eksik etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
eksik etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

11 Aralık 2025 Perşembe

Arada İmsak Vakti Eksik Misal, Arada Kuşluk Vakti Eksik!

...Arada İmsak Vakti Eksik Misal, Arada Kuşluk Vakti Eksik!...
Gündöndü.
Hatta, gecelerde döndü,
Amma velakin yine de gündöndü!
Ama sanki sabah hiç olmayacakmış gibi,
Ezberlerini hepten kandırmışlar gibi,
Çoktan ardını dönmüştü güneşe, çok ama çok, çoktan!
Ki madem ben, ona...
Hep bulut olduydum ya, çoktan çekilmiştim onun ömründen.
Dün gece olsun bari, yahu!
Dün gece...
Ne demeye?
Gecenin en sağır saatinde...
Ona sımsıkı sarılmışlığına bile pişman eder insan olan bir diğerini?
Ki zaten!
Gözü yeterse...
Çiğdem çekirdek olurdu misal, yeni doğan güneşle...
Yetmedi diyelim hadi!
Saman bile olamadı ya la!
Onca sene, onun için, onun semerini taşıdığı eşeğe hem de?
Gündöndü...
Gün ile gece kaldı.
Arada imsak vakti eksik misal, arada kuşluk vakti eksik!
Uyu, hu, uyu!
Bundan gayri ne benden sana gün açar,
Ne de senden bana gece doğar,
Soyadı kısmı boş bırakılmış hükümsüz iki kayıbız biz.
Bir tek hüküm var ise, ki o da sayende, biz artık bize yok'uz.
Bundan gayri artık, biz, bize, hiç, yok'uz.
Cemre.Y.

18 Ekim 2025 Cumartesi

Yanılsama

...Yanılsama...
Sen yokkenden beridir saçlarım uzadı.
Üstelik kendi renginin üzerine göz kırpan
Beyaz ışıltılarım da hayli çoğaldı,
Bil istedim.
Lakin dişlerimi hiç sorma!
Ne vakit dara düşecek olup da
Gecesi, günü fark etmeksizin,
Farkında olmadan yine onları sıkmaya evrilsem,
Sanki çatımda olmayan tavan eksiği gibi,
Her biri beşe on kalaslarıma tutunmaya çabalamakta.
Çünkü hayat gibi işte, hayatımız gibi,
Biz hepsini gerçek sanırken her şey implant.
Yanılsama yani.
Cemre.Y.

17 Mayıs 2025 Cumartesi

Yağmur

...Yağmur...
İçimin kıpır kıpır güneş sıcağı olması gereken günlerde,
Hiç gelmeyen baharı beklemekteyim hala.
Pencerelerimden puslu gri rengini eksilteyim diye
Dün güzelce camlarımı silmiştim oysa!
Yarın diyordum yarın...
Yarın bahar gelecek, sonrası yaz işte diye avunuyordum.
Yarın olduğundaysa delirmişçesine yağıyordu yağmur.
Dünkü yorgunluğuma kırılmadım.
Salonumun ışıklarını yaktım güneş niyetine.
Çayımın yanına sade kahve de yaptım,
Limon ağaçlarımın yıkanışını izledim penceremden.
Günaydın olsun madem,
Hem de en sadesinden.
Cemre.Y.

24 Aralık 2024 Salı

Toz Oluyor Hepsi

...Toz Oluyor Hepsi...
Bizim dost kervanımız...
Kapalı gişe oynuyor bu gece.
Ne vakit dara düşsek toz oluyor hepsi.
Oysa...
Benim ütopyamı da bir sorsaydılar.
Camdan saraylar yapardım her birine.
Eksiksiz mutluluklar sunardım her birine.
Sorgusuz, sualsiz, hesapsız, kitapsız,
Yüreğimin en baş köşesiydi yerleri.
Ama ne vakit ayağım tökezlese, hiç yoktular!
Böyle böyle acılaştı kahvelerin telveleri.
Böyle böyle azalıp bittiler ömrümden.
Cemre.Y.

22 Kasım 2024 Cuma

Oysa Ben!

…Oysa Ben!…
Oysa ben!
Omuzuna yaslanıp,
Sessizce ağlamak isterim sevgilimin!
Neden?
Niçin?
Sorgulamasın gözümün yaşı bitene kadar!
Sadece sarılsın,
Sımsıkı sarılsın,
Yüreğinin çırpınışını hissedeyim o sarmalanışta.
Ben hıçkırırken o,
Saçlarımı okşasa usulca.
Ne ben bilsem,
Bütün erkeklerin duygusal devinimlerden nefret ettiğini!
Ne o aklından geçirse!
"Eeee!
Sevişme faslı ne zaman?" diye.
Bi dursa,
Bi dursak öylece,
Söz, anlatacaktım en kısasından hikayemi,
Oysa ben,
Ben bugünlük şehvetini değil!
Şefkatini isterdim sevgilimin!
Eksiklerimi tamamlasın,
Sadece dokunsun,
Dokunayım,
Sarsın,
Sarmalayayım!
Cemre.Y.

9 Kasım 2024 Cumartesi

Kendilerini Hep Kusursuz Sanıyorlar!

...Kendilerini Hep Kusursuz Sanıyorlar!...
Bazen kendimi hayatın şamaroğlanı gibi hissediyorum,
Ben ona gülümsemeye çalıştıkça, gelen de vuruyor, giden de.
Ha...
Bir de...
Her fırsatta,
Saçımın telinden,
Ayakkabımın rengine kadar
Eleştirenler var!
Oysa ben sevdiklerimin,
Tek bir kusurunu görmüyorum.
Onları o kadar çok seviyorum ki
Her şeyleri güzel geliyor bana!
Da...
Onlar...
Kendilerini hep kusursuz sanıyorlar!
Bir kere olsun aynalarına,
Bana baktıkları o gözle baksalar ya!
Aslında bana ne yaptıklarını,
Aslında kendilerinde ne kadar
Eksik olduklarını,
Anlayacaklar!
Ama ben onlara hep "Bir eksik",
Onlar bana hep "Bir tamam!" dılar.
Cemre.Y.

11 Temmuz 2024 Perşembe

Bir Yağmur Suyu Hikayesi

...Bir Yağmur Suyu Hikayesi...
Yıl 1991 (On yedi yaşımdayım.)
-“Oooff anne offf yaaa!
Köyde yaşadığın günler gerilerde kaldı artık!
Görmüyor musun sular musluklardan akıyor artık!
Ne diye balkona boş bidon koyacak mışım püüfft!
Yağmur suyu dolunca ne olacak mış yani eeee!
Öfff beee!
Saçlar mı?
Ütüye mi, sular mı kesilirseee daha neler?
Altı üstü bi saat kesilir eee!
Boşuna söylenme ordan öyle sen çok bağırınca ben hiç duymuyorum seni.
--Bbla blla la laaaa blaaaa lal laaa!--
Hayret bi şi ya burası İstanbul başka da İstanbul yokk!
Ne zaman kopacaksınız bu köy kafasından!
Ne geç ergenliği yaa!
Nolmuş yani zamanında ergen olmadıysam,
Ondan mış mış hep bu asilikler miş miş püüüfff!
Oraya bi gelirse de kafamı bidona sokarmış mış!
Köşeye mi koycaktım bu boş arap sabunu kokulu turşu bidonunu ben yaa!
Iıııyykkkk!
İyi aman rahat et koydum işte.
(Kıçına sokacak sanki yağmur suyunu hayret bişi!)
Ders kitabı arası şiir çalışcam ben!
Rahat bırak beni!
Nee o da mı nee!
Yeni bi ders adı anne!
Sanki üniversiteyi kazansam da yollayabilecek de beni.
Bu nasıl egodur yaa hiç değilse kazandı diyecekmiş sülalesine.
(Ders deyince aklı duruyo kadının yaa!
Doğruyu söylüyorum neyse ki anlamıyor!
Suç benim mi?)
Bi bidon yüzünden beni ağlattın ya!
Mutlu ol anne yağmur yağıyor ben ağlarken!
Nefret ediyorum yağmurdan ve ağlamaktaannn!
Yıl 2015 (Kır bir yaşımdayım.)
- Offf anne offf yaaa!
Dünden planımı yaptımdı oysa!
Öğleden sonra işimden dönerken eksik temizlik malzemelerimi alıp
Bana bayram olmayan bayrama temizlik yapacaktım güya!
Sahi söylemedim sana değil mi?
Geçen hafta, bizim sokaktaki senin komşun Havva ablalaların binası yıkıldı
Müteahhide mi vermişler ne!
Yıkılırken bizim binanın çatır çatır sallandığını da söylerim de,
Oralardan, ya yıkılıp gitseydik diye üzülme diye söylememişimdir sana kesin!
Neyse işte kapalı camlar ardında kesif kokulara dayanamadığımı bilirsin.
Camlar apaçık bütün hafta!
Havva ablaların yıkık binasının bütün tozları da evimde tabiside!
Bilirsin beni temizliğin temiz halini severim hep ben!
Yapmaktan hiç de haz etmem!
Sırf bu sebepten!
Her şeyim gibi temizliğin temiz halini görmek de ellerimden öperken,
Bi gün önceden ayar çekmişim hamaratlığıma!
İşten eve dönerken almışım eksiklerimi.
Evime çıkarken de Behiye'den,
(Biliyorum ana!
Hani evde bi kedi kaybolsa diye,
Ona özlemli gözyaşlarını -n hatırımda hala) elektrikli süpürgesini
(Evet ilk defa,
Bozuk süpürgemi terastan fırlatıp kredi kartına dayanıp yenisini almadım.
Offf yaa evet alamadım henüz!
Dayanacak yerim kalmadı evet olur böyle şeyler hayatta) ödünç alayım dedim.
Baktım süpürgeyi verirken çaresiz moralsiz dolanıyor ortalıkta sudan çıkmış balık gibi!
Sular kesikmiş!
Sulaaarrrrrrrr!
Hem de başkası olmayan İstanbul’daaa!
Hem de sabahtan beriiiiiii!
Neee!!!!
Boşuna söylenmeyeyim mi ben çok bağırınca duyamıyormusun beni!
--Bbla blla la laaaa blaaaa lal—derdin ama neyse miii?
Yapma ana yaaa!
Zaten biliyosun bu mevsimde ellerim bütün detarjanlara alerjili!
Neee!
Terastaki mavi bidonlar mııı!
Ne diyon yaa!
Hani geçen terasta otururken ölü hayvan kokusu gelmişti burnuma da
Kaldırıp kıçımı sağa sola bakmamıştım da eve mi girmiştim!
Eee evet emindim o kokunun ölü hayvan kokusu olduğundan da
Açık havada terasta ölü hayvanın ne işi vardı çevreden sandım dı eee!
Mavi bidonlar mı?
Yağmur suyu muuu?
Ağzı açık olan küçük turşu bidonunda da ölü bi serçe mi var!
Onu da bi zahmet bahçeye mi gömeyiimmm!
Daha da neler!
Adam gibi temizliğimi onlarla yapıvereyim mi?
Pencere pervazlarını da ovayım mı yook daha neleerr!
(Herkes çaresiz dolanırken,
Küçük bidondaki yağmur suyunda boğulmuş ölü serçe bahçeye gömüldü.
Büsbüyük mavi bidondaki saf yağmur suyuyla camlar ve yerler silindi.)
Anne affet beni yaaaa!
Olaydı ellerin hala yine teker teker öperdim parmak uçlarını
Ve ben kadın olduktan sonra bi çok kereler öptüğüm gibi,
Öperdim ayaklarının parmak uçlarını.
Yağmur yağmayacak bu sefer biliyorum yeni sildiğim pencerelerime ve gözlerime.
Eminim, ağlamayacak kadar seninleyim ama!
Anaammm sahi serçeler hep mi gözleri açık ölürler?
Ve sonsuz kere sonsuz teşekkür ederim sana,
En isyankar olduğum zamanlarda bile benim ilk sevdam canım anam olduğun için.
Seni hala, her gün, yeniden seviyorum biliyorsun zaten hep ama yine duy istedim.
Duy diye bu sefer yüreğimin taaa içinden söyledim!
Beni öylece terk ettiğin o yer, sahi mi çok güzel be ana!
Bana diyorum bana, yer var mı ki caba?
Sığınır mıyım acaba senin bi kuytuna!
Cemre.Y.

23 Eylül 2023 Cumartesi

Artık Ne Fayda!

...Artık Ne Fayda!...
Vakit...
Sabır taşının çatlamasına ramak kalmışsa!
Gayrı, kendi kendine konuşup durarak,
Sabır tesbihi çekmeyi hayli geçmiştir.
Zaman...
"Amaaann!"dan ibarettir artık.
Kadın ne vakit,
Eder bilinmezlikle
Değeri düşürüldüğünü hissettirildiği anları çoğaltıldıkça,
Deniz üzerinde yüzen bir sal dahi olsa,
Adına siz tekne deyin misal.
Usuldan kulaç atar,
Tümden gelen bütün imleçlerine.
Zira anlar ki,
Hiçbir vakit,
Kendisiyle tümevarım hiç kavranamamıştır!
Şimdi...
Kim?
Hangi dilde anlatabilir ki
Sizdeki bu "Sen!" eksikliğini?
"Biz!" var!
"Ben!" var!
"Sen!" yok!
"Nasıl olacak bu iş?"der çoktan!
Sen kendince akıl tutulmalarında sörf yaparken,
Sessizce kayığını yol almaya doğru ikna etmiştir kadın.
Karşısında sessiz bir liman olsa da,
Yahut bir çağlayan...
Akacaktır o, en uzağa!
Sonra kendi kendine hayıflansan ne fayda!
Keşke...
"Keşke!"siz duysaydınız sessiz harflerinin,
Kulaklarınızı çınlatan bütün sitemlerini.
Artık...
Ne fayda!
Cemre.Y.

5 Mayıs 2023 Cuma

Doğmak Vakti

...Doğmak Vakti...
Nicedir...
Çocukluğumdan beridir biriken,
Uykusu eksik gecelerimin,
Düş kırıklarıyla beraber,
Diş kırıklarını da bir heybeye doldurup,
Söküp attım sonunda!
Şimdi, hayata, hemen, en ilkinden doğmak vakti.
Cemre.Y.

18 Mart 2023 Cumartesi

"Biz!" Eksikliği

…"Biz!" Eksikliği…
Bence…
Bütün hastalıklarımızın sebebi,
"Biz!" eksikliği.
"Ben!" var,
"Sen!" var…
"Biz!" yok.
Cemre.Y.

17 Şubat 2023 Cuma

Geride Kalanlar

…Geride Kalanlar…
Kaç yaşında olursa olsun,
İçinde saklı hasretlerle ölmemeli bir insan!
Geride kalanların…
Dimağında kalsa da,
Damağında demir tadı kalıyor sonrasında.
Cemre.Y.

9 Aralık 2022 Cuma

Hayat Filmim

...Hayat Filmim...
Herkesin, hayatının herhangi bir döneminde,
Kendine küstüğü bir şeyler mutlaka vardır
Ve o andan itibaren, bir yanı hep eksik'tir.
O andan itibaren,
Hep birileri gücenir, hep birileri kırılır.
O andan itibaren,
Bir şeyler, ya "Çok!" tur!
Ya da "Eksik!"
O andan itibaren,
Hep birileri, kanser kolları keser, atar,
Sana giden ayaklarını keser, kurtulur.
Kendine gücendiğin ve kendini suçladığın,
O andan itibaren,
Yarım kalır hep, bir yanın.
Çünkü içindeki sen'i sadece, sen üzebilirsin!
Çünkü içindeki sen'i sadece, sen öldürüp,
Yok etmek isteyebilirsin!
Başkalarına...
Kendinden daha fazlaca verdiğin değerlere,
Yanıp yıkılmak da çözüm değildir artık!
İşte bu hayat filmimdeki bütün replikler,
Benim başka, başkaca zamanlardaki repliklerim.
Bütün karakterler,
Benim başkaca zamanlardaki karakterlerim.
Ne varsa, ne yoksa hepsi ben’im.
Asla!
Lezbiyen olmayı düşünmedim
Ve eğer erkek doğsaydım da,
Asla gay olmayı da düşünmezdim!
Ben hep dibine kadar kadın,
Hep dibine kadar adam’dım ama...
Hayatıma dokunan bütün insanların,
Gözbebeklerindeki insan’a hep değer verdim.
Ve saygı duydum, hep yanlarında ve dost oldum!
Çünkü...
Benim sevgimin, benim dostluğumun,
Benim arkadaşlığımın,
Benim ahbaplığımın hiçbir zaman, cinsiyeti yoktu.
Hepsi hepsi, insandık işte!
Benim derdim oydu.
İçimdeki o küçücük kızın hayalleriydi hepsi!
Ve içindeki can kırıklarıydı!
Daha yedi yaşındaydı ilk güveni kırıldığında!
Bir yanım hep ama hep güvenmek istedi.
Diğer yanımsa...
Zamana yenik düşüp büyüdü elbette!
Gün be gün azalttı ömründen,
Kendi ruhuna ağır gelen diğer ruhları!
Öyle ya...
Sevdikçe örselediler seven yanlarını.
Saydıkça da, ayakaltı paspas etmeye kalktılar,
Gururunun bütün canlarını!
Sonra günün birinde durduk yere…
"Tamam mıyız!" dedi kendi yalnızlığına.
Sustu, bekledi.
Uzunca bir sessizlik boyunca bekledi.
Öyle ki, cevapsızlıktan pes edecekti.
Sonunda insanlığımın kendi ruhundan cevap geldi.
Madem öyle, bundan sonra...
Kendim diye biri var!
Artık "Tamam!" ız!
El ele, her yere yürüyebiliriz!
İşte bu hayat filmimden sonra,
İçimdeki ben'le tamamen barıştık biz!
Bundan sonra...
Beraberce dokunacağız hayata.
Ve denize ve ormana!
Ve ağacın gövdesine ve yaprağa,
Ve güneş'e ve ay'a!
Nihayet!
"Tamam!" ız nihayet biz kendimle.
Cemre'ce.
Cemre.Y.

13 Kasım 2022 Pazar

Ölemem Ben Çocuk

...Ölemem Ben Çocuk...
“İki nota arası es!” lerim kısadır benim çocuk...
Sonatlarımsa uzun..
Derin...ve acılı...
Ama sonunda biterler...
Sonra olmazsa bambaşka bir tınıdan,
Bir hüdavendigar'ımdır,
Belki daha derin hüzzam'ım,
İki kadehçik acılı şalgamıma eşlik edecek,
Sohbetsiz, neşesiz...
İçinde "siz "olmayan,
Her şey kadar eksiklik....
Birkaç duble işte...
Sakin ve sessiz.
Kış vakti sahil kasabası kadar,
Issız ve çağlayan dalgaları,
Sahili hırçınca döven o engin deniz ağrısı
Ve sancısı ve intikamı kadar...
Yani tek başına çekilmez ya...
Birkaç dublecik rakılık kadar!
Neyimi anlayamadın çocuk!
Senin anandım!
Yani olması gereken her şeyin?
Olamadımsa...
Ver elini Shopen, Vivaldi, Emma Shaplin...
Olmadıysa da oldur!
Söz belki bir yerinden ağlarım,
Ağlarsam!
Yeniden başlarız belki!
Ölemem ben çocuk!
Boşuna vücudumu saran kitlelere,
Sebep bekleme ve umma!
Sensizliği düşünmekten,
Onları düşünmeye fırsat kalmıyor ki.
Her biri, ayrı bir yerden kanser'im ola!
Çatlaktı zaten,
Senden öncesinden yüreğimin sol yanı,
Öylece sızıverdin dışına dışına.
Cemre.Y.

19 Mart 2022 Cumartesi

Sen De Gideceksin Biliyorum

…Sen De Gideceksin Biliyorum…
Sen de gideceksin biliyorum!
Bari hakkımda, eksiğin ve yarım'ın kalmasın diğerleri gibi!
Bazen…
Birileri çıkıverir ortaya,
Sorgusuz, sualsiz artık neye bedelse dökülüverirsiniz!
Siz…
Hayatınızın çıkmaz sokaklarının,
En karanlığına, en meczup evine sığınmışken,
Kendi duvarlarınızın meczupluğuna kapatmışken kendinizi,
Öylece dizlerinizi karnınıza çekmişken,
Herkes sizi hayata inadına gülümserken görürken,
Aslında öylece, ölüme razı buluvermişken kendinizi,
Ve ecele dua ederken
Yalnızken, üşüyorken, ölüyorken,
O!
Artık her kimse buluverir sizi!
Siz, sadece anlatırsınız
O!
Sadece elinizden tutar.
Sadece dinler sonuna kadar!
Sadece doktorların bile çözüm bulamadığı,
Çözüm bulamazsa kuruyacak o son en iyi gören göz’ü değil!
Ağlayamazsa kör olacak o sol göz’ü de kurtarıverir!
Çok kişi…
Çok şey’iniz olur belki hayatınızda ama!
Sadece bir tek’i…
Son görecek gözünüz olur, o sol gözünüz.
Cemre.Y. 15.03.2014

17 Haziran 2021 Perşembe

Yine De Siz Bilirsiniz

…Yine De Siz Bilirsiniz…
Ben…
Hayallerim ve kırıkları hariç,
Canımdan öte can saydıklarım yüzünden,
Ölüp ölüp, dirildiklerim hariç…
Yapamazsın diyenlere inat!
Sabırla, acı anların üstesinden gelmeler ustasıyım!
Yıllarca, ilmek ilmek dokuduğum bunca sabrımıysa,
Aşmaya…
Aşama dahi kaydetmeye çabalamayın derim.
Sonra ben susarım.
Sabreder, bekler, affederim de,
Yaradanımıza havale ederim.
Yarattığının neler ettiğini, nihayet, görünce…
O, neylerse, işte o vakit, çok da güzel eyler!
Zira; "Keser döner sap döner, gün gelir hesap döner!"
Yine de siz bilirsiniz.
Çünkü, hani insanım ya, bir vakitten sonra,
Neyi fazla yaptım, neyi eksik yaptım da,
Bu olması gerekenler, olmamış ve olmuyorken,
Bu hiç olmaması gerekenler, nasıl olup duruyor diye,
Kendi kendimin beynini de,
Yüreğini de yemekten yorulup,
Hem vazgeçiyorum, bütün o vazgeçemediklerimden,
Hem de pes ediyorum, her şeyden.
Sonra sonra çıkıyor karşıma evrenin hikayesi.
Meğer ben suçlu değilmişim!
Suç'un unsuru hiç değilmişim!
Meğer ben sadece tesadüfen,
Soyu sopu bozukların eseriymişim de,
Kader denen o paslı zincirin,
Bütün genetiksel kalıplarını silip,
Yeni bir hayat ağacını filizlendirmeye çalışırken,
Yüreğimin bütün parsellerini satmışlar!
Ki zaten şu hayata dair,
Tek bir kalplik bir mülkiyetim bile yok!
Yine de her şeye rağmen,
Bana gelen yollara doğru giderken,
Her bulduğum meyvenin çekirdeklerini,
Otobanların toprak kenarlarına doğru atarım,
İnadına hayat!
Çünkü hayat...
Bir gün o meyve çekirdeklerini görür,
Yağmurlar canına su verirken,
Güneş yanaklarından makas alır bir gün,
Rüzgarlar saçlarını tararken
Bir gün, bir çocuk, dallarındaki yemişlere uzanır.
Çünkü hayat...
Senden sonra da, benden sonra da devam eder.
Eninde sonunda, o paslı zincir kırılır da,
Bütün kalıtımsal kötülüklerin kötü ruhlarından kurtulur.
Bazılarının cennetleriyle cehennemleri ters yüz olur.
Yine de siz bilirsiniz!
Cemre.Y.

13 Nisan 2021 Salı

Her Şey Çok Güzel Olacak

...Her Şey Çok Güzel Olacak...
Ah benim...
İki lisan, bir insan görünce,
Saçlarına güneş ışıltıları konup,
Ömrünün bütün zemherisini,
Yeni bahar goncası eyleyip,
Mevsimsiz lalelerini açtıranım.
Ah benim...
İki insan, bir çift, sarmalanmış el görünce,
Gülüşlerine yıldız tozları konup,
Sonbaharını da, yaz eyleyip, her şeye rağmen...
"Her şey çok güzel olacak!"ı dileyenim!
Gönül dediğin, içinden dışarı olur mu?
Senin her mevsimin,
İki göğsünün arasında açan lale mevsimi,
Ah benim ciğerimin tek çiziği,
Eylül'üm, Lülü'm, Lülücan'ım!
Yeter ki...
Solmasın hiç sen gülünce dudaklarında açan,
Kahkahalarında coşan o mavi gül!
Ciğer de dediğin ne ki!
Ne kadar eksik kalmış olsa da bütün bir hayata,
Bir damla can'a,
Bir damla hayata dair kan'a bakar!
İşte o zaman...
Yeniden fışkırır ömre dair yeni bir ömür!
Varsın artık,
Ömürlerimizi törpüleyen bütün o ömürler düşünsün!
Cemre.Y.

16 Ekim 2020 Cuma

Eksik


...Eksik...
Ucuza harcanmasın diye ömrümün gururu...
Pahalı gün batımlarının çok yıllık kadehlerini,
Yüzlerine döküp, arkama dahi bakmadan,
Çekip gitmişliğim çoktur da!
Hani es kaza...
Salaş bir balıkçı masasının,
Rengarenk masalarından birinde,
Hayata..
Yeni bir şans vermişçesine eğmişsem başımı,
Fesleğen yalnızlığımın tam ortasındaysam hani!
İzin vermişliğimde vardır hani,
Yüreğimin usulca okşanmasına.
Kalbimde çiçek bahçeleri açarken,
Misk-i amber kokularımı da salmışımdır ya hani!
Şimdi...
Şöyle bir bakınıyorum da yüreğimin kıyılarına,
O, onca yüze dökülen kadehlerin mi ahı vardı acaba!
Zira...
Nicedir masaların rengi solmuş,
Sandalyelerin hep bir ayağı aksak!
Bir tek fesleğen çiçeği bile yok, eksik!
Hadi insanı geçtim de...
Mavi eksik, yeşil eksik, sarı eksik,
Gururumun koca çınarının kahverengisi eksik!
Hani şöyle namus timsali falan da seçilmemişim,
Şu hayattan bir "Aferin!" bile bana hep eksik!
Daha denizi, yıldızı, yakamozu, mehtabı, ay'ı...
Daha...
Rakıyı, şalgamı, eşliğinde balığı saymıyorum bile!
Ulan özlenmeyi falan geçtim de,
"Sen bende eksik kaldın." diyenim bile olmamış hiç!
Eksik işte.
Her şey...
Herkes...
Fesleğen yalnızlığına bürünmüş ömrümde...
Ömrüm...
En başından terk edilmişçesine,
Hala, hep eksik!
Cemre.Y.

25 Ağustos 2020 Salı

Çocuk

...Çocuk!...
Ben seni,
Çocukluğunun eksik yanlarından sevdim çocuk!
Hani en sevdiğin piyano'nunla,
En sevdiğin resitali sergileyip,
Büyüklerinden övgülü alkışlar toplamayı umarken,
Notaların en sol fejinde kopar ya,
Piyanonun nota telinin en son notası...
Artık ayak pedalına bassan ne fark eder,
Ellerini tuşlardan kaldırıp, pes etsen ne?
Ben seni,
Çocukluğunun eksik yanlarından sevdim çocuk!
Daha kemana geçmedik, dikkat et.
Daha kanun çalacağız birlikte.
"Aşk kere aşk, kaç eder çocuk,
Söz...
Bilirsen bundan sonra seninim."
Daha sana yürek çiziğimi,
Daha sana...
Gülüşünün her kıvrımına ayrı hayran olduğum,
Göğsünde lale gülüşlü kızımı anlatacağım!
Ki...
Bütün notaları sunsalar ömrüme,
Bütün sesli ve nefesli ve de telli çalgıları sunsalar ömrüme!
Tek bir yosun yeşili bakışına,
Ömrümü çok sesli dünya eylediğim!
Cemre.Y.

9 Mayıs 2020 Cumartesi

Eksik

…Eksik...
Neyi eksiksiz yapsam, neyi hiç yapmasam,
Hiçbir şeye tam değilim işte!
Benim bir yanım deniz yıldızlarının hayatını kurtarır,
Bir yanım karavanla dünyayı dolaşır.
Eksik yanımsa kabeyi tavaf eder, öylesine saçmayım yani.
Cemre.Y.

31 Mart 2020 Salı

Sarılmamız Gereken Acil Durumlar Var


...Sarılmamız Gereken Acil Durumlar Var...
Sana eksik kalmış bir şiirimin,
Derin özleminden sesleniyorum biriciğim.
"Sarılmamız gereken acil durumlar var...
Ki ayak izlerinden topluyordum,
Bütün uykusuzluklarını ben.
Sarılmamız gereken acil durumlar var sevgili...
Belli ki...
İkimizin de bir yanı boşlukta..."demişim yıllar önce!
Kim bilir ayrılığımızın, kaçıncı gününde, kaçıncı haftasında,
Kaçıncı ayındaydık,
Özlemin uykularımı kaçırmayı abarttığında.
Sonra sonra çok sarıldık yüreklerimizin atışıyla.
Çok çok öptük birbirimizi koklaya koklaya!
Şimdi yeniden gönül koymuşsun bana...
Olmayacak dualara,
"Amin!" demekten yorulmadın mı dedim diye.
Bilmiyorum ki kaç nefeslik ömrüm kaldı şu dünyada!
Fakat artık cesedime bile sarılamayacak olman,
Uykularımı bölüyor, yüreğimi yarıyor,
Ciğerimi söküyor yerinden.
Sen sesini bile yoksun bırakıyorken benden,
Gülüşün solmasın diye fotoğraflarını bile öpemiyorum ben.
Bu devran geçip giderse sağ salim kalırsak şu hayatta.
Bana epeyce bir sarılmak borcun var bil istedim.
Cemre.Y.

Aşk Mı, O Ne Ki?

...Aşk Mı, O Ne Ki?... "Aşk mı? O ne ki!" derdi rahmetli anacım. Sonra da eklerdi; "Yenilir mi, içilir mi? Yoksam mevsimler g...