinin haspa çatlatma bakışlarına maruz kalmasınlar değil mi?
Ben mi?
Çiçeklerin hepsini alan bendim ya hani!
Meydandan geçerken herkes, en çok ben seviliyor muşum gibi bakıyordu.
Akşam geceye gebeyken bana kalan...
Onların kem göz nazarlarına, çiçekleri dağıttığım kızların gülümsemeleri.
Yitirilmiş sevdalar çıkmazından geçtim bugün.
İhtimalsiz bir günde rastlasaydım eğer ona!
"Kalan ömrüm kadar,
Ben mi?
Çiçeklerin hepsini alan bendim ya hani!
Meydandan geçerken herkes, en çok ben seviliyor muşum gibi bakıyordu.
Akşam geceye gebeyken bana kalan...
Onların kem göz nazarlarına, çiçekleri dağıttığım kızların gülümsemeleri.
Yitirilmiş sevdalar çıkmazından geçtim bugün.
İhtimalsiz bir günde rastlasaydım eğer ona!
"Kalan ömrüm kadar,
Bir süreliğine yüreğini işgal edebilir miyim?" diyecektim.
Cemre.Y.
Cemre.Y.
Labels:
akşam,
çıkmaz sokak,
çiçek,
dudak,
gece,
ihtimal,
kadın,
kara kış,
keşke,
nerede,
öksüz,
ömrüm,
özen,
papatya,
pazar,
sevda,
sevgilim,
soğuk,
yasemin
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
13 Eylül 2018 Perşembe
Çarşaf
|
Labels:
ayna,
çarşaf,
çıkmaz sokak,
çocuk,
dert,
dünya,
gece,
insan,
ruhum,
sonra,
şiir,
yalan,
yalnız,
yara
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
5 Eylül 2018 Çarşamba
Benim Yolum
...Benim Yolum...
Pişman olacağım şeyleri yapmam!
Yaptığım hiçbir şeyden gocunmam!
Karanlığa cesaretle dalarken
Tünelin sonunda ışık olmama ihtimalini hiç unutmam.
Sonuna kadar gittiğim yol, benim yolum...
Çıkmaz sokak olsa bile geri dönmekten yorulmam...
Cemre.Y.
Pişman olacağım şeyleri yapmam!
Yaptığım hiçbir şeyden gocunmam!
Karanlığa cesaretle dalarken
Tünelin sonunda ışık olmama ihtimalini hiç unutmam.
Sonuna kadar gittiğim yol, benim yolum...
Çıkmaz sokak olsa bile geri dönmekten yorulmam...
Cemre.Y.
Labels:
benim yolum,
çıkmaz sokak,
gitti,
hiçbir şey,
ihtimal,
pişman,
sokak,
sonunda
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
16 Ağustos 2018 Perşembe
İstanbul
...İstanbul...
Tabii yaa!
Saçlar sarı, gözlük afili,
Çat-pat İngilizce ve Sultanahmet...
Oradan ver elini İstiklal Caddesi elde de bir küçük valiz...
İstanbul gibiyim bugün.
İstiklal Caddesinin orta yerinde,
Kim bilir hangi milletten!
İstanbul gibiyim işte.
Dersaadet'in önündeyim işte yine
Hem çok özünden,
Hem de hiç kimsesiz'inden.
Ne çok sokak varmış meğer,
Kimi çoklu caddelere çıkılan,
Keşfe doyulamayan.
Kimi sonu çıkmaza varıp gerisin geri dönülen.
Herkese sonsuz yabanıl
Ama bir o kadar da...
Gözlerine baktın mı yüreğinin içine dokunan.
İstesem, neler olamam!
Kim bilir elimdeki küçük valizin içinde,
Onlarca tahlil ve ilaçlar taşıyormuşum, kim görür?
Kim bilecek gözümdeki güneş gözlüğünün içine sakladığım acımı.
Dudaklarımdaki o acı tebessümümle ağladığımı kim bilecek!
Birazdan yine doktorla randevum var kimin umuru!
Amaannn...
Hepimiz ölmeyecek miyiz sonunda?
İstanbul gibiyim bugün.
Taksim tünel kapanmak üzere!
Yine de her şeye rağmen...
Yaşadığın şehre bir başka gözden bakabilmek güzel.
Seviyorum kendimi.
Ölmek üzere hastalıklar sirayet etmeye çalışırken bile.
Narsist'im ben.
Yoksa kendimden başkasına olan güvene dayansam
Ömrümün gücü yetmez!
İstanbul gibiyim bugün.
Çokça kederli,
Çokça sevinçli,
Oldukça gururlu,
Oldukça da mütevazi,
Epeyce aldatılmış,
Epeyce de sevdaya bulanmış.
Beni soracak olursan annem,
Evvela selam eder,
Ellerinden, ayaklarının altından öperim.
Sırf...
Beni biraz da sen özle diye...
Öyle hemen ölmeyeceğim.
Sana olan hasretim sonsuz,
Sevdamsa sınırsız.
Ama anacım sen de biraz beni özle be...
Cemre.Y.
Tabii yaa!
Saçlar sarı, gözlük afili,
Çat-pat İngilizce ve Sultanahmet...
Oradan ver elini İstiklal Caddesi elde de bir küçük valiz...
İstanbul gibiyim bugün.
İstiklal Caddesinin orta yerinde,
Kim bilir hangi milletten!
İstanbul gibiyim işte.
Dersaadet'in önündeyim işte yine
Hem çok özünden,
Hem de hiç kimsesiz'inden.
Ne çok sokak varmış meğer,
Kimi çoklu caddelere çıkılan,
Keşfe doyulamayan.
Kimi sonu çıkmaza varıp gerisin geri dönülen.
Herkese sonsuz yabanıl
Ama bir o kadar da...
Gözlerine baktın mı yüreğinin içine dokunan.
İstesem, neler olamam!
Kim bilir elimdeki küçük valizin içinde,
Onlarca tahlil ve ilaçlar taşıyormuşum, kim görür?
Kim bilecek gözümdeki güneş gözlüğünün içine sakladığım acımı.
Dudaklarımdaki o acı tebessümümle ağladığımı kim bilecek!
Birazdan yine doktorla randevum var kimin umuru!
Amaannn...
Hepimiz ölmeyecek miyiz sonunda?
İstanbul gibiyim bugün.
Taksim tünel kapanmak üzere!
Yine de her şeye rağmen...
Yaşadığın şehre bir başka gözden bakabilmek güzel.
Seviyorum kendimi.
Ölmek üzere hastalıklar sirayet etmeye çalışırken bile.
Narsist'im ben.
Yoksa kendimden başkasına olan güvene dayansam
Ömrümün gücü yetmez!
İstanbul gibiyim bugün.
Çokça kederli,
Çokça sevinçli,
Oldukça gururlu,
Oldukça da mütevazi,
Epeyce aldatılmış,
Epeyce de sevdaya bulanmış.
Beni soracak olursan annem,
Evvela selam eder,
Ellerinden, ayaklarının altından öperim.
Sırf...
Beni biraz da sen özle diye...
Öyle hemen ölmeyeceğim.
Sana olan hasretim sonsuz,
Sevdamsa sınırsız.
Ama anacım sen de biraz beni özle be...
Cemre.Y.
Labels:
anne,
cadde,
çıkmaz sokak,
dudak,
etme,
Hiç kimse,
İstanbul,
İstiklal Caddesi,
keder,
kim bilir,
sevda,
sokak,
sonsuz,
tebessüm,
valiz
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
19 Haziran 2018 Salı
Cancağızım
…Cancağızım...
Az önce facebook'umda,
Şiir dizelerine haylice önem verdiğim bir dostuma yorum yaparken
Birden ne zamandır kafamda kurduğum ama zamanlamasını,
Etrafımdaki alıngaçlarım yüzünden kestiremediğim,
Bu günceme nihayet nasıl başlamam gerektiğine karar verdim.
Sonunda yazacaklarıma,
"Sevgili Günlük!" ya da "Cancağızım!" diyerek başlamazsam
Nihayet herkesimin yazdıklarıma karşı,
Zaman mefhumumu çözemeyecekleri için,
Alınganlık tribine kalkan oluşturabileceğimi buldum!
Artık dilediğim an, dilediğimce,
Geçmişten, gelecekten, şimdiden, dünden, bugünden
Yani her an'dan, her an yazabilme özgürlüğüme eriştim.
Bu geleceğime ilk mektubum olduğuna göre...
Şimdi, gelecekte bu yazdıklarımı okurken nasıl,
Nasıl, ne ortamda olurum bilmiyorum ama en azından
Okuduklarımı hatırlayabilecek kadar sağlıklı olmayı diliyorum!
Bu mektubumdan uzunca birkaç yıl önce...
Çıkmazlarımın yol ayrılıklarında boğuluyordum.
Yanım, yörem, önüm, arkam karanlıktı.
Elimde kurtarmam gereken bir ışık vardı ve ben,
Ne yapacağımı bilmez bir halde
İş çıkışlarımda sokaklarda,
Ayak tabanlarım su toplayana kadar amaçsızca yürüyordum.
Ne vakit yorulduğumu anlayamadığım için de,
Her neredeysem yüzüstü kapaklanıp bayılıyordum.
Nihayet doktora gittiğimdeyse,
Bir ton anti depresan ilaçlarına boğmuştu beni.
Ama ben onları içtikçe yapay mutluluklarla,
Yapay sorunsuz hayatı yaşıyor, kilo üstüne kilo alıyordum.
Bir gün iş yerimde irsaliye ve fatura kesmek için,
İki ayrı yazıcımın başında
Bir yandan masanın üstünde dinlenen memelerimi toparlamak,
Diğer yandan, diğer yazıcıya ulaşmak için,
Bacaklarımın üstünde uykuya dalmış olan
Koca göbüşümü uyandırmak zorunda kalana kadar!
Anti depresanlar beni zamana karşı koruyup, yetiştiremiyordu!
O günün akşamı diğer doktorumun ikazı üzerine,
Bir spor salonuna kayıt oldum.
Ben söyledikleri her şeyi harfiyen uygularken,
Beraberce kayıt olduğum dostum,
Orada burada geyik yapıyor,
Gözüne kestirdiği zengin heriflere bacak hareketleri çekiyordu!
Zayıflıyordu!
Benimse tek faydam…
Artık olur olmadık yerlerde
Yüzüstü bayılıp ağzımı, yüzümü dağıtıp kanatmamış olmam
Ve nihayet kızıma geldiğimde tamamen ona ait kalmaktı.
Herkes spinnig'i lay lay lomm... 'geçerken ben...
Yeterince sağlıklı olursam yaşlandığımda,
Bembeyaz uçuşan kıyafetlerimle
Sahil kenarında beni bekleyen eşimle köpeğimin yanına koşarak
Akşam salatasını hazırlıyor, benim kuzumun ve onun kuzusunun
Bize geleceği akşam yemeğine hazırlanıyorduk!
O zamanlar kızım benden sürekli bir kardeş istiyordu.
Ortada ona kardeş yapacak kadar kaliteli tek bir insan yokken!
Spor salonlarında deli gibi ter döküyor,
Vücut oranlarımdan santimler kaybediyor
Ama kilodan gram eksilmiyor aksine artıyorken anladım!
Benim derdim kas kütlesi değildi ki
Zaten kimse de,
Madalya filan da takmıyordu en güzel spinnig'i sen yaptın diye...
Her seferinde Jüliet Türk Hamamından çıktığımızda
(Ki bana göre mis gibi hamamdan çıkmışız,
Ne diye görünmez fondötenlerle,
Görünmez makyajlarla sıfatımızı kirletelim değil mi?' li soru işaretlerimle)
O, doğal makyajını yapar, gözaltı morluklarını kapatır
Ama asla makyaj olduğu belli olmasın diye likit eyeliner sürmez…
"Canımcım erken çıkıyorum ama,
Şununla şurda buluşcam ama sakın belli etme!"
(Çünkü uzatmalı sevgilisi de aynı saatlerde o spor salonundadır.) der,
Ve yanaklarıma uzaktan bir öpücükle çıkar gider!
Uzatmalı zavallı insan'a da,
"Eve gidip uyuyacağım!" denmiştir.
Ben nasıl kilo kaybedeyim,
İçimde aldatmaya istemsiz ortak olunmanın ağırlığı!
Veremedim tabi.
Uzaklaştım hepsinden!
Şimdi evli ve mutlular...
Ha bir gün bu bloğu okuyacak olursalar o kadın da, o koca da
Kendi ağırlıklarını bir tartsın derim,
O cepheyi de bir gün yazacağım.
Benden yana şimdilik eyvallah!
Bu daha ilk mektup!
Cemre.Y.
Az önce facebook'umda,
Şiir dizelerine haylice önem verdiğim bir dostuma yorum yaparken
Birden ne zamandır kafamda kurduğum ama zamanlamasını,
Etrafımdaki alıngaçlarım yüzünden kestiremediğim,
Bu günceme nihayet nasıl başlamam gerektiğine karar verdim.
Sonunda yazacaklarıma,
"Sevgili Günlük!" ya da "Cancağızım!" diyerek başlamazsam
Nihayet herkesimin yazdıklarıma karşı,
Zaman mefhumumu çözemeyecekleri için,
Alınganlık tribine kalkan oluşturabileceğimi buldum!
Artık dilediğim an, dilediğimce,
Geçmişten, gelecekten, şimdiden, dünden, bugünden
Yani her an'dan, her an yazabilme özgürlüğüme eriştim.
Bu geleceğime ilk mektubum olduğuna göre...
Şimdi, gelecekte bu yazdıklarımı okurken nasıl,
Nasıl, ne ortamda olurum bilmiyorum ama en azından
Okuduklarımı hatırlayabilecek kadar sağlıklı olmayı diliyorum!
Bu mektubumdan uzunca birkaç yıl önce...
Çıkmazlarımın yol ayrılıklarında boğuluyordum.
Yanım, yörem, önüm, arkam karanlıktı.
Elimde kurtarmam gereken bir ışık vardı ve ben,
Ne yapacağımı bilmez bir halde
İş çıkışlarımda sokaklarda,
Ayak tabanlarım su toplayana kadar amaçsızca yürüyordum.
Ne vakit yorulduğumu anlayamadığım için de,
Her neredeysem yüzüstü kapaklanıp bayılıyordum.
Nihayet doktora gittiğimdeyse,
Bir ton anti depresan ilaçlarına boğmuştu beni.
Ama ben onları içtikçe yapay mutluluklarla,
Yapay sorunsuz hayatı yaşıyor, kilo üstüne kilo alıyordum.
Bir gün iş yerimde irsaliye ve fatura kesmek için,
İki ayrı yazıcımın başında
Bir yandan masanın üstünde dinlenen memelerimi toparlamak,
Diğer yandan, diğer yazıcıya ulaşmak için,
Bacaklarımın üstünde uykuya dalmış olan
Koca göbüşümü uyandırmak zorunda kalana kadar!
Anti depresanlar beni zamana karşı koruyup, yetiştiremiyordu!
O günün akşamı diğer doktorumun ikazı üzerine,
Bir spor salonuna kayıt oldum.
Ben söyledikleri her şeyi harfiyen uygularken,
Beraberce kayıt olduğum dostum,
Orada burada geyik yapıyor,
Gözüne kestirdiği zengin heriflere bacak hareketleri çekiyordu!
Zayıflıyordu!
Benimse tek faydam…
Artık olur olmadık yerlerde
Yüzüstü bayılıp ağzımı, yüzümü dağıtıp kanatmamış olmam
Ve nihayet kızıma geldiğimde tamamen ona ait kalmaktı.
Herkes spinnig'i lay lay lomm... 'geçerken ben...
Yeterince sağlıklı olursam yaşlandığımda,
Bembeyaz uçuşan kıyafetlerimle
Sahil kenarında beni bekleyen eşimle köpeğimin yanına koşarak
Akşam salatasını hazırlıyor, benim kuzumun ve onun kuzusunun
Bize geleceği akşam yemeğine hazırlanıyorduk!
O zamanlar kızım benden sürekli bir kardeş istiyordu.
Ortada ona kardeş yapacak kadar kaliteli tek bir insan yokken!
Spor salonlarında deli gibi ter döküyor,
Vücut oranlarımdan santimler kaybediyor
Ama kilodan gram eksilmiyor aksine artıyorken anladım!
Benim derdim kas kütlesi değildi ki
Zaten kimse de,
Madalya filan da takmıyordu en güzel spinnig'i sen yaptın diye...
Her seferinde Jüliet Türk Hamamından çıktığımızda
(Ki bana göre mis gibi hamamdan çıkmışız,
Ne diye görünmez fondötenlerle,
Görünmez makyajlarla sıfatımızı kirletelim değil mi?' li soru işaretlerimle)
O, doğal makyajını yapar, gözaltı morluklarını kapatır
Ama asla makyaj olduğu belli olmasın diye likit eyeliner sürmez…
"Canımcım erken çıkıyorum ama,
Şununla şurda buluşcam ama sakın belli etme!"
(Çünkü uzatmalı sevgilisi de aynı saatlerde o spor salonundadır.) der,
Ve yanaklarıma uzaktan bir öpücükle çıkar gider!
Uzatmalı zavallı insan'a da,
"Eve gidip uyuyacağım!" denmiştir.
Ben nasıl kilo kaybedeyim,
İçimde aldatmaya istemsiz ortak olunmanın ağırlığı!
Veremedim tabi.
Uzaklaştım hepsinden!
Şimdi evli ve mutlular...
Ha bir gün bu bloğu okuyacak olursalar o kadın da, o koca da
Kendi ağırlıklarını bir tartsın derim,
O cepheyi de bir gün yazacağım.
Benden yana şimdilik eyvallah!
Bu daha ilk mektup!
Cemre.Y.
Labels:
afet,
akşam,
can kenarı,
cancağızım,
çıkmaz sokak,
dost,
etme,
geçmiş,
günlük,
hayat,
kara kış,
karşı,
mutlu,
nihayet,
sakın,
Türk,
zengin
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
4 Haziran 2018 Pazartesi
Gidiyorum
…Gidiyorum…
Ben tırmanmaya çalıştıkça
Önüme yeni duvarlar ören hayat karşısında...
Yapabileceğim fazla bir şey kalmamıştı.
Şimdilerdeyse çıkmaz sokaklarımın sonunda
Karşıma çıkan çıkmaz basamaklara
Koca bir avazlık küfür savurup,
Arkamı dönüp gidiyorum.
Cemre.Y.
Ben tırmanmaya çalıştıkça
Önüme yeni duvarlar ören hayat karşısında...
Yapabileceğim fazla bir şey kalmamıştı.
Şimdilerdeyse çıkmaz sokaklarımın sonunda
Karşıma çıkan çıkmaz basamaklara
Koca bir avazlık küfür savurup,
Arkamı dönüp gidiyorum.
Cemre.Y.
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
9 Şubat 2018 Cuma
Minel Aşk Kaç Mezar Eder Boyun?

…Minel Aşk Kaç Mezar Eder Boyun?...
Sen ondan uzun,
Kimliksiz, cinsiyetsiz şiirler umarsın,
O, senden başka kimler varsa
Senden başka kimi yoksa
Onlara kazdığı
Asırlık uzunluktaki cümlelerinin
Satırlar arası labirentinin
Çıkmaz sokağında sana saplar hançerini.
Yönü ne fark eder!
Tarafsız bir yerinden sızan
Can havlinde öldürür sendeki kendini.
Söylesene ey minel aşk!
Kaç mezar eder boyun?
Cemre.Y.
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
11 Ocak 2018 Perşembe
Sadece Sevdim Ben

…Sadece Sevdim Ben…
Bazen beynim, yüreğim dolup taşar da, susar kelimelerim,
Acımıştır harflerimin hepsinin canı, küsmüşlerdir bana ve herkese
Yazıya dökülüp sonsuzlukta sonsuzca süzülmek istemezler.
Ama yine de… yüreğimin dehlizlerinde dönüp dururlar.
Hiçbir zaman gidenin külleri savrulmadan gökyüzüne
Koymadım, koyamadım bir başkasını yerine.
Değil dokunmak, konuşamadım bile.
Öyle çok çok değil, öyle her yoluma çıkanı değil!
Sadece bazılarını sevdim ben.
Ama onlar gibi her önüme çıkanı yalan aşk oyunlarıyla değil,
Sadece bazılarını ve derin yürek sancılarıyla,
Sadece sevdim ben.
Yolun başını, sonunu, çıkmaz sokaklarını düşünmeye vakit bulamadan,
Öylece hazırlıksız, öylece karşılıksız,
Hesapsız, kitapsız, hilafsız, ezelim yokmuş gibi, ebedim oymuş gibi.
Sadece sevdim ben.
Cemre.Y.
Labels:
çıkmaz sokak,
dehliz,
harf,
karşı,
kelime,
kitap,
sadece,
sancı,
sevdim,
sokak,
sonsuz,
yalan,
yama,
yüreğim,
yürek,
zaman
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
5 Kasım 2017 Pazar
Şiirin Şiirime Çarpmasın
...Şiirin Şiirime Çarpmasın...
Sakın ha!
Bir kere daha asla,
Gün gecenin yalnızlığına gebeyken,
Kimsesizlik kaldırımlı sokaklarıma çıkma!
Hele, o çıkmaz sokağın sonunda,
Bir kere daha asla!
Bir tek şiirinin dahi,
Ayağı kaymasın benden yana!
Neme lazım!
Sonra yine şiirin şiirime çarpar,
Hiç yoktan siyaha kırmızı keser sokaklar,
Herkes sadece uzaktan seyrederken
Canımızın kırık camlarını bu sefer ben toplamam.
Bu sefer bende sana acımam!
Bu sefer geçsin diye öpmem mesela dudaklarını
Terklerimizin gözyaşlarından.
Bu sefer, kanatırım,
Öperken dudaklarından geçip
İçinin, o hep yalnızlık yolcusu seferini
Öyle öper de senden öyle giderim ki
“Bir daha asla…
Benden geçemezsin!”
Cemre.Y.
Sakın ha!
Bir kere daha asla,
Gün gecenin yalnızlığına gebeyken,
Kimsesizlik kaldırımlı sokaklarıma çıkma!
Hele, o çıkmaz sokağın sonunda,
Bir kere daha asla!
Bir tek şiirinin dahi,
Ayağı kaymasın benden yana!
Neme lazım!
Sonra yine şiirin şiirime çarpar,
Hiç yoktan siyaha kırmızı keser sokaklar,
Herkes sadece uzaktan seyrederken
Canımızın kırık camlarını bu sefer ben toplamam.
Bu sefer bende sana acımam!
Bu sefer geçsin diye öpmem mesela dudaklarını
Terklerimizin gözyaşlarından.
Bu sefer, kanatırım,
Öperken dudaklarından geçip
İçinin, o hep yalnızlık yolcusu seferini
Öyle öper de senden öyle giderim ki
“Bir daha asla…
Benden geçemezsin!”
Cemre.Y.
Labels:
asla,
bu sefer,
çıkmaz sokak,
dudak,
gece,
gözyaşı,
kırmızı,
kimsesiz,
mesela,
sakın,
siyah,
sokak,
sonra,
şiir,
yalnız
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
Aşk Mı, O Ne Ki?
...Aşk Mı, O Ne Ki?... "Aşk mı? O ne ki!" derdi rahmetli anacım. Sonra da eklerdi; "Yenilir mi, içilir mi? Yoksam mevsimler g...
-
...Beni Soracak Olursan, İyiyim Ben... Ne zaman şiir kuşanacak olsam, Avuç içi kadar bir coğrafyaya, Şiir şiir iklimlerim geliverir aklıma! ...
-
...Öylece...Çekip Gitti... Biz! Birkaç güvercine mukabil razı olduk, "Sevdadandır." dedik. “İmkansızlıktan aşktandır” dedik. ...
-
…Gözlerin Diyorum Adam… Gözlerin diyorum adam gözlerin... Öyle b/akmasalardı yüreğime Şimdi böyle sana, Lal olabilir miydi dillerim... ...
-
...Karşıdan karşıya geçer gibi sev beni... Karşıdan karşıya geçer gibi sev beni; Önce bana, sonra bana, sonra yine bana bak. Yol'unmuş ...
-
...Gözlerin Diyorum Kadın... Gözlerin...diyorum kadın... İçi cehennem dışı cennetken! Gözlerin diyorum kadın! Annem gibi, kızım gibi, ...
-
...Lal-ü Aşk... Sevgilim... Lal-ü aşk yüklü, Bulutlar geçiyor ömrümüzden. Sanki hiç! Mey dolu ağzından, Dökülmemiş gibisin En ıssız,...
-
...Sevgilim... Yüreğinin gazellerini sakın savurma sevgilim! Bırak kalsınlar, daha ne kadar dağınıksan. Toparlanma öyle hemen, ben geldi...
-
…Misket… Çocukluğumun can kırıntılarında Benim bütün oyunlarda kazandığım misketlerim, Bir kavanozda doluydu Ve mahallenin bütün kö...
-
…Adını İfşa Etme Gizli Yarim… Adını ifşa etme gizli yarim, Ola ki seni, ben gibi sevemezlerse... Sana da, bana da kıyarlar! Etme sakı...
-
...Gelsin Artık... Hani ikindi sonrası vakitlerde, Çökmeye başlardı ya akşamın hüznü... Çoğunluğunda da, sessizliğin hüküm sürdüğü, Yür...
















